ARDAHAN CORONA OLMAYAN İLLER ARASINDAN ÇIKTI!



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, son 3 günde en çok koronavirüs vakası görülen 5 ili; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Diyarbakır olarak sıraladı. Geçtiğmiz günlerde Ardahan’ı da sayan aynı Bakan Koca bu kez en az vaka görülen 5 ilin; Artvin, Tunceli, Bayburt, Kırklareli, Bartın olduğunu açıkladı.


**TÜRKİYE’DE SON DURUM


18 Temmuz tarihinde açıklanan 24 saatlik verilere göre; 918 yeni vakanın tespit edilmesiyle toplam vaka sayısı 218 bin 717’ye yükseldi. 17 kişinin hayatını kaybetmesiyle de toplam vefat sayısı 5 bin 475 oldu. Tedavisi tamamlanan 1179 hasta ise taburcu oldu. Böylece toplam iyileşen hasta sayısı 201 bin 13’e yükseldi.


POSOF’TAN SONRA


GÖLE’DE CORONA KARANTİNASINDA!..


17/07/2020 Tarihli Haber/yorumlar


ORONA ARDAHAN’A MI GÖÇ ETTİ!.. Başkan Erdoğan’ın Kurban Bayramında sokağa çıkma yasağının uygulanıp, uygulanmayacağı konusunda yasak düşünmediklerini belirttiği, vaka olmayan iller arasında Ardahan’ın olmadığı belirtilen şu günlerde ard arda alınan karantina kararları Ardahan’ı yeniden tedirgin etmeye başladı. Posof’ta sonra Göle’de yeni bir köy daha Corona Virüs Şüphesiyle karantinaya alındı.


POSOF KURŞUNÇAVUŞ’TAN 1 GÜN SONRA


GÖLE BALÇEŞME KÖYÜ KORONA VİRÜS KAPSAMINDA


14 GÜN BOYUNCA KARANTİNAYA ALINDI!..

KAYMAKAM GİDER AYAK KARANTİNA KARARI ALDI..


Ardahan’ın Posof İlçesinden sonra Göle ilçesinde de bir köy daha karantinaya alındığı şu günlerde tayini çıkan Göle Kaymakamının gider ayak aldığı kararla Ardahan’da karantinada olan köy saysı 4 oldu.


Posof Kurşunçavuş, Göle Eski Demirkapı, Tepeler köylerinden sonra Göle Balçeşme kçyüde karantinaya alınıdığıyla ilgili yapılan açıklama şöyle;


Beş farklı hanede köy muhtarı dahil 8 kişide pozitif vaka tespit edilmiştir.

Kaymakamlık tarafından yapılan açıklamada;




Değerli Göle’liler

İlçemiz Balçeşme Köyünde yaygın hale gelen Koronavirüs Salgını nedeniyle 14 gün süreyle Karantina Tedbiri uygulanması kararı alınmıştır. Halihazırda 5 farklı hanede köy muhtarı dahil 8 pozitif vaka tespit edilen köyümüzde, salgının yayılmaması için alınan tedbirlere harfiyyen riayet edilmesi önem arz etmektedir.


Başta köy muhtarı olmak üzere enfekte olan vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.


Balçeşme köyünden geçen yolu kullanan Küçük Altınbulak, Esenyayla ve Çullu Köylerimiz için alternatif güzergahlar belirlenmiş olup Jandarma personeli tarafından gerekli yönlendirmeler yapılacaktır.



POSOF’TA CORONA DOLAYSIYLA 


KARANTİNA UYGULAMASI!


Yeni vakaların yaşanmadığı ama maske takma mecburiyetinin devam ettiği Ardahan’da bir köy daha karantinaya alındı. Daha önce Kol Köyünün karantina alınıp, 14 günlük bir giriş/çıkışın yapılmadığı Ardahan’ın Posof ilçesinde bu kez Kurçunçavuş (Sece) Köyü karantinaya alındı


Ardahan Merkez Tepeler (Konk) ve Göle Eski Demirkapı köyleri ardından Posof’ta alınan ve kaykamlığın konuyla ilgili karantina kararı şöyle; İlçemiz Kurşunçavuş Köyünde Koronavirüs (Covid-19) salgını tespit edilmesi üzerine yapılan tespit ve incelemede şüpheli temaslı kişiler belirlenmiştir. Yayılan salgının bir an önce engellenmesi vatandaşlarımızın sağlık güvenliğinin korunması amacıyla;



