Yalnızçam Mountain (Dağlı) Oldu!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


Azeri olduğu öğrenilen yeni işletmeci firmanın ‘Yalnızçam Mountain Hotel’ ismi verdiği Yalanızçam Kayak Tesisislerinin yanı başında bulunan Dağ  Otelinin de baştan aşağıya yenilendiği görüldü.

‘Kış Mevsiminin Keyfini Muhteşem Doğasıyla Yalnızçam Mountain Ardahan’da çıkarın!’ sloganı ile yeniden işletmeye açılan Yalanızçam Dağ oteline ulaşmak için 0850 533 02 80 – www.yalnizcamhotel.com telefonu ve sitesini arayıp, ziyaret edebilirsiniz.



UKRAYNA KADINLARI..


 


Ukrayna, Doğu Avrupa’da, 603.549 km² yüzölçümüyle tamamı Avrupa’da olan en büyük bir ülke. Doğuda ve kuzeydoğuda Rusya, kuzeybatıda Belarus, batıda Polonya, Slovakya ve Macaristan, güneybatıda Romanya ve Moldova’nın komşusudur. Ayrıca güneyde Karadeniz ve Azak Denizi’ne kıyısı bulunmaktadır.

İlk baktığımızda kısa özeti böyle olan Ukrayna denildiğinde aslında çoğunun aklına insanlarının, çocuklarının savaş nedeniyle ağlayan göz yaşlarından çok “güzel” kadınları akla gelmekte. Ve bu düzenin sadece bu ülke kadınlarında değil, aslında daha önce de İş-İT denilen çetenin saldırıp, kan, revan içine soktuğu Irak ve Suriye’deki Êzidi kadınların yaşadığı eziyetlere dair  değil de , yine  kadınların Allah vergisi güzelliklerine de  bugünkü gibi adice paylaşımlar yapılmıştı.

Ve çıkan savaştan ve akan kanla birlikte damlayan göz yaşlarından ziyade Ukraynalı kadınların Türkiye’ye gelişine sevinen, daha ileri gidilerek neredeyse savaş çıktığına zil takıp oynayan büyük bir kesim mevcut. 

Aynı kesim SSCB’nin dağıldığında da alandaydı ve perişan olan, dağılan ülkelerindeki ekonomik sıkıntılar nedeniyle ülkemiz dahil birçok yere savrulan bu insanlara bir de ad takmış ve adice bir bakışla “Nataşa” diyerek salya akan ağızlar eşliğinde ellerimizi, avuçlarımızı ovuşturmuştuk.




Savaş gerçeğini en yakından görmüş ve bundan yıllar öncesinde vatanına top yekün sahip çıkmış bir milletin insanlarının, günümüzde benzer durumdaki bir ülkenin insanlarına gösterdiği bu sapıkça tutum siz de hak verirsiniz ki akıl alır gibi değil. Ve bu tür benzeri paylaşımların sayısı, bu paylaşımlara gelen tepkilere kıyasla oldukça az kalması da ayrı bir insanî sorumsuzluktur.

Gerçi aynı durum hemen hepimiz için geçerli diye değerlendireceğimiz bir süreçte bir okurumun, sevgili Firuze Aydın’ın ” Fakir bey haddim olmadan bir şey öğrenmek istiyorum. Bu kadar emek edip yazıyor çiziyorsunuz. Takipçi sayınızın da  bayağı iyi olmasına rağmen beğenen kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ve beğenenler hep aynı kişiler. Neden acaba!? “diye sorduğu soruda yatan ve insanların gerek Ukraynalı kadınlara bakışını gerekse onların ve bizlerin çabalarına yönelik anlam ve empati kıtlığını çekmeleri değil mi asıl sorun?  Gerçeklere karşı üç maymunu oynamak değil mi en büyük mesele ? 

Eğer böylesine hassas konular hakkında fikrimizi belirtiyorsak önce söylediklerimizin ne gibi anlamları olduğunu, sonuçlarının ne olabileceğini çok iyi düşünmemiz gerekiyor. En önemlisi ise savaşın gerçekliğinin ne olduğunu; savaşın tek galibinin ‘yıkım’ olduğunu asla unutmamalıyız.

Kısacası bazı magazin ve haber siteleri, Rus ve Ukraynalı kadın askerlere ait fotoğrafları “Hepsi birbirinden güzel! İşte Rusya ve Ukrayna’nın akılları baştan alan kadın askerleri” gibi mide bulandırıcı ve kadını objeleştiren bir başlıkla paylaşmış, az da olsa gelen tepkilerin ardından haberler kaldırılsa da aynı bakışın yani biz erkeklerin kadına bu yöndeki bakışının hep var olduğunu görürken kadın ve kadın örgütlerinin bu duruma ses çıkarmamaları da kadınları, kadınlığı yaralayan ayrı bir acı verici durumdan öte bir şey değildi..



arşiv haber 23/015/220 tarihli haber(yorum/reklamlar


ARDAHAN’DA BİR YALANIZ ÇAM!..


Kar yağışının beklendiği İstanbul’daki masa başı medyanın sürekli olarak gündeme getirdiği ağır kış şartlarının iliklere kadar hissedildiği ve ekonomisine katkı sunacağına bu haberler yüzünden zarar verdiği Ardahan’da bulunan “Yalanız Çam Kayak Tesisleri” aynı KAI, KAISAD gibi diğer kayak tesislerinin gölgesinde kalmış durumda.


Yerel ve Ulusal Basın temsilcilerinin kentin olumlu yönlerini gündeme getiren haber ve görüntülerden uzak haberlerin de olumsuz etkileriyle gündeme gelmeyen bölgenin onca güzelliklerinin başını çeken “Yalanız Çam Kayak Tesisleri” tanıtım eksikliği yüzünden unutulmuş durumda.



Ülkenin önemli TV kanallarının hava durumu öncesi ve sonrasında sürekli gündeme getirdiği diğer kentlerdeki kayak tesislerinin bir benzeri hatta daha güzeli olan Avrupa Birliği destekli “Yalanız Çam Kayak Tesisleri” diğer kayak tesisleri gibi reklam, haber yoluyla tanıtılabilecekken yeterli alaka gösterilmediğinden dolayı Ardahan’ın onca değeri gibi Ekonomiye ve Kentin tanıtımına katkı sunamayacak hale gelmiştir.



Kayak Tesisleri Gibi Kar da Başka İlleri Tanıtıyor!..


Açılışı üç Bakan tarafından yapılan ama yeterli tanıtım yapılamayan ve bu yönde Bir Milyon tl’nin Ardahan İl Özel İdaresi tarafından 1 CD ye verilen “Yalanız Çam Kayak Tesisleri”in yanı sıra Ardahan’ın Ekonomisine yönelik büyük  katkı sunması gereken kar da  diğer kentleri tanıtıyor.

Soğuğu ve olumsuz yönleriyle sürekli gündeme gelen karların en kristalinin olduğu Ardahan’daki kar, güzellikleriyle gündeme gelmezken kar ve kış şartlarıyla alakası olmayan Artvin ve diğer İllerde düzenlenen kış etkinlikleriyle reklamını yapmaya devam ediyor..


Kayak Bilmeyenler Kayak Merkezini Açtılar!


Kayak Bilmeyenler Kayak Merkezini Açtılar!


Mete Özdemir’in Genel Sekreter olduğu dönem hazırlatıp, kabulü için büyük mücadele verdiği Ardadan Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesislerinin modernize edilip, pistinin uzatılması ardından yapılan resmi açılışa aralarında bakanların da olduğu kayak bilmeyen bir çok üst düzey bürokrat ve vatandaşın katılımıyla hizmete sokuldu. Tesisi İl Özel İdarenin işleteceği öğrenildi.


Ardahan’da yapımı tamamlanan Yalnızçam Uğurludağ Kayak Merkezi‘ndeki son sistem telesiyej hattı ve kayak pistinin açılışı üç bakanın katılımı ile yapıldı.


İl merkezine 15 kilometre uzaklıkta bulunan Kayak Merkezi’nde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen ‘Yalnızçam’da Turizm Altyapısını Geliştirme’ projesi kapsamında 25 milyon lira kaynakla yapımı tamamlanan üç kilometrelik son sistem telesiyej hattı ve kayak pistinin açılışı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ve Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak‘ın katılımı ile gerçekleştirildi. Kars’tan karayolu ile Ardahan’a gelen bakanlar Yalnızçam Kayak Merkezinde atlı kızaklarla karşılandı. Atlı kızaklara binerek açılış alanına geçen bakanlar, burada toplanan kalabalığı selamladı. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Kayak Merkezi’ndeki karın kristal kar özelliği taşıdığına vurgu yapartı. Bakan Arslan, “Buraya tam 50 milyon liralık bir yatırım yapıldı. Kar kalitesini söylemeye gerek yok. Gerek Kars Sarıkamış’ta gerek Ardahan Yalnızçam’da kristal kar dediğimiz, dünyada emsali çok az olan bir kar var. Uzmanlarla konuştuğunuzda derler ki; kristal kar birleşip birbirini tutup buz haline gelmez. Buz pistler kayakçıların en sevmediği pistlerdir. İşte kristal kar olmaması sebebiyle, en acemisinden, en profesyonelinden herkes keyfini çıkararak buralarda kayar” dedi.


Kayak sporunda Avrupa’nın Türkiye’den ilerde olduğunu fakat Avrupa’yı yakalayacaklarını ifade eden Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise,”?Son yıllarda kış sporları için büyük yatırımlar yapıyoruz. Erzurum’da yapılan yatırımlar ortada. Bu yatırımlara birde burada eklenmiş oluyor. Amacımız, gençlerimizin kış sporlarında da başarılı olmasıdır. İnanıyorum ki; Ardahanlı gençlerimizin arasından ülkemizi uluslararası kış sporlarında temsil edecek başarılı kayakçılar çıkacak. Sayın Cumhurbaşkanımız sporun içerisinden gelen birisi ve sporda çok destek veriyor. Çok sayıda spor tesisi yapıyoruz. Kış sporlarına olan yatırımlarda devam ediyor. Gelişen, büyüyen ülkemizin kış sporlarında da büyümesini istiyoruz. İnanın, gelecekte çok daha büyük spor organizasyonlarını, kış sporlarını yapacağız. Avrupa bizden ilerde ama onları yakalayacağız, onları geçeceğiz. Bizim gençlerimize bu yakışır” diye konuştu.



Yalnızçam’daki telesiyej hattının Türkiye’deki diğer kayak merkezleri arasında en modern hat olduğuna dikkat çeken Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü şunları söyledi: “Burada uygulanan proje, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın Avrupa Birliğiyle birlikte yürüttüğü rekabetçi sektörler programı çerçevesinde hayat bulmuştur. Proje kapsamında Yalnızam Kayak Merkezinde yaklaşık 3 kilometre uzunluğunda bir telesiyej kurulmuştur. Bu hat ülkemizde ki diğer kayak merkezlerindeki hatların en modernidir. Yalnızçam Kayak Merkezi, kavuştuğu modern çevresiyle, Türkiye’nin, Doğu Anadolu’nun ve Ardahan’ın iftihar edeceği bir eser olmuştur.”


Konuşmalarının ardından Yalnızçam Kayak Merkezi’ne yapılan yatırımların açılışı dualar eşliğinde gerçekleştirildi. Açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından bakanlar, telesiyeje binerek üç kilometrelik hattan Kayak Merkezi’nin zirvesine gitti. Bakanlar burada hatıra fotoğrafı çektirdi. Vatandaşlar telesiyej açılışına yoğun ilgi gösterdi.



Anıl Hanım Bir Milyonu Ne Yapacak?..






  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


Tutuklu HDP’li Milletvekilleriinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosunda yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerel seçim kazanıp, kazanamayacağı merak edilmeye devam ediyor.

Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mansur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.

Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın  etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugünkü Mete Özdemir gibi yeniden aday gösterilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir  olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak ince eleyip sık dokuyarak değerlendiriyorum.

Ve gözüme asıl işi türkücülük olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.

İlk etapta gördüğüm ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..

Ve; CHP Ardahan Adayı Faruk Demir milletvekili olduğu dönemde iktidar ortağı iken yapamadıklarını bugün belediye başkanı olmak için vaat etmesi dikkatimi çekmekte.

Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazileri toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama  Ardahan’da bir evi dahi olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkan adayı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zamanki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.

Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün  vaatler veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenlik güçlerine verilmesi ile oluşan hava nedeniyle milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..

Peki bunları yani ”bugün söylediklerini sen vekilken neden yapmadın” diye sormazlar mı kardeş?

Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla  oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..

Ama sen ” anası bizim köylü, ben onun dayısıyım” dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..

Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verdiğinde aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konserde Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolden ayrılan da sendin değil mi?..

Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerimde gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..

Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak  üzere yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..T


1 Çocuk, 1 Dünya ve 1 Kayak Tesisi!


1 Çocuk, 1 Dünya ve 1 Kayak Tesisi!


arşiv haber 15/03/2019 tarihli haber


Ardahan Valisi Mustafa Masatlı’nın eşi Esra Masatlı öncülüğünde yürütülen “1 Çocuk 1 Dünya Projesi” kapsamında öğrenciler Yalnızçam Kayak Merkezinde kayak keyfi yaşadı.


Cumhurbaşkan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde başlatılan “Gönül Elçileri Projesi” kapsamında Ardahan’da öksüz ve yetim çocukların desteklenmesi ve sosyal hayata katılımlarının arttırılması amacıyla “1 Çocuk 1 Dünya” projesi hayata geçirildi.


Ardahan Valisinin eşi Esra Masatlı öncülüğünde yürütülen proje kapsamında, SYD Vakfı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından belirlenen öğrenciler, Yalnızçam Kayak Merkezine götürülerek, doyasıya bir kayak keyfi yaşamaları sağlandı.


Kayak yapmayı öğrenen ve gönüllerince eğlenen çocuklarla yakından ilgilenen Esra Masatlı gün boyu birlikte zaman geçirdiği çocuklara hediyeler verdi.



**Faruk Demir Ardahan Milletvekili Değil miydi?!


Tutuklu HDP’li Milletvekillerinin serbest bırakılması için Avrupa Parlamentosun da yapılan oylamada ret oyu veren, mitinglerde İyi Parti ve Saadet Partisine teşekkür edip, HDP’nin adını ağzına almaktan korkan CHP’nin yerelse seçim kazanıp, kazanmayacağı merak edilmeye devam ediyor.


Başta, Başkent Ankara’nın MHP kökenli CHP Belediye Başkan Adayı Mahsur Yavaş hakkında öne sürülen iddiaların ülkenin gündeminin birinci maddesi olarak tartışıldığı şu günlerde bende bir Ardahanlı seçmen, bir gazeteci olarak memleketimin adaylarının çalışmalarını yakından izliyorum.


Yani, Öcalan’ın yakalanması ile oluşan havanın etkisinin de etkili olduğu ve DSP’den Ardahan eski Milletvekilliğini de yapan ve bugün ki Mete Özdemir gibi yeniden aday edilmeyince başka partiden yine milletvekili adayı olan ama 700 oy gibi komik bir oy alan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’i olmak üzere Ardahanlı olup, ülkemin en büyük metropolu  İstanbul, ekonominin başkenti kentlerinde olan Kocaeli ve Bursa’da Belediye Başkan Adaylarını yakından takip ederken, bunların seçilmeleri halinde neler yapacaklarını anlattıkları çalışmalarını da bir seçmen olarak sık eleyip, ince dokuyarak inceliyorum.


Ve gözüme asıl işi türkücü olan CHP’nin Ardahan adayına, HDP Ardahan İl Başkanı ile gizli anlaşma yapan ve HDP’ye Ardahan’da adeta dükkan kapattıran, CHP’nin Göle adayını geri çektiremeyen Faruk Demir’in söylediklerine, vaatlerine bakıyorum.


İlk etapta gördüğü ise; CHP’nin Ardahan Belediye Başkan Adayı Faruk Demir’in sanki yaklaşan seçimleri Belediye Başkanlığı seçimi değil, bugünler de küpe konusuyla avukatı kanalıyla ilgilendiği ve dinleme tapelerine takıldığı öne sürülen Saffet Kaya gibi seçilmesi halinde Bakan olacakmış gibi vaatlerde bulunması dikkat çekici bir durum..



Belediyecilik çalışmaları arasında olmayan demir yolunu Ardahan’a getireceğini, arazilerin toplulaştırılmış, tarıma ve hayvancılığa yönelik çalışmalar yapacağını, yetmedi kooperatifler kuracağını ileri süren ama daha bir evi Ardahan’da olmayan, memleketi Hanak’ta ki baba evinin yazdan yaza açılan CHP’nin Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’in bunları bir dönem Ardahan Milletvekilliğini yaptığı zaman hatta o zaman ki partisi iktidar ortağı olmasına rağmen neden yapmadığı, yaptırmadığını da merak etmiyor değilim.


Çünkü haklıyım ve şu an belediye başkanı olmak için bugün bir vaat veren kişi aynı kişi ve Öcalan’ın dış güvenlik güçlerince ele geçirilip, bizim güvenik güçlerine verilmesi ile oluşan havadan milletvekilliği yapan isim aynı isim yani bugün ‘Beni seçerseniz falanları yapacağım’ diyen Faruk Demir..


Peki bunları yani ‘bugün söylediklerini sen vekilken niye yapmadın kardeş?’ diye sormazlar mı kardeş?


Ha bu arada hemen belirtmekte fayda var en son yerel seçimler de dayım Mehmet Sural aday iken bin oydan fazla bir oy alan HDP’nin oyları diye bilinen oylar birilerinin yada seninle girdikleri gizli pazarlık ardından dükkan kapatır gibi parti kapatan ve aday çıkarmayanların  kontrolünde değil bilesin..


Ama sen ‘anası bizim köylü, ben onun dayısıyım’ dediğin HDP İl Başkanı ile girdiğin gizli pazarlıktan geleceğini umduğun oy hesabında tutmayacak gibi..


Buna birinci neden ise HDP’li diye saydığın Kürt seçmen o oyları verirken. aracı taşlanırken sen hiç ortada yoktun, hatta bir konser de Kürt sanatçı sahneye çıktı diye ‘Ben Türküm Kardeşim’ deyip, protokolde ayrılan da sendin demi?..


Ha, ‘Geç bunları şimdi konuşulacak, tartışılacak zamanı değil’ desen de benim Ardahan’da yaptığım seçim izlenimlerim de gördüklerimi seçmen de iyi biliyor Sayın Faruk Demir..


Yine de umarım seçilir, iktidara rağmen çöp toplama işi başta olmak yerel hizmetleri yapar, işten çıkarıp, azaltacağını öne sürdüğün belediye işçilerinin maaşını ödersin..