Yine mi Milletin Sırtına Bindirecekler?..

Son olarak Ardahan Ziraat Bankasına atattığı Banka Müdiresinin atama yapıldıktan sonra başta çiftçilerin sorunları konusunda olmak üzere esnafa bekleneni vermemekle eleştirilen Ardahan Ziraat Bankası gibi kamuoyu tarafından oraya getirilmesinden rahatsız olduğu, Atalay’ın bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da uyarılmasına karşın Anıl Aksel krizinin son olarak vali ile kendisini karşı karşıya getirmesi ve gün geçtikçe ipleri elinde kaçırdığı ileri sürülen AK Parti Ardahan Millet vekilinin yarattığı boşluktan ümitlenenler yeniden birilerini milletin omuzuna bindirme hesapları içine girdikleri görülüyor.


**BAŞLIĞI GÖRÜP,  HABERİMİZİN İÇERİĞİ ALAKASIZ YORUM YAPANLARCA ANLAŞILMAZ DA ATALAY’A MESAJ VERDİĞİNE İNANIYORUZ..


ARÜ’NÜN ADI DA ORHAN ATALAY


ÜNİVERSİTESİ OLSUN!..


Ardahan Üniversitesi Senatosu aldığı bir karar ile geçtiğimiz günlerde rahatsızlığından dolayı hayata gözlerini yuman ARÜ Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi Dr. Arzu Kılıç’ın ismini ARÜ’ya bağlı kent merkezinde bulunan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verdi. Ardahan Milletvekilinin adınında Ardahan Üniversitesine verlp, verilemeyeceği tartışılmaya açıldı.


Ardahan’da 3 dönemdir mevcut iktidar partisinden milletvekili seçilen Prof. Dr. Orhan Atalay’ın bugüne kadar yaptığı hizmetlerinin bir nişanesi olarak Ardahan Üniversitesinin adının Prof. Orhan Atalay olarak değiştirilmesi tartışılmaya açıldı.


Buna neden ise; Kent merkezinden olduğu gibi yerel sorunlardan uzak bir anlayışla sıkça eleştirilerle karşılaşan Ardahan Üniversitesi Senatosu bir karar alarak geçtiğimiz günlerde rahatsızlığından dolayı hayata gözlerini yuman Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi olan Dr. Arzu Kılıç’ın ismini ARÜ’ya bağlı kent merkezinde bulunan Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine vermesi..



Ardahan’da yaklaşık 3 yıldır görev yapan Ardahan Üniversitesi Rektörünün başında bulunuğu üniversite konseyinin böyle bir karar alabilme ve Ardahanlı olmayan bir öğretmenin isminin sonsuza kadar Ardahan’da yaşatılmasına karar verebiliyorsa Ardahan halkının oyları ile üç dönemdir milletvekili seçilip, Ardahan’a ve ARÜ’ye sayısız hizmetleri olan Prof. Dr. Orhan Atalay’ın ismi ve bugüne kadar Ardahan’a hizmet edenlerin ölümsüzleştirilmesi için ya daha  önce görev yaptığı Erzurum Atatürk Üniversitesine yada milletvekili olduğu Ardahan’ın üniversitesine adının verilmesi tartışılmaya başlandı.



ARZU KILIÇ İSMİ ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ’NDE YAŞAYACAK..


Yakın zamanda genç yaşta hayata göz yuman Göleli olan Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç’ın eşi olan Dr. Arzu Kılıç’ın adı eski adliye ve kaymakamlık olarak kullanılan tarihi binan olan ve ARÜ’ye devir edilen binada hizmet verecek olan Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verildi.


Bu kararın Ardahan Üniversitesi Senatosu kararı ile alındığı öğrenildi.


Bu işlemin Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin ismi Ardahan Üniversitesi Dr. Arzu Kılıç Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezine verildi.


Eşinin adının ARÜ Senatösü tarafından Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi verilmesi ardından kendisine ait sosyal medya hesabından yaptığı bir açıklama ile teşekkür eden Ardahan Üniversitesi Dekanı Prof. Dr. Şeref Kılıç teşekkür mesajı şöyle;


“Sayın rektörümüz Prof. Dr. Mehmet Biber’in önerisi ve Ardahan Üniversitesi Senatosunun onayı ile Ardahan Üniversitesi Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezinin ismi Ardahan Üniversitesi Dr. Arzu Kılıç Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi olarak değiştirilmiştir. Sayın rektörümüze ve senato üyelerine vefalı davranışlarından dolayı çok teşekkür ediyorum. Vefa erdemdir, var olun…


Canım eşim Arzunun özverili çalışmaları ile gelişmesine katkıda bulunduğu bu Merkezde isminin yaşaması, yüreğine dokunduğu herkesi çok mutlu etmiştir.” dedi.