 


İLÇE UMUMİ HIFZISSIHHA MECLİSİ KARARI 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 24. ve 26. Maddelerine istinaden 17/07/2020 tarihinde Kaymakam Murat METE başkanlığında toplanarak aşağıdaki kararları almıştır. İlgi: Cumhurbaşkanlığının 2019/5 sayılı genelgesi. Koronavirüs salgınının ülkemize girişini engellemek suretiyle vatandaşlarımızı korumak sonrasında salgının yayılmasını engellemek için Sağlık Bakanlığı bünyesinde kurulan Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Cumhurbaşkanlığı koordinesinde, ilgili Bakanlıklar ve Sağlık Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’nın kararları doğrultusunda İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ve Hıfzıssıhha Kanununun 27 inci, 72 inci, 77 inci, 284 üncü maddeleri ile ilgili (a) genelge kapsamında elimizde Pandemik İnfluenza İl Hazırlık ve Faaliyet Planı hükümlerine istinaden salgının ilçemizde yayılmasını önlemek amacıyla aşağıdaki sayılan tedbirlerin alınması kararlaştırılmıştır. İlçemiz Kurşunçavuş Köyünde Koronavirüs (Covid-19) salgını tespit edilmesi üzerine yapılan tespit ve incelemede şüpheli temaslı kişiler belirlenmiştir. Yayılan salgının bir an önce engellenmesi vatandaşlarımızın sağlık güvenliğinin korunması amacıyla; 1-İlçemize bağlı Kurşunçavuş Köyünün 17/07/2020 tarihi itibariyle 14 gün boyunca karantinaya alınmasına, 2-Köy giriş ve çıkışlarının kontrol altına alınmasına, 3-Köyde ikametgahı olmayan kişilerin köye girişine müsaade edilmemesine, 4-Temaslı hanelere giriş ve çıkışlara müsaade edilmemesine, 5-İhtiyaç hali olmaksızın sokağa çıkılmaması hususuna, 6-Söz konusu durumun vatandaşlarımıza duyurulması işleminin Köy Muhtarlığınca ve İlçe Müftülüğünce sağlanmasına, 7-Söz konusu kararlara uymayanlar hakkında yukarıda zikredilen kanunun ilgili maddelerince İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı birim ve birliklerce işlem tesis edilmesine, 8- Alınan karara uymayan vatandaşlara Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282 inci gereğince idari para cezası başta olmak üzere aykırılığın durumuna göre kanunun ilgili maddesi gereğince işlem yapılması, konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195 inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemlerin başlatılmasına, Oy birliği ile karar verilmiştir



AYASOFYA’NIN İLK ATEŞİ!..


Sabah Habertük adlı Tv kanalında ”Özel Haber” logosu ile yayınlanan ve İçişleri Bakanı Van Kedisi portresi önünde açıklamalar yaparken, Hakkâri valisi de yanına aldığı çoğu asker, polis ve memurlarla Hakkâri’nin temizlendiğini, huzur içinde olduğunu ve başta yayla turizmine olmak üzere herkese açılacağı yönünde birçok barışçıl projeler hazırladıklarını belirtiyordu.


Yani onca ” Bitti, tükendi” denilen ama 50 yıla yakındır bir türlü bitmeyen her gün yeni operasyon ve çatışmaların yaşandığı haberlerinin de gündemden düşmediği ”güneyde huzur var’ dedikleri bir esnada memleketimin de olduğu ülkenin kuzey sınırında kanlı, kara bir haber alıyordum.


Adına Arap Baharı denip, istendiği gibi olmazsa da ”şimdilik” yeterli bulunan ve Mescidi Aksa’ya topraksız bıraktığı Filistinlileri ve Arapları, İslam dünyası ilkelerine inanları namaza almayan İsrail’in unutulduğu şu günlerde kimin damadını, kimin eşini bakan veya başkan yardımcısı ettiği İslam ve Türk dünyasının ‘İki Devlet, Bir Millet’ denilen tarafların birinde Ayasofya namaza açılırken, diğer tarafından kabuk tutmayan yara yeniden açıldı.



