
.jpg)
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
Fotolar: Suat İncedere/Çıldır
Baharın ve güzün olmak üzere yılda iki kez kırkılmak zorunda olan koyun ve keçiler rastgele yapılan kırkılma yüzünden doğaya olduğu gibi koyunun kendisine de büyük zarar veriyor.Koyun ve keçisini kırkan üreticinin kırkılan yünü meralarda bıraktığı görülen Ardahan’da başta doğal yorgan, döşek, kışlık çorap olmak üzere çeşitli giyim alanlarında kullanmayıp da gelişi güzel çevreye atılan ya da sağa sola gömüldüğü de görülen meradaki yünleri torun ve çocukları ile toplayan Nuran Koca ve Özlem Polat hem kış öncesi kendilerini ısıtacak malzeme buldular hem de doğayı temizlediler.
Yılda iki kez kırpılıp, gelişi güzel doğaya bırakılan koyun yünlerini yakma sonucunda bu yünlerden çıkan gazlar, gömme sonucunda yağ, protein, keratin gibi maddeler, aslında yararlı olabilecekken, yoğunluk nedeniyle doğaya büyük zarar verdiği de bilinmektedir.Yani yünü imha etmek hava ve toprağa, ekolojik dengeye zarar verdiği çokta bilinmeyen ülke de yaklaşık 30 cins koyun ve keçi var.
Büyük baş hayvancılığın aksine daha fazla et ve süt vermesi için ithal cinslerle değiştirme yerine, hala kendi yerel ırklarını koruyan hatta melez cinslerin dışında saf ırklarla da karşılaşabilinen koyunlardan elde edilen yünlerin geri dönüşüm adı altında ekonomiye kazandırılması gerektiğine de dikkat çekilmekte.
Gereken ilginin gösterilmemesi ve devam eden göç yüzünden artık eskisi gibi yapılmayan ve son dönemlerini yaşadıkları belirtilen birçok koyun cinsinin olduğu Ardahan ve yörede sahip çıkılmazsa tıpkı büyük baştaki gibi daha fazla et, süt ve yün veren köyünün da elden çıkılmasından korkulmakta.
Ardahan’ın Çıldır İlçesinde yaşayan Nuran Koca ve Özlem Polat koyun kırkımı sonrası dağlara, derelere atılan ve büyük bir ekolojik çevre sorunu haline gelen koyun yünlerini çocuklarla birlikte topladılar.
BASINA BAŞÖRTÜ!
Bugün, ‘Havaalanına ne gerek var, önce yollar sonra havaalanı’ denen ama 20 Yıldan fazladır bir türlü bölünüp, yapılamayan Ardahan-Göle yolu gibi ülkede ithalatın, ihracatın yanında giriş, çıkışların sıfır derecede olduğu kör, pardon Türkgözü (Badele) adlı gümrüğünü yazacaktım.
Sonra Kafkaslara açılan, lobisi diye geçinenlerin birbirlerini yediği şu günlerde sınır ötesinde bulunan Ahıska’lıların akrabalarının yaşadığı Posof’ta yapılacak denilip, sürekli yardım toplanan ama bir türlü ortaya çıkmayan Caminin neden bitmediğini soracaktım.
Kısacası, bu yönde bir memleket yazısı yazmayı düşünürken CHP lideri, 6’li masanın kurucu aktörü Kılıçdaroğlu’nun twiterda açıklama yapacağını ilan ediyordu.
Aldığı ceza dolayısıyla siyaset yapma yasağı getirilmesine karşın partinin kapanmasına vesile olacak bir davranış içinde bulunup, CHP İstanbul İl Başkanlığına devam eden Kaftancıoğlu’nun da aralarında olduğu kadına özgürlük denip, bir türlü yasallaşmayan başörtüsü meselesini çözeceklerini iddia ederek, bu yönde meclise önerge getireceklerini belirten Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışı tüm kamuoyunu olduğu gibi bugünkü yazımı da bu yöne çekti.
