İki haftalık eğitimde trafik ve çevre bilgisi, trafik psikolojisi, trafik adabı, ilk yardım, ve iletişim konuları işlendi.
Konu hakkında bir açıklama yapan Tay Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Karatay Eğitim programımızı 4 eğitimci arkadaş ile gerçekleştirip, % 90 katılım sağlatarak verimli bir şekilde bitirdik eğitime katılan zabıta görevlileri içinde ehliyetli oranı fazla olmakla birlikte ehliyeti olmayan görevli arkadaşların olması da verilen eğitimin genel bilgiler noktasında önem kazanmıştır. Zaman zaman trafik kurallarını bilen arkadaşların bize iletişim ve psikolojik eğitim verin talepleri ile karşı karşıya kalmış bu istekler karşısında ortak bilgiler verilmeye çalışılmıştır.
Gelen talep istekler özellikle ehliyetli olan sadece trafik biriminde görev alacak arkadaşlara trafik zabıta biriminin hukuki alt yapısı, psikoteknik değerlendirme raporu, iletişim eğitimi, trafik kuralları daha derin bir şekilde ve trafik adabı ağırlıklı bir eğitimin olması gerektiği fikri ortaya çıkmıştır.
Tay sürücü okulları olarak uygun görmeniz halinde ESENYURT BELEDİYESİ bünyesinde çalışan tüm sürücülerin hem teorik hem uygulamalı bir eğitime tabi tutulması çok önemli bir konudur.
Belediyemiz bünyesinde görev yapan sürücülerin halkla iletişim kurarken kuralları bilmesi ve uygulaması aynı zamanda ESENYURT a iyi bir imaj katacaktır kanaatindeyiz.
Yine uygun görmeniz halinde ESENYURT ilçesinde görev yapan tüm okul servis sürücüleri, taksi sürücüleri, dolmuş sürücüleri, sivil toplum örgütü başkanları ve muhtarlarımıza bu eğitimleri vermek devletimizin açıkladığı trafikte %100 yaşam 2030 yılına kadar trafikte sıfır ölüm projesine ESENYURT tan anlamlı bir katkı ve değer katacağımızı düşünüyoruz. İlçe Milli eğitim Müdürlüğünü ve tüm stkları da işin içine katarak ESENYURT ta önemli bir sinerji yaratabiliriz.
Son yaptığımız zabıta eğitim proğramı bir başlangıç olup verimli bir çalışma olduğunu belirtmek isteriz. Bu duygu ve düşünceler ile başta sn Belediye Başkanımız olmak üzere tüm ilgili birim başkan yardımcısı ve müdürlüklere çok teşekkür ediyor saygılar sunuyoruz.’ dedi.

Ve Trupm’un attığı twit füzeleri ardından gerçek füzeler de geldi..
ABD ve birlikte hareket ettiği ülkeler tarafından Suriye yeniden vuruldu.
Dünyanın büyük merakla beklediği füzelerin atılmasının ardından yapılan en önemli açıklamalardan birinin Rusya’nın yanına yer aldığı söylenen Türkiye’nin açıklaması oldu.
Cumhurbaşkanlığı sözcüsünün kanalıyla yapılan açıklamaya baktığımızda, Türkiye’nin bu son harekâta da bir taraftan YPG’yi desteklediğini ileri sürdüğü bu nedenle kızdığı ama diğer yandan da müttefikimiz dediği ülkelerin yanında yer alarak ‘Harekâtı destekliyoruz’ şeklinde ki destek açıklamasıydı.
Ve çokta memnun gibiydi..
Bu memnuniyetinin en büyük nedenlerinden birisinin de harekatın borsaların kapanmasından sonra bir tatil gecesinde yapılmasıydı..
Yani Trump’un twit ile atacağını söylediği ardından da İngiltere başta olmak üzere yanına aldığı batı ülkeleri ile birlikte Suriye’ye salladığı gerçek füzeler Türkiye’nin ekonomisinin etkilemeyen bir gecede yapılmasıydı..
Yani telefon görüşmelerin de ‘Suriye’yi vurma’ denilmediği, ‘Vuracaksan hiç değilse borsa kapandıktan sonra vur’ denildiğini de anlamaktayız.
ABD’nin dediğinin yaptığı,
Rusya’nın çokta etkili olmadığı görülen harekâtı açıklamalarla geçiştirip,
Trump’un füzelerini denemesine müsaade ettiği,
Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinin tedirginliğinin giderildiği,
Bir operasyon olan bu sözde operasyon,
‘Düşman al sana bomba’ denilerek sona ermiştir..
Bundan sonrası bol bol toplantılar ve yoksul halkların ekonomisinin üzerinde ki dolar etkisi dışında artık hiç bir etkisi kalmayan sözlü atışmalarda..
Ve 3. Dünya harbi çıkacak diye korkanların bu korkusunun boşa olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır.
Haydi şimdi herkes işinin başına..
Ha bu arada unutmadan operasyonun en dikkat çekici diğer önemli bir konusu da demokrasinin en iyi şekilde yerleşmiş ülkesi denen İngiltere başbakanının da Trump, Putin ve diğerleri gibi kendi başına hem de meclise sormadan, karar almadan ‘Başkomutan’ edasıyla emir verdiğini gördük..
Tek fark askeri kamuflaj giymeden..
Yani dönem meclisi, kamuoyunu takmadan kendi başlarına karar alan başkanlar dönemi Avrupa’da da başlamış oldu..
Bu durum demokrasi ile yönetildiği ileri sürülen Avrupa’yı da sallar mı onu da önümüzde ki günlerde hep birlikte göreceğiz.