ARDAHAN Valisi Mustafa Masatlı, polis ve jandarma kontrol noktalarını ziyaret ederek, ekiplerle birlikte Ramazan Bayramı öncesinde trafik denetlemesi yaptı.
Drone ile desteklenen ve havadan da trafiğin denetlendiği uygulamada, Vali Masatlı durdurduğu araçların sürücüleriyle bir süre sohbet etti. Vali Masatlı, vatandaşları trafik kurallarına uymaları, emniyet kemeri kullanmaları ve aşırı hızdan kaçınmaları yönünde uyarılarda bulunarak denetimin ardından sürücülere iyi yolculuklar diledi ve Ramazan bayramını tebrik etti. Vali Masatlı, “İçişleri Bakanlığımızca bu sene özellikle trafik yılı olarak ilan edildi. Bu çerçevede trafik uygulamaları devam etmekle birlikte, yaklaşan Ramazan bayramı münasebetiyle tüm ülke genelinde 9 günlük bir bayram tatili olacak. İçişleri Bakanlığımızın talimatlarıyla, bu süre zarfında trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması amacıyla tüm emniyet ve jandarma birimlerimizce yolda kontrol faaliyetlerini devam ettiriyoruz. Bu yolda hep birlikteyiz. ‘Öncelik hayatın, öncelik yayanın’ sloganlarıyla beraber, bayramımızın her bakımdan huzurlu ve güvenli bir şekilde geçmesi için ilimizde her türlü tedbiri almış durumdayız” diye konuştu.
**ŞIRNAK’A GÖNÜLLÜ GİTMİŞTİ, ŞIRNAK’TAN GELEN POLİSLERCE GÖZALTINA ALINDI!..
Şırnak’tan gelen polislerce kaymakamlık binasında gözaltına alınan Balcı’nın evinde ve makam odasında arama yapıldığı öğrenildi.
Balcı’nın, daha sonra Şırnak’a götürüldüğü belirtildi.
Kaymakam Alper Balcı’nın, Şırnak’ta gönüllü olarak görev yapmak istediği yönündeki başvurusunun ardından bu şehre geçici olarak atandığı haberleri basına yansımıştı.
Bilindiği gibi daha öncede Ardahan’da Vali Yardımcılığ yapan Bekir Atmaca’da Posof’ta kaymakamlık yapan 3 eski kaymakam gibi gözaltına alnıp, tutuklanmıştı.
Öte yandan geçtiğimiz günlerde Ardahan Üniversitesinde görev yapan ve Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) operasyonları kapsamında göz altınanların da gözaltına alındığı öğrenildi.
**Müdür serbest bırakıldı..
Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin gözaltına alınan Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Edinilen bilgiye göre, İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcılığının talimatıyla 3 gün önce, “Silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen şühpeli savcı tarafından sorgulandı.
Müdür daha sonra sevk edildiği sulh ceza hakimliğince adli kontrol şartıyla salıverildi.
Serbest kaldıktan sonra gazetecilere açıklama yapan Müdür “Türk adaletine güveniyorum ve güvenmeye devam edeceğim. Burada kurunun yanında yaş yanmadı. Adalet yerini buldu. Temennim, duam buydu zaten.” dedi. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
*Hoca Allahından Bulasın Gerçek Gündemi Unutturansın!
Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonları ardındanda 15 Temmuz Darbe kalkışması ile ülkenin gerçek gündemini alt üst eden Fettuhlah Gülen’e beddualar okuyan vatandaşlar, ‘Hoca Allahından Bulasın, Gerçek Gündemi Unutturansın’ diyerek günlerdir ülkenin gündemini alt üst eden hocaya beddua ediyorlar.
Sorunları çözmekten sorumlu siyasilerinde Fettuhlah Gülen’i mana edip, asli görevlerini var olan gerçek sorunları unuttumak için gündemi meşgül ettiklerinden yakınan Ardahanlılar artık ülkenin gerçek gündemine dönülmesini istemekteler. www.kuzeyanadolugazetesi.com
**Bu işi Genel Af ve Kürtler çözer,
Milliyetçi yada Ulusalcılar değil..
‘Kaçak Saray’ dediği saraya tıpış tıpış gidenlere Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu’da eklendi.