Çünkü son yerel seçimlerle HDP’nin desteği ile birçok belediyeyi alan ve bu belediyelerin verdiği tam gaz destekle gündem oluşturmayı Erdoğan’ın elinden bir nebze de olsa alan KIlıçdaroğlu bu çıkışı ile ülkenin gündemine bir anda farklı taraftan yön vermişti, hem de meclisin açıldığı ilk gün.
Evet, Kılıçdaroğlu’nun bu çıkışla 80 yıldır dini siyasetle bulaştırıp, bunun üzerinden siyasi kazanç elde edenlerin olduğu söylenen siyasi arenada birilerinin elindeki bu kozu alacağını iddia edilse de bende bu meselenin de adeta İmam Hatiplerin kurulmasına verilen onaya benzettim.
Çünkü aynı Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu siyasi dünyanın diğer dünya ile yani muhafazakâr seçmenle çokta bir araya gelemeyeceği, hele hele camide yatıp, kalksa da solcuyum, Atatürkçüyüm, laikim diyenlerin işi biraz değil,oldukça zor..
Yani özgürlük adı altında tüm samimiyetle Menderes ve MSP dönemlerinde başlanan, destek verilen İmam Hatip meselesinde olduğu gibi Kılıçdaroğlu’nun başında bulunduğu partinin ve benimde içinde bulunduğum solun, başörtüsü, din, dil gibi laiklik özgürlüğünün de içinde olduğu tam demokrasiyi, özgürlük, insan haklarını savunan zihniyetine o yakadan oy alamayacağını bilirim.
Ha bu arada yeni yasama dönemine açılan meclisin ilk işinin basın ve düşünce özgürlüğüne ek olacak olan yasayı tartışacağını da unutmamak gerekir.
Çünkü bu işlerin öyle hemen değil, İmam Hatiplere karşı çıkılmasını önleyen Menderesten beri verilen mücadele ile olduğunu da bilenlerdenim…
Yani Baykal’ın ‘bir ay dayanmaz’ deyip, önündeki yasal ve siyasal engelin kaldırılmasına katkı sunduğu Erdoğan’ın da başörtüsünün artık yasallaşması gerektiğini ama başta laikler, ulusalcılar olmak üzere birilerinin ‘Aha rejimi değişti şimdi de İran’da Arabistan’da olduğu gibi ülkeyi de buraya götürecek’ eleştirilerinin geleceğini düşündüğünden bu işi bugüne kadar kararnamelerle idare ettiğini de ve durup dururken Demirtaş’ın başını çektiği milletvekillerinin hapsedilmesine neden olan adımı da da aynı CHP atmıştı.
Evet, ‘Dokunulmazlıkları kaldıralım’ diyen aynı CHP’nin bu yönde getireceği yasaya balıklama atlayıp, destek verdireceğini ve çıkacağı alenen görünen Sosyal Medya ve İnternet Haberciliğine Dönük Düzenlemeler İçeren Kanun Teklifi ile daha çok dolacak olan havuz denen basın ve medya ile ‘başörtü meselesini yasallaştırdım’ deyip, bunu da kendi lehine çevireceğini buraya not etmek gerekir.
Burada durup, ortaya koyduğu siyasi kişilik ve kimliği ile ‘Türkiye partisi olacağız’ diyerek Kayseri’den, Edirne’den, Rize’den, Çanakkale’den bile oy alıp, %3 ile %5 arasında dolaşan partisini bir anda %16’lara taşıyan Demirtaş’ın ülkede aranan solun lideri olma ihtimalinin bir hayli arttığı sürece de bir bakalım derim.
Çünkü başörtüsü meselesi gibi hiç gündemde yokken durup dururken ‘Haydi gelin dokunulmazlıkları kaldıralım’ dedirtilen ve Demirtaş’ın hapsine ön ayak olan aynı Kılıçdaroğlu şimdi de ‘gelin başörtüsünü yasallaştıralım’ diyor.

