Yoksulluğun resmi ispatı!


% 80’lerde bulunan enflasyon dolayısıyla ülke genelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar  başta üniversitelerde olmak üzere ülke genelinde bulunan okullarda okuyan öğrencilerin yemek yiyemediklerinin tartışıldığı bir zamanda Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü bütçesinin büyük bölümünü taşımalı sistemle eğitim gören öğrencilere yemek sağlamaya ayırdı.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi yönetimi, CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi üniversite öğrencilerine ücretsiz yemek hizmetine kapıları kapatırken, Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğü bütçesinin büyük bölümünü orta öğretimde eğitim gören öğrencilere yemek için ayırıp, 17 bin 169 öğrencinin bulunduğu Ardahan’da büyük bölümü taşımalı öğrenci olan yaklaşık 10 bin 60 öğrenciye her gün sıcak yemek dağıtıyor.




Gazetemizin edindiği resmi bilgilere göre Ardahan’ın Çıldır ilçesinde 365, Damal’da 316, Göle’de 917, Hanak’ta 562, Merkez’de Bin 999, Posof’ta 267 taşımalı öğrencinin bulunduğu Ardahan’da örgün eğitimdeki 17 bin 169 öğrencinin 4 bin 297 tanesi (temel eğitimde 2849, ortaöğretimde Bin 110, okul öncesinde 144, özel eğitimde 194) öğrenci olmak üzere eğitime sosyal destekler kapsamında yemek hizmetlerinden yararlanmakta.

Ardahan Merkez Öğretmenevi, il merkezinde bulunan 19 okulda ve bu okullara taşımayla gelerek öğrenim gören Bin 466 öğrenciye sıcak ve lezzetli öğle yemeklerini ulaştırıldığı öğrenildi. Yine il merkezinde bulunan Şehit Türkmen Tekin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, ilçeler arası çalışarak Damal, Hanak ve Çıldır’daki okullarımızda öğrenim gören taşımalı öğrencilerimize de öğle yemeği hizmeti sağlamaktadır. 

Haber: Özlem Şeyma Yılmaz



BOLU BEYİNİN BEYİN ÖLÜMÜ!..


İktidar olacağını ve başta demokrasi olmak üzere yaşanan sorunları çözeceğini iddia eden CHP’liler ve onlarla baş edemeyen Kılıçdaroğlu’nun son gurup toplantısında 6 milyon oy almış bir partinin eş genel başkanını ‘nasıl olur da kendi partisinin ilçe binasına sokmazsınız’ derken, sözde HDP’ye sıcak mesaj gönderirken bir insana tokat atan polise ve polislere de ‘onların suçu yok onlara  emir veren iktidar suçludur’ deme şirinliğini de ihmal etmiyordu.

Halbuki aynı Kılıçdaroğlu söz konusu kendi İl Başkanı olunca Bursa mitingini iptal edip İstanbul Maltepe’ye gelmesini, İl Başkanı gibi getirilen siyaset yasağıyla sahadan atılmak istenen İBB Belediye Başkanı içinde programını iptal edip, Almanya’dan geri dönmesini biliyordu.

Ama bilmediği bir şey vardı O da; Kendisinin de rahatsız olduğu, partisinin içindeki faşistlerden daha faşist ulusalcı, Kemalist ve o polisten daha çok polisiye romanları okuyan sahte ve adeta beyin ölümü yaşayan Bolu Beylerini görememesiydi…

Bolu Beyi demişken Kürtoğlu pardon Köroğlu’nun beyliğini yerle bir ettiği ‘bu Bolu Beyi denen kimdir?’ diye bir araştırmada yaptım.

Ve çocukken bir çok hikayesini dinlediğim, okulda basma kalıp, resmi ders kitaplarında okurken birçokları gibi bizlere kahraman diye yutturulanlardan olduğunu gördüğüm bu bey deneni bu kez de googelde araştırdım.

İktidarın etkilediği ileri sürülen mahkemeden önce karar verip, İmamoğlu’na ‘eski İBB Başkanı’ diyen googelde ki araştırmanın başında ilk gördüğüm şey ‘Bey’ kelimesine hakaret olan, bu kelimeyi hak etmeyen birini yani bir bölgenin sömürgecisini, halkın malında gözü olan, hakkı olmayana göz koyan bir zulümkâr olduğunu görmemdi.

Yani bey denen Bolulu bu günkü adıyla faşist, baskıcı, kapitalist, sömürgeci ve kendisinden başkasına hayat hakkı tanımayan, insanların dinine, diline düşman biri olduğunu görürken erinmeyip, bunların devrine son veren Kürtoğu yine pardon babasına ve halka yapılanlara isyan edip, dağlara çıkıp, bu faşist beye karşı mücadele eden Köroğlu’na da baktım.

Köroğlu’na bakarken de Yeldeğirmenlerine kafa tutan Donkişot’u, ardından Romalıları dize getiren Spartaküs’ü ve devlere başkaldıran masal kahramanlarından biri olan Güliver’leri de hatırladım.

Yani bugünkü adıyla Deniz Gezmişleri, Hüseyin İnanları andıran Köroğlu’nun babası Koca Yusuf’a yapılan zulme karşı ‘Bendem ona selam söyleyin’ dediği Bey denen ama beyliği hak etmeyen Bolulunun nasıl olup öldüğünü değil, geberdiğini de öğrendim.

Ve geldik; Kılıçdaroğlu’nun partisi olan CHP’nin içindeki sahte beyleri, o muhteşem dik duruşlarıyla başı göklere değen dağlardan adını alan sahte Boluluyu gördüm.

Ve bu tipin daha önce de yabancı göçmenlere su bile vermek istemediğini, en son marifetinin de HDP İl Başkanına atılan tokadı az bulduğunu söylemesi oldu.




Yani Maltepe, Saraçhane’ye koşarak giden ama konu HDP ve Kürt sorunu olunca bizim Saraçhaneye yakın gökdelenler ilçesi olarak bilinen ve Sarıgül’ün hala konuşulup, arandığı CHP’li, HDP’li seçilmiş yardımcısının görevden alınmasına timsah göz yaşı döken ak saçlı belediye başkanı ve diğerleri gibi işi bir twitle geçiştiren Kılıçdaroğlu’nun son grup toplantısında ‘arkadaşlarımız, birlikte seçim kazanacağız’ diyerek mavi boncuk uzattığı HDP ile seçimi kazanıp, ülkeye demokrasiyi getireceğini söylerken partisinin içindeki faşoları, ulusalcıları, Kemalist geçinen bu tipler ‘onun askeriyiz’ diyerek darbeci yönlerini saklamaya çalışıyorlardı.

Aynı KIlıçdaroğlu kendisi gibi eski milletvekili olan 6 milyon oy alan partinin İl başkanının İstanbul Kadıköy’de yaşadıkları ardından faşistçe bir açıklamada bulunan ve “Adam az bile yapmış” diyen partilisi Bolu’nun Belediye Başkanı olduğunu ve Suriyeli göçmenler üzerinden Kürt düşmanı olduğunu saklayanı göremezken bu ve bunun gibi tiplerin ‘beyin ölümü’ yaşadığını nasıl anlayacak ve bunları ne yapacağını, nereye koyacağını da bilemiyordu..

Ha unutmadan Demirtaş’ın dokunulmazlığını kaldırtan, Kaftancıoğlu’nun İmamoğlu gibi siyasette saha dışına itilmek istenmesinde bu tiplerin baskısı ve oluşturdukları kamuoyu sonucu olduğunu da iyi biliyoruz.

Bunların ‘Kürttür anlamaz’ dedikleri halkın bunların gerçek yüzlerini çok iyi tanıdığını ve bu nedenle ‘Bolu beyine benden selam söyleyin’ demediği gibi ‘beni zaten döven sizi de dövsün’ diyerek onları değil, başkalarını severek değil, bunların yüzünden yıllardır iktidara taşıdığını söylemekte fayda var biline..



arşiv haber 13/10/2019 tarihli haber/yorum/reklamlar


Bırakın Ardahan’ın göç vermesini,


burası göç alır!


Kamu Denetçiliği Kurumu Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç Ardahan’ı denetledi.. Malkoç, “Ardahan İmkanları çok geniş olan bir ilimiz. Üniversitenin burada kurulmuş olması çok önemli. Valimizin anlattığı projeler çok önemli. Tecrübeleriyle Ardahan’ın ufkunu genişletiyorlar.’ dedi.


Çeşitli temaslarda bulunmak üzere Ardahan’a gelen Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret etti. Vali Mustafa Masatlı ve Vali Yardımcıları tarafından karşılanan Başdenetçi Malkoç, şeref defterini imzaladı ve ardından makama geçerek Valimizle bir süre görüşme gerçekleştirdi.


Ziyarette Vali Mustafa Masatlı, Başdenetçi Sayın Şeref Malkoç’a Ardahan ile ilgili genel bilgiler aktararak, kendisini Malkoç’u Ardahan’da misafir etmekten dolayı memnuniyetini ifade etti.


Vali Masatlı’nın aktardığı bilgilerden sonra gazetecilere açıklamada bulunarak, Ardahan’ın önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir kent olduğunu ifade eden Malkoç, göç veren bir il olan Ardahan’da bir çok projenin hayata geçmesi sonucu göçün tersine döneceğine inandığını söyledi.


Malkoç, “Ardahan İmkanları çok geniş olan bir ilimiz. Üniversitenin burada kurulmuş olması çok önemli. Valimizin anlattığı projeler çok önemli. Tecrübeleriyle Ardahan’ın ufkunu genişletiyorlar. Tünel çalışmaları olan, Gürcistan’a kapısı olan Türkiye’nin serhat şehri Ardahan’da projelerin hayata geçmesiyle Türkiye artık dışarıdan hayvan ithal etmeyecek. Ardahan’daki bu gelişmelerden sonra dışarıya hayvan ihraç edilecek. Benim kanaatim bu. Bu çok uzak bir ihtimal değil. Buraların olağan üstü bir turizm potansiyeli var. Örneğin Çıldır Gölü, Yalnızçam Kayak Merkezi ve tarihi yerleri ile bunların reklamı kendileri. Ben ümit ediyorum ki bırakın Ardahan’ın göç vermesini, burası göç alır” diye konuştu. Sayın Şeref Malkoç, konuşmasının sonunda iyi dileklerde bulundu.


VALİ'DEN' PROJE SUNUN' ÇAĞRISI!..


VALİ’DEN’ PROJE SUNUN’ ÇAĞRISI!..


*Arşiv Haber 22/09/2109 Tarihli haber


Vali Mustafa Masatlı Başkanlığında, Serhat Kalkınma Ajansı’na (SERKA) ve Sosyal Destek Programı’na (SODES) sunulması planlanan projelerle ilgili çalışma ve değerlendirme toplantısı düzenlendi.


11.5 MİLYON TL MALİ DESTEK 


Valilik Toplantı Salonunda Ardahan Valisi Mustafa Masatlı  başkanlığında, ilgili kurum yetkilileri ve proje birimlerinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantıda, SERKA’nın faaliyet yürüttüğü illere ayırdığı 11.5 milyon TL Mali Destek Programına ve Sosyal Destek Programına(SODES) 166 milyon TL’lik destek programına sunulması öngörülen projeler hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.



VALİ MASATLI TALİMAT VERDİ


Toplantıda, SERKA ve SODES’e sunulacak projelerin yerele uygun, isabetli, sonuç alınabilir ve sürdürülebilirliği olan projeler olmasının önemine dikkat çeken Vali Masatlı, sunulacak olan projeler üzerinde iyi çalışılması yönünde proje birimlerine talimatlar vererek, titiz bir çalışma yürütülmesini kaynak israfına yol açacak ve ihtiyaç dışı projelerden kaçınılmasını istedi. Ayrıca, sunulacak projelerin konuları ve hedef kitleleri belirlendi.



Ticaret birliği kurdular,


 


ilk iş Vali’yi ziyaret ettiler


*aRŞİV HABER 19/08/2019 TARİHLİ HABER


Aralarında, inşaat, matbaa, gazete, lokanta, reklamcı ve nalbur işletmecilerinin bulunduğu firma sahipleri, iş piyasasına hakim olmak, kentte ekonomik dengeyi sağlamak, kalkınmaya yönelik faaliyetlerde bulunmak ve iş insanları arasında birlik sağlamak amacıyla örgütlendiler. Birlik yönetim kurulu, kuruluşun ardından ilk iş olarak Vali Mustafa Masatlı’yı ziyaret ederekbirliğin amacı, çalışma düzeni ve diğer faaliyetleri hakkında bilgi paylaştılar. Haber: Dinçer AKTEMUR



Bugün HDP’ye, Yarın CHP’ye Hatta AK Parti’ye!


Haftanın ilk saatlerinde siyasi arenayı olduğu gibi kamuoyunu şok eden gelişme ardından gözlerin döndüğü partilerin başında gelen HDP’den ziyade 31 Mart, 23 Haziran’da HDP’den en büyük desteği alan CHP’dir.


Çünkü, demokrasi denen ama çokta uygulandığı söylenemeyecek olan seçimler de halkın oyları ile seçilen Van, Diyarbakır, Mardin’in HDP’li Belediye Başkanlarının görevlerinden el çektirilip, yerlerine aralarında Ardahan’ın eski Valisi Mehmet Emin Bilmez’in de bulunduğu o bölgelerin valilerinin kayyum olarak atandığını hepimiz öğrendik..


17 Ağustos depreminin sarsıntılarını yeniden his ettiğimiz şu günlerde yaşanan bu siyasi deprem ardından gözler ülkenin en büyük muhalefet partisi ve önceki seçimlerde olduğu gibi son seçimlerde demokrasiye hiç de uygun olmayan yöntemler ile  görevden el çektirilen belediye başkanlarının partisi HDP’den en büyük desteğini alan ve demokrasi, hak, hukuk, eşitlik diyen solcu olduğunu iddia eden Cumhuriyet Halk Partisine dönmesi en doğal şeydir.


