SOKAK'TA KURULAN PARTİ!.. Yenilik Partisi..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..  


Bu haber aşağıda ki linki kopyalayarak izleyebilirsiniz..


https://www.youtube.com/watch?v=x_54lQa4WaQ&ab_channel=ArdahanTV


Yenilik Partisi Türkiye genelinde son hızla teşkilatlanmaya devam ederken bugün İstanbul Şişli’de İstanbul İl kongresi Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın katılımıyla coşkulu bir şekilde gerçekleştirildi.


ÖZTÜRK YILMAZ YENİLİK PARTİSİ BÜYÜK KURULTAY TARİHİNİ AÇIKLADI


Çok yakın zamanda kurultay yapılacağını dile getiren Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, “Temmuz ayının inşallah sonuna doğru büyük kurultayımızı yapmış olacağız. Öncelikle benim paramı alıp benim vergimi alıp bu kadar insan varken saygısızlık yapan bu bağımlı medyayı kökten kınıyorum. Ben besleme bir basın sevmiyorum. Halkın iradesine saygı duymayan, halkı dinlemeyen, gözü kör, kulağı sağır, dili dönmeyen, iki kelimeyi bir araya getirip haklıya haklı haksıza haksız diyemeyen basını sevmiyorum. Bunların yapmış olduğu hiçbir şey halka uygun değildir. Akşam sabah Erdoğan’ı nasıl başta tutabiliriz derdindeler. “Öztürk Yılmaz, sen bir şey yapamazsın” diyorlardı. Bir adım attırmazlar diyorlardı ve geldiğimiz nokta itibariyle bunu söyleyen insanlar aslında iyi niyetle söylüyorlardı çünkü Türkiye’deki durumun farkında olan insanlar Erdoğan, bir yere gitse veya o yürümeyi bilmeyen, merdivenlere ters binen Kılıçdaroğlu, bir yere gitse arkasından medya ordusu gider, buraya gelmezler. Çünkü bunların hepsi besleme. Alayı besleme basın bunların.” dedi.


BEN BUGÜNLERE ÇATIŞARAK GELDİM


“Ben boşuna demiyorum. Diktatör var bir de onun kuklaları var. Memlekette bunları yıkmadan düzlüğe çıkmamız mümkün değil. Bunlar memleketin ve başımızın belasıdır. Erdoğan kötü, peki diğer altılı masada oturanlar nasıl? O altılı ganyan ise zifiri karanlıktır. Erdoğan ülkeyi batırdı, bunlar da sadece koltuk kavgası ve eleştirmekle geçirdiler ama hepsi ona hizmet etti. Çünkü sistemi Erdoğan kurdu. Milleti esir zannediyorlar. Babalarının malı insanlara da davar muamelesi yapıyor. Benim öfkem bundan. Onun için ben başkaldıran bir insanım. Onun için meydan okuyorum çünkü ben biliyorum. Ben Musul’da İŞİD’le çatıştım. PKK’yla çatıştım ve geldim burada AKP ile çatıştım, döndüm Kılıçdaroğlu ve onun takımıyla çatıştım. Şimdi de medyadaki bunların kukla borazanları ile çatışıyorum.” İfadelerini kullandı.


Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz’ın açıklamalarının devamı şöyle:


Türkiye’de Erdoğan diktatördür. Ben ona karşı mücadele eden ve ilk bayrağı açan kişiyim. Peki Erdoğan ülkeyi batırdı da karşısındaki adamlar ülkeyi düzlüğe çıkarabilir mi? Bakın birbirimizi kandırmayalım. Bu adamlar İngiltere’de Paris’te veya herhangi bir caddeye bıraksan yolu sorma cesaretleri ve kabiliyetleri olmayan insanlardır. Bunlar Türkiye’de gelmiş sistemin başına oturmuşlar. Bunlar Türkiye’de hiçbir şeyi düzenleyemezler. İngiltere’de mesela Erdoğan, Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’i bir otobüse bindirsek. Otobüsle birlikte bunları yanlış bir caddede buluruz. Nereye gideceğini bilmez bunlar çünkü dil yok ki sorsun. Bunların tek anladığı yer kasaba politikacılığıdır. Biz Yenilik Partisi’ni sokakta kurduk.  Hiçbir şeyimiz yokken kurduğumuz bu parti için hiç kimseden bir para almadık. Bugün bir Allah’ın kulu diyorsa ki, “Öztürk Yılmaz benden para aldı” çıksın söylesin. Hiç kimseden para almadık. Bütün insanlar onurlu, şerefli insanlar yığılmaya başladı. Niye? Çünkü ben bunlara cepheden vuruyorum. Meydan okuyorum, başkaldırıyorum. Bunların ne düzenbaz olduklarını, bunların siyaseti nereye götürdüklerini ben açıklıyorum. Benim dışında hiç kimse bunu göze alamaz.


