TÜRKÜCÜ CHP'LI BAŞKANIN SATTIĞI VE 6 KAT İMAR PLANI VERDİĞİ KURA YATAĞINDA Kİ OTAGAR DA SU ÇIKTI!.


Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam EdinArdahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin









SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz’ın hazırlayıp, her pazar


TEMPO TV’de


canlı olarak sunduğu


‘Gazetecilerle Gündem’


sizde konuksunuz..



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Yazarlarimizi okuyor musunuz?




İmara açılmadan önce o ada parsel park ve yeşil alan olan ve DSİ’nin TAŞKIN SU ALANI olarak belirttiği Ardahan Stadyumunun yanı başındaki arsayı önce satan sonra  konut alanına çeviren 

CHP’li Ardahan Belediyesi bu değişiklikleri yaparken  yerine başka yerde yeşil alan göstermeyerek şehrin yeşil alanını azaltırken imar kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle açılan davanın sonucunu da beklemediği ortaya çıktı.  




2’si HDP’nin listesinde seçilen ve neyi imzaladıklarını bilmedikleri ileri sürülen CHP’li Ardahan Belediyesinin Meclis Üyelerine başkanlık yapan türkücü başkanın bu keyfi ve anlaşmalı olduğu iddia edilen girişimlerine sessiz kalan AK Partili Meclis Üyelerinin suskunluğu da dikkatlerden kaçmıyor. Öte yandan bu arsayı alıp, imar değişikliği yaptıran firmanın burada  yapmaya hazırlandığı binalar için temel kazılarına başladığı görülürken temelden çıkan suyun adeta bir dere gibi açılan temelleri doldurduğu görülürken firmanın motopomlarla temelleri dolduran suları boşaltmaya çalıştığı da dikkat çekti.


Diğer yandan CHP’li Ardahanlı belediye gibi başkanı Ardahanlı olan ve Gazeteci Fakir Yılmaz’ın Ağ saçlı dediği İstanbul Şişli Belediyesinin de 3 kat imar izni olan bir AVM’ye 6 kat izin vermesi başta bir CHP’li Meclis Üyesi olmak üzere belediye meclisinde  ve Şişli kamuoyunda  tartışmalara neden oldu. Geçtiğimiz günlerde son yıllarda elde ettiği mal varlıkları ile ulusal ve yerel basının manşetlerinde yer alan Ardahanlı Belediye Başkanının  geride kalan 4,5 yıllık başkanlığı döneminde gözle görülür bir eseri olmadığı Şişli’de kurduğu kooperatifin başına da eşini koyduğu  bilinmektedir.




CHP’li Şişli belediye başkanı Keskin’in halkçı mücadelesi: 3 kata imarlı AVM’yi 6 kata çıkarmayı kafasına koymuş!CHP’li Şişli belediye başkanı Muammer Keskin, belediyecilik portföyüne yeni bir skandal daha eklemek üzere düğmeye basmış! Koskoca Şişli belediyesi meclisinde “RANTA DUR” diyen bir tek meclis üyesi Vahap Şimşek çıktı!


CHP’li Şişli belediyesi meclis üyesi… Mesleği… Serbest avukatlık…Muammer Keskin… Şişli belediye başkanı… Mesleği serbest muhasebecilik…


Meclis üyesi Şimşek, geçtiğimiz yıllarda yine bir imar rantına karşı çıkmış, (DAP Yapının) başkan Keskin tarafından partiden ihraç edilmesi istenilmiş, hak, hukuk, adaletçi CHP Genel Merkezi tarafından parti üyeliği 1 yıl askıya alınarak ödüllendirilmişti! Umarız bu defa hak, hukuk, adaletçi CHP Genel Merkezi, meclis üyesi Şimşek’i bu göz göre işlenen imar cinayeti karşısında haklı bulur ve sermaye dostu başkanlarına “giderayak” dur der!Muammer Keskin’in kredisi tükendi mi?


Öncelikle, başkan Keskin’in 2. defa Şişli’ye belediye başkanı adayı gösterilmesi mümkün görünmüyor!


Edindiğimiz bilgilere göre; Şişli’ye gösterilecek yeni başkan adayı bugünden belli! Yeni başkan adayının pazartesi akşamı yapacağı toplantısını ve adını bugünden yazmanın bir anlamı yok! Pazartesi gününün gelişmelerini derledikten sonra, başkan Keskin’e müjdeyi salı günü verebiliriz!Diyeceksiniz ki; Keskin, Sarıgül’le barış çubuğu yakarak 2. defa Şişli belediye başkanlığı adaylığını garantiye almıştı! Yok öyle bir şey! Barış çubuğu değil; Keskin, Sarıgül’le karşılıklı Küba purosu dahi tüttürse, nafile! Türkçesi, Abbas’ın bileti çoktan kesilmiş!Şimdi gelelim başkan Keskin’in halkçı belediyeciliğine…Sanırım Profilo AVM’nin sahipleri sermaye sınıfından değil, işçi sınıfından! Öyle olmasa halkçı başkan Keskin böyle bir konuyu meclise taşır mıydı? Bir tıkla 3 kattan 6 kata çıkmasına olanak sağlayacak konuyu belediye şirketi genel müdürünün eski şirketinin takip etmesine göz yumar mıydı?Başkan Keskin’in imar konularını Biçer’e danıştığı ona göre hareket ettiği belirtiliyor! Ne hoş değil mi Profilo AVM’nin Şişli belediyesindeki işlerini takip eden İlke Planlama şirketinin Şişli belediyesi Kenthaş Kent Hizmetleri A.Ş.’nin Genel Müdürü Özcan Biçer’in eski şirketinin olması! Özcan Biçer, ağustos 2020 yılına kadar bu İlke Planlama şirketinin büyük ortağı! Gerçi, bugün İlke Planlama şirketinde Özden Biçer Kalkan küçük ortak… Özcan Biçer’e sorsanız kim bu Özden Biçer Kalkan diye; her halde tanımadığını söyler! Nedense böylesine güzel tesadüfler ya Hollywood filmlerinde yada rant ilişkilerinde karşınıza çıkıyor! Şimdi gelelim meclis üyesi Vahap Şimşek’in sosyal medya hesabından ranta karşı verdiği mücadeleye…


İşte o paylaşım: “Şişli Belediyesi 2023 Temmuz Ayı Meclisi 2. Oturumunda alınan meclis kararı ile Mecidiyeköy 2410 ada 246 parselin ( Profilo AVM arsasının) bir kısmına ait 1/1000 ölçekli uygulama imar planında değişikliğe gidilerek mevcut 3 kat yükseklik 6 kata çıkarılmıştır. Ben, Cumhuriyet Halk Partisi meclis grubunun kabul yönündeki grup kararına uymayarak , hayır dedim . Ayrıca meclis kararının iptali için İdari yargıda dava açacağımı beyan ettim. Neden hayır dediğimi izleyeceğiniz video da detaylıca anlattım. Şişli Belediye Meclisi kararına karşı açacağımı beyan ettiğim davayı, İstanbul 4.İdare Mahkemesinde açmış bulunmaktayım. Dava süreci hakkında gelişmeler oldukça sizi bilgilendireceğim. İlk günden bu yana Şişli halkının yararına tüm tekliflere destek oldum evet dedim. Halkın aleyhine olan teklifleri ise desteklemedim karşısında oldum, olmaya da devam edeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi halkın partisidir. Kent rantı halka aittir ve halk eşit şekilde faydalanmalıdır.”




30 Ağustos Zafer Bayramı


Türk’e kutlu olsun!


30 Ağustos’ta babamı kaybedip, yetim kalmakla ve 30 Ağustos’ta dünyaya gelen torunum Dağhan’ın 15. yıl dönümünü kutlama arasında sıkıştığım bugün ne yazılır diye düşünürken bugünü anmayan Kılıçdaroğlu’na saldıran ulusalcıların bana da sarıp, saldıracağından tırsıp (!), bugünle ilgili bir yazı yazmanının daha mantıklı olacağını düşünürken bu kez de kurduğu partisinin 6 okunun arasına milletçiliği de koyan Atatürk’e büyük başbuğ diyen ülkücülerin bugünü kutlama şekliyle karşılaşıp, yazacağım yazıma da başlık bulmuş olmanın rahatlığıyla yazmaya başladım.

Çünkü bugünü ’30 Ağustos Zafer Bayramı Türk’e kutlu olsun!’ şeklinde kutlayanların ‘Bak işte onca kez dağlarına ‘Ne Mutlu Türküm diyene, Varlığım Türk varlığına armağan olsun’ dedirtsekte hala Kürt, Hain, Dilimi saymayanı bende saymam’ diyor diye çekinmedim değil…

Neyse o konuya fazla değinmeyip, başımıza yeni bir bela açmadan konumuza ve bugün anlatacaklarımıza gelelim diye düşünürken son aylarda sıkça ziyaret etmekten haz duyduğum Bursa ve ondan ayrılan Yalova nedense aklıma geliyor.

Çünkü birçok yerde olduğu gibi 90’lı yıllarda faili meçhul cinayetlerle özdeşleşen “Beyaz Toros” otomobilinin pankartı ile “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve Kurtlar Vadisi dizisinde “Yeşil”i oynayan “Pala” karakterinin posterlerini açılması ardından yaşanan ve bir Kürt çocuğunun ağzı, burnu kan içinde bir Kürt çocuğa yaptırılan yeminle hafızamda kalan Bursa ve Yalova’da bulunan iş yerlerinin tabelasının Arapça olduğunu ve neredeyse Türkçe yazan tabelalara yetiştiğini de hatırlıyorum.

