.jpg)
.jpg)
Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar
TEMPO TV’de
canlı olarak sunduğu
‘Gazetecilerle Gündem’
sizde konuksunuz..






Alınan bilgilere göre bugün akşam saatlerinde Ardahan Tepeler (Kong) köyü yakınlarına odun yüklü 75 AC 507 plakalı traktör nedeni öğrenilemeyen bir sebepten dolayı devrildi.
Traktörü kullanan Alper Çimen’in (42) devrilen odun yüklü traktörün altında kalarak ağır yaralandığı ve kaldırıldığı Ardahan Devlet Hastanesinde kurtarılamayarak hayata göz yumduğu öğrenilirken olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

Geçtiğimiz günlerde dikkat çekip, yazdığımız İl Sağlık Müdürlüğüne geleceğini günler önceden kamuoyuna duyurduğumuz Ardahan Göleli Dr. İshak Askeroğlu Ardahan İl Sağlık Müdürlüğüne atandı.
Bilindiği gibi İl Sağlık Müdürlüğüne Göleli Opr. Dr. Erkan bakıyordu.

7 yıl boş kalan ve vali yardımcılarının vekalet ettiği Ardahan İl Özel idare Genel Sekreterliğine köylüsünü, Ardahan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Genel Sekreterliğine kendisiyle birlikte 2. sırada milletvekili adayı olan ancak seçilemeyen cami imamı Güven Karakoyun’u atattıran AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç’un İl Sağlık Müdüründen sonra kuzeni olan Akın Koç’da Ardahan İl Mili Eğtim Müdürlüğüne getirilen Kars eski İl Müdürü Aydın Acay’ın boşalttığı koltuğa oturutmaya hazırlandığı ileri sürüldü.
Kars İl Milli Eğtim Müdürü olacağı ileri sürülen Koç’un bakanlığın onayını beklediği de iddia edildi.

Sın olarak ziyaret ettiği T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile görüşüp, Ardahan T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürünü aldıran AK Parti Ardahan Milletvekili Kaan Koç boş durmuyor.



Habere konu olan Kaymakamlık Lojmanının fotoğrafının nasıl çekildiğinin bulunması için polise emir verdiği öğrenilen Posof kaymakamının Köylere Hizmet Götürme Birliğinden, SYDV’den ödettirtiği iddialarına cevap vermektense ‘Resimi kimin çektiğini bulun’ diye polisi meşgul etmesi de anlaşılamadı.


ELON MUSK KAYIP UYDULARI MI BULACAK?
Şu an Amerika’da olan ve Demirtaş ile Kavala’yı soran karşısındaki Amerikalı gazeteciyi havuzdakilere sanıp, Davos’taki ‘One Minute benzeri çıkış yapan Erdoğan’ın Elon Musk’ın sahibi olduğu Tesla ve SpaceX şirketleriyle görüşmesi başta havuz medya tarafından olmak üzere Musk’un alıp, X’i eklediği tevitterdaki trollerce yüz yılın görüşmesi olarak servis edilmesinin nedenine baktığımda,”Ay’a yol yapacağız desek inanırlar” diyen damadın bahsettiği uzayda iki adet kayıp uydumuzun olduğunu da öğreniyordum.
Gerçi bu iddiayı daha önce de meslektaşım Yılmaz Özdil’in gazeteci Uğur Dündar ile birlikte sunduğu bir programda dile getirdiğini de hatırlıyor, Elon Musk’ın Birleşmiş Milletler Binasını kıskandırdığı ileri sürülen ve Ensar Vakfına Kızılay’dan aktarılan 8 milyon dolarlık para ile yaptırıldığı iddia edilen Türk Evi’nde Erdoğan ziyareti ile bir araya getirip, bu ziyaretin ne anlama geldiğini anlamaya çalışıyordum.
2017 yılında da Türkiye’ye gelen ve Erdoğan ile görüşen Elon Musk’ın bu ziyaretlerinin altında yatanın Musk’ın ülkemiz üzerinden bölgeye açılma hesapları olduğunu ve bunun için dünya markası olan şirketine ucuz işçi, bol teşvikli, yok denecek vergi şartlarıyla yeni paralar kazandıracak hesaplar içinde olduğunu da anlıyordum.
7 yıl öncede Türkiye’ye gelen ve Erdoğan’ın bugünkü gibi gelip ülkemize yatırım yapan Musk’un kolunun altına aldığı kitaplarla Türk Evi’nden ayrılırken bu görüşmede ne istediğinden çok aynı zamanda AK Parti Genel Başkanı olan ve Demirtaş ile Kavala’nın sorulmasına kızan Erdoğan’ın ne dediği kamuoyuna sunuldu.
Kendisini Türk Evi’nde ziyaret eden Musk’a “Dijital Türkiye Vizyonu” ve “Ulusal Yapay Zeka Stratejisi”ni anlatan ve
Togg’un yollara çıkmasıyla birlikte Tesla’nın da Türkiye pazarına girdiğini hatırlatan Erdoğan, Musk’ı, Tesla’nın 7’nci fabrikasını kurmaya çağırdığını, Türkiye’nin uzay programı kapsamında atılacak adımlarda SpaceX ile iş birliği imkanlarının doğabileceğini belirttiğini, Musk’ı İzmir’de düzenlenecek olan TEKNOFEST’e davet ettiği kamuoyuna sunulurken ne dediği konusunda bir detay verilmeyen Musk’un da Erdoğan’ın “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” kitabının İngilizce versiyonu ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca hazırlanan ve “BM Reformu: Uluslararası İş Birliğine Yeni Bir Yaklaşım” kitaplarını alıp, futbol topu hediye edilen çocuğu olmaksızın oradan ayrıldığı yönünde haberleri okuyor, görüyorduk.
Evet, kucağındaki çocuğuyla Erdoğan’ı Amerika’daki Türk Evinde ziyaret eden Elon Musk sadece elektrikli otomobillere yaptığı yatırımlarla yetinmiyor. İddiaya göre, Güney Afrika doğumlu milyarder, uçak yolculuklarının süresini radikal bir şekilde düşürmeye ve uzaya da hâkim olmaya hazırlandığı bir zamanda bu görüşmede kaybolduğu ileri sürülen bu ülkenin yerli malı denen ama çoğu parçasının ithal edildiği ve milyonlar harcanıp, yapıldığı iddia edilen kayıp 2 uydusunu bulması için mi yoksa damadın dediği yolu yapmak için mi görüştü bilmem ama bu görüşmelerin ileri gidebilmesi ve Yedi yıl öncede 7. fabrikasını Türkiye’ye yapması istenen bu iş insanı ve diğerlerinin de tek tereddütleri ve cevap verilmesi gereken sorular sorduğunu da unutmamak gerekir.
Çünkü, o iş insanlar adına Demirtaş ve Kavala’yı soran PBS kanalı Muhabiri Amna Nawaz’ın Türkiye’de gazeteci Sedef Kabaş, iş insanı Osman Kavala ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş gibi üst düzey tutuklamalar bulunduğunu belirtip, “Bu kişileri susturmaya mı çalışıyorsunuz? şeklin de bir soru soran gazeteciye ‘ “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın, yargının verdiği karara saygı duyacaksın. Amerikan yargısı yargı da Türkiye’nin yargısı yargı değil mi? Türkiye’nin yargısına da saygı duymaya mecbursunuz’ diyerek yapılan çıkışların bu ülke için bir çıkmaz olduğunu anlamak yeter ve artar bile..
Çünkü, ABD’li gazeteciye “Sözümü kesmeye hakkın yok. Saygı duyacaksın’ diyen sayın Erdoğan’ın dikkat çektiği yargının hala tutuklu bulunan TİP Milletvekilinin serbest bırakılmaması gibi Demirtaş ve Kavala için verdiği kararlar ve altına imza attığımız Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararları gün yüzü misali ortada dururken gel ülkeme yatırım yap demenin demekten öteye geçmediğini Elon Musk’a 7 yıl önce yapılan görüşmenin ve diğerlerine beklenen yatırımların hala sonuçlanmamasından anlıyoruz.