Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Ardahan’da devrilen traktörün sürücüsü hayatını kaybetti.
Fevzi Kaya yönetimindeki plakası henüz öğrenilemeyen traktör, Kaptanpaşa Mahallesi İnce Sokak’ta devrildi.Traktörün altında kalan sürücü Kaya, kaza yerinde hayatını kaybetti.
Kaya’nın cesedi, ihbar üzerine bölgeye gelen polis, sağlık ve AFAD ekiplerince traktörün altından çıkarılarak Ardaha Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Öte yandan 725 Bin 64 Dekar tarım alanı bulunan ve bu alanda 13 Bin 122 kişinin çiftçilik yaptığı Ardahan’da çayır biçme döneminin başladığı Ardahan’da bir çok traktörde önce tamircilere, ardından yollara çıkmaya başladı.
Ardahan Küçük Sanayi Sitesi başta olmak üzere bir çok tamircide sezon bakımına getirilen traktörlerin başta biçilen otları taşıması olmak üzere ot biçini ve patosa vurma işleminde kullanılmakta.


Ve kendisiyle bir kez mi iki kez mi bilmem ama sanırım bir görüşmede cep telefonunu aldığımdan olacak ki numarası telefon rehberimde bulunan İstanbul Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’den bir mail geldiğini görüyorum.
Yazımı bir an bırakıp, gelen maili açıp okumaya başlarken, ben dahil bir çoğumuzun yaşanan ekonomik sıkıntılar dolayısıyla zor şartlar altında geride bıraktığı Kurban Bayramının ardından yeni bir bayramın hatırlandığını anlıyordum.
Ve gelen mesajın bu ülkede ve dünya genelinde yaşananların tatsızlaştırdığı bayramların en zoru, yani biz gazetecilerin bayram günü olarak ilan edilen ’24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114’üncü yıldönümü’ dolayısıyla bayramımı kutladığını görüyor, ‘Gazetecinin, basının önemini ve biz gazetecilerin değerini bilen idarecilerimiz de hala varmış’ diyerek kendimce gülümsüyordum.
Başkan Gökhan Yüksel’in Şehr-i eminliğini yaptığı ve bu gidişle seçmeni olacağımız görülen Kartal’da bulunan evimin balkonunda, açıp okuduğum mesaja baktığım esnada aynı bilgisayarımın arka kısmında açık olan ve yine bir gazeteci yazar, fikirlerini sansürlemeden, cesurca yazılar yazan bir lider olan Lenin’in belgeselini anlatan YouTube videosunun bittiğini, bu videonun hemen ardından sırada olan diğer videonun geldiğini de görüyordum.
Yeni YouTube videosunun ‘Mustafa Kemal Atatürk hayatının belirli dönemlerinde gizli isimler kullanmıştır’ sesiyle bir anda durup, ‘bu kadar da tesadüf olmaz’ diyerek, gelen mail ile belgesele bir göz atıp, yeniden yazıma devam ediyordum.
Ve Başkan Gökhan Yüksel’in biz gazetecilere yönelik ele aldığı mesajını okurken aynı anda izlediğim Lenin belgeseli ardından gelen videoda bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün de bir gazeteci olduğunu ve benimde bir süre önce bu yönde ‘Gazeteci Atatürk’ başlıklı bir de yazı yazdığımı hatırlıyordum.
Geçtiğimiz Mayıs ayının 9’unda ele aldığım yazımı bana hatırlatan bu videoyu dinlerken aynı Atatürk’ün milli mücadele esnasında verdiği mücadelesinde kendisine birçok gizli isimler verip, gazetecilik yaptığını okuduğum kitaplardaki satırları yeniden okumuşcasına bu kez daha sesli dinliyor, öğreniyordum.
Çünkü aynı Atatürk’ün 1911 yılında gizli görevle gittiği Libya’da İtalyanlara yakalanmamak için Trablusgarp’a giderken ‘Gazeteci Şerif bey’ takma adıyla kendisine pasaport çıkardığı ve Millî Mücadele esnasında ise yine adını değiştirip, ‘Nuh’ takma adıyla toplumu ve idarecileri yönlendiren önemli yazışmalar, yazılar yazdığını daha önce okuduğumu da hatırlıyordum.
