1 Taraftan HDP'nin 1 Mayıs İçin BİJİ'si, Diğer Taraftan Corona İçin Polis Anonsu!..

Haberini Abone Olmanızı Umduğumuz Ardahan TV’de İzlemek için.. https://youtu.be/cQ6DAPyEssw TIKlayın.. 


Dikta rejimlerin bu virüsü fırsata çevirip, rantlarına rant katmaya devam ettiğini ileri süren HDP Ardahan İl Örgütü Başkan Avukat Yaşar Kaya başkanlığında Coronavirüs önlemleri çerçevesinde mesafeye dikkat etmesi de gözlerden kaçmadı. HDP’lilerin basın açıklamaları ardından attıkları BİJİ slognı, aynı anda yoldan geçen polis aracı ile bastırılmaya çalışılması dikkat çekti. Polisin yoğun güvenlik aldığı basın açıklaması sırasında aynı cadde üzerine gelen ve araçlarının HDP İl Başkanının sesini bastıran hoparlörlerinde yüksek sesle Coronavirüs önlemlerini anlatan polis araçları da dikkat çeken diğer dikkat çekici durumdu.1 Mayıs'a da Corona Engeli..


1 Mayıs’a da Corona Engeli..


18 Gün sonra kutlanması gereken 19 Mayıs’ın da, Newroz, 23 Nisan gibi Covit-19 engeline takılacağı şimdiden görülürken bugün tüm dünyada ve yurt genelinde kutlanması gereken 1 Mayıs İşçi Bayramı da tüm yurtta olduğu gibi Ardahan’da da Corona engeline takıldı.


Ardahan’da zaten olmayan ve son yıllarda iyiden iyiye ortadan kayıp olan ama işçi aidatlarıyla Ağa olmakla suçlanmaya devam eden Sendikaların Ardahan’da ki temsilcilerinden bir mesaj bile alınamazken başta Damal’da kendisiyle birlikte çalışan Damallı işçileirinin fotoğraflarını paylaşarak 1


Özel Hayat Anlatılır mı?


Bilmem ama yıllar önce karaladığım ve sanırım  yol boyunca yine ‘Özel hayat anlatılır mı?’ başlıklı olarak kaleme aldığım yazılarımı yazıp, tozlu arşivlerime kaldırdığım günden bugüne hep düşündüğüm ama ‘ha bugün, ha yarın’ diyerek ertelediğim ve gün yüzüne  bir türlü çıkaramadığım ancak yakınlarda da yayınlamayı düşündüğüm kitabımın adı da ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ olacak…


Ve yazılmayanları yazan gazetecilikten, yıllardır her gün ama her gün yorum yazan köşe yazarlığından terfi edip, yazar olacağımı düşündüğüm o kitabımda nelerin olacağını, kapağının nasıl olacağını da düşünüp, daha çıkmadan beynime not ettiğim içerikler kalbimde yer edenler olacağını da şimdiden belirtmek isterim..


Ve o kalbin hazine kapağını açıp yazmaya başladığımda, kitabımın adının neden ‘Özel hayat anlatılır mı?’okudukça  anlaşılacak , anlaşıldıkça da ağlanacak, göz yaşlarının kitabın yaprağına düşmemesine çalışılacağını şimdiden hissediyor, anlıyorum..


Çünkü sözkonusu kitabın kapağında, çevrilen her sayfasında kendisini bulacak olan her okurumun benden farklı bir şey yaşamadığını, aynı acıları, mutlulukları, gelenleri, gidenleri hatırlayıp, yaktığı, yakacağı, yakmak isteyeceği bir sigaranın eşliğinde biten sayfanın ardından gelecek sayfanın neleri getireceğini düşünüp, dolan yüreğinin bir volkan gibi patlayıp, göz yaşlarının eşliğinde lavlara dönüşmemesine direnecek.

.

Adına deprem denen, ardından gelecek olan sarsıntının aslında bir yaşam boyunca 7 şiddetinde titreşimler olduğunu anlayacak okurlarımın çoğunun ” Ula sen gazeteciydin ve o gazetecilik yaptığın yıllar boyunca beni mi, yaşadıklarımı mı takip edip, not mu ettin?” diyerek bazen bana kızıp, bazen yaşananların hiç de sır olmadığını anlayarak, utanıp, kızacaklarını ama bu yaşananları gazetecinin ve her insanın yaşadığını  hissedip, gülümseyeceklerini de biliyorum, şimdiden, hem de daha başlamadığım ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı kitabım çıkmamasına rağmen gülümseyerek…


Ve o kitabın kapağının hemen ardından gelecek olan sayfada kitabımın bir soru ile başlayıp, başka sorularla biteceği merakıyla okunmaya devam edilirken ilk sorunun cevabında  çok şeyin anlatılmak istendiği de anlaşılacak…



Çünkü özellerinin saklandığını ve kendisiyle toprağa gideceğini sanma rahatlığı ile Ay’a kadar uzanan insan oğlunun işgal edip, yakıp, yıktığı ve talan ettikten sonra terk ettiği şeyin aslında gün gelip göğsünün sol yanında olan dört harfli organın  kendisine hayat verdiğinin farkına vardığında çok geç olduğunu anlayacak..


