Vali Yerel Esnaftan Alış Veriş Yapıyor..

**Kampanya Başlatılımıştı..


Valisinin hafta sonunu esnafları ziyaret edip, yerel esnafta alış verişe çıktığı Ardahan’da tartışma konusu olan ‘Ardahanlıların dışarıdan alış/veriş yapması’ konusu karşısında bazı esnaflar kampanya başlatımı, 31 Mart’ta koltuğunu Ardahanlı 55 Bin seçmenin tercihi ile seçilecek olan yeni Belediye Başkanına teslim edecek olan Ardahan Belediye Başkanı da bu kanpanyaya destek olmuştu.


İşte konula ilgili o haber;


Suat Işıklı: Yerel Esnafa Pozitif Ayrımcılık Yapılmalıdır! Köksoy: Doğru söylüyor!..


Ardahanlı Bilişim uzmanı ve Genç işadamı M. Suat Işıklı, Ülkede ve Ardahan’daki esnafın ekonomik sıkıntılarına dikkat çeken bir yazı yayımladı. Işıklı’nın bu çağrısına en önemli destek BİM, MİGROS ve A-101 Gibi dev ve yabancı büyük marketlere ruhsat veren mevcut Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’dan destek geldi.



Işıklı yaptığı açıklamalarda şunlar değindi.


 


Ülkemizde döviz kurundaki dalgalanmalar nedeni ile bir süredir yaşanan ekonomik sıkıntılar, özellikle orta ve alt gelirdeki vatandaşları etkilerken yerel esnafı da oldukça sıkıntıya sokmuş durumdadır. Giderlerin artması ve piyasadaki işin her geçen gün azalması yerel esnafı bitirme aşamasına getirmiştir. Rekabet piyasasını elinde tutan büyük işletmeler, ekonomik güçlerini avantaja çevirip, yüklü ve nakit mal alarak en uygun fiyat verme imkânını sağlamaktadır. Yerel esnafın bu ekonomik güç dengesi ile mücadele etmesi mümkün değildir.


Ardahan Esnafını Ön Plana Çıkarmalıyız


Nüfus nedeni ile sürümün az olduğu Ardahan’da bu ekonomik sıkıntıları yaşamaktadır. En büyük gelir beklentisi kamu kurumlardan olan esnafın, alabileceği işin çoğunu çevre illerdeki büyük firmalar almaktadır. Komşu illerimizden örnek vermek gerekirse, yerel firmalar dışında o ilde işi almak imkansız denecek kadar azdır. Bu şekilde esnafına pozitif ayrımcılık yapan ve ticari kaynağın büyük bir çoğunluğunu kendi iline harcayan illeri örnek alarak, Ardahan’da da aynı politikanın uygulanması için bir engel olduğunu düşünmüyorum. Pozitif ayrımcılık da belirtmek istediğimiz Ardahan esnafını ön plana çıkartmaktır. Yasal olarak ne kadar doğrudur bilmiyorum ama sözlü olarak Millet Vekillerimizin, İdari Mülki Amirlerimizin ve STK’ların bu konuda bir araya gelerek bir çözüm üretmesi esnafımız için çok faydalı olacaktır. İş hacmi arttıkça esnaf kalkınıp işini geliştirecektir. İstihdam artacaktır ve Ardahan vergi dairesine gidecek vergilerden Ardahan’ın devlet fonundan ayrılan yıllık bütçesi de artacaktır.


**Başkan Köksoy: 


Samimiyetle, sahip çıkalım..


Suat Işıklı’nın sanal da büyük destek alan ancak gerçek hayatta ne kadar cevap bulacağı merak edilen çağrısı üzereine kendisi döneminde yabancı büyük marketlerden olan A-101, Migros, BİM gibi marketlerin işletme ruhsatı aldığıyla eleştirlen Ardahan Belediye Başkanı Faruk Kökso’dan tam destek aldı.


AK Parti’nin bu döenm aday etmediği ve görevi 31 Mart gecesi sona erecek olan Ardahan’ın 10 Yıllık Beleidiye Başkanı Farık Köksoy’un yaptığı açıklama şöyle;


‘Cenazemize, cirosunu düşünmeden koşan, defalarca taziye ziyaretine gelerek acı günümüzde yanımızda duran, dua okuyan,


Düğünümüze davet ettiğimiz, yine ticaretini düşünmeden hediyesi ile koşup gelen,


Dar gününde yakınına, dostuna, komşusuna karşılık beklemeden destek olan,


Sıcak selamını aldığımız, güleryüzünü gördüğümüz, camide, cumada, mezarlıkta insani olan heryerde beraber olduğumuz yerel esnafımıza alışveriş tercihimizi onlardan yana yaparak sahip çıkalım.


Önerimdir.

Öncelikle bir adım atalım kararlı olalım. 

İlk olarak hergün akşam saat 19’00 dan sonra ve Pazar günü sadece yerel esnaf ve marketlerimizden alışverişimizi yapalım.’



