ŞEYTAN KALESİ IŞIKLANDIRILDI, SIRA DEV BAYRAK'TA



 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


*Arşiv Haber 21/09/2019 Tarihi Haber


Bugün, sizinde davetli olduğu, destek vermeniz istendiği İstanbul’un ve Avrupa’nın en yüksek gökdelenin 55. katında bulunan terasında yemekli ve müzikli bir gece düzenleyerek Ardahanlı Üniversite Öğrencilerine yönelik olarak ARDAHANLILAR ZİRVEDE adlı gecesine ve 1-7 Ekim 2019 günlerinde yeni bir ARDAHAN’I TANITMA GÜNLERİNE hazırlanan Ardahan Dernekler Federasyonuna yönelik operasyon ve darbeye Ardahanlılara ve Ardahan’a yönelik direneceğiz.



5 Ardahanlının batı kentlerinde Belediye Başkanı olduğu, 70’e yakın Ardahanlının Belediye Meclis Üyesi olduğu, 50’ye yakın Ardahanlı muhtarın seçildiği, onca iş adamının bir araya getirildiği, ‘Ardahanlılar Top Koşturuyor’ başlığı ile düzenlenen futbol turnuvaları ile Ardahanlı gençlerinin bir araya getirildiği, İstanbul’un yanı sıra, Ankara, İzmir, Kocaeli ve Ardahan ile ilçelerinde düzenlenen toplantılar ile ilk kez batı ile Ardahan arasında köprü kurulduğu, Ardahan stk tarihinde ilk kez Ardahan’ı Tanıtma ve Ardahan Bal Festivalini İstanbul’a taşımayı ortaya konan tanıtma günleri ile ‘Ardahan’ kelimesinin metropollerin ana hartellerine, metroplara, vapurlara, bir çok yeni Ardahan derneğinin kurdurulduğu 39 ilçenin reklam panolarına astırıldığı, 13 dernekle alınıp, üye dernek sayısı 64’e ulaştırılan, suyu çalınmak istenen Kura Nehri için eylem yapan, bir çok ziyaretin kapısını açan ve Ardahan’a Baro kurulmasını tetikleyen TBB, 5 yıldızlı otellere de bir araya getirdiği Ardahanlı İş İnsanları ile İstanbul Sanayi ve Ticaret Odalarını, TBMM’sinde grubu bulunan partilerin İstanbul İl Başkanlıklarını şimdide Kadın Adayları Derneği KA-DER’i ziyaret edecek olan federasyonumuzunn Ardahan halkımızın lehine olan aktivitelerimizin hem de bizzat ‘Ardahanlıyım’ hatta ‘yöneticiyim’ diyenlerce Ardahan ve onu temsil etmekten marka olan ARDAFED’in sabote edilmek istendiğini görmekteyiz. Her şeye rağmen Ardahan halkına hizmeti bir görev olarak bildiğimiz ve görevlerimizi idame ettirerebilmemiz için önümüzde iki önemli çalışmamızın olduğunu bu kısa süreçte yarın bir ilk olacak ve Ardahanlıların İstanbul’un tepesine çıkarılacağı yemekli, müzikli gecemiz ve iki hafta sonraki yeni bir Ardahan’ı Tanıtma Günlerini gerçekleştirmek için polemiğe girmek istemiyoruz.


Tam da bu zaman da yaşanan olumlu, olumsuz tartışmaları şimdilik (!) rafa kaldırarak, çok yakında yapılacak olan kongremizde tekrar hemde kongre delegelerinin olacağı salonda konuşmaya bunları, iddia edilen mesnetsizlikleri kamuoyu, hatta hukuk önünde yapacağımız açıklamaya, belgeleriyle savunmaya bırakıyor, bu süreçte bazı kişilerin çalışmalarımızı sabote etme operasyonları, çabaları bizi güldürse de Ardahan menfaatleri için başta bu saboteciler olmak üzere herkesi Ardahan menfaatleri adına sağ duyuya davet ediyoruz.


Fakir Yılmaz ARDAFED Başkanı /Gazeteci


Cem Aynalı ARDAFED GENEL SEKRETERİ


**İSTİFALAR KABUL EDİLMİŞTİR..


Sayın ARDAFED (artık eski) yöneticileri; İnternet, sanal ortamda aracılığı ile yapmış olduğunuz yazılı istifanızı saygıyla selamlıyorum. Hemde iki önemli etkinlik öncesi her ne kadarda şahsi, medeniyetsiz ve de yakışıksız da olsa, gelip, gitmediğiniz, kirasını ödemediğiniz, yapılan etkinikleri izlemekle yetindiğiniz FEDERASYONA ve yazdığınızı ilan ve iddia ettiğiniz ama bana yollamadan düşündüğünüz ve sanal ortamda yayınladığınız istifalarınız kabul ediyor, şimdiye kadar ki birlikte yap (ma) mış (!) olduğumuz çalışmalar için hepinize teşekkür ediyorum. Sizlere yolunuzun açık olmasını diler, esenlikler dilerim. ” MEYVE VEREN AĞAÇ TAŞLANIR! ” dedikleri bu olsa gerek. Saygı ve sevgilerimizle..