SİYASET CESUR ADAMLARIN İŞİDİR


Siyaset cesur adamların işidir. Baş kaldıranların, meydan okuyanların işidir. Pazarda milletin arkasına geçiyor pahalılıktan bahsediyor. Peki, sen ne çözüm sunuyorsun? Yok, hiçbir şey yok. Bu yüzden biz Yenilik Partimizi kurduk ve tek tek çözüm yolları öneriyoruz


Halkı davar yerine, aptal yerine koyanlar devleti soyarken, diğerleri de belediyelerde nepotizm uyguluyor. Herkes laf söylemekten korkuyor. Petrol 30 tl’ye dayanmış. Televizyonları açıyorsunuz altısı ona gitmiş, yedisi buraya gelmiş, masalar kurulmuş vs. Bunlar biz kandırıyor. Benim ömrüm geçiyor, ben geçinemiyorum. Arabaya binemiyorum, tatil yapamıyorum, kiramı veremiyorum, kredi kartlarımı ödeyemiyorum, borcumu ödeyemiyorum. Halk olarak Erdoğan’ın kurmuş olduğu diktatörlük masasını tekmeyle devirmemiz lazım.


YENİLİK PARTİSİ DİKTATÖRÜN DÜZENİNİ YIKACAK


Yıllardır sanki muhalefet etmiş gibi aynı oyunu bize karşı oynuyorlar. Diktatörlüğün medyası, müteahhitleri, yiyicileri rektörleri, valileri, sermaye grupları var. Peki bunun her şeyi var da sizce muhalefeti yok mu? Yani her şeyi garanti altına almış da siyasette kukla kullanmayı unutmuş mu zannediyorsunuz? Yenilik Partisi olarak biz bu düzeni yıkacağız. Allah var gam yok. Yenilik Partisi iktidar olacak diktatör yıkılacak.



Milletvekilinin de katıldığı iddia edilen


köyde çayır kavgası!


arşiv haber 12/06/2022 tarihli haber/yorum


Baharın iyiden iyiye kendisini hissettirdiği, çayırların biçilmeye hazırlandığı Ardahan’da yeniden başlayan çayır ve yayla tartışmaları kavgalarını da beraberinde getirmeye başladı.


Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı  Dölekçayır(Plurmori) köyünde her bahar aylarında yaşanan ve yıllardır devam eden çayır tartışması yine kavgaya sebep oldu. 

Alınan bilgilere göre aynı zamanda Ardahan AK Parti Milletvekili Prof.. Dr. Orhan Atalay’ında köyü olan  Plurmori köyünde yeniden yaşanan çayır kavgasına milletvekilin de katıldığı ileri sürüldü.

Aynı zamanda davalık olan ve iki aile arasında paylaşılamayan çayıra hayvanların girip, otlaması üzerine çıkan tartışmanın kısa sürede kavgaya döndüğü ve yaşanan kavga da bir çok kişinin yaralandığı ve karakolluk olduğu öğrenilirken bu kavgaya aynı köylü olan ve kavga esnasında köyünde olduğu ileri sürülen AK Partili milletvekili Atalay’ında karıştığı da öne sürüldü. Olayla ilgili tahkikatın İlçe Jandarma tarafından yapıldığı alınan diğer bilgiler arasında oldu.



Gazeteci Gözaltına Alıp,


Tutuklayarak Beklenen Gelmez..


Avrupa Parlamentosu, Ankara’ya ağır eleştirilerin yapıldığı 2021 Türkiye raporunu kabul ettiği bir zamanda ve Avrupa Konseyi’nin kamuoyuna açıkladığı bir rapora göre “Türkiye dünyada en fazla gazetecinin hapiste olduğu ülkedir” diyor. Ayrıca raporda 2018 sonu rakamlarıyla Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde cezaevinde olan 130 gazeteciden 110’u Türkiye’de bulunduğunu ilan ederken Diyarbakır’dan bir haber alıyoruz.

Beni derinden üzen o habere baktığımızda Diyarbakır’da Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan operasyonlarda Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Serdar Altan, Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Aziz Oruç ile gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Berivan Karatorak, Esmer Tunç ve Mehmet Şahin gözaltına alındı.

Terör örgütü PKK’nin ‘Basın Komitesi’ yapılanmasına yönelik soruşturma kapsamında yapıldığı aktarılan operasyonda gözaltı sayısının 19 olduğu belirtiliyor. 

Gözaltı haberi üzerine Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başta olmak üzere sözüm ona birçok basın kuruluşu ve gazeteciyim diyenin sus pus olduğu bu haber ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın Twitter hesabından “Diyarbakır’da sabah saatlerinde ev baskınlarıyla çok sayıda gazeteci gözaltına alındı. Baskılar gazetecileri yıldıramayacak! #GazetecilikSuçDeğildir” paylaşımı yapıldı.




DİSK Basın-İş’ten yapılan açıklamada da “Dicle Fırat Gazeteciler Derneği Eşbaşkanı Serdar Altan, JINNEWS Müdürü Safiye Alagaş, JİNNEWS editörü Gülşen Koçuk,  Mezopotamya Ajansı editörü Aziz Oruç ile gazeteciler Ömer Çelik, Suat Doğuhan, Ramazan Geciken, Berivan Karatorak, Esmer Tunç, Neşe Toprak  ve Zeynel Abidin Bulut bu sabah evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Tam 11 arkadaşımız hiçbir gerekçe gösterilmeksizin gözaltında ve gözaltı sayısının daha da artabileceği tahmin ediliyor. Bu operasyonları normalleştirmiyoruz, kabul etmiyoruz” denildi.

Operasyona ilişkin resmî açıklama ise bunların gazetecilik adı altında Diyarbakır’da havalanan uçakların birilerine haber verildiği yönünde içi çokta dolu olmayan o her zamanki iddialarla dolu..

Evet medyanın ve gazetelerin büyük bölümünü devlet imkanları ile kendi dünya düşüncelerine yönelik yayın yapmasını sağlayan iktidar ve onun üzerindeki güç yani 2023’te yeniden aday olduğunu resmen açıklayan Cumhurbaşkanı ülkede basın özgürlüğünden dem vurmaya devam edip, dururken daha yeni yani iki gün önce birçok gazeteci daha tutuklandı.

Sanırım, bir taraftan Suriye devleti ve hükümetinin terörist olarak ilan ettiği Özgür Suriye Ordusu denen özel ve pahalı orduyla Suriye’ye yeni operasyona hazırlanan diğer taraftan büyük masraflara neden olan tatbikatlarla başta Yunanistan’a olmak üzere müttefiklerim dediklerine ülke de olduğu gibi tüm dünyaya mesaj verilmeye çalışıldığı ülkemin, ‘gazeteci gözaltına alıp, gazeteci tutuklayarak demokrasi getirmeye devam ediyor..’ denecek..

Düşünceleri ve haberleri sindirilemediği için gazetecileri içeri tıkmaya devam eden bir anlayışın demokrasiden yana tavrını da sorgulatırken, her muhalife bir kulp takıp, susturmakta artık moda oldu.

İşte bunun en son örneği Diyarbakır’da ve bölgedeki gazetecilerin gözaltına alınması oldu.

Şimdi soruyorum, siz gazeteci olsanız ve elinize önemli bir bilgi ve belgeler ulaşsa ya da siz ardından koşturup, bulsanız ve habere çevirirseniz ne olur?

Tabi ki gazetecilik olur.

İşte şu an hala hapiste olanlar gibi bu arkadaşlarda bunu yapmış, gazetecilik denen mesleğin gereğini yerine getirmiş.

Ve haberini vererek, toplumu bilgilendirmiş, ardından da benim şu an yaptığım ve yazdığım gibi görüşlerini kendi köşelerinde ele almıştır.

