İlk olarak gazetemiz tarafından kamuoyuna duyurulan Kafkas Arısının ürettiği Ardahan Balının TSE trafından patentlenmesi, Ardahan’ın İktidar Miletvekilinin, Ardahan Belediye Başkanının ve Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası ile Ardahan Arıcılar Birliği Başkanlarının aralarında açıklama krizine neden oldu.
Kendisine patentin belgesini götüren Ardahan Valisi tarafından da ayrı bir açıklama yapılanpatentle ilgili ayrı ayrı yapılan açıklamalar şöyle;
**Vekil;
ARDAHAN BALI PATENETLİ..
Ardahan Milletvekili Prof. Dr. Orhan Atalay, “Gözün Aydın Ardahan” açıklaması ile yaptığı hizmetlere bir yenisini daha ekleyerek COĞRAFİ İŞARET TESCİL BELGESİ ile Türk Patent Endüsrü Kurumu tarafından Ardahan Balına Patent onayını aldı.
Organik Ardahan Çiçek balı için alınan bu kararla bir yeniye daha imza atan Atalay; “Gözün Aydın ARDAHAN
Artık balın patentlidir balın çiçeklidir.
Tüm hemşehrilerimi arıcılık yapmaya davet ediyorum” diye açıklamada bulundu.
**Başkan;
9 YILLIK TAKİP VE MÜCADELENİN HAKLI ZAFERİ:
ARDAHAN ÇİÇEK BALI COĞRAFİ İŞARET TESCİL BELGESİ
Kafkas Arısı’nın Yukarı Kür Havzası ballı bitkileri ile dansının ürünü Ardahan Doğal Çiçek Balı’nın coğrafi işaret patenti alındı, Ardahan’ımıza hayırlı olsun.
Bu altın belge, Kafkas Arısı’nın Ardahan İli topraklarının tamamını kapsayan Yukarı Kura Havzası’ndaki baskın toprak yapısı olan, organik maddece zengin çernozyum tipi topraklarda yetişen, çoğunlukla baklagiller olmak üzere, ballı bitkilerden derlediği, kaliteli, şifalı yüksek yayla balının hakkının tesliminin belgesidir.
Bilindiği üzere coğrafi işaret patent belgesi almak bir coğrafyadaki ürünün ayırt edici özelliğini tesbit etmek veya farklılığını isbat etmek fevkalade zor bir işlem ve süreçtir. Bu ürün eğer bal ise işlemler daha da çetrefilli hale gelmektedir.
Bu işlemler farklılık ve ayırt edicilik prosedürleri, teknik raporlar, analizler ile tamamlanmış ve ilimizin yüksek potansiyel değeri olan balımızın coğrafi işaret ürün patenti tescillenmiştir.
Şimdi sıra bu belgenin altını doldurmak, bu belgeye uygun ürün üretmek, pazar zincirini kontrol etmek, denetim görevlilerince belgenin denetim kurallarının tam uygulanmasını sağlamak, her Ardahanlı’ya, ilgili tüm yöneticilere ve sektörün her temsilcisinin üzerine düşen bir görevdir.
Bu belge ile yurt içi ve yurt dışında balımızın itibarı yükselecek ve talebi patlayacaktır. Dolayısıyla tescil belgesinde yer alan, ürünün ayırt edici özelliklerinin (bilhassa yüzlerce çiçeğin polen karışımı bulunan balımızın) bozulmaması gerekmektedir.
Ayrıca izole bölge olan Posof ilçemiz ile birlikte tüm Ardahan’ın kademe kademe izole bölgeye dönüştürerek ürünün başka bölge ürünleriyle karışmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Esasen Kafkas arısının biyolojisi en çok yukarı kura havzası ile bütünleşmiştir. Böylece Kafkas arımızın genetik yapısının bozulmamasının yanında bulaşıcı hastalıklardan da korunmuş olacaktır. Bu vesile ile;
Ardahan doğal çiçek balının patentinin alınmasında başından beri katkısı olan ilk müracaat teknik raporunu ve revize raporunu birlikte hazırladığımız, bir önceki Kafkas Arısı araştırma uygulama gen merkezi müdürü Hamza KOPUZ bey’e,
Logonun hazırlanması için her türlü teknik imkanı istifademize sunan Foto YILDIZ’dan Turgay YILDIZ bey’e
Balımızın analizlerinde büyük katkısı olan Hacettepe üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kadriye SORKUN hanımefendi ve tüm ekibine,
Tescil sürecine destek veren Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği eski başkanı rahmetli Bahri YILMAZ bey ve şimdiki başkanı Ziya Şahin beye
Ardahan Balı’nın coğrafi işaret patenti alınması hususunu şahsi davası haline getiren patent danışmanı Figen KONAK hanımefendiye
Patent sürecini takip eden Ardahan Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan EVLİYAOĞLU’na
Ardahan’ımız için yüksek değeri olan patentimizin alınmasında gerekli destek ve temaslarını sürdüren Milletvekilimiz prof.dr. sn. Orhan ATALAY bey’e
Ardahan valimiz Sn İbrahim ÖZEFE ve bu süreçte patent alınmasında desteği olan tüm sayın valilerimize Şahsım ve Ardahan halkı adına teşekkür ediyorum.
