Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da



LARINI ÖDEMEDİKLERİ TAKDİRDE OY KULANAMAYACAĞINI İLAN ETTİ.

ATSO’NUN PARASINDAN 70 BİN LİRA VERİP YAKININA ARDAHAN MASALLARI ADLI BİR KİTAP ÇIKARTTI İDDİASI..

GÖKTE UÇAK BEKLEYEN ARDAHANLILAR HAVALANI BEJLEYE DURURKEN DEMİRCİ’NİN YAKINI OLDUĞU SÖYLENEN BİR KİŞİYE ATSO’NUN PARASIYLA ÇIKARTTIĞI KİTABIN KAPAĞINDA İSE ‘GÖKTEN ÜÇ ELMA DÜŞTÜ’ BAŞLIĞI OLMASI POSOF ELMASINI AKILARA GETİRİRKEN, KİTAPTA GEÇEN BU SATIRLAR İÇİ GİBİ DIŞI DA KIRMIZI OLAN POSOF ELMASIYLA DA ALAKALI OLMADIĞI ANLAŞILDI.
ANKARA NERESİ ARAKAN NERESİ?
Darbe’nin yapıldığı günü hatırlatan bir günde eğitim, öğretim yılını başlatan ülkemin başkentinde bulunanların hala cuntanın hazırlattığı bir Anayasa ile başta tam demokrasi olmak üzere insan hakları, sosyal hayat ve ekonomiyi düzelteceklerini iddia ederek, yeniden oy istemeye hazırlana dursunlar ben haftanın ilk yazısını Ankara’dan alıp, Arakan’a, hatta Türkistan’a kadar uzatacağım..
Bugünkü yazıma başlamadan önce durup, dururken önce Esad denip, sonra bir anda ne hikmetse Esed olan Suriye’nin ardından, TUR adlı uçakla gidilen komşuluk gereği güzel söylem ve imzalar atılan Yunanistan’la aniden niye gerildik diye merak eder, milyon dolarlar ödenip, alınan S-400’leri hangarda hurda olarak bekletilen ülkenin uçakları S-300’lere niye kilitlendi diye sormak isterim.
Bunun cevabını ellerine aldıkları cetvellerle çok bilmiş kesilen A haberci güvenlik uzmanlarına bırakırken, hangi karanlık elin karışıp, binlerce insanın ölümüne sebep olduğu hala tartışılan Suriye’de Amerika’lı komutanlar ile PYD pardon SDG ile bugünlerde kol kola fotoğraflar verdiğini izlerken biz rotayı bir tarafta Arakan’a diğer yandan Bosna’ya hatta gazeteci eritip, yok eden Sudilere, darbe destekçisi denen Katarlara katliamcı denilen Sırpların Sırbistan’ına çevirdiğimizi hatırlatmak isterim.
Her Kurban Bayramının kutsal atmosferi içinde kurban derilerini toplamak, adak paralarını paketlemek için Ankara’ya 5 bin 909 kilo metre uzaklıktaki Arakan’la alakası olup, olmadığı çokta bilinmeyen fotoğraf ve görüntüler ile kamuoyu oluşturanların, rotayı neden bu yöne çevirdiklerini anlamak için yine adına Kürt sorunu denen soruna bakmak gerek diye düşünüyorum.
Çünkü birileri Suriye’nin içişlerine karışmakla başlarına daha büyük bir iş aldıklarını, başta ABD’nin SDG, bizimse YPG dediğimiz, başta olmak üzere Yunanistan gibi devlet olmasalarda bölgede bulunan bir çok silahlı gücün ve ülkemizde bir çok akrabası, dostu bulunan Kürtlerin daha da güçlendiğini hatta devlet olmayı yüksek sesle dile getirmeye başladıklarını anladıklarını görenler, gündemi değiştirip, Suriye’nin eski haline razı olduklarını görmekteyiz.
Ancak kırılan vazonun eski haline gelmeyeceğini daha net görüldüğü bölgede, gelişmelerin nasıl ve nerede sonuçlanacağının kestirilemediği de diğer bir gerçek.
Şimdilik ben bu konuyu burada sonlandırıp, o bitti, tükendi, Esad’ın Esed olduğu Suriye’nin diğer bir yüzünü aşağıdaki haberle vermek istiyorum.
Çünkü başta havuz medyası olmak üzere iktidarlarını ayakta tutmak için bin bir perdeleme yaparak, ülkemizin toplumundan gerçek gündemi saklayanlar Arakan’da olduğu gibi Suriye’de, hatta Çin’in zulmü altında olduğu söylenen ama ses çıkarılmayan Doğu Türkistan’da da hayatın devam ettiğini aşağıdaki haberde görebilirler.
Yani bitti, tükendi, gidip, falan camisinde namaz kılacağını belirtenler şimdi de Arakan, Bosna sevdalısı kesilirken, Suriye’de ve dünyada hayat devam ediyor..
Soğumaya yüz tutan, doğalgazın gelip gelmeyeceği, gelirse faturalarının nasıl olacağı tartışılan ve suyu olmaya köyü, yaylası dolu başkent Ankara ve ülkemizde olduğu gibi…
.jpg)
**Ardahan Havaalanı Unutturuldu!
Posof Ulgar Tünelinin başlamadan durduğu, Ardahan-Göle, Ardahan-Çıldır, Ardahan-Hanak-Damal-Posof yollarının halen bölünüp, bitirilemediği, Çıldır Mozoret Tünelinin açılmadığı, bir çok kö yolu gibi Ardahan’ı diğer kentlere bağlayan yolların onarılıp, isteten şekilde asfaltlanmadığı Ardahan’a Havaalanı istemi de siyasilerce unutturulan önemli işlerin başında geliyor.
**Taşımalı Doğalgaz’dan da Haber Yok..
Alt yapısı gibi üst yapısının da bir türlü yapılıp, bitirilemediği Ardahan’da olduğu gibi ilçelerde de var olan sorunların çözüm beklediği şu günlerde Ardahan’ın en soğuk ilçesi Göle’ye getirileceği ileri sürülen Doğalgaz’dan da haber alınamıyor.
Alt yapısının yanı sıra üst yapısının olağanüstü bozuk olduğu ilçeye taşımalı olarak getirileceği iler sürülen Doğalgaz’ın akıbetinden de haber alınamıyor.
Projesiz Adaylar..
Her seçim döneminin değişmez aday adayları ‘bende aday adayım’ diyerek, çoğu akrabaları olanların alkışları eşiliğin de düzenledikleri yine sahne de..
Seçim gelmeden ortaya çıkmayan, memlekette onca sorun yaşanırken kendilerin saklayan, param var, göbeğimde diyerek seçimden seçime ortaya çıkıp, memleketi kurtarmaya talip olanların ‘Bende aday adayım’ diyerek boy boy poz verdikleri şu günlerde kimsenin aday olmaları halinde ve Allah göstermesin seçildikler takdirde ne yapacaklarını, hangi plan ve projeyi hayata geçirecekleri de anlaşılamıyor.
Çünkü ne beyinlerinde, ne elerinde bir plan ve proje yok..
Sadece ‘Bende adayım’ demek onlar için siyaset sanılıyor.
Hâlbuki aday oldukları kentin kaç mahallesinin olduğunu bile bilmeyen bunların gerek yerel gerekse ulusal sorunlar konusun da ne düşündüklerini, aday edildikleri halde nasıl bir çalışma ortaya koyup, seçim kazanacakları ve seçildikler takdirde neler yapacaklarını belirtmeleri gerekmiyor mu?
Bilmem ama gerek İstanbul’da gerek Ardahan’da gerekse Çorum da aday adayı olduklarını ilan edenlerin hemen hepsine baktığımızda kimsenin ‘Ben seçilirsem şu projemi hayata geçireceğim’ dediğine şahit olamıyoruz.
Yani plan ve projesi olmadan aday olanlar çok ama plan ve projeleri ile konuşan, aday olan kimse yok diyebiliriz.
Sadece ‘Ben de adayım’ diyenler var.
Bu ülkenin ekonomisinden, alt yapısına, sosyal hayatından siyasal yaşamına birçok sorunun olduğunda bile bi haber olan onca aday adayın ‘bende adayım’ dediği bir sürecin daha yaşandığına şahit olduğumuz şu günlerde bunlara ‘Kardeş adaysında ne yapacaksın?’ diyen bir seçmen, genel merkez, kamuoyu ve basınında olmadığını da görmekteyiz.
Yani kardeş sen adaysında aday olduğunda kimden, nasıl, hangi plan ve hangi proje ile seçmenden oy isteyeceksin?
Seçildiğinde neler yapacaksın?
Yönetmek istediği kentin kaç mahallesi, kaç km. yolu, kaç konutu, ne kadar nüfusu var anlamında nasıl bir bilimsel çalışman var?
Şeklinde kimsenin soru sormadığı bir seçimin daha yaklaştığı şu günlerde herkes aday ama plansız, projesiz..
Olan ne?
Bol bol vaat ve havadan, sudan açıklamalar..