.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..



Delege gelmedi, Aday çıkmadı, seçim yapılamadı!.. SERHAT SAHİPSİZ.. Başkanı olmayan yönetimin tümünün istifa ettiği Serhat Ardahan Spor gittiği kongresine delege gitmedi,istifa eden yönetim gitmedi, başkan adayı çıkmayınca da sahipsiz ortada kaldı. Bölgesel Amatör Liginin başlamasına kısa bir zaman kalan şu günlerde ne başkanı, ne yönetimi ne de futbolcuları olmayan Ardahan’ın BAL Ligi temsilcisi Serhat Ardahan Spor’un kongresine de kimse gitmeyince, başkanda seçilemedi yönetimde. Dün beklenen çoğunluğu sağlayamayınca bugüne ertelenen Serhat Ardahan Kongresinin yapılacağı söylenen salona delegenin yanı sıra spor sevenlerinde katılmadığı ve kimsenin başkanlığa, yönetime talip olmadığı öğrenilirken adeta ortada kalan Serhat Ardahan Spor’un yapamadığı kongresi yüzünden kayyuma devri gündeme geldi. Dernekler masasının yanı sıra İl Spor Müdürlüğü, Ardahan Valiliğin, Belediyesinin nasıl bir adım atacağı bilinmezken kimsenin kongresine katılmadığı başkan ve yönetimine aday çıkmadığı, başkanı ve yönetimi seçilemeyen takımın bu içler acısı haliyle ilgilenilmesi beklenilmektedir.

MİLYONLUK KONSERLERLE
KUTLANAN ZAFER..
Gündemi takip etmekte zorlanıp, yorulduğumuzdan mı yoksa artık gına getiren sıcaklardan mı belki de onca ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi üniversite adayı son beşiğim Nazo’nun da aralarında olduğu öğrenci yükünü omuzlarımıza yükleyen açılmak üzere olan okullar mı bilmem ama herkeste olduğu gibi bende de bir metal yorgunluk duraklaması var.
Evet, yazılmayı, görüntülemeyi bekleyen onca haberlik gündemi takip etmekten, bu kadar ağır siyasi ve sosyal baskılar yetmezmiş gibi tüm ülkeyi bunaltan ekonomik sıkıntıları aşma çabası içinde haberlerimizi özgürce yayınlamak için reklam çalışmaları dahil birçok çalışma, çabalar içindeyken resmi bayram ve törenleri de takip ediyor, buralarda yaşananları bir de gazetecilik gözüyle kamuoyuna aktarma stresi içinde koştururken 101. yıl dönümü kutlanan Zafer Bayramı nedeniyle kendimi konser meydanlarında bulup, bir hayli yorulduğumu ancak anlıyorum.
Çünkü sabah saatlerinde gerçekleşen resmi çelenk koyma töreni ardından konulduğu gibi kaldırılan çelenkleri getirenlerin o çelenkleri sırtlayıp, geldikleri gibi gittikleri Zafer Bayramı Kutlamaları akşamı rastladığım bir kutlamada müziklerden çok şamatayı ve o şamataya gaz veren belediye başkanlarının selfi çekimlerini izlemeye dalıyor, kulakları mahveden seslere rağmen adeta kalkan olan bir düşünce aklıma takılıyor.
Çünkü gerçek adı ‘Büyük Taarruz’ olan zaferin nasıl, hangi yok imkanlarla kazanıldığına bakıp, bugün yapılan kutlamalarla karşılaştırınca birilerinin derdinin zafer falan değil, kendi siyasi görüşlerine yakın sanatçı tayfası aracılığıyla büyük oranda ‘Gider’ faturaları kestiğini hissediyor ve bal olmadan gerçekleşen memleketimdeki bal festivalinde 5 türkü karşılığında 500 bin lirayı almanın sarhoşluğuyla yerinden kalkamayan O sanatçı ve geride kalan ayın son gününde o kalabalıklarda ne söyledikleri çokta anlaşılmayan ünlü, ünsüz sanatçıların bu zaferi kaç TL’ye kutladıklarının sorulması gerekmez mi diyordum.
Bilmem ama Erdoğan’ın Saray’da, muhalefetin yoksul ve gelişi güzel yapılaşma içinde boğulan kent meydanlarında 101. Yıl Dönümünü kutladığı ve adına Zafer Bayramı denen gerçek adı ‘Büyük Taarruz’ olan yıldönümünde başta sanatçılara olmak üzere o konserlere, kutlamalara harcanan faturaları birileri kamuoyuna açıklar mı bilmem ama bu ve buna benzer bayramların millikten çok maddiyeti öne alanlar eşliğinde kutlandığı bir gerçektir.
Yalansa gidin sorun şu 7 ay sonra seçilip, seçilmeyecekleri ama aday edilip, edilmeyecekleri çokta belli olmayan İmamoğlu’ndan sonra Yavaş’ında yeniden aday olacaklarını açıkladıkları o belediyelere ve başkanlarınıza..
.jpg)




Ülkede oldugu gibi derneklerini bir çati altinda toplayacagini söyleyip, 10-11 köy dernegiyle kos kocaaaaa Ardahan Federasyon kuranlar su günlerde nerdeler? Çünkü bir çok dernek gibi yeri yurdu olmazsa da, baskani küçük bir elestiri ardindan hemen küsüp çocuklar gibi küsüp, yönetimini arayip ‘İstifa ediyorum’ deyip, bunu da bir türlü yapmayan Ardahan Kültür Evi, ardindan Hoç-Fed’in baris sürecine bakisini açiklarken bizim federasyocnugumuz yine ortalarda görünmüyor. Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve Ardahan Kültür Evi’nin ardindan düzenledigi panelle ülke de yasanan sürece önemli bir katkida bulunan Hoçvan Federasyonu sonrasinda Türkan Deli’nin ele aldigi çagri ardindan geçte olsa yaptigi yazili bir açiklama ile sürece katilan Göle Derneginin bile gerisinde bile kalan Ardahan Federasyonu neden baris sürç ile ilgili bir açiklama geregi duymaz ve neden susar, ortalikta görünmez? Hemen her dernegin gaza gelip, bir sayi çikardiktan sonra çikaramadigi dergiler gibi bir dergi çikarmaya çalistigini ve bunun için de reklam toplamakla mesgul oldugunu duydugumuz Ardahan İstanbul Federasyonu bunca çagriya karsin neden görüsünü açiklamaz, niye susar? Olmaya ki Ardahan sorunlari karsisinda oldugu gibi yillardir süren ve artik barisla sonuçlanmasi istenen bu süreçten de bi haberdir federasyonumuz.. **Küflü bisküvi dükkan kokusu.. Günlerdir, ‘ben kasik, İstanbul kepçe’ deyip dolastigim bu metropol de gördüklerimi, izlenimlerimi sizlere aktarirken, karmasik trafigini asip görüsebildigim hemsehrilerimle yasadiklarimin da neler oldugunu da his ettiginizi saniyorum. Bu izlenimlerime konu olan hemsirelerimin 20 milyonluk bu kente ki olagan üstü yasam çabalarini da anlatmaya çalisirken bu hemsirelerimin gerek siyasi, gerek ise is hayatinda aldigi yolu anlatir, kiminin ise halen köyde kalma aliskanliklariyla kaldigini da tespit etme sansini yakalayip, sizlere degerlendirmeye de çalisiyorum. Evet İstanbul’da bulundugum süre içinde ziyaret ettigim, görüsebildigim hemsehrilerimden elde ettigim izlenimleri anlatirken çogunun halen nereye gittigini anlayamadigini ve metropol ile köy kültürü arasinda ezildigine de sahit olmaktayim. Basta dernekler olmak üzere birçogumuzun halen bir yere gidemedigini ve yaptiklari toplantilarla halen o küflü bisküvi kokan köy dükkanlarin da yapilan dedikodularin ötesine geçemedigini görmenin üzüntüsünü de yasiyorum.. Doguda insan haklari derken karsilastiklari ve adina birileri terör dedikleri sikintiyi yasayan hemsirelerimizin bu mega köyde de trafik terörü ile mücadele edip yasarken, sayilari azda olsa gerçekten gerek siyasette, gerek ise ticarette marka olmanin sorumlulugu ile hareket ettiklerine de sahit olmaktayim. Ve bu marka denilebilecek hemsirelerimizin artik bir yere gelmenin sorumlulugu ile dün içinde yasadiklari yoksul toplumunun fertlerinin de bir yere gelmesi için mücadele edip, kendi insanina bir seyler verme çabasi