Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da


Geçtiğimiz gün Ardahan’da yaşanan ve bir çok ev, ahırın yıkıldığı deprem ardından yaraları sarmaya çalışan devlet okulları tatil etmezken ilk etapta 500 Bin TL. destek yolladı.
Başta, Küçükaltunbulak, Çullu, Esenyalı ve Balçeşme olmak üzere bir çok köyün olumsuz etkşleyen deprem ardından hemen harekete geçen İl Başkanı Koç’un Ankara’da bulunduğu sırada devreye girmesiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı , “27 Eylül’de Ardahan’da meydana gelen deprem sonrası vatandaşların acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için 500 bin TL kaynak aktardı.
Yaşanan deprem ardından hemen Ardahan’a dönen ve yanına aldığı Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin ile birlikte ayağının tozuyla geldiği depremin yaşandığı köylere giden AK Parti Ardahan İl Başkanı İnşaat Mühendisi Kaan Koç yaptığı açıklamada, yaşanan deprem nedeniyle konutlarından tahliye edilen vatandaşları yalnız bırakmayacaklarını belirterek “Konutlarından tahliye edilen vatandaşlarımıza ilk etapta hane başına 3 bin TL olmak üzere acil destek sağlıyoruz. Hane zarar tespitlerinin ardından hane eşyası ve hane yapım-onarım desteklerini de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız aracılığıyla gerçