Taştan: Memleketin Arşivini çöp eden bu hanımefendi memleket sevdalısı mıdır?

‘20 yıllık emek birikim ve arşivini çöp eden bu hanımefendi Ardahan sevdalısı öyle mi? Sözüm ona ‘ben avukattım işimi yapıyorum’ diyen bu hanımefendinin ülkeye bile sığamamış kardeşine ve iddia edilen sahte hesaplarla insanların ailesine şahsına hakaret ettirmesi hukuk kurallarına uygun mudur?’ diye soran Taştan’ın yazılı açıklaması şöyle;


 


Sevgili Dostlar Kıymetli Ardahanlılar

Kentimizi meşgul eden özellikle kapalı otopark üzerinden yürüyen ülkemizde nadir görülen projesi belli olamayan bir konu üzerinden yapılan tartışmalar üzerine bende geçmişte şahit olduğum bazı konular başta olmak üzere birkaç konuya değinmek isterim.

Birincisi bazı sebeplerden dolayı yaşadıkları doğup büyüdükleri serhat kentimizden giden hemşerilerimizin konuya olan ilgisi yani yıllardır bu kenttin hiç bir aşamasında olmayan çocuğunu torununu kendini doğup büyüdüğü topraklara yıllarca getirmeyen bu kenttin olumlu olumsuz hiçbir konusunda bulunmayan ama projesi bile olamayan bir konu üzerinden eleştiri yağdıran oda yetmedi bulundukları şehirlerde ilçelerde kentlerde mevcut belediyelerle nasıl iletişime geçer iş yer yada farklı şeyler kaparız diye sabah akşam kulis yapan hemşerilerimiz her yıl göç veren esnafının zor şartlarda ayakta kaldığı bu kentte rantta yer açılıyor diye sadece sosyal medyadan yazıp STK’ları ilgili kurumları göreve çağırmaları bu kenttin yaşayan insanlarının o sağlam yüreğine soruyorum çelişkili bir mesele değil mi?

İkincisi en önemlisi memleket sever avukatına yıl 2012 ilimizin en köklü derneklerinden biri Ardahan’ı Tanıtma ve güzelleştirme derneğini dönemin başkanı Şefik Alpaslan abiden bu memleket için her türlü fedakarlığı yapacak olan 7 arkadaşımla teslim aldık derneğin bir ofisi olamadığı için 20 yıllık dernek birikimini bu avukat hanımefendinin ofisine emanet ettiklerini öğrendik ve arkadaşlarımla yeni tutuğumuz dernek ofisine taşımak için hanımefendinin ofisine gittik.

Ve şok olduk 1992 de Ardahan’ı il yapma sürecine en büyük katkıyı sunmuş kurucu başkanlığını ve şuan onursal başkanı olan Emin AZERİ ve arkadaşlarının 20 yıllık arşiv ve birikimleri bu hanımefendinin balkonunda çöp olmuş kurtlanmış yok edilmiş.

O emeğe birikime olan saygımızdan belediyeye ait traktöre 20 yıllık birikimi attık ve çöpe gönderdik yanımda olan arkadaşlarımdan biri aktif siyasette olduğu için ismini vermek istemem ama gönüllü Hakan Şirin kardeşiminde şahit olduğunu söylemek isterim .

Şimdi siyasi ikbali için böyle köklü bir derneği araç olarak kullanan sonra olamayınca 20 yıllık emek birikim ve arşivini çöp eden bu hanımefendi Ardahan sevdalısı öyle mi? Sözüm ona ben avukattım işimi yapıyorum diyen bu hanımefendinin ülkeye bile sığamamış kardeşine ve iddia edilen sahte hesaplarla insanların ailesine şahsına hakaret ettirmesi hukuk kurallarına uygun mudur?

Kamuoyunun takdirine bırakıyorum.


Ardahan Kent Konseyi Başkanı


Burak Taştan



BEN BAŞKANIN YANINDAYIM..



Ülkenin en büyük metropolü olan İstanbul’un İmar Komisyonu ve Anıtlar Kurulu gibi engellere takılıp, yenilenmediğini aslında dev bir gecekondu kenti olan ve yaşanabilecek bir depremle petrol zengini İran’ın kerpiç  evleri gibi yerle bir olacağı yönünde ele aldığım, ‘Yoksul Sarıyer ve İmamoğlu’nun işi zor’ adlı iki yorumum ardından geldiğim Ardahan’da bazı şovmenlerin sözde çevreci kesilip, benim de aralarında olduğum ileri sürülen bazı gazeteci ve şahıslara ambargo koyduğu iddia edilen Ardahan’ın CHP’li Belediye Başkanının kente yenilikler katmak iddiasıyla  yaptığı çalışmaları engelleme girişimleri içinde olduğuna şahit oldum.


Aslında eski ve bayatlamış bir konu olan ama birilerinin gazı ile bir türlü ne yeşil alan ne de başka bir yöntem ile bir türlü yenilenemeyen ve harabe halinde olan şehir merkezindeki Milli Egemenlik Parkının imara açılması konusunun yeniden ısıtılıp, siyasi rant peşinde olanlara bir kez daha rastlarken seçimler öncesi benim bunlara başından beri karşı olduğumu ama verdiğimiz mücadele ardından yorucu ve geç de olsa şu an postalanan zamanın İl Başkanının gizli anlaşmaları ile CHP’nin listesine konulan ama onların da gerçek yüzü anlaşılınca kovuldukları sözde HDP’lilerin oyları ile seçilen iki kişinin de artık eskimiş olan bu filmin baş artistleri olma çabalarını görüyordum.


Yani çoğu CHP’li olanların AK Partili Belediye zamanında karşı çıktığı, hatta mevcut İl Başkanı Yalçın Taştan’ın başını çektiği bir eylemle ağaçların kesilmesinin engellendiği ama bu gün tam tersi bu konu başta olmak üzere bir çok konuda sus-pus olan AK Partililerin sahip çıkması gerekirken yine CHP tarafından karşı çıkılan ve İmar’a açılması düşünülen Ardahan Merkezdeki Milli Egemenlik Parkının adının değiştirilmeye çalışıldığı, ağaçlar kesilip, altına kapalı otopark, içine de tuvalet yapılırken ve bu yaşananları bürosunun penceresinden izleyenlerin bu gün sözde çevreci kesilmeleri karşısında  daha fazla sessiz kalamayacağım ve  bu konuda nerede olduğumu duyuracağım..


Zira İstanbul’daki durum gibi bir çok konuda bu tipler yüzünden çözüm bulunamadığı ve  bunların bu saçma, gereksiz, şov olsun diye yaptıklarının tek adam diktatörlüğü denen başkanlık sistemini millete kabul ettirdiğini düşünenlerdenim..


Evet, yeşili koruyalım ama yapılmayanlar yüzünden boşalmaya devam eden kentin yenilenmeye, yeni yatırımlara muhtaç olduğunu da bilen biri olarak başta bu tür saçmalıklar, bürokratik engellemeler yüzünden bu kentin olduğu gibi İstanbul ve ülkenin İmar Komisyonları, Anıtlar Kurulu, çime basan Yeşil alancı , çöpleri dışarı atan Çevreciler gibi tipler yüzünden yenilenmediğini de kabul etmek gerekir..


Ve kentin ortasında bulunan ve 4 tarafı duvarlar ve demir korkuluklarla kapatılan Ardahan Milli Egemenlik Parkının İnönü caddesini başta olmak üzere Atatürk caddesini, Kongre caddesinin başlangıcını  kim ve ne zaman Ardahan’da vali olduğu tam bilinmeyen ama adı caddeye verilen yani Vali Hurşit Bey caddesini ölü ve çıkılmaz konuma soktuğunu da hesaba katmak gerekir ve CHP’li belediye Başkanının bu duvarları yıkıp, etrafına Türk, Kürt, Ermeni, Gürcü, Rus yerleşim kültürüyle yeni bir imar ve mimari proje ile yapılacak nezih ve güzel dükkanlar ile bu kentte 100 insanın iş yeri sahip olması sağlanır, o kişilere ekmek kapısı açılır. Kentimizin güzelleşmesi açısından başkan Faruk Demir’in imara açmak istediği bu alana yönelik bir planı, projesi varsa yanında olduğumu burada ilan ediyorum..


