Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Barajın açılış töreni ardından kendisiyle daha sonra yaptığımız görüşmede, hemşerilerimizin talep ettiği ilimizin öncelikli çözülmesi gereken konularını Sn. Cumhurbaşkanı’mıza bizzat arz ettim.’ diyen AK Parti Ardahan İl Başkanı Kaan Koç Erdoğan’ın tüm Ardahanlılara selam ilettiğimi belirtti.

Yeni bir çalıştaya hazırlanan Ardahan Üniversitesinin 1. dediği ama 2. si olan kentin sorunlarının ne olduğunu, yeni katılımcılarla tartışmaya hazırlanırken, bu çalıştayı duyan Ardahanlılar kent merkezinden kopuk bir anlayışla çalışmadığını düşündükleri üniversitenin öncelikle kent merkezi ile ve kent sorunları ile ilgili plan, projeler yapması gerekir diyerek ARÜ’nün yönetimi eleştirdikleri dikkat çekti.
Ardahan Üniversitesi ev sahipliğinde ve Ardahan Ekonomik ve Sosyal Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü (ARESAM) bünyesinde düzenlenecek.18-19 Kasım 2022 tarihlerinde iki gün sürecek çalıştayda, bürokrasi, üniversite, iş dünyası, sivil toplum örgütleri ve vatandaş temsilcilerinden oluşan 400’e yakın katılımcı-konuşmacı, 15 sorun alanını masaya yatıracak.
Ardahan’da düzenlenen ilk yatırım konferansı o dönem CHP Genel Başkan Yardımcısı olan Ardahan Bağımsız milletvekili, Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz öncülüğünde Ardahan Üniversitesinde 2016 yılında 500 iş insanı, akademisyen, siyasetçi ve gazetecinin katılımıyla Ahmet Yesevi Konferans Salonunda gerçekleştirilmişti.
İL YAPMADAN ÖNCE GARAJI YAPIN!
Devam eden göçü durdurur, gelişmeyi sağlar, Kafkasların başkenti olur diye umut ettiğimiz ve bu yönde başlatmış olduğumuz ‘Ardahan yeniden vilayet olmalı’ öneri ve kampanyamıza toplumun tüm kesimlerinin sahiplenmesi ile daha önce bizden alınan ‘İL’ olma hakkımızı hiç hesapta yokken Iğdır’ı da kendimize katarak 1992 yılında yeniden vilayet olmayı başarmıştık.
Kazanmıştık kazanmasına ama gelin görün ki kazanmayı düşündüğümüz birçok şeyi bırakın kazanmayı daha fazla kaybetmiş ve 92 yılında yeniden vilayet olurken nüfusumuz 175 binin üzerinde iken bugün 98 binlere kadar düştüğü yetmezmiş gibi beklenen yatırımlar da gelmemişti.
Bakü-Tiflis-Ceyhan TANAP petrol ve doğalgaz boru hatlarının ilk geçtiği yer olmasına rağmen Posof, Damal ve Hanak’ın beklediği doğalgaz gibi hala beklediğimiz birçok şey de Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun son istasyonu gibi beklenen hizmetler bir türlü gelmedi.
Evet, aynı fikri 1999 depremi öncesi ‘Kimse çıkaramaz’ denen 3. günlük gazetesini yani Siyah Beyaz Kocaeli Gazetesini çıkardığımızda da bu yönde ilk seslendirdiğimiz fikirlerimizden olan ‘Gebze İl Olmalı’ çağrımızda o günden bugüne kadar devam ediyor.
Ancak geçtiğimiz gün bir yolcumu almak için uğradığım Gebze Otogarını görünce bu kent vilayet olmalı diyenlerin burayı ve onca yeri görüp, görmediklerini de merak edip, ‘Ey siz vilayet olmak isteyen ama bu yönde bir türlü kamuoyu oluşturmayı başaramadığınız Gebzeli meslektaşlar, gazeteciler siz bu otogarın halini görmüyor musunuz, bu otogar İL olmak isteyen Gebze’ye hiç yakışıyor mu?’ diye soruyor, sitem ediyordum.
Çünkü 30 yıl sonra askeri dozerin zor bela düzelttiği araziyi İBB’nin desteği ile bir garaj yapılabilen ancak ilçelerine olduğu gibi alelacele açılan ama birçok eksiği olan Ardahan’daki yeni otogara da doğalgaz taşımayı akıl edemeyenler gibi Gebze İL olsun diyenlerinde E-5’in üzerinde bulunan bu ilçenin genel görünümü yani şehir imar planına dikkat etmedikleri yetmezmiş gibi arka mahallelerdeki değil kent merkezindeki yerler gibi adeta bir gecekonduya benzer otogar denmeyecek kasaba garajını görmemiş, gündeme getirmemiş ve yeniletmemiştiler.