Aynı Kılıçdaroğlu ve CHP değil miydi MHP’li, milliyetçiler dahil tüm toplum fertleri tarafından sevilen Demiritaş’ın içeri gireceğini bile bile başına geçtiği ama hala yenemediği partinin ulusalcı kozmik odasını aşamayan.
Ve direndiğine inandığım, bildiğim aynı Kılıçdaroğlu o gün dokunulmazlıkların kaldırılmasına dirense de son anda istemeyerekte olsa onay verilmesinin önünü açandır.
Çünkü Demirtaş’ın Atatürk, Laiklik, Ulusalcılık dışında politika üretemeyen, %25’i 25.5 yapamayan CHP’yi tarihe gömerek, kendisi ülkenin en güçlü sol lideri, partisi HDP’nin iktidar olacak korkusu CHP’ye dokunulmazlıkları kaldırttığı gibi Baykallı CHP Erdoğan’ın siyasi yolunun önünü açmış, 9 kez yenilen Kılıçdaroğlu’nun da ortaya koyamadığı siyasetle Erdoğan’ı 21 yıldır iktidarda tuttuğunu da göz ardı etmemek gerekir.
Ve son söz.
AK Parti iktidarı gitse de başörtüsü konusu da İmam Hatipler gibi yasallaşacak ve buna en büyük katkıyı yine sağ olsun büyük devrimci CHP katkı sunarken siyasi kaymağını yine dini siyasete bulaştıranlar yiyecek.
Yaşasın basın özgürlüğü, sağ olasın CHP..
arşiv haber 06/10/2017 tarihli haberler/yorum
Yaşlı Kadının Hayvanlarını Çaldılar!
Hayvan hırsızlıklarının önüne geçilmeyen Ardahan’da yeni bir hırsızlık vakası daha yaşandı.
Alınan bilgiler göre Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı Sazlısu (Gorevel) köyünde zeynep Aslan’a ait olduğu öğrenilen yeni hayvan hırsızlığında İkisi dana olmak üzere 5 büyükbaş hayvanın daha çalındığı öğrenildi.
*Hırszıların Bazıları Yakalandı..
Öte yandan bölgede hayvan hırsızlıklarının aydınlatılması amacıyla çevre iller de ki İl Jandarma Komutanlıklarınca ekiplerince çalışma başlatıldı.
Y.K’nin elebaşı olduğu suç örgütünün Kars, Ardahan, Erzurum ve Artvin’de hayvan hırsızlığı yaptığını tespit eden ekipler, belirlenen adreslere operasyon düzenledi. Operasyonda Y.K. ile 48 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların ev ve ahırlarında yapılan aramada 287 hayvan pasaportu, 436 hayvan küpesi, pasaportu olmayan ve çalıntı olduğu değerlendirilen 19 büyükbaş hayvan, bir kulak küpesi takma aparatı, 192 bin lira bedelli 4 borç senedi, 6 ruhsatsız av tüfeği, 38 av tüfeği fişeği, 22 tabanca fişeği, 12 cep telefonu,12 SIM kart, hayvan kulak küpe numaraları yazılı dokümanlar ve bir bıçak ele geçirildi. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 49 şüpheliden 14’ü tutuklandı.
Ardahan’ı Soyan Hırsızlar Yakalandı..
*30/05/2015 Tarihli Haber
Son günlerde yaşanan hırsızlıklara son noktayı Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Bürosu ekipleri koydu..
**VAN’DAN GELMİŞLER..
Ardahan’da yaşanan hırsızlıklar üzerine harekete geçen Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Asayis Büro Ekipleri Van’dan gelip, Ardahan’ı soyan hırsızları yakaladı.
Van’dan gelip, Ardahan ve Göle’de 2 evi, 2 iş yerini ve 3 aracı soyan hırsızların başta an’da olmak zere bir yerde hırsızlık yaptıklarıda belirlendi.
İthal hırsızları kısa sürede yakalayan Asayiş Büro ekiplerinin başarısı Ardahanlılara rahat bir nefes aldırıken Adliyeye çıkarılan hırsızların çıkarıldıkları mahkemece tutuklanıp, Ardahan Kapalı Ceza Evine konuldukları da öğrenildi.