**3-5 Oy 2-3 Oy olursa Ne Olacak?


 


31 Mart Mahalli Seçimlerine kısa bir süre kalırken Başkan Erdoğan Adana’da ve yine sert bir o kadar da geren bir dil ile konuşuyor.



İşte gerçeği ortaya koyan anketleri bile hain ilan eden Başkan Erdoğan’ın en son Adana’da yaptığı  konuşmasının satır aralarında ki konuşması;


Millet, bayrak, ezan, vatan düşmanı kim varsa karşısında olmak namus borcumuz. Bu mesele onur meselesidir. 3-5 oy için onlara göz yumarsak evlatlarımızın yüzüne bakamayız. 31 Mart’ta milletimiz bunlara hak ettikleri dersi verecektir. Milletimizle birlikte, ister PKK olsun ister FETÖ isterse şu veya bu güç hiç fark etmez, özgürlüğümüzün sembolü bayrağımıza göz dikenlere karşı kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz.”‘ diyor..


Ve aynı konuşmanın içinde sanki seçime değil, savaşa gidiyormuşuz gibi, ‘Bizim derdimiz 3-4 oy değil, kanımızın son damlasına kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz’  diyor..


Başkan Erdoğan’ın bu konuşması öncesi bana göre Başkan Erdoğan’ı da geren ve gereksiz ve gergin bir dil dil kullanmasına neden olan İçişleri Bakanı Soylu’nun dikkat çeken yetmedi Almana ile Türkiye’yi yenden geren açıklamalarıyla şok oluyoruz..


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 3 Mart’ta Ankara‘nın Polatlı ilçesinde yaptığı konuşmada şu ifadelere yer vermişti: “Avrupa’da, Almanya’da öyle terör örgütünün toplantılarına katılıp da ondan sonra gelip Antalya‘da, Bodrum‘da, Muğla‘da tatil yapanlar var ya, onlar için de tedbir aldık şimdi. Hadi gelsinler bakalım hava limanlarından içerisi girsinler. Gözaltına alıp yallah, öyle kolay değil. Dışarıda hainlik yapıp, içeride, Türkiye’de keyfini, sefasını sürmek bundan sonra kolay değil.”


Ve Almanya’da bir açıklama yapıyor..


Alman Dişişlerinin İnternet sitesinde yayımlanan uyarıda, “Türkiye hükumetinin Alman medya ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerine karşı daha fazla adım atacağı gözardı edilemez. Alman hukuk anlayışında ifade özgürlüğü olarak değerlendirilen ifadeler, Türkiye’de mesleki anlamda kısıtlamalara ve cezai kovuşturmalara yol açabilir” denildi. Yeni uyarıda, aralarında Alman vatandaşlarının da bulunduğu bazı Avrupalı gazetecilerin Türkiye’deki çalışma izinlerinin açıklama yapılmaksızın yenilenmediği ve ‘son iki yılda giderek daha fazla Alman vatandaşının keyfi biçimde gözaltına alındığı’ belirtildi.


Yani Son Başbakan, Meclis Başkanı ve bugünün AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Binali Yıldırım’ın bile onaylamadığı ve ‘Ya ne oluyor kardeşim, altı, üstü bir yerel seçim’ diyerek tansiyonu düşürmeye çalıştığı bir süreçte kendisine oy vermeyi düşünenleri bile geren bir atmosferle alanlarda oy isteyen Başkan Erdoğan ve ona yaranma yarışı içinde olanlar 3-4 oyu da 2-3 oy yapmayaçalışıyorlar gibi..


Çünkü daha önceki gibi bu kezde ezan yuhaladılar dediği feminist kadınların normal bir yürüyüşlü eylemeni bile seçim atmosferi içine alıp neredeyse orada olanların hepsinin din düşmanı olduğunu ima eden aynı Başkan Erdoğan daha bir kaç gün önce yani 8 Mart Dünya Kadınları için güzel ve anlamlı şeyler demişti..


Binali Yıldırım’ın dediği gibi benim de, ‘Ya kardeşim yapmayın, altı, üstü bir mahalli seçim var. Ama bu seçimler öncesi lütfen bu milleti bir iki oy için gerip, karşı, karşıya getirmeyin’ derken başta Başkan Erdoğan olmak üzere AK Partililerin bu lütfenleri kulak ardı ederek yaklaşan yerel seçimlere gideceği alenen açık ve belli.


Ama Ardahanlı adayı olan partisi AK Parti’nin başta Dilovası, İzmit ve Gölcük’te hatta Ardahan’da bir hayli zorlandığını Başkan’ın da bakanı ve partilileri de artık görüp, anlamalı ve oy götüren bir dilin değil, barış ve kardeşiliği işaret edecek bir dilin oy aldığını da anamak ve görmek gerekir.


Bunu ilk gören de AK Parti ile ittifak içinde olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve MHP’liler olup, sesizleştikleri şu günlerde birileri de Başkan’a ve AK Parti’nin kulağına, ‘Dilimiz biraz yumuşatsak mı?’ diye fısıldamalı.


Aksine mi bu gidişler 3-4 değil, 2-3 oyu alamayacak hale gelecekler gibi..