İnsana ‘Siz İL olmadan önce Garajı yapın’ dedirten çirkin manzaralarla dolu bir garajı olan ama kendisi gibi doğru dürüst bir yolu bile olmayan Gebze otogarı değil adeta kasaba garajı gibi, acilen el atılması gereken ve İL olmayan isteyen Gebze’ye yakışmadığını burada Büyükşehir Belediye Başkanı ile reklam panolarında gördüğüm Gebze Belediye Başkanına, yerel ve genel basına, ileri gelen tüm Gebzelilere buradan duyuruyor ve diyorum ki; ‘GEBZELİLER SİZ GEBZE’Yİ İL YAPMADAN ÖNCE HELE GİDİN BAKINDA O GARAJI ADAM EDİN!’
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
arşiv haber 14/03/2017 tarihli haber
ÇIL/FED’İN FELİ ORTAYA ÇIKTI!..
Haber/Foto: Çıldırlı Gazeteci-Erdal Karasansar
Haberde, Efrail Çiftçi’ye destek vereceği belirtilen Çıldır Dernekler Federasyonu Başkanı Kemal Şimşir ile Ardahan Kültür Evi Başkan Adayı Efrail Çiftçi’nin, spontane bir ziyaret yaparak Çıldır Dernek yöneticileri ile hatıra fotoğrafı çektirdiği öğrenildi.
Hatıra amaçlı çekilen bu fotoğrafın söz konusu haberde kullanılması, Çıldır Dernekler Federasyonu’nun yanı sıra Çıldırlılar Derneği’nin de 18 Mart’ta yapılacak kongrede Efrail Çiftçi’ye açık destek verdiği izlenimini doğurdu.
Çıldırlılar Derneği’nin, Efrail Çiftçi’ye “açıktan destek verme” kararı almamış olmasına rağmen böyle bir haberin öznesi haline getirilmesi bazı dernek yöneticilerini ve dernek üyelerini rahatsız etti.
*DIŞARIDAN GİTTİ BAŞKAN OLDU,
DIŞARIDA Kİ ÇILDIRLILARA SİTEM ETTİ!
*25/02/2016 Tarihli Haber
Yıllarca Çıldır’da uzak kalan, ardından son yerel seçimlerde Çıldır’a gidip, DSP’den Belediye Başkanlığını kazanıp, AKP’ye geçen Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu kurtuluş konuşmasında dışarıda bulunan Çıldırlıları nara atmakla suçladı..
Ardahan’dan sonra Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Ardahan’ın Çıldır ilçesi Çıldır’ın da vatan toraklarına katılışının 95 inci yıl dönümü kutlandı..
Çıldır´ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıl dönümü coşkuyla kutlandı.
İlçe Kaymakamlığı önünde bulunan Atatürk büstüne çelen konularak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve şehitler anısına bir dakikalık saygı duruşu ve İstiklal Marşının okumasının ardından kutlamalar için tören alanına geçildi.
Kutlamalara Kurum amirleri, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri, Siyasi parti temsilcileri, askeri personel, memurlar, öğrenciler ve çok sayıda Çıldır halkını katıldı.
Başkan Azizoğlu” Uzaktan Sevmekle Çıldır´lı Olunmuyor”
Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu Aşık Şenlik´in 93 Koçaklamasından dörtlük okuyarak konuşmasına başladı. Başkan Azizoğlu ” 95 yıl önce büyük fedakarlıklar ve mücadeleler sonucunda ilçemiz Vatan topraklarına katılmıştır. Büyük halk ozanımız Aşık Şenlik önderliğinde ” can sağ iken yurt vermeyiz düşmana ” diyen kahraman Çıldır halkı düşmanın baskısına boyun eğmemiştir. Bu kahraman halkın torunları olarak büyük bir gururla bugün 95. Yıl dönümünü kutladığımız şanlı günümüz kutlu olsun diyor, hepinizi yürekten selamlıyorum. İlçemizin bi çok kuruyan yarası nüfusumuz gün geçtikçe azalıyor. Buradan dışarıda yaşayan hemşerilerimize seslenmek istiyorum. Uzaktan sevmekle Çıldır´lı olunmuyor. Yüksek Okulumuz kapanacak düzeye geldi biz daha bir yurdu teslim edemedik. Dışarda Çıldır adı altında nara atanlar gelsinler memleketlerine 1+1,2+1 ev yapsınlar bari yazları ilçemiz kalabalıklaşsın. Herkes elini biraz taşın altına koysun. İlçemiz gün geçtikte kan kaybediyor. Dışarıdan bakmakla olmuyor. Çözüm odaklı davranmalısınız” dedi.
Askeri geçiş töreninin ardından Çıldır Belediyesinin Envanteine katılan araçlarında geçiş yapmasıyla beaber tören sona erdi.
**Ardahan Birlikteliği..
Doğu’nun Karadeniz’e, Türkiye’nin Kafkaslara açılan önemli bir lojistik merkezi konumunda olmasına karşın hak ettiği yeri bulamayan Ardahan’ın bugün içinde bulunduğu çıkmazın diğer bir nedeni de güçlü bir lobisi olmamasıdır.