Ve bu park denilen ama bana göre şehrin ortasında adeta ölülerin olmadığı mezarlık görüntüsünde olan burayı gerçek anlamda park yapmak için etrafının yukarıda bahsettiğim gibi  güzel bir mimari projeyle iş yerlerine imara açmak, bunu yaparken de, ‘Yap/İşlet/Devret ya da Yine Kirala’ modeli ortaya konulup, belediyeye gelir sağlanmış olabilir..


Yani belediye burayı imara açmalı ve bu imar projesini kendisi hazırlamalı  önce  yerel gazeteler ve kitapçıklarla reklamı yapılmalı,sonra büyük bir salonda bu konu halkımıza anlatılmalı,  onlardan alınacak onayla Milli Egemenlik Parkının içine edilmesi için wc değil, ortası gerçek bir yeşil alan etrafına ise 4 caddeyi olduğu gibi kenti canlandıracak olan güzel bir proje ile kadınlarımızın boynunda ve kolunda   parlayan değerli ziynetleri gibi süsleyecek ve Ardahanımız daha da güzelleşecektir. Halkın bu konuda  destek verdiğini gören bu küçük grup, sanal kalemşörler susacağı gibi şehri değiştireceğini iddia edip, bir şeyler yapma gayreti içinde olan ve A takımını arayıp, yanında olduğumu hala anlamayan beni ve onları dinleme gereği bile duymayan Faruk Demir başkan da halktan onay alacaktır derim..


Ve B olan bir iki sahte partiliye de muhtaç kalmayacaktır..


Ha unutmadan erinmeden yazımı ve başkanın yanında nasıl olacağımı anlatan projeyi önce beyaz bir sayfaya çizip sonra da bana göre bir mimarı bile geride bırakacak olan ve anlattığımı anında çizerek sanatını eserleri ile ortaya koyan arkadaşım grafik ustası Osman Baytöre’ye anlattım ve oda yazımı ve anlatmak istediğimi yapıp, bana attı belki başkan ve siz anlarsınız diye yazıma ekledim..


İşte o anlatmak istediğim yazımın hayali grafiği..



Grafik: Osman Baytöre


 


YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


*Arşiv Haber 12/02/2019 Tarihli Haber


Geçmişte CHP’den aday olduğu dönemde şimdiki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan ve akrabalarının kendisine oy vermediğini ileri süren İYİ Parti Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, “Yalçın Taştan o zaman benim aleyhime çalıştı, kendisi ve akrabaları bana oy vermedi. Şimdi kalkmış ‘CHP ile İYİ Parti arasında centilmenlik anlaşması var’ diyor’ dedi.


İYİ Parti Ardahan Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, projelerini basın aracılığıyla duyurdu.  


İl Başkanı Sebahattin Sarıçam, Kurucu Başkan Taşkın Polat ve İYİ Partili birçok ismin katıldığı toplantıda İYİ Partililer, Belediye Başkan adayları Mete Özdemir’e tam destek verdiklerini dile getirdiler. Ardahan’da Belediye Başkan adayı olan kişiler arasında proje yapabilecek tek adayın kendisinin olduğunu, bilgi birikime sahip tek adayın kendi şahsı olduğunu belirten Belediye Başkan Adayı Mete Özdemir, diğer başkan adaylarının bu vasfa sahip olmayıp, projeden anlamayan bilgi birikimden uzak adaylar olduğuna işaret etti.


BEN MÜHENDİSİM, PROJEDEN BEN ANLARIM!