Evet, Ay’da bile görünen ve bugünlerde Corona denen Çin işkencesesine dönen merkezde bulunan o geçilemez denen kale gibi nice dört harfli kalenin yakılıp, yıkılıp, talan edildiğini, terk edildiğini hiç düşündünüz mü? 


Veya yapıldıkları gibi kalmayan, işgal edilip, sonrasında yakılıp, yıkılan ve talan edilkten sonra terk edilen yani diğer adıyla virane bırakılan o kalelerin kaç harfi olduğunu bile düşünmeyen insanoğlunun, kalın, yüksek, geçilemez denen duvarlarla çevrili o  kalelerin ardında bulunan saraylardaki hazineye ulaşma uğruna yaşamı boyunca hep plan yaptığı, saldırıya geçmek için fırsat aradığı ve bulduğu ilk yarıktan içeri girip, hedefine ulaşmaya çalıştığı şu dünyada aslında ulaşılmak istenenin yine 4 harfli olan  başka bir şey olduğunu da düşünmemiş, aklına getirmemiş olduğun da anlaşılacak ‘Özel Hayat Anlatılır mı?’ adlı çıkarmayı düşündüğüm, ömrüm yeterse çıkaracağım kitabımda..


Ve zaman bulup, yıllardır her gün yazdığım yazılarımdan seçtiklerimin de aralarında olacağını hayal ettiğim  kitapta insan denen varlığın yaşamı boyunca hedeflediği ve süt beyaz gülen bir yüzle karşılanmayı düşündüğü o kalenin ardından yaşanacakları bilmeden ve beyazın her an kırmızı kana, göz yaşına dönüşeceğini akıl etmeden hep kendisini yaraladığını da anlayacak ama  çoktan iş işten  geçmiş olacak ne yazık ki  ve sol yanında bulunan dört harfli organın artık onu taşıyamadığını çok ağrıdığını ve durma noktasına geldiğini de hissedecek, özel diye sakladığı şeylerin aslında  kendisini tüketen yiyip bitiren sınırlardan ve düşüncelerden  olduğunun farkına geç varmış olarak.


1 Mayıs'a da Corona Engeli..


Bir Mayıs Daha Gitti, Aktaş Yine Açılmadı


03/06/2015 tarihli haberler


53 Yıldır açılması beklenen ve her seçim öncesi ‘Mayıs ayında açılacak’ denilen Çıldır Aktaş Gümrük Kapısı geride kalan 2015 Mayıs ayında da açılmadı.


Göle’de Orman İşletmesi ve TİGEM’de Açılmadı!


Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının açılmamasına tepki gösteren Ardahanlılar başta Ardahan Organize Sanayi olmak üzere, kapatılan Göle Orman İşletmesi, TİGEM’in açılmamasına da tepki göstermekteler.     AK Parti döneminde kapatılan Çıldır Adliyesi gibi Göle, Hanak, Damal Cezaevleri, Askeri Şubeler, Ortakent ve Aşıkşenlik Beldelerinin kapatılmasının hızla devam eden göçü daha hızlandırdığını belirten Ardahanlılar verilen sözlerin bugüne kadar yerine gelmediğinde yakındılar.

13 Yıldır iktidar olan AK Parti’nin önce Hanak Ortakent (Büyük Nakala) Belde Belediyesini, ardından Göle Köprülü (Gorevng) Beldesi Belediyesini, sonra da Çıldır Aşıkşenlik (Suğara) Belediyesini kapatan, daha sonra ilçe cezaevlerini, askeri şubelerini, Ardahan Kan Merkezini kapatırken, Posof Türkgözü Gümrük Kapısında açılacağını seçim tahütnamesine koymasına karşı Sınır Ticaret Merkezini kurmadığından yakınan Ardahanlılar Göle Orman İşletmesi ve TİGEM’in hala açılmadığını ve bu yönde verilen sözlerin yerine gelmediğini belirtmekteler.



**Göle’de Orman İşletmesi ve TİGEM’de Açılmadı!


Türkiye’nin Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırında ki Aktaş Gümrük Kapısı yine açılmadı.


Hükümetin 13 yıldır her yıl ‘Mayıs ayında açılacak’ dediği Çıldır Aktaş Gümrük Kapısının 2015 Mayıs’ında da açılmaması Çıldırlıların olduğu Ardahanlıların da tepkisine neden oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ardahan’a gelirken başta Aktaş Gümrük Kapısı olmak üzere 13 yıldır beklenen hizmetlerin neden hala gerçekleşmediğini yetkililere sorup, sormayacağının da merak edildiği Ardahan’da Aktaş gibi bir çok yatırımın bu yılda gerçekleşmeyeceği görülmektedir.