Fakir Yılmaz ARDAFED Genel Başkanı/Gazeteci


05352678015


Cem Aynalı ARDAFED GENEL SEKRETERİ



Ulusalcılar Çetesi ve Örgütü..


Yazıma başlamadan önce sık sık haberini yaptığımız Emniyet Genel Müdürlüğünün Siber Suçlar bürosunu inceledim ne iş yapar, hangi işleri takip eder ve sanalda terör estirenleri nasıl kayıt altına alır, neyle suçlar diye..


Ve bu müdürlüğün olmasına karşın başta Başkan Erdoğan hakkında olmak üzere önüne gelenin hakkında atıp, tutanların aslında toplumsal huzuru, kişisel hakları  suçları işleyenlerin hala rahatça yazıp durduklarını da görmedim değil..


Bunca alçakçılığın ve adice suçlamaların rahatça yapıldığı sanal ortam da olduğu gibi adı nazikçe, mahalle dedikodusu olan bana göre ise çeper dibinde fesatlık olan cadde, sokaktaki dedikodu üretenlerin birer suçlu olduklarını kabul etmek için ihbar sayılması gereken gazetelerde yazılıp, çizilse de başta savcılarca olmak üzere Siber Suçlar bürolarınca da çokta suç olarak kabul edilmediğini de görmüyor değiliz.


İllaki resmi bir dilekçe yazarak, gidip, savcıya, polise, jandarmaya bildirmesi gerektiği söylenen ama buna da kimsenin ne zamanı nede dilekçe yazacak vakti olmadığını bilen bu sanal teröristlerin Beylikdüzü başta olmak üzere yurdun hatta dünyanın her yerinde rahatça yazmaya, suç atmaya, aşağılamaya ve daha ileri gidip, alçakça iftiralar atmaya devam ettiklerini de görmekteyiz.


Halbuki birer vergi kaçakçıda olan bunların takibi, yakalanması ve o olduğu iddia edilen adaletin önüne çıkarılması gerekirken başta Siber Suçlar Bürosu olmak üzere kimsenin umurunda olmadığını da görmüyor değiliz.


Özellikle kamuoyunda Ulusalcılar diye bilinen ama ulusun ne olduğunu bilmeyip, bu ülkenin tek sahiplerinin kendilerinin olduğunu ileri sürüp, kendileri dışında ki herkesi, ‘Muhtar Olamaz’, ‘Hain’ ‘Vatan Haini’, ‘Terörist‘ olarak başta sanal ortam da olmak üzere her alanda suçlamaları hatta özel hayatlarına müdahale etmeleri değil mi toplumsal gerginliği ve çatışmaları fitilleyen suç..


Bilmem ama bu işin sorumluları olanların bu sanal teröristler gibi bir taraftan ülkenin başkanınında içinde olduğu insanları, hükumetleri, seçilmişleri  sanalda alt, üst ederken çedleşiyorlar mı, yoksa görevlerini bilmeyip, suçun ne olduğunu anlamayanlar mı?


Vallahi bilmem ama başta beni de sanalda takip ettiklerini gördüğüm ve çoğunun ulusalcı takımdan oluşan sanal teröristlerin internette kurduğu sanal örgüt aracılığı ile Erdoğan’ın da içinde bulunduğu bir çok kişiye ağır hakaretler etmeye devam ederken bir taraftan da iş adamı, iş insanı, diye kendilerini yutturup, başına küfürler yağdırdıkları ülke yöneticilerinin olduğu gibi bizlerin vergilerini de sahte faturalarla cep ettiklerini de bilmem o çok ünlü, 24 saat bilgisayar başında durup, maaş alanlar mı suçlu olanlar?!.


KENDÄ°SÄ°NÄ° SÄ°LAHLA VURARAK Ä°NTÄ°HAR ETTÄ°!

**PKK Amerika’nın Silah Satış Bürosu mu?


 


Son aylarda olağanüstü bir kafa karışıklığı ile izlemeye devam ettiğimiz Ortadoğu ve Suriye’de ki gelişmeler her geçen gün iyiden iyiye netlik kazanmaya başladı gibi..

Çünkü Türkiye’nin Rusya’da alacağı savunma sistemlerinin yanı sıra İngiltere, Almayan’dan sonra şimdi de Amerika’dan yeni füzelere almak için kolları sıvadığını görüyor, gözlemlemekteyiz..

