.jpg)
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..

Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..

MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw
BELEDİYE HASTANEYİ MÜHÜRLEDİ!
arşiv haber 07/12/2021 tarihli haber
Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yapımı yılan hikayesine dönen ilçe hastanesine inşaatına mühür vuruldu. Çıldır ilçesi Yeni Mahallede 5 yıldır inşaatı süren 10 yataklı Devlet Hastanesine Çıldır Belediyesince mühürlendi. AK Partili Belediye tarafından mühürlenen hastane inşaatının ruhsatsız olduğu beyan edildi.
Pandeminin devam ettiği, Tırnağı kanayanın çevre illere sevk edildiği, Anjiyo servisi ve Emarı olmayan
Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır ilçesi Çıldır’da ilginç mühürleme.
Ardahan’ın Çıldır ilçesinde yapımı yılan hikayesine dönen ilçe hastanesine inşaatına mühür vuruldu. Çıldır ilçesi Yeni Mahallede 5 yıldır inşaatı süren 10 yataklı Devlet Hastanesine Çıldır Belediyesince mühürlendi. AK Partili Belediye tarafından mühürlenen hastane inşaatının ruhsatsız olduğu beyan edildi.
Mühürlemeyi yaptıran Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu yapmış olduğu açıklamada, ‘’ İlçemizde yapımı süren hastane inşaatının mühürlenmesinin sebebi ruhsatındaki evrakların eksikliğidir. Yapımını üstlenen firmanın eksileri gidermesi halinde mühür ü kaldırıp inşaatın devam etmesine izin vereceğiz. Sonuçta herkes işini düzenli ve mevzuata uygun olarak yapmak zorundadır. Bu işi kimin yaptığından veya nasıl yapıldığından çok verilen projeye ve prosedüre uygun olup olmadığı önemlidir. Biz sadece görevimizi yapıyoruz’’ dedi.
Kaynak: cildirmansetsancagi
10 yataklı hastane bitmezken,
300 kişilik cami için bağış isteniyor!
arşiv haber 01/05/2021 tarihli haber
Başta camilerde topluca namaz kılmaları olmak üzere sosyal yaşamı sanallaştırıp, ekonomiyi durduran ve sokağa çıkma yasaklarını devam ettiren Corona vakalarının devam ettiği şu günlerde 10 yataklı hastanesi bir türlü bitirilemeyen ilçede büyük bütçesi ve başkanının 1 Milyonluk makam aracı sahibi olmasıyla ile sıkça tartışılan Diyanet İşleri Başkanlığı 2 bin 450 nüfuslu yoksul ilçede bağış derdine düştü.

Yaklaşık 3 yıldır inşaatı devam eden 10 yataklı Ardahan’ın Gürcistan ve Ermenistan’a sınır ilçesi, 37 köylü Çıldır Devlet Hastanesi’nin ne zaman açılacağı merak konusu olurken Diyanet İşleri Başkanlığı yayınladığı mesajla, aynı ilçe de inşası devam eden ancak yüklenici firmaların işi yarıda bırakması sebebiyle bir türlü bitirilemeyen 10 yataklı hastanenin tam karşında bulunan 6 katlı, dev kubbeli, 300 kişilik cami için ‘BAŞLAMAK BİTİRMENİN YARISIDIR. ÇILDIR YENİ CAMİİ İNŞAATI DEVAM EDİYOR. Çıldır Yeni Camii Hayırsever vatandaşlarımızın yardımlarını bekliyor. Türkiye Diyanet Vakfı Çıldır Yeni Camii Hesap Numarası :TR 6600 0100 0349 0000 1975 5084. Çıldır Yeni Camii Yaptırma ve Yaşatma Derneği : TR 4000 0100 0349 6419 6938 5001’ diyerek vatandaşlardan yardım istedi.