içinde oldugunu hal hareketleri ile kendilerini gösterirler. İste bu süreçte yasadiklarimin küçükte olsa iki yakasinda aldigim izlenimler bunlar, azinligin çogunlugun önüne geçmesi için duaci olurken.. **Haberlerden haberimiz mi yok? Ardahan’dan kaç gündür uzak kaldigimi artik unuttugum su İstanbul’da bulundugum zaman içinde her hangi biri çikip, basta Hanak’ta olmak üzere kent içi yollarin halen bozuk oldugunu, hayvanlarin neden telef oldugunu ve ‘Yok öyle bir sey’ deyip ardindan da Ardahan’in yeniden niye karantinaya alindigini yazip, yorumladi mi? Veya biri çikip, dogal gaz çalismalarinin falan gün kesin baslanacagini, müteahhidinin gelip santiye kurdugunu fotografladi mi? Belki de iki gümrük kapisi olan Ardahan’da Posof Türkgözü, Çildir Aktas kapisi ile bir yorumda bulunup, haber yapti da ben kör oldugumdan dolayi göremedim. Ne bileyim Alevi kültüründen yogrulmus olan Damalli çocuklara yurtlarda zorla namaz kildirilmak istendigini falan birileri duyup yazdi da kiralik araçla çiktigim İstanbul trafigine sik sik takilan ben yetisemeyip kaçirdim. Yada federasyon baskanligini birakip, sayilari Ardahanlilardan daha çok ama adam bulamadiklari için üyeleri arasinda Erzurumlu, Diyarbakirli bulunan dernek baskanlarinin denedigi ama bir sayisindan öteye gitmedigi dergicilige baslayip, kaz bileti sattigi is adamlarini simdi de, ‘Dergi çikariyoruz’ diyerek sögüsleme ye çalisanlar Ardahan’da ki egitimin yine çaktigini bir açiklama ile duyurdu da, yesil isigin yanmasini beklemeyip, bed bed kornalara basan maalesef halen İstanbullu olamamislar yüzünden agirmaya baslayan kulaklarim duymadi.. Yok, yok kesin piyasa da gazeteci geçinip, gazeteciligi jurnallicilikla, sikayet etmekle karistiranlar Ardahan Üniversitesinin toplumdan kopuk, kendin kendine çalip, oynadigi, Ardahanlidan uzak ve habersiz yapilan etkinliklerle is yaptigini anlatmaya çalisan rektörünün nerede oldugunu ve niye bu yil ki YGS sinavlari sonucu ile ilgili kuzu yemedigini yazdi da Ardahan’da olmadigim için okuyamadim.. Daha sayayim mi bilmem ama saydikça gerildigimi his edip, her yil Nisan ayinda açilacak denilen ama bu Nisan’a da açilmayacagi anlasilan Çildir Aktas Kapisi aklima geliyor. Ve Ardahan’da olmaz ise de Ankara’da, ‘Aktas bu Nisan’da niye açilmadi? diye bir ses, bir soru önergesi geliyor.. Ve ben yeniden merak edip, yeniden soruyorum. Gerçekten benim su kaç gündür olmadigim Ardahan’da yasananlarin hangisi gündeme getirildi, hangisi yazildi, çizildi? Şu 20-25 günde ulusalda Ardahan’in sorun ve sikintilar ile ilgili kaç haber çikti, kaçi basta valilik sitesinde, kaçi üniversitenin hazir haber mailinde hazirlanan haberlerdi? Kaçi Ardahanlinn gerçek anlamda sorunlariyla ilgiliydi? Belki de Ardahan ‘birileri için’ böyle, bensiz daha iyi, daha güzel.. Çünkü her seyi toz pembe gösteren Pembe gözlüklerle birleri Ardahan’da gazeteci olarak var.. Bu yeter ve de artar de mi?.. Evet, evet yeniden soruyorum ben Ardahan’da yokken Ardahan’da ki sorunlarda mi bitti de haberimiz mi yok.. **Emniyet Müdürü İyidir.. Ülke genelin de Ardahan’da görev yapan bürokratlarin her hangi birinin kasitli ve keyfi olarak davranip, hizmet için basinda bulunduklari kurumlari kendi egolarini tatmin için kullanip, insanlara eziyet etmek için kullandiklarina hiç bir zaman inanmadim. Çünkü idareci ve bürokratta olsa her insanin insanlara yönelik hizmet etmek için yaratildigini biliyorum. Ve bu genlerle donatildigini da.. Evet insanin insana eziyet etme gibi bir amacinin olmadigini aksine hizmet etmek için var oldugunu bilen biri olarak basta Ardahan’da ki yönetici ve idareciler olmak üzere tüm dünyada ki insanlarin bunu yaparlarken zaman zaman yanlisa da düsmüyor degiller.. Yani güvercini severken öldürmek gibi.. İste asil sorun burada.. Çünkü benim zaman zaman bunu anlatamayip, karsi karsiya geldigim yönetici ve idarecilerin anlayamadigi da budur.. Evet, haber ilk geldiginde yazmadigimiz için Baris Bilgin arkadasimin bile isyan ettigi su Ardahan’da bulunan tek güvenlik kursu merkeziyle ilgili oldugunu sanirim anlamissinizdir. Ülkenin en çatismali dönemlerinde bile en huzurlu vilayeti olan Ardahan’i inciten, ‘Ardahan’da terör var’ türünde iddia ve tezlerin birilerine kizildiginda resmi evrak’a dökülmesi Ardahan’a en büyük zarari vermis ve devam eden göçü tetiklemis, gelmesi beklenen yatirimlarin önünü kesmistir. Ve bu hata degil Ardahan’in, ülkenin en huzurlu döneminde bir kez daha islenmistir.. Yani sahibini tanimadigim, gazetelerimizin bir gün reklâmini almadigi ama pahali da olsa, tekim diyerek istedigi ücreti alsa da Ardahanlilara hizmet ettigine inandigim ve Ardahan’da olmasi gerekliligine inandigim Özel Sürücü Kursu ile Ardahan İl Emniyet Müdürlügü arasinda yasanan sikintinin perde arkasini bilmiyorum. Ama iyi biri olduguna kanaat getirdigim İl Emniyet Müdürünün veya diger idarecilerin bu yönde yanlis bilgilendirildiklerine inaniyorum. Bu tür örnekleri daha önce sik sik yasayan ve bilen biri olarak İl Emniyet Müdürünün ve diger idarecilerin kendi etraflarinda bulunanlarin verdigi bilgilerin yani sira çarsida, çevrede, çeper diplerinde konusulanlari da, istenenleri de göz önüne alip degerlendirmesi gerekir.. Yani bu sorun ve digerlerinin çözümü için tek kanali dinlememek gerekir derim.. Neyse konudan vde Ardahan’dan simdilik uzak oldugum için fazla bir sey diyemeyecem.. Ama geldigi günden bugüne kadar iyi biri olduguna inandigim İl Emniyet Müdürü, Vali ve diger idarecilerin yipranmamalari için basta altlarindakilerin de aldiklari bilgi ve önerileri birde kendi süzgeçlerinde geçirip, toplumu yararina yönelik olarak degerlendirmeleri hem kendileri için, hem de terör degil, huzurun oldugu Ardahan için iyi olur düsüncesindeyim.. fakiryilma323@hotmail.com-0535. 418 32 58

Dikkat ediyor musunuz bilmem ama Çildir’in ilk yerel gazetesi olan ve Çildir’da yerel gazete dönemi baslatan bu gazete yayinlandigi günden bugüne kadar logosuna yerlestirdigi, ‘Çildir Aktas Kapisi Artik Açilsin’ satilari artik her Çildirlinin istemi halini almistir. Çünkü 50 yildir açildi, açilacak denilen ama seçimler dönemi hariç hep unutulan bu önemli gümrük kapisinin bu yil açilacagi yönünde ciddi umutlar vardi. Ve bu umutlari yeserten Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi tarafindan gümrük binalarinin yapilacagi yönündeki haberler Nisan 2013’te bitmesine ramak kalmasina karsin halen gerçeklesmis degil.. Çünkü geçen 50 yilda oldugu gibi bu yilin Nisan ayinda gümrük binalarinin temelinin atilacagi söylenmisti.. Ama, ‘Aktas, Aktas’ diye biz kendimizi paralarken, açilmasi için adim atmasi gerekenler degil beklenen adimi atmasi, killarini bile kipirdatmazlar, su bir Nisani daha geride birakiyoruz, ‘Aktas ne zaman açilacak?’ daha Ne zaman açilacak diye bir kez daha sorarken..