Peki bu gazetecilik değil de nedir?

Çıkardığınız yasalarla herkesi susturmayı düşündüğünüzü biliyoruz. Ama bu bedenleri içeri atarken o beyinlerdeki düşünceleri tutuklayabilir misiniz?..

Halbuki aynı şekilde sizlerde tutuklanmış ve bugün içeri attıklarınız sizlerin bir şiir için tutuklanmayacağını da yazmış, yorumlamıştılar…

Neyse son diyeceğim şudur.

Gazeteci gözaltına alıp ardından çeşitli iddialar hazır kalıp iddialara ekleyip onları tutuklayarak demokrasi ve iç barış ya da oy hiç gelmez.



arşiv haber 29/08/2015 tarihli ilan/yorum


Kavga da Bir, Trafikte 1 Kişi öldü!..


İki olayda 2 kişi feci şekilde öldü..


Ardahan’da meydana gelen iki olayda bir gün içinde 2 kişi öldü.


Alınan bvilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı Durançam (Hımısxar) köyünde iki aile arasında yaşanan kavganın büyümesi üzerine bir kadın olmak öldürüldü.


Nedeni anlaşılmayan taşlı sopalı kavgada 56 yaşında olduğu öğrenilen bir kadının olay yerinde, ağırı yaralı bir erkekğinde Ardahan  Devlet Hastanesinde kaldırıldığı olayda bir çok kişininde yaralandığı bilgisi alındı.


**Posof yolun da trafik kazası.. 1 Ölü..


Öte yandan dün akşam saatlerinde Çağlar Çelik’in (24) kullandığı 08 AY 566 plakalı otomobil, Ardahan-Posof karayolunun Ilgar dağı mevkisinde yoldan çıkarak devrildi. Kazada, sürücü Çelik hayatını kaybederken, araçta bulunan kardeşi Çağdaş Çelik yaralandı. Yaralı Çağdaş Çelik, ambulansla Ardahan Devlet Hastanesine kaldırıldı. 


**ARDAHANLI ŞEHİT TOPRAĞA VERİLDİ..


ŞIRNAK‘ın Cizre İlçesi’ndeki Çevik Kuvvet Grup Amirliği’ne PKK‘lılarca bomba yüklü kamyonla gerçekleştirilen intihar saldırısında şehit düşen Ardahanlı polis memuru 43 yaşındaki Abdulhamit Kaya’nın cenazesi, ailesinin yaşadığı Yalova’da gözyaşlarıyla toprağa verildi.

Cenaze törenine, aslen Ardahanlı olan ve uzun süredir Çiftlikköy’de yaşayan babası Necip ve annesi Sündüz Kaya, yakınları, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Yalova Valisi Tuğba Yılmaz, Ak Parti Yalova Milletvekili Fikri Demirel, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, Yalova Belediye Başkanı CHP‘li Vefa Salman, ilçe kaymakamları, belediye başkanları ile binlerce kişi katıldı.

Şehit Kaya’nın cenazesi, Şırnak’tan havayolu ile Kocaeli’ye oradan da karayolu ile helallik alınmak üzere Yalova’nın Çiftlikköy İlçesi’ndeki baba evine getirildi. Şehit Kaya’nın cenazesi, burada helallik alındıktan sonra cenaze arabasıyla Yalova Merkez Camii’ne getirildi. Cenaze törenine katılmak için Yalova’ya gelen Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, bekar olan şehidin babası Necip ve annesi Sündüz Kaya’ya başsağlığı dileklerinde bulundu.

Cenazenin başında duran şehit yakınları, Kaya’nın şehit olduğu gün yeğeni Yunus Kaya’nın da akademiyi bitirip polis olup yemin ettiğini söyledi. 

Şehit Kaya’nın cenazesi, ardından Yalova Polis Şehitliği’nde toprağa verildi.



**Daha çamurdayız, Balçık yakın..


YAZIYORSAM SEBEBİ VAR/Fakir Yılmaz


3. Boğaz Köprüsünün de hizmete açıldığı İstanbul caddelerinin boşaldığı şu günlerde  siftah yapmadan iş yeri kapattıklarını belirten kaç esnafla tanışıp, konuştum unuttum..


