BAŞKAN KENDİ KÖYÜNÜN KALDIRIMLARINI YAPTI!..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Başta Çıldır Belediyesi olmak üzere ilçe belediyelerinin yanı sıra Ardahan’ın tek Beldesi Köprülü’de devam eden kent içi yol ve kaldırım çalışmalarına ara verilmeden devam edilmekte.




Nüfusu ikibinin altına düştüğü ve ilçe konumunu kayıp etmemek için Çıldır’a bağlanan Çıldır Yıldırımtepe (Rabat) (köyü) Mahallesinin iç yolarını yaptıran aynı köylü ve aynı zamanda Ardahan Belediyeler Birliği Başkanı olan Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizioğlu başında bulunduğu ilçeye kendi köyü gibi bağlanıp, mahalle olan eski belde Aşıkşenkil (Suğara) Mahallesinin iç yollarının da kaldırım taşları ile yenilendiğini açıkladı.

Bir süre önce ışıklandırılmaya ve bayrak asılmaya çalışılan ama bazı kişilerin enerji hatlarını kesip, trafoyu tahrip etmesi nedeniyle yeniden karanlıkta kalan Şeytan Kalesinin de sınırları içinde bulunduğu Rabat Mahallesinin yanı sıra Suğara mahallesinin yollarının kaldırım taşları ile yenilendiğini belirten Başkan Azizioğlu bu çalışmaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı katkıları ile gerçekleştirdiğini de belirtti.



U DÖNÜŞ, İKTİDARA YÜRÜYÜŞ!


Biz gazetecileri de etkileyen ve önüne gelenin açtığı sayfa ile çeper dibi dedikodularla gazetecilik yaptığını sanmasına neden olan ve önce Twitter, Facebook gibi internet sayfaların sahiplerini etkileyecek olan ve akabinde milyonlarca kullanıcısını dizayn edecek denilen sosyal medyaya yönelik bir dizi yükümlülük ve yaptırım öngören yasa onca kızılca, kıyamete rağmen kısa sürede unutulan Barolar yasası gibi teklifi TBMM Genel Kurulu’nda jet hızıyla geçti.

Ve bu gelişme ardından ajanslara düşen bir habere göre başta Whatsapp, Telegram gibi uygulamaların yasaklandığına ilişkin haberler yayınlandı.

Gerçi bu tür haberler bu yasa hazırlanırken de yapılmış, barolar yasası öncesi gibi kıymetler koparılmış ve üst satırlarımda dediğim gibi kısa sürede unutulmuştu.

Ve bu haberin hemen ardından yani birkaç saat dolmadan, dakikalar geçmeden yeni bir açıklama daha düştü, aynı ajanslara..

Evet, aynı gün bir saat içinde yani bir önceki haber de mevcut iktidarı kızdırmamak, üzmemek için mecliste geçen yasa ile ilgili haberi sağından, solundan bin bir şekilde biçip kesip, yani işini kısacası aynı iktidarın gazeteler ve medya üzerinde kurduğu sansürden sonra sosyal medyaya da sansür konulduğunu demeden nazikçe yaptıkları habere de fırça yemiş, süt dökmüş kedi misali U dönüşü yapılmıştı.

Ve bir önceki haberlerini doğru olmadığını,

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde yapılan bir açıklama ile düzeltme telaşına düşmüştüler..

Ve ‘Ele değilmiş, beleymiş’ denilerek gazete, medya üzerinde kurulan sansürün sosyal medyaya da geldiğini diyeceklerine,  Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinde gelen ‘Basında ve sosyal medyada yer alan kamu personeline Whatsapp, Telegram gibi mesajlaşma uygulamalarının yasaklanması yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını bildirdi.’ şeklinde düzeltilmişti..

Yani U dönüşü yapılmıştı..

 Tam bu haberleri okuyup, yazımı tamamlarken bu kez yazımı yazdığım memleketimde bir haber aynı ajanslara düşüyordu..

Habere dönüp, baktığımda yaklaşık 4 aydır ısrarla yazdığım bir haberin yukarıda ki haber gibi yumuşatılarak verilmeye çalışıldığını görüyordum..

Yani benim 4 aydır yayla yolları bozuk, geçimlerini hayvancılık yaparak sağlayan vatandaşlar zorda haberlerime ‘Vali, Kaymakam, İl Özel İdare, İl Genel Meclis Üyeleri, Muhtarlar’ ve diğer idarecilerin ilgisizliği dolaysıyla yıllardır yaşanan, yazılan  yayla yolları ile ilgili haberlerime benzer bir haber düşmüştü U dönüşü yapmakla meşhur haber ajanslarına ve piyasada gazeteci diye dolaşan onların muhabirlerine..




Haber aynen şöyle;’ Posof yaylaları çamur bataklığına dönüştü.. Yaz aylarında dahi kar eksik olmayan yaylalarda etkili olan sağanak yağmur özellikle yayla yollarında sürücülere zor anlar yaşatıyor. Yayla yollarının yapılmasına rağmen yayla evleri arasına sağanak yağış sonrası oluşan bataklık araçların geçişini engelliyor. Yaylaya çıkan araçlar çamura gömülürken yolda kalan bir araç yaylada bulunan bayanların yardımıyla kurtarıldı. Yaylada bulunan vatandaşlar yetkililerin bu konuda bir çare bulmasını istiyorlar.’

Bu haberi okuyan bir gazetecinin ya da o yollarda çile çeken insanların ‘Ulan bu ne U dönüşü’ diyesini getiren bu haberde ki  ‘Yayla yollarının yapılmasına rağmen’ satırı ve çamur olan yolların suçlusunun o yollarla ilgilenmesi gerekenler değil de sanki yağmurun, doğanın suçuymuş gibi bir formatta yapılması diğer bir gerçeği daha ortaya koymakta..

O gerçekte yine çeper diplerinde yapılan dedikodularla ’20 Yıldır iktidarda olan bu iktidar hiç bir şey yapmadı’ diyenlerin U dönüşlerinden öte bir şey olmadığını ve bu U dönüşü oldukça iktidarın yürüyüşüne devam etmesinden başka bir şey olmadığıdır..

İşin kısacası suç iktidarda değil, gerçekler karşısında yani mecliste çıkan yasanın sansür olduğunu bile bile, çamurlu yolların yıllardır yapılmadığını göre göre U dönüşü yapıp, kıvırtan muhalefetinden, basın ve medyasından, tutunda gördükleri gerçeklere rağmen susup, çamurlu yolda kalan arabasını itip,kurtarmaya çalışan vatandaşta, olduğunu kabul etmek gerek..




DARBE KALKIŞMASI OLMASAYDI


ÇILDIR’A GİDECEKMİŞ!


arşiv haber 31/01/2016 haber/yorum


Ardahan Değil, Aydın’a..


ATV/A Haber ortak canlı yayınına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, demokrasi nöbetlerinin ne zaman sona ereceği yönündeki soruyu yanıtlayıp, 7 Ağustos pazar günü İstanbul/Yenikapı’daki mitingle taçlanarak sona ereceğini söylerken 15 Temmuz’da darbe kalkışması olmasaydı Çıldır’a gideceğini de belirtti.


Ancak Erdoğan’ın bahsettiği Çıldır Ardahan Çıldır’ın değil, Çıldır ile aynı ismi taşıyan Aydın Çıldır Havalanı olduğu ortaya çıktı.



**Bir Ailenin Soyismi..


Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sını olan Çıldır ilçesi ile aynı ismi taşıyan ve Erdoğan’ın ‘Darbe kalkışması olmasaydı Çıldır’a gidecektim’ dediği Çıldır Ege bölgesinde bulunan Aydın’da yapılan bir havaalanının adı.


Havaalanı yapılması şartı ile 1956 yılında 500 dönüm arazisini Devlet Hava Meydanları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne şartlı olarak bağışlayan Mustafa Çıldır’ın varisleri 60 yıl aradan sonra bağışladıkları arazi havaalanı yapılmayınca araziyi geri almak için çalışma başlatmış, yaşanan tartışmalar ardından Çıldır soy isimli ailenin soy isminde Aydnın’a bir havaalanı yapılmıştı.


Ayrıca Türk Hava Yollarına ait Çıldır isimli birde uçak bulunmakta.



**DEMOKRASİ KAYMAĞI YİYENLER NEREDE?


Demokrasi mücadelesinin tavan yaptığı şu günlerde ortada görünmeyenleri sıralamaya kalkarsak sanırım bu köşem yetmez..


Çünkü başta yaptığı açılışlarda onlarsız kurdele kesmeyen Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere birçoğumuzun fark ettiği ve nerelerde oldukları merak edilenler bugünlerde ortalar da yoklar.


Bunlar kimler diye soracak olursanız eğer başta küçük sevgilisiz magazin sayfalarında yer almayan Emlak Bank’ın desteğiyle milyoncuklarla kahvaltılar yapan, oğluna kızıp, balyozla arabasını hurda eden Ali Ağaoğlu ve onun Ardahan versiyonları aklımıza gelir..