Mayis ayinda yapilacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasi seçimine kilitlenen Ardahan’in akil adamlari ve kamuoyu bu kentin egitimde, ekonomide, sporda, sosyal hayatta neden 81 vilayet içinde sonlarda oldugunu hiç düsündüler mi? Ve bu kentin artik bir üniversitesinin olmasina karsin burnunu dibinden geçmesine ragmen insanlarin neden hala tezekle isindigini, Posof Türkgözü (Badele) ve Çildir Aktas isimli iki gümrük kapisi olmasina ragmen niye ithalat, ihracattin olmadigini, sinirlar içinde geçen çok önemli olan bir demiryolunun niye Ardahan’a istasyon kurmadigini hiç merak ediyorlar mi? Ve bu kentin vilayet olurken 3 beldesi olmasina ragmen halen devam eden göç dolaysiyla bugün beldesiz bir vilayet kaldigini hiç düsündüler mi? 20 Yildir bir türlü bitmeyen Ardahan-Ardanuç yolunun Yanlizçam Ugurludag Kayak Tesisileri gibi niye bitmedigini niye sormazlar? Yok kimsenin umurunda degil her geçen gün terk edilen hayvanciligin bittigini, ariciligin emeklilerin hobisi olmaktan öteye gittigi kimsenin umurunda degil.. Yüksek Okul bekleyen Hanak, Damal ve Posof gibi ilçeler de ard arda kapanan resmi dairelerle Ardahan ve Göle gibi gün geçtikçe köye döndügünü kimse görmüyor. Aklin tikanip, kaldigi, Akil adamlarinin bu kadar soruna çözmek için 10 yildan fazladir bir araya geçmedigi bir kentin gelisip, büyümesini beklemek ve umut etmek ise ne kadar akil isidir bilinmez su Gürcistan ve Ermenistan’a komsulugu ile stratejik öneme sahip oldugu söylenen Ardahan’da.. Akil Adamlarin bir araya gelip, akillarini birlestirmesi kadar zor olan bu durumdan nasil olup bir çikis saglanacagi ise ayri bir sorun olan Ardahan’da oldugu gibi basta İstanbul’da olmak üzere bati kentlerde ki dernek ve federasyonlar da ki akil adamlara olan umutlara da kaz gecelerinden öteye gitmedigini üzülerek görmekteyiz. Kisacasi bu kenti bu olumsuz çikmaz da çikarmak için ya yeni akil adamlarina yada yeni bir akila ihtiyaç var bu Ardahan’da.. **Ödül nasil ve ne diye alinir? Geçtigimiz günlerde internette gezerken bizim ünlü ve ünsüz derneklerimizden birinin haberine rastladim.. Gerçi dernek demektense Mustafa Küpeli abimizin sovu demek daha dogrusu olacak ya neyse..fon Çünkü bu haberin her fotograf karesinde kendisi mutlaka var ve dernek baskaninin elinde olmasi gereken mikrofon elinde hiç düsmemis.. Neyse burayi kisada geçelim diyor, asil olarak 30 yildan fazladir Ardahan’in yüzünü görmeyenlerin, Ardahan gibi Karsli, Igdirli kimsenin uzaktan yakinda tanimadigi Sema Kiliç adinda ki avukatinda ‘Yilin basarilisi’ olarak ilan edildigi dernegin ‘Yilin En Basarili Siyasetçisi’ ödül törenine gelelim.. Kim bu Sema Kiliçlar, bunlar ne içer, ne yer kimsenin dogru dürüst tanimadigi, hatta artik hemserim demedigi ama iki aylik bir ilanin ardindan hazirlanan, ‘Yilin En Basarili’ si seçildigi bu hemsehrilerimiz ne is yapmislar ki basarili seçilmisler? Ya önce o dernek ne basardi ki bir de ‘En’ basariliyi seçer?.. Ve kimlerin oyu ile, niçin, hangi basarisiyla yilin EN’ i olan Sema Kiliç gibi çok ünlü ünsüz siyasetçilerimiz de vardi o Mustafa abi’nin ‘ hemsehrililerime onurlandirilmalidirlar’ baslikli yaziyi yazip, ardindan baskani kim bile belli olmayan dernegin plaket siparisi verdigini hatilarken..