Unuttum çünkü ayladır iş yapamamaktan yakınan sayısı bir hayli fazla.. 

Kimisi 15 Temmuz’da önceden beter günleri yaşadıklarını, kimisi Suriye’ye girişin iflasları başlattığını belirtirken kimisi ise bir yıldan fazladır durumun hiç iyiye gitmediğinden yakınır..

Ve şu anki durumun içine girilen bir bataklığın çamur izleri olduğunu asıl balçığın daha bulaşmadığını belirten esnaf ülke içinde yaşananlar yetmez gibi şimdi de sınır ötesi derken sağına, soluna bakar korkudan..

Çünkü eleştir mekanizmasını ihbarcılıkla hükumetin, sarayın kulağına gider korkusunu da yaşar siftah yapmaktan, işçi çıkarıp, ailece çalışmaya başlayan İstanbul’da ki esnaf..

Ve İstanbul’da olduğu gibi Kocaeli’nde, Trakya’da Ardahan’da aldığım haberlerden farksız, balçığa kapılmamaya çalışır, Suriye bataklığına adım adım gittiğimiz şu günlerde.. 


**Herşeyi Feto’ya Bağlamak.


**Fakir Yılmaz


En son daha kimlerin yaptığı belli olmayan Diyarbakır, Van, Şırnak, Elazığ’da ki patlatılan bombalar ile eylemleri yeniden tartışılmaya başlanan PKK’nın nasıl olup, durdurulacağını ve bunun yolunun neler olduğu konusunda ki fikir ve önerilerin tartışmaya bile cesaret edilemediği bir süreci yaşamaktayız..

Hükümetin ‘PKK’yı durduracak’ diye Hakkari ve Şırnak’ı İl rütbesini söküp, İlçe yapma gibi saçma, sapan yöntemlere başvurduğunu da izlediğimz şu günlerde asıl diğer bir konunun da PKK’nın eleştirelemez olduğuna kendilerini inandırıp, yaşananlara at gözlüğü ile bakan aydın, taraf ve kamuoyu olduğunu da belirtmekte fayda var..

‘PKK Ne yapsın, kardeşim’ diyerek bir taraftan barış isteyip, diğer taraftan da çatışmaları durduracak olan adımlara destek vermeyenlerin bu bakış ve anlayışını da hükümetin, ‘10 Bin Tim daha alacağız’ diyerek yaşananlara barışla değil, daha çok adam öldürecek yeni silahlı güçlerle bakmasından farklı değil..

Ve birde 15 Temmuz’dan bu yana artık gına getiren FETO kelimesine sığınıp, her yaşananı ona ve cemaatine bağlanmasıdır..

PKK ile Feto’nun yıllarca çatıştığını ve Doğu ve Güneydoğu’ya yerleşmeye çalışan Feto’un dershanelerinin PKK’ tarafından yakılıp, yıkıldığını sanki aynı hükümet aynı basın ve medya demedi gibi davranılan şu günlerde her yeni çatışmayı getirip, FETO Terör Örgütü denenlere bağlamakla ülke içinde yaşanan çatışma, kan ve göz yaşını durduracaklarını sananların asıl sorunun Kürt sorunu olduğunu saklamak istediği de diğer bir gerçektir..

Çünkü barışın, kardeşliğin Başkan Erdoğan’ın da ondan öncekilerinin de iktidarlarını devam etmek için zaman zaman kabul edip, zaman zamanda geri adım attıkları Kürt Sorunundan geçtiği de saklanmak istenen diğer bir gerçektir..

Bu nedenle bizlerin yıllarca dikkat çektiğimiz cemaatlerin ülke içinde ülke kurmaya çalışmasının ürünü olan 15 Temmuz’dan sonra FETO-PKK-YPG diyerek, İş-İT’i unutarak, unutturmak isteyerek kapatılamayacağını ve bunların hepsinin bir birinden ayrı konular olduğunu burada belirtmekte fayda var.

Çünkü bunları ‘Sorunun diğer bir çözümü de kısmı değil, Genel Af’tır’ diyen ben değil, Başkan Erdoğan’ın seçtiği yeni Askeri Danışmanı olan diyor..

Aynen şöyle diyor; ‘Bu sorunu, ‘Kürtlere Özerklik ve Federal Yapı’ çözer..’