31 Mart Yerel seçimlerinde Göle’de bir ilk yaşandı ve Tahtakıran Köyünde Suriye Karakoyun Göle’nin ilk Kadın Muhtarı seçilerek tarihe geçti.
Aynı zaman da CHP’den İstanbul Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un köyü olan Tahtakıran’ın ilk kadın muhtarı olan Suriye Karakoyun, ilçe tarihindeki yerini alırken Göle’de de kadınlar için örnek oldu. 1954 doğumlu olan Suriye Karakoyun ortaokul mezunu.
İlçede ilk defa bir kadının muhtar olduğunun altını çizen Suriye Karakoyun, “ilk çalışmam köyümüzün okuluna ana sınıfı oluşturmak. Bunun yanında köy içi kilit parke çalışması, hayvancılıkla uğraşan köylümüz İçin demirden ağıl, okul kaloriferi sisteminin yapılması, yayla su sorunu gibi birçok problemi çözeceğim. Köyüm İçin ne gerekirse yapacağım, bana oy veren veya vermeyen ayrımı yapmaksızın köylü vatandaşlarıma hak ettiği değeri vermeye hazırım. Ben bu yarışa kadın olarak girdim. İlginç tarafı yaşlı amcalarımızdan tutun kadın erkek, genç çocuk çoğu bana destek çıktı. Çok mutluyum. Seçimden sonra seçmenlerim kapıya kadar gelip muhtarlığımı kutladı. Bana oy veren, vermeyen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Ardahan’da daha önce Posof İlçesine bağlı Baykent Köyü’nde kadın muhtar adayı Özgül Önder ile Posof Merkez Mahallesi muhtarı Emine Vefa bir ilki gerçekleştirerek Posof’ta muhtar olmuşlardı.
Bozkurt: Hedefimiz 10 Bin Kişiye İş İmkanı Sağlamak..
31 MART Yerel Seçimlerinin sona ermesiyle resmi olmayan sonuçlara göre Esenyurt Belediyesi’ni kazanan CHP adayı, Ardahan Göll/Tahtakıran köylü Kemal Deniz Bozkurt açıklamalarda bulundu.
Bozkurt, ‘Esenyurt’taki başarı hikayemizi Esenyurt halkıyla yazdık. Halk bize inandı, güvendi’ diye konuştu.
‘ESENYURT’TA ÖNCELİĞİMİZ EĞİTİM OLACAK’
Esenyurt’ta var olan sorunları çözerken önceliği eğitime verdiklerini belirten Bozkurt, ‘Burada önceliğimiz eğitim olacak. Zira 65-70 kişilik sınıflarda okuyan öğrencilerimiz var. ‘Lise Kampüsü’ projemiz var. Bu projeyle birçok farklı branşta eğitim veren liseler tek bir kampüste toplanacak. Böylece, gençlerimiz kaynaşacak ve nitelikli eğitim alacak? dedi.
‘ESENYURT’TAKİ SURİYELİ SORUNUNU ÇÖZECEĞİZ’
Esenyurt’ta çok fazla Suriyeli’nin yaşadığına dikkat çeken Bozkurt, Suriyelilerle ilgili geliştirdikleri pek çok proje olduğunu ifade etti. Bozkurt, ‘Kayıtlara göre burada yaşayan Suriyeli vatandaş sayısı 40-50 bin civarı. Ancak, kayıt dışı burada yaşayan Suriyeli vatandaş sayısının 100-150 bin kişi olduğu düşünülüyor’ dedi.
‘TÜRK VATANDAŞLARINA UYGULANAN SİSTEMLER SURİYELİ VATANDAŞLARA UYGULANACAK’
Bozkurt, Suriyeli vatandaşların neden Esenyurt’ta yaşamayı tercih ettiklerini ise, şu sözlerle sıraladı:
‘Daha önce, ‘Suriyeliler buraya gelsin’ diye özel bir teşvik yapıldı. 2016 yılında belediye bütçesinden harcanarak 2 bin Suriyeli öğrencinin okuyabileceği okul yapıldı. Dolayısıyla o tarihten itibaren buraya akın etmeye başladılar. Tabi sonrasında belediyenin yardımları ile, ruhsatsız iş yeri açılmasına müsaade edildi. Suriyelilerin buraya gelişi arttı. Bu konularda daha disiplinli davranacağız. Yani; Türk vatandaşlarına ne uygulanıyorsa onlara da aynı şey uygulanacak. Bundan sonra Esenyurtlular gönül rahatlığıyla ben Esenyurtluyum diyebilecek.?
