TEMSİLCİSİ TATİLDE, ETKİNLİĞİ ARDAHAN'DA

12. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ ÜLKEDE YAŞANAN ACI OLAYLARIN GÖLGESİNDE DEVAM EDERKEN, İSTANBUL TEMSİLCİSİ TATİLDE, RAKI KEYFİNDE..


Kültür Sanat Günleri’nin ikinci gününde ülkeye çökmüş karanlık tablo, oynanan kirli oyunlar ve meclis bombalanmasından asker kafası kesilmesine uzanan bir dizi korkunç olayın gölgesinde kaldı. Etkinliğin kır şenliği ve gezi bölümleri iptal edildi. Uçak seferlerinin iptal edilmiş olması ve konukların dönüşlerini erkene alma olanağı bulunmadığından, Kültürevi’nde ülkedeki gelişmeler üzerine sohbet edildi. Ardahanlı izleyicilerin de arzusu doğrultusunda konuşmacılar önce fuaye bölümünde, daha sonra salona geçilerek sunumlarını yaptılar.


Candan Badem ve Kenan Karabağ Ardahan tarihiyle ilgili çok ilginç ve önemli bilgilerin bulunduğu birer sunum yaptı. Salondaki izleyiciler de sıkça söz alarak sorular sordular, kendi bildikleri tarihsel gerçeklikleri açıkladılar.


Ardahan Üniversitesi araştırma görevlisi Bünyamin Tetik, göçün şiir ve özellikle Divan Şiiri üzerindeki izleri üzerine bir konuşma yaptı.


Faruk Duman ve Alper Akçam göçün birey üzerindeki etkisi ve edebiyata yansıması üzerine birer sunum yaptı.


Akşamüzeri etkinlik konukları Şavşat yoluna götürüldü. Yöredeki doğal güzellikleri izlemeleri, fotoğraf çekmeleri sağlandı. 


**TEMSİLCİSİ RAKILI TATİLDE..


Öte yandan geçtiğimiz aylarda İstanbul’da açılan Dursun Akçam Vakfı’nın İstanbul temsilcisi Yılmaz Şentürk’ün bu yıl yapılan 12. Dursun Akçam Kültür Sanat Günlerine katılmaktansa tatile çıkıp, kendisine ait sanal sayfada bol rakılı pozlar verdiği dikkatlerden kaçmadı.


 


 


DARBE Mİ? ‘ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET’ Mİ?


Biz solcuların nerede duracağına karar veremediği bir süreçte adına darbe denilen ama hiçte darbeye benzemediği ileri sürülen olayların gölgesinde kalan Kürt sorunu, bozuk ekonomi gibi onca sorunda bir anda unutuldu gibi..


Halbuki; Bu sorunların başında gelenlerin, komutanı ve 12 üst düzey askerinin tutuklandığı, ülke genelinde olduğu gibi Ardahan’da da onca hakim ve savcının gözaltına alındığı şu günlerde Ardahan Tugay Komutanlığının önünde ki yol ve Ardahan’ın kent içi yolları gibi köy ve yayla yollarıdır’ desem, ‘Yolların ve de sorunların zamanı mı kardeşim’ diyenler olacak..


Olmayan demokrasiye bile razı olduğumuz bir süreçte ‘ihtilal oluyor?’ korkusuyla askerin başını kesenlerle birlikte sokaklara fırlayıp, askeri, tankı ve panzerleri geri püskürtmek için bağırtılmak zorunda kalan bizlerin darbedense yolları yapmayan, onca haksızlık, hırsızlık, usulsüzlüklere rağmen hala iktidar da bulunanlara razı olmamız acaba neden?


Bilemiyorum ama kör, topal da olsa yine bir darbe Anayasası olan Anayasanın sözde demokrasisine razı edildiğimiz bir süreci yaşamanın sıkıntısı içinde o çok beklediğimiz gerçek demokrasi için mi, yoksa ‘Her şeye rağmen 15 yıla yakındır iktidarda olan ama ‘Çalıyorsak, yol yapıyoruz’ diyenlerin bu yönetimi darbeciden iyidir’ diyerek mi kendimizi mi kandırıyoruz anlamış değilim..


Ekonomiyi kredi kartlarına, bankalara teslim etmiş, mevcuda şükür ettiğimiz, ‘aman şu anki halimiz yine iyi’ dediğimiz, dedirtildiğimiz, Güneydoğuda ki devam eden iç çatışmaları görmek istemediğimiz, 7 Haziran’ın halk iradesi sayılmadığını, darbeye benzeyen zorla yaptırılan 1 Kasım’la iktidarlarını sağlamlaştıranların ‘darbe oyunu mu?’ dediğimiz şu süreçte gerçek gündemi unutturan, sorunları gölgeleyen, sınır içinde ki gibi sınır dışında ki moral bozukluğunu öteleten şu günlerde itiraf etmek gerekirse bizler de nerede duracağımızı şaşırmış durumdayız..


Kafaların karşık, yapılanın darbe mi, darbe oyunumu olduğunun tartışıldığı şu günlerde şehir içi yolları olduğu gibi köy ve yayla yollarını yazmak daha mı iyi bilemiyorum ama sanki darbe denilen şu bir kaç günkü olayın perde arkasında birilerinin başkanlığın önünde ki engelleri temizlemek için iyi bir fırsat yakalamış gibi..


Ve Gezi olaylarında olduğu gibi bizlerin nerede duracağımıza bir türlü karar veremediğimiz şu günlerde atı alanın başkanlığıda kaparak, onarımı bir türlü bitmeyen yollar gibi onca iş gibi Ardahan’ın eski, Rus köprüsünü geçti gibi..


Çünkü şu iki günde iki tank, bir helikopterle darbeye kalkıştıkları ileri sürülenler 24 saat içinde 6 bin kişinin göz altına alınıp, tutuklanmasının yolunu açmış yani birilerinin 7 Haziran’dan sonra eksik kalan darbeyi tamamlamaya çalıştığını sanki göremiyor, anlayamıyoruz gibi..


Kısacası sanki bu iş; ‘Ölümü göster, Sıtmaya razı et’ gibi bir şey mi oldu?..