**Tutuklu Göremeye Gitti, Tutuklandı!
*07/05/2019 Tarihli Haber
SİGARA KAÇAKÇISI İSE DAHA YAKALANMADI!.. Geçtiğimiz günlerde yapılan ve asıl faallerinin kaçak olduğu ileri sürülen sigara kaçakçılığı sonrası göz altına alınıp, tutuklanan bir kişiyi ziyarete giden Melih Aktürk adlı iş adamı tutuklanarak Ardahan Ceza Evine konuldu.

**Kaçak Sigara Kaçakçılığının Arka Perdesinde Kimler Var?
Geçtiğimiz günlerde Ardahan’da düzenlenen operasyonlarda 65 bin 500 paket kaçak sigara yakalanmış, 3 kişi gözaltına alınmış ve operasyon ardından 2 kişinin de tutuklandığı sigara kaçakçılığı operasyonun arka perdesinde ‘bu sigara kaçakçılığını yapanların göz altına alınan ve tutuklananlar mıydı?’ sorusunu gündeme getirdi.
Geçtiğimiz günlerde Ardahan‘da düzenlenen operasyonlarda 65 bin 500 paket kaçak sigara yakalanmış, 3 kişi gözaltına alınmış ve operasyon ardından 2 kişinin de tutuklandığı sigara kaçakçılığı operasyonun arka perdesinde ‘bu sigara kaçakçılığını yapanların göz altına alınan ve tutuklananlar mıydı?’ sorusunu gündeme getirdi.
Ardahan İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, bir süre önce başlattığı teknik takip sonucu Ardahan ve Çıldır ilçesinde bazı adres ve araçlarda arama yapılmış ve yapılan operasyon arından sınırda tekstil diye geçirilen 65 Bin 500 kaçak sigara ele geçirilmişti.
Operasyonda Ardahan-Çıldır kara yolunda durdurulan bir midibüste 44 bin, Çıldır ilçe merkezinde depo olarak kullanılan bir binada ise 21 bin 500 paket sigara ele geçirilmiş ve olay ardından başlatılan soruşturma da gözaltına alınan ve tutuklananlar dışında kaçak olanlarında yakalanmasına çalışıldığı öğrenilirken bu kaçakçılığın arka perdesinde yani asıl faillerinin başkaları olduğu öne sürülmekte.
Operasyonla ilgili devam eden soruşturmayı yakından takip eden gazetemiz muhabirleri bu kaçakçılığın yeni olmadığı ve daha önce de perde arkasında bulunanlarca yapıldığı yönünde bilgilere de ulaşmak üzere.
Ziyaretleri kabul eden CHP’li Başkan teftişe çıktı!
Son olarak Ardahan Tugay Komutanı, İl Emniyet Müdürü ve İl Jandarma KOmutanının ziyaret ettiği CHP’li Ardahan Belediye Başkanı seçilen TRT sanatçısı, eski milletvekili Faruk Demir, kendisine gelecek olan kutlama çiçeği yerine sokak hayvanlarına mama gönderilmesini talep ederek ezber bozmuştu. Demir, mazbatasını aldıktan sonra da halka konser vermişti. Demir şimdi de kamunun araçlarını daha verimli kullanılması için teftişe çıktı.
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, belediyeye ait araçlarda incelemelerde bulunarak rapor tuttu. Başkan Demir, topluma hizmet vermek için kullanılan araçları daha özenli ve bakımlı olması gerektiğini belirtti.
Başkan Faruk Demir, Ardahan Belediyesine ait hizmet araçlarının bakım ve onarımdan geçmesi gerektiğini vurgulayarak topluma hizmet vermek için kullanılan araçları daha özenli ve bakımlı olması gerektiğini vurguladı.
Demir araçlardaki arızaları tek tek not aldırırken belediye çalışanlarını da kamu malını kullanırken daha dikkatli olmaları gerektiği uyarısında bulundu. Araçlarda tüyü bitmemiş yetimin hakkı olduğunu söyleyen Demir, “Bu araçlar size halkın emaneti gözünüz gibi bakın” dedi.
**Cemiyetçilik nasıl yapılır?
Mevcut iktidarın İmam Hatip ve Kur’an Kursları üzerinde oluşturduğu daha sonra TUSİAD’a alternatif olarak MÜSİAD gibi kuruluşların oluşması ile Sivil Toplum Örgütlerinin değerini anlayıp, yöresel dernekler dahil bir çok cemiyetle hareket etmesi ile geldiği iktidarda 17 yılı geride bırakmanın keyfini yaşıyor.
