Sıra sana gelecek Sayın Taştan!..
Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Örgütünün mevcut CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından görevden alındığı bizzat kongresi yaklaşan CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından açıklanırken görevden alınan İlçe Başlkanı ile yönetiminin yerine yine dah önce Yalçın Taştan tarafından görevden el çektirilen ismin geri getirleceği iddiaları, ‘Yalçın Taştan kendi yeriyle oynuyor’ yorumlarını gündeme taşırken bunun asıl hedefinin milletvekili seçimleri öncesi CHP’li Belediye Başkanının ince hesapları olduğu ve bu bizzat Taştan’a yaptırılıp, Taştan’ın hedef edildiği operasyondan sonra sıranın Taştan’a geleceğide iddia edilmekte.
Görevden el çektirilen CHP Merkez İlçe Başkanı ve yönetiminin yerşne atanacağı ileri sürülen HDP ve Kominist Parti uyumulu şahsın da kendisini görevden alan Taştan’ı göndermek için pusuda yattığını ileri süren CHP’liler bu hesapları yapamayanlar yarın bunun bedelini ağır ödediklerinden işin işten geçtiğini heç anlayacaklar diyerek Yalçın Taştan’ı uyardılar.
Merkez İlçe: Görevimizin başındayız
Cumhuriyet Halk Partisi Ardahan Merkez İlçe Örgütünün CHP İl Başkanı Yalçın Taştan tarafından görevden alındığı ileri sürülürken, Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel konu ile ilgili açıklama yaptı.
CHP Genel Merkezi tarafından kendilerine har hangi bir tebliğin yapılmadığını açıklayan Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel, Genel Merkezin dışında alınan hiçbir kararın hükmün olmadığını söyledi.
Temel: “Önümüzdeki ay yapılacak olan ilçe kongrelerinde aday olsak ta olmasak ta tüm kadromuzla partimizin tüzüğü neyi emrediyorsa her şeyi usulüne uygun bir şekilde uygulayacağız. Sandıklarımızı da koyacağız, delege seçimimizi de yapacağız. Merkez ilçe kongresinde kim aday olursa demokrasi gereği delegemiz kimi teveccüh gösterip seçerse hepimiz saygı duyacağız. Sandıkla geldik sandıkla gideriz” dedi.
Görevde bulunduğu süre zarfından iki genel ve bir yerel seçim olmak üzere 3 seçimde büyük başarının yakalandığına dikkat çeken Temel, kamuoyunda çıkan iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve görevinin başında olduğunu söyledi.
CHP’de isimlerin hiçbir öneminin olmadığının altını çizen CHP Merkez İlçe Başkanı Vedat Temel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu partiye atadan emek veren insanlarız. Ailece CHP’liyiz. Bu partinin dün olduğu gibi bugün ve yarında her zaman emrinde olacağız. Partimizin, Genel Başkanımızın emrinde yanında olduğumuzu herkes biliyor. Biz göreve geldikten sonra 3 seçim yaşadık. Girdiğimiz seçimlerde Merkez İlçe olarak büyük başarı yakaldık. 30 yıldır alınamayan belediyeyi bu örgüt aldı. Bu örgüt geldikten sonra kaybettiği hiçbir seçim yoktur. Üye konusunda ciddi çalışmalar yaparak üye sayımızı arttırdık. Belediyeyi almamızda hem doğru adayla hem de doğru seçim stratejisiyle seçimi kazandık. Bunların en önemli sebebi de partiyi ayrıştırmadan, kırmadan, dökmeden bir arada tutarak başarıyı getirdik. Hiç kimse hiçbir şüpheye, tereddütte kapılmasın biz görevimizin başındayız. Olsak ta olmasak ta biz partiliyiz, bizim için koltuklar gelip geçicidir Cumhuriyet Halk Partisi kalıcıdır. Partimizin her zaman yanındayız.”
Aslında, ‘Orospu kırmızı’ adlı o kitabı elime üçüncü alışımdı..
Hitlerin Almanya’sından tutun, İstanbul’un Lale devrindeki savaş anlarında meyhanelerde kadınlık adı altında zevki sefa yapanları anlatan bu kitabı niye bir daha elime almış ve niye gözden geçirmiştim, bilmem ama kitabın kapağına baktığınızda bir kez daha okuyasınız geliyor..
Çünkü kapağı hazırlayan grafikçinin o kitabı çok iyi okuduğunu belki de aynı duyguları, yaşadığı anları yani ‘Orospu kırmızı’ adlı kitapta yaşananları o da yaşamıştı sanki..
Umay Umay’ın ele aldığı ve bu gün tükenen kitabının arka kapağında, ‘Yanlış bu sözcükler. Yanlış bu dokunuşlar. Yanlış bir anlaşılma isteği. Bütün gün boğazıma çıkıp inen sözcükler…
Ne demek gerek bilmiyorum, ama tükenmiş olan bir kitaptan bahsederken kimi ve neyi anlatmak istediğimi de ben bile anlamadım, orospucukların anlatılamadığı bir toplumun ve de ‘Mahalle baskısı’ denen dar çerçeveli alanda yaşamanın zorlukları içinde bulunurken ..