Evet, 100 yaşına dayanmış gazilerin o Ardahan’ın soğuk gecelerine karşın, akşamları gelip Ardahan Belediyesinin önünde, ‘Demokrasi Nöbeti’ tuttukları şu günler de o belediyeden leb lebi alırcasına inşaat ruhsatı alan Ardahanlı müteahhitler, Ardahan sorunlarının tartışıldığı toplantılarda olduğu gibi bu tür önemli günlerde ortada gözükmeyen ama Ardahan geliştikçe onların dükkânlarının para ettiği, işlerinin yol aldığı sözüm ona irili, ufaklı esnaf ve işadamları, meydanda vergi mükellefi olmadan iki el sallama ile tüccar olanlar, vali, kaymakam geldiğinde önce çiçek gönderenler, ardından hıngaller yedirenler bugünlerde hiç ortada gözükmüyorlar..


Bilemiyorum ama demokrasi kavgası verip, kendisini paralayanlara bile taş çıkaran Faruk Köksoy ve 50-60 kişilik grubun 15 Temmuz’dan bu yana ortaya koyduğu mücadelenin binde birini yaptıklarına şahit olamadıklarımız gerçekten dün olduğu gibi bugün nerelerdesiniz?


Yoksa, ‘Keşke darbe olsaydı, bizde tankların üzerine çıkıp, ‘yaşasın cunta’ deyip, daha çok mu malı götürme hesaplarınız mı alt üst oldu da, onun yasını mı tutuyorsunuz?


**Çıldır havaalanı..


Musa ALİOĞLU


malioglu@sagaairlines.com


 


Haberin başlığını görünce “Vay be, demek ki Çıldır’a da havaalanı yapılması isteniyor” demekten kendimi alamadım. Düşündüm, Çıldır Kars’ın bir ilçesi. Kars’ta havaalanı var. Bu insanlar bu kadar mı egoist, bu kadar mi dar bölge milliyetçisi. Neden iki adımlık mesafeye havaalanı istiyorlar. Soğuk savaş dönemi olsaydı, ben fanatik sağcı birisi olsaydım “Aman ha, sakın  oraya havaalanı kurmayın, komünistler gelip bombalar. Paralar boşa gider” derdim. Yani, haberin başlığına şaşırmamak lazım. Çünkü, bütün vilayetler sıraya girmiş havaalanı isteriz diye bastırıyorlar. Geçmişte “Her ile, bir havaalanı” politikalarının bir sonucu olarak herkes istemeye devam ediyor. Ama, Allah’tan işbaşında doğru bildiğini dobra dobra söylemekten çekinmeyen bir başbakan ve akılcı, pragmatist yaklaşımları ile herkese mavi boncuk dağıtmaktan kaçınan bir ulaştırma bakanı bakan var.  Siyasal iktidarın bam teline basıp, köşeye sıkıştırıp taviz koparmanın öyle pek de mümkün olmadığı bir dönemdeyiz.


Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin verdiği  bilgilere göre şu anda Türkiye’de tam 67 tane havaalanı ve havalimanı var. Bunun yanı sıra askeri amaçla çalışan havaalanları var. Yani ne yazık ki, 81 ilin tamamında havaalanımız yok. Bu kadar büyük bir coğrafyada her ile havaalanı kurmanın ne kadar doğru, ne kadar rantabl ve ne kadar gerçekci olduğunu bilmemiz lazım. Başbakan’ın işi zor. Her gittiği yerde kendisine aşağı yukarı aynı talepler geliyor. Bizi il yap, bize üniversite kur, bize havaalanı yap. Sen sen ol da gel bu taleplere cevap ver bakalım. Yine aynı şekilde gittiği her yerde Ulaştırma Bakanı Binali Bey de aynı taleplerle karşılaşıyor. Birincisi bize havaalanı yapın, ikincisi uçak seferi koyun. Vallahi Binali Bey, Merkez Bankası Başkanı olsa, bu banka  sabah akşam banknot bassa bu havaalanı taleplerine yetişemez. Yine aynı şekilde Boeing veya Airbus fabrikaları kendisine bağlı olsa bütün illere ve kasabalara uçak seferi yapılmasını sağlayamaz.. Tabii bu işin latifesi. Bu kadar yoğun talep yok, ama gelen taleplere de kulak kabartmak zorundalar. Politika böyle bir şey. Olmasa bile dinleyeceksin.


Bakınız, bu Çıldır Havaalanı meselesi neymiş. Evet, Çıldır Havaalanı yapılsın isteniyormuş, ama Kars’taki Çıldır’a değil, Türkiye’nin en Batısındaki Aydın ilinde isteniyor bu havaalanı. Başbakan geçenlerde Aydın Ticaret Borsası Başkanı Aydın Akyüzlü ve beraberindeki heyeti kabul etmiş.