Ve bu konuya nereden, neden geldiğimi düşünürken Türkeş’in adını koyduğu, 48 yıl boyunca Ülkücü camiaya seslenen ama hitap ettiği kesimin kendilerine destek vermediğini, ‘Vatan-Millet-Sakarya’ sloganlı birçoklarının ihanetiyle karşılaştığını belirtip sonra da birçok gazete gibi kapanan Ortadoğu Gazetesinin hain olarak ilan ettiği Kayserili bir hocanın videosunun sanalda bir hayli paylaştığını da görüyordum.




Kayserili Mehmet Hoca’nın ‘Eğer bir gün sabah kalktığımızda Erciyes Dağı’nda “ne mutlu Kürdüm diyene” yazarsa o zaman Kürtçülük var derim.’ videosunun bugünlerde yeniden neden paylaşıldığına bakınca buna neden olanın 5. kızım, göz bebeğim, ceviz içi torunlarımın anası, emekli başçavuş kızı gelinim Asya’nın memleketlisi, Konyalı Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca’nın sebep olduğunu anlıyordum.

Gerçi 100 yıldır hep aynı konunun tartışıldığı ve bu ülkede yaşanan ekonomik krizlerin, toplumsal gerginliklerin altında yatan en büyük sorunun o olduğu söylenen sorun daha önce de yani şimdi adı bile anılmayan Soylu’nun başında olduğu dönemlerde Emniyet Genel Müdürlüğünce uygulamaya geçilen ama hala kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği KADES, Kadın Acil Destek uygulamasında da gündeme gelmiş ve bugünkü gibi dünde üzerinde çok durulmamış, her zamanki gibi alel acelede halı altına atılmıştı…

Evet, KADES uygulamasında olduğu gibi şimdi de E-Reçete sistemine eklenen 5 dilin içinde neden Kürtçe yok diye tartışmaların sürdüğü ülkemde tam demokrasi, insan hakları, hak, hukuk ve cumhuriyetin sağlanacağı umuduyla verilen mücadelenin en büyüklerinden olan 30 Ağustos’un bugün 101. yıldönümü çeşitli etkinlik ve mesajlarla bir kez daha kutlanacak.

Yani 30 Ağustos 1922’de Dumlupınar’da Atatürk’ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzu anmak için Türkiye ve kızını kendisine başkan yardımcısı yapan Özbekistan’ında içinde olduğu Türki devletlerince ve dünyaca hala devlet olarak tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde ulusal bir bayram olarak kutlandığı bugün sadece Türk’e kutlu olsun demiyorum..

Ve bende bugünün mesajında diyorum ki; bu vatanı büyük bir lider olan Atatürk önderliğinde hep birlikte savunan, kuran ve hep yaşaması için birlikte mücadele eden tüm halkların ölmüşlerine rahmet, yaşayan bizlerin akli selim içinde diline, dinine saygılı olması için dua ediyor ve hep birlikte nice 30 Ağustoslarla bu ülke ebedi ayakta kalır ancak biline…







Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin












    arşiv haber 02/05/2013 tarihli haber/yorum








Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Gazeteci Fakir Yilmaz’in twitter adresi.. twitter.com/fakir_yilmaz





Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin
Yaziyorsam Sebebi Var/Federasyona Katilacaklar mi?/Fakir Yilmaz

 


Fakir Yilmaz Göle Derneginin Göl/Fed’i, Damal Derneginin Damal Dernekler Birligini, Hoçvanlilarin yeni bir olusum için alttan alta örgütlenmeye çalistigi, Kars-Ardahan-Igdir Dernekler Federasyonun kuruldugu, Bursa’da kurulan Ardahan Federasyonuna Ardahanlilarin katilmadigi, Posoflularin Ardahan Dernekleri ile temasa bile geçmedigi, Çildir Derneklerinin varliklari ile yokluklarinin anlasilmadigi, Hanak Derneklerinin yenilerinin kuruldugu su süreçte İstanbul Esenyurt’ta, Kartal’da bulunan derneklerin Şislide bulunan Ardahan Federasyonuna katilip katilmayacaklari merak ettigimiz en önemli meraktir. Ardahan Kültür Evi demektense, ‘Tuncer Dag Evi’ denilen Esenyurt’ta ki Ardahan Derneginin diger ilçe ve köy dernekleri ile birlikte iki ay önce imza altina aldiklar ‘Ardahan federasyonuna katilacagiz’ kararinin gerçeklesmesine iki gün kaldi. Ahmet Demirbas’in basina geldigi Kartal Ardahan Dernegi’nin de aralarinda bulunan en az 40 dernegin Mayis 6’da Ardahan Federasyonuna katilmasini bekledigimiz bir süre de Hoçvan’i babalarini tarlasi sanan ve ‘Biz Hoçvan’i kimseye vermeyiz’ deyip, sanal köselerde Hoç/Fed ve ona bagli dernekleri baski altina alanlara karsin, ‘Ardahan Federasyonuna Hoçvan Dernekleri de Katilmalidir’ tezimizi de hatirlatiriz.. Evet, 6 Mayis geldi.. Ardahan Dernekleri, Ardahan İlçe Dernekleri, Ardahan Köy Dernekleri attiklari imzalarina sadik kalacaklar mi?.. Bilmiyorum ama artik Esenyurt’ta ki , hatta İstanbul Avrupa yakasinda ki Ardahanlilari temsil etmedigi ileri sürülen Tuncer Dag ve Tayfasi Kültür Evi, pardon Ardahan Kültür Evi, Ramazan Tan’in sözde diken aradigi yazisiyla yine kivirtacagini düsünmeye basladim.. Ki İstanbul’da bulundugum 55 günlük süre içinde bir kaçi disinda görüsemedigim, kaç üyelik dernek oldugunu göremedigim, 2 yildan fazladir Dag’in bürosunu evini yapan Ardahan Kültür Evi federasyon olusumunu, güçlenmesini kiran en büyük takoz oldugunu da zaten his edip, gördüm.. Ama her seye karsin güçlü bir Ardahan Federasyonu yönünde ki umudumun devam ettigini belirtmek isterim. Çünkü güçlü bir Ardahan Federasyonunun erimeye yüz tutan Ardahan Derneklerini yeniden ayaga kaldiracagini ben ve herkes iyi bilsin.. fakiryilma323@hotmail.com-0535. 418 32 58



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

KADINCA/Selmi Yilmaz/Baris Güzeldir..

 


Selmi Yilmaz Çatisma ortaminin hiç kimseye yaramadigini, barisin, kardesligin, demokrasinin, insan haklarinin her kese yaradigini gün geçtikçe daha iyi anlasildigi su günlerde Newrozdan sonra topluca Ardahan’a gelen BDP heyetinin karsilanmasinda ki coskudan bir kez daha anlamis olmaliyiz.. Basbakan ve Öcalan’in barisi benimsemesiyle birlikte etkisini göstermeye baslayan güzel günlere sahit olmaya basladigimiz su günlerin önemini herkes ama herkes iyi bilmeli ve bu günlerin devamliligi için elinden geleni ardina koymamalidir. Çünkü bu ülkenin çatismalarla, ayrisimlara, ölümlerle degil barisla daha güzel olacagini herkes daha iyi anlamali, daha iyi kavramalidir. Çünkü baris gerçek kardesligin en güzelidir..



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

HOÇ-FED’E İLİŞKLİN YAPILAN BİR TARTIŞMA ÜZERİNE/Bahattin Kiliç

 


