YILMAZ: BUGÜN SIKIYÖNETİM İLAN EDEBİLİR..

Yılmaz’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, hükümetle birlikte ‘yarın önemi açıklama yapacağım’ açıklamasına karşılık cevap niteliğinde değerlendirilen bu mesajı yarın ülke genelinde meclisin fessinin de gündeme geleceğini de akıllara getirdi.


İşte, Türkiye’nin Musul Büyükelçisiyken IŞID tarafından kaçırılıp, 101 gün esir tutulduktan sonra kurtarılan, Büyükelçi olduktan sonra 1 Kasım Genel Seçimlerinde sürpriz bir şekilde CHP’den Ardahan Milletvekili adayı gösterilip, milletvekili olan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ardahan Milletvekilinin o açıklaması;


‘Çok zor dönemden geçiyoruz. Çarşamba hükümetin açıklayacağı sıkıyönetim olmasın? Umarım tez zamanda düzlüğe çıkarız. Demokrasi tek çıkış kapımız olmalı…’



**Askerler Adliyeye Sevk Edildi..


Darbe girişimi iddiası ardından Ardahan‘da gözaltına alınan askerler emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

15 Temmuz Darbe girişiminin ardından İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda 25. Hudut Tugay Komutanda görevli 1 Yüzbaşı, 2 Üsteğmen, 4 Ast. Başçavuş, 2 Ast. K. Üstçavuş, 2 Ast. Üstçavuş, 6 Uzman Çavuş ve 1 Uzman Onbaşı gözaltına alınarak emniyete götürüldü. Emniyette ifadeleri alınan askerler, adliyeye sevk edildi.


**ADSYB’DEN BASIN AÇIKLAMASI;


Uzun bir süre AAK Parti Ardahan İl başkanlığı yapan ve son iki seçimde de AK Parti Ardahan Milletvekili Adayı olan Ardahan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı, Veteriner Hekim Yunus Baydar’dan son günlerde yaşanan gelişmeler hakkında bir basın açıklaması geldi.


İşte o açıklama;


Kamuoyunun dikkatine;


           15 Temmuz 2016 günü Türkiye Cumhuriyeti Devletinin yönetimine, birliğine ve dirliğine yapılan Cunta Hareketi; Demokratik bir Hukuk devleti olan ülkemizin, Başta Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere Hükümete ve halkımıza yapılmıştır. Nerden geldiği belli olan bu dâhili ve harici bedhahlar; milletimizin onurlu ve kararlı duruşuyla gerekli cevabı bulmuş, çelikten iradeye sahip kolluk kuvvetlerimizin cansiperane savunmasıyla bastırılmıştır. Türkiye Cumhuriyetinin seçimle işbaşına gelmiş yönetici kadrosunu, hukuksuz bir ‘’Kalkışma’’ hareketi ile bertaraf edip, yönetime el koymak isteyen bu kazuletler, şiddetle inanıyoruz ki Türk Milletinin üstün hukuk anlayışı çerçevesinde yine Türk Milletine hesap verecekler. Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti; böylesi mesnetsiz kalkışmalara ehemmiyet vermeyecek kadar devlet ve millet mekanizmasını oluşturmuş, Demokrasi ve Milli irade’yi yaşam şekli haline getirmiş, hak ve vicdan hürriyetini sosyalleştirmiş bir devlet-millet modeli geliştirmiştir. Unutulmamalıdır ki; Türk Milleti tedhiş ve anarşi ile dize gelecek bir millet değildir. Türkiyeye bunu yapanlar askerlik mesleğinin niteliklerinden yoksun, vatan kavramından habersiz, yurttaş bilincinden bihaber olan askerlik mesleğini kılıf olarak kullanmaya çalışan hainlerdir. Bunlar Türk Askeri olamazlar. Millet iradesini yok sayacak kadar hainlikte sınır tanımayan, dışardan emir alacak kadar onursuz davranan bu oluşum tüm demokratik kazanımlarımıza kast ederek Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.’ ilkesine olan ihanetlerini de gözler önüne sermişlerdir.