Ankara’dan sonra İstanbul’a geçen Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Gazeteci Fakir Yilmaz Ardahanli is adamlari ile görüsmelerini sürdürüyor. Ayni zaman da Ardahan’in en çok okunan haber sitesi genel yayin koordinatörü olan, Ardahan merkez de günlük olarak yayinlanan ve Son Vilayet Gazetesi, Göle Yeni Gözlem Gazetesi, Çildir Gazetesi ve Hanak/Damal Gazetesinin de içinde bulundugu yayin grubumuzun amiral gazetesi kuzey Dogu Anadolu Gazetesi Yazi İsleri Müdürlünü de yapan Gazeteci Fakir Yilmaz İstanbul’da buluna hemserilerimizin bölgeye karsi duyarli oldukarini görmenin mutlulugu içinde oldugunu açikladi. Yerelde oldugu gibi Ulasalda da muhabiri oldugu Habertürk, Aksam, Taraf ve Birgün Gazetelerinde Ardahan ile ilgili haberleriyle de taninan Basbakanli Basin Yayin Enformasyon Genel Müdürlügü ve Metin Göktepe ödüllerinin sahibi Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Baskani Fakir Yilmaz’in bölge is adamlari ile yaptigi görüsmeleri gazetemize anlatti. Özelikle İstanbul’da olmak üzere büyük bir is adami potansiyeli olduguna dikkat çeken Gazeteci Fakir Yilmaz bu potansiyelin, ne is yaptiklari dogru dürüst bilinmeyen dernek ve federasyonlardan ziyade direk olarak Ardahan’a harcanmasi halinde daha güzel seyler ortaya çikacagina dikkat çekerken bunu yapacak olanlarin basinda Ardahan Valisi, Belediye Baskani, Ardahan’da ki STK yöneticilerinin geldigini söyledi. Hoç-Fed’in ayaklari üzerine kalkmasina yaptigi katkisiyla gündeme gelen ve kisa sürede bölgenin aranan is adami konumuna gelen Hoçvanli İsadami Yakup Süt’ten, bugün Göle’de bittiginde 4 Milyona mal olacak olan bir fakülte binasini temelini atan tekstil ve insaat dalinda ülkenin sayili isadami olan Göleli Nihat Delibalta, yine Göle’ye yaptigi devasa okul ile taninan Petrolcü Göleli Nurettin Yilmaz, Hoçvanli Tekstilci Ensar Özer ve köyünün tüm alt yapisini üstlenen Göleli Petrolcü Selehattin Korkmaz gibi birçok isadaminin onure edilip, Ardahan’da yapilacak olan bir toplantiya davet edilmesinin bu potansiyelin önünü açacak diyen Gazeteci Fakir Yilmaz Ankara İstanbul izlenimlerine söyle devam etti. Ardahanli İsadamlari Orhan Gökdemir’i, Ahmet Gökçe’yi, Lütfü Morkoç’u, Alihan Akkoç’u, Sedai Karakoç’u, Metin Demir’i, İsmail Koç’u, Özkan Isik’i, Osman Avsar’i, Dogan Gökçe, Üzeyir Engin’i, Halit Karahan’i, Turgay Akpinar’i, Efkan Demir’i, ve daha nicelerini bir araya getirecek bir girisimim adeta dev bir kar topuna dönüsecegine ve Ardahan’a yönelecegine inandigim bu gezimde Ardahan’da bulunan yerel yöneticilerin bu yönde genis çapli bir arastirma ve proje yapmalari gerektigine dikkat çekti. Bölgenin sorunlari bizim sorunumuzdur diyenlerin basinda gelen Yakup Süt’ün ortaya attigi vakif projesinin yani sira benim gündeme getirdigim ‘Ardahan TÜSİAD i’ fikrinin yabana atilmamasini da isteyen Ardahanli Gazeteci Fakir Yilmaz bu ve buna ciddi fikirler sahip olan ve gönülleri gibi ekonomik olarak gözleri, kulaklari Ardahan’da olan bu isadamlari ve siyasetçilerle kurulacak olan bir köprünün Ardahan’i ihya edecegine dikkat çekti. Haberi ekleme saati: 11.45-14 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com


Ardahan Merkeze bagli 21 pare köyü çatisi altinda toplamak için kurulan Hoçvan Federasyona üye dernek baskan ve yöneticileri bir ara geldi. İstanbul Esenyurt’ta bulunan Hoçvan Hasköy Dernegin de bir araya gelen HoçFed’i olusturan dernek baskanlari federasyonda yasanan irili, ufakli rahatsizliklari masaya yatirdilar. Federasyonun dernek yönetimine ve kamuoyuna basta gelir, giderleri olmak üzere birçok konuda bilgi vermekten kaçindigina dikkat çeken Hoçvan köy dernekleri federasyon yönetiminin bazi dernek baskanlari ile Hoçvanlilari ötekilestiren hal ve hareketlerden kaçinmasi gerekliligine dikkat çektiler. Beklenen ve ileri sürülen olaganüstü kongre kararinin çikmadigi toplantida söz alan Hoç-Fed yöneticileri federasyonun kurulus amacinda çalismalarina devam ettigini, yapilan elestirilerin de dikkate alinarak Ardahan kamuoyun da her geçen gün biraz daha etkisini his ettiren Hoç-Fed’i en güzel yarinlara tasimaya devam edeceklerini belirttiler. Bölge basininin yaptigi haber ve yorumlarin da daha dikkatli olmasinin da istendigi toplantida söz alan konusmacilarin büyük bölümünün bölge ve ülke için çok önemli olan Ankara-İmrali görüsmelerinin getirdigi baris sürecine katki sunan çalismalar yapilmasini ve bu süreçte kavga edilmemesi gerektigini istedikleri görüldü. Hoç-Fed’in kurulmasi gerektigine dikkat çekilen Hoçvan Vakfi fikrini benimsedigini ancak bunun Hoç-Fed tüzügü geregi mevcut yönetimin degil Hoçvanli olup, is adami olanlarca kurulmasi halinde tam destek verilecegi de belirtildi. Haberi ekleme saati: 01.35-14 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ankara-İmrali görüsmelerinin devam ettigi ve bugün ülkeyi rahat bir döneme sokan baris süreci ile ilgili 2009 yilinda önemli bir açiklama yapan Göle Muhtarlar Dernegi eski baskani Yunus Yilmaz bugün gelinen noktayi o zaman kamuoyu ile paylastigini ve akil adamlarinin olusturulmasini yanlisligina dikkat çekti. Halen Ardahan’in Göle ilçesine bagli Büyük Altunbulak köyü muhtarligini yapan Göle Muhtarlar Dernek eski Baskani bugün olusturula Akil Adamlarin yerelde ki toplum liderlerinde olusmasi gerektigini söyledi. Bugün yasanan baris ortami ve girisimlerini 2009 yilin da ele aldiklari ve kamuoyu ile paylastiklarini belirten Yunus Yilmaz Ankara-İmrali-Kandil Kandil arasinda yürütülen bari sürecinin basariya ulasmasi için tabanin unutulmamasina dikkat çekti. Yilmaz bugün baris sürecine desteklerinin devam ettigini belirtirken 2009 yilinda ele aldiklari ve bugün kü gibi geçerliligini halen koruyan basin açiklamasini yeniden yayinladi. İste 2009’da yayinlanan ve kamuoyun da büyük destek alan o açiklama;

Cumhurbaskani Abdullah Gül’ün, ‘Kürt sorunu konusunda güzel seyler olacak’ açiklamasi ardindan yasanan gelismeler tüm kamuoyunda yakindan takip ediliyor. Hükümetin İçisleri bakani araciligiyla yürüttügü ve kamuoyunda ‘Kürt Sorunu’ olarak adlandirilan tartismalara bir destek açiklamasi da Ardahan’in Göle İlçesinden geldi. 64 köyü bulunan Göle İlçesi Muhtarlar Dernegi Baskani Yunus Yilmaz Basbakanin ve hükümetin 30 yildan fazladir yasanan sorunu çözmek için attigi cesur adimlari ve buna karsilik veren herkesi destekledigini belirttigi açiklamasinda yasanan bu güzel gelismeye karsi çikip muhalefet edenleri de kinadigini belirtti. Göle Muhtarlar Dernegi Baskani Yunus Yilmaz’in konuyla ilgili açiklamasi söyle; **AÇILIMA TAM DESTEK Kürt sorununu bitirecek ve yine yilardan beri ayni kaderi paylasmis ayini havayi solumus ve biri birleriyle kiz alip vermek suretiyle akraba olmus kirve olmus ayni aciyi paylasmis Kurtulus savasinda birlikte bu vatani kurtarmis bu milletin Kürdüyle, Türküyle ve tüm halkiyla su ana kadar yasamis olduklari sorunun bitirilmesi konusundaki Kürt açilimi diye adlandirilan ve hükümetimizin ele almis oldugu açilimi. Ve basta ana muhalefet partisi lideri olmak üzere destek vermeyen tüm kurumlari siyasi partileri sivil toplum örgütlerini kiniyor, bu açilima tam destek veriyorum.
