Kuraklık Düşündürüyor!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Meteoroloji uzmanları Şen ile Demirhan, tarımı olumsuz etkileyen kuraklığın etkisini sürdürdüğünü söylerken, ziraat mühendisleri Suiçmez ve Fırat, gelecek yılda kuraklığında etkisiyle tarımda krizin süreceğini ve gıda fiyat artışının süreceğini öne sürdü

Türkiye’nin büyük bölümünü etkisi altına alan kuraklık nedeniyle geçen yıl belli ürünlerde rekolte kaybı yaşanmış, bu da gıda fiyatlarında artışa sebep olmuştu. 

Meteoroloji uzmanlarına göre, Türkiye, coğrafi konumu ve iklim itibariyle kuraklığa yatkın bir ülke. Bu nedenle su kaynaklarını tasarruflu kullanması gerekiyor.


İklim değişikliği ve kuraklık sorunu dünyanın en büyük zeytin üreticisi olan İspanya’yı olumsuz etkilerken Türkiye’de ise zeytincilikte bu yıl rekor üretim bekleniyor. 

İklim değişikliği ve kuraklık sorunu dünyanın en büyük zeytin üreticisi olan İspanya’yı olumsuz etkilerken Türkiye’de ise zeytincilikte bu yıl rekor üretim bekleniyor.

Zeytin hasadının başladığı İspanya’da sektöre bağlı kooperatifler ve tarım örgütleri son 10 yılın en düşük üretimi olacağını açıkladı.

Zeytin sektörü stratejik danışmanı Juan Vilar İspanyol basınına yaptığı açıklamada, zeytinyağı üretiminde dünya genelinde en az yüzde 8’lik bir düşüş beklendiğini, tek istisnanın geçen yıldan daha iyi bir hasat elde etmesi beklenen Türkiye olacağını söyledi.

Gazetecilerin görüş aldığı İspanya’daki bazı zeytin sektörü uzmanları da Türkiye’nin rekor bir yıl geçirerek, 300 bin ile 350 bin ton arasında zeytinyağı üretmesinin beklendiğini vurguladı.

Türkiye, 2021’de bir yıl öncesine göre yüzde 35 artışla 236 bin ton zeytinyağı üretmişti.İklim değişikliği ve kuraklık sorunundan dolayı zeytinyağı üretiminde 2021’e göre en az yüzde 50 düşüş olması beklenen İspanya’da geçen yıl 1,4 milyon ton olan zeytinyağı üretiminin bu yıl 600 bin ila 800 bin ton olması öngörülüyor.

Mayıs ayı sonunda başlayan aşırı sıcaklıklardan dolayı zeytin ağaçlarının çoğunun çiçeklenme döneminde zarar gördüğünü aktaran İspanyol zeytin üreticileri, 620 bin ton zeytinyağının üretildiği 2012’de yaşanan krize benzer bir yıl geçireceklerini ifade etti.

Ülkede zeytin sektöründe önde gelen güneydeki Jaen bölgesinde geçen yıl 499 bin 796 ton olan zeytinyağı üretiminin bu yıl 230 bine kadar ineceği kaydedildi.

Çiftçiler ve Çiftçi Örgütleri Koordinatörünün (COAG) zeytin bölümü sorumlusu Jose Luis Avila, “şaşırtıcı şekilde düşük miktarda üretim olacağını” söylerken, Endülüs Küçük Tarım Örgütleri Derneğinin genel sekreteri Cristobal Cano da zeytinyağı üretiminde en azından son 10 yılın en kötü dönemini geçireceklerini, iklim değişikliği ve kuraklık sorununun kalıcı etkilerinden endişe duyduklarını dile getirdi.


 



Cumhurbaşkanı Adayı Tarkan!

Nemli havalar etkisini sürdürüp, soğuk ve yağmura dönüşmediği şu günlerde kuraklığın yine kapıda olduğu haberlerini de okuyoruz.

Bu olumsuz durumu dört gözle bekleyen ve “İmamoğlu geldi İstanbul susuz kaldı” demek için dua edenlerin onarıma alınıp, genişletilmeye çalışılan metrobüs hattında meydana gelen bir kaza ardından neredeyse zil takıp oynadıklarını  görüyorum, Tarkan İzmir’de şıkıdım şıkıdımı söylerken..

Hızlı tren yolları yapıp uzaya gideceklerini iddia edenlerin bu tren   yolunda meydana gelen kazada ölen kişilerle ilgili süren davayı daha sonuçlandırmazlarken ‘128 milyar dolar dahil, deprem paraları, göçmenlere gelen paraları ne yaptınız?’ sorusuna ‘yol yaptık, otoban yaptık, köprü yaptık’ derlerken, bu otobanların ikisinde meydana gelen ve 40 kişinin ölümüne neden olan trafik kazasının haberine bile yayın yasağı getirdiklerini unutmuşlardı.

Kaybettikleri İstanbul’un acısıyla her yaşanan olumsuz olaya sevinip ‘İmamoğlu tatilde’ diye eleştirenler Tarkanlı İzmir’in kurtuluşuna da şok oldular.

Çünkü HDP’liler ve Kürt sanatçılar katılacak diye memleketim Ardahan’daki festivallerinde içinde olduğu bir çok yaz etkinliğini iptal ettirenler bu etkinliğinde çok ses getirmeyeceğini düşünüyorlardı.

Ancak başta CHP olmak üzere muhalif medyanın adeta Tarkan’ın reklam ekibi gibi çalışmasıyla binlerce insan toplanmış hem İzmir’in kurtuluşunu kutlamış hem de iktidara olan hırslarını Tarkan’ın şarkıları eşliğinde hissettirmeye çalışmışlardı.


Attığı bir tweetle adeta beleşten Hatay’dan, HDP’den milletvekili olan ancak meclise girdikten sonra Kürt sorununa bulaşmama adına mı yoksa başka bir nedenle mi bilmem ama bu partiden istifa edip, Türkiye İşçi Partisini kuran ekiple yol alan Barış Atay gibi okuduğu son şarkısı ‘Geçcek,  geççek’ ile bir anda muhalif kanadın sesi olan Tarkanın da başına muhalefet kuşu konmuştu.

Çünkü pandemi süreci dahil yaşanan bu ekonomik sıkıntı içinde işsiz kaldığı dönemi nasıl atlatacağını kara kara düşündüğü bir sırada bu konserle yeniden reyting yaparken, ulusalcı ağırlıklı CHP’lilerin desteğiyle de yıl bitmeden doldurduğu cebini kârla kapatmış oldu. 

Evet İmamoğlu ve Yavaş isimlerinin geçtiği 2023 seçimleri öncesi bu yarışta adı öne çıkmayan İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanının Atatürk’ün 100 yıl önce söylediği sözleriyle başladığı konuşmasını kendilerine söylemiş olarak kabul eden iktidar ve yanlılarının fark ettiği ama CHP ve altılı masanın görmediği önemli bir şeyi ben söylersem acaba dikkate alınır mı bilmem ama bu fikrimin en bariz örneği Ukrayna’dır derim. 

Çünkü en az 1 milyon insanı bir araya getiren Tarkan’da Ukrayna başkanı gibi sanat dünyasından gelen bir isimdir. Yani aday arayan muhalefet Tarkan’ı aday göstersin, 2023 sahnesine çıkarsın derim.

Sonuçta o da Erdoğan gibi hem Rizeli, hem de bizim çantalı vekiller ve onca siyasetçi gibi yurt dışı menşeli olsa da en azından üniversite diploması da var..




arşiv haber 22/01/2017 tarihli haberler/yorum


Yeni Rektör: Hep Birlikte Güzel


Bir Üniversitede Hizmet Vereceğiz’


Ardahan Üniversitesine Rektör olarak atanmasının ardından kendisiyle ilk görüşenlerden olan Gazeteci Gazeteci Fakir Yılmaz’a ilk açıklamasını yapan Ardahan Üniversitesinin 2. Rektörü Mehmet Biber ‘Bölge insanı olan biri olarak, şimdi de rektör olarak kendi bölgeme hizmet verme fırsatı veren Sayın Cumhurbaşkanına, YÖK’e teşekkür ediyorum. Kısa süre içinde Ardahan’a giderek görevime başlayacağım. Ve Sayın Ardahanlılar ile birlikte güzel bir üniversitede hizmet vereceğime inanıyorum.’ dedi.



Prof. Dr. Mehmet Biber


Ardahan’a komşu olan Erzurum’un Narman ilçesi doğumlu olan Ardahan Üniversitesinin yeni rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber daha önce de Ağrı Üniverstesin de rektör yardımcılığı yapmış bir Bioteknoloji Uzmanı öğretim üyesi.


**REKTÖR ADAYLARI GELSİN ÇOK SEVDİKLERİ ARDAHAN’IN ÜNİVERSİTESİNDE ÖĞRETİM ÜYESİ OLARAK GÖREV YAPSINLAR!..


Uzun süredir rektörsüz olan Ardahan Üniversitesine bölge insanı olan Necmetin Erbakan Üniversitesi Fen Fakültesi Bioteknoloji Bölümü Öğretim Üyelerinden olan Ardahan Üniversitesinin yeni rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber ile görüşüp, kendisinden ilk demeci alan Gazeteci Fakir Yılmaz ARÜ’ye yen rektörün atanması ardından yaptığı açıklamada; ‘Şimdi hizmet zamanı, başta ARÜ’nün rektörlüğü için Ardahan’a gelip, ‘Ben Ardahanlıyım, Ardahan’ı çok seviyorum. Ardahan’a hizmet için Ardahan Üniversitesine Rektörülüğüne adayım’ diyen Ardahanlı profesörlerin rektör olmadılar diye yine Ardahan’ı unutup, kenara çekilmemelerini ve gelip ‘Rektö olmasakta, öğretim üyesi olarak Ardahan’a hizmet etmeye hazırız’ demeliler. Bunu yaparlarsa biz Ardahanlılar da onların gerçek Ardahan sevdalısı oldukların anlarız’ diyerek ARÜ Rektörlüğüne Aday olup, seçilemeyen Ardahanlı Öğretim Üyesi olanlara ‘Şimdi gelin çok sevdiğiniz Ardahan’ın üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapın’ dedi.



**KÜRTÇE KAYIP OLAN DİLER ARASINDA DEĞİL Mİ?


DÜNYADA konuşulan yaklaşık 7 bin civarındaki dil, şive ve lehçeden yüzde 80’inin kaybolma tehlikesiyle yüz yüze olduğu bildirildi. Ardahan Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Gürkan Doğan, “insanlık mirası olan bu dilleri bütün söz servetleriyle birlikte derlemek, incelemek ve insanlığın hafızasına kaydetmek en temel insani görevlerimizden biridir. Özellikle üniversitelerin bu konuda özel farkındalık çalışmaları yapmaları ve bir an önce tüm dünyada bu tehlikeye karşı önlem almaları gerekmektedir” dedi.

Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB), Harvard Üniversitesi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Türk Dil Kurumu (TDK) ve Ardahan Üniversitesi (ARÜ) tarafından ortaklaşa olarak ‘Uluslararası Tehlike Altındaki Diller’ konferansı, 13- 16 Ekim 2014 tarihleri arasında yapıldı. ‘Uluslararası Tehlike Altındaki Diller Konferansına sunulan bildirileri; dünyanın en ünlü yayınevlerinden olan Brill tarafından kitaba dönüştürüldü. Editörlüğünü Ardahan Üniversitesi kurucu Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz ve Prof. Dr. Gürkan Doğan’ın üstlendiği kitabın büyük bir tükeniş endişesini çizgilerle anlatan kapak resmini Doç. Dr. Ahmet Ali Aslan çizdi. Brill, 1683 yılından bu yana süregelen yayın politikası dışına çıkarak kendi grafikerleri dışında bir ressamın özgün çizimine basmış olduğu bir kitabın kapağında yer verdi.




TÜRKİYE DE BAĞLANTILI

Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Gürkan Doğan, kitapta bölgede bulunan tehlike altındaki diller üzerine yapılmış ve dünyanın dört bir yanından gelen tanınmış bilim insanlarının yaptığı 20 önemli araştırmanın yer aldığını belirtti. Prof. Dr. Doğan Güney Amerika, Güney Afrika, Hindistan, Orta Doğu, Sibirya ve Kafkasya’nın tehlike altındaki dillerin en yoğun bulunduğu kırmızı çizgide yer aldıklarını söyledi. Türkiye’nin kırmızı çizgideki hinterlandın büyük bir kısmıyla doğrudan ve dolaylı bağlantıları bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Doğan, dilbilimcilere göre 100 yıl sonra, şu an dünyada konuşulan yaklaşık 7 bin civarındaki dil, şive ve lehçeden yüzde 80’inin kaybolma tehlikesiyle yüz yüze olduğunu anlattı. Prof. Dr. Doğan şöyle konuştu: 

“UNESCO yöneticisi Koichiro Matsuura’ya göre, ‘Bir dilin kaybı birçok kültürel kayba da yol açar, şiirlerden efsanelere, özdeyişlerden fıkralara kadar. Dillerin kaybı insanlık için biyoçeşitliliğin de kaybıdır. Çünkü diller doğa ve evren hakkında birçok bilgi taşır.’ Bugün bazı diller çok az konuşanı kaldığı için sürdürülemez durumda, ama dilbilimciler, dili konuşan toplum da bunu isterse, hiçbir iz bırakmadan kaybolmasın diye, gelişkin kayıt teknolojilerinden de yararlanmak suretiyle, o dili olabildiğince kayda geçirebiliyorlar. Tehlike altındaki bazı dilleri birçok sebepten dolayı yaşatmak mümkün olmasa da, büyük bir insanlık mirası olan bu dilleri bütün söz servetleriyle birlikte derlemek, incelemek ve insanlığın hafızasına kaydetmek en temel insani görevlerimizden biridir. Özellikle üniversitelerin bu konuda özel farkındalık çalışmaları yapmaları ve bir an önce tüm dünyada bu tehlikeye karşı önlem almaları gerekmektedir.”



Vali Özefe, Teog Şampiyonlarını Misafir Etti..


Ardahan Valisi İbrahim Özefe, Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş (TEOG) sınavında soruların büyük çoğunluğunu çözerek il genelinde dereceye giren öğrencileri misafir etti.

