Karatay Davutoğlu’nun danışmanı oldu..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 


https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw



Veysel Karatay mazbatasını Genel Başkanı Prof. Dr.  Ahmet Davutoğlu’nun elinden alarak resmen Genel Başkan Danışmanı oldu.


Gelecek Partisi Esenyurt Kurucu İlçe Başkanı Veysel Karatay, mazbatasını alarak Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun resmen danışmanı oldu.


Danışman olmaktan dolayı büyük bir onur duyduğunu belirten Karatay, “Bugün burada, genel başkanımızın elinden mazbata almanın mutluluğunu yaşıyorum. Genel başkanımızla birlikte Türkiye’ye hizmet edecek olmanın haklı gururunu yaşıyorum. Gelecek Partisi olarak Türkiye için her şeyin en iyisi olması adına canla, başla çalışacağımızı belirtmek istiyorum” dedi. Karatay’ın danışmanlık görevine gelmesi nedeniyle mutlu olduğunu belirten Davutoğlu ise “Kendisine hayırlı olsun, partimize ve ülkemize hayırlı olsun diyorum. Karatay, değerli bir insan. Ve kendisiyle beraber Gelecek Partisi’nde ülkemiz için çalışacağız” ifadelerini kullandı.


İlçeleri Doğalgaz bekleyen

ARDAHAN’DA SOBALAR YANDI..


Yağan karla birlikte kışın iyiden iyiye kendisini his ettrdiği Ardahan’da bir köyde içme suyu çalışmalarına katılan protokol üşüyünce köy odasının sobasının etrafını sardılar. 


Geçmiş yıllarda ‘Yanmıyor’ diye çöpe atılmıştı..


4 ilçesi doğalgaz bekleyen Ardahan İlçe merkezi ve bağlı mahallelerde 

yardım kömürü dağıtımı yapıldı. 

Her yıl olduğu gibi bu yılda ihtiyaç sahibi olan ailelere kömür yardımının yapıldığı 

Ardahan’da sobalar yanmaya başladı.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüklerinin yanı sıra CHP’li Ardahan Belediyesince de dağıtılmaya başlanan kömürler öncesi sobalar da yandı.

Yeniden dağıtılmaya başlanan yardım kömürleri geçtiğimiz yıllarda bazı vatandaşlarca yanmıyor denerek çöpe atmaları dikkat çekmişti. 


Ayağına çağırmadı, Ayaklarına gitti!


Yağmaya başlayan karla yüzünü iyiden iyiye gösteren kış öncesi yoğun iş temposu ve il dışında bulunan Ardahan Valisi  Hüseyin Öner, unutmadığı öğretmenleri ayağına çağırmadan, kendi ayakları ile gittiği evlerinden ziyaret edip, hediyelerini kendisi verdi.

Vali Öner Ardahan merkezinde emekli öğretmenler Gülay Demiral ve Celal Avşar’ı evlerinde ziyaret ederek gün dolaysula hazırlana  hediyelerini elden teslim etti.



TAPU VE KADASTRO ÇÖKÜNCE!


Yazıma başlamadan önce  size bir haber vereyim.


‘Tapu kadastroda sistem çöktü… Tapu kadastro Genel Müdürlüğünün bilgi işlem sisteminde çökme meydana geldiği için Türkiye çapında işlemler aksadı. Bu durumdan Diyarbakır dahi etkilendi, vatandaşlar tapuda işlemlerini yapamadı.’

Ve beni arayan bir dostum aynı durumun Ardahan’ın, İstanbul’un da içinde bulunduğu birçok kentte hatta tüm ülkede yaklaşık bir haftadır durumun vahim derecede olduğunu ve bu konuyu acil olarak dile getirmemi,  ülke genelinde yapılamayan işlemler yüzünden zararlarının çok büyük olduğunu söylüyordu.

Geçtiğimiz Perşembe gününden bu yana yaşanan bu sorunu gecikmeli olarak bana bildiren dostuma, ‘Ya bu toplum niye  kendi başı  sıkışınca bağırıyor. Sen bu  sorunu bilmene rağmen niye bekledin, aynı dakikada haber vermedin..’ diye sitem ettikten sonra bir de teşekkür ettim.

