YouTube ArdahanTV Yolu Olmayan 1. Şeytan Kalesini Buldu!



MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Bir tarafı Gürcistan bir tarafı Türkiye toprakları olan ve Çıldır Şeytan Kalesi benzeri olan (En eski Adı Alvız Dağı) Kurtkale’yi görüntüleyen Youtube ArdahanTV Ardahan’ın meyve ve sebze bahçeleri ile donatılmış olan Ardahan’ın Çıldır İlçesine bağlı 10 köy bir Mezra’nın bulunduğu ve Çıldır dereköyleri olarak bilinen bölgede Kurtkale köylerini ve olağanüstü doğasını sizler için görüntüledi.


**Kerem’in Şeytan kalesini anlatan şiiri


Dumanın (Keremi Şikeste)


Başın üste şahin-şonkar seslenir Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Eteyinde tuti kumru beslenir Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Tipi boran olur yağış eleyir Meşesinde gezen maral meleyir Kollarında tülkü çakkal ulayır Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Sinende harlanmış nemli kar olur Alt yanında bağça olur bar olur Alma armud heyva olur nar olur Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Belinde otlayır koyunun malın Hinde Hindistana bellidir halın Karvansız bilinmir cahı-celalın Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Uca-uca kayan yastı daşın var Şirin-şirin öten terlan kuşun var Kerem kimi ne belalı başın var Alvız Dağı heç eskilmez dumanın Bayatisi: Alvız bir maral olsa Dört yanı saral olsa Yıkarım Alvız seni Yara bir zeval olsa Aşık Kerem *Alvız Eski türkçede Şeytan demek Kaynak: Orhan Bahçıvan



Şeytan Kalesine Yapılan Güzelliklere Şeytanlık!


arşiv haber 03/05/2019 tarihli haberler ve yorum


Ardahan’ın tarihi simgelerinden olan Şeytan Kalesi yolu üzerine yapılan koruluklar ve dinlenme alanları kendini bilmez bazı şeytanlarca yeniden kırılıp, kullanılmaz hale getirildi.

Daha öncede bazı şeytanların kırdığı koruluklara ve dinlenme alanları geçtiğimiz günlerde kendini bilmezlerce yine kırılarak, kullanılmaz hale getirildi.

Yaşanalara Çıldır Belediye Başkanı K. Yakup Azizoğlu, ‘Yapıyoruz yıkıyorlar,kırıyorlar olsun şimdi bu alçaklara inat iki katını yapacağız’ diyerek tepki gösterdi.


Şeytan Kalesi, Ardahan’ın Çıldır ilçesinde bulunmaktadır, ne zaman yapıldığıyla ilgili kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, bölgedeki diğer kalelerin mimarisi ile karşılaştırıldığında, kalenin Urartular tarafından yapıldığı söylenebilir.


Kalede bir hapishane de bulunduğunu söylenmektedir. Kale, Yıldırımtepe köyünün 1,5 kilometre kuzeydoğusunda yer almaktadır.



Kaleyi çevreleyen uçurumlar, güvenlik açısından kaleyi daha da korunaklı hale getirmektedir. Kale, Osmanlı‘da dahil bölgede egemen olan toplumlar tarafından defalarca restore edilerek ve bazı değişiklikler yapılarak aktif olarak kullanılmıştır.


Kale içerisinde sarnıçların yanı sıra, suya inen bir merdiven ve bir şapel bulunmaktadır.


Şeytanın Kalesi‘nin adı, yöre halkı tarafından, eskiden beri bölgede kötü bir ruhun ya da şeytanın yaşadığı yönünde bir batıl inançtan gelmektedir.



**Cemiyetçilik nasıl yapılır?


Mevcut iktidarın İmam Hatip ve Kur’an Kursları üzerinde oluşturduğu daha sonra TUSİAD’a alternatif olarak MÜSİAD gibi kuruluşların oluşması ile Sivil Toplum Örgütlerinin değerini anlayıp, yöresel dernekler dahil bir çok cemiyetle hareket etmesi ile geldiği iktidarda 17 yılı geride bırakmanın keyfini yaşıyor.

Tabi bu 17 yıl süresince içine girdiği şımarıklıkla başta Mahalle Komisyonları olmak üzere bir çok stk’yı da görmezden gelip, dışlamaya başlayınca başta İstanbul’da olmak üzere bir çok kentte seçimleri kazanamayıp, aldığı darbe ile morali bozuldu.