Vali Özefe, TEOG sınavında 120 sorudan 119’unu doğru cevaplayan merkez 23 Şubat Ortaokulu öğrencisi Egemen Erdoğan, 118 soruyu doğru cevaplayan Göle 30 Eylül Ortaokulu öğrencileri Berkin ve Mutlu İlkin Kasımoğlu, 117 soruya doğru cevap veren merkez Cemal ve Zekiye Vatan Ortaokulu öğrencisi Funda Ateş, 117 soruyu doğru cevaplayan merkez 23 Şubat ortaokulu öğrencisi Zeynep Sıla Kement, 117 soruyu doğru cevaplayan Göle Şehit Er Kemal İzci Ortaokulu öğrencisi Sıla Özkan ve 117 soruyu doğru cevaplayan Göle 30 Eylül Ortaokulu öğrencisi Çağla İsmailoğlu’nu misafir etti.

Başarılarından dolayı öğrencileri tebrik eden Vali Özefe, “Öğrencilerimizi bu çok önemli başarılarından dolayı kutluyorum. TEOG sınavında ilimizin bir önceki yıla oranla puanını arttırması, Türkiye ortalamasına biraz daha yaklaşmış olması bizim için sevindirici olmuştur. Öğrencilerimizin başarılarının sürekli olabilmesi için hep birlikte çalışacağız ve elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Bugün burada misafir ettiğimiz öğrencilerimizin başarısı ilimizin genel anlamda eğitimde ki başarısına da katkı sunmuştur. Bundan dolayı öğrencilerimizi bir kez daha tebrik ediyorum ve ikinci sınavlarında da aynı başarıyı göstermelerini temenni ediyorum. Öğrencilerimizin başarılı olmasında öğretmenlerimiz kadar şüphesiz ailelerinde büyük payı var. Ben öğrencilerimizin velilerinde de ayrıca teşekkür etmek istiyorum” dedi.

Vali Özefe, TEOG şampiyonu öğrencileri, karne ve başarı belgelerini vererek uğurladı.


**Donald Trump’ı Benden Farklı mı Konuştu?..


Bugünden itibaren ne yapacağı büyük bir merak ile beklenen Amerika’nın 45. Başkanı Donald Trump’un devir, teslim töreninde yaptığı konuşmayı dinlediniz mi bilmem ama ben kendisini dinlerken dünyanın artık mikro milliyetçilik politikaları ile yön alacağını anladım..

Çünkü Donald Trump bizim ARDA/FED aracılığı ile oluşturmaya çabaladığımız toplantılarda yüksek sesle seslendirdiğimiz ‘Önce Ardahan, Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ şiarımızı başına geçtiği ABD adına seslendiriyordu..

Yani dünyanın jandarması bir önce can sonra canan deyip, bizlerin KAI denen saçmalıkları elimizin tersiyle ittiğimiz gibi Donald Trump’da önce ABD diyordu..

Evet, dünyadan kopmadan, dünya ile hareket ederken önce Ardahanlı olma bilinci, sonra da güçlü bir Ardahan Lobis gibi önce ABD diyordur Donald Trump..

Yani dernekçiliği küçümseyip, dernek, federasyon, vakıfları küçümseyenler dünya artık yerel bilinçlenme, yerele sahiplenmekle yön alacağını anlattı dünkü başkanlık konuşmasında Donald Trump..

Her satır başında; ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, aslında kendisinden bir şey olmadığını saklamak isteyenlerin kendilerinde olmayan öz güveni tüm topluma yayanları da işaret eden Donald Trump’ın bu çıkışını getirip, inandığı düşüncesinden taviz vermeyen ve başkanlık yolunda epey yol alan Cumhurbaşkanı/Başkan Recep Tayyip Erdoğan’a da yakıştırabilirsiniz..

Çünkü Erdoğan’la başlayan ‘liderim ben, kendi doğrumla varım’ diyerek ABD’nin 45. başkanı olmadı mı Donald Trump?

Şimdi soruyorum çanta, facebokk, tabela yada birilerinin emrinde ki dernek başkanlarına ve de ‘Bizden bir şey olmaz’ deyip, bir şeyler anlatmaya, yapmaya çalışanlara beş kuruş faydası olmayıp, memleketin, Ardahan adının önünde ki takoslara..

Ve;

‘Ya onca toplantı yaptınız da ne oldu, memleket mi kurtuldu?’ diyenlere; Biz dik durarak Ardahan’ın, Ardahanlının önünün açılacağına inananlardanız..

Bizi kendilerin benzetmeye çalışmak için, imkansızlıklarımızı bilip, bu yolla bizi terbiye etmek isteyenler siz hele şu Donald Trump’ın konuşmasını bir dinleyin..

Dinleyin ki Donald Trump’un benden farklı bir şey demediğiniz anlarsınızı..

Tabi anlamak isterseniz..