Zaten baskada yapilacak bir seyinde kalmadigini görüyorum çünkü yilardan beridir olagan hal uygulamasinda tutunda kandilin defalarca vurulmasina ragmen tüm çabalar sonuç vermemistir. Birakin sonuç vermeyi ülkemizin bütçesinin buraya harcanmasini kaldi ki her gün onlarca ailenin ocagina ates düsüyor ve sadece düstügü yeri yakiyor. Bu nedenle ben diyorum ki gelin bu güzel vatanin baska bir etnik yapiya sahip olan bir milleti birakin hor görmeyi asagilamayi, gelin ayni kaderi paylasan yarin bu güzel vatana baska bir devletin eli diyecegi sirada yine Kürdüyle, Türküyle, Laziyla, Alevisiyle, Çerkeziyle, Terekemesiyle tüm ama tüm halkimizla düsmana karsi olacak bu milletin kendi içinde de bu sorunu kendisinden baskasi çözemeyecektir sorunun adi ne olursa olsun baris adina Kürt sorunu adina çözüm için katkimiz ne olacaksa bu katkiyi verelim ve bu sorunu bitirelim. Aslinda ben bu açilimi söyle degerlendiririm .. İki akraba ya da kardes dövüsürler aralari epey açik kalir birbirlerine çok agir ithamlarda bulunur, sonradan pisman olurlar baristiracak birilerini ararlar sadece birilerinin aracilik yapmasini beklerler… Dogrusuda bu zaten çünkü onlar zaten akraba ve kardestiler. Yunus YILMAZ/Göle Muhtarlar Dernegi Baskani Haber ekleme sati: 09.59-13 Agustos 2009 Haber/Fotolar: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Kandilli vapur iskelesinin yanibasindaki Suna’nin Yeri, rüzgarin, manzaranin ve taze baligin tadini çikarmak için harika bir seçim. Haber: ANSEL MULLINS / Arsivi Haber: YIGAL SCHLEIFER / Arsivi Suna’nin Yeri’nde bir ögle yemegindeyiz. Kandilli vapur iskelesinin yanibasinda, rihtimin üzerinde bir masaya oturmusuz, deniz ayaklarimizin altinda. Bogaz’i seyre dalmisken bayragini taniyamadigimiz Guernsey adli küçük bir tekne kiyiya yanasiyor ve içinden yabanci bir çift iniyor. İsmini Mans Denizi’nde Birlesik Krallik’a bagli ufak bir adadan alan tekne, çifti buralara kadar balik yemeye getirmis olsa inanin sasirmayiz. Çünkü Suna’nin Yeri, taptaze baliklari, denize sifir manzarasi ve rahat ortamiyla İstanbul’da balik yemek için gidebileceginiz en keyifli yerlerden. Önce mezelerden baslayalim. 35 yillik restorana ismini veren Suna Hanim zeytinyaglilardan sorumlu. Favasi da dillere destan. Genelde fava tercih ettigimiz mezelerden degil, ama tadina bakmamizla iki porsiyon daha siparis etmemiz bir oluyor. Kalamar tava tabaginda alistigimiz ince çitir halkalarin yaninda yumusak, löp parçalar da geliyor. Sarmisakli tarator sosu tam kivaminda. Körpe rokali karisik salata da masayi costuruyor. Baliklarin hepsi taptaze ama özellikle çitir çitir gelen gümüs baligini tavsiye ediyoruz. Hem de simdi tam mevsimi. Tavalardan istavrit, izgaralardan çipura… Fiyatlar çok ucuz olmasa da ‘lüks’ balikçilara kiyasla can yakmiyor. Çipura 20, istavrit 5, bir tabak gümüs 10 TL. Mezeler de 7 TL. Günes yavas yavas çekilirken, Bogaz da isildamaya basliyor. Romanya, Ukrayna, Lübnan bayrakli tekneler geçip gidiyor yanimizdan, bu minnacik iskelede yasanan zevküsefadan bihaberler. Ama Guernsey’li çiftin kanina girmis artik Suna’nin Yeri. Ayni bizim gibi, bir tabak ev yapimi baklavanin basina oturmus, ayilip bayiliyorlar. Bir sonraki Kandilli ziyaretlerine kadar yediklerinin tadi damaklarinda kalacak belli ki. Havalar tam da isinmaya baslamisken, rüzgarin, manzaranin ve taze baligin tadini çikarmak için Ardahanli İsmail Koç’un yönetiminde ki Suna’nin Yeri’nden daha iyi bir yer öneremiyoruz. Adres: Kandilli İskele Cad. No: 4-17 Üsküdar Tel: 0216 332 32 41 Saatler: 10.00-00.00 Çeviren: Elif İnce

12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardindan 13 Eylül günü evinden alinarak karakola götürülen Kars Sikiyönetim Komutanligi’na bagli hücreye konduktan sonra kendisinden haber alinamayan Cemil Kirbayir’in gözaltindayken iskence gördügü ve öldürüldügü, daha sonra da cesedinin kirsal bir alanda yakildigi iddiasi ortaya atildi. 103 yasinda hayatini kaybeden Berfo Ana’nin oglu olan Kirbayir’in akibetinin ortaya çikarilmasi için aile, avukatlari araciligiyla Cumhuriyet Savciligi’na basvuruda bulundu. Kirbayir ailesinin avukati Yasar Kaya, davayi yürüten Kars Cumhuriyet Bassavciligi’na verdikleri dilekçede Kirbayir’in iskence edildikten sonra çayirlara götürülüp, ot yiginlari ile birlikte yakilmis oldugu duyumlarini aldiklarini, olayin bu yönde de arastirilmasini istediklerini belirtti.
**YAKILMIŞ OLABİLİR.. Avukat Kaya, olayin Meclis Alt Komisyonu’nda arastirildigini ve Cemil Kirbayir’in gözaltindayken kayboldugu kanatine varildigi, bu nedenle hazirlanan raporun Kars Cumhuriyet Bassavciligi’na gönderildigini belirterek, “Savcilik da bu konuyu arastiriyor. Biz kendi çabalarimizla yaptigimiz arastirmalar ve duyumlar sonucunda Kirbayir’in iskence gördükten sonra kirsal alana getirilerek yakilmis ve bu sekilde ortadan kaldirilmis olabilecegi kanatine vararak basvuru yaptik ve konunun bu yönden de arastirilmasini istedik” dedi.
**TUTUKLAMA İSTEGİ.. Kirbayir’i iskence edip öldürdükleri ve sonra yaktiklari ileri sürülen dönemin görevlilerinin tutuklanmasini isteyen avukat Yasar Kaya, karakolda kendisini gören polis bekçilerinin gizli tanik olarak yeniden dinlenilmesini, Kirbayir’i iskence edip, öldürdükleri iddiasiyla adlari geçen görevlilere sinir disina çikis yasagi getirilmesini ve sahislarin tutuklanmalarini talep etti. **OLAY.. Cemil Kirbayir, 12 Eylül askeri darbesi sonrasi 13 Eylül’de Göle’deki evinden alindi. 8 Ekim’de Kars Sikiyönetim Gözetimevi’ne götürülen Kirbayir, burada kardesi Mikail Kirbayir ile görüstükten sonra ortadan kayboldu. 9 Ekim’de görüsmek için gittiginde kardesini bulamayan ve görevlilerin hakkinda ‘burada öyle biri yok’ dedigi Cemil Kirbayir’in daha sonra ‘firar’ ettigi aileye bildirildi. O günden bu yana Kirbayir’dan bir daha haber alinamadi. Aile çocuklarinin iskence görüp öldürüldügünü iddia etti.