Bittiğinde ilçe genelinde 38 caminin olacağı ilçede yeni yaptırılan ve 300 kişilik olduğu belirtilen Merkez Cami isimli yeni cami için bağış isteyen ve bu yönde hesap numaralarının yanı sıra ilçe müftülüğüne ait banka hesap numarasını ilan eden Diyanet işler Başkanlığı bağış toplamaya çalıştığı ilçede bulunan bir çok camide imam olmadığı konusunda bir çaba göstermemesi de dikkat çekerken Çıldırlı vatandaşlar, ‘resmi kurumlar arasında bulunan ve 11 Milyon 520 Bin TL.’lik bütçeli Diyanetin corona dolayısıyla doğru dürüst camiye gitmeyen bizlerden bağış isteyeceğine önce imamı olmayan ve kendi bağışları ile yapılan camilere imam atasın sonra da bir kez de olsa kendi bütçesinden yeni camilerini yaptırsın’ demekteler.
Aynı durumun Ardahan merkezde yaşandığı ve 29 bin merkez nüfusu ile Kura Nehri manzaralı Ardahan’da da bizzat Recep Tayip Erdoğan’ın emri ile 7 bin kişilik bir caminin yanında yeni 3 cami daha yapılıyor.
Erdoğan’ın bir cuma günü ziyaret ettiği Ardahan’da mevcut merkez camisinde namaz kılıp, çıktığında caminin küçük olduğunu belirtip, yetkililerden yeni ve daha büyük bir cami istemesi ardından çevre düzeni hala bitmeyen ve inşası yıllardır hala süren 7 bin kişi kapasiteli yeni bir merkez camisi yapılmakta.

Meslektaş Dayanışması Ajansı…
Her iktidara yarayan bir cemaate ait ajansın üst düzey yöneticilerinin 3’lü, 4’lü haber (!) oldukları bir ülkede basın özgürlüğünün 180 ülke arasında ilkte değil, sonlarda 3. ya da 4. olduğunu ve onca çalışanın ya hapiste ya da yapılan siyasi ve ekonomik baskılar dolayısıyla mesleklerini yapmakta zorlandığı bir süreçte gazetecilerin birbirleriyle dayanışma önemi de bir o kadar önemli bir durum.
Çünkü, “Bal tutan parmağını yalar, Minareyi çalan kılıfı hazırlar” ataların yanında “Bir elin nesi var iki elin sesi var” sözünü söyleyen atalarında olduğu bu ülkede bu sözü söylerlerken neyi anlatmaya çalıştıklarını, amaçladıklarını düşündüğümüzde karşınıza karşılıklı dayanışma çıkıyor.
Gerçi o ellerde bulunan parmaklar eşit olmasa da, yani siyasi düşünceleri ayrı olsa da, bu dayanışmaya asıl gazeteciyim diyenlerin ihtiyacı var…
Unutmayalım ki; İlkokulda başlayan eğitim üniversiteye kadar devam ederken de hep bu yönde ders alır birlik beraberliğin önemini kavramaya çalışırız…
İşte, “Bir elin nesi iki elin sesi var” ata sözümüz ve buna benzer mesajları dikkate alıp, dayanışmanın mutlak olduğu düşüncesiyle yol aldığımızda başarının geleceğini, geldiğini çevremizde, etrafımızda ve dünyaya baktığımızda görürüz.
Bir gazeteci olarak dayanışma kültürünün ne kadar önemli olduğunu yazılarımda, düşüncelerimizde sık sık anlatırız. Buradaki anlatım ve söylemin amacı da zaten odur…
Benim 35 yıldır şerefle, onurla yapmaya çalıştığım, düşüncelerimle, düşündüklerimi yazıya dökerek, alın terimle ekmeğimi kazandığım tek geçim kapım olan bu meslekte de darmadağınıklığın olduğu birlik, beraberliğin sağlanamadığı diğer bir gerçektir.
İşte bunu önlemek gazetecileri bir araya toplamak ve onların hak hukuklarına sahip çıkmak, haklarını savunmak için kurduğumuz ve kurulan onca dernek, cemiyet bu birlikteliği sağlamaya çalışan ama istendiği kadar sağlayamayan kurumlar olduğunu da üzülerek not etmek gerek.