**Üniversiteden Haberler..


TYSD Üniversiteye Dava Açmaya Hazırlanıyor


*08/04/2015 Tarihli Haber


Yardım Sevenler Derneğinin Yaptırdığı Kız Öğrenci Yurdunu Kiraya Veren Üniversiteye tepki gösteren İstanbul YSD Derneği Şube Başkanı Yıldır Laçinel Protokole Uymayan Rektörü Dava Etmeye Hazırlandıklarını Söyledi..


**KÜNİB V. OLAĞAN KONGRESİ İÇİN GERİ SAYIM BAŞLADI


“Bir Gelecek Projeksiyonu…” sloganıyla 2009 yılında Ardahan Üniversitesi’nin öncülüğünde kurulan ve günümüzde 14 ülkeden 82 üniversitenin üyesi olduğu uluslararası bir akademik işbirliği kuruluşu olarak dikkat çeken Kafkasya Üniversiteler Birliği (KÜNİB), bölgesel sorunlara çözüm aramaya ve küresel çapta yol haritaları sunmaya devam ediyor. Geçen yıl IV. Olağan Kongresi’ni Başkent Ankara’da “Kafkasya’nın Geleceğinde Enerjinin Rolü” temasıyla düzenleyen KÜNİB, bu yıl ise 5. Olağan Kongresi’ni “Kafkasya Bölgesi’ndeki Üniversitelerin Akreditasyon Sorunları ve Çözüm Önerileri” çerçevesinde İran’ın köklü şehirlerinden Tebriz’de gerçekleştiriyor. Yeni üye üniversitelerin katılımıyla 19 Mayıs 2015 Salı günü yapılacak KÜNİB V. Olağan Kongresi’ni T.C. Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç onurlandıracak. Bölge üniversitelerinin akreditasyon sorunlarının tartışılacağı kongreye Türkiye başta olmak üzere onlarca ülkeden üst düzey birçok devlet adamı, bürokrat, rektör, yönetici, akademisyen ile basın mensupları katılacak.  KÜNİB V. Olağan Kongresi’ni YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç Onurlandıracak


KÜNİB’in önceki yıllarda düzenlediği kongrelere; T.C. Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Nabi Avcı, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Azerbaycan Milli Eğitim Bakanı Mikail Cabbarov, T.C. YÖK Eski Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinkaya, T.C. Cumhurbaşkanlığı Eski Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa İsen İran Enerji Bakanlığı Genel Müdürü Hossein Bonakdari gibi önemli isimler teşrif etti. İran’ın Tebriz kentinde 19 Mayıs 2015 Salı günü başlayacak olan KÜNİB V. Olağan Kongresi, YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın katılımı ile gerçekleştirilecek.


**ÇUKUROVA’DA ARÜ RÜZGÂRI..


Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen “Gençlik Projeleri Destek Programı (GPDP)”  kapsamında Ardahan Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği tarafından uygulanmakta olan “100. Yılında 100 Gençle Çanakkale’ye”  Projesi çerçevesinde okullarda “Tarihimizde ve Coğrafyamızda Çanakkale” adlı konferans düzenlendi.26 Şubat 2015 tarihinde Ardahan Halitpaşa Anadolu Lisesi ve Yunus Emre Anadolu Öğretmen Lisesinde düzenlenen konferansa Ardahan Üniversitesi Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Ahmet Evren Erginal ve Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük konuşmacı olarak katıldı.   Proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük,  Çanakkale Savaşı’nın başlamasından bitimine kadar olan çeşitli tarihsel olaylarla ilgili bilgiler verdi. Yrd. Doç. Dr. Küçük,  zaferin yokluk ve imkânsızlıklarla kazanıldığını dile getirerek, “Çanakkale zaferi, milletimizin zor şartlar altında çok güçlü ordulara karşı verdiği mücadeleyle destanlaşmıştır. Eşine az rastlanır bir kahramanlık destanı ve tarihimizin dönüm noktalarından biridir. Anadolu’nun farklı bölgelerinden gelen milli ve manevi duyguları ortak yüz binlerce Türk insanı, adeta Çanakkale siperlerinde tek vücut olmuştur. Çanakkale Zaferi’nin başarılmasında ki en büyük güç, milletin milli ve manevi yönden bir bütün haline gelmiş olmasıdır” dedi.  Ardahan Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Evren Erginal konuşmasında Çanakkale Savaşı’nın manevi değerinin yanı sıra coğrafik önemine de değindi. Doç. Dr. Erginal, “Bugün bile Gelibolu yarımadasını ve Çanakkale Boğazı’nı gezip görenler halen mermi ve kemiklerle karşılaşıyor. Savaşların geçtiği yarımadadaki tatlı su kaynaklarının tamamı, Türk askerlerinin kontrolündeydi. Ayrıca boğazın topografik özelliği, düşman gemilerinin ilerlemesine engel olmuştur. Bölgeye hâkim tepeler ve tatlı su kaynaklarının mevcudiyeti, Türk ordusunun düşman kuvvetlere karşı üstünlüğünü sağlamıştır. Gelibolu yarımadasına yapılan çıkartma gecesi aniden çıkan fırtına, İngiliz kuvvetlerinin farklı bölgeden karaya çıkmasına sebep olur. Bu gelişme savaşın seyrini değiştirerek Türk milletini galibiyeti getirir” ifadelerini kullandı. Programın sonunda proje koordinatörü Yrd. Doç. Dr. Levent Küçük Ardahan Şehit Aileleri Yardımlaşma Derneği tarafından uygulanmakta olan “100. Yılında 100 Gençle Çanakkale’ye”  Projesi kapsamında Ardahan’da eğitim veren bütün okullarda projeyle ilgili konferansların verileceğini belirtti.


