Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
Türkiye’nin Bin 408 metre ana açıklığı ile İstanbul Boğazı üzerindeki en uzun Yavuz Sultan Köprüsü ve Güneydoğu’yu Doğu Anadolu Bölgesi’ne bağlayan Beğendik (Botan) Köprülerinden sonra 3 bin 623 metre uzunluğundaki Çanakkale köprüsü ile övünen MHP ortaklı AK Parti iktidarı kendi milletvekilinin ilçesi Göle’yi Ardahan’a bağlayan bölünmüş yolu 20 yıldır bitiremezken Kura nehri üzerinde HES Barajı yapan müteahhit firma, hayvanlara en uzun özel köprüyü yaptı.
Ardahan’ın simgesi Kura Nehri üzerinde yapılan ve Hanak ilçesi sınırları içinde bulunan Sevimli (Vel) köyü ile Dilekdere (Hoşret) köyleri arasında yapılan Hidro Elektrik Santarali Barajı üzerinde yapılan Ardahan’ın en uzun köprüsü insanların yanı sıra hayvanların karşıdan karşıya geçmesine yol vermekte.
Hayvanların baraj gölü karşısında kalan meralara her gün gidip geldiği HES Köprüsü Rus yapımı demir köprüden sonra bölgenin en uzun köprüsü unvanını da almış durumda.
En Büyük Asker Bizim Asker!
Önümüzdeki günlerde birçok parti ile yeni bir masa kuracaklarını belirten bunları belirtirken de benim iktidarca aranıp, aranmadığı soruma ‘Evet arıyorlar ama masaya gel diye değil, sus diye arıyorlar..’ diyen Anadolu Birlik Partisinin Genel Başkanı Bedri Yalçın ile Tempo TV’de canlı olarak yayınlanan GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programım biterken Murat Özer adlı arkadaşımdan whatspıma gelen bir haber ile sarsılıyorum.
Çünkü İstiklal caddesinde meydana gelen patlama ardından İYİ Partili bir milletvekilinin AK Partili bir vekil tarafından hastanelik edildiği meclisin karıştığı şu günlerde aynı mecliste yıllar önce kurşunlanan ve ölmesi için saatlerce meclis revirinde bekleyen ve ‘faili meçhul olarak öldürüldü..’ denen Ardahan’ın ilk Milletvekilini hatırlatan bir haber alıyorum.
O haber de aynen şöyle; ARDAHAN MİLLETVEKİLİ BIÇAKLADI! Haber: Murat Özer Yenilik Partisi Genel Başkanı, Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’a ofisinde bıçaklı saldırı! Bıçak yaraları alan Yılmaz hastaneye kaldırıldı.’
Evet haber aynen böyle ve yine Ardahan..
Benim bu kara haber öncesi kara kara düşünüp, geride bıraktığım uykusuz bir gece ardından yeni bir güne başlarken o günün gecesinde mahali manşetlerimizi ulusala taşıyan gazetelerimizi hazırladığım sırada bir Binbaşının da aralarında olduğu şehit haberleri ve şehit sayısının arttığı haberlerini aldığımızı hatırladığım son günlerde, vatani görevini bitiren dün elimizde büyüyen çocuğumuz yeğenim Mesut’un teskeresini aldığı kışlaya gidiyoruz.
İstanbul Maltepe’de bulunan kışlanın önüne geldiğimde dikkatimi çeken ilk şey cuntacı, darbeci denen ölmeden önce generallik rütbelerinin söküldüğü söylenen darbeci, Diyabakır cezaevini müzeye çevirten Kenan Evren’in adının verildiği kışlanın kapısında bulunan büyük levha idi.
Kendisini darbeci ilan edip onun emriyle adeta bir gecede hazırlanıp, alelacele, süngü gölgesinde halka onaylattırılan Anayasayla idare ettirilen ve ülkenin sınırlarını korumakla yükümlü askerlerin vatani görevini yaptığı kışladan içeri girerken kendi kendime “Hani hafızalar da kötü anılar bırakan bunun ve oncasının adı levhalardan silinecekti, bu ne şimdi?!.” diye içimizden mırıldanarak
İçeri geçip askerimizi beklerken, benim gibi orada olan asker aileleri çocuklarına hasretle sarılırken Suriye’den yeni şehit haberleri alıp gözlerinin dolduğunu görüyordum.