Bu durumu bilen bir gazeteci, ülkenin en kuzey sınırında bulunan kentin ismini onurla taşıyan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Derneğince gerekse arayıp, bulduğum, görüştüğüm ve ya da hiç görmesem de telefonla arayarak görüştüğüm meslektaşlarımla bir araya gelme, birbirimize gazetelerimiz, sitelerimiz aracılığı ile alan açıp, hep birlikte güç olmamız gerektiğini anlatır, yazdığım haber ve yorumlarımı onlara da, onların okurlarının da okumasını ve onlarında haber ve yorumlarını bana göndermesini onların yazdıklarını, görüntülediklerini benim okurlarımın da okuyup, izlemesi yorumlamasını öneririm.
Yani gazeteci dayanışması denen güç birliğinin sağlanması halinde hepimizin her birimize ait bağımsız, özgür, olgun, tecrübeli bir ajans olabileceğimizi anlatıp, bugüne kadar mevcut haber sitem www.kuzeyanadolugazetesi.com , E-Gazetemiz www.sonvilayet.net in yanı sıra www.anadoluhaber.gen.tr adlı sitesi olan 4 arkadaşın bir araya gelip, birlikte çıkardığı 23 Şubat Gazetesi, İl olmak isteyen Gebze’nin en güçlü gazetelerinden Hedef Gazetesi ve haber sitesinde, aynı zamanda mesleğimizde öğretim görevlisi olan Selma Kara hanımın yönetiminde ki www.bultentv de, zaman zaman sesli şiirlerinden ilhan aldığım meslektaşım Yüksel Ercan abimin idaresinde ki www.kocaelibakis.com adlı haber sitesinde, Ağrı dağının eteğinde kapısı kayıp sarayın sınırları içinde olduğu Doğubeyazıt ilçesinde yerel ve sanal ortam da yayın yapan www.dogubayazitgazetesi.com da sezona yeni arkadaşlarla, meslektaşlarla tanışmaya, projemi anlatmaya devam ediyorum.
Ve yazdıklarımı en kısa sürede yayına soktuktan sonra güzel mesajı ile benimle sitesinin linkini paylaşan www.sakinca.com , Rize’nin ve Karadeniz’in duyarlı sesi https://kuzeyteve.com da ve daha nicelerin de “şimdilik” güçlü bir ekip kurmuş durumdayız.
Umarım bu dayanışma her gün biraz daha artar ve gerçek gazetecilerin kendileri dışında kendilerine bir patronları olmaksızın daha özgür, daha bağımsız ve daha geniş bir kitleye ulaşan haber ve yorumlarla gerek ülkenin gerekse demokrasinin olmazsa olmazı olan gazeteciliği yaparken birbirlerine olduğu gibi arkalarına aldıkları okurlarıyla daha cesur haber ve yorumlara imza atarlar, dayanışmanın her alanda olduğu gibi gazetecilikte de olabileceğini ortaya koyarak.
arşiv haber 05/08/2016 tarihli haber/yorum
Göle Belediyesinin İki Yüzü
KENDİLERİ KİRAYA VERDİ, KENDİLERİ MÜHÜRLEDİLER!
17-25 Aralık Operasyonları ile başlayan 15 Temmuz Darbe Kalkışması ile devam eden FETO-PARALEL ÖRGÜTÜ’nün 2. okuluda kapatıldı.
Göle Belediyesinin de bulunduğu belediyeye ait binanın üst katını cemaate kiralayan belediye kendisinin kiraya verdiği yeri yine kendisi mühürledi.

FETÖ-PARALEL YAPISININ DERSHANESİ MİLLİ EMLAK TARAFINDAN MÜHÜRLENDİ..!