Yıllar önce sararmış kitap sayfalarında okuduklarımı bu kez sesli anlatan aynı videoda Atatürk’ün 1937 yılında Hatay konusunda yavaş hareket ettiklerini düşündüğü mücadele arkadaşlarına yönelik olarak ‘Asım Us’ adıyla yine gazetecilik yaparak ağır mı, ağır yazılar yazarak, İsmet İnönü ve Celal Bayar’ı uyardığını ve ellerini çabuk tutmaları konusunda teşvik etmiş olduğunu anlatıyordu.
Kısacası basının ve onun taşıyıcıları olan gazetecilerin, gazeteciliğin ne kadar önemli olduğunu anlamanız adına sizin de Lenin, Atatürk ve daha nice liderin başarılarının altında bu mesleğin yani gazeteciliğin olmazsa olmaz olduğunu anlamanız içindi üstteki duygu ve düşüncelerim.
Çünkü, ‘Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel Basın Bayramını Kutladı’ başlığı ile yani gazeteciliğin ‘Al/Yapıştır’ şekline döndüğü bir haber ile bu gelen mesajı da haber diye verip geçmezdim.
Ve bir gün yerel parlamento olarak adlandırdığım, önemsediğim meclisine gitmedikleri, belediye çalışmaları konusunda kendi özel haber ya da yorumlarını yapmadan iktidarların oto/kontrolü altında olan birkaç ajans ya da belediyeler başta olmak üzere valilik, kaymakamlık gibi resmi kurum ve siyasi kişilerden gelen hazır haberlerle gazetecilik, habercilik yaparak, abone ücretini bankamatikten çeken sözüm ona gazeteci arkadaşların da gittiğini de düşünüyordum.
Ama yine de başkan Yüksel’in aşağıdaki bu mesaja baktığımda, bu ülkede onlarcasının tutuklu olduğu ya da sansür ve maddi imkânsızlıklardan bu işi bıraktığı bir zaman da gerçek gazetecilerin bayramının son yıllarda bir hayli karardığını da hatırlıyor, anlıyor, üzülüyor ama toplumun sesi, soluğu olan sözde demokrasinin sözde dördüncü gücü olan gazetecilik kalmışsa birkaç o da gerçek gazeteci ve idarecinin sayesinde ayakta kaldığını da anlıyor, kendi kendimi teselli ediyordum.
Ve E-5 üzerinde bulunan köprüden Kartal’a yönelen ve bu yolun üzerinde etrafı beton bariyerlerle çevrilmiş olan Kaymakamlık, Emniyet gibi önemli kurumlar olmasına karşın karanlıkta olduğunu ve ışıklandırılması gerektiğini anlatmak için aradığım ama telefona çıkan bayanın ‘not aldık’ demesine karşın aynı yolun aylardır hala karanlıkta olduğunu gördüğüm Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in Basın özgürlüğü, kalkınmanın ve demokrasinin olmazsa olmazıdır’ başlıklı mesajına yazımı bırakıp, bir gazeteci, bir gazeteciler cemiyeti başkanı olarak ‘kutlu olsun bayramınız arkadaşlar’ diyerek başkanın ve bizlerin özlediği sansürsüz basın bayramlarına diyorum.

İşte o hazır haber ve verdiği anlamlı mesaj:
‘Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, 24 Temmuz Basın Bayramı ve basında sansürün kaldırılışının 114’üncü yıldönümü vesilesiyle bir kutlama mesajı yayınladı.’ Bütün baskılara rağmen vatandaşın haber alma hakkını savunan gazetecilere şükran duyduğunu söyleyen, Yüksel, ‘’Basın özgürlüğü ekonomik kalkınmanın ve demokrasinin olmazsa olmazıdır.’’ dedi.
Belediye Başkanı Yüksel, mesajında şu ifadelere yer verdi:
Basın demokrasinin vazgeçilmez bir unsurudur. Demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesi için basın özgür olmak zorundadır. Zira tartışma ortamından kaçınan ve halka hesap vermeyen bir siyasetin hâkim olduğu yerde, demokrasiden söz etmek mümkün değildir.
Ayrıca, şunu da unutmamak gerekir ki özgür tartışma ortamı aynı zamanda siyasetçileri de doğru kararlar almaya iter. Halka hesap vermek zorunda olan siyasetçiler, halkın çıkarlarını savunmakla yükümlüdür. Tam da bu yüzden basın özgürlüğü, demokrasinin olduğu gibi, ekonomik kalkınmanın da olmazsa olmazıdır.