Ve bugün yeniden toparlanma, yeniden Mahalle Komisyonları kurma hesapları içine girdi.

Öte yanda başta CHP olmak üzere karşı grup iktidarın ötelediği, şımarıp görmek istemediği stk’lara, federasyonlara, derneklere sahip çıkmış, yanına çekerek başarısına başarı katmış ve başta Esenyurt’ta olmak üzere hemşehricilik üzerin de olmak üzere bir çok alanda kendine yol açmış ve seçimler de seçilmeyi başarmıştır.

Peki bunlar olurken cemiyetçiler ne yapmışlar?

Kimi kuruldukları gibi kalmış, kimi kaz, pilav pişirmeye devam etmiş kimi iste ‘Güçlü Bir lobi’ parolası ile kendinden vermiş ve toplumunun fertlerinin siyasette de var olması için çabalar ortaya koymuş, tüm engelleme ve paçalara yapışmalara rağmen ‘Varım, varız’ demeyi başarıp, başta siyasi partilere olmak üzere kendisini her alanda ortaya koymayı başarmış.

Kim bunlar dediğimiz de başta zaman zaman çok kızdığımız hatta düşman ilan ettiğimiz ve adına ‘Yahudi Lobisi’, ‘Ermeni Cemiyetleri’ hatta ‘Gürcü Mafyası’ yada ‘Karadenizliler’ dediklerimiz aslına derkençilikle, federasyonculukla ve diğer adıyla lobicilikle yani cemiteycilikle bugün değil şehirlerini, kentlerini, kasabalarını ülkeyi, dünyayı yönetme noktasına gelmişlerdir.

Peki bu durumu algılayan, anlayanlar mı çok anlamayanlar mı?

Bilmem ama insanların bir birinden haberdar olası için sanal ortamlarda kurulan gruplarda bir durmayıp, hemen çıkanların çok akıllı sandıkları kendilerinin aslında o çok istenen lobicilikten uzak olanlardır.

Yani dernekçliği, federasyonları, cemiyetleri anlamayıp, desteklemeyip, yetmez engelleyip iş yaptırmama çabası içinde olanların daha çok olduğu bir ülkenin Ermeni Lobisi karşısında yada Amerika dolarının altında ezilen taraf olduklarını anlamayanlardır cemiyetçiliğin nasıl yapıldığını, yapılacağını anlamayanlar..

Şevk kırmakta, moral bozmakta bir bir olan bu grubun yerinde pinekleyen, ‘küçük olsun, benim olsun’ diyenlerden başkaları olmadığı bir gerçek olan bu süreçte cemiyetçilik yapmak isteyenlerin de teslim olmaması, direnmesi hatta mevcut iktidar dahil cemiyetçiliğin önemini kavraması için mücadeleye devam etmesi gerekir diye düşünüyorum.

Evet, zor bir o kadar da stresli bir iş olan ama daha dün karşısına MÜSİAD’ı kurup, öteledikleri TUSİAD’ı kabul eden ve içine girdikleri ekonomik sıkıntıdan çıkmak için yardım isteyen Başkan Erdoğan’a dahil herkese güçlerini kabul ettirmek için mücadeleye devam etmeliler.

Çünkü bu ülkenin olduğu gibi dünyanın bir gerçeği olan cemiyetçiliğin aslında bir örgütleme stili olduğu ve bu örgütlemenin bu ülkenin kurtuluşuna büyük destek veren önce çete sonrasında ordu olanlar gibi yılmadan mücadele vermesi gerekir ki cemiyetçiliğin nasıl bir güç olduğunu ortaya koymalıdır.

Bunu yaparken de her işte olduğu gibi cemiyetçilikte de işin hiç kolay olmadığı, çeper dibinde fesatlık yapanlar dahil bir çok engelin olduğunu ve asıl işlerinin bu fesatları ve fesatlıkları aşıp, topluma kendisini kabul ettirmek gerekir..

Onun içinde cemiyetçiliğin nasıl yapılacağını ortaya koymak için mücadeleye devam etmek gerekir..

Bende onu yapıyorum, yapacağım.. Sizde onu yapın yapanlara destek olun derim..