Hayırlı olsun..
15 Yıllık iktidarı boyunca başta Kürt sorununu olmak üzere bir çok sorunu çözmek iddiasına olduğunu belirtip, bunun için kolları sıvayıp, adım atmak isteyen Başkan Erdoğan’ın önünde ki en büyük engellerden saydıklarıyla (Kürtler Hariç) bir araya gelmesi de bir başka konu..
Bu da hayırlı olsun..
Önce 17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu ile ardından 15 Temmuz Darbesiyle sarsılan ama Balyoz ve Ergenekon Operasyonları öncesi ve de sonrası olduğu gibi 17-25 Araklık ve 15 Temmuz Darbe Kalkışmasında da yaptığı hızlı manevralar ile düşmeyen Başkan Erdoğan’ın kaçak denilen saray’da sıraya dizdiği ulusalcılarla da bir dönemi daha götürmek istediği belli..
Çünkü iktidara gelmek için önce Erbakan grubunu aşan, ardından Gülen ile kol kola giren, iktidara geldikten sonra MHP ve Ülkücüler ile iki yıl boyunca kol kola gezen, ardından 2 dönem Kürtlerle barışır gibi yapan, ama 7 Haziran seçim sonuçları ile şok olup, bir anda ‘Kürt sorunu da nedir?’ deyip, adına Barış süreci denilen süreci buzdolabına kaldırtan, sonra Askerlerle ilgili Balyoz ve Ergenekon davalarına avukat olan, sonra da ayakkabı kutularında ortaya saçılan dolarlar dolaysıyla bir anda Balyoz ve Ergenekon davalarını avukatlıklarını bırakıp, Feto adında bir terör örgütü olduğunu iddia edip, 15 Temmuz Darbe kalkışması ile bunu topluma kabul ettiren, ben değil başkanın tah kendisidir..
Bence de doğrusunu yaptı, yapmakta..
Çünkü bu ülkenin siyasi hayatına baktığınızda başta ulusalcılar olmak üzere bir çok engelin kimseye 15 yıl gibi uzun bir iktidar olma imkanını vermediğini görürüsünüz..
Kaldı ki Başkan Erdoğan’ın bir çok ülkeden büyük bir kent olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını da bu sürece katmak gerekir..
Yani Başkan Erdoğan siyaset, politika denen şeyi yaptığı ve iktidar ömrünü uzatmak için gereken her şeyi ortaya koyduğu bir gerçek olarak karşımızda dururken Başkan’ın önünde ki en büyük engelin PKK’nın olduğunu da en iyi bilendir..
Bunun içinde planları olduğu gün geçtikçe açıkça görülen Erdoğan’ın HDP üzerinden yüklenmeye başladığı PKK’yı aşmak için ulusalcılarla olduğu gibi Suriye ve Irak ile hatta Mısır ve İsrail’le de barışmak için yeni arayışlar içinde olduğunu da görmekteyiz..
Bunlarda iktidarı sürdürmenin ve amaçlarına ulaşmanın yolu olan siyasetin, politkanın birer gereği olduğunu bir gazeteci olarak kabul ederken, Başkan Erdoğan’a bir hatırlatmam olacak..
Oda Kürt sorununun yarattığı PKK’yı aşmak için yukarıda saydıklarımı gelmiş, geçmiş iktidarların hemen hepsinin denediğini ama başarılı olamadıklarını hatırlatmak isterim..
Çünkü Kürt sorunu çözmek ve PKK’yi devre dışı bırakmanın yolunun Özgür Gündemi kapatmak, Kürt siyasetçileri devre dışı bırakmak, Kürtleri hapse tıkamakla olmayacağını kendiside biliyor..
Bunların sorunu daha da büyüteceğini bilmesini istediğim Erdoğan’ın yapacağı tek şey Oslo’da başlatılan, İmralı’da devam eden süreci yeniden başlatması ve Kürtlerinde eylemlerinden artık rahatsız olduğu PKK’yı durduracak olanın 70 yıl boyunca ortaya koydukları politikalarla milliyetçiler, ulusalcılar değil, başta büyük bir kapsamlı af olmak üzere Kürt kamuoyunun gönlünü alacak adımlar atmasından geçer..