Teşekkürümün nedeni yazmayı düşündüğüm bir konuyu yani bu önemli konuyu, tapu ile köylerdeki arazileri atadan dededen kalma arazileri çeper dibindeki sözde bilir kişilerce verilen bilgilere dayayıp, başkalarının üzerine yazan, bunu da ‘askıya çıkardım, gelip baksaydınız’ diyerek suçu üzerinden atan, yıllarca süren ve bitmeyen davalar nedeniyle mahkeme dosyalarını arttıran Tapu ve Kadastroyu bana hatırlattığı içindi.


Çünkü geçtiğimiz günlerde ele aldığım ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yorumum ve o yorumda geçen ‘Tapu da olduğu gibi 1960 lı yıllardan kalan sararmış dosyaların raflarda toz içinde olduğunu, Adliyelerin alt katlarındaki arşivlerin üstten akan kanalizasyon suları yüzünden harap olduğunu, müdür ve idarecilerinin çoğunun da emekli olmamak için direnen birer yorgun demokrat olduğunu görmeye devam ettiğimiz ülkedeki asıl iktidar olan bürokrasinin, Recep Tayyip Erdoğan’lı güçlü siyasi iktidara rağmen 20 yıldır bir adım ileri 3 adım geriye gitmekten öte bir değişiklik yaşamadığını da anlarız.’ satırları üzerine beni arayan 312 ile başlayan bir telefon görüşmemi gazetemizde ve köşemde anlatma sözümü bana hatırlatmıştı.

Evet, ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yorumum ve o yorumda geçen ‘ başlıklı yazımın ardından beni Ankara’da bulunan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne ait 0312 nolu telefonun bağlandığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Yardımcılarından, Daire Başkanı Hasan Çelik isimli bürokrat yazımda geçen ve bu ülkede asıl iktidarın bürokrasi olduğu iddialarıma kendince cevap verip, kendisinin de içinde bulunduğu bürokrasinin derdinin iktidarlık değil, devletine hizmet etmek olduğunu anlattıktan sonra içinde bulunduğu kurumun çok iyi çalıştığını hatta kuruma çağ atlatan birçok önemli işlere imza attığını anlatarak benim tapu müdürlüğü ile ilgili satırların kendilerini ilgilendirdiği için ve varsa bir sorun çözülmesi için kendilerine anlatılmasını istiyordu.




Konuşmasından gayet mütevazi bir kişiliğe sahip olduğu imajını bana bırakan ve ‘Bürokrasi, bürokrat duruyor, biz gidiyoruz gibi..’ başlıklı yazımı aralarında Genel Müdüründe bulunduğu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün üst idarecileri ile birlikte okuduklarını belirten Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Hasan Çelik’i dinleyip kendisine teşekkür ettikten sonra anlatmak istediğimin, MEGRİ, MEGRİ türküsü eşliğinde hallerine ağlayan siyasiler olduğu gibi hizmet bekleyen halkı yoran hantal bürokrasiden bahsetmeye çalıştığını ve bu bürokrasinin içinde Tapu ve Kadastronun da olduğunu söyledikten sonra bu konuyu ve bu telefon görüşmesini yeniden ele alacağımın sözünü verdikten sonra hassasiyetlerine kendisine ve Tapu ve Kadastro Genel Müdürüne teşekkür edip telefonu kapatmıştım.

Ve mecliste halkın vekili olarak seçilmiş milletvekillerine demediğini bırakmayan İçişleri Bakanı Soylu gibi bürokrat olan yardımcısının kıs kıs gülüp, önünde ki simide peynir sürüp yemesini hatırlatan ülke de ki bürokrasinin ne kadar güzel çalıştığını hatırlatan bu telefon görüşmesi bana bir başka konuyu da hatırlattı.

O da bu ülkenin ayakta kalması için beni arayacak, bilgilendirecek kadar mütevazi olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ekibi gibi duyarlı bürokratlarında olduğu ve bu ülke ayaktaysa onlar gibi bürokratların sayesinde ayakta kaldığıydı.

Evet, iktidar olmaları halinde ülkeye çağ atlatacaklarını bunu da yanında uyuyan eşi ile Amerika’da, Almanya’da yerlerinde oturup, ‘Ayağa kalkın’ diyen CHP Genel başkanının başkanlık ettiği ve İstanbul’da düzenlenen 2.Yüz yıla çağrı’ toplantısına bizzat gelmeden uzaktan katılan bürokratları gibi bürokratlarını kurtarıcı olarak bekleyen bu ülkenin ayakta kalması için çabalayan onca bürokratın da var olduğunu biliyorum.