Uzun yıllardır üzerinde önemle durduğum ama başta aynı coğrafya da bulunan hemşerilerime olmak üzere kimseye anlatamadığım Kafkasya’nın gelecekte Ortadoğu’dan beter olacağı ve bunun ilk ateşinin Ardahan sınırından olacağı iddiamı güçlendiren ”Ermenilerin Azerbaycan’a yeni saldırısı ardından yaşanan yeni çatışmaları fitilleyen nedir?” diye baktığımızda CHP’lilerin bile ” Bizde namaza gideriz..” dediği Ayasofya ve minareleri karşımıza çıkmakta.


Gerçi Ayasofya kararını verdikten sonra yaptığı konuşmalarının ara satırlarında ” olacaklara hazır olalım” deyip, bugün yaşananların Ayasofya kararının ardından gelen tepkilerin ilk ateşi olan Ermeni-Azeri çatışması gibi yaşanacaklara” hazır olmalıyız” diyen Başkan Erdoğan’ın da tahminini aşan bir olay yani yaşanacakların Avrupa ve diğer Hristiyan ülkelerindeki camilerde değil, beklenmeyen ve daha ciddi yerden olduğunu görsek de bugün başlayan yarın daha da büyüyecek olan yeni gelişmelere de hazır olmak gerekir derim..


Çünkü şu an Ortadoğu ve Afrika’daki yer altı zenginlikleri için buraları kan gölüne çevirenlerin çok eski ama Putin dolayısıyla ertelenen yeni hedefi kömür, alüminyum, bakır, demir, elmas, altın, gümüş, orman, hayvan ve hayvancılık kaynakları ile halen dünya hammadde ihracatında önde gelen bölgesi olan ve birçok yer altı kaynaklarına sahip olduğu halde fakir olan Kafkasya olduğu ve bunun ilk ateşinin Ayasofya kararı ardından patlayan Ermeni-Azeri çatışmasıdır..


Bu yazıyı yazdığım sırada çatışmaların büyüdüğü ve 100 üzerinde Ermeni ve Azeri askerin öldüğü çatışmaların saatler geçtikçe şiddetlendiği haberlerinin peş peşe gelmeye devam ettiği bölgede diğer bir sorunda, karısını yardımcısı yapan Azerbaycan’da ”tek adam”, “aile yönetimi” ne karşı halk ayaklanmasının güçlendiği bir zamanda meydana gelmesidir.


Çünkü bu tür olaylarda içte olan gözlerin savaş, çatışma yani ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatları ile dışa dönmesini sağlamak olduğu tezleri de konuşulmaya, düşünülmeye başlandı.


Yani ” Durun be kardeşim zamanı mı, savaş var, Ermeniler var, düşman var” diyerek içte yaşanan homurdanmayı durdurmak ya da hafifletmek gibi bir amaç mı bu yaşananlar yoksa ”İki Devlet, Bir Millet” deyip, bir milletin Kıbrıs’ını tanınmadığı gibi bir konumu bu yaşananlar bilmem ama Ayasofya’da namaz kılmaya hazırlanan Başkan Erdoğan’ın ve benim bir kaç gün önce ele aldığım ” Haydi Ayasofya’da Namaza” dediğim gibi, Ermenistan’a komşu benim memleketim Ardahan başta olmak üzere hepimiz bölge de yani Kafkasya’da yaşanacaklara hazır olmalıyız..


Bunun ilk adımı da bölgede bulunan ve boşatılıp, birkaç bölüğe bırakılan tugayları yeniden kurmak mı yoksa bir iki İHA ile dünya silah devi yolunda büyük kalkınma denen silahlanlanmayla mı bilmem ama önümüzdeki günler zor günler gibi..


Ya da Atatürk’ün dediği gibi ”Yurtta sulh, Cihanda sulh” mu deyip, komşu olan Ermenistan’ı barışçıl yolla uyarmak mı ya da Suriye gibi içine kadar ilerleyip, ‘Biz geldik, huzur’ geldi diyerek mi bilmem ama ‘Askeri Eğitimci’ denilerek Libya’ya gönderdiğimiz ekipler gibi ”kardaş” dediğimiz ama hala Kıbrıs’ı tanımayan Azerbaycan’a da eğitimci mi göndereceğiz bakacağız.


Ama yeniden diyorum bu yakılan ateş Ayasofya ateşi ve batı Hristiyan’ın, Okyanus ötesinin Kafkasya’ya yeni bir anlayışıdır biline..



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php



 


Ardahan’da Şarbon Karantinası!..


