Çekmeköy Eski Kışla Komutanı Albay Hasan Kaymaz Ardahan 25. Piyade Hudut Tugay Komutanlığı’na Tuğgeneral olarak atandı.
İstannul Çekmeköy’de uzun yıllardır görev yapan Çekmeköy Kışla Komutanı, Hava Savunma Albay Hasan Kaymaz 28 Temmuz yaş kararları neticesinde Tuğgeneralliğe terfi etti.
Terfi sonrası Tuğgenarel Hasan Kaymaz, Ardahan 25. Piyade Hudut Tugay Komutanlığı’na atandı.
**ESKİSİ 40 ASKERLE BİRLİKTE TUTUKLANMIŞTI..
Bilindiği gibi eski Garnizon ve 25. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın ve 40 Asker 15 Temmuz akşamı sonrası yaşanan olaylar ardından önce gözaltına alınımış, ardından tutuklanarak Ardahan Kapalı Cezaevine konulmuştular.
**ASKER EVİNDEN DIŞARI ÇIKAMIYOR..
Yaşanan olaylar ardından askerin evine ve kışlasına çekildiği şu günlerde Ardahan cadde ve sokaklarında asker görmek mümkün değil.
Dışarı çıkanların asker elbisesiyle değil, sivil gezdiği görülürkeni tutuklu asker ve polis ailelerininde Ardahan’a gelerek, yakınlarına avukat tutmaya çalıştıklarıda dikkat çekmekte.
Haber/Foto: Hasan TIK
**Orduyu Bitirmemek Gerekir..
15 Temmuz’dan sonra yaşananların nedeninin 15 Temmuz’dan yıllar önceye dayandığının gün geçtikçe netleşmeye başladığı şu günlerde cadde ve sokaklarda alış/verişte olsa hiç bir askeri göremediğimizin farkında mıyız?
Evet komutanı şu an hapiste olan Ardahan Tugay Komutanlığında olduğu gibi yurt genelinde 600 binin üzerinde bir kadroya sahip ordunun mensuplarının dost, düşmana karşı savundukları toprakların cadde ve sokaklarına çıkamadığının farkında mısınız?
Bilemem ama benim gördüğüm bu iş gün geçtikçe Askeri ve Askeriyeyi toplumun gözünden düşürmeye döndü..
Öyle ki; Vatan-Millet-Sakarya diye kendini paralayan Posof ve Çıldır gibi yerlerde bile yapılan her konuşmada askeri yıpratan, onun sanki bu memleketin çocuklarından oluşmadığı gibi hak etmediği bir davranışla karşı karşıya bırakıldığını herkesin anlaması ve görmesi gerekir..
‘Ya biz onlara değil, onların içindeki hainlere diyoruz’ diyenler çıkabilir..
Ama o diyenlerin asıl asker sevmeyen, askere karşı olanlar olduğunu da anladığımız bu süreçte askeri ve onun oluşturduğu orduyu bitirmemek gerekir..
**CANLI YAYIN DA DARBE SIKTI..
Demokrasinin D’sinin uygulamaya geçirilmediği tam aksine her gün çıkarılan yeni bir kanun hükmünde kararnameler ile iyiden iyiye rafa kaldırılan demokrasinin unutulduğu şu günlerde ekranlar darbeye karıştıkları ileri sürülen asker ve sivillerin görüntüleri ile dolup taşıyor.
En son dün su altında en az bir hafta yaşayabildikleri ve önüne gelen orduyu kısa sürede temizleyecekleri belirtilen ama 14 gün içinde saç, sakal içinde hemen yakalanan komando timinin yakalandığını canlı canlı anlatan tv ekranlarını izlerken Karadeniz’de günlerdir bir PKK grubunun olduğunu ve ne hikmetse tüm Karadeniz’de korkuya neden olduklarını da haber alıyoruz.
Ve ülkenin gerçek gündeminin hükümet yanlısı medyanın canlı yayınları arasında kayıp, gittiğini görmekteyiz..
