**HEDEFİMİZ: HEP BİRLİKTE 3. LİG..

*17/01/2016 Tarihli Haber
3. Türkiye Futbol Ligine çıkma mücadelesi veren Serhat Ardahan Spor yarı dönemde en büyük transferini gerçekleştirerek, Bölgesel Amatör Liginde iddialı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Ardahan’ı Amatör Futbol Liginde temsil eden ve geçtiğimiz sezon başta Karslılları anlamsız engeli gibi bir çok nedenle şampiyonluğu bir puanla kaçırıp, 3. Lige çıkamayan Serhat Ardahan Spor 2015/2016 Sezonunda iddiasını sürdürmek için yeniden oluşuma gitti.
Ara transferlere hazırlanan Serhat Ardahan Spor ilk dev transferini Ardahan Hanaklı, Ünallar İnşaat A.Ş. Firmasının yöneticilerinden olan İş Adamı Özer Ünal’ı Serhat Ardahan Spor Kulübünün başına getirerek yaptı.
Eray Kayatürk, Nihat (Deniz) Yılmaz, Onur Kara, Kadim Yılmaz, Cenk Turan, Kenan Yıldız, Kurtuluş Sural, Gül Çal, Sinan Lale, Ergin Balcı, Erdla Sural, Taşkın Karakoç ve Mesu Yolcu’nun yönetiminde bulunduğu Serhat Ardahan Spor’un yapılan ara kurul seçiminde Serhat Ardahan Spor’un başkanlığına Özer Ünal getirildi.
Konu hakkında bir açıklama yapan Serhat Ardahan Spor Kulübü eski başkanı Eray Kayatürk, ‘yönetim içinde yapılan bu değişiklikle görevi Özer Ünal beye devir ettiklerini ve yanında, birlikte kalarak, yapacağızımız yen transferler ile takımımızı 3. lige taşımayı hedefliyoruz.’ dedi.
Ardahan Valisi, Arahan Belediye Başkanı, Ardahanlı İşadamlarının yanı sıra Ardahan kamuoyununda destek verdiği Serhat Ardahan Serhat Spor’u en iyi yere taşımak içimn mücadeleye devam edeceklerini belirten Özer Ünal yaptığı ilk açıklamasında, ‘şu an 24 Ocak’ta başlayacak olan Bölgesel Amatör Liginin 2. Devresi öncesi gerekli transferleri yaparak yeniden Haydi Ardahan’ diyeceğiz.’ dedi.
**İLK TEBRİK’İN GELDİĞİ ARDA/FED’DEN TAM DESTEK..
Özer Ünal’ın Serhat Ardahan Spor’un başına gelmesinin 3. Lige çıkma arzusu içinde olan Ardahan için yeni bir heyecan olduğunu belirten Ardahan Dernekler Federasyonu Genel başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz Serhat Ardahan Spor’un başkanlığına getirilen Ardahan Hanaklı İş Adamı Özer Ünal’ı kutlayan ilk isim oldu.
Serhat Ardahan Spor’a tam destek veren iş adamlarınında aralarında bulunduğu İstanbul’da ki Ardahanlı İş Adamları ile sık sık bir araya gelerek, Ardahan için neler yapılabileceklerini masaya yatırdıkları bir sırada böyle güzel bir mesaj almanın mutluluğunu yaşadıklarını belirten Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı/Gazeteci Fakir Yılmaz ARDA/FED olarak bu konuda da üzerilerine ne düşecekse hazır olduklarını belirterek Serhat Ardahan Spor’un 3. Başkanını kutladığını söyledi.
**ARDA/FED OLARAK İSTANBUL’DA FUTBOL TURNUVASI DÜZENLİYORUZ..
Amaç: İstanbul’da da bir Ardahan Spor kulüpü kurmak..
Ardahanlı İşadamı Özer Ünal’ın Serhat Ardahan Spor’un başına getirilmesinin olumlu ve Serhat Ardahan Spor’un yöneticilerinin Ardahan için ulvi bir davranış olduğunu belşrten Ardahan Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz kendilerinin de ARDA/FED olarak dernekler arasında bir futbol turnuvası düzenlediklerini, burada ki amaçlarının ARDA/FED’üye yada üye olmayan derneklerin gençlik çalışmalarına da yönlendirmek olduğunu belirten ARDA/FED Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz asıl diğer bir amaçlarının da İstanbul Liglerinde mücadele edecek bir Ardahan Spor kulübü kurmak olduğunu söyledi.
GAMBİYA DİKTATÖRÜ GİTMEK İSTEMEYİNCE..
|
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
|
Aslında bugün size nereden estiyse gece yarısı uyanıp, internetten arayıp, vikipedi de bulduğum ve uzun uzun okuyup, incelediğim 24 Milyonluk Kuzey Kore’nin Diktatörünü anlatacaktım..