Aslında gerçek adı, ‘Orospu Kırmızı’ olan ama benim sizin bu yazıyı okumanız için ters çevirdiğim başlığa bakınca orospu kelimesini bile içine sindirenlerin ve ‘bunu çeşitli adlar altında gizleyenlerin alenen, açıkça anlatılması gerekmez mi?’ diye düşünmüyor değilim, bildiğim orospuluğun sözlük anlamını araştırmaya gerek duymadan..
CHP’nin değişmez milletvekili aday adayları olan Metin Demir, Sabri Arpaç, Deniz Aydemir, Faruk Demir’in yanı sıra Ensar Öğüt’ün 24 Haziran seçimleri öncesi yine Ardahan’ı tercih ettikleri bilgisi alınırken, bunlardan Metin Demir’in, Sabri Arpaç ve Deniz Aydemir’in şimdiye kadar resmi başvurusunu yapan aday adaylar oldukları öğrenildi.
Posoflu Avukatlardan olan Metin Özyılmaz ile Göleli Engin Sarıkaya’nın CHP’de ilk kez Ardahan Milletvekilliği aday adayı olduğu görüldüğü şu günlerde şu an aynı zaman da CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı da olan Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, eski milletvekili Ensar Öğüt ile Faruk Demir’in hala resmi başvurularını yapmadıkları alınan bilgiler arasında oldu.
İki dönemdir adı milletvekili aday geçen ancak ‘ön seçim olursa aday olurum’ diyen Mutlu Kerimoğlu ile CHP Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Avukat Sezgin Kaya gibi isimlerin de şu ana kadar başvuru yapmadıkları öğrenildi.
Ardahanlı Eczacı Yunus Dündar’ın yanı sıra her seçim öncesi CHP’nin potansiyel aday adayları olarak gösterilen isimlerin başını çeken Posof eski Belediye Başkanlarından Şükrü Bozyiğit’in yanı sıra Ardahanlı Avukat Müzeyyen Çiftçi Yolaçan’ın bu seçimde sahaya çıkmadıkları dikkatlerden kaçmadı.
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Yeni bir seçime doğru gittiğimiz şu günlerde başta stk ve dernek başkanları olmak üzere toplum önderleri, aydınlarına seçimlerle ilgili ne düşündüklerini sorduğunuza da herkesin sus-pus olduğunu görmekteyiz.
Çünkü düşüncelerini almak için aradıklarımızın daha sohbet başlamadan, ‘Vallahi ben bilmem, o bilir’ veya ‘Ben değil onlar bilir, il, ilçe ve genel merkez bilir’ demeleri dikkatlerden kaçmıyor.
Yani Tayyip bilir..
Kılıçdaroğlu bilir..
Akşener bilir..
Bahçeli bilir..
HDP Bilir..
Saadet Bilir..
Yani sözüm ona toplumu yönlendirenler, ileri gelenleri her zaman ki gibi 24 Haziran seçimleri öncesi de, ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ veya üç maymunu oynandığına şahit olmaktayız.
Nasıl bir başkan, nasıl bir milletvekili istediklerini bile söyleme cesareti gösteremeyen bir seçmen kitlesi olduğu gibi toplumun aydını, önderi diye bildiklerimizin de, bugünlerde 657’ye tabi devlet memuru rolüne girip, seçimler konusun da kendilerine yöneltilen her soruya ‘Ben bilmem o, onlar bilir’ diyerek düşüncelerini açıklamaktan bile korkar olmaları, bu ülkede ki baskıyı olduğu gibi toplumun şark kurnazlığını da ortaya koymaktadır.
Peki, bizler böyle yaptıkça, yani ‘Ben bir seçmen olarak, toplum önderi olarak, stk ve dernek başkanı olarak şu kriterler de olan adayları istiyorum’ demesek genel merkezlerin hazırlayıp, önümüze getirip, ‘Ben sizden daha iyi bilirim’ diyerek listeye koyduğu isimlerin seçildikten sonra size hizmet etmesini neden bekliyorsunuz?
Bilmem ama geçen seçimlerde olduğu gibi bu seçimlerde genel merkezlerin önümüze koyacağı isimleri seçmekten öteye bir şey yapmayacağa benzeyen seçmen böyle oldukça yani 675’ye tabi memur gibi davranıp, partilerin il, ilçe merkezlerine, genel başkan ve yönetimlerine baskı yapmazsa, ‘kamuoyu şunu, bunu, şu kıstas de birini istiyor’ dedirtmese bu ülke ve de gerçek anlamda bir demokrasi anlayışı yerleşir mi?
Ya da yarın ‘şu başkan, bu milletvekili benim hayal ettiğimiz bir ülkede başkanlık ve vekillik yapmamalı, yapamıyor’ deme hakkımız kalıyor mu?