ARŞİV HABER 01/08/2017 TARİHLİ HABER/YORUM


3 Köye giriş/çıkış yasaklandı..


Kaz Ölümleri Devam Ederken Ardahan’da Bir Köy Şarbon Şüphesiyle Karantinaya Alındı!

Ardahan Merkezde olduğu gibi ilçe ve köylerinde yaşanan kaz ölümlerinin devam ettiği bir sırada şimdi de Şarbon hastalığı korkusu yaşanıyor.


Kurban Bayramına çok kısa bir sürenin kaldığı şu günlerde hortlayan şarbon hastalığının Düz Ardahan denen bölgedeki Sarıyamaç (Sırazgom) , Kıraç (Danizgom) ve  Derindere (Heve) köylerinin karantinaya alınmasına neden oldu. 

Üç köyün karantinaya alınması bölgede hayvancılık yapan vatandaşları ve kurbanlık besleyen tüccarları paniklendirirken hastalığın yayılmaması ve Kurban Bayramı öncesi önlenmesi için adeta dua ediliyor.

350 bine yakın büyük baş hayvanın bulunduğu bölgede yeniden hortlayan şarbonun yaşanan kuraklığın etkisiyle de yayılmasından korkan bölgedeki hayvan yetiştiricileri gerekli müdahalenin biran önce yapılmasını beklerlerken kanatlı hayvan ölümlerindeki gibi burada da işin ciddiyetinin anlaşılamamasından yakındıkları görüldü. www.kuzeyanadolugazetesi.com


*Ardahanlı Çiftçi Ne Yapsın!


Hükümet Kurban Bayramı öncesi artan et fiyatlarına çare olarak yurt dışından Et ve Süt Kurumu aracılığı ile yaklaşık 500 bini büyükbaş olmak üzere 974 bin canlı hayvan ithal edilceği açıklandı.

Türkiyede hayvancılığın en çok yapıldığı Kars, Erzurum, Ardahan ve Ağrı gibi illerde besicilerin sorunlarını doğru dürüst gündeme getiren oldumu? Et fiyatlarını hayvan besiciliği yapanlar artırmıyor, et satanlar artıyor. Sorunun esas kaynağını bulmak için yurt dışından canlı hayvan ithal edilen ülkelerin hayvancılık yapan çiftçilerin durumunu araştırdık ve ortaya çok çarpıcı bilgiler çıktı.

Yurt dışında hayvancılık bizim çiftçilerden oldukça farklı öncelikle hayvan yetiştiriciliği ile uğraşan her  Ailel ortalama en az 600-700 hayvana bakıyorlar.Bizde ortalama her Aile ortalama 15- 20 hayvan ahırlarda besliyor.

Yine yurt dışında hayvancılıkla sadece uğraşan çiftliklerde ortalama 3 bin ile 5 bin hayvan besiciliği yapılıyor. Bizde sadece bir kaç firmanın bu derece büyük çiftliği var onlarda hayvancılığın çok az olduğu batı ilerinde bulunuyor. Doğuda büyük ahırlara sahip büyük tücarların ortalama 200-300 hayvan besliyorlar.

Yurt dışında hayvan besicileri ekinlerde yıllık iki veye üç defa mahsül alıyorlar. Hayvancılığın yapıldığı doğu illerinde yılda bir defa mahsül alıyorlar. Bu durun kuraklık olduğu zaman veya dolu yağdığı zaman mahsülün ancak yarısı alınabiliyor.

Yurt dışındaki hayvan besicileri 5 kişik bir Aile 600-700 hayvana rahatlıkla bakabiliyor. Buda hayvanların kaldıkları ahırların son teknolojik beslenme için sulama kanaları ve yatay kanalarla eşit aralıkta dönen kayışlarla hayvanlara eşit şekilde su, ot, saman ve yem dağıtıyor. Ayrıca elektirikle çalışan süt makinaları, hayvanları düzene sokan ahır etrafındaki demir bariyerler ve hayvanları arazide otlamak için ve onları toparlamak için özel yetiştirilmiş köpekler besicilerin yardımcısı oluyor. Büyük çiftliklerde ise 7-8 bin hayvana bakmak için kendi Aileleri dışında bir kaç çalışan ile bu işi yürütükleri görülüyor. 