**BELEDİYENİN UCUBESİDE YIKILDI.. Yaklasik 18 yil önce yapilan ancak sonradan yapilan denetimlerde diger bir çok kamu binasi gibi depreme dayaniksiz oldugu ortaya çikan eski belediye is hani teknik olarak dayaniksiz olmasi nedeniyle yikildi. Yapilirken kat karsiligi olarak vatandasa satilan ancak sonradan yapilan denetimlerde diger 29 kamu binasi gibi çürük oldugu ortaya çikan ve geçtigimiz yillarda yapilan bir satisla Göleli Çapanlar olarak taninan özel bir firma tarafina alinan bina yeniden yapilam için yiktirildi. Bilindigi gibi Ardahan Belediyesi tarafinda İnönü Caddesi üzerinde Belediye İs Hani olarak yapilan 4 katli binanin tasiyici kolonlarinda çatlaklar oldugundan binanin yapimi durdurulmus ve yillarca kaba insaat halinde kaderine terk edilmisti.
**DİGER KAMU BİNALARI DA YERLE BİR EDİLMİŞTİ.. 1992 Yilinda yeniden vilayet olduktan sonra devlet tarafinda yapilan 30 kamu binasinin 29’nun depreme dayaniksiz oldugu anlasilan Ardahan’da yikilan bu bina ile Ardahan’da yikilan bina sayisi 10’u buldu. Haber ekleme saati: 21-18.17-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

KESK yöneticilerine yönelik düzenlenen operasyonla 25 Haziran 2012 günü gözaltina alinarak yaklasik 10 ay cezaevinde tutulan edilen BTS Eski Genel Baskani ve KESK MYK Üyesi Göleli Hemserimiz Yunus Akil 10 Nisan günü görülen durusmanin ardindan tahliye dilerek özgürlügüne kavustu. Yöneticisi oldugu Kamu Emekçileri Sendikasi Konfederasyonunda ki basarili çalismalariyla dikkat çeken bu nedenle de sürekli göz Yunus AKIL tahliyesinin ardindan yaptigi açiklama: “ Biz düsüncenin özgürce ifade edilmesi ve demokrasinin yasamin her alaninda hâkim kilinmasi adina Sendikal alanda mücadele ettik. Muhalif durusumuz egemen erkin hosuna gitmedi ve bizi bir süre devlet konukevinde tuttular. Kosullar ne olursa olsun bu tür baski ve dayatma politikalari bizleri yildiramayacaktir. Hak ve emek mücadelesine kaldigimiz yerden devam edecegiz”, derken tutuklu bulundugu sürede kendisine manevi destekte bulunan bütün dost ve hemserilerine tesekkür etti. Haber ekleme saati: 21-07.17-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**BÖLGEYİ TANIMAYAN SEKRETERDEN KURTULUYOR MUYUZ?!! **Serka Genel Sekreteri Tutar, İstifasini Sundu.. Basta Gazeteci Fakir Yilmaz ve grubumuza ait gazeteler olmak üzere kamuoyunda bölgeyi tanimamakla sikça elestirilen ve bugüne kadar yaptigi çalismalarinin, hayali ve uçuk oldugundan bölge ekonomisine etkisi olmadigiyla tepki toplayan halktan, tabandan kopuk olan ama aylik 8 Bin TL. maas alan Serhat Kalkinma Ajansi (SERKA) Genel Sekreteri Hüseyin Tutar, Igdir Valisi Ahmet Pek baskanligindaki yönetim kuruluna istifasini sundu. SERKA’nin 27. Olagan Kongresi’nde istafasini yönetim kuruluna sundugu ögrenilen Genel Sekreter Hüseyin Tutar, 28. Olagan Kongrenin yapildigi Kars’ta gündemdeydi. SERKA Yönetim Kurulu Baskani Igdir Valisi Ahmet Pek Kars’taki toplantida basarili çalismalarindan dolayi tesekkür ettigi Tutar’a, “Genel Sekreterimizin istifasi söz konusu ve kendisi baska bir görev alacak. Genel Sekreterimiz Hüseyin Tutar’in istifasi Yönetim Kurulumuz tarafindan kabul edilirse zaman içerisinde yeni genel sekreterimiz için de müracaatlar alinacak.” dedi.
**İstifasi kabul edilmeli, geçmiste yaptigi harcamalar incelenmelidir..
Agri, Ardahan, Igdir ve Kars’ta faaliyet yürüten SERKA’nin beklenen basariyi göstermemesiyle elestirilen ve geçte olsa bu görevi terk edilmesi istenen Genel Sekreter’in istifasinin hemen kabul edilmesi ve kendisi döneminde yapilan çalismalar ile harcamalarin incelemeye alinmasini isteyen bölge halki buraya atanacak olan isimin bölgeyi taniyan, bu bölgenin insanlar ile ayni havayi koklayan birinin olmasina dikkat edilmesi istenmektedir. Haber ekleme saati: 21-05.17-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

* Alihan Akkoç, İstanbul’da oteller zinciri isletiyor. * 135 üyeli Özel Nitelikli Oteller Birligi’nde de yönetim kadrosunda **Röportaj: İlhan KARAÇAY 1964’te dogdugu Ardahan’dan, İstanbul’a göç edeli henüz 9 yil olmustu. 1979 yilinda ailesi ile birlikte Rize’ye göç etmisti. Aksamlari bir otelde çalisiyordu, gündüz de okula gidiyordu. Lise’yi Rize’de tamamladi. Bu ara İngilizce ögrenmek için de çok gayret sarf ediyordu. 1984’te askere gitti. Askerlik dönüsü ailesi ile birlikte bu kez İstanbul’a göç etti. İstanbul’da Sokulu Mehmet Pasa Oteli’nde resepsiyonda ön büro müdürü olarak ise basladi. 1989’da bu otele müdür oldu. 1992’de Amber Otel açilinca buraya transfer oldu ve Genel Müdürlük görevini üstlendi.1995’te bu kez Amber Otel’in isletmeciligini üstlendi. 2003 yilinda da, Best Western markasina dahil ettigi Empire Palace Oteli’nin isetmesini üstlendi. Şimdi her iki otelin isletmesini yürütüyor. Yukarida kisa özgeçmisini belirttigim turizmci Alihan Akkoç’tan baskasi degildir. Alihan Akkoç otelcilikteki basarisini örgütlenme dalinda da gösterdi. 1993 yiinda 6 arkadasi ile birlikte kafa kafaya verip bir çati altinda birlesme yollarini aramaya basladi. Pera Palas Oteli’nde yapilan ilk toplantinin ardindan, tam 3 yil boyunca çok sayida toplanti yaptilar. Sonunda 1995 yilinda Özel Nitelikli Otelciler Birligi (OZBI)’yi kurdular. Kuruluslari 12 üye ile basladi. Şimdi tam 135 otel sahibinin üye oldugu dev bir kurulus haline geldiler. **Alihan Akkoç bu kurulusta da yönetim kadrosunda yer aliyor. O’nunla ilk tanismam 15 yil öncesine dayaniyor. 14 yildir da O’nu Utrecht Turizm Fuari’nda da görüyorum. Her karsilastigimizda kucaklasiyoruz. Her kucaklayisim srasinda da, O’nu sportmenlik disi bir tavirla kizdiriyorum. O’na, “Tavla oynamasini ögrendin mi?” diye sordugum zaman gerçekten çok kiziyor. Aslinda O bunu hak ettigi için böyle davraniyorum. 