Haber: Salih KAPLAN
ANKARA (Anayurt) – CHP’den ihraç edilmesinin ardından “Hepimiz Buradayız” oluşumu ile yeni parti kurma çalışmalarını sürdüren Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, Ankara’da düzenlenen toplantıda 40 kişilik çekirdek ekip ile kapalı kapılar ardında bir araya geldi. Toplantının ardından Anayurt gazetesine konuşan Öztürk Yılmaz, amaçlarının muhalefette kalmak olmadığını ve iktidar amaçlı bir hareket olduklarını söyledi. Yılmaz, kurulacak olan partinin adı ile ilgili olarak da “Amacımız isim ya da kurucuları iletip bir parti oluşturmak değil. Önce aklımızdaki fikri topluma kabul ettirip onun üzerine bir strateji inşa edip ismi de halka koydurmak. Yani partinin ismini halk koyacak. Bu toplantılarda belki biri çıkacak bir şey söyleyecek, o alkışlanacak ve isim öyle belirlenecek” dedi.
22 Eylül’de Ankara’da 600 kişi ile ilk toplantılarını yaparak parti kurma çalışmalarına başlayan Öztürk Yılmaz öncülüğündeki “Hepimiz Buradayız” oluşumu, ikinci toplantısını basına kapalı olarak gerçekleştirdi. 40 kişilik bir ekip ile yapılan toplantıda kurulacak partinin ilkeleri ve çizilecek yol haritası üzerine görüşmeler yapıldı. Türk milliyetçiliği çalışmalarıyla öne çıkan hukukçu Prof. Dr. Anıl Çeçen de toplantıda yer aldı. 3 Kasım’da İstanbul’da büyük bir toplantı gerçekleştirecek olan Hepimiz Buradayız hareketi, bu toplantıda yeni kurulacak olan partinin ana ilkeleri ile nasıl bir program sunacaklarını içeren bir bildiri yayımlamaya hazırlanıyor. İstanbul’un ardından partileşme sürecine hız verecek olan ekip, İzmir, Antalya ve Bursa başta olmak üzere 16 büyük şehirde düzenleyeceği toplantıların arından kurucu il başkanlarını belirleyerek partinin kuruluşunu İçişleri Bakanlığı’na bildirecek.
“PARTİNİN İSMİNİ HALK KOYACAK”
Partinin 2020’nin başlarında kurulması beklenirken Anayurt gazetesine konuşan Öztürk Yılmaz, parti ismi ile ilgili olarak, “3 Kasım’daki İstanbul toplantısından İzmir ve diğer illerde toplantılar sürecek. Sürece de hep birlikte karar vereceğiz. Çok fazla acele etmeden, çok da gecikmeden. Şu an aklımızda bir isim yok. Amacımız isim ya da kurucuları iletip bir parti oluşturmak değil. Önce aklımızdaki fikri topluma kabul ettirip onun üzerine bir strateji inşa edip ismi de halka koydurmak. Yani partinin ismini halk koyacak. Bu toplantılarda belki biri çıkacak bir şey söyleyecek, o alkışlanacak ve isim öyle belirlenecek” dedi.
“ARTIK YENİ BİR ŞEY SÖYLEMEK LAZIM”
Kurulacak partinin genel çizgisi ile ilgili sorumuzu yanıtlayan Yılmaz, “Biz mevcut sistemi beğenmiyoruz ve onun yerine koyacağımız sistemi ele alıyoruz. Devletin tarım, hayvancılık, sanayi, üretim, teknoloji, dijitalleşme, kent yönetimi, çevre ve diğer alanlarında yeni bir vizyon ortaya koyuyoruz. Bu merkezde bir oluşum. Bu vizyonu oluşturacak farklı kesimlerin hassasiyetlerini alıp bunun üzerine yeni bir şey inşa ediyoruz. Bu zamana kadar denenmemiş, zor bir çalışma yürütüyoruz. Genelde kurulan partiler ya tabela partisi olmuş ya da başka bir partinin kopyası olmuş. Biz herhangi bir partinin kopyası değiliz. Oluşumda her kesimden insanlar var. Türkiye’de artık yeni bir şey söylemek lazım. Yeni bir uyanış ve diriliş ile Türkiye’nin güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi lazım” ifadelerini kullandı.
Kurulacak partinin iki temel amacını olduğunu belirten Yılmaz, “Birincisi bireyin mutlak manada özgürleştirilmesi ve zenginleştirilmesi. İkincisi devletin kurumsallaştırılması ve güçlendirilmesi. Bu alt başlıklarda topluma demokrasi ve adalet üzerine oturacak, üretimi artıracak yeni bir üretim, eğitim, enerji, sağlık ve teknoloji modeli sunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Amaçlarının muhalefette kalmak olmadığını ve iktidar amaçlı bir hareket olduklarını dile getiren Yılmaz, yapılacak ola ilk seçimde partilerini iktidara taşıyarak hem Cumhurbaşkanlığını almak hem de Meclis’te çoğunluğu sağlamak istediklerini belirtti. Yılmaz kurulacak olan partinin dış politika konusundaki görüşlerini ise şu sözlerle özetledi: “Bizim amacımız dünyanın geneli ile iyi geçinmek. Ama biz kararları Ankara’da alacağız. Türkiye’nin ve Türk milletinin hassasiyetine uygun kararlar alacağız. Elbette dünyadaki konjonktürü, akılı, bilimi ve dengeleri esas alarak hep kazanan bir strateji oluşturmak istiyoruz.”
ÖZTÜRK YILMAZ KİMDİR?
Yılmaz, Türkiye’nin, Musul Başkonsolosu görevindeyken 11 Haziran 2014’te terör örgütü IŞİD’in düzenlediği baskında 101 gün rehin tutulan diplomat olarak tanınmıştı. Dışişleri Bakanlığı’ndan ayrılma kararıyla birlikte 1 Kasım 2015 genel seçimlerinde CHP’li olarak siyasete girdi. Yılmaz, 24 Haziran 2016 Cumhurbaşkanlığı Seçimi öncesinde CHP’de aday arayışı devam ettiğinde kendisini aday adayı ilan etmesiyle parti içinde tepkiyle karşılanmıştı. Yılmaz, Türkçe ezan okunması çağrısının ardından parti yönetimine yönelik sert açıklamaları gerekçe gösterilerek 20 Kasım 2018’de CHP’den ihraç edilmişti.
**Ardahan’a 14 yıldır ne yapıldı?
**CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz:
Hepimizin derdi Ardahan değil mi?
Aynı zaman da CHP’nin Dışişlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olan Yılmaz makamında görüştüğü gazeteci Fakir Yılmaz’a çalışmaları hakkında bilgi verdi.
**CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz: ‘ZURNANIN SON DELİĞİ’ İLE İŞİM OLMAZ
**12/07/2017 Tarihli Haber
CHP Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz Ardahan Yatırım Konferansında Halk TV’ye açıklamalarda bulundu.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok üzt düzey CHP kurmayınında katıldığı konferansta bir konuşma yapan CHP Ardahan Milletevekili ve Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz konferansı engellemek isteyen ve katılmayan AKP’liler adına bir açıklama yapan AK Parti Ardahan İl Başkanına da ağır sözler sarf etti.
Yılmaz, “Ben seçimlerde bir söz vermiştim, siyasette en önemli şey insanın söz verdiği zaman onu yapması ve tükürdüğünü yalamamasıdır. Biz sözümüzde durduk.” dedi.
Ardahan AKP İl Başkanı’nın, “Ardahan Yatırım Konferansı”nı engellemeye yönelik yaptığı açıklamaları da eleştiren Yılmaz, “AKP İl Başkanı zurnanın son deliğidir benim için. Benim muhatabım bile değildir. O kendisi Ardahan’a hiçbir faaliyet yapmamış, Ardahan halkına düşmanlık içinde olan bir zatı- muhterem. Burada böyle bir konferans yapılıyor, neymiş efendim bunu CHP’liler yapıyormuş. Biz davet ediyoruz sizi, gelin siz de yapın, gelin sizin konferansınız olsun bu, gelin ben buradan çekileyim sizin olsun, ben sizin arkanızdan yürüyeyim.” dedi.
**Ne olacak bu Ardahanlının hali?..
Fakir Yılmaz
Siyasiler bir şey yapmıyor der, ama siyasetçiyi görünce önünde ceketini ilikler, etmediği yağcılığı bırakmaz..
Belediyenin çalışmadığını çeper diplerinde söyler dururuz, ama başkanı gördüğümüzde evin önünde ki çöplerin neden günlerdir kaldırılmadığını sormayı unutuveririz.
‘Gazeteci yazmıyor, satılık basın’ diye eleştirir, yerden yere vururken günlük bir gazete almayı akıl etmeyiz..
Dernekler çalışmıyor der ama federasyon o beklenen çalışmayı ortaya koyunca önce şaşırıp, ardından her yapılan etkinliğe elli kulp takıp, desteklemekten kaçarız..
Ve son olarak Ardahan’ı Kalkındırma konferansı düzenlenir, birimiz kalkıp, gidip, katılmaz, bir görüş belirtemeyiz..
Evet ne olacak bu memleketin hali diyenler sizlere soruyorum, ‘Ne olacak bu Ardahanlının hali?’
Sizce Ardahan mı haksız yoksa Ardahanlı geçinip, Ardahan’a gerçek anlamda sahip çıkmayan ama adından, etinden, sütünden, suyundan, havasından kaymaklananlar mı?
Bilmem ama bu işte bir terslik olduğu kesin..
Çünkü dediğimiz gibi Ardahan deyip, Ardahanlı olmanın gereğini yapmayanların yine biz Ardahanlılar olduğunu herkes bilmeli, anlamalı, anlatmalıdır..
‘Bu memleketten bir şey olmaz’ deyip, bir şeyi yapması gerekenlerin kendileri olduğunu unutanların yine Ardahanlılar olduğunu unutan biz Ardahanlılar ayağımıza kadar gelen ülkenin en önemli siyasileri, akademisyenleri, iş adamlarını görmezden gelmesi ne kadar anlamlı bir şeydir..
İşte tamda burda bir soru sorup, Ardahanlının kendisini sorgulaması gerekmez mi?
Yok canım sormaz..
Çünkü o hep konuşur ama ‘Gelin konuştuklarımızı hayata geçirelim’ diyenlerin paçasına yapışmaya bayılırken, aşağıya çektiklerimizle birlikte yoksulluğun, sahipsizliğin ve de iş yapamamazlığın çukuruna birlikte düşer ve hep orda kalır, bir türlü yukarı çıkamayız..