Ülkemizde ise 100 yıl önceki ilkel hayvan besleme alışkanlığı devam ediyor. Hayvanlar ahırda ot yığınında ellerle ot veya saman taşınarak beslenir. Yine hayvanlar sulamak için su kanalına götürüp getirilir kışın bile kapıya çıkarılıp sulanır. Ayrıca süt sağımıda elle yapılır.Yaz aylarında ise bir kaç çoban en az 30-40 Ailenin hayvanını açık arazide otlatır.Çobanlar 3-4 ay otlatıkları hayvan başınada ortalama 250 ile 400 TL ücret alırlar.

Bundan dolayı yurt dışında hayvan maliyeti Türkiye’deki hayvan maliyetinin çok altında, yurt dışında daha az maliyetle daha çok hayvan besiciliği yapılıyor. Ülkemizde ise yurt dışında olduğu gibi büyük ahırlar veye büyük çiftlikler bir söktör olarak oluşmamış.

Sonuç olarak yıllardır Hayvancılık sektörüyle ilgilen bakanlık hayvancılığın yapıldığı Kars, Erzurum, Ardahan ve Ağrı illerinde maliyetleri düşürmek için geniş kapsamlı bir araştırma yapmamış. Bu illerin milletvekileri ve hayvancılıkla ilgili müdür ve temsilciler Ankara’ya yapıcı bir bilgilendirme yapmadıkları açıkça görülüyor. Çünkü yıılardır ilkel yöntemlerle hayvancılık yaptırıp fiyatların düşmesini beklemek insanın aklıyla alay etmek anlamına gelir. Eğer Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı besiciliğin yapıldığı bu bölgede hayvancılığın daha gelişmesi için bu bölgede hayvancılıkta kulanılan yeni yöntemler ve araçları uzman ekiplariyle besicileri bilgilendirip gerçek anlamda hayvancılık sektörü oluşmasını sağlasdaydı canlı hayvan ile birlikte et fiyatları düşmüş olurdu.

İthal edilecek canlı hayvanlar besicilikle uğraşan çiftiçinin besledikleri hayvan sayısı dahada azalıp et fiyatların gelecek yıl yeniden yükselmesininde habercisidir.


                                       Haber / Erkan Sarıkaya


NÜFUS GİBİ HAYVAN SAYISINDA DA DÜŞÜŞ!


Geçtiğimiz gün açıklanan nüfus sayımı sonuçları arından nüfusu 100 binin altına düşen Ardahan’da hayvan sayısında da azalma yaşandığı ortaya çıktı.

Bir zamanlar 350 ile 450 bin arasında hayvanın bulunduğu Ardahan’da hayvan sayısında gözle görülür ciddi bir düşüş gözlemlenmekte.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık 2015 yılında Ardahan’da sığır sayısının 296 564, koyun sayısı 50 121 ve  keçi sayısı 1 851 olduğunu belirterek, “Sığır Sayısında Ardahan, Türkiye’nin 7. şehri.” dedi.


Kars’ta sığır sayısı 442 549, koyun sayısı 531 704 ve keçi sayısı 35 444, Iğdır’da sığır sayısı 114 271, koyun sayısı 804 345 ve keçi sayısı 78 092, Ardahan’da sığır sayısı 296 564, koyun sayısı 50 121 ve  keçi sayısı 1 851 ve Ağrı’da sığır sayısı 326 330, koyun sayısı 1 288 490 ve  keçi sayısı 99 000 dir.” dedi.




Buna göre; Büyükbaş hayvan sayısı bir önceki yıla göre %1,5 azalırken küçükbaş hayvan sayısı ise %1,1 arttı. Yıl sonu itibariyle sığır sayısı 13 milyon 994 bin baş, koyun sayısı 31 milyon 508 bin baş, keçi sayısı ise 10 milyon  416 bin baş olarak gerçekleşti.




Toplam süt üretimi 2015 yılında bir önceki yıla göre %0,1 arttı




Toplam süt üretimi 2015 yılında 18 milyon 655 bin ton olarak gerçekleşti. Bu miktarın %90,8‘ini inek sütü, %6,3’ünü koyun sütü, %2,6’sını keçi sütü ve %0,3’ünü ise manda sütü oluşturmaktadır.


 


Yapağı, kıl, tiftik, bal ve balmumu üretimi artarken yaş ipek kozası üretimi azaldı




Bir önceki yıla göre yapağı üretimi %1,4, kıl üretimi %2,0 ve tiftik üretimi ise %16,1 arttı.