Bu yüzden de 24 Temmuz, ülkemizin kalkınma ve demokrasi tarihi için önemli bir tarihtir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki bugün basının üzerinde kurulan baskı ortamı, ülkemizde basın özgürlüğünün yeniden garanti altına alınmaya ihtiyaç olduğunun kanıtıdır. Bu sebeple, bütün baskılara rağmen vatandaşın haber alma hakkını savunan gazetecilere şükran duyuyorum.
Kartal Belediye Başkanı
.jpg)


Son olarak Ardahan’ın Göle ilçesini Erzurum’a bağlayan yol üzerinde bulunan alanda meydana gelen buzlama dolaysıyla iki araç kullanılma hale geldi.

Kar ve soğuk hava beraberinde buzlanmayı da getiriyor.
Ardahan-Çıldır karayolundaki yoğun buzlanmadan dolayı ulaşımda güçlük yaşandı.
Yolun Ölçek köyü mevkinde bir tır buzdan dolayı kaydı.
Yol tek taraflı kısa süreliğine ulaşıma kapatılırken, tış çekiç ile kaydığı yerden çıkarıldı.
**KIŞ GÖÇ’Ü!
*09/12/2015 Tarihli Haberler
Yapılan araştırmalar da nüfusu her yıl biraz daha düşen ve bugün 107 bin olan nüfusun 2050 yılında 50 Bin’e kadar düşeceği belirtilen Ardahan’da kış göçü başladı.
Hava sıcaklığının -26’lara kadar düştüğü görülen Ardahan’da batı illerine göç hızla devam ediyor.
İşsizliğin diz boyu olduğu, devlet ve özel teşebbüsün işsizliği önleyecek yatırımları bir türlü gerçekleştiremediği Ardahan’da göç hızla devam ederken şimdi de kışın batı illerinde çalışmak için batı illerine gidenlerin göçü başladı.
Dondurucu soğukların yaşandığı şu günlerde şehirler arası otobüs garajlarını tıka basa dolduran Ardahanlılar başta İstanbul’a olmak üzere bir çok kente gittikleri görülüyor.
Yaz aylarında ailelerine çayır ve tarlalarında yardım etmek ve yaz tatillerini Ardahan’da geçirmek isteyenler ile hareketlenen Ardahan’da yaşanan kış göçü ile adeta insansız kent ve köyler görünümü yaşanmakta.
Soğukların etkisini her geçiren gün biraz daha gösterdiğ şu günlerde geriye kalanlar da kışı boş geçirmemek için batı illerinde çalışmak iöin yollara düştüler.
Başta Göle’de olmak üzere Ardahan merkez de, Posof’ta, Hanak’ta, Damal’da, Çıldır’da, Köprülü (Gorevng) e Hoçvan’da otobüs firmalarına hucum eden Ardahanlı işsizlerin doldurduğu otobüsler akın akın batıya insan taşımaya devam ediyor. Fotolar: Kurbani Demir/Göle
**20/11/2015 Tarihli Haberler..
**ARDAHAN ERİMEYE DEVAM EDECEK!
Siyasilerin ‘Yatırım yapıyoruz, gelişiyor’ dediği Ardahan’da devam eden göç hızla devam ettiği TÜİK tarafından da bir kez daha teyit edildi.,
1992 Yılında 170 binin üzerinde bin nüfus ile yeniden vilayet olan Ardahan’ın o günden bugüne eridiğini ve hala göç ettiğini 106 Bin 643’e düşen nüfusuyla bir kez daha görülürken TÜİK’in son açıklamasında, göçün bu hızla devamı halinde bu nüfusun 2023 yılında 89 bine kadar düşeceği ortaya çıktı.

**Fırtına Çatıları Uçurdu..
Ardahan’ın Posof İlçesi’nde önceki gün etkili olan fırtına sırasında bir apartmanın çatısının savrulması, cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.

Ardahan‘ın Posof İlçesi’nde önceki gün etkili olan fırtına sırasında bir apartmanın çatısının savrulması, cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.