MAHALLE KONAKLARI, YEŞİL ALANLAR, NOSTALJİK TREN VE DAHA PEK ÇOK PROJE
Bozkurt, Esenyurt’ta gerçekleştirmeyi hedefledikleri projeleri şu sözlerle anlattı:
‘Esenyurt’a mahalle konakları kuracağız. Bu konaklarda muhtarın başkanlığında siyasi partilerin temsilcilerinin, sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin, kadın ve genç dernek başkanlarının temsilciliklerinin yer aldığı mahalle meclisleri olacak. Mahalle konağının altında katlı otopark, önünde ise meydan olacak. Düşük olan yeşil alan ortalamamızı yükselteceğiz. Normal kentlerde olması gereken 13 metrekare kişi başı yeşil alan, Esenyurt’ta maalesef 0,7 metrekare. Yani neredeyse 20’de 1’i. Bu kısa vadede bu yeşil alanların oranını mahallelerde arttırmamız çok mümkün değil. 4 milyon metrekarelik Haramidere bizim ıslah edebileceğimiz belki de tek yer. Bunu bitirdiğimizde kişi başı yeşil alanımız 5,2 metrekareye kadar çıkacak. Burası, aynı zamanda bir yaşam vadisi olacak. Bu vadi, Esenyurt halkının nefes alabileceği, değişik branşlarda spor faaliyetleri yapabileceği, bir gençlik merkezinin yer alacağı bir yer olacak. Nostaljik tramvay hattımız olacak, botanik bahçemiz olacak, piknik alanlarımız olacak. Her mahalleye mutlaka bir kreş mutlaka yapacağız. Var olan hastane sorunumuzu çözeceğiz ve 2 tane tıp merkezi yapacağız. Yapımı yarım kalan hastanemiz de tamamlanacak.’
‘HEDEFİMİZ YILDA 10 BİN KİŞİYE İŞ İMKANI SAĞLAMAK’
İşsizlik sorununu çözmek için çalışacaklarına da değinen Kemal Deniz Bozkurt, ‘İşsizlikle ilgili çok ciddi mücadele etmemiz lazım. Genç işsizlik oranımız çok yüksek. Türkiye‘nin sanayisinin önemli bir bölümü burada. Bu sanayiyle iş birliği içinde iş garantili meslek edindirme kursları açacağız. Bu kurslardan mezun olan arkadaşlarımız sanayide işe başlayacaklar. Hedefimiz yılda 10 bin kişiye iş imkanı sağlamak’ sözleriyle konuşmasını tamamladı.
**Seçimi yani Demokrasi sulandırmayın..
Bugün 50 yaşıma bastığımı bana his ettiren 3 Nisan..
Yani, Yerel Parlamento denenlerin seçildiği Mahalli İdareler Seçimlerinin yapılmasının üzerinde kaç gün geçmiş?..
Ve hala seçim sonuçlarının netleşmediği İstanbul dahil kaç İl, İlçe ve Belde var?..
Ve başta iktidar olmak üzere muhalefet tabi ki hantal bürokrasiden oluşun TSK ve sonuçların yalaka yaptığı hükumete ters olunca donduran, durduran Anadolu Ajansı..
Ülkenin asıl Bekası olan Demokrasinin gereği olan seçimler de çıkan sonuçları kabul etmek istemeyenlerin bir kaç ciddi şüpheler dışında adeta ‘formaliteden olsun, belki bizimkide dolsun’ diyerek hem gündemi hemde onca sorunla baş başa olan ülkeyi meşgul etmesinin yanında seçimi yani demokrasiyi sulandırma çabalarına şahit olmaktayız.
Bunun en bariz örneği anket şirketlerinin aylar, günler öncesi sonuçlarını tahmin ettiği seçimleri kabul etmeyen İstanbul’dan Ardahan’a kadar çıkacak sonuçlarını ve en önemlisi kendi hatalarını kabul etmeyenlerin yaptıkları formaliteden sonuçları değiştirmeyecek olan itirazlardır..
Örnek, İmamoğlu’nun kazandığı net olan İstanbul’da tesadüfen ve memur gibi atandıkları İl Başkanlığında kendini kral sanan ama ‘beni buraya kim atadı’ şaşkınlığını yaşayanların veya ondan Bin 600 kilo metre uzaklıkta ki Ardahan’ı sakal bırakarak, bir ellerini cebinde çıkarmayan, diğerinde kabadayı edasıyla teşbih çekip, seçim,kazanacaklarının sananların yaptıkları boş ve seçimi sulandırma itirazlardır..
İlk iş pılını, pırtısını toplayıp, istifa etmesi gereken bunların seçimleri kayıp eden asıl suçlu olduklarını saklama telaşı ile yaptıkları bu formalite itirazların bu ülkenin genel bekasını yani toplumu gerdiğini bilseler daha iyi olacaktır..
Ve yaptıkları yanlışlar dolaysıyla tesadüfen ve atmalarla geldikleri partilerin başında çekilseler hem ülke bekası için hemde hakimler meşguliyeti için en güzelini yapacaklar diye düşünüyorum.
Çünkü 31 Mart’tan bu yapılanlar seçimi ve demokrasiyi sallandırmaktan öte bir şey değil..