Ardahan Üniversitesi (ARÜ), Çukurova Üniversitesi’nin ev sahipliğini yaptığı 13. Çukurova Yükseköğrenim Tanıtım Günlerine katıldı. Tanıtım günleri, 26-27 Mart 2015 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesi Sakıp Sabancı Spor ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.


Geleceklerini planlayan öğrenciler ile Türkiye’nin 22 farklı üniversitesinin bir araya geldiği etkinlik iki gün boyunca devam etti. 26 Nisan 2015 Perşembe günü başlayan etkinliğe çok sayıda protokol üyesi, bürokrat, öğrenci ve öğrenci velileri katıldı.  


Yaklaşık 10 bin kişinin ziyaret ettiği tanıtım günlerine ARÜ’nün standına öğrenciler, veliler ve okulların rehber öğretmenleri tarafından yoğun ilgi gösterildi. Standı ziyaret eden katılımcılar, Ardahan Üniversitesi hakkında detaylı bilgiler aldı. Ayrıca Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar ve Senato üyeleri ARÜ standını gezerek bilgi aldı. 


Fuar sonunda üniversite temsilcilerine Çukurova Üniversitesi tarafından birer  “Katılımcı Belgesi” takdim edildi.


 


**ARÜ İDARİ PERSONELLERİNE EĞİTİM VERİLDİ..


Her geçen gün büyüyen ve gelişen Ardahan Üniversitesi, kurumsal yapısına güç katmak için idari personellerin eğitimine de gereken önemi veriyor. ARÜ idari personellerine yönelik, idari ve mali konularda uygulama birliğinin sağlanması amacı ile bir eğitim semineri düzenlendi. 27 Mart 2015 Cuma günü İBEF Kırmızı Salon’da gerçekleştirilen seminere Genel Sekreter Ercan Gültürk, Genel Sekreter Yardımcısı ve Strateji Geliştirme Daire Başkanı M. Kenan Tan, daire başkanları, şube müdürleri ve mutemetler katıldı.

Saat 10.00’dan itibaren başlayan seminerin açış konuşması Genel Sekreter Ercan Gültürk tarafından yapıldı. Üniversite birimleri arasında koordinasyon ve işbirliğinin daha sağlıklı bir biçimde sağlanması amacıyla bu toplantının yapıldığını belirten Gültürk, konuşmasını yapmak üzere sözü Genel Sekreter Yardımcısı ve Strateji Geliştirme Daire Başkanı M. Kenan Tan’a bıraktı. Tan, konuşmasında üniversite idari birimleri arasındaki uygulama birliğinin nasıl sağlanacağına yönelik önemli bilgiler verdi. Seminer soru-cevap şeklinde devam etti. Tan’ın konuşmasını tamamlaması ile seminer sona erdi. 


**DOÇ. DR. ÇELİK “GÜNEYDOĞU ANADOLU NEOLİTİĞİ”Nİ ANLATTI?


Ardahan Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi (İBEF) Konferanslar Serisi’nin dördüncüsü İBEF Dekanlığı tarafından gerçekleştirildi. 16 Mart 2015 saat 15.00’de İBEF Kırmızı Salonda yapılan konferansta, Güneydoğu Anadolu’da yeşeren ve ardından Orta Anadolu ve Batı Anadolu’ya aktarılan Neolitik dönem özellikleri hakkında İBEF Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Bahattin Çelik tarafından katılımcılara önemli bilgiler verildi.


Konferansta Doç. Dr. Bahattin Çelik, Diyarbakır, Siirt, Batman, Adıyaman, Gaziantep ve Şanlıurfa ili sınırları içerisinde yer alan Neolitik dönem yerleşimleri üzerine yapılmış ve şu anda sürmekte olan çeşitli çalışmalardan bahsetti. Doç. Dr. Çelik, “İncelenen yerleşimlerin tümünün Çanak Çömlekli ve Çanak Çömleksiz Neolitik döneme (Cilalı Taş Devri) ait özellikleri var. Dönemin sivil ve dini mimarileri Anadolu uygarlığının aydınlatılması için büyük bir önem taşıyor.” dedi. Doç. Dr. Bahattin Çelik, dini yerleşimlerin bazılarında rastlanılan “T” şeklinde dikme taşların yer aldığı kült yapılarını içinde barındıran yerleşimlerin olduğunu belirtti. Ayrıca konferansta yapılan çalışmalar sırasında bu tür yerleşimlerden ele geçmiş kireçtaşına oyulmuş hayvan kabartmaları, heykeller ve bezemeli taş kap örnekleri fotoğraflarla gösterildi.