15 Günde 15 yılda yapılmayacak kanunları çıkaran ve bir o kadar da kendisine karşı gördüklerini devlet kadrolarında atarak işi adeta cadı avına çeviren hükümetin başkan Erdoğan’ın iki dudağı arasında çıkan her kelimeyi yasa haline getirip, meclisi, hukuku devre dışı bıraktığı şu 15 günde içinde demokrasiyi geliştiren, önünü açan ne yapıldı?
Evet, onca basın ve tv’ni kapatıldığı, ağzını açanın içeri tıkatıldığı şu 15 günde düzenlenen Demokrasi adlı nöbetlerin dışında Demokrasi adına ne yapıldı?
Bekleyin sabırlı olun denilip, 3 yıl boyunca huzur içinde devam eden barış sürecinde olduğu gibi bu süreçte de atılması beklenen adımların atılmadığını görürken, en son canlı yayında komandoları yakalamakla demokrasinin gelmeyeceği biline..
**Kurunun yanında yaşı yakmak..
ABD, AB hatta Afrika ülkelerinin neden ‘Bu bir darbeydi. Allah sizi Cunta’dan kurtardı. Halkın büyük bir direnci ile Demokrasi denildi. Geçmiş olsun Türkiye, Erdoğan, hükumet’ demiyorlar diye dertlenen ve bir taraftan yardımcısına kızdığı ABD Genel Kurmay Başkanını kabul etmeye hazırlanan hükumet Erdoğan’ın her konuşmasının kanun hükmünde kararnamelerle yasaya çevirdiği şu günlerde yaşın yanında kurunun da ateşe atıldığı iddiaları ayyuka çıkmış durumda..
Çünkü başta Ardahanlı Vali Yardımcısı Salih Altun olmak üzere sahipliğini Hanaklı İş adamlarımızdan olan Üzeyir Engin’in yaptığı ve ağırlıkta müzik programları yapan ve en önemlisi çoğunlukta Alevi kesime hitap eden Barış TV’nin de aralarında bulunduğu onca ulusal ve yerel tv, gazete, derginin, derneğin bir gecede kapatıldığını da görmekteyiz..
Evet, 15 Ağustos’tan bu yana değil, gazetecilik hayatımız boyunca karşı olduğumuz Cunta yönetimleri, antidemokratik uygulamalar, hukuk tanımaz yönetimlere hepimiz karşıyız..
Ve PKK’nın olduğu gibi Cemaatlerinde devlet içinde devlet oluşturmaya kalkışmasının yanlış, yasa dışı olduğunu belirtenleriz..
Ama bugün kü gibi yaşın yanında kuruları da yakanlarında karşısındayız..
Meclisin devre dışı bırakılmasına, ülkenin olağanüstü hal gibi sıkıyönetimlerle idare edilmesine de karşı olanlar olarak buradan bir kez daha sesleniyor ve mumla aranan ve bir türlü terazisi eşit tutulamayan Adaletin herkese lazım olduğunu herkesin bilmesini, unutmamasını isteriz..
Çünkü 15 Temmuz’da bu ülkeyi karanlığa götürmek için yola çıkanların dahil onların yarattığı atmosferin yarattığı belirsiz ortamı fırsat bilip, yaşın yanında kuruyu da yakmaya çalışmanın insan haklarıyla, hukukla, demokrasiyle alakalı olmadığını bir ben değil, yaratılan korku imparatorluğu dolaysıyla seslerini yükseltemeyen toplumun büyük kesimininde dediğini belirtmekte fayda var..
Kaldı ki bunu şu an kanun hükmünde kararnameler ile ülkeyi yönetenlerin içinde bulunanlarda sağından, solundan da olsa demeye başladılar..
Bu nedenle korkunun ecele faydası yok diyerek, hüküm etin ve cumhurbaşkanının da yanlış yapmaması için herkesin yüksek sesle ‘Demokrasi, insan hakları, hukuk herkese lazım’ demeli ve yaşın yanında kurununda yakmamak gerekir derim..