DAYANMAK GEREKİYOR..


Başta hemşehrileri olmak üzere hep onun adını kullanarak iş yapan çevrelerin kısa sürede unuttuğu, Yakup Süt’ün son durumundan haber alınamadığı şu günlerde kısa  bir süre önce TBMM’den geçen ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yeni Ceza İnfaz Yasası’ndan yararlanan isimlerden olan yani mevcut iktidarın ‘bitirdim’ dediği ama diğer adıyla hala mafya babaları diye bilinen ve aynı iktidar ve çevrelerce neredeyse ‘sayın’ denecek derecede saygı gören  Alaattin Çakıcı ve Sedat Peker’lerin dostu ve saygı duyduğu bir kişinin devreye girmesiyle barışmışlar..


Yani sanki Grup, yorum üyeleri tek tek ölmemiş, Coronaya aşı bulunmuş, dolar düşmüş, ekonomi yeniden rayına oturmuş, Güneydoğu sorunu,Irak, Suriye, Libya sorunları çözülmüşcesine ”son dakika” haberi olarak düşüyor bu memlekette  sanki başka sorun, sıkıntı yokmuş gibi haberlerle uyumaya hevesli toplumu uyutmaya devam eden haber ajanslarına..


Yakup Süt’ün de, benim de memleketim olan Ardahan’dan göç etmiş olan bir ailenin ferdi olan meslektaşım Sözcü Gazetesi yazarı Gazeteci Saygı Öztürk’ün “Çakıcı ve Peker cephesinde sürpriz gelişme” başlıklı yazısında Çakıcı ve Peker’in görüştüğünü yazmasını habere çevirip, ‘son dakika’ hatta ‘müjde’ misali haber yapan ajansların asıl derdinin özelliğini kaybetmeye başlayan Covit-19 ile yaklaşık iki aydır uyutulan toplumun gerçek gündemi görmemesi için yaptığı perdeleme yani yeni ve alakasız sanal gündemlerle meşgul etme çabaları olarak gördüğüm bu haberin öncesinde asıl tartışılan ve başta havuz medyası denen tarafça olmak üzere adeta zorla gündeme sokulmak istenen darbe iddiaları da sürüyor..


Bana göre birilerinin zaten uyumaya çok meyilli bu toplumu yeniden uyutmaya ve korkutmaya yönelik olarak hazırladıkları ve ısıtıp, ısıtıp ‘son dakika’  olarak sundukları bu tür haberlerin asıl amacının bu ülkede yaşanan gerçeklerin görülmemesi ve birilerinin iktidarlarının, diğerlerinin muhalefetlerinin keyfinin devam etmesi ve bu kanalla yalandan ‘Tavşan kaç, Tilki Tut’ oyununu oynadıklarının olduğunu görüp, yazsak da, söylesek de, anlatsak da ve uyumaya meyilli toplum anlamasa da dayanmamız, direnmemiz gerek güzel yarınlar için..


Çünkü birilerinin pirince giderken evdeki buğdaydan olan toplumun aç kaldığını anladıkça yeni ve sosyal hayatı unutturan sanal ortamlarla gündemi değiştirme ve mafyalarını bile iş adamı yapma hesapları içinde olduğunu bilmekteyiz. Çakıcı ve Peker’in de içinde olduğu tüm toplumun er ya da geç ve cunta heveslilerinin amaç ettiği gibi değil, demokrasinin yerleştiği, hukukun, adaletin sağlandığı, gerçek barışlı, güneşli, sağlıklı bir ülkede yaşayacaklarını anlatana, inandırana kadar..



ARÜ'DAN 3. YÜKSEK OKUL POSOF'A..ARÜ’DAN 3. YÜKSEK OKUL POSOF’A..


arşiv haber 21/12/2015 tarhli haber


Posof MYO’ya Müdür Atandı!.. Ardahan Üniversitesine bağlı Posof Meslek Yüksekokulu’na kurucu müdür olarak atanan Öğretim Görevlisi Cemalettin Ayvazoğlu göreve başladı. Göle ve Çıldır’dan sonra Posof’ta Yüksek Okul açma kararı alan Ardahan Üniversitesi yeni açtığı Yüksek Okul ile Posoflularıda üniversiteli öğrenciler ile tanıştıracak.


Posof’a gelerek ilçedeki kurumlarla tanışma gerçekleştiren Müdür Ayvazoğlu, ilk olarak , Posof Belediye Başkanımız Sayın Cahit Ulgar’ı makamında ziyaret etti

Ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirten Başkan Ulgar, “Yüksekokulumuza müdür olarak atanmanızdan memnun olduk. Yüksekokulun ilçemizde açılmasına vesile olan, katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz. Yüksekokulumuz gelişmesi ve büyümesinde elimizden gelen desteği vereceğimizden kuşkunuz olmasın dedi.

Posof Meslek Yüksekokulu Müdürü Öğretim Görevlisi Cemalettin Ayvazoğlu ise, “Kuruluş aşamasını tamamladığımızda Posof ilçesinin her alanda gelişmesine, kalkınmasına katkı sunacaktır. Desteklerini bekliyoruz.” diye konuştu.


 





Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

VALİDEN SU SÖZÜ


Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, gittiği Hoçvan Hasköy bölgesindeki köy incelemesinde bölge köylülerine “ Ramazan ayına kadar köyünüzde su akacak” dedi. Köy gezisi için Ardahan Merkez Ömerağa köyüne giden Ardahan Valisi Mustafa Yiğit, köyde devam eden su çalışmalarını hakkında bilgi aldı Köylülerden su çalışmaları hakkında bilgi alan Ardahan Valisi Mustafa Yiğit; “Ramazan ayına kadar köyünüze su akıtacağız, akıncaya kadar çalışmaların her safhasını incelemek için köyünüze sık sık geleceğim ve biran önce suyu akıtacağız” dedi.


Kış etkisini gösterdi, sobalar yanmaya başladı!


(Devamını Göster)


 





Manşet – 19 Eylül 2003 Cuma

Mavi Hilal ortalarda görünmüyor! (Devamını Göster)


 





Başyazı – 19 Eylül 2003 Cuma

Yazıyorsam Sebebi Var


Köylü milletin efendisi mi?


Hafta içinde birlikte gittiğimiz Ardahan Valisi Mustafa Yiğit’in köy gezileri esnasında dikkatimizi çeken bir çok konu oldu.

Çağ atladığı iddia edilen Türkiye’de halen köyünün susuz olmasından eziklik duyan bir insanın ilk etapta dikkatini ne çekebilir nerdesiniz,

tabi ki 80 yıldır su bekleyen köylerimiz de ciddi ciddi şebeke su çalışmalarının olduğu olacaktır.

Ve köylerine su gelmesi için yıllarca kapı aşındıran köylülerin gelen suya sevinmeyip, su borularının döşendiği alanların bir an önce kapatılması için valiye bir nevi sitem etmeleri vede çukurların kapatılmasını istemesi dikkatimizi çekti…

Vali Yiğit’in büyük sabırla dinlediği ve defalarca tekrarlanan bu anlamsız isteğin karşısında ben dayanamadım ve aynı konuyu ısrarla belirtip, va li’nin “tamam, hemen emir vereceğim” demesiyle tatmin olmayan köylüye Kürtçe  çıkışmam, belki de bu yazıyı yazmama neden oldu.

Ve Atatürk’ün söylediği belirtilen, “Köylü Milletin Efendisidir” söylevinin doğru olup olmadığını kendi kendime sordum ve sizede bir sorayım dedim…

Bir çoklarının yaptığı gibi köylülerinde Atatürk’ün adını kullanıp, şark kurnazlığıyla bu söyleve sığınıp sığınmadığının yargılanmasının yapılması gereğini düşündüm.

Menderes’in Amerika yardımını ka bulü ile başlayan köylüye desteğin bugüne kadar sürdüğü bu ülkenin köylüsünün devletin kendisine harcadığı imkanları hak edip etmediğinin masaya yatırılmasının gereğinin tartışılmasını istedim.

Köylünün toplumsal düşünceye, ekonimiye ne kadar katkısının olduğunu halen anlamış olmadığım köylünün vergi verip vermediğini ve en önemlisi sosyal hayata katkısını ne kadar olduğunu görülmesi gerektiğini sordum.

Bu ve buna benzer soruların sorulması gerekenin biz sözde aydınların mı, yoksa köylü kurnazlığı yaparak yıllardır devletin yakasına yapışan köylümüz mü?..

Bilmem ama, bana soracak olursanız, bizim köylümüzde bir çokları gibi Ata’nın söylevlerine sığınıp, işi götürüyor sanırım…

Nereden anlıyorsun bunu derseniz?

Son gitiğimiz köylerde, herşeyi devlete yüklemiş, yıllarca çeper diplerinde durup gelişmelerin, yatırımların ayaklarına gelmesini isteyen köylümüzün ayağına kadar gelen su için açılan çukurunda devlet tarafından doldurulması için valiye baskı üzerine baskı yapmasından anladım…


***


Derbi olmak


Her zaman olduğu gibi bugünde devam eden hastalık, günlerce kamuoyunu meşgul ettikten sonra nihayet sona erdi…

Ülke’nin bütün sorunları bitmiş, insan hakları, ekonomi, sosyal hayat, alt yapı sorunu kalmamış, günde trafikten 10 kişi ölmüyor, insanlar çöplükte bir ekmek bulurum umuduyla gezmiyor, hayat standartları herkes  arasında eşit değilse de insanca bir yaşam için gereken düzeye gelmiş bu ülke’de tabiki derbi olmak gerekir ve derby maçların heycanını yaşamak gerekir!

Hatta vergisi varmı bilmem ama 4 milyona, 90 dakika da 1 milyarları dijitalden vurup, maç seyretirmek gerek!..

Evet niyahet bir derbi maçı daha kazasız belasız bitirdik…

Hemde İstanbul Emniyet Müdürü Cerrah’ın kalkan ettiği kızlarının başına bir şey gelmeden…

Çok şükür ki bitti de; ulusal basın ve medya asıl gündeme döndü…

Gerçi, hakkını yememek gerekir, daha geçen gün “Meclis Tuvaletleri Yenilendi” haberleri ile gerçek gündemi takip ediyordu zaten…

Dubai’de yapılan zenginlerin toplantısında masa masa gezip, gelin bize yatırım yapın diyen başbakanı, Irak’ta yaşananları, büyük devletin idarecileriyiz diyenlerin bir iki aşiret reisi ile masalarda oturup bölgenin geleceğini tartışmasını, ülke’nin çeşitli bölgelerinde olmayan yollara çıkan teknolojinin son sürat araçlarının bir kazada en az 10 kişiyi öldürmesi gibi basit gündemlerle değil, derbi maçlarla, meclisin tuvaletlerinin yenilendiğini yazmak, söylemek gerekir…

Şimdi; kızacaklar çıkacak, “bir maç zevkimiz var onunda içine etme” diye belki!

Ama…

Benim hiçte öyle bir niyetim yok, kusura bakmayın ben o kadar da ukala değilim…

Sadece derbi maçın özetini vermek istedim… Çünkü; bu ülkenin en ciddi yazarları bile arada birde olsa derbilerden, gittikleri lüks lokantalarda yediklerini bedava getirmek için, gazetelerin pazar sayfalarında bir iki Mankene yaranmak için yazı yazıyorda, biz niye yazmayalım?!..

Bakın bende yazabiliyorum…

“Yazmasan daha iyi” diyenler inadına  bundan böyle arada birde olsa bende derbi takılıp, derbi maçları izlemezsemde toplumun ilik kemiğine kadar dayanmış derbi sorunları gündeme getirip birilerinin zevkini kaçıracağım.

Bu da derbiliğin özelliği olsa gerek!..


Hoşgeldin öğretmenim


Yıllarca okuyup, okul sıralarında ter döken ve sonuçta, ülkede ki yıkık-dökük eğitim sistemini aşıp başarılı olan bir çokları gibi Ardahan’a da yeni 183 öğretmen atandı.

Çoğunluğunun bayan olan yeni öğretmenlerimizin gerek evlerinden, gerek memleketlerinden, gerekse çevrelerinde çok uzaklara, ülkenin en kuzeyine gelmelerinin verdiği ürkeklikle, yanlarına aldıkları anne-babaları ile yaklaşık 20 gündür yeni görev yerlerinin neresi olacağını bekli yordular.

Ülkenin başlıca sorunu olan bürokratik engellerin son bir örneği olan bu sıkıntının, gerek yerel basından, gerekse ulusal basında yer bulması ve Ardahan Valisi’nin Ankara’dan dönüşüyle bitmesi ardından yapılan kura çekimi ile bitti.

Öğretmenlerimizin, yeni görev yerlerini kendi elleriyle belirleyip, bugün yarın atandıkları okullara gideceklerini ve onların açacağı ufuklarla geleceğimiz olan çocuklarımızın cehalet karanlığını yırtıp, aydınlığa kavuşmalarını sağlayacaklarından şüphemiz yok.


(Devamını Göster)


 





Haber – 19 Eylül 2003 Cuma

KENDİ KURUMU EMEKLİ ETTİ…


EMEKLİ SANDIĞI ETMİYENCE PERİŞAN OLDU


Ardahan’ın Posof İlçesi Bay kent köyünde abisinin yanına sığınan dört çocuk babası Yüksel Kaya, düşürüldüğü çıkmazdan kurtulmak istiyor.


Yüksel kaya,9 yıl önce Uzman Piyade Çavuş olarak orduya girdi. Değişik yerlerde görev yapan Yüksel kaya, rahatsızlığı nedeniyle gittiği Erzurum Askeri Hasta hanesinden Gül hane Askeri Tip Akademisine (GATA) sevk edildi. GATA da yapılan tahlil ve tetkikler sonunda heyetin verdiği kararla malulen emekliye sev kine karar vererek raporu emekli sandığına gönderdi. Emekli sandığı, GATA’nın sevk ettiği raporu kabul etmeyerek “Sağlam olduğu için çalışa bilir” diye emekli işlemlerini yapmadı.


(Devamını Göster)


 





Araştırma – 19 Eylül 2003 Cuma

HALK İNANIŞLARI İnternete taşındı


Ardahan’da halen geçerliliğini koruyan batıl halk inanışları internet sayfasına taşındı.


Ardahan Valiliğinin hazırladığı www.ardahan.gov.tr adresinde yer verilen batıl halk inanışları ilginç, ilginç olduğu kaar da halen geçerli olması dikkat çekiyor.


Günümüzde, halk arasında halen geçerliliğini koruyan batıl inanışları şöyle sıralayabiliriz:


  1. Yeni doğmuş bir bebeğin uyuduğu beşiğe ekmek veya süpürge konur ki bebek uyandığında tiksinip korkmasın.
  2. Evimizde giydiğimiz ev terliklerinin geriye doğru durması evdeki bireylerin işlerinin ters gitmesini simgeler.


(Devamını Göster)


 





Haber – 18 Eylül 2003 Perşembe

Aç kurtlar ağıla saldırdı


Ardahan’ın Göle İlçesi Küçük Altınbulak köyü yaylasında gece saat 00:30’da koyunların bulunduğu ağıla kurtların girmesi sonucu 46 koyun telef oldu.


(Devamını Göster)


 





Sağlık – 18 Eylül 2003 Perşembe

Doğu kadını geç menopoz oluyor!


Doğulu Türkiye genelinde menopoz yaşı 45-55 yaş ortalamasında olurken Ardahan ve doğu’da kadınlar 50-55 yaşları arasında menopoza giriyor. Buna neden bölgesel farklılıklar,insanların genleri ve doğurganlık olaylarının fazla olmasından kaynaklanıyor. Erken yaşlarda menopoza giren kadınların mutlaka bir uzman doktora görünmeleri gerektiğini söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam; “Menopoz dönemine giren kadınlarda kemik erimesi,kalp hastalıkları ve cinsel organlarda küçülme gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır.” Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Operatör Dr. Hakan Sağlam;” Doktor kontrolünde alacakları tedavi sonucu bu riskler ortadan kalkacaktır.


(Devamını Göster)


 





Eğitim ordusu ev sıkıntısı içinde – 18 Eylül 2003 Perşembe

Öğretmenler dışarıda kaldı


2003-2004 Eğitim Öğretim döneminin başlamasıyla birlikte yaşanan sıkıntılara şimdide konut sıkıntısı eklendi. 183 yeni öğretmenin atamasıyla 225 okula görevlendirilen 1200 öğretmenin en büyük sıkıntısı ev bulmak. Ardahan’da yaşanan konut sıkıntısı nedeniyle ev kiralarının da bir hayli yükseldiği gözlenirken, yeni atanan öğretmenler görev yerlerini yaptıkları kura çekilişinin hemen ardından ev aramaya çıktılar. Ardahan’da 220 ila 250 milyon liraya kiraya verilen ev sıkıntısı dolaysıyla kentte bulunan bir çok okul ve misafirhanelerin dolu oranı yüzde yüz olduğu öğrenildi.


(Devamını Göster)


 





Sınır delik deşik!!! – 18 Eylül 2003 Perşembe

Hayvan kaçakçılığı had safhaya ulaştı


Ardahan ili Çıldır ilçesinin Gürcistan sınırında yaşanan hayvan kaçakçılığının önüne geçilemiyor. Son günlerde Gürcistan’dan getirtilerek Türkiye’ye geçirilmek istenirken yakalanan hayvan sayısı 4 ay içinde 100’ün üstünde olduğu öğrenilirken, sınırda yapılan kaçakçılığın devam ettiği ve kamuoyuna yansımayan bir çok geçişin olduğu ileri sürülmekte.


(Devamını Göster)