Habitat Derneği, TANAP Sosyal ve Çevresel Yatırım Programları´nın finansmanıyla hayata geçirileceği ileri sürülen Habitat Sosyo – Ekonomik Kalkınma Programı´nı kapsamında bölgeden alınan projelerin hiç birisinin kabul görmediği ortaya çıktı.
Alınan bilgilere göre Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi, TANAP, projesi yani Azerbaycan’ın Hazar Denizi’ndeki Şah Deniz 2 Gaz Sahası ve Hazar Denizi’nin güneyindeki diğer sahalarda üretilen doğal gazın öncelikle Türkiye’ye, ardından Avrupa’ya taşımayı hedeflerken Ardahan başta olmak üzer bölgede ki illerin kalkınması için ayrılan bütçe için istenen projelerin hiç birisinin kabul görmediği öğrenildi.
Türkiye Gürcistan sınırında Ardahan ili Posof ilçesi Türkgözü köyünden başlayarak Ardahan, Kars, Erzurum, Erzincan, Bayburt, Gümüşhane, Giresun, Sivas, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Ankara, Eskişehir, Bilecik, Kütahya, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Tekirdağ ve Edirne olmak üzere 20 ilden geçecek ve Yunanistan sınırında Edirne’nin İpsala ilçesinde son bulacak olan proje güzegahında bulunan kentlerin kalkıması için ayrıldığı ileri sürülen projelerin hiç birisinin kabul görmemesi Ardahan’da şok etkisi yarattı.
Bu noktadan, Avrupa ülkelerine doğal gaz aktaracak olan TAP Doğal Gaz Boru Hattı’na bağlanacaktır. Proje kapsamında Türkiye sınırları içerisinde biri Eskişehir ve diğeri Trakya’da olmak üzere, ulusal doğal gaz iletim şebekesine bağlantı için iki çıkış noktası yer alacaktır. TANAP Doğal Gaz Boru Hattı sistemi; 19 kilometresi Marmara Deniz geçişi olmak üzere toplam 1850 km ana hat ile Türkiye içerisindeki çıkış noktalarına olan bağlantı hatlarının işletmesinde kullanılmak üzere sayı ve nitelikleri aşağıda belirtilen yer üstü tesislerinden oluşmaktadır:
Alınan bilgilere göre Habitat Derneği, Azerbaycan´dan çıkarılan Doğalgazı Türkiye´ye ve Türkiye üzerinden Avrupa´ya taşıyacak olan Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi´nden (TANAP)´nın aldığı fon desteğiyle, Erzurum, Kars ve Ardahan´da, sosyal ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi hedefiyle bir kalkınma programı başlatığını bildirdikten sonra bölge insanı tarafından hazırlanan hiç bir projei kabu etmediği öğrenildi.
Habitat Sosyo – Ekonomik Kalkınma Programı, TANAP Boru Hattı güzergâhı üzerinde bulunan Ardahan, Kars ve Erzurum´da, sosyal ve ekonomik kalkınmanın desteklenmesi hedefiyle yaklaşık 122 köy, kasaba ve mahallede düzenlemiş ve bu yönde bölgede ki insanlara umut vermişti.
Sosyal, finansal becerilerin geliştirilmesine yönelik eğitimler ve mentörlük hizmetlerinin yanı sıra teknik destek yoluyla da bölgede kurulmuş olan mevcut kooperatiflerin güçlendirilmesi sağlanacağı, ynı zamanda yeni kooperatiflerin kurulması ile bölge halkının sosyo-ekonomik kalkınmasına katkıda bulunulması ve bu kapsamda 13 bin 500 kişiye ulaşılması hedeflenmişti.
Prof. ‘Havaalanına Gerek Yok’ Dedi, Ardahanlılar, ‘Havaalanına Gerek Var’ Dedi..
03/03/2018 Tarihli Haber
Yayın grubumuzun sürekli gündemde tuttuğu ‘Ardahan’a Havaalanı’ konusu bu kez tüm Ardahanllılarca yüksek sesle gündeme taşınmaya başladı.
Özellikle son günlerde Kars Havaalanında yaşanan aksaklıklar ardından dün bizlerin gündeme getirdiği havaalanı konusuna duyarsız kalan Ardahanlıların aklını başına getirdi.
Buna, Ardahan Üniversitesi Profesörlerinden Şeref Kılıç’ın kendisine ait sanal sayfada ele aldığı ve ‘Ardahan’a Havaalnı Gerek Yok’ dediği makalesi eklenince Ardahlılar bir kez daha ayağa kalktı ve Prof’un ‘Gerek yok ‘ dediği havaalanına ‘Gerek var’ dediler.
Prof. Kılıç’ın yazısında havalanın tarım arazilerine zarar vereceğini belirtmesi ve ‘Ardahan’a havalanı gereksiz’ demesi üzerine tepkilerini ortaya koyan bir çok Ardahanlılar ‘Hoca sen işine bak’ diyerek hocayı topa tuttukları görülürken Ardahan’a havalanın şart olduğunu belirttiler.