Silah tüccarlarının kana bulayıp, dolarlarına yeni milyon dolarla eklemeye devam ettiği Ortadoğu’da ki satrançta atılan her hamlenin altında silah ve onun aracılığı ile gelen milyon dolarların olduğunun daha net bir şekilde görüldüğü şu günlerde bu işte en karlı tarafın ABD ve onuna ortakları Avrupa’nın çıktığını bir kez daha görmekteyiz.

Peki bunlar olurken Başkan Erdoğan başta olmak üzere bir çoklarının bile şaşırdığı Afrin’de ki gelişmeler ardından şimdi de Sincan’da çekildiği ileri sürülen PKK’nin durumu da tartışılır hale geldi..

Çünkü bir zamanlar, ‘cehennemden çıktı geldiler’ denen ve yıllarca oynadıkları korku filmi ardından bölgeye ABD’nin yanı sıra Rusya’yı getiren ve Suriye’nin altını üstüne getiren İşİT’e oynatılan oyunun aynısı sanki şimdi de PKK’ye oynatılmakta gibi..

Yani ‘Çık ortaya devlet kuracağını söyle, önce çukurları kazı 5 bine yakın genci o çukurlara göm dür, ardından ‘Suriye’de Kanton kurdum de Türkiyeyi de bölgeye çek, bizde silahlarımız satalım’ filmi oynanıyor ve bu filimde silah satış bürosunun görevini de PKK üstlenmiş gibi..

Bilemiyorum ama 7 Haziran’da HDP’nin aldığı oyları içine sindirmemiş gibi 1 Kasım seçim sürecini başlatan adımlar atan ve bu adımları attıkça başta Kürt siyasetçileri olmak üzere bir çok insanı zora sokan Öcalansız PKK sanki burada da bir başka görevde gibi..

Salim Müslim’in Türk Askerini bölgeye çeken adımlar daha atılmadan bölgeyi terk etmesi gibi önce Afrin’den ardından Şengal’den çekileceğini belirten aynı PKK’nın neden bir çok insanın yanı sıra barış sürecini zora sokan ülke içinde ki adımlarına ‘Türkiye’den de çekiliyoruz’ demediği de ayrı bir soru ve tartışılır bir durum..

Kısacası değeneğin her iki ucuna da dokunmanın bir hayli zor olduğunu gördüğüm şu günlerde Uğuru Mumcu’nun kitaplarını bir kez daha okuyup, burada ki oyunun nasıl olup yıllar önceden planlandığını görün diyeceğim..

Ama korkum o ki benimde içinde bulunduğum çok meraklıların ya Mumcu gibi yada onca gazeteci ve bilim adamı gibi bir akıbete uğrayabileceğinden korkarım..

Öyle ki dağı taşı bombalarken sanki bir şey görmüş gibi çarpılan ve arıdan veda konuşması yapıp, istifa etmese de kızağa alınmışcasına kenara çekilen içişleri bakanı gibi bizlerinde bu işleri çok karıştırmaması gerekir bir durumdayız gibi..

En iyisi Putin’in nasıl olup o kadar başarılı (!) bir politika izlemesine karşın geçtiğimiz günlerde yapılan seçimlerde %99′ değil de, %76 gibi küçük (!) bir oy ile yeniden seçilmesini tartışalım..

Çünkü sahada kendisine ses çıkaracak bir muhalefet bırakmamasına karşın Putin’in Arabistan ve diğer demokrasisi çok gelişmiş (!) diktatör, aşiret ve krallıklardan daha az bir oy alması PKK’dan ve onunla birlikte bölgede satranç oynayanlardan daha önemli bir konu ve bir o iktidar da tehlikesiz bir durumdur..

Evet şeker fabrikaları ardından ABD’de de füze alacağını öğrendiğimiz Türkiye’nin Rusya’dan sonra Amerika’da alacağı füzeleri beklerken vali ataması beklenen Afrin’in ardından Şengal’dan da çekileceğini belirten PKK Türkiye’den ve Kandil’den de çekilir mi sizce demeden biz en iyisi Putin’i kıskanıp, onun aldığı oylardan biraz daha fazlasını almak için hazırlıkların devam ettiği 2019 seçimlerine bakalım..

Çünkü yaşananlara baktıkça, okudukça zaten olmayan aklımız iyiden iyiye kendisini yeyip, bitirecek gibi..

Bu arada dün Barzani’ye terörist deyip çok kızanların Barzani’nin kontrolünde olan Erbil’e uçak kaldırmaya yeniden karar verirken aynı karar vericilerin yine Ardahan Havaalanı istemini gözardı etiklerini de hatırlatalım?