Bahattin Kiliç Bu sabah da kalktigimda ilk is olarak internet üzerinden bölge haberlerine bir göz atayim dedim. Bir iki linki tiklayip biraz gezindikten sonra gözüme, yine bizim bölge insanlarina hitap ededen bir sitede yer alan“ Hoç-Fed Ardahan federasyonuna katilmali mi?” baslikli yazisi ilisti. Dogrusu bu baslik dikkat çekici oldugu kadar ilk bakista bana biraz da ilginç gelmisti. Sanki Hoç-Fed gerçekligiyle tezat olusturuyordu. Zira toplumsal yasamdan edindigimiz tecrübelerle örtüsmüyor gibiydi. Bildigim kadariyla bu tür tartismalar ya da iltihak öneri genellikle umut ve gelecek vaat eden yapilara degil, atil kalislariyla umut olmaktan çikanlara yapilir. Bu anlamda o sitenin atmis oldugu basliga önce anlam veremedim. Sonra yazinin tamamini okuyunca baska bir yaziya ya da tartismaya atfen yazildigini anladim. Devam ettikçe de seviyeli bir tartisma yürüterek, güzel belirlemelerde bulunup önemli tespit ve öneriler sundugunu gördüm. Tebrik etmeyi hak ediyor dogrusu. Bu, isin bir yani. Asil merakima konu olan ise bu tartismanin nereden çiktigi idi. Dolayisiyla dayanamadim. Bütün bölge sitelerini taradim, alt üst ettim. Sonra sizin siteniz www.kuzeyanadolugazetesi.com adli sitede yer alan “Ardahan Federasyonunda Hoç –Fed neden yok?”baslikli yazinizi görüp okudum.Ancak okuduktan sonra hem konuya daha iyi vakif oldum hem de söz konusu yazinizin birçok noktada açiklik getirilmeye ihtiyaç algi ve yorumlar tasidigini düsündüm. Bunun için üzerinde durmaya deger gördüm. Hemen belirtmem gerekir. Elbette ki Hoç Fed’e iliskin bir takim elestiri ve önerilerde bulunmaniz dogaldir, tabi hakkinizdir. Kimsenin buna bir sey diyecegini düsünmüyorum. Ayni sekilde Hoç-Fed’in gelecegi ve kurumsal kimligi söz konusu edildiginde de öncelikle Hoç-Fed yönetim kurulu ve yetkili organlarinin söyleyecegi sözler, yapacaklari açiklamalar önemli ve baglayicidir.Bu açidan ben bu tartismada Hoç Fed’i savunmaktan çok,sözünü ettigim sizin yazinizdaki bazi düsünce ve algilar üzerinde durmak istiyorum. Söz konusu yazinizda Hoçvan’lilarin da kendi dogrulari olarak kabul edip herkesten çok sahip çikarak savunduklari bazi dogrulara atifta bulunmakla birlikte sanki hem Hoç-Fedin kurulus felsefesini hem de yasanan süreci yanlis yorumluyorsunuz gibime geldi. Elbette ki Hoç-Fed gereksinimden kurulan demokratik bir kitle örgütüdür. Sadece sistem tarafindan degil, birçok demokratik kesim tarafindan bile adi-sani telaffuz edilmek istenmeyen, görülmezden gelinen bir bölgenin, bir kesimin özlem ve renklerinin savunucusu olarak var oldu. Bu kimligini ve durusunu hiç bir zaman gizleme geregi duymadan, ortaklasmasi gereken noktalarda dost kurumlarla ortaklasarak mücadelesini sürdürmeye çalisti, sürdürdü. İnaniyorum ki temsiline inandigi toplum var oldukça da Hoç –Fed olmasa bile Hoç-Fed gibi kurumlar hep olacak. Biliyoruz ki toplumlar ancak kendi degerlerine, ulusal kültürel birikimlerine sahip çikip yasattiklari oranda varliklarini etkili bir sekilde koruyup sürdürebilirler. Bunu da ancak her alanda örgütlenerek basarabilirler. Bu anlamda yeni süreci, özellikle demokratik alanda aidiyet ve çok renklilik olgusuna önem veren böyle kurumlarin tasfiyesi yada içlerinin bosaltilarak islevsiz ve anlamsiz hale getirilesi olarak düsünmemek lazim. Aksine her rengin, her kültürün kendini esit ve özgürce ifade ettigi, gelismeye imkan ve olanak buldugu bu tür yapilara, hatta sizden önce baktigim sitenin önerdigi, benimde yillar öncesi ayni mahaldeki bir tartisma vesilesiyle sitenizde yaptigim bir yorumda dile getirdigim bir üst örgütlenme biçimi olan konfederasyon türü örgütlemelere daha çok ihtiyaç olacagi açik. Tersi durum tasfiyecilik olur, toplumu haklarindan ve toplumsal havzadan yoksun birakmak olur. Bu anlamda düsünüldügünde, bazi noktalarda eksik ve yetmezlikleri olsa da Hoç-Fed su anda bölge adini tasiyan kurumlar içinde en aktif ve nitelikli olanidir. Bu kesindir. Buna ragmen Hoç Fed’i, yada yapi taslarini, hem durus hem de örgütlülük bakimindan kendisine göre, daha geri ve atil durumda olan baska kurumlara iltihak etmeye davet etmek sadece Hoçvan ve Hoçvan’lilara degil, ayni zamanda genel demokrasi mücadelesine de zarar olur. Gerçi yazinizda bir cümle ile iltihaki önermediginizi belirtiyorsunuz; ancak bütünsellik içinde ele alinip degerlendirildiginde böyle bir algi olusuyor. Ayni sekilde Kisir’inda ismini zikrederek ‘o da bizim bu da bizimdir’ diyenler “Bübilan da bizimdir demelidirler” diyerek atifta bulunuyorsunuz. Ama bana öyle geliyor ki atifta bulundugunuz dogrular farkli; savunup Hoç-Fed’e önerdiginiz görüsler farkli seylerdir. Ki atifta bulundugunuz kesimin savundugu görüs daglarimizdan biri yeserip gelissin, digeri çorak kalsin görüsü degildir. Hele hele bir dagi digerine yüklemek, ya da birindeki çiçekleri digerine tasimak hiç degildir. Sizde bilirsiniz ki böyle seyler ideolojik felsefi kaynagini, özgürlük,esitlik ve gönüllü birlikteliklerden aldigi sürece anlamli olur. Demokratik mücadeleye ve sivil toplum örgütlerin rolüne daha çok önem vermek gerektigi esprisi de burada yatiyor. İkincisinde ise; birinin digerine feda edilmesi, dolayisiyla tasfiyecilik ve egemenlik iliskisi yatar. Bütün bunlarin, kullandiginiz kavramlarin ve yaptiginiz atiflarin yerli yerinde yapilmadigindan kaynaklandigini, dolayisiyla farkli anlam ve yorumlara açik oldugunu düsünüyorum. Deginmek istedigim diger bir konu ise; yazinizda kurulusundan bu güne Hoç-Fed çalismalarinda emek ve çaba sahibi olan bazi arkadaslarimizi zikrederek geçmise atifta bulunup elestiriler yapiyorsunuz. Yipratma ve karalama boyutuna tasimadan yapilirsa ne ala. Ama sizin yazilarinizda sanki geçmisle bugün arasindaki diyalektik bag yeterince kurulmuyor. Günümüzdeki gelismelerin, geçmis üzerinde sekillendigi görülmüyor. Oysa mevcut kazanimlarin kendiliginden, ya da birden bire olmadigini sizde biliyorsunuz. Özellikle Ardahan özgülünde bu isin en eskilerinden olarak çig açip birer simge durumuna gelen rahmetli babanizla rahmetli Haluk Rusen abi basta olmak üzere bu ugurda emek veren, mücadele eden herkesin İnkâr ve imha politikalarinin bertaraf edilmesinde mutlaka payi vardir. Şimdi bunlari eski diye hatirlayip rahmet ve minnetle anmamak mümkün mü? Bu baglamda geçmise atifta bulunurken kullandiginiz kavramlara daha çok dikkat etmenizi ve seçici olmanizi öneririm. Belki mesleginiz geregi isinizi yapiyorsunuz. Mesleginize ve isinize saygi duyarim. Hakkini verdiginize de inaniyorum. Ama böyle olmakla birlikte bazen farkli anlamlar içeren kavramlarla insanlarimizin emek ve çabalarina bilmem kimin “dönemlerinde kalan faaliyetler,”diyerek, beklide farkinda bile olmadan, hem tarihi geçmise haksizlikta bulunuyorsunuz, hem de insanlarimizi rencide ettiginizi düsünüyorum. Unutmayin ki “eski devrimci” dediginiz insanlar ve arkadaslari da yukarida belirttigim nedenlerle , rahmetli babaniz basta olmak üzere kendilerine göre daha çok eski olan devrimcilere gösterdikleri saygiyi, aslinda bir gelenegin devami olarak düsünürler. Bu baglamda devrim ve devrimcilikten bahseden herkesten de ayni seyi beklerler.İnanin ki, sistem tarafindan yapilan onca haksizlik, baski, yipratma umurlarinda bile degil.Ama dost bildiklerinden gelen hak edilmeyen agir sözler yaralayici oluyor!! Evet, eski devrimcilerden eskiyenler, kenara çekilip toplum ve toplumsallik diye bir derdi kalmayanlar, hatta sirça kösklerinde keyif çatip karsitina dönüsenler vardir. Ama unutulmasin ki bunlar oldugu gibi, ekmek kavgasindan arta kalan zamanini bile çoluk çocuguna ayiramayan, toplumsal duyarlik için oradan buraya kosusturan, hatta ak sakallarina, kir baslarina aldiris etmeden Newroz’larda, 1 Mayis’larda hala sokak, bucak bildiriler dagitip alanlarda kitlelerle birlikte hak mücadelesi ugrunda gaz yutup cop yiyenlerde az degildir. Bu insanlara saygi duyup duymamak söyle dursun(ki bu herkesin kendi bilecegi bir sey) ama en azinda yapilan elestirilerde biraz daha dikkatli ve insafli olunmasi gerektigini düsünüyorum. Sicak selamlarimla…



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yaz Gazeteci Kardes Yaz!/Şemsettin Şenel

 