.png)
ARDAFED Ne Diyor?..
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var
fakiryilmaz323@hotmail.com
Ardahan’ın kendi başına bir vilayet olduğunu, kendi adını taşıyan federasyon ve dernekleri olduğunu ve bunlarla birlikte yurt genelinde güçlü bir Ardahan Lobisi oluşumu için mücadele verdiğini, bunu gerçekleştimek için Ardahan ve Ardahanlıların o çok istenen birlikteliği sağlaması için KAI, KAISİAD denen oluşumları ret ettiğini belirten Ardahan Dernekler Federasyonun siyasetten ne dediği, nerede olduğunu merak edenler var.
Bunların başında gelen Rodi Baz abimiz geçende beni aramış başta 25 Eylül’de yapılacağı ileri sürülen Kuzey Irak’ta referandum olmak üzere ARDAFED’in ülke ve dünya gündemi ile ilgili ne düşündüğünü soruyordu.
Öncelikle ARDAFED’in birinci hedefinin Rodi Baz’ın da dokunmak istemediği İstanbul’da ki Ardahan Diaspoarasının kendi ellerinin altında tutup, izole ettiği ve kendilerinden başkalarının Ardahan dernekçiliğini yapamayacağını düşünenlerle mücadele ettiğini ve başta resmi olarak olmayan ama birilerinin keyfi doğrultusunda inadına ayakta tutulmak istenen tabela, çanta ve facebook anlayışı ile yapılan dernekçiliğin eyleme dökülmesi için çaba içinde olduğunu kendisine anlattım..
Ve yaklaşan 2019 seçimleri öncesi sosyal hayatta, ticarette ve siyasette güçlü bir Ardahan oluşumu için mücadele verirken dernekçilikte olduğu gibi siyasette de geniş bir diaspora oluşturanlarla adeta başa baş, dişe diş mücadeleye hazırlandığını anlattım.
Tabi bunları yaparken başta Kuzey Irak’ta ki referandum konusu olmak üzere başarıda 81 Vilayet içinde en sonlarda olan Ardahan’da ki eğitiminde içide olduğu eğitim sistemi dahil dünyada ve ülke yaşanan olaylara karşı duyarsız kalmadığında belirttim..
Başta benim günlük yazılarımda ele aldığım gündemi yakından takip eden bir kadroya sahip olan ARDAFED’in yaşanan gelişmelere karşı duyarsız kaldığı yönünde ki eleştirilere katılmadığı gibi güçlü bir Ardahan Birlikteliği için barışın, kardeşliğin, dostluğun pekiştiği, komşuları ile barışık güçlü bir Türkiye için elinde geleni ortaya koymaya hazır olduğunu anlattım..
Ve bunları daha cesurca yapmak, güçlü bir lobi çatısı altında toplanmak için başta kendisine üye olan dernek başka federasyona üye olamaz deyip, derneklerin ARDAFED’e de üye olmasını engeleyen HOÇFED olmak üzere ARDAFED’e inat kurulup, kuruldukarı ile kalan diğer federasyon, derneklerin ARDAFED’in bu çabalarına ayak diretip, adeta bir birileirni yok etmeye çalıştığını anlatırken, Rodi abi ve bu yaşananları uzaktan seyre dalanların da ARDAFED’in bu samimi çalışmalarıan katkı sunmasını istediim..
Çünkü başta Kuzey Irak’ta ki referandum olmak üzere İl Milli Eğitim Müdürü olmaksızın 2017/2018 Eğitim/Öğretim sezonuna başlayan, İl Tarım Müdürü başta olmak üzere bir çok müdürlüğü vekilin vekili ile idare edilen ve en önemlisi başta İstanbul’da olmak üzere yurt genelinde KAI ve KAISİAD denen Ardahanlılarla alakalı olmayan kurumlarla mücadele etmek sadece şu an mevcut ARDAFED’in yönetiminin işi olmadığı, ‘Ben Ardahanlıyım’ diyen herkesin görevi olduğunu dile getirerek, Rodi abi ve diğer toplum liderlerinden katkı sunmalarını beklediğimiz anlattım..