**ARDAFED İstanbul’da Kampanya Başlatacak..
Başta AK Parti Ardahan Milletvekili olmak üzere iktidarı temsil eden siyasiler, iktidara taranmaya çalışan bürokratlar dışında tüm Ardahanlıların yüksek sesle istedikler Ardahan’a Havaalanı için çağrılarını sürdüren Ardahanlılar bu yönde yeniden kampanya açacaklar.
Ardahan Esnaf ve Sanatkarlar Odası başkanı Mustafa Morkoç’un yanı sıra Ardahanlı gazetecilerinde büyük destek verdiği ‘Ardahan’a Havaalanı’ istemine ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ oluşturma yolunda çalışmalarını sürdüren Ardahan dernekler Federasyonunda gündeminde.
Daha önce bir çok kez konuyu gündeme taşıyan ARDAFED Ardahan’a Havaalanı yapılması istemini ülkenin en büyük kenti İstanbul’a taşımaya karar aldığı da alınan diğer bilg,ler arasında oldu.
Gazeteci Değil Hepsi Birer Savaş Uzmanı..
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Son olarak dün akşam gelen yeni şehit haberleri bir kez daha yürekleri yakarken televizyon kanallarının bu haberi veriş şekli dikkatimi çekiyordu..
Çünkü günlerdir ekranlarını savaşa, savaş taktiğine çevirmiş olan televizyonların gelen 8 şehit haberini ‘son dakika’ olarak verirken ekranlarında ya erken seçim tartışmaları yada diziler vardı..
Yani günlerce savaş tam tamları çalıp, askeri, polisi sınır ötesine gönderen daha sonra normale dönen televizyon kanalları gelen şehit haberlerini ‘son dakika’ logosu altında normal bir habermişcesine gibi alt geçişle veriyordu..
Çünkü ellerine aldıkları çubuklarla, bidonlarda yaktıkları ateşler eşliğine sınıra yakın bir yerde canlı yayınla savaş tam tam tamlığı ve baronluğu yapan aynı tv kanalların zavallılıkları da ortaya çıkıyordu..
Bunun en son örneği Genelkurmayın bile ‘büyük bir çatışma yaşanıyor’ diyerek verdiği şehit haberlerine tereddütle, hatta inanmakta zorlanan ve imkan olsa, toplum baskısı olmazsa haberini bile vermekten kaçınan bir medya ve basının var karşımızda..
Yani bir taraftan savaş tam tamlığı yapan diğer yandan yaşananları bol savaşlı diziler ile gizlemeye çalışan bir medya ve basının çalışanlarının gazeteci değil, hepsi birer savaş uzmanı gazeteciler ile Afrin Operasyonun izliyoruz.
Evet, bu durumunun yaşandığı ülkemde gazeteciliğin nasıl yerlerde süründüğü ve gazetecilikten ziyade hükümetin politikalarını yayınlayan birer kanal haline gelen medya ve basının her dakika bir bakanın açıklamasını canlı verip, cumhurbaşkanı ve başbakana saatler ayırırken şehit haberlerini Genelkurmay’da resmi bir açıklama gelmesini saatlerce bekledikten sonra kısa ve normal bir habermiş gibi alt kayışla verip, geçiştirir ülkemde..
Öte yandan gazeteci değil, bayan muhabirler dâhil hepsi birer savaş uzmanı olan gazetecilerin eşliğinde izlemeye devam ettiğimiz son operasyonunu yurt dışı gezisine çıkan Cumhurbaşkanı da değerlendiriyordu..
Karşısında bir ejderha olduğunu ve yaralı bırakılmaması gerektiğini anlayan Cumhurbaşkanının bu yönde ki ısrarının ne kadar süreceğini de kestiremediğimiz şu günlerde Suriye’de uygulanması gereken bir aylık ateşkesin Afrin Operasyonunun yapıldığı alanı da kapsayıp, kapsamadığını da tartışıyoruz.
Doğu Guta’nın Rus ve Suriye Uçakları ile yerle bir edildiği, Afrin ‘şimdilik’ topçu atışları ile Suriye’nin genelinin delik deşik olduğu bir ülke de bir aylık bir ateşkesin bile tartışmalar arasında kesilmediği ve insanların neden öldüğü de hala anlaşılmayan bu süreçte gazeteciliği bırakıp, savaş uzmanlığına kesilenler başta olmak üzere her inanın diyenin bu anlamsız savaşa ve savaşlara ara vermektense artık dur demesi gerekmez mi?
Bilmem ama savaşın hep yürekleri yaktığı, anaları ağlattığını gelen yeni şehit haberleri ile bir kez daha anlamak ve barışı istemek için sesimizi yükseltmemiz gerekir derim..
|