Şemsettin Şenel Yaz gazeteci kardes, memleketimin hallerini, dügüm olmus dertlerini, benzi solmus yüzü gülmeyen insanlarimin hallerini yaz… Yaz, basarisiz AKP’nin kurmaylarini yaz, bizim halleri de yaz misali bir sarki vardi Selda Bagcan’in bir siiri vardi okunurdu, bir filme dönüstürülmüstü ancak insanlarin begenisinde çok da önemli yer tutmustu. Alinti degil, kurgu da degil. Yalnizca düsüncelerimizdir bizim. Nasil yorumlarsaniz yorumlayin, nasil algilarsaniz algilayin payina düsen sorumluluklar onlarin olsun. Çile çekmek, kader saymak Ardahanlinin olsun. Diyeceksin ki niye? Sen de kimsin? Ben de Ardahan’in öz evlatlarindan biriyim, yazarim, çizerim, yalniz dogrularla birlikte hareket ederim. Geçmisten gelecege, Baris gelsin daglara, Daglar yesersin haydi, baglar yesersin Sevecen umutlarla, umut olsun her yana Dostlar sevinsin haydi, dostlar sevinsin Neyi hatirlatmak istedim Ardahanli hemserilerime? Animsama adina bir türkü vardi söyleriz; Ardahan’in yollarinda, Güller açmis daglarinda , misali Şimdi derim ki ülkeye bunca hakimiyet kurmus, zorluklarla ülkeye baris getiren AKP’nin görevlilerine sesleniyorum; sayin İl Baskani dünyaya bu kadar güzellikler saçarak ülkeye bu kadar ödenekler ayirirken siz neden Ardahan’imiz için bir sey alamadiniz? Kendi yetersizlikleriniz mi? Ardahanlinin basarisizliklari mi? İl Baskani da olsa Belediye Baskanimiz da ve AKP vekilimiz de ne yaptiniz Ardahan’a? Tabi ki hiçbir sey… Kusura bakmayin. Görev sorumluluktur, namustur, yürekliliktir, çalismak gerektirir. Halkin sorumlulugunu bos yere tasimak da haksizliktir. Milletini aptal yerine koymaktir… Hiç kusura bakmayin! Umutlarimizi ya yesertin ya da terk edin. Ardahanli aptal degil! Sizleri AKP yetkili organlarina sikayet ediyorum. Ya bir seyler yapin ya da çekin gidin! Görevler alinmaz, verilir. Sayin AKP İl Baskani, bunca bulanik sularda hangi baligi yakaladin? Tabi ki hiç birini… Ardahan için hangi ödenegi aldin? Elbette yok… Sayin Belediye Baskani, öz Ardahanlisin, üstelik de bir mühendissin. Siz neyi basardiniz? Hayir, hiçbir seyi… Hiçbir sey yapamasaydin bile bir AKP belediye baskani ile kardes olur yine Ardahan’a bir seyler getirirdin, o da yok, bosuna zaman kaybi, yazik Ardahan’a yeter! Sayin AKP Vekili, varliginiz ile yoklugunuz arasinda fazla bir sey yok. Ya var olun, bir seyler yapin. Onu da yapmadiniz, insanlari kandirarak çok vaatlerde bulundunuz. Yapilan hiçbir sey yok. Yazik ki Sirri Atalay’larin torunusunuz, kusura bakmayin. Bunca ülkede riskrumlar dagitilirken Ardahan’a neler aldiniz? Neler kazandirdiniz? Yaziktir insanlari aptal yerine koymayiniz. Lütfen ya görevinizin sorumluluklarini bilin, ya da çekin gidin! Ardahan dertli, Ardahanli yüzü gülmeyen, sorunlari dügüm dügüm, ekonomisi bozuk, virane yollari parklari, otu samani bulamayan, eti yagi bali para etmeyen, kaderine küsmüs, banka kuyruklarinda, sosyal yardim kuruluslarinin kapisindan öteye gidemeyen, egitimde sonuncu, kisin kari borani hüsran, çaresizlikle kivranan, umut arayan Ardahanlinin ya muhatabi olun ya da terk edin! Yaz gazeteci kardes, yaz! Bunlarin hepsini yaz! Yaz ki okusunlar, okusunlar da ibret alsinlar. Saygilarimla… ARDAFED Egitim Sekreteri



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin


Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Çabamiz sonuç verdi!..

 


Ardahan Haberleri **Ardahan’da Dogalgaz hatti çalismalari basladi… Uzun ugraslarin ardindan 27.04.2013 Cumartesi günü Ardahan Belediyesinde KAR-GAZ sirketi ile imzalar atilmis, Dogalgaz çalismalari geçtigimiz gün itibariyle Ardahan-Göle yolu üzerinde resmen basladigi görüldü. Ardahan Göle yolu üzerinde start verilen dogalgaz sebeke insaa çalismalarini yakindan takip eden Belediye Baskani Faruk Köksoy, çalismalar hakkinda Kar-Gaz yetkililerinden bilgi aldi. Burada bir konusma yapan Belediye Baskani Faruk Köksoy; “30 Nisan 2013 tarihi itibariyle Ardahan da 50 bin metre dogalgaz hatti 3 ay içerisinde bitirilmesi hedeflenerek ise baslanilmistir. Birkaç yildir yogun bir sekilde takip ettigimiz Ardahan için çok önemli olan hem isinma anlaminda hem yatirim anlaminda hem de hava kirliliginin önlenmesi anlaminda çok çok önemli olan dogalgazin Ardahan da baslamasi bizi gururlandirmis mutlu kilmistir. Bilindigi üzere 2006 yilinda Kars-Ardahan-Sarikamis Enerji dagitim lisans isini alan Kar-Gaz firmasi bu isi devam ettiriyor. Enerji Bakanligi, EPDK ve Belediye olarak bizde denetimlerimizi kontrollerimizi ve takiplerimizi sürdürüyoruz. Şehrimize vatandaslarimiza herkese hayirli olsun Allah kazasiz belasiz kullanmak nasip etsin” dedi. Haberi ekleme saati:22.28-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Engin Koç Topraga Verildi..

 


Ardahan Haberleri Erzurum’un Tortum ilçesinde, yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasinda hayatini kaybeden Engin Koç’un cenazesi, Ardahan’da topraga verildi.Koç’un cenazesi Merkez Camisi morgundan alinarak Halil Efendi Mahalle Mezarligina getirildi. Koç, burada kilinan cenaze namazinin ardindan defnedildi.Törene, Koç’un yakinlariyla Ardahan Belediye Baskani Faruk Köksoy, Vali Yardimcisi Deniz Piskin ve vatandaslar katildi.-Olay-1 Mayis’ta Ardahan’dan Bursa’ya giden Sümmani Yilmaz (55) idaresindeki 34 PPH 01 plakali yolcu otobüsü, Ardahan-Erzurum karayolunun Aksukapi mevkisinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sarampole devrilmis, 3 kisi ölmüs, 30 kisi yaralanmisti. **90 derecelik viraja 2 yilda 26 kurban.. Erzurum-Ardahan karayolu Aksukapi mevkisinde son 2 yilda meydana gelen kazalarda 26 kisi hayatini kaybetti. Kazazedelere ilk müdahaleyi yapan köylüler, “Ceset görmekten psikolojimiz bozuldu” diye isyan ederken uzmanlar ise, “12 kilometrelik rampanin sonunda 90 derecelik viraj var, sonuç kaçinilmaz” diyor. Erzurum-Artvin karayolunu Ardahan istikametine baglayan Tortum ilçesine bagli Aksukapi mevkisi, art arda yasanan ölümlü kazalar nedeniyle bölgede ‘ölüm yolu’ olarak adlandirilmaya basladi. Son kaza ayni yolda 1 Mayis günü meydana geldi. Ardahan’dan İstanbul’a gitmekte olan yolcu otobüsü viraji alamayarak bariyerlere çarpti. Yan yatarak metrelerce sürüklenen otobüste bulunan 3 kisi hayatini kaybetti, 29 yolcu ise yaralandi. Aracin frenlerinin bosaldigi, sürücünün bariyerlere çarparak durdurmak istedigi fakat aracin sarampole yuvarlandigi belirlendi. **AGIR ARAÇLARIN FRENİ BOŞALIYOR.. Son iki yilda ayni yerde meydana gelen 29 kazada toplam 26 kisi hayatini kaybederken son kazanin da daha önce yasanan ölümlü kazalarla benzer olmasi dikkat çekti. Uzmanlar, özellikle agir tonajli araçlarin frenleme yaparak indikleri rampada, fren bosalmalarinin meydana gelebilecegini ve bunun da ölümlü kazalara yol açabilecegini belirtiyor. Trafik ve Çevre Bilgisi Uzman Ögreticisi Selçuk Yildiz, bölgede trafik isaret levhalarinin eksik oldugunu söyleyerek sunlari anlatiyor: “Aksukapi mevkisinde yasanan kazalarin yüzde 90’i yol ve isaretleme kusurlarindan olusan kazalar. Birçok kez bölge halkinin sikâyetleri üzerine bölgede çalismalar yaparak incelemelerde bulundum. Yolun dik bir rampada bulunmasi ve sürekli virajlarla çevrili olmasi sürücüleri oldukça zor bir duruma sokuyor. Özellikle agir tonajli araçlar ve yolun acemisi olan soförler için kurtulusu olmayan bir yol. 12 kilometrelik rampanin sonunda 90 derecelik viraj var. Rampanin uzun olduguna iliskin trafik isareti yok. Sürücüler rampanin erken bitecegini düsünerek kontrolsüz frenleme yapiyor sonunda da isinan frenler patliyor.” ‘ **YARALILARA İLK BİZ KOŞTUK’ yasanan kazalardan bikmis durumda. Artik psikolojik sorunlar bile yasadiklarini söyleyen Aksukapi köyü muhtari Abdullah Çelik, “2 yilda birçok kazaya taniklik ettik. Kazalarda hep araç içerisinde sikisan yaralanan insanlarin imdat çigliklarina ilk biz kostuk. Artik yarali çigliklarindan ve araçlardan çikardigimiz cesetler yüzünden psikolojimiz bozuldu. Rampanin dik olmasi kaza yapan araçlarin frenlerinin patlamasina sebep oluyor. Kazalar da bu sebepten meydana geliyor. Artik sorun çözülsün.” **Ögüt Ölüm Yolunda Basin Açiklamasi Yapacak.. Ölüm yolu daha önce CHP Ardahan Milletvekili Ensar Ögüt tarafindan Meclis gündemine tasinmisti. Milletvekili Ögüt, verdigi soru önergesinde, “Agir kazalarin yasandigi 90 derecelik viraji, karayollarina daha uygun bir sekilde yeniden yaparak kazalari önlemeyi düsünüyor musunuz?” diye sordu. Önergede 12 kilometrelik bir rampadan inildikten sonra Aksukapi Kavsagi’na varildigi ve 90 derecelik keskin bir virajla Dogu ya da Karadeniz yönüne dönüldügü vurgulanmisti. Ögüt’ün son ölümler ardindan ‘Ölüm Yolu’ olatak bilinen alana giderek kefen giymis 10 kisi ile birlikte bahsi geçen yolda basin açiklamasi yapacagi da ögrenildi. Haberi ekleme saati:22.27-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Nejdet Kanbir’in Annesi Vefat Etti..