17 – 25 Aralık sonrası tüm ülkede geşilsen FETÖ paralel yapılanması sürecinde Fem Dershanesi olarak, kullanılan Göle Belediye Binasının iki katı zabıtalar tarafından tabelaları indirilmiş ve kapatılması ardından bu kezde kapısına mühür vuruldu.
Alınan bilgilere göre Bakanlık talimatıyla Milli Emlak Müdürlüğü tarafından mühürlenen binayo Göle Belediyesi kiraya vermişti.
Uzun bir süreydi Göle Belediyesi üst iki katını ticari amaçla kiralayarak, Dershane olarak çalıştıran FETÖ paralel yapısı ile Göle Belediyesinin bu iki yüzlülüğü Dershane olarak belediyeden kiralanan binanın kapılarının yine belediye tarafından mühürlenmesi belediyenin iki yüzllüğü olarak değerlendirildi.
**Gülen’e bir küfürde ben mi etsem?
28 Yıla yaklaşan gazetecilik hayatımdan ele aldığım yazıları toparlama fırsatı bulsam bu yazılarımın birçoğunda bugünlerde bir hayli tartışılan Fethullah Gülen ve cemaatiyle ilgili yazılara rastlanacağını biliyorum.
Çünkü onca yazımda dikkat çektiğim bu cemaatin gün gelecek İran’da ki Humeyni devrimi gerçekleştirmek için adım atacağıydı..
Ve bu iddialarımı Uğur Mumcu’nun öldürüldüğü günlerde ve AKP’nin ilk yıllarında daha da çok dillendirmiş, adeta bugün yaşananlara dikkat çekmiştim.
Çünkü biliyordum ki, biliyorum ki; Fettuhlah Gülen ve benzerlerinin dini kullanıp, iktidarı ele geçirmek, İran misali bir yönetimle ülke idare etme hayallerinin olduğunu..
Neyse geriye gidip, başınızı ağrıtmadan ve en önemlisi bunların amacının ve çalışma şekillerini Ardahan’da Gülen’in gazetesinin ilk muhabirlerinden olan ve bugün hala bir ajanlık yapanlara sorun deyip geçerken asıl konuya, Gülen’in bugün bizleri nasıl olup birilerine mahkum ettirip, ‘Yönetim de Asker olmaktansan yine bunlar..’ dedirtmeye zorda bıraktığına gelmek istiyorum..
Çünkü dün demokrasi nediri bilmeyenlerin bizlerden daha çok demokrasici kesilip, demokrasi adına asıl amaçlarına yol açılmasını sağlayan yine Gülen ve cemaatinin ülkeyi ele geçirme hevesleridir.
Ve bizi iki arada bir derede bırakan Cuntaya kalkışmalarıdır..
Bu ülkede amaçlarını açıkça değil, dini amaçlarına perdeleyip ülke yönetimini ele geçirme hesapları yapanların asıl amaçlarından bir diğerinin de ülkenin parasal kaynaklarını ele geçirme olduğunu, herkesin bilmesini, anlamasını isterken Gülen ve cemaatin bu amaçlarına ulaşmak için bugün olduğu gibi dünde gerçek demokratları, gerçek demokrasi mücadelesi verenleri de bu tür yollar la zorda bırakıp, kötünün iyisi dedirterek kullandığını da bilmek gerekir..
Evet bugün yaşananlar dolaysıyla bende Gülen’e hokkalı bir küfür edeceğim gelse de yinede kendimi tutup, her iki tarafın oyununa gelmek istemiyorum..
Çünkü dün önünde diz çökenlerin bugün Gülen’e ve cemaatine al açık küfür edenlere benzemekten korkarım..
arşiv haber 05/08/2016 tarihli haber
17-25 Aralık Operasyonları ile başlayan 15 Temmuz Darbe Kalkışması ile devam eden FETO-PARALEL ÖRGÜTÜ’nün 2. okuluda kapatıldı.
Göle Belediyesinin de bulunduğu belediyeye ait binanın üst katını cemaate kiralayan belediye kendisinin kiraya verdiği yeri yine kendisi mühürledi.