Programın sonunda Doç Dr. Bahattin Çelik dinleyicilerden gelen soruları yanıtladı.


**YÖRESEL PEYNİRLER AB PROJESİ İLE KAYIT ALTINA ALINIYOR..


2014 yılı Teklif Çağrısı Erasmus+ Mesleki Eğitim Stratejik Ortaklıklar Projeleri, Erasmus+ Ana Eylem 2 – Stratejik Ortaklıklar faaliyeti kapsamında desteklenen “Preserving and Marketing Farmhouse Artisan Cheese – Çiftlik Peynirlerinin Korunması ve Pazarlanması ” başlıklı projenin ilk toplantısı 1-3 Nisan 2015 tarihleri arasında Ardahan Üniversitesi Yenisey Konukevi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Programa proje ortakları olarak Ardahan ve Kars İlleri Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri, Boğatepe Çevre ve Yaşam Derneği, Slow Food Italia Associazione (İtalya), Spanish Network of Farmhouse and Artisan Cheese Makers (İspanya), Slou Fud Bitola (Makedonya) gibi uluslararası kuruluşların katılım ile gerçekleştirildi. Proje ekibi, birinci gün yapılan sunumların ardından Kars ve Ardahan illeri genelinde peynir üreticilerini ziyaret ederek mandralarda saha uygulamaları gerçekleştirdi. 3. Gün yapılan değerlendirme toplantılarının ardından tanışma toplantısı sonlandırıldı.


“Preserving and Marketing Farmhouse Artisan Cheese – Çiftlik Peynirlerinin Korunması ve Pazarlanması” başlıklı proje, 1 nisan 2015 tarihinde yapılan açış konuşmaları ile başladı. Toplantıya ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gürkan Doğan, ARÜ Genel Sekreteri Ercan Gültürk, ARÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sebahat Şeker, Ardahan Sanayi ve Ticaret Odası Başkanı Çetin Demirci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Şube Müdürü Halil Apaydın, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ardahan İl Müdürü Mustafa Tanı, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kars İl Müdürlüğü Gıda Kontrol Şube Müdürü Vargın Boy, Boğatepe Çevre ve Yaşam Dernek Temsilcisi İlhan Koçulu, İspanya’dan Remedios Carrasco Sánchez, María Jesús Jiménez ile Angel Nepomuceno, İtalya’dan Mabel Redaellı ile Francesca Baldereschı, Makedonya’dan Natasa Mateva, Elena Karovska, Nikola Georgıev, Skender Ame ile Mr Blazo Janevski, ARÜ’lü akademisyenler ve idari personeller katıldı.  ARÜ Yenisey Konukevi’nde saat 9.30’dan itibaren başlayan toplantının açış konuşması ARÜ Öğretim Üyesi ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Ahmet Evren Erginal tarafından yapıldı.

Doç. Dr. Erginal; ‘Projemizin Amacı Çiftlik Peynirleri Üretim Tekniklerini Ortaya Koymak, Geliştirmek’

Doç. Dr. Erginal konuşmasında projenin konusu, kapsamı ve amaçlarını açıkladı. Ardahan Üniversitesi’nin her geçen gün büyüdüğüne dikkat çeken Doç. Dr. Erginal, bu projenin ARÜ ev sahipliğinde  gerçekleştirilen ikinci Avrupa Birliği projesi olduğunu belirtti. Projenin iki yıl süreceğini belirten Doç. Dr. Erginal sözlerine şöyle devam etti; “Projemizin amacı çiftlik peynirleri üretim tekniklerini ortaya koymak, geliştirmek. Birinci amacımız bu. İkinci amacımız pazarlama ve tanıtım stratejileri geliştirmek, tabi bu konu da yerel üreticilere gerekli profesyonel desteği sağlayabilecek bilgileri ortaya çıkarmak. Üçüncü temel amacımız ise, gıda ve güvenlik düzenlemelerinin geliştirilmesine katkı sağlamak.” Şeklinde konuştu. Yöresel olarak üretilen bazı peynir çeşitlerinin sadece üretildiği bölgede bilindiğini belirten Doç. Dr. Erginal, bu peynirlerin yapılış şeklinin babadan oğula geçerek devam ettiğini ifade etti. Doç. Dr. Erginal, gerçekleştirilen proje ile bu yöresel peynirlerin üretim tekniklerinin kayıt altına alınarak uluslar arası alanda tanıtılacağını vurguladı.