 


Ardahan Haberleri Ardahan Çildir İlçesi İl Genel Meclis Üyesi Nejdet Kanbir’in annesi Merhume Şahnar Kanbir (85) Hakk’in rahmetine kavustu. Bir süredir yasliliga bagli çesitli hastaliklar yasayan Merhume Şahnar Kanbir uzun süredir tedavi görüyordu. Ardahan Devlet Hastanesinde yasamini yitirdi. Merhume Şahnar Kanbir’in cenazesi bugün Çildir İlçesine bagli Asiksenlik (Sugara) Beldesinde İkindi Namazina müteakiben kilinacak cenaze namaziyla topraga verildi. Gazetemiz Çalisanlari adina Merhume Şahnar Kanbir’e Allah’tan rahmet kederli ailesine bassagligi dileriz. Haberi ekleme saati:22.23-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

“BİR NEFES DE SEN VER”

 


Ardahan Haberleri Ardahan Üniversitesi Fotografçilik Kulübü ögrencileri tarafindan, 26 Nisan 2013 Cuma günü, ARÜ MYO bahçesinde “Bir Nefes de Sen Ver” adli fidan dikme etkinligi düzenlendi. Saat 12.30’da baslayan etkinlige; ARÜ Fotografçilik Kulübü danismanlari Ögr. Gör. Handan Özcan Arslan, Ögr. Gör. Ahmet Yusuf Cevher, Ögr. Gör. Arif Cem Topuz ile kulüp ögrencileri ve ARÜ personeli katildi. Ayrica etkinlige Ardahan Şehit Er Serhat Çamli Anadolu Ticaret Meslek Lisesi ögretmenleri ve ögrencileri de eslik etti. Katilimcilar tarafindan yogun ilgi gören etkinlikte, Ardahan’in cografi kosullari ve iklimine uygun olarak yaklasik 200 çam fidani dikildi. Ortalama 50 kisilik bir grupla yapilan etkinlik adeta senlik havasinda geçti. MYO bahçesinde fidan dikmek için gerekli alet ve araçlar kullanarak çalismalar yapan ögrencilerin oldukça keyifli olduklari gözlemlendi. ARÜ personelinin de fidan dikme çalismasina katildigi etkinlikte, Meslek Yüksek Okulu bahçesinin uygun alanlari yepyeni fidanlarla donatildi. “Her agaç bir nefestir ve her ormanin bir kahramani vardir.” Konuyla ilgili açiklama yapan ARÜ Fotografçilik Kulübü danismanlarindan Ögr. Gör. Handan Özcan Arslan, dikilen fidanlarla birlikte ARÜ MYO yerleskesinin daha da renkli ve islevsel hale gelecegini belirterek, “Her agaç bir nefestir. Nefesimizi her daim taze tutmak adina bu etkinliklerde devamlilik esastir ve faaliyetlerimiz sürecektir. Her ormanin bir kahramani vardir. Bugün burada bulunan tüm katilimcilar birer kahramandir” diye konustu. ARÜ Fotografçilik Kulübü Danismanlarindan Ögr. Gör. Ahmet Yusuf Cevher ise, etkinlikle ilgili olarak amaçlarinin agaç sevgisi kazandirmak oldugunu vurgulayarak, “Topluma faydali olma bilincini uyandirmak, sosyal farkindalik yaratmak ve yeni nesillere ‘bir nefes’ miras birakmak istiyoruz” ifadelerini kullandi. Fidan dikiminin ardindan katilimcilara tesekkür edilmesiyle birlikte etkinlik sona erdi. Haberi ekleme saati:22.22-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

“Türk Cönklerinde Budin Kusatmasi”

 


Ardahan Haberleri Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Âsik Zülâli Konferans Salonu’nda, 26 Nisan 2013 Cuma günü “Türk Cönklerinde Budin Kusatmasi” isimli konferans düzenlendi. Saat 14.00’te baslayan konferans, Gazi Üniversitesi Emekli Ögretim Üyesi Prof. Dr. Zeki Cemil Arda tarafindan verildi. Konferansa Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez, Kazakistan Devlet Üniversitesi Kazak Filolojisi Bölümü Ögretim Üyesi Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç, Tarih Bölümü Ögretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Suat Vural, ARÜ’lü akademisyenler ve idari personel ile çok sayida ögrenci katildi. Haberi ekleme saati:22.18-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

ARÜ’DE KAZAK EDEBİYATI..

 


Ardahan Haberleri Ardahan Üniversitesi’nin daveti ile 17 Nisan 2013 tarihinde Ardahan‘a gelen ve ARÜ’de bilimsel çalismalarini basariyla tamamlayan Kazakistan Cumhuriyeti’nin, Bati Kazakistan Devlet Üniversitesi Kazak Filolojisi Bölümü Ögretim Üyesi Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç, Ardahan Üniversitesi’nde Kazak Edebiyatiyla ilgili genis çapta bir arastirma yapilmasindan memnun oldugunu belirtti. Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez’in makaminda 26 Nisan 2013 Cuma günü kendisiyle yapilan röportajda konusan Dr. Jaksilikoviç, ARÜ’de Kazak yazar ve sairlerin birçok eserinin tercüme edilmesi ve Kazakça ile Türkçe’nin bir arada bulunmasinin önemli oldugunu da ifade etti. Ayrica, Ardahan’da bulundugu süreçte “XX –XXI. Asir Türk ve Kazak Edebi İliskilerinin Gelismesinde Bazi Meseleler” konusunu arastiran Dr. Jaksilikoviç, Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin Kazakça ögreniyor olmalarindan dolayi çok mutlu oldugunu bildirdi. Röportajda, Ardahan Üniversitesi ile Bati Kazakistan’daki Devlet Üniversitesi arasinda akademik isbirligi yapilmasi fikrini de destekledigini bildiren Dr. Jaksilikoviç, “Bati Kazakistan’daki Devlet Üniversitesi idarecileri, yöneticileri, rektörlük böyle bir isbirligine sicak bakiyor ve bu protokolün imzalanmasi için büyük bir heyecanla bekliyorlar. Ardahan Üniversitesi’yle yapilacak is birligi hem oradan buraya hem de buradan oraya gidecek olan ögrenciler için çok faydali olacaktir” diyerek, Türkiye’ye gelerek Türkçe ögrenip, Türk edebiyati alaninda çalismak isteyen oldukça fazla Kazakistanli ögrenci bulundugunu dile getirdi. Ardahan Üniversitesi Rektör Yardimcisi Prof. Dr. Orhan Söylemez’in Bati Kazakistan Devlet Üniversitesi, Kazak Filolojisi Bölümü Ögretim Üyesi Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç ile yaptigi röportajin tam metni: “Prof. Dr. Orhan Söylemez: Neden Ardahan Üniversitesi’ne geldiniz? Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç: Kazakistan’da üst düzey ders verme konusunda bir yarisma olmustu. Bu yarismayi kazanan dört kisiden biri de bendim. Yarismanin sonucunda basarili olanlara bir ülkeyi seçmeleri ve orada çalismalarini sürdürmeleri istendi. “XX.- XXI. Asir Türk ve Kazak Edebi İliskilerinin Gelismesinde Bazi Meseleler” üzerine çalistigim için ve Türkiye’deki Ardahan Üniversitesi’nin bu konuda yapmis oldugu çalismalardan dolayi Ardahan Üniversitesi’ni seçtim. Ardahan Üniversitesi ögretim üyeleri ve ögrencileriyle 17 Nisan’da tanistik. Özellikle Yrd. Doç. Dr. Göksel Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Ayhan Çelikbay’in derslerine girdim. Ardahan Üniversitesi ögrencilerinin Kazakça ögrendigini, Kazakça metinleri okuyup tercüme ettiklerini gördüm. Bu ögrencileri, basarili bir gelecegin bekledigini düsünüyorum. Kütüphanede Kazak yazar ve sairlere ait birçok eserin tercüme edilmesi Kazakça ve Türkçe’nin bir arada bulunmasi beni çok mutlu etti. Tek bir sikinti yasadim; Türkçe’yi henüz bilmiyorum ve okuyamiyorum. Döndükten sonra insallah Türkçe’yi gelistirecegim. Ardahan Üniversitesi’nden Türkistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Kirgizistan’a giden pek çok Türk ögrencinin oldugunu ögrendim. Kazakistan’da yüksek lisans yapan Türk ögrencilerle tanistim, konustum. Ardahan Üniversitesi’ndeki ögrencilerin ve ögretim üyelerinin Kazakça konustuklarini gördüm. Özellikle Prof. Dr. Orhan Söylemez, Yrd. Doç. Dr. Göksel Öztürk ve Yrd. Doç. Dr. Ayhan Çelikbay Kazak dilini çok iyi biliyor. Prof. Dr. Söylemez’in “Kazak Edebiyati Antolojisi” adli eseri ve Kazak Edebiyati’yla ilgili yapilan bunun benzeri genis çapli arastirmalar beni çok mutlu etti. Prof. Dr. Orhan Söylemez: Ardahan Üniversitesi ile Bati Kazakistan’daki Devlet Üniversitesi arasinda akademik isbirligi protokolü imzalansa iki üniversite arasinda nasil bir gelisme olur? Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç: İki üniversite rektörleri tarafindan bu protokolün imzalanmasi iliskilerimizi elbette ki daha yukarilara yükseltecektir. Bati Kazakistan’daki Devlet Üniversitesi idarecileri, yöneticileri, rektörlük böyle bir isbirligine sicak bakiyor ve bu protokolün imzalanmasi için büyük bir heyecanla bekliyorlar. Kazakistan’daki diger üniversitelerle Türk Üniversiteleri arasinda böyle bir iliski var, ancak Bati Kazakistan Devlet Üniversitesi’yle henüz böyle bir anlasma yok. Ardahan Üniversitesi’yle yapilacak is birligi hem oradan buraya, hem de buradan oraya gidecek olan ögrenciler için çok faydali olacaktir. Nitekim Kazakistan’da; Türkiye’ye gelerek Türkçe ögrenip, Türk edebiyati alaninda çalismak isteyen oldukça fazla ögrenci bulunuyor. Yöneticilerimizde bu konuya sicak bakiyorlar. Prof. Dr. Orhan Söylemez: Türkiye ve Ardahan’i nasil buldunuz? Dr. Mutiyev Zeynulla Jaksilikoviç: Türkiye ve Ardahan’a ilk defa geliyorum. Hava soguk olsa da buradaki insanlar çok sicakkanli. Ardahan’in tabiatini gördün. Harika dogasi beni oldukça etkiledi. Ardahan Üniversitesi’nde görmüs oldugum konukseverlik, Bati Kazakistan’daki konukseverlikle benzerlik gösteriyor. Bu arada Yrd. Doç. Dr. Göksel Öztürk, Yrd. Doç. Dr. Ayhan Çelikbay ve Doç. Dr. Erdogan Altinkaynak’in bir fikri üzerinde özellikle durmak istiyorum: Bati Kazakistan’da bir Türkoloji Merkezi kurmak. Bu fikre ben de katiliyorum. Bati Kazakistan’da Türkoloji Merkezi kuruldugu takdirde onu gelistirmeye haziriz. Bu protokol imzalandiginda Kazakistan’dan buraya gelmek için hazir bekleyen hocalarimiz var. Özellikle Murat Sabir Türkiye’deki Ardahan Üniversitesi’ne gelerek Türkçesini gelistirmek istiyor. Murat Sabir Türkiye’de okumus ve Kazakistan’a dönmüs. Bu sayede Türkçe biliyor. Esim Biysenova Güljamal Tursinbekova’da oldukça memnun kaldi. O da benimle ayni fikirleri paylasiyor. Şunu da ilave etmek istiyorum basta siz olmak üzere Ardahan Üniversitesi yönetimine çok tesekkür ediyorum. Bizi buraya davet ettiginiz için ayrica size çok tesekkür ediyorum. Kazak Edebiyati üzerine yapmis oldugunuz iki çalismanizi ve iki kitabinizi aldim. Kazak edebiyatinin önde gelen yazar ve sair Muhtar Şahanov, Abay Kunanbayoglu ve Nemat Kelimbatov üzerine yapmis oldugunuz çalismalar beni gerçekten çok mutlu etti. Bu çalismalar benim de ilgi alanima girdigi için sizinle ileride insallah çalismalar yapacagiz. Prof. Dr. Orhan Söylemez: Bizde size çok tesekkür ediyoruz.” Haberi ekleme saati:22.11-03 Mayis 2013 HABER/FOTO: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan’nin Mevduati Bile Yok!..