Ardahan’da hiçbir partiye zarar vermek için gelmediğini, İYİ Parti Başkan adayı olarak herkesin oyuna talip olduğunu dile getiren Özdemir, “ Bildiğiniz gibi CHP’den aday adayı oldum. Ama parti yanlış bir seçim yaptı, beni değil, Ardahan’la alakası olmayan bir ismi aday gösterdi. Bu yüzden İyi Parti’den gelen teklifi kabul ettim. Hedefim bir mühendis gözüyle Ardahan şehrini projelerle donatmaktır. Benim gibi kaliteli bir aday daha Ardahan’da yoktur. Ben projelerimle bizzat işin başında olarak gerçekleştirebilecek güce ve kudrete sahibim. Seçim zamanı CHP benim ne yapacağımı görecektir. Ardahan’da taban beni istiyor. Bu yüzden ciddi bir oy alıp seçimi kazanacağım. Her zaman Atatürk İlke ve İnkılâplarına bağlı olarak Cumhuriyet’e inanmış biri olarak bu yoldan Mustafa Kemal’in yolundan geri dönmeyeceğim. Ardahan’da ciddi bir aday boşluğu var, bu boşluğu ben dolduruyorum. Benim dışında kimse Ardahan’a fazla bir şey yapamaz. Ardahan halkının yeni bir isme şuan ihtiyacı var, bir boşluk mevcut, o boşluğu biz dolduracağız. Halkın beklentisi de bu yönde olduğunu düşünüyorum” dedi.


YALÇIN TAŞTAN BANA OY VERMEDİ


Geçmişte CHP’den aday olduğu dönemde şimdiki CHP İl Başkanı Yalçın Taştan ve akrabalarının kendisine oy vermediğini söyleyen Özdemir, “Yalçın Taştan o zaman benim aleyhime çalıştı, kendisi ve akrabaları bana oy vermedi. Şimdi kalkmış ‘CHP ile İYİ Parti arasında centilmenlik anlaşması var’ deyip bizden aday olanı gösteremezsiniz diyor. Biz de diyoruz ki biz adayız kimse için çekilmeyiz. Partimizin de böyle inisiyatif alacağını düşünmüyorum. Bir de diyorlar ki Mete Özdemir 2014 yılında CHP’den aday olduğunda onun karşısına hiçbir CHP aday adayı çıkmadı. Şimdi niye Mete Bey CHP’nin adayı karşısında aday adayı oluyor? Ben de diyorum ki o zaman cesareti olsalardı onlar da benim karşıma o zaman aday olsalardı, demek ki cesaretleri yokmuş” ifadelerine yer verdi.


PROJELERİNİ SIRALADI


Projeleri konusuna temas eden Başkan Adayı Özdemir, “Kura Nehri’ni yapay bir göl haline getirerek yazın kano, kışın ise paten alanı oluşturacağız. Gençlere yönelik sosyal ve kültürel alanları oluşturarak kültür merkezileri oluşturacağız. İçme suyu şişeleme tesisi kurulup pazarlanmasını sağlanacak. Şehirlerarası otobüs terminali kurulacak. İhtiyaç sahibi gençlere burs imkânı sağlayacağız. 18. Madde uygulaması ile ilgili düzenleme yapıp mağduriyetleri gidereceğiz. Hasan Sabri Kışlasının yeri Atatürk Meydanı ve park yapılacak. Şehrin çeşitli yerlerine şehir tuvaletleri yapılacak. Çocuk bakım evleri, yaşam merkezleri, Gaziler ve Şehit yakınları için özel mekânlar, spor kulüplerine maddi destekler sağlanacaktır. Bunun yanında cadde ve sokak iyileştirme çalışmaları ile kaldırım ve refüj düzenlemeleri yapılacak. Kongre caddesi genişletilecek. İlin sorunlarının çözümü için vatandaşın istek ve taleplerini dinlemek için çözüm masaları oluşturup, halkı dinleyeceğiz” açıklamasında bulundu.


TAŞKIN POLAT: METE ÖZDEMİR ARANAN ADAYDIR


Toplantıda bir açıklamada bulunan İYİ Parti Ardahan Kurucu İl Başkanı Taşkın Polat, adayları Mete Özdemir’in Ardahan’da her partinin aradığı, takdir ettiği bir aday olduğunu, her partinin Özdemir’i kendi partisinde görmek istediğini ve Belediye Başkan adaylarının aranan bir aday olduğunu söyledi.