**Vali, ATSO ve Arıcılar Başkanı;
Vali İbrahim Özefe, Ardahan Balının tescillendiğini basın açıklamasıyla duyurdu.
Ardahan Balı’nın Coğrafi İşaret patentinin alınmasına yönelik yapılan girişimler sonucu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Ardahan balı tescillendi.
Vali Özefe, ‘Ardahan Çiçek Balı’nın tescillendiğini ve Türkiye’nin tescilli iki balından biri olduğunu, beraberinde Arıcı Yetiştiricileri Birliği Başkanı İlhan Evliyaoğlu ve ATSO Başkanı Çetin Demirci ile birlikte basın açıklamasıyla duyurdu.
Vali İbrahim Özefe, yaptığı açıklamada: “Bize uzun gelen ve sabırsızlıkla beklediğimiz bir sürecin sonuna geldik. Ardahan’ımız için güzel şekilde sonuçlandı. Ardahan balı için coğrafi işaret belgemizi aldık. Bu bir hak edilmişliğin tescilidir. Ardahan’ın 2 bine yakın endemik bitki türüyle ve 2 bine yakın da değişik bitki türleri ile arıcılık için çok önemli bir potansiyele sahip olduğunu zaten biliyoruz ki kamuoyu da biliyor. Ayrıca, Ardahan ile Artvin arıcılık anlamında kapalı havza. Posof daha bir ayrıcalıklı. Posof’ta yapılan arıcılık ayrı bir havza olarak değerlendiriliyor. Velhasıl her yeri ile Ardahan, arıcılığı ve Ardahan balı özellikle ayrıcalıklı bir yere sahipti. Bu belge, bunu da resmi olarak tescil etmiş oldu. Bildiğiniz gibi yıllık 650 ila 700 ton arasında bal üretimimiz var. Bunu arttırmak için gerek Valilik olarak, gerek kamu kurum kuruluşları olarak, özellikle de Arı Yetiştiricileri Birliği olarak gayretlerimiz var. Bu aynı zamanda önemli bir geçim kaynağıdır. Ardahan’ımıza ve özellikle Arı Yetiştiricileri Birliğimize ve arıcılarımıza hayırlı olsun. Emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum” dedi.
Açıklamaların ardından Vali Özefe, ATSO Başkanı Demirci ve Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Evliyaoğlu ile beraber, tescil belgesiyle birlikte fotoğraf çektirdi. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
**ARDAHAN PATENT İSTEMİYOR!
*10/05/2016 Tarihli Haber
Son olarak Ardahan Üniversitesi, Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının da katkıları ile bölgenin kaşarının patentinin adının, ‘Kars Kaşarı’ olarak konulduğu Ardahan’da patente başvuru olmadığı ortaya çıktı.
Türk Patent Enstitüsüne (TPE) bu yılın ilk üç ayında 3 bin 223 patent başvurusu yapıldı. Bu başvurulardan 2 bin 225’ine patent belgesi verilirken, Ardahan’da paten almak için başvuru olmadığı belirtildi.
TPE verilerine göre, bu yıl ilk çeyreğinde gerçekleştirilen patent başvurularının bin 226’sı yerli, bin 997’si yabancı kişi ve firmalardan geldi. Günlük patent başvuru sayısı 35’i buldu.
Geçen yılın aynı dönemine göre yerli patent başvurularında yüzde 24,1, yabancı patent başvurularında ise yüzde 4,8 artış yaşandı. Toplam patent başvurusunda ise yüzde 11,4’lük bir artış görüldü.
TPE’ye söz konusu dönemde yapılan başvurulardan 2 bin 225’ine patent belgesi verildi. Geçen yıl bu rakam aynı dönemde 2 bin 321 olarak kayıtlara geçmişti.