 


Ardahan Haberleri Bankacilik sektöründeki 737.3 milyar TL’lik toplam mevduatin yüzde 47’si (340.1 milyar TL) İstanbul’da bulunuyor. İstanbul’u yüzde 17.53 payi (126.8 milyar TL) ile Ankara izliyor. İzmir’de tutulan mevduatin toplami 41.7 milyar TL. Baska bir ifadeyle 3 büyük ilin toplam mevduattan aldigi pay yüzde 70. Mevduatin en az oldugu il Ardahan. **KREDİLİ MEVDUAT KULLANIMI ARTIYOR.. Faiz orani diger kredilere oranla daha yüksek olan kredili mevduat hesaplarinin kullanimi geçen yil yüzde 22 yükseldi. 2011’de 3.7 milyar TL olan toplam kredili mevduat kullanimi geçen yil 4.5 milyar TL’ye çikti. Türkiye’de tasarruf oranini artirmaya yönelik adimlar atilmaya çalisilirken borçluluk rakamlari her geçen gün tirmanmaya devam ediyor. Bankacilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, geçen yil nakdi kredilerin mevduata orani yüzde 100’den az olan il sayisi 7’ye indi. Yani Tunceli, Ankara, Zonguldak, Aksaray, Usak, Bartin ve İstanbul, toplam tasarruflarindan daha düsük miktarda kredi almis durumda. Dolayisiyla bu illerin borcunu kapatabilecek tutarda tasarrufu bulunuyor. 2011 yili verilerine bakildiginda tasarruflari borçlarindan fazla olan il sayisinin 12 oldugu görülüyor. Geçen 1 yilda Sivas, Hakkari, Eskisehir, Mugla ve Erzincan, ‘borçlu’ iller sinifa dahil oldu. Toplam tasarrufuna göre en fazla borçlu ünvani Gaziantep’ten Siirt’e geçti. 2011’de yüzde 200 seviyesinde bulunan nakdi kredilerin mevduata orani Siirt’te yüzde 233’e ulasti. Siirt’i yüzde 282 ile Gaziantep ve yüzde 270 oranla Osmaniye takip ediyor. **EN SAGLAM İL TUNCELİ.. Toplam borcu tasarruflarindan en az olan il ise Tunceli. Nakdi kredilerin mevduata orani Tunceli’de yüzde 67 seviyesinde. Bu oran Ankara’da yüzde 73, Zonguldak’ta yüzde 88, Aksaray’da yüzde 91, İstanbul’da yüzde 93, Bartin’da yüzde 99. Kisi basina takipteki alacaklarin tutar olarak en yüksek oldugu il ise İstanbul. Kisi basina takipteki alacak miktari İstanbul’da 623 TL iken Ankara’da 516 TL, Antalya’da 485 TL. Kisi basina takipteki alacagi en düsük oldugu il, 25 TL ile Bingöl. Agri, Hakkari, Mus, Bitlis, Siirt yine kisibasina düsen takipteki alacak tutari 50 TL’nin altinda kalan iller olarak siralaniyor. **DOGU İLLERİNDE HEM KREDİ ARTIŞI HEM BATIK PATLADI.. Bankalarin kredi vermekte isteksiz davrandigi yönünde elestirilerin yapildigi Dogu illerinde kredi artisi tam anlamiyla uçtu. Geçen yil Siirt’te kullandirilan nakdi kredilerin tutari yüzde 106.5 artarak 1.6 milyar TL’ye çikti. Kullandirilan nakdi krediler Bitlis’te yüzde 43, Mardin ve Mus’ta yüzde 37, Agri’da yüzde 34 artti. Sektör genelinde ise nakdi krediler 2012’de ortalama yüzde 16.7 yükseldi. Nakdi kredilerdeki bu artis batik kredilere de ayni sekilde yansidi. Takipteki kredi miktari Batman’da yüzde 78, Mus’ta yüzde 73, Osmaniye’de yüzde 72, Karaman’da yüzde 71 artti. Nakdi kredi artisinin en az yasandigi il yüzde 6.6 ile Zonguldak oldu. Bu oran İstanbul’da yüzde 13.36 olarak gerçeklesti. **KARTTA BATIK KREDİ ORANI DÜŞTÜ.. Kredi kartinda batik oraninin en yüksek oldugu il yüzde 9.55 ile Diyarbakir. 2011 yilinda 55 milyar 488 milyon TL’lik bireysel kredi karti harcamasinin yüzde 6.34’ü yani 3 milyar 523 milyon TL’si takibe düsmüstü. Geçen yil bireysel kredi kartinda hacim 71 milyar 592 milyon TL’ye çikti. Takipteki alacaklar ise 3 milyar 984 milyon TL’ye ulasti. Yani bireysel kredi kartinda batik orani yüzde 5.56’ya geriledi. Adana, yüzde 9.36 ile kredi kartinda batik orani en yüksek ikinci il oldu. Bu oran Şanliurfa’da yüzde 9.14, Gaziantep’te yüzde 8.58 oldu. Haberi ekleme saati:22.12-03 Mayis 2013 HABER/FOTO:AŞİTİ BİLGİN



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

1 Mayis’ta Aglatan Konusma…

 