Bir zamanlar ellerine kına yakılıp, askere gönderilenlerin tam tersi ellerinde silah değil, ‘hele çıkar’ denen o en son model telefonlarla bir kıta askerin arasında gülerek yanımıza gelen yeğen Mehmetçik Mesut vatani görevini tamamlama gururu ile içine girdiği askeri elbisenin şıklığıyla önce babaannesinin ellerini öpüyor sonra bizlere sarılıyordu.
Ve bir Albay’ın komutasındaki askeri birliğin yemin törenini izledikten sonra oradan ayrılırken geride bıraktığımız onca askerin vatan görevi yaptığı o her geçen gün TOKİ başta olmak üzere başka kurumlara hektar, hektar devredilip, üzerinde rezidansların yapıldığı ve her geçen gün biraz daha küçülen Askeri kışlaları ve ayağı, kolu kırılan vekiller yetmedi de şimdi de kafadan yumruklama ve ardından bıçaklama konularını yazmayı bir dahaki yazıma bırakıyorum.
Kazasız, belasız teskeresini alıp, bizi ziyadesiyle mesut eden yeğen Mesut ile o gorbe gor denen cuntacının adını taşıyan kışladan ayrılırken ona dönüp, ‘En Büyük Asker Bizim Asker!’ diyerek kendisine gülümsüyorum. ülkem gibi üzüldüğümü, gerildiğimi anlamasın diye…
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
arşiv haber 24.03.2016 tarihli haber
www.kuzeyanadolugazetesi.com İNTERNET SİTESİ’NE
İnternet sitenizde 15.01.2016 tarihinde “BU DA KAÜ BİLDİRİSİ!” başlığı ile tamamen gerçeğe aykırı, müvekkil Üniversiteyi kamuoyu nezdinde itibarsızlaştıran ve zor duruma düşmesini sağlamak amacına yönelik, haksız, kanuna aykırı bir haber yayınlanmıştır.
Eksik, yanlış ve gerçeği saptırmak isteyen kişilerden elde edilen bilgilerle yazıldığına inandığımız haberde yanlışları ve bu yanlışların gerçek yüzünü tarafınıza bildirerek kamuoyuna gerçeği yansıtarak, müvekkilin itibarının zedelenmesini önlemek amacıyla bu tekzip ve ekteki düzeltme yazısının Anayasa’nın 32. maddesi uyarınca internet sitenizde yayınlanmasını rica ederim. Saygılarımla. 18.01.2016
Kafkas Üniversitesi Vekili
Av. Emine TUNA
CEVAP ve DÜZELTME METNİ
Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi(Hastanesi) ile ilgili belli çevreler tarafından, Üniversitemiz, Fakültemiz ve Başhekimliğimizi itibarsızlaştırma hedefi ile toplamda 147 doktorumuzun sadece 25 tanesinin imzasını taşıyan maksatlı ve mesnetsiz yalan haberler yapılmaktadır. Son olarak “kuzeyanadolugazetesi.com” haber sitesine servis edilen bu gerçek dışı haberler ile ilgili olarak aşağıda detaylı bilgilendirmeyi kamuoyuyla paylaşmak zorunluluğu doğmuştur.
Üniversitemiz Rektörlüğüne 2010 yılı Kasım ayında atandığımda, Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanlığına ait binada, içinde dekanlık da mevcut olmak üzere 2 ameliyathane, 1 cerrahi bilimler servisi, 1 dâhili bilimler servisi, 1 adet röntgen cihazı, 1 adet MR cihazı ve bir laboratuvar ile Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlık binası altında 10 tane poliklinikle hizmet veren ve öğrencileri Erzurum Atatürk Üniversitesinde eğitim – öğretim gören bir Tıp Fakültesi devraldım.