Rektör Prof. Dr. Korkmaz;’ Bu Çalışma Bölgemiz İçin, Ardahan İçin Çok Büyük Önem Arz Ediyor

Programda konuşma yapan ARÜ Rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz, Avrupa Birliği projelerinde yerel tatlara önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Her bölgenin kendi geleneksel ürünlerine önem vermesi gerektiğini vurgulayan Rektör Prof. Dr. Korkmaz, Ardahan ve Kars yörelerinde geleneksel peynirlerin üretilmesi gerektiğini belirtti. Projenin Ardahan ve Kars bölgesi için olan önemine değinen Rektör Prof. Dr. Korkmaz şöyle konuştu; “ bu çalışma bölgemiz için, Ardahan için çok büyük önem arz ediyor. Bölge kaynaklarının hem yerel hem uluslar arası çapta incelenmesi çok önemli.” dedikten sonra projede emeği geçenlere ayrı ayrı teşekkür etti. Açış konuşmalarının tamamlanmasının ardından toplantı yapılan sunumlar ile devam etti.

Toplantının ilk sunumu Boğatepe Çevre ve Yaşam Dernek Temsilcisi İlhan Koçulu tarafından yapıldı. Koçulu, ‘Çiftlik Peynir Çeşitlerinin Üretim Metotlarının Saptanması ve Dökümantasyonu’ isimli sunumunu gerçekleştirdi. Ardahan ve Kars bölgesi hakkında genel bilgiler veren Koçulu yapmış oldukları bir araştırmanın sonuçlarını katılımcılar ile paylaştı. Yöreye özgü bir peyniri katılımcılara tanıtan Koçulu şöyle konuştu; “ kurutulduktan sonra iki yıl kadar bekleyebilen bu peynir, bir iki işlemden sonra tekrar taze formatına dönebiliyor.” Yaptıkları araştırma kapsamında Kars ve Ardahan yöresinde 30 çeşit peynir tespit ettiklerini belirten Koçulu, daha önce gün yüzüne çıkmamış olan peynir çeşitlerini katılımcılar ile paylaştı.

Toplantının ikinci sunumu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Şube Müdürü Halil Apaydın tarafından yapıldı. Apaydın Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın mevzuatı ve gıda güvenliği konularında bilgiler verdi. Toplantı İtalya’dan katılan Mabel Redaellı’nin sunumu ile devam etti. Redaellı’nin İtalya’daki peynir üretim teknikleri ve peynir türlerini tanıtan sunumunu tamamlamasının ardından Makedonya’dan toplantıya katılan Elena Karovska sunumunu gerçekleştirdi. Sunumların tamamlanması ile birinci gün oturumları sonlandırıldı.


Proje Ekibi Yerel Üreticileri Ziyaret Etti


Toplantının ikinci günü saha çalışmaları ile devam etti. Proje ekibi Kars Organize Sanayii’nde faaliyet gösteren süt ürünleri imalathanelerini ziyaret ederek, üretim teknikleri hakkında bilgiler aldı. İmalathanelerdeki ziyaretlerin ardından ekip, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kars İl Müdürlüğü’nü ziyaret etti. Proje ekibi, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kars İl Müdürü Dr. Hüseyin Düzgün ile bir toplantı gerçekleştirdi. Kars ilinin hayvancılık ve peynir üretimi konusunda oldukça iyi olduğunu belirten Düzgün; İtalya, İspanya, Makedonya ve Türkiye’nin Akdeniz ülkeleri olması nedeniyle benzer özelliklere sahip olduğunu ifade etti. Düzgün, gerçekleştirilen proje ile ülkelerin birbirleri ile bilgi alış verişi yaparak karşılıklı olarak tecrübelerin paylaşılacağını ifade etti. Düzgün’ün konuşmasının ardından Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kars İl Müdürlüğü Gıda Kontrol Şube Müdürü Vargın Boy Kars ilindeki hayvancılık ve peynir üretimleri ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Proje ekibi Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Kars İl Müdürlüğü’ndeki ziyaretin ardından Kars ili Arpaçay ilçesine bağlı Bozyiğit Köyü’nde Tahsin Göksu’ya ait olan ve tamamen organik üretim yapan mandırayı ziyaret etti. Yapılan ziyaretlerin ardından proje ekibi akşam saatlerinde Ardahan’a geri döndü.

Toplantının üçüncü günü İspanya’dan katılan Remedios Carrasco Sánchez ile Angel Nepomuceno tarafından yapılan sunumlar ile devam etti. Yapılan yuvarlak masa toplantılarının ardından tanışma toplantısı tamamlandı. Toplantı sonunda katılımcılara birer adet katılımcı belgesi takdim edildi.

Yapılan tüm konuşmalar anlık olarak Türkçe ve İngilizce olarak tercüme edildi.