Ardahan Haberleri **Bayrama gelemeyen arkadaslari için agladi.. Ardahan’da Egitim-Sen’in organize ettigi 1 Mayis coskusu kardeslik içerisinde halaylarla baslayip, halayla bitti. Ardahan Egitim-Sen’in düzenledigi 1 Mayis etkinligine, Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Baris ve Demokrasi Partisi(BDP), Yol-İs ve Hak-İs sendikalari ve sivil toplum kuruluslari üyeleri halay esliginde 1 Mayis Emek ve Dayanisma Günü’nü kutladi. Ardahan İnönü Caddesi’nde yürüyüs yapan grup, Kaptanpasa Mahallesi’ndeki Dursun Akçam Kültür Evi önünde toplandi. Egitim-Sen Ardahan Temsilcisi Zafer Yildiz, burada grup adina yaptigi açiklamada, 1 Mayis’in isçinin, emekçinin bayrami oldugunu belirterek, herkesin gününü kutladi. Yildiz, “Dünyadaki ezilen, sömürülen, katliamlara ugrayan, is cinayetlerine kurban giden, yok sayilan halklarin sesi olmak için bu alandayiz. İsgale, savasa, issizlige, sömürüye, yoksulluga, savasi, aciyi ve gözyasini yok etmek için buradayiz” diye konustu. Yol-İs arkadaslarina agladi… Ardahan Egitim-Sen’in organize ettigi 1 Mayis coskusuna destek veren Yol-İs sendikasi İl temsilcisi Sirri Atalay Cantürk, 1 Mayis konusmasi yaparken arkadaslarinin izin verilmeyip bayramlarinda dahi çalistirildiklarini anlatirken ellerinin titreyip aglamamak için kendisini sikmasi dikkat çekti. Atalay, kara yollarinin taseronlastirilmasi nedeniyle hiçbir hak elde edemeyen ve isçi kuleleri gibi bayramlarda dahi çalistirildiklarini ifade edip, bugün dahi arkadaslarinin 1 Mayis Bayramina gelmek istediklerini ama taseron firma sahipleri tarafindan izin verilmeyerek çalistirildiklarini iddia etti. Bu konusma içinde aglamaya baslayan Yol-İs sendikasi İl temsilcisi Sirri Atalay Cantürk konusmasini yarim keserek bitirdi. Öte yandan katilim saglayan CHP ve BDP partilerine söz verilmedigi de ögrenildi. Daha sonra guruplar müzik esliginde halay çekerek dagildilar. Ardahan Haberleri **Ardahan Egitim-Sen’den 1 Mayis Açiklamasi.. Yasamini alin teriyle kazanan, isçi kardeslerim, kamu emekçileri memur arkadaslarim, her direniste varolan ögrenci kardeslerim, issizler, emekliler, kadinlar, yurdumun onurlu ve aydinlik insanlari 1 mayis isçi ve emekçi bayramina hos geldiniz. *Dostlar! Merhaba! Emekçi kardeslerim yoldaslar, kapitalist sömürüye ve baskiya, emperyalist saldirganliga, her türlü irkçi-soven ayrimciliga karsi gelmek için bu gün bu alanda bulunuyoruz. 1 Mayis isçi ve emekçinin bayramini coskuyla selamliyoruz. Dostlarim, yoldaslarim ,bugün dünyadaki ezilen,sömürülen,katliamlara ugrayan,is cinayetlerine kurban giden, yok sayilan halklarin sesi olmak için bu alandayiz. İsgale, savasa, issizlige , sömürüye, yoksulluga, savasi, aciyi ve göz yasini yok etmek için buradayiz. Bir yandan emegin kazanilmis haklarina yönelik saldirilarin arttigi, çalisma yasaminin tahrip edildigi, sendikal hak ihlallerinin sürdügü, bagimsiz sendikal hareketin yok edilmek istendigi, diger yandan ise basta ifade ve düsünce özgürlügü olmak üzere hak ve özgürlükler alaninin giderek daraltildigi korku imparatorluguna karsi bu alanda sesimizi duyuracagiz . Kendilerini bu imparatorlugun padisahi yerine koyarak emperyalizmin taseronlugunu yapmak isteyenlerin; fasist baskilarla, her türlü zorbalikla susturmaya çalistiklari emekçinin sesini Özgürlük, esitlik ve adalettin sesi olarak bu meydanlarda haykiracagiz. *Emekçi kardeslerim Yoksullugun, adaletsizligin, hukuksuzlugun hâkim kilinmak istendigi, Emegin, emekçilerin haklarinin taninmadigi, demokrasi insan hak ve hürriyetlerinden,bahsedilmeyen,irkçi,dindar,kindar,bir,düsüncenin,yerine İnancimizla,direnisimizle,mücadelemizle insanin insani sömürmedigi; hiçbir halkin dil, din, kültür farkliliklari nedeniyle baski ya da ayrimci uygulamalarla karsilasmadigi;insanlarin açliktan ölmedigi; çocuklarin savaslar sonucunda anasiz babasiz kalmadigi;bir ülke yaratmak için bu meydanlarda olacagiz. Demokratik bir ülke ve insanca bir yasam mücadelesi veren siz onurlu emekçi kardeslerim, halklari birbirine düsürmeyi planlayan irkçi-soven güçlerin oyununu hep birlikte bozacagiz. halklarin kardesligini sürdürmek için fasizme –eperyalizme karsi direnecegiz. İsçi kardeslerim, kamu emekçileri memur arkadaslarim, ögrenci kardeslerim Emegin en yüce deger olarak kabul edildigi, Siyasal iktidarin emegi bir taseron hizmeti olarak görmedigi, Kadin-erkek, irk, dil, din, mezhep ve etnik köken ayriminin yapilmadigi, Saglik ve egitim sisteminin parasiz hale getirilip, adalete erisimin kolaylastirildigi, hukuka güvenin saglandigi, Her türlü siddetin karsisinda durmayi yasam biçimi haline getirildigi, Devlet olanaklarinin yandaslara peskes çekilmedigi, Barisin, demokrasinin, basin özgürlügünün, bilgiye ulasmanin, düsüncenin ifade edilmesinin, hukukun üstünlügünün, yarginin bagimsiz ve tarafsizliginin, hakça ücret ve yasam isteginin yadsinamaz degerler oldugunun benimsenip içsellestirildigi,sanata, edebiyata, kültüre ve bilime gereken sayginin duyuldugu ve ifade edildigi bir dünyayi direnerek,savasarak,hep beraber yaratmak için bu alanlarda olacagiz. E y emperyalizmin taseronlugunu yapanlar sanmayin ki susacagiz Kadinin köleligini özgürlük diye sunanlara, On üç yasindaki çocuga tecavüz edenlerin görmezlikten gelinmesine, Emekçilerin açlikla terbiye edilip kölelik ücretine mahkum edilmesine, Her türlü farkliligin tehlike olarak görülmesine, Aklin ve bilimsel bilginin dislanmasina, Emekçilerin issizlikle korkutulup güvencesizlige razi edilmesine, Sagligin ve egitimin piyasalasmasina, İnsanlarin bir mezhepten hareketle orta çag karanligina sürüklenmesine, Çocuklarin Çocuk Gelin yapilmasina, Çocuklara bir dini inancin bir mezhebinin dayatilmasina, İsçi pazarlari kurulmasina,karsi mücadelemiz, savasimiz daha da siddetlenerek sürecek. gün, birlikte mücadele günüdür! Yasasin birlik, mücadele ve dayanisma günümüz! Yasasin halklarin kardesligi, yasasin 1 Mayis Ardahan Egitim-Sen İl Baskani Ardahan Haberleri **CHP’den 1 Mayis Mesaji.. *Bugün 1 Mayis İsçi sinifinin birlik, mücadele ve dayanisma günü. Bugün bizim için her zamankinden daha anlamli gün. Bugün 1 Mayis 1977 de 36 emekçi kardesimizi anmak için, onlarin yarim kalan sevinçlerini tamamlamak için, daha fazla birlik olma günümüz dür. Bugün isçilerimiz ve emekçilerimiz açisindan hak ve özgürlükler mücadelesinin en önemli günüdür. bugün ayni zaman da savasa ve sömürüye karsi dünya emekçilerinin baris diye haykirdigi gündür. *Bugün dili dini, irki, ulusu, cinsiyeti, siyasal ve sosyal düsüncesi ne olursa olsun milyarlarca isçinin demokratik sosyal haklarini haykirdigi, dayanismayi ve mücadelesini yükselttigi gündür. Bu vesileyle dünya emekçilerinin bayrami kutlu olsun. bu ülkenin basbakan bugün sizlere ‘’ biz 11 yillik iktidarimizda emekçilerin, isçilerin haklarini koruduk’’diye seslenirken gerçekte AKP iktidarinda emekçilerin isçilerin haklarina cumhuriyet tarihinde görülmemis, sistematik bir saldiriyi gizlemek istemektedir. İsçi yi, emekçiyi müsteri gibi gören isçiyi emekçiyi insan yerine koymayan bir anlayis iktidardadir. Ne güzel öldüler bu onlarin kaderiydi diyen bir anlayis iktidardadir. Emekçi kardeslerim 11 yillik AKP iktidarinda isçiye emekçiye reva görülen uygulama yi biliyor musun? 12 bin emekçi hayatini kaybetmis 36 bin emekçi is kazalari sonucu engelliler sinifina girmistir. İs kanununda yapilan degisiklerle, güvencesiz, esnek bir çalisma hayati reva görülmüs is güvencesini ortadan kaldirmistir. Kadinlari çalisma hayatinin disina iterken çikarilan yasalarla çocuk isçilerin sayisi 1 milyona çikarilmistir. 30 isçiden az isçi çalistiran is yerlerinde ki isçilerin sendikalasma hakkini kullanmalari engellenmistir. AKP çagdas kölelik olan taseron uygulamasinin kapilarini ardina kadar açmis 2002 yilinda kamu da ki toplam taseron isçisi 20 bin civarindayken 2013 yilinda bu rakam 600 bini asmistir. Toplamda 1.5 milyon taseron isçisi çalismaktadir. Özellestirme nedeniyle issiz kalan kamu isçileri zorla 4 C li yapilmis özlük haklarini ellerinden alinmistir. AKP nin 11 yillik iktidarinda ‘’ileri demokrasi’’ kisvesi altinda kamu çalisanlarinin toplu sözlesme hakki geriletilmis, grev hakki verilmemistir. 12 Eylül döneminde bile olmayan yeni grev yasaklari getirilmistir. Bu iktidar döneminde sendikal örgütlenme hakkini kullanan emekçiyi koruyan düzenlemeler geriye götürülmüstür. İsçinin, emekçinin toplu sözlesme hakkina yönelik saldirilar arttirilmis. yetki baraji uygulamasi nedeniyle 2018 yilina kadar 28 sendikanin yetkisi düsürülecektir. AKP iktidarinda referandumda halka grev yasaklarin kaldirildigi söylenirken; hak grevi, dayanisma grevi, is yavaslatma gibi eylem türleri yasaklanmistir. Yine emeklilerin, ev isçilerinin, çiraklarin en önemlisi de taseron isçilerin sendika ve toplu sözlesme hakki yasaklanmistir. Degerli isçi ve emekçi kardeslerim İsçilerimizin, emekçilerimizin sesi ve sözü olan CHP nin Türkiye de isçilerin, emekçilerin ekonomik, sosyal hak ve özgürlüklerini evrensel, çagdas bir düzeye tasiyan demokratik gereklere uygun sekilde hayata geçirilmesi için sonuna kadar mücadele edecektir. CHP iktidarinda isçinin emekçinin satin alma gücü artacak, asgari ücret vergi disi birakilacaktir. CHP iktidarinda örgütlenme özgürlügü ve is güvencesi saglanacak, güvenceli ve insan onuruna yakisir çalisma kosullari saglanacaktir. Yine CHP iktidarinda taseronlasma s0ona erdirilecek, sendikal örgütlenmenin önünde ki engeller ve yasaklar kaldirilacaktir. CHP iktidarin da üreten ve adilce bölüsen bir Türkiye yaratilacaktir. CHP olarak insan ca yasam, esit, özgür, sömürüsüz, savassiz, demokratik, çagdas ve aydinli bir gelecek var etme mücadelesinde bütün emekçi ve isçilerle birlikte olacagiz . Bu gidise birlikte dur diyecegiz. Hep birlikte diyecegiz ki ;’’ yepyeni bir günes dogar daglarin doruklarindan ;mutlu bir hayat filizlenir kavganin ufuklarindan !’’ Tüm isçilerin ve emekçilerin ‘’1 MAYIS EMEK VE DAYANIŞMA BAYRAMINI KUTLUYORUM ‘’ İLİMDAR SENEM CHP ARDAHAN İL BAŞKANI Haberi ekleme saati:22.11-03 Mayis 2013 HABER/FOTO:AŞİTİ BİLGİN