Ankara’ya çıkarma yapan Aydınlılar  ilin kalkınmasında büyük katkı sağlayacak Çıldır Havaalanı’nın aktif hale getirilmesi için AK Parti Aydın Milletvekilleri ile birlikte Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüler.  Her gelen heyeti olduğu gibi Aydın heyetini de oldukça sıcak karşılayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önce dosyaları ve çok ilginçtir ki 39 yıl önce Aydın’da yayınlanan  Ses Gazetesi’nin 13 Temmuz 1972 günlü nüshasında yayınlanan ‘Çıldır Havaalanı Aydınımıza Kazandırılmalı’ başlıklı haberi bizzat incelemiş. . Aydın Ticaret Borsası Meclisi Başkanı Ankara’ya yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra, destek olsun diye köy muhtarlarını da alıp gitmiş. Bence iyi etmiş. Lobi faaliyetinin yanı sıra , psikolojik baskı da kurmak böyle olsa gerek. Başbakanın Aydın’a özel bir ilgisi varmış.. Türkiye’nin merhum başbakanlarından Adnan Menderes’in memleketi olması sebebiyle oradan gelen taleplere çok ayrı bir önem verirmiş. Gelen heyetle bir de hatıra fotoğrafı çektiren Tayyip Bey, Aydınlılar’ın bu talebini Haziran ayından sonra bizzat takip edeceği sözünü vermiş.


Başkanın verdiği bilgileri yabana atmamak lazım. Bir kere Aydın en önemli turizm merkezlerimizden birisi. Gümrük kapısının açılmasından sonra tarım ürünleri ihracatında da önemli bir artış olmuş.


Başta Ticaret Borsası olmak üzere diğer oda , dernek ve sivil toplum kuruluşlarının bu konuda her türlü fedakarlığa hazır olduğunu belirten Akyüzlü “Herkes uçağa binecek, uçağa binmeyen kalmayacak ” söylem ve sloganlarını çok yerinde bulduklarını belirterek “,’Aydın’da Organize Sanayii Bölgeleri  faaliyete geçti. Üniversitemizde ülkenin çeşitli illerinden yaklaşık 30 bin öğrencimiz var. Bunun yanında Jandarma Er Eğitim Taburu’nda her celp döneminde binlerce asker eğitim görüyor. Jandarma ve üniversiteyi de dikkate almadan yaptığımız araştırmada Aydın’dan her gün İstanbul ve Ankara’ya yüzlerce kişi gidiyor. Bunların yaklaşık 200’ü özel araçları veya çeşitli uçak  firmalarına ait servislerle İzmir Adnan Menderes Havaalanı’na taşınıyor. Bugün potansiyeli Aydın’dan düşük pek çok ilden bile uçak kalkıyorsa Aydın’dan niçin kalkmasın. Aydın’dan günlük alınan uçak biletleri incelenirse Çıldır Havaalanı’nın ne kadar elzem olduğu anlaşılacaktır. Bu hizmet aynı zamanda çok karlı bir yatırım olacağı gibi ileriki yıllarda kargo taşımacılığını tetikleyecektir’ dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yapılan sunumun ardından Ulaştırma Bakanlığı’na geçen Aydın Ticaret Borsası Heyeti Müsteşar Habip Soluk’a Çıldır Havaalanı ve Aydın’dan günlük Ankara ve İstanbul’a alınan uçak biletleri ile ilgili açıklamalar yapmış.  AK Parti Aydın Milletvekili Mehmet Erdem, bu konuda hem şehrilerini biran olsun yalnız bırakmayarak destek olmuş.


Şimdi diyeceksiniz ki, her şey iyi güzel de bu Çıldır kelimesi ne alaka. Neden Çıldır Havaalanı. Başka isim yok muydu? Evet , çok haklısınız benim de aklım hala orada kaldı. Bakınız bu ismin hikayesi de şöyle . Bundan tam 50 yıl önce Aydın’da Çıldır Ailesi 500 dönümlük arazilerini havaalanı yapılması kaydıyla devlete bağışlamış. Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu zamanında ise havaalanına zaman zaman sortilerin gerçekleştiği belirtiliyor. Küçük bir düzenleme ile alana 50-60 kişilik uçakların inebileceğini söyleyen Aydınlılar, Çıldır Ailesi’nin de havaalanının yapılamayışından rahatsızlık duyduklarını dile getiriyor. Hak vermemek elde değil Aydınlılar haklı olarak havaalanı istiyor. Devlet adına Başbakan söz veriyor, bakacağım ve ilgileneceğim. Bu söz onlar için yeter de artar bile. Aydın eninde sonunda havaalanına kavuşacaktır. Bundan eminim.  Onlar da emin olsunlar.