Göreve geldiğimiz günden beri yaptığımız çalışmalar sonucunda modern, tam donanımlı ve bölge ihtiyaçlarına göre tasarlanmış yeni hastanemizi ve eğitim – öğretim faaliyetlerinin yapıldığı temel bilimler ve idari birimleri içeren morfoloji binasını tamamlayarak halkımızın hizmetine sunduk. Bu bağlamda doktor sayımız 26’dan 147’ye, yardımcı sağlık personeli, idari personel ve hizmet satın alımıyla çalıştırılan personel sayısı toplamda 140’tan 400 civarına çıkmıştır (bu personelin tamamına yakını şehrimizin evlatlarıdır). Şu an itibari ile Tıp Fakültesi 1, 2, 3. Ve intörn sınıf öğrencileri modern, güncel teknoloji ile donatılmış derslikler ve laboratuvarlarda aktif olarak eğitim görmektedir.
Hastanemiz, 2016 Ocak ayı itibari ile 250 yataklı seviş ve 33 yoğun bakım yatağı ile 8 adet ameliyathanesine ilave olarak patoloji, mikrobiyoloji, biyokimya, kan merkezi, sterilizasyon ünitesi, endoskopi ünitesi, koroner anjiografi ünitesi, bronkoskopi ünitesi, fizik tedavi ve rehabilitasyon ünitesi, radyoloji ünitesi, acil servis ünitesi ile tüm branşlarda modern cihazlarla donatılmıştır. Hastanemiz başta Karslı hemşerilerimiz olmak üzere Ardahan, Iğdır, Artvin ve Ağrı gibi komşu il ve Nahçıvan gibi ülkelere hizmet vermektedir.
Hastanemiz açılan yeni branşlara paralel olarak 2010 yılında günlük 150 – 200 hasta muayene ederken 2016 yılı Ocak ayında günlük 1100 – 1300 arasında hasta muayene etmekte ve ciromuz 2010 yılında aylık 180.000 – 220.000 arasında iken bugün aylık 2.500.000 TL civarındadır. Başta şikayetçi olan doktorlarımız da iyi bilmektedir ki performansa dayalı gelir sisteminin uygulandığı hastanemizde ne kadar çok çalışılırsa o kadar çok gelir elde edilmektedir.
Döner Sermaye katkı paylarının dağılımıyla ilgili olarak, Resmi Gazetenin 18.02.2011 tarihli ve 27850 Sayı numaralı Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı tarafından yayınlanan yönetmeliğin ikinci bölümünün genel ilkeler başlığı altında 4. Maddenin 5. Fıkrasında “yapılacak ödemelerde gelir gider dengesi gözetilerek, döner sermaye kaynakları uygun olduğu takdirde ek ödeme yapılır” ibaresi mevcuttur. Ayrıca Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü’nün nakit sıkıntısı bulunan döner sermaye saymanlıklarında ödemelerde öncelik sıralaması başlıklı genelgesinde döner sermaye katkı payları ödemelerde en son sırada yer almaktadır. Buna rağmen ekonomik olarak zor durumda olduğunu iddia eden ilgili hekimlere maaş, icap ücreti, asistan eğitim ücretleri ve bunun karşılığında 2015 yılında ortalama aylık 7.000 – 12.500 TL arasında ödeme yapılmıştır.
Üniversitemize başlamadan önce birçok hastanede bulunmuş ve yöneticilik yapmış başta şikayetçi doktorlarımız da iyi bilmektedir ki performansa dayalı gelir sisteminin uygulandığı hastanemizde ne kadar çok çalışılırsa o kadar çok gelir elde edilmektedir. Günümüzde bir doktorun 14.000 – 17.000 TL ücret aldıklarını belirten hekimlerimizin bu meblağlara başka hastanelerde çalışmasına engel olan bir durum yoktur. Gayesi akademisyenlik olmayan, tıp eğitimi yapmak istemeyen ve Karslı hemşerilerimize hizmet vermek istemeyen imzaları olan öğretim üyelerimizin kurumumuzdan ayrılmalarında bir sakınca yoktur. Çünkü fakültemize olan teveccüh her geçen gün artmaktadır.