15 yil önce neler yasadigimizi okuyunca sizler de bana hak vereceksinizdir. **Bu öykü tavla oynayanlar için 1995 yilinda turizmci bir arkadasin daveti üzerine kalabalik bir sekilde İstanbul’a gitmistik. Amber Otel’de kaliyorduk. Gece saat 24.00 sularinda bir grup arkadas ile otele geldik ve lobide oturduk. Yan masalardan birinde tavla oynayanlardan biri bize seslendi: “Bu Hollandalilar’in arasinda tavla oynamasini bilen yok mu?” diye seslenen adama cevap vermedik. Ertesi sabah kahvaltiya indigim zaman lobide bize laf atan adami gördüm. Görevlilerden birine “Kim bu bey” diye sordugum zaman “patron” yanitini aldim. Patron da yukaridaki öykümüzün kahramani Alihan Akkoç oluyor. Hemen yanastim ve, “Dün aksam tavlaci ariyordunuz. Yorgunduk seslenmedik. Şimdi ben dinlendim, seninle de bir parti tavla oynamak isterim” dedim. Aldigim yanit çok ilginçti: “Biz düz tavla oynamiyoruz. Hapis (esir) oynuyoruz.” Ben de, “Çok memnun oldum, aslinda ben de düz tavlayi hiç oynamam, hapis oynayalim” dedim. Tavla geldigi zaman masamizin etrafi Hollanda’dan gelen arkadaslarla doldu. Oyuna baslayacagimiz sirada, kafilemize rehberlik yapan merhum Ferruh Basaran geldi ve “İlhan abi otobüs 15 dakika sonra hareket edecek” dedi. Moral bozmakta usta oldugumu da göstermek için, “Merak etme, ben bu beyin isini 10 dakikada bitiririm” dedim. Ne var ki ben tavlada ‘profesyonel’ bir oyuncuyum. Siz bunu nasil yorumlarsaniz yorumlayin. Tavlanin altina sembolik bir meblag olarak 50 dolar attim ve rakibime de attirdim. Hapis oyununu bilmeyenler için anlattiklarim ilginç olmayabilir. Ama hapis oyununu bilenler, ‘karakök’ nedir iyi bilirler. Bir de ‘dü’ hanesinde yakalanmanin zorlugunu iyi bilirler. Yek hanesinde yakalanildiginda ‘karakök’ olunur. Yani, 4-0 önde bile olsanz oyun biter ve kaybetmis olursunuz. Hatta bazen anlasmaya gore, ‘karakök’ yapan çifte ikramiye alir. Ben oyunun henüz basinda, rakibin attigi bir ‘düses’ zari ile ‘dü’ hanesinde yakalandim. Normal bir oyunda bu, karsi tarafa kesin iki (mars) yazar. Haliyle bana destek olan ve taraftarlik yapan Hollanda kafilesinin morali bozulmustu. Ben de, ”Hiç merak etmeyin, ben simdi onu ‘yek’e mahkum edecegim ve hapisten kurtulacagim” dedigim zaman, bu isin zorlugunu bilenler, “Olmaz, çok zor” diyorlardi. Oyun planimi öyle yaptim ki, 7-8 hamle sonra ‘yek’ oynayamaz hale gelsin ki, beni yakalamis oldugu ‘dü’ hanesinde serbest biraksin. Öyle de oldu. Biraz da sans zarlari ile pulumu ‘dü’ hanesinden kurtardim ve sonra oyunu da aldim. Sonuçta kazanan ben oldum. Bir mucize gerçeklesti ama bunda oyun planinin da rolü vardi. İste böyle. Alihan Akkoç ile her yil Utrecht Turizm Fuari’nda bulusuyoruz ve o maç gününü aniyoruz. O, benden tavla getirmemi ve fuarda oynamayi istiyor ama, ben böyle bir tongaya düser miyim? 15 yil önceki mucize galibiyetin rövansi hiç gelemeyecege de benziyor. Haber ekleme saai: 08.17-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

Ardahan’da bulunan ve İl Emniyet Müdürlügünün ‘Ardahan’da terör var, olabilir’ seklinde bir rapor tutup, uzman elaman vermedigi Özel Güvenlik Şirketine yazilan resmi yazi gerek Ardahanlilarin, gerek ise CHP’li Milletvekilinin tepkisine neden oldu. Gazetemizin gündeme getirdigi ve Ardahan kamuoyunda büyük bir yanki uyandiran haber üzerine harekete geçen CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bu tür yazismalarin Ardahan’a zarar verdigini belirterek Ardahan Valisine bir mektup yazdi. Yapilan bu yanlisligin önüne geçilmesini isteyen Ögüt’ün Ardahan Valisine yazdigi mektup söyle; Sayin Seyfettin AZİZOGLU/Ardahan Valisi Sayin Valim Kale Özel Güvenlik Koruma ve Egitim Danismanlik Hizmetleri A.Ş. Ardahan ilimizde faaliyet göstermekte ve derslere Uzman Egitici olarak Emniyet Müdürlügü kadrosundan personel görevlendirilmekteydi. Ancak Güvenlik Şirketine Valiliginiz tarafindan 20.03.2013 tarih ve 30714686-56232/63241-172 sayi ile gönderilen yazida İlimizdeki terörün yogun oldugu gerekçe gösterilerek 25. Dönem Temel Egitimden sonraki dönemler için Uzman Egitici olarak Emniyet Müdürlügü kadrosundan personel görevlendirilemeyecegi, Uzman Egiticilerin baska kurumlardan temin edilmesi gerektigi bildirilmistir. Böyle bir uygulama yapildiginda bu müessese kapatilacak, baska bir ile tasinacak ve bütün engellemelerimize ragmen zaten yogun göç yasanan ilimiz iyice bosalacaktir. İssizligin yogun oldugu ilimizde yasayan gençlerimize bir umut kapisi ve is imkâni olan bu tür kuruluslarin kapatilmamasi aksine daha da fazlalastirilmasi gerekmektedir. Ayrica ilimizde terör olmadigi halde terör varmis gibi gösterilmesi issizligin yogun oldugu ilimize yatirim yapilmasini engellemektedir. Bölgemiz terör bölgesi degildir. Bu herkes tarafindan bilinmektedir. Bu tür söylemler ancak Bölgemizde ve ilimizde issizligi ve göçü tetikler. Bundan da vatandaslarimiz zarar görür. Bu konuda daha önceki uygulamalarda yapildigi gibi tekrar Emniyet Müdürlügünden Uzman Egiticilerin görevlendirilmesi ilimizde göçün ve issizligin engellenmesini ve bu tür kurumlarin kapatilmamasini saglayacak, ayrica egitime katki sunacaktir. Eger Emniyet Müdürlügümüzde kadro ve personel eksikligi varsa ilimizin issizlik ve göç konusundaki hassasiyeti nedeniyle İçisleri Bakanligimizdan temin edilmelidir. Konunun incelenerek tarafima bilgi verilmesini rica eder, bu vesile ile selam ve saygilarimi sunarim.11.04.2013 Ensar ÖGÜT Ardahan Milletvekili Haber ekleme saai: 08.17-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Yapilirsa böyle olacak.. ÇILDIR AKTAŞ SINIR KAPISI: Ardahan’a 62 km uzaklikta bulunan ve Gürcistan’a açilan Çildir-Aktas Sinir Kapisi 76.000 m2 alan üzerine kurulacaktir. Çildir – Aktas Sinir Kapisi’nda 3 adet giris, 3 adet çikis peronu bulunacaktir. Ayrica sahanin hemen yaninda gümrük lojmanlari da insa edilecektir. Her yil ‘Nisan ayinda açilacak’ denilen ama bir türlü açilmayan Çildir Aktas Gümrük Kapisi bu Nisan’da açilmadi. Bölge halkinin 50yildir açilmasini bekledigi ve bu yilin Nisan ayinda Gümrük Kapilarinin yapilacagi belirtilen Çildir Aktas Gümrük Kapisin da halen bir hareket olmamasi Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt’ün de tepkisini aldi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birligi tarafindan Gümrük Binalarini yapilacagi ve bu binalarin temelinin Nisan ayinda atilacagi söylenen Çildir Gümrük Binalarinin temelinin niye bu yilin Nisan ayinda da atilmadigini soran CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt bölge için hayati önem tasiyan bu kapini ne zaman açilacagini bir kez daha sordu. Gümrük ve Ticaret Bakani’na yönelik olarak hazirladigi soru önergesiyle Aktas’i ne zaman açilacagini, gümrük binalarinin ne zaman yapilacagini soran CHP Milletvekilinin bu yönde hazirladigi önergesi söyle; Sayin Hayati YAZICI/Gümrük ve Ticaret Bakani Sayin Bakanim Daha önce de görüstügümüz üzere zatialinizin de büyük katkilarinizla Çildir Aktas Sinir Kapisinin çalismalari sonlamis ve temel atma noktasina gelmistir. Nisan ayi içerisinde temel atilacagini belirtmis olmaniza ragmen Nisan ayinin ortasina gelinmis ancak herhangi bir gelisme olmamistir. Türkiye Cumhuriyetlerine ve Kafkaslara açilan ve Dogu Anadolu Bölgesinin kalkinmasina büyük katki sunacak olan Çildir Aktas Sinir Kapisi çok önemli bir konumdadir. Bölgede uzun süren kis sezonu ve iklim sartlarinin zorlugu nedeniyle insaat sezonu kisa sürmekte bu nedenle de Nisan ayi içerisinde temel atilmasi büyük önem tasimaktadir. Sonbahara ancak tamamlanacaktir. Çildir Aktas Sinir Kapisinin Nisan ayi geçmeden temeli atildiginda Sonbahara ancak tamamlanacaktir. Bu nedenle bir an önce temelin atilmasi için gerekli talimatlarinizla birlikte tarafima bilgi verilmesini istirham ediyor, selam ve saygilarimi sunuyorum.10.04.2013 Ensar ÖGÜT/Ardahan Milletvekili Haber ekleme saai: 08.15-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com

**Hoç-Fed Tek Degil, 21 Parmaktir!.. Merkezi İstanbul’da bulunan ve Ardahan merkeze bagli Hoçvan köyleri adina kurulan dernekleri bir çati altinda toplamayi hedefleyen Hoçvan Federasyonun yönetimin tek basina hareket etmesi, Hoç/Fed’i olusturan dernekler arasinda sikinti yaratmaya basladi. Federasyonla olan birlikteliklerini gözden geçiren ve gerektiginde Hoç/Fed’in en kisa sürede genel kurula gidip, yönetiminin degismesini isteyen dernek baskanlari gidisatla ilgili bu hafta sonu bir toplanti yapacaklar..
***HOÇ-FED’DEKİ SIKINTILAR H.HASKÖY DERNEGİNDE MASAYA YATIRILIYOR.. Hoçvan Hasköy Dernek Baskani Osman Avsar Federasyondaki rahatsizliklari ve atil durumu gidermek için kahvaltili toplantida dernekleri bir araya getirecek. Konu hakkinda bir açiklama yapan Hoçvan Hasköy Dernek Baskani Osman Avsar bu toplantinin amaci yasanan sorunlara çözüm bulmaktir. Çünkü Hoçvan Dernekler Federasyonu ve bagli derneklerde rahatsizliklar 2013 yilinda had safhaya çikmis bulunmaktadir. Bu anlamda Pazar Günü (13-04-2013) saat 10.00’da Hoçvan Hasköy Derneginde kahvaltili bir toplanti ile federasyonun durumu masaya yatiracagiz.’ dedi.
**Dernekler Avsar ile hem fikir.. Dernekler, mevcut atil duruma çözüm bulunmasinin Olaganüstü Genel Kurul Karari ile mümkün oldugunda hemfikirler. Bu anlamda Pazar günü yapilacak olan toplanti Federasyon için hayati önem tasiyor. Dernek baskanlarini Hoç/Fed ile ilgili rahatsizliklar söyle; Genel Kurullarini yapan derneklerin delegeleri federasyonda yok. Federasyon her hangi bir etkinlik yaptiginda üye derneklerin büyük çogunlugu katilmiyor. Bir etkinlik yapildiginda üye derneklerle istisare yapilmiyor. Mevcut yönetim Hoçvan’in % 5 ile 10’nu temsil etmiyor. Derneklerin azami çogunlugu bu mevcut durumdan rahatsiz. Federasyona üye bazi dernekler tamamen dernek vasiflarini kaybetmisler. Yerleri, yönetimleri, etkinlikleri yok. Cebe girmisler. Dernekler federasyondan gittikçe uzaklasmaya basladi. Mevcut yapilanma böyle sürerse bu yil derneklerin büyük çogunlugu yapilan etkinlige katilmadiklari gibi yayla festivaline de katilmayacaklar. Federasyonda yukarda siraladigimiz sorunlar ve diger sorunlarin çözümü için bu hafta sonu Hoçvan Hasköy Derneginde Toplanti yapilacaktir. Toplantiya tüm Hoçvan Dernekleri ve Hoç-Fed yönetimi de davet edildi. Büyük ihtimalle dernekler olaganüstü genel kuru karari alip yeni yönetim belirlemeye gidecekler.
**Hoç/Fed Süerece Uymalidir.. Hoçvanli Siyasetçi ve İsadami Ekrem Tekçe yaptigi açiklamada bölgenin önemli sivil toplu örgütlerinde olan Hoçvan Federasyonunun diger dernek ve federasyonlarla bütünlesmelidir dedi. Ekrem Tekçe açiklamasina söyle devam etti. ‘yasanan baris sürecine vurgu yaparak,” Geçmiste Hoc-Fed, yöreye özgü bir takim projelerin gerçeklesmesi geregi kurulmasi öngörülüyordu. O zaman gerekliydi de, simdi de gereklidir ancak, gelinen süreç, sosyokültürel ve sosyoekonomik boyutu Ile bize zorunlu bir geçisi dayatmaktadir, Bölgede de en basta egitim olmak üzere yiginla sorun var, ayirim yapmaksizin tum STK’lar Üzerlerine düsen sorumlulukla ve bütünlük içinde egilmeyi hedeflemelidir. Hoc-Fed, süreci göz önünde bulundurarak, içine kapanikliktan kurtulup gerek Büyüksehirlerde ve gerekse bölgede ile entegre olmak zorundadir.’ dedi. Konuyu biraz daha açacak olursak Hoç-Fed büyük sehirlerde merkezi bir noktada olmasi geregine isaret ederek eger bu mümkün degilse subeler bazinda temsilciliklerinin olmasi geregini dile getiren Tekçe Hoc-Fed, Ayni zamanda yerelle bir bütünlük içinde hareket etmelidir, bu anlamda neden Hoc-Fed’in Ardahan da bir temsilciliginin olmadigina da dikkat çekti. Haber ekleme saai: 08.15-12 Nisan 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com