Bu yıl ocakta 351, şubatta 400, martta 475 yerli patent başvurusu yapıldı. Söz konusu başvurular il bazında incelendiğinde İstanbul 522 başvuruyla ilk sırada yer alırken, bu ili 130 başvuruyla Ankara, 85 başvuruyla da Bursa takip etti.
Söz konusu dönemde, Adıyaman, Amasya, Artvin, Bingöl, Giresun, Kırşehir, Muş, Niğde, Siirt, Tunceli, Van, Ardahan, Iğdır ve Kilis’ten patent başvurusu gelmedi.
EN ÇOK BAŞVURU ALMANYA‘DA
TPE’ye yapılan bin 997 yabancı patent başvurusu içinde Almanya’nın ağırlığı dikkati çekti. Bu ülkeden söz konusu dönemde 454 patent talebinde bulunuldu. Almanya’yı 379 başvuru ile ABD ve 161 başvuru ile İtalya takip etti.
“Faydalı model tescili” için de TPE’ye bu yılın ilk üç ayında 963’ü yerli, 20’si yabancı olmak üzere 983 ürün için başvuru yapıldı.
Endüstriyel tasarım kapsamında ise aynı dönemde, 11 bin 377 başvuru alındı.
**PATENT NEDİR?
Bilimsel ve teknik bir buluşun ya da böyle bir buluşu uygulama alanında kullanma hakkının kime ait olduğunu gösteren resmi belgedir.
Çünkü susmayıp, gazetecilikte, sanal ortamda çırpınanların hain ilan edildiği bir dönemin yaşandığı bir ülke de onca sorun ve sıkıntının yaşandığı ve en önemlisi son olarak nehri çalınmak istenen Ardahan’da da yaşananlara kimsenin gıgı çıkmıyor..
Dün, köy köy dolaşıp gezdiğim Düz Ardahan köylerini çok yakından ilgilendiren haberimizi manşet yapan gazetemizi dağıtırken çeper dibinde oturmuş, dünya yansa bana ne deyip, hükumetten gelecek yeni desteklerden başka bir şey düşünmeyen köylülerin haberimizin başlığına baktıktan sonra ‘zaten bir şeye yaramıyor’ deyip, adeta can damarlarına yaklaşan bıçak gibi Kura Nehrinin önünü kesecek olan Beşikkaya Barajında, ‘Olsun iş buluruz, arazilerimiz istimlak edilir, para kazanırız’ demeleri dikkatimizden kaçmıyor..
O köyleri dolaşırken İstanbul başta olmak üzere batıda ki Ardahanlıların bu duruma nasıl baktığına göz atmak için başta yine Düz Ardahan olarak bilinen Ardahan’ın batıda ki köy dernek başkanlarından bazılarını aradım ve konuyu birde sözlü anlatarak ne yapılabileceğini uzun uzun konuşsam da anladığım tek şey İstanbul ve batıda ki Ardahanlıların da Kura’nın yönünün değiştirilip, suyunun çalınmak istenmesi karşısında çokta duyarlı olmadıklarını anlıyordum.
Çünkü onların da derdi başta HES barajları olmak üzere bölgede yapılması muhtemel yatırımların atadan, deden kalma arazilerini paraya çevireceğini ve kendilerine düşecek mirası düşündüklerini görüyordum..
Sarzep köyünden girip, Çetinsu köyü üzerinen Beşikkaya HES Barajının olumsuz olarak birinci olarak etkileyeceği Yalnızçam köyünden Ardahan’a döndüğümde başında bulunduğum Ardahan Gazeteciler Cemiyetine kargo ile bir mektup geldiğini görüyordum..
Kargonun poşetini açıp baktığımda ve içinde ki mektubu okuduğum da adeta şok oluyordum, ‘Biz neyin mücadelesini veriyoruz?’ derken..
Çünkü mektubu yazan Çıldırlı M. A. adlı kişi mektubunda bana yönelik olarak aldığı satırlarda kendisinin İstanbul Maltepe Küçükyalı da oturduğunu ve Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yakınlarının olduğunu ve bu yakınlardan kendisine miras kaldığını ancak bu mirası alabilmek için kimseye ulaşamadığını yazıyor ve mirası almak için benden yardım istiyordu..
Yani kısacası Kura Nehri çalınıyor, kimin umurun da dedirten bu gelişmeler karşısında bende bir Ardahanlı olarak, bir gazeteci olarak, bir değil iki stk başkanı olarak ne yapabilirimi düşünüyordum hemde kara kara ve kafayı yememek için..