Ve bu hafta sonu Ardahan adını taşıyan derneklere başkanlık edenlerle bir araya gelmeyi ve son günlerde yaşanan gelişmelerin de içinde olduğu geniş çaplı bir toplantı ve bu toplantının ardından kamuoyuna bir açıklama yapmayı hedefleyen ARDAFED’in benim babamın değil, tüm Ardahan’ın olduğunun altını bir kez daha çizdim..
Bu anlattıklarım yeterli gelmez ise lütfen ARDFED’in intenetteki sayfasına bakıp, ARDAFED’in neler yaptığını, ne dediğine bakın derim..

**Erdoğan Barzani’ye Kızmıyor, Küsüyor..
22 Eylül’de yapacağını ileri sürdüğü referandumla ‘Kürdistan Kurulsun mu?’ diye soracak olan Barzani’nin bu referandumu yapamayacağına inananlardan biri olarak dikkat ettiğim diğer önemli bir nokta da Trump dahil neredeyse kızmadığı kimsenin kalmadığı Başkan Erdoğan’ın fatkedilmeyen tavrıdır..
Bu da milliyetçi tayfası başta olmak üzere herkesin şu günlerde bir hayli yüklendiği Barzani’ye Erdoğan kızmıyor ama küsüyor gibi bir tavrın içinde olmasıdır..
İran üzerinde ki ambargoyu delen ve Cari Milli Açığı bir hayli kapatan (!) Rıza Saraf ve 15 Temmuz’dan sonra el konulan Cemaat’in yeşil dolarların tükenmek üzere olduğu ve yeşil dolarların geldiği tek kapının Barzani Kürdistanın yönetimi olduğu şu günlerde Irak’tan ayrı bir ülkenin temelini atmaya hazırlandığı ileri sürülen Barzani’ye çokta kızmayan ama küsen Erdoğan’da biliyor ki; Birilerinin burada ki asıl hedefinin önce 15 yıldır AKP iktidarını ayakta tutan dolarların önünü kesmektir..
Ama asıl ve en önemli hedefin bölgede ki Türkler ile Kürtleri karşı karşıya getirmek, Türkiye’yi Ortadoğu bataklığına iyice çekmek, hatta parçalamaktır..
Bu nedenle benim bu gelişmeler arasında gördüğüm diğer önemli bir konu da Erdoğan’ın, ABD koruması da bir hayli sağlam olan Barzani üzerinden bölgede ki Barzani’nin kontrolünde ki Kürtlerle kavga etmektense zaten yıllardır var olan beraberliğe devam ettirmektir..
Ve bunun içinde yarısı Kürt olan Ardahan’ın CHP’li Milletvekili Öztürk Yılmaz gibi tez canlı davranmayıp, kırıp, dökmeden bu saate kadar dostu olan Barzani’ye nazikçe masajlarını verip, Barzani ile ortak olan bir çok diğer lider gibi ertelenmesini istediği referandum için çokta kızmadığını ama küstüğünü ima ediyor..
Ve bu işte yine karlı çıkacak olan Erdoğan’ın olduğunu da şimdiden söyleyeyim..
Nasıl mı?
Barzani son anda referandumdan vazgeçip, ertelerse sen gör o zaman Erdoğan’ın dünya lideri (!) olduğunu..
Çünkü gelişmeleri ve ertelenmesi muhtemel referandumu 8 sütun manşetlerle kamuoyuna pompalayacak olan Sarraf’ın, Feto’nun artıklarından kalan dolarcıklardan oluşturulan havuz medyasının manşetlerini görür gibiyim..
Ve bu manşetlerden etkilenip 2019 seçimlerinden %51’i %52 yapan benim milliyetçi seçmenimi..
|