Yok..
Siz ancak sadece önünüze gelen sandıkta oy kullanmaktan başka bir şey yapmasanız eğer öyle bir hak ta olmaz, söz hakkımızda olmaz..
Bunun en son örneği iktidar partisinin şu geçen hafta sonu yaptığı ve sandıklarını açmadığı sözde teammüllerin sonucunun ne olduğunu bile sorma cesaretinin otaya konulmaması değil mi?
Bu tutumu ile adete bir komedi oyunun oynandığı tiyatroya rol arkadaşı olan seçmen, hatta aday adayların ‘Ya kardeşim sandık diyorsunuz, ama sadıklara atılan oyları gözümüzün önünde açamıyorsanız, bu nasıl demokrasi anlayışı?’ diye soramadığı bir seçmen, aydın, stk, dernek oldukça atı alanın Üsküdar’ı geçmesine niye kızar ve niye sözde muhalefet eder ki..
**Teslim alınmalar daha sürüyor..
Bizim oralarda bir söz var ki birçok söze ve manaya bedel.
Ve o söz ki bugün hala geçerliliğini korur..
‘Bu ne ki sen daha neler gördün, bu hele cicim ayları’ şeklinde bu sözü bana bir kez daha hatırlatan şey sabah kalktığımda gördüğüm son dakika haberlerinden biriydi..
Çünkü hedeflerimize adım adım ulaşıyoruz diyenlerin ha ele ha bele teslim alması hedi hedi yani yavaş yavaş ve ‘şimdilik çokta acıtmadan’ devam ediyor..
Ve yerelde de durumun iç açıcı olmadığı ülkede ulusal medya ve basında bir elde toplanmaya ve havuza atılmaya devam ediyor..
Neyse sabah sabah yazımıza konu olan habere dönelim..
Haber aynen şöyle;
*Resmi Açıklama Geldi: Doğan Grubu, Demirören’e Satılıyor! İşte Satış Fiyatı
Doğan Medya Grubu, Hürriyet, Posta, Fanatik, DHA, Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Yaysat gibi varlıklarını Demirören Grubu’na satıyor. KAP’a açıklama yapıldı, satış fiyatı 1 milyar 100 milyon dolar.
Resmi açıklama Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapıldı. Doğan Medya Grubu’nun, Demirören’e satışı için görüşmeler başladı.
Anlaşmayla birlikte Doğan Medya Grubu çatısı altındaki Hürriyet, Posta, Fanatik gazeteleri ile Kanal D, CNN Türk, D-Smart, Doğan Haber Ajansı (DHA) markaları Demirören Grubu’na geçecek.
İŞTE RESMİ AÇIKLAMA
Doğan Holding, KAP’a gönderdiği açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Şirketimiz’in aralarında Doğan Dağıtım Satış Pazarlama Matbaacılık Ödeme Aracılık ve Tahsilat Sistemleri A.Ş. (“Yaysat”), Doğan Gazetecilik A.Ş. (Posta, Fanatik), Doğan Haber Ajansı A.Ş., Doğan TV Holding A.Ş., DTV Haber ve Görsel Yayıncılık A.Ş. (“Kanal D” TV), Doruk Televizyon ve Radyo Yayıncılık A.Ş. (“CNN Türk” TV), Hürriyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş. ve Mozaik İletişim Hizmetleri A.Ş. (“D Smart”)’nin de bulunduğu, yazılı ve görsel medya bölümünde faaliyet gösteren doğrudan ve dolaylı bağlı ortaklıklarımızdan önemli bir kısmının sermayelerinde sahip olduğumuz paylarımızın tamamının satışı ve devri konusunda, 1.100.000.000$ (Bir milyar yüz milyon Amerikan Doları) “işletme değeri”nden, ilgili finansal borçların indirim konusu yapılması suretiyle, 890.000.000$ (Sekiz yüz doksan milyon Amerikan Doları) “hisse değeri” üzerinden, Demirören Holding A.Ş. ile görüşmelere başlanmıştır. Konuya ilişkin gelişmeler oldukça, ilgili mevzuat kapsamında ayrıca kamuya açıklama yapılacaktır.”
‘Bu haberden ne çıkardınız?’ diyeceğim ama ‘vallahi bir şey anlamadım’ diyenlerin çokluğundan dolayı bu sorumu sormayıp, haberin bize anlatmak istediğini kısaca özetlemek isterim..
Yani teslim almaya devam, bugünler hala cicim aylar siz asıl Haziran 24 seçim sonuçlarını bekleyin.
O zaman nasıl olup Mart ayında ananızın pardon kapınızın önüne kar yağdığını hep birlikte mi yoksa tek tek tek mi hep birlikte göreceğiz..
Ha hala; ‘Yazında bir şey anlamadık’ diyecekler varsa onlarda bir zahmet Sarı Öküz masalını yada ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ deyip geleceğini öldürenlerle ilgili sözleri bulup, okusunlar..
|
|