Bal üretimi 2015 yılında bir önceki yıla göre %4,0 artarak 107 665 ton, balmumu üretimi ise %17,2 artarak   4 750 ton oldu.




İpekböcekçiliği faaliyeti yapan köy sayısı bir önceki yıla göre %5,9 arttı ve 360 oldu. İpekböcekçiliğiyle uğraşan aile sayısı da %11,2 oranında artarak 1 957 oldu. Açılan tohum kutusu sayısı bir önceki yıla göre %25,0 artarak 4 674 adet, yaş ipek kozası ise bir önceki yıla göre %17,2 azalarak 66 ton olarak gerçekleşti.




Toplam kümes hayvanları sayısı bir önceki yıla göre %6,1 arttı




Yıl sonu itibariyle et tavuğu sayısı %6,8 artışla 214 milyon adet ve yumurta tavuğu sayısı ise %5,2 artışla  99 milyon adet olurken hindi sayısı ise %5,4 azalışla 2,8 milyon adet oldu. Ördek ve kaz sayılarında 2014 yılına göre azalış görüldü. Ördekteki azalış %0,4, kazdaki azalış ise %6,7 olarak gerçekleşti.



**Hitler Dönemi Propagandası..


30 yıldan fazlası gazetecilikle geçen 47 yaş gibi bir yaşı geride bırakırken hiç ama hiç rastlamadığım, sorularına muhatap olmadığım yani ‘Parayı veren düdüğü, pardon istediği sonucu yayınlatan’ anket şirketlerinden biri daha sözde sonuç yayınlamış..

Ve bu anket şirketinin yayınladığı sonucu da havuz medyası da manşete çekmiş..

‘Bugün seçim olursa’ başlığı ile verilen ve mevcut iktidarın benim oyumu dahil bu ülkede ki 100 kişinin 99.9’nun oyunu aldığını açıklayan bu anket şirketine yönelik ağzımı bozmamak için önümde ki bilgisayarın tuşlarına saydırıp, durdum..

Çünkü;

‘Ankara merkezli falanca Araştırma şirketi, Temmuz ayının son haftasında 24 ilde bin 532 kişiyle, ‘siyasi gündem’ anketi gerçekleştirdi. ve AK PARTİ UÇTU, HDP ÇAKILDI’ demiş..

Yani AK Partiliyim diyenin haydi oradan diyeceği bu sonuca bakıca insan Hitler Döneminde ki propagandayı hatırlıyor ve bugün bunların yaptığının yanında hafif kaldığını anlıyor ve ‘Seninde senin anketinin de’ demesi geliveriyor..

Bu yetmez gibi sanki şirketten çok bağımsızmış gibi nereden, kimlerden nasıl beslendikleri çokta gizli, saklı olmayan sahibinin açıklaması havuz da manşet haber oluvermiş..

Yapılacak bir seçimde tüm oyların AKP’ye gideceği için kurulması muhtemel yeni partiye de ihtiyaç duyulmadığını belirten aynı anket şirketi ve sahibi milletin tatili düşünmekten başka bir şey düşünmediği ve siyaset tartışmalarının yerlerde olduğu bir sırada yani Temmuz ayında gerçekleştirdikleri anket kapsamında ‘Bugün genel seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz’ sorusuna verilen yanıtların; AK Parti yüzde 51,4, CHP yüzde 25,0, MHP yüzde 13,4, HDP yüzde 8,0 ve diğer partilerin yüzde 2,2 oranlarına sahip olduğunu duyurmuş

İnsanı şeyinden cıran, Başkan Erdoğan dahil milyonların ‘Hele git şuradan’ diyeceği bu sonuçlara bakınca Ardahan’da ki gibi bir çok vilayette siyasi çalışmalarını adeta askıya alan MHP’nin oy artışı da AKP’nin oyu gibi artmış..

Yani iktidara yalakalık yetmemiş onun gizli hükumet ortağında yağ olsun diye rakamlar ayarlanmış..

Yani tüm baskılara karşın bir türlü kapısına kilit vurulamayan ve bu ülkenin gerçek muhalefet partisi olan HDP’nin oylarının hepsi AKP yetmedi MHP ile bölüşülmüş..

Evet bu ankete ve sonuca baktığınızda bu memlekette Hitler propagandacılarının bile güldürenleri  görmekte mümkün..

Çünkü bu ülkenin her iktidarını yanıltanların başında gelen asıl bu kenelerdir ve bunlara inananlardır..