Evet, Bakü-Tiflis-Ceyhan Doğalgaz ve Petrol Hatlarının geçtiği, Kars-Tiftis-Bakü Demiryolunun görüldüğü Ardahan’ın güçlü bir konuma ulaşmasında büyük rol oynacağına inandığmız bir sırada İstanbul’da bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu’nunda yaşanan heyecanı yakından takip edip ve çok önemsiyoruz.
Kafkasya ve Ortadoğu’da ki üniversiteleri KÜNİB etrafından toplamaya çalışan Ardahan Üniversitesi gibi Ardahan Dernekler Federasyonu da Ardahan adına kurulmuş irili, ufaklı dernekleri çatısı altında toplayıp, başta İstanbul’da olmak üzere ülke genelinde güçlü bir lobi olmak istiyor.
Haydi sizde durmayın, omuz verin..
**Ben Nasrettin Hoca, Siz Sahte Ardahan Sevdalıları..
Gazetecilik hayatım boyunca ağzımızda, yazılarımda, haberlerimde adını düşürmediği Ardahan’ın var olan sorunlarının çözümü yada en aza indirilmesi için ortaya koyduğum çabayı başında bulunduğum ARDA/FED Başkanlığım süresinde de karınca kararınca yapmaya çalıştığım şu sıralarda yaşadıklarımın arka perdesini de anlatmak istemekteyim
Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanı olduktan sonra Ardahanlının güçlü bir lobi oluşumu içinde bir araya gelerek güçlenmesi için ortaya koyduğum çabayı ve en önemlisi gazetecilikten kalma kuyruk acılarını saklamak için ellerinden geleni artlarına koymayan sahte Ardahan sevdalıları ile mücadelem yaptığım çalışmaların on katı desem inanın..
Çünkü bu sahte Ardahan sevdalılarının benim bir gözümün olmaması için iki gözlerini kayıp etmeye razı olduklarını ben ve bizi takip eden gerçek Ardahan sevdalısı Ardahanlılar iyi bilmekteler..
Ve yazımı uzatmadan bir meseleyi anlatıp, gerek gazetecilikte, gerekse federasyon başkanı olmamdan bu yana her çalışmamı içlerine sindiremeyen ama çamur atmak içinde çakallaşan, çelme atan, paçama yapışan sahte Ardahan sevdalılarının başlarına kapak yaptığım durumu anlatan Nasrettin Hoca’nın hikayesine anlatayayım, ‘Kızım sana diyorum, gelinim sen duy’ yani daha önceki onca etkinliğim de ki gibi Ardahan’a baro istemek için gittiğim Türkiye Barolar Birliğinin Başkanını ziyaretimin arka perdesini anlatanı anlayın dercesine..
**Hoca ile Timur’un Hikayesi
Bir gün komşular gelirler “Aman hocam, ocağına düştük çare sende, bize rehber ol yardım et! Timur yine sebze bahçelerimize bir dişi fil salmış bütün meyvelerimiz ve avar zavarımız mahvoluyor. Bizi bu dertten sen kurtarırsın. Haydi hep beraber gidelim bu fili bu bahçelerimizden çıkartalım” derler. Hoca da “Hadi peşime düşün de bir çaresine bakalım gerçi ben yakın bir zaman önce dersimi aldım ama sizin zarar çekmenize gönlüm razı olmaz” der. Ve hep beraber Timur’un makamına gitmek için yola düşerler. Tam makama girecekleri sırada hoca arkasına döner bir bakar ki kimse kalmamış. Arkasındaki halkın hepsi dağılmış geriye de dönemez Timur “Ne o hoca yine niçin geldin?” der? Hoca da “Ulu hakan, Akşehirlilerin size bir dileğini iletmeye geldim, efendim sizin bir dişi filiniz varmış. Bahçelerde yayılırmış bu tek olunca avara zarar yapıyormuş. Onun için ‘Hakanımız bir de erkek fil getirsin ikisi beraber hem otlasın, hem de çoğalsın’ dediler. O da “Hay hay hoca” der. Ertesi gün bir fil daha gelir. Bahçelere salınıverir bunu gören Akşehirliler aman hocam ne oldu biz bir filden bıkmışken, fil iki oldu, ne yaptın sen?” demezler mi… Hoca da “Komşular benimle Timur’a gelseydiniz, dişi fili kaldırtacaktık gelmeyince fili çiftleştirdik, ikinci fili ben istedim ‘akıllı deliye söyletir lafı’ derler. Ben o kadar deli miyim yalnız başıma ne yapılırsa onu yaptım kusura bakmayın” der. Ve adamları dertleriyle baş başa bırakır ve başından savar.
Not: Bu hikayeyi okuyanlar, ‘Aha başardık Fakir’i yıldırdık, yorduk, federasyonu bırakıyor’ diye sevinmesinler sakın..
Çünkü ben siz sahte Ardahanluların gerçek yüzünü ortaya koymak için hala buradayım..