Yaşanan bu menfur olayın tamamı ile bertaraf edilebilmesi için her zamankinden daha cesur, daha fazla özveri, birlik ve beraberliğe olan ihtiyacımız aşikârdır.


Türk Milletinin bu kara günleri tarihine yakışır vakur bir şekilde ak günlere çevireceğinden şüphemiz yoktur.


Bu vesile ile demokrasimize ve cumhuriyetimize sahip çıkmak adına canını feda eden şehitlerimize Allahtan rahmet, kederli ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Bu kalkışmaya destek vermeyen Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli personeline, Türk kolluk kuvvetlerine ve kadirşinas halkımıza teşekkürü bir borç biliriz.


Yunus BAYDAR


Ardahan İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı



**SİZ SAVCI MISINIZ?


Darbe iddiasının şova döndüğü, yaşın yanında kuruyu yakarcasına binlerce memurun açığa alındığı, bu yetmez gibi ciddi hiç bir kanıt, belge, bilginin olmadığı halde insanların gelişi güzel gözaltına alınıp, tutuklandığı yani bir cadı avının yaşandığı şu günlerde birilerinin de Kral’dan çok Kral kesilip, kendilerini savcı sanmaya başladıklarını görmekteyiz..


Eline aldığı silah ile poz veren Vali Çoş, AKP’li eski Milletvekilinin Ali İnci’nin bir polis gibi elleri arkadan bağlanmış askerleri duvara dayayıp, hakaret etmesi, bir askerin elinde silah ile kapalı stada yere yatırdığı askerleri aşağılaması hukuk olduğu ileri sürülen bir ülkede ne kadar doğru hareketlerdir?..

Bilemiyorum ama eğer denildiği gibi bir darbe olsaydı ve yaşanması muhtemel bir darbe tehlikesi karşısında aynı manzaralar olacak diye hepimiz ‘darbe var’ diye sokaklara dökülmedik mi?

İşte burada altı çizilmesi gerekenin insan onurunu hiçe sayanların da gözardı edilmemesi, varsa eğer hukukun bunlara karşı da işletilmesi gerekir diye düşünüyorum hukuk, insan hakları, demokrasi olduğu ileri sürülen ülkemde..

Çünkü 15 Temmuz’dan önce emrinde ki uçağı atari oynarmış gibi havalandırıp, Güneydoğuyu bombalayan ve havuz medyasına bol bol poz veren generalin dünkü fotoğraflarını, görüntülerini görmek ve büyük olanın insan değil, Allah olduğunu ve yarının ne olacağını unutmamak gerekir..

Evet, bende inanıyorum bir darbeye kalkışıldığına..

Evet, Erdoğan’dan önce ben darbeye karşı sokaklara dökülmesini istedim..

Evet, bende biliyordum ki darbe olsaydı bugünün bin katı insanların onurunun kırılıp, döküleceğini..

Ama bunları biliyoruz diye yaşananlara kin ve nefret kusarak, insanların boğazına bıçak dayayarak, çırıl, çıplak edip, yere ve duvarlara dayayarak kemerle dövmek, hakaret etmek  yaşanan gerçek darbelerden, yaşanması muhtemel darbecilerden farklı bir durum yaratmadığını da bilmek gerekir..

Bu nedenle önce insan, insan onuru diyerek bu ülkenin bir orta doğu, arap ülkesi olmadığını hele hele idam gibi istemlerde bulunup, ülkeyi daha da karanlık ve içinde çıkılamaz hale sokmamak için insanım, diyen herkese görev düşmüyor mu?

Çünkü demokratik, laik, hukuk devleti dediğimiz bir ülkede birilerinin kendilerini savcı yada hakimlerin yerine sokmamasını, bunu yapanların Kral’dan çok Kral kesilmekten yargılanacaklarını birileri, birilerine anlatmalı diye düşünüyorum..

Ve geçmiş olsun denilerek, şu bir kaç gündür yaşananları hukuka, gerçek savcı, hakimlere bırakıp, daha da abartmamak gerekir diyorum..

Doğrusu da bu olmalı..

Doğrusu da budur..