Ardahan‘ın Posof İlçesi’nde direklerin ve ağaçların devrilmesi sonucu ulaşımı engellenleyen fırtına, Önder Karataş‘a ait iki katlı binanın çatısını söküp attı. Apartmanın karşısında oturan bir kişi de çatının rüzgardan savrulmasını cep telefonuna kaydetti. Çatının yerinden sökülerek aşağıya düşmesi sırasında büyük şans eseri can kaybı olmadığına dikkati çeken apartman sahibi Önder Karataş, çatının çıkardığı büyük gürültü nedeniyle korku ve panik yaşadıklarını bildirdi.
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
Büyük geceler düzenlemekte meşhur derneklerimizin saz ve kaz geceleri yarışı içinde olduğu şu günlerde bizim üzerinde ısrarla durduğumuz ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabalarına hak verip, ama işin içinde ben ve kaarlı bir ekip olduğunu bir türlü bizleri kabullenemeyip, ‘işte, ah keşke’ deyip, es geçenlerden ikisi olduğunu bildiği girdikleri seçimlerde kayıp ettiklerinde belkide kimsenin haberi yok..
Biri Beykoz’da, Diğer Gebze’de..
Yani iktidar partisi AK Parti’de olamadıkları gibi muhalefet partilerinde de adları olmayanların hala yıllardır bol aynalı, zilli avizeli masalı düğün salonlarında düzenlenen saz ve kaz gecelerinde bol, bol, boy, boy fotoğraflar paylaşa dursun Ardahanlıların başta İstanbul’da olmak üzere metropollerde ki siyasi gücünün olmadığını hala fark etmiş değiller..
Ve bunun en son örneği İstanbul’un 39 İlçesinde tek bir İlçe Başkanı olan Ardahanlılar kayıp etti..
Gebze’de de aynı durum kadın kollarında yaşandı..
Esenyurt’u anlatmaya gerek var mı?
Bilmem ama nereye el atarsan çürümüş bir durumda olduğu kesin..
Peki bu durum yaşanırken büyük geceler, bol sazlı, kazlı geceler düzenleyen stk, lobi dediğimiz derneklerimiz neredeler?
Onların derdi bilet satmakta, kendilerin dahil kimseye hayri olmayan geceler, gündüzler düzenlemekte..
Beyin fırtınası yapmak için bir an bile susmayan sazlar, masaları dolduran kazlar ve sesler içinde güçlü bir birliktelik oluşturduklarını sananların yaklaşan 2019 seçimleri öncesi başta mecliste bulunan partilerde olmak üzere hiç bir siyasi oluşumda önde olmaması ve en önemlisi iş adamıyla, eğitimcisiyle, aydını ile bir araya gelmeyi bırakın bu yönde ki çalışma ve çabalara direnmelerini izlerken bir başka haberler dikkatimi çekiyor..
Kıytırıktan dergi ve gazetelerin abonelik karşılığında, ‘yılın başarılı başkanı, yılın büyük adamı’ olarak seçip, aboneliklerinin garantilediklerini fark edemeyenlerin başında bulundukları yerel idarelerin yani başın oldukları belediyelerin içler acısı halini görmezden gelip, kendilerini yılın başarılısı görmeleri gerçekten gülünç bir durum..
Ardahanlı olmazsam, gazetecilik yapmazsam inanacağım bu durumu görünce, ‘Bizden ne köy olur, ne kasaba’ diyenlere de neredeyse inanacağım..
Yani Ardahan’ı İstanbul’a, ülkeye ve dünyaya tek başına tanıtan dev organizasyona gelmeyip, yok imkanlar için yaptığımız standa olmayan bir iki eserini, çalışmasını getiremeyenlerin İzmir’e gidip, dernekçiliğin, lobinin önemini anlatması kadar komik bir durum olan ‘Yılın Başkanı, Yılın Adamı’ yarışmasında en çok aboneyi veren birinci olduğu şu günlerde benim gördüğüm tek şey gerek başında bulunduğum kurumun, gerekse bir gazeteci ve en önemlisi bir Ardahanlı olarak bunlarla mücadeleye devam edip, 2019 genel seçimleri öncesi ve seçim iç,in yapılacak olan seçmeler başladığında bunların bu toplumun önünde çekilmeleri ve tarihe gömülmelerine katkı sunma devam etmektir..
Çünkü bunlardır bu toplumun bir araya gelmesine engel olanlar ve bunlardır kendilerini olduğu gibi tüm toplumu kandıranlar..
Ya onlara çanak tutanlar ne olacak?
O çanakları da anlatmaya ne hacet var siz zaten biliyorsunuz..
|
|