Hastanemize alınan bütün tıbbi cihaz ve ekipmanlar, ilgili anabilim dalında görevli akademisyenler tarafından başhekimliğimize yazılı talepte bulunularak ve alımlarda ilgili anabilim dalında en az 2 öğretim üyesinin olduğu komisyonla açık ihale şeklinde alınmış olup 4 yıl gibi kısa bir sürede tam teşekküllü bir hastane meydana getirilmiştir. Bölgenin ihtiyaçları doğrultusunda hükümetimizin desteği ile genel bütçeden 1 yıl gibi kısa bir sürede onkoloji hastanesi inşaatı ve makine teçhizatı temin edilmiş olup 1 ay içinde aktif olarak hizmete girecektir.
Bölgemizden kanser tedavisi için başka merkezlere giden halkımız için elzem olan onkoloji hastanesini kurmamalı mıydık? Onkoloji hastanemizin içinde açılacak olan nükleer tıp ünitemizde hocamız ve personellerimiz mevcut olup, hastanemizde merkezimizi kurmak için aktif olarak çalışmaktadırlar. Maalesef bunlardan haberdar olmayan bazı akademisyenler hakkında bir şey diyemiyorum. Hastanelerine ek olarak açılan onkoloji hastanesinden bile bihaber olmalarını okumuş olmak beni derinden üzmüştür. Hastanemiz sadece Ardahan değil Kars, Ardahan, Artvin, Iğdır ve sınır ülkelerin kardiyoloji merkezi olmuştur ki diğer branşlarda da merkez hastane olma yolundadır.
Kars Harakani Devlet Hastanesine ekonomik sebepten geçen doktorumuz mevcut değildir. Bilakis Kars, Ardahan vb il hastanelerinden üniversitemize geçen bir çok hocamız bulunmaktadır. Sadece 6 aylık süre ile geçici olarak görevlendirilmiş iki doktorumuz bulunmaktadır.
Mobbing ve şiddet uygulamaları iddiası da asılsızdır. Rektörlüğümüze ulaşan her türlü şikayet titizlikle değerlendirilmekte ve yürürlükteki mevzuat çerçevesinde gereği yapılmaktadır. Bugüne kadar bize ulaşmış bir tane bile mobbing şikayeti olmamıştır.
Veteriner hekimlerin Anatomi, Biyokimya gibi dersleri vermesi eleştirilmektedir. Öncelikli olarak söz konusu iddia sahipleri şunu iyi bilmektedirler ki ülkemizdeki bir çok Tıp Fakültesinde temel bilim dersleri (Biyokimya, Anatomi, Mikrobiyoloji, Fizyoloji, Histoloji ve Embriyoloji, Tıbbi Biyoloji) biyoloji, veteriner hekimliği, diş hekimliği, eczacılık, kimya gibi bilim alanlarından lisans tamamlayan ve ilgili anabilim dallarında doktora yapan hocalar tarafından yürütülmektedir. Fakültemizde temel bilimlere prensip olarak ilk kadrolarımıza Tıp Fakültesi doktoralı hocalar alınmıştır ve ders yoğunluğu üzerine Veteriner Fakültesi temel bilimlerinden hocalarımız ile takviye edilmişlerdir. Bu ülkemizdeki tüm fakültelerde karşılaşılan bir durumdur çünkü doktorlarımız bu bölümler TUS’da tercih etmemektedirler.
Yukarıda özetlediğimiz tablodan da anlaşılacağı üzere, Rektörlüğümüzce yapılan idari işlemler kamu yararı ve hizmetlerin gereklerine uygun ve yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılmıştır. Yapılan haberler asılsız olup, iddialar somut bilgi ve belgeye dayanmayan Üniversitemizi karalamaya yönelik asılsız, mesnetsiz ve iftira niteliğinde haberlerdir.
Asılsız haberlere katkı sunan ve alet olan tüm kişi ve kurumlarla hukuki zeminde gerekli girişimlerde bulunulacağının bilinmesini isterim.
Kafkas Üniversitesi Rektörü
Prof. Dr. Sami ÖZCAN