Babadan kalma bir ülkeyi yöneten bir oğulun devam ettirdiği dikta rejimi ile idare edilen 24 Milyon insanın nasıl, hangi şartlar altında yaşadığını ve bu insanların nasıl olup babadan oğula geçen bir diktanın önüne geçemediğini inceledim.
Ve aslında bir dikta rejimi altında nasıl yaşana bildiğini merak edip, uykudan aniden fırlayıp, dikta bir rejim ile idare edilen ülkeler arasında ilk aklıma gelen Kuzey Kore’yi ve orada yaşananları inceleme, kendimce bir kez daha tanımlama imkanı yakaladım, ülkemde yaşanan diktatör, ‘dikta rejimine gidiyoruz’ tartışmalarını düşünürken..
Anayasa değişimi için gecesini gündüzüne katan bir iktidarın ve ‘Bizde bakan olacağız’ hayalleri kurup, ülkeyi dikta rejime doğru götürdükleri ileri sürülenlere koltuk değeneği olanların da benim gibi bir gece yarısı kabus görmüşcesine uyanıp, böyle bir araştırma yapıp, yapmadıklarını da merak ederken halkında yaşananlardan bi haber olduğunu ve benim gibi ekmek derdine düşüp, kendisinin olmazsa da çocuklarının geleceği ile hiçte ilgilenemediğini anlıyordum bir adamın her an her yerde nefesini hissettirdiği Kuzey Kore halkının durumunu bir kez daha görüp, okurken..
Ve birinin diktatör olmak için çabalarken birilerinin nasıl olup ta vatan-millet-sakarya edebiyatları ile uyutulup, ‘Böyle olmazsa ülke bölünür’ kandırmacısını yuttuğunu da anlıyordum babadan oğula kalan bir dikta ile yönetilmeye devam eden, herkesi düşman ilan edip, milli gelirinin büyük bölümünü silaha yatıran Kuzey Kore’yi incelerken..
Evet bugün Kuzey Kore’yi ve orada ki dikta rejimi anlatmak isterken radyoda dinlediğim bir haber dikkati mi çekti ve dünyayı yine diktatörlerce idare edilen ve bugün darmadağın olan Suriye, Irak ve Ortadoğu da ki dikta rejimi ile yönetildikleri için bugün kan, revan içinde olan çadır ülkelerle farz sayan bizim basının nasıl olupta dünyanın diğer ucunda bulunan ve bölgesinin en küçük ülkesi olan Gambiya ile ilgilendiğini de merak ettim.
Ve gün boyu aklımda kalan bu haberi unutmayıp, bu kez sabah erkenden uykudan uyanır uyanmaz Kuzey Kore gibi Gambiya’yı da inceleme fırsatı buldum..
Ve karşıma çıkan ilk şey yönetim şekli oldu..
Diktatörlük..
Peki ne olmuştu bir çoğumuzun hangi kıta da, ne yiyip, ne içtiğini bilmediğimiz Gambiya’da..
Evet orada da bir diktatör varmış ve yapılan seçimler de yenilmesine karşın iktidar da gitmek istemiyormuş.
Ve çok ilginçtir onunda yönetim rejimi cumhuriyetmiş..
2 Milyonluk nüfus, 2 bin 500 kişilik bir orduya sahip bu ülkede yaşananlarda Kuzey Kore’de yaşananlardan farklı değilmiş..
Yani 12 Mart, 12 Eylül, 15 Temmuz gibi ihtilaller yapılan bizde olduğu gibi 30 yıl önce yapılan ihtilal başa gelip, 30 yıl gitmeyen, gidince de anayasaları başta olmak üzere yönetim anlayışları ile yeni diktalar halka hediye edenlerin ülkesi konumunda ki Gambiya’da er geç yapılan bir gerçek seçim ile yenilen diktatörün gitmek istememesi üzerine komşu ülkelerin müdahalesiyle karşı karşıya gelmiş..
Ve bu yazıyı bitirirken Gambiya diktatörü olan ve sandıktaki yenilgiyi kabul etmeyerek koltuğunu bırakmayan Diktatör Jammeh’e karşı Afrika ülkeleri düğmeye basmış, Gambiya topraklarına girmiştiler..
Yalnızca 2 bin 500 askeri bulunan Gambiya’nın bir dış müdahaleye direnmesi imkansız görünürken burada da ABD’nin elinin olduğunu görüyordum, ‘ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan kritik bir son dakika açıklaması geldi. Bakanlık, Gambiya’daki krizle ilgili olarak ‘Senegal’in askeri müdahalesini destekliyoruz’ dedi.’ haberini okurken..
Yani işin kısa öyküsüne dönecek olursak, artık; ‘Siz kim oluyorsunuz, ben istediğimi yaparım’ demekle işlerin yürümediği bir dünyanın olduğunu ama olan da halka oluyordu şu, ‘Ben iktidarda kalayım da ne olursa olsun’ deyip, her şeyi kendisine göre ayarlamaya çalışanlara da kalmayan dünyada..
.jpg)
|
|