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

“Kiz Televizyondaki Gibi…”

 


Ardahan Haberleri **Ardahan’dan Disari Çikmayan Anneler, İstanbul’u Görünce!.. Ardahan Kadin Evi Dernegi tarafindan projelendirilen, Basaksehir Belediyesi, İlçe Milli Egitim Müdürlügü, İlçe Kaymakamligi ve İMKB Alpaslan Ortaokulu tarafindan desteklenen proje kapsaminda İstanbul’a gelen Ardahanli Anneler, İstanbul Akvaryum, 1453 Panoramik Müze, Topkapi Sarayi, Sultanahmet Cami, Beylerbeyi Sarayi ve İstanbul Bogazi’ni gezdiler. **Türkülü, halayli Bogaz turu 3 günlük İstanbul gezisine Basaksehir’den baslayan Ardahanli Anneler programin ilk gününde İstanbul akvaryumu gezdiler. İkinci gün 1453 Panoramik Müze, Topkapi Sarayi ve Sultanahmet Camisini gezen grup, programin son gününde Beylerbeyi’nde sabah kahvaltisi yapip, tekneyle Bogaz gezisine çiktilar. Rehber esliginde gerçeklesen turda, tarihi mekanlarla ilgili bilgiler alan, bol bol fotograf çeken anneler Bogaz’a hayran kaldi. Ögle yemegini de teknede yiyen grup, Bogaz’in keyfini türküler söyleyerek, halaylar çekerek çikartti. Gezinin ikinci ayaginda ise Emirgan’i ve Emirgan korusunu gezen kadinlar, aksam yemegini ise Beyaz Köskte yiyerek geziyi tamamladi. Unutulmaz anilarla memleketimize dönecegiz.. Farkli illerde yasayanlar arasinda sevgi, arkadaslik ve dayanisma duygularini güçlendirmek amaciyla gerçeklestirilen projeye katilan anneler, düsüncelerini su sekilde dile getirdi. Bagdagül Demir: Çok güzel geçti. Bizleri İstanbul’a getirenlerden Allah (C.C) razi olsun. Bogaz ve İstanbul çok güzel. İsminaz Karabayir: Bey’im 28 sene önce rahmetli oldu. Çocuklarimi büyüttüm, evlendirdim. İmkanimiz olmadigi için buralara gelemedik. Emegi geçenlere çok tesekkür ediyorum. Hiç görmedigimiz, bilmedigimiz yerleri gördük. Sizlerle tanistik ve çok memnun olduk. Bogaz çok çok güzel. Hatice Çelik: Gezi çok güzel geçiyor. Emegi geçenlere minnet borçluyuz. Üç günde İstanbul’un her yerini gezdik. Unutulmaz anilarla memleketimize dönecegiz. Elif Gül: Gezi muhtesem geçiyor. Bu kadar çok yeri bu kadar kisa sürede gezebilecegim aklima gelmezdi. İyi ki gelmisim. Çok dinlendim ve mutlu oldum. Gülsen Askeroglu (Proje koordinatörü) Biz sadece Ardahan için degil tüm Türkiye adina bu projeleri ortaya çikarttik. Gençlerimiz, atik olsun, proje üretsin, bizleri örnek alsin daha güzellerin yapsinlar. Aileye, çevreye vatana ve millete faydali olsun. En büyük destegi veren en basta Milletvekilimiz Harun Karaca, Basaksehir Kaymakami Cevdet Can ve Baskanimiz Mevlüt Uysal’a ve Milli Egitim Müdürümüz İsmail Baltaci’ya çok tesekkür ediyoruz. Haberi ekleme saati:22.11-03 Mayis 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Ardahan 2012 Yilinda 681 Çocuk Yapmis!..

 


Ardahan Haberleri Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapilan derlemeye göre, geçen yil dogan 1 milyon 279 bin 864 çocugun 224 bin 469’u İstanbul’da, 71 bin 101’i de Ankara’da hayata “merhaba” dedi. **71 BİN 101 BEBEK DOGDU.. Dogum sayisi en yüksek iller, İstanbul’un ardindan, 71 bin 101 ile Ankara, 58 bin 69 ile Şanliurfa, 53 bin 545 ile İzmir ve 45 bin 66 ile Gaziantep oldu. Bu illeri Diyarbakir, Bursa, Adana, Konya ve Antalya takip etti. Bir kadinin dogurgan oldugu dönem boyunca dogurabilecegi ortalama çocuk sayisini ifade eden toplam dogurganlik hizinda ise 4,39 çocuk ile Şanliurfa birinci sirada yer aldi. Şanliurfa’yi 4,1 çocuk ile Şirnak, 4 çocuk ile Agri izledi. **EN DÜŞÜK SAYI TUNCELİ’DE.. Dogum sayisi en düsük il, 908 çocuk ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, bin 279 çocuk ile Bayburt, bin 681 çocuk ile Ardahan, bin 740 çocuk ile Gümüshane ve 2 bin 54 çocuk ile Artvin takip etti. Toplam dogurganlik hizi en düsük iller, 1,43 ile Kirklareli, 1,44 ile Eskisehir, 1,49 çocuk ile Edirne olarak siralandi. Haberi ekleme saati:22.02-03 Mayis 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Liseli Hemsireler Almanya Yolcusu!..

 


Ardahan Haberleri Milli Egitim Müdürlügü ve Şehit Uzm. Çvs. İbrahim Erdogan Saglik Meslek Lisesi isbirligi ile hazirlanarak Ulusal Ajans’a sunulan ve kabul edilen projenin hareketlilik faaliyetleri basladi. Proje kapsaminda 15 Hemsirelik Bölümü ögrencileri Almanya’ da bulunan çesitli hastanelerde staj yapacaklar. Ögrencilerimize iki ögretmen okul Müdürü Metin ÇOBAN ve İl Milli Egitim Müdürü T. Fikret ETEKER refakat edecek. Pazar günü Almanya’ya ulasan gurup proje faaliyetlerine baslayacak. Bir ay sürecek olan faaliyetlerin yaninda ögrenciler yabanci dil kurslarina katilacaklar sosyal ve kültürel gezi etkinliklerine katilarak programi tamamlayan ögrenciler bir ayin sonunda ülkeye dönecekler. Staj faaliyetleri ile mesleki bilgi ve becerilerini artiracak olan ögrenciler, ülkemizdeki uygulamalarla Almanya’daki uygulamalari karsilastirma imkani bulacaklari ögrenildi. Ayrica projenin gezi programlari kapsaminda ögrenci ve ögretmenler Avrupa’nin farkli ülke ve sehirlerini de görebilecekler. Proje faaliyetleri 12 ay sürecek ve 12 ayin sonunda projenin final raporu Ulusal Ajans’ a sunularak proje sona erecegi ögrenildi. Haberi ekleme saati:22.00-03 Mayis 2013 Haber/Foto: www.kuzeyanadolugazetesi.com