Bunun yanında beni arayıp, bilgilendirecek kadar mütevazi olan ve ‘tapu ve kadastroda çağ atlattık’ diyen ama çağın en önemli sistemi olan bilgi işlem merkezinde yaşanan sorunu günlerdir çözemeyen bürokratların da bu kurumlarda olduğu anlaşılmayan ve bir mafya liderinin yaşanan ekonomik sıkıntıların kendileriyle ilgili olmadığını belirten ama bunu belirttiği için sahipsiz kalıp, istifa yetmedi özür dilemek zorunda kaldığı üç harfli market sahiplerini tehdit ettiği bir ülkedeyiz.

Ve suçlu olanın o bürokrasiyi çalıştıramayan idareciler ile siyasilerin beklenmedik bir anda gittiği ama onların yani bugünkü iktidara puan kaybettirip, gidebileceğine vesile olan bürokrasinin asıl önemli sorun ve gizli iktidar olduğunu anlatmıştım o ve onca yazımda…




Ha unutmadan yazımın ortasında ki resimde gördüğünüz gibi bu ülkede nice böyle adı, sanı çok bilinmeyen ama başta siyasilerin ‘yakınım’ dedikleri olmak üzere ne yaptıkları çokta bilinmeyen, anlaşılmayan onca değil yüzlerce kurumun olduğunu da görüyor, gecenin karanlığında fotoğraflıyordum…


Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 24.03.2016 tarihli haber


Ardahan Siyasi Haberler CHP, AKP’yi Savcılığa İhbar Etti!


Cumhurbaşkanı ve Başbakan hakkında suç duyurusunda bulundu.


 


CHP Ardahan İl Başkanlığı, Çözüm sürecinin son dönemde yaşanan terör olaylarına zemin hazırladığı gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu, eski Başbakan Yardımcısı ve Ak Parti Van Milletvekili Beşir Atalay, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, bazı İl Valileri, MİT ve bazı kamu görevlileri hakkında “Terör örgütüne yardım ve yataklık” suçundan suç duyurusunda bulundu. 

CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, ilçe başkanları ve partililerle birlikte suç duyurusu dilekçesini Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığına teslim etti. 

“GÖZ YUMULDU” 

Ardahan Adalet Sarayı önünde basın açıklaması yapan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan, “Ülkemizde yoğunlaşan terör eylemleri hepimizde derin bir üzüntüye neden olmaktadır. “Çözüm Süreci” adı altında, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emir ve talimatıyla, AKP hükümeti üyeleri ve bürokratlarınca terör örgütünün lideri ve üyeleri ile bir dizi görüşmeler yapıldığı kamuoyunun malumudur. Buna karşın Genel Başkanımız ve Partimizin tüm kademelerince yapılan, sürecin parlamento temelinde yürütülmesi ve şeffaf olması uyarıları ise göz ardı edilmiştir” dedi. 

Bu dönemde, terör örgütünün şehir yapılanmasını kuvvetlendirmesine ve örgütün şehir ve ilçe merkezlerine silah ve mühimmat depolamasına dönemin AKP hükümetinin Başbakanı, üyeleri ve bürokratlarınca göz yumulduğu, fırsat verildiği bilinmektedir diyen taştan, sözlerini şöyle sürdürdü:

 “Hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan, Valilere, Kaymakamlara ve güvenlik güçlerine müdahale etmemeleri konusunda talimat verdiklerini bizzat ikrar etmiştir. Gelinen süreçte AKP hükümetinin bu yardımları sayesinde güçlenen terör örgütü yeniden silahlı ve bombalı eylemlerine başlamıştır. 

Terörün bu denli yoğunlaşmasında terör örgütünün tahkimat yapmasına göz yuman ve bürokratlara bu konuda emir, talimat veren dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin AKP’li hükümet üyeleri ve bürokratlarının bu eylemleri “Terör Örgütüne Yardım ve Yataklık” suçunu oluşturmaktadır. bu nedenle Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Beşir Atalay, Yalçın Akdoğan, Efkan Ala, Hakan Fidan, İl Valileri, MİT ve ilgili kamu görevlileri hakkında “Terör Örgütüne Yardım ve Yataklık” suçundan bugün suç duyurusunda bulunduk.”