Mete Özdemir’in birçok partiden aday olmasını da değerlendiren Polat, “Mete Bey’e kendi istemese bile partiler gel bizim adayımız ol demişler. Dolayısıyla Mete Özdemir de birçok partide Belediye Başkan adayı olmuştur. Çünkü Mete Bey her parti için aranan bir adaydır. Bu vasıflara sahip olmasından dolayı partiler kendilerine teveccühte bulunmuşlardır. Şu anda da bizim adayımızdır. Ardahan’da İnşallah İYİ Parti olarak bu seçimi kazanacağız” dedi.



**Doğulular, Kürtler ve Suriyeliler..


12 Maddelik seçim bildirgesiyle, 11 Maddelik seçim bildirgesi yayınlayan Cumhur İttifak’na cevap veren Millet İttifakının baş aktörü CHP’nin de sık sık dile getirdiği ve ülkelerine gönderilmesi gerektiğine dikkat çektiği Suriyeliler yine olay oldu.


Tam da benim CHP’nin İBB Adayı Ekrem İmamoğlu ile görüşüp, 98. Yıl Dönümünü kutlayacağımız Ardahan’ın gecesine davet edip, döndüğüm Esenyurt’ta..


Gece saatleriydi.. Gelen görüntülü haber ile Suriyeliler ile Esenyurrtluların karşı karşıya geldiğini ve olayın çok büyük olduğunu bana anlatan habere bakıp, izlerken aklıma Ay Çiçekleri ile süslü Esenyurt dönemleri geldi.


Çünkü, başta 12 Eylül Cuntasını yaptıktan sonra kışın ortasında Ardahan’a gelip, düzenlediği miting’te üşüyüp, ‘Ya kardeşim burada yaşanır mı?’ dedikten hemen sonra Doğu’da yaşanamayacağına karar kılan ve hala devam eden göç olgusunu başlatıp, İstanbul’a gelip, Ay Çiçekli Esenyurt’u gece kondu kültürü ile adeta işgal eden biz doğuluların sonra da Kürt olarak dışlanmalarını hatırlıyordum..


Yani dün Doğu’dan gelip, Kürt olarak dışlanan bizlerin durumunu ortaya koyan aynı durum bu kez Suriyelilere yaşatılıyordu..


Evet, bugün sayıları 4 milyonu bulduğu ve seçimlerde oy kullandırılacağı iddia edilen Suriyeliler ile bazı Esenyurtluların kavgasını büyütüp, proveke etmek isteyenler dün de biz doğululara, Kürt diye dışlayanlar bu kez de Suriyelilere karşı ortaya koydukları oyunu sergili yordular..


Ve dün doğulu ardından Kürt dediklerinin düğünlerini mana edip, kavgalar çıkaranların da aslında birer Suriyeli olduklarını unutuyordular..


Çünkü dün Doğulu ardından Kürtler diyerek insnları dışlayanların kendileri de Esenyurt başta olmak üzere İstanbul’u göç adı altında işgal edip, talan ettiklerini ama adına da ‘Ya kardeşim ne alaka bizim ülke değil mi?’ diyerek gecekondu adı altında yaptıklarının üstünü kapatıyordurlar.


Kısacası ‘Yapmayın’ beyler deyip, dönen dünyanın üzerinde hep hareket halinde bulunan insanların doğuştan bu yana göç olgusu ile dün Doğulu, Kürt bugün Suriyeli olarak, dolaşıp döndüğünü ve kendisine yurt aradığını unutmayın lütfen.


Ve yaşanan onca olay ve gelişme ardından adeta birer göçmen kuşu olan insanları Doğulu, Kürt yada Suriyeli, olarak bölmeye, proveke yoluyla terörize edip dışlamayın ve onlarla yaşamayı öğrenin.. Öğrenin ki birlikte yaşamanın kültür olduğunu, geleneklerin, göreneklerin renk olduğunu anlayın..


Şahsen benim insan olarak gördüğüm hatta canlı olarak his ettiğim herkesin dünyası olan bu dünyada çatışmadan, kavgadan bir hayrı gelmeyeceğinin hepimiz anlarsak, insanların olduğu gibi bu kışta aç kalıp, cadde ve sokakları dolduran köpekler başta olmak üzere tüm canlıların, kavimlerin dünyası olduğunu anlarız durmadan dönüp, aynı yere gelen şu fani dünyada..