Tabi bu 17 yıl süresince içine girdiği şımarıklıkla başta Mahalle Komisyonları olmak üzere bir çok stk’yı da görmezden gelip, dışlamaya başlayınca başta İstanbul’da olmak üzere bir çok kentte seçimleri kazanamayıp, aldığı darbe ile morali bozuldu.
Ve bugün yeniden toparlanma, yeniden Mahalle Komisyonları kurma hesapları içine girdi.
Öte yanda başta CHP olmak üzere karşı grup iktidarın ötelediği, şımarıp görmek istemediği stk’lara, federasyonlara, derneklere sahip çıkmış, yanına çekerek başarısına başarı katmış ve başta Esenyurt’ta olmak üzere hemşehricilik üzerin de olmak üzere bir çok alanda kendine yol açmış ve seçimler de seçilmeyi başarmıştır.
Peki bunlar olurken cemiyetçiler ne yapmışlar?
Kimi kuruldukları gibi kalmış, kimi kaz, pilav pişirmeye devam etmiş kimi iste ‘Güçlü Bir lobi’ parolası ile kendinden vermiş ve toplumunun fertlerinin siyasette de var olması için çabalar ortaya koymuş, tüm engelleme ve paçalara yapışmalara rağmen ‘Varım, varız’ demeyi başarıp, başta siyasi partilere olmak üzere kendisini her alanda ortaya koymayı başarmış.
Kim bunlar dediğimiz de başta zaman zaman çok kızdığımız hatta düşman ilan ettiğimiz ve adına ‘Yahudi Lobisi’, ‘Ermeni Cemiyetleri’ hatta ‘Gürcü Mafyası’ yada ‘Karadenizliler’ dediklerimiz aslına derkençilikle, federasyonculukla ve diğer adıyla lobicilikle yani cemiteycilikle bugün değil şehirlerini, kentlerini, kasabalarını ülkeyi, dünyayı yönetme noktasına gelmişlerdir.
Peki bu durumu algılayan, anlayanlar mı çok anlamayanlar mı?
Bilmem ama insanların bir birinden haberdar olası için sanal ortamlarda kurulan gruplarda bir durmayıp, hemen çıkanların çok akıllı sandıkları kendilerinin aslında o çok istenen lobicilikten uzak olanlardır.
Yani dernekçliği, federasyonları, cemiyetleri anlamayıp, desteklemeyip, yetmez engelleyip iş yaptırmama çabası içinde olanların daha çok olduğu bir ülkenin Ermeni Lobisi karşısında yada Amerika dolarının altında ezilen taraf olduklarını anlamayanlardır cemiyetçiliğin nasıl yapıldığını, yapılacağını anlamayanlar..
Şevk kırmakta, moral bozmakta bir bir olan bu grubun yerinde pinekleyen, ‘küçük olsun, benim olsun’ diyenlerden başkaları olmadığı bir gerçek olan bu süreçte cemiyetçilik yapmak isteyenlerin de teslim olmaması, direnmesi hatta mevcut iktidar dahil cemiyetçiliğin önemini kavraması için mücadeleye devam etmesi gerekir diye düşünüyorum.
Evet, zor bir o kadar da stresli bir iş olan ama daha dün karşısına MÜSİAD’ı kurup, öteledikleri TUSİAD’ı kabul eden ve içine girdikleri ekonomik sıkıntıdan çıkmak için yardım isteyen Başkan Erdoğan’a dahil herkese güçlerini kabul ettirmek için mücadeleye devam etmeliler.
Çünkü bu ülkenin olduğu gibi dünyanın bir gerçeği olan cemiyetçiliğin aslında bir örgütleme stili olduğu ve bu örgütlemenin bu ülkenin kurtuluşuna büyük destek veren önce çete sonrasında ordu olanlar gibi yılmadan mücadele vermesi gerekir ki cemiyetçiliğin nasıl bir güç olduğunu ortaya koymalıdır.
Bunu yaparken de her işte olduğu gibi cemiyetçilikte de işin hiç kolay olmadığı, çeper dibinde fesatlık yapanlar dahil bir çok engelin olduğunu ve asıl işlerinin bu fesatları ve fesatlıkları aşıp, topluma kendisini kabul ettirmek gerekir..
Onun içinde cemiyetçiliğin nasıl yapılacağını ortaya koymak için mücadeleye devam etmek gerekir..
Bende onu yapıyorum, yapacağım.. Sizde onu yapın yapanlara destek olun derim..