Evet, beklenen bir gelişme olarak beklenenin yapıldığı ve halkın oyları ile seçilenlerin içeri atılmasıyla yetinmeyip, siyaset arenasında da devre dışı bırakma operasyonu öncesi bir çok kişinin de gece ve sabah saatlerinde gözaltına alındığını da öğrendiğimiz pazar gecesi ardından başlayan pazartesi ve sonra ki günlerde CHP’nin bu konuda diyeceklerini ben ve herkes büyük bir merakla beklemektedir.


MHP’nin ‘Ya bu nasıl iş kardeşim hani dağda değil, ovada siyaset yapın diyorduk. Ve hani demokrasi var diyorduk’ demesini beklemediğimiz bu sürecin önemli tarafı olan CHP’nin yapacağı açıklama ve bundan sonra ki atacağı adımı bekliyoruz..


Çünkü bahsedilen parti hem bu ülkenin en büyük muhalefet partisidir, hem bu ülkenin demokrat ve sol partisi olduğunu iddia eder, hemde en son seçimde en büyük desteğini aldığı partiye sahip çıkıp, çıkmayacağını merak etmekteyiz..


Ama ondan önce HDP’ye de bir soru sormak gerekir..


Ve başta şu an bulunduğu mecliste maaşları almak, imkanları yararlanmak için durup, yaşananları yaptığı açıklamalarla mı geçirecek?


Bilmem ama bu ülkede kayyum sopası ile iktidarına devam etmek isteyen bir anlayışın bugün HDP’ye yarın bu gelişmeden sonra atacağı adımı merak edilen CHP’li belediyelere dönebileceğini her iki partide masaya yatırmalı ve atacakları adımı birlikte kararlaştırmalı diye düşünürken bu adımın ülkenin iç huzurunu bozan adımlar  olmamasına dikkat etmelerini bekleyen tedirgin bir kamuoyunun olduğunu da söylemek ve dikkat çekmekte gerekir..


Çünkü yapılanın antidemokratik bir uygulama olduğu kadar, bu antidemokratik gelişmeye karşı gösterilecek tepkinin de demokrasi dışı hareketler olmaması için toplumun büyük kesiminin duacı olduğunu da unutmamak lazım..


Ha bu arada başta CHP’liyim, solcuyum, demokratım diyen ve ülkede ki tüm demokrasi yanlısı insanların da işi ve yükü sadece HDP’ye ve HDP’li seçmene bırakıp, başta sanal ortamda olmak üzere masa başında demokrasi havarisi kesilmeden demokrasiye, hak, hukuka, seçme, seçilme hakkına sahip çıkması da önce kendisi için sonra tüm insanlığa düşen en büyük görevdir..


Aksine, ‘bugün bana, yarın sana’ Atasözünü değiştirip, bugün HDP’ye yarın CHP’ye hatta İYİ Parti’ye, hatta dün aynı durumları yaşayan AK Parti’ye veya HDP’li başkanların görevden alınıp, yerlerine kayyumlar atanmasına zil çalan MHP’ye diye değiştirebiliriz..


Saffet Kaya: Halk Ne Derse, Onu Yapacağım..


Yazılan çizilenlere bakmayın..


Üç dönem Ardahan Milletvekilliğini yapan Saffet Kaya sanal ortam da yaptığı açıklamada, birilerinin Ardahan siyasetini yönlendirmeye çalıştığını, ancak bu yönlendirmeyi birilerinin değil, halkın yapacağını açıkladı.


*Arşiv Haber : 20/03/2015 Tarihli Habr


Yakalaşn genel seçimler öncesi yeniden AK Parti’den mi, yoksa bağımsız milletvekili aday adayı olacağı tartışılmaya devam eden Saffet Kaya kendi facebook sayfasında yaptığı yazılı açıklamada, başta gazeteciler olmak üzere Ardahan siyasetine yön vermeye çalışanlara tepki gösterdi.


‘Ardahan da Herkes kendi bakış açısıyla siyaseti şekillendirmeye çalışıyor, bu doğru bir duruş değildir. Ardahan siyasetini birileri değil, Ardahan Halkı şekillendirir. Bunu herkes böyle bilmelidir biz halkımızla yola çıktık, Ardahan halkı ne derse Saffet Kaya o yönde siyaset yapar. Birilerinin yazması çizmesiyle veya düşünmesiyle siyaset yapmaz .! SAFFET KAYA’ diyerek son günlerde gerek kendisiyle, gerek ise Ardahan siyaseti ile iligili görüş ve haberlere tepki gösteren Kaya’nın CHP ile de diresek temasın da olmaya devam ettiği de ileri sürülen iddialar arasında yer almaya deam etmekte.