**Ardahan’ı Mesken Edenler..
Bazılarının son darbe girişimi ardından açığa alındığı polislerin tayine hazırlandığı, bir o kadar yeni öğretmen ve polisin gelmek üzere olduğu Ardahan’da dikkatiniz çeken bir şey var mı bilmem ama ‘bu memlekete gelen memur kalmıyor’ iddiasını çürüten bir çok örnek memuru sıralayabilirim..
Çünkü buranın bir çiftlik olduğunu anlayıp, yıllarca bu kentte gitmeyen ama bulunduğu görevi de doğru dürüst yapmayan o kadar memur varki sırlamaya kalksam bu köşem yetmez..
İlk örneği 30 yıla yakındır Ardahan’da olmasına karşın yolları bir türlü yapıp asfaltlamayanlar..
İkinci örneği bir zamanlar öğretim üyesini mumla arayan ama bugün çoğu rektör olayımda birazda ele kalayım dediği Ardahan Üniversitesi..
Kent dışında, gözden ırak doğanın içinde bu cennet vatan, pardon üniversitede hem karılarını, hem kendilerini yetmedi yeddi düvel sülalelerini yerleştirenlerin memleketi olan Ardahan Ardahanlıya tat vermezse de onlara bir hayli mesken olur..
Çünkü ne soran var, ne rahatsız eden..
Birde üstüne üstlük Ardahan’da aldıkları maaşlarıyla Kars’tan alış veriş yapar, Erzurum’da gezer, Laşette yerler..
Artanı da batı kentlerinde aldıkları dairelere yatırım yaparlar..
Evet, yoksul şehrin küçük, yabancı azınlıkların adeta meskeni olan Ardahan’ı biz sevip, sahiplenmesekte birileri ele sarıp, savuruyor ki keyifte onların keyfi..
Çünkü ne siyasiler onları görür, ne de Ardahanlılar..
İnanmıyorsanız bir bakın etrafınıza çok var..
**Ardahan’ı da Artvin’e Bağlamasınlar
General ve Albayları rütbesini sökmekle yetinmeyip, Hakkari ve Şırnak’ın İL rütbesini de silen hükumet bu iki kentin vilayetliğini alıp, ilçelerine veriyor..
Yani Başçavuşu generali yapan hükumet Hakkari ve Şırnak’ı da ilçe yapıyor, ilçelerini de vilayet..
‘Eee biz ne diyenler’ çıkacaktır, şu ‘bana dokunmayan yılan 10 bin değil, 100 bin yaşasın’ denilen ve 1992 yılından bu yana beklenen yatırımların yapılmaması dolaysıyla her geçen gün eriyip, biten memleketimde..
Kanun Hükmünde kararnamelerle idare edilen ülkemde her gece hazırlanan ve sabah resmi gazetede yayınlanıp, yürürlüğe giren kanunların bir günde gelip, bu sahipsiz memlekete dokunmayacağını sakın sakın unutma yasanız..
Çünkü Silivri’ye yapılan cezaevinin aslında Ardahan’a yapılacağını bilenlerin başında 5 bin oy ile vekil olan ve bugünlerde elinde ki çanta ile Ardahan’ın tozlu caddelerinde gezen emekli vekil olması nedeniyle her ay 8 milyarı cebine koyan Kenan Altun bilir..
Ve tam Ardahan’a yapılacakken şimdiki vekil Atalay’ı ikna edip, sana yol yapalım, Ardahan havaalnına ayrılan 600 Binlara kaynakla, projeyi Artvin-Rize Havalanına verelim diyen Karadenizlilerde iyi bilir Ardahan’ın sahipsizliğini..
Bu nedenle Hakkari ve Şırnak’ı ilçe yapanlar yarında Ardahan’ı Kura Nehrinin suyu gibi Artvin’e bağlarlarsa şaşmayın..
Hemde Şavşat’ı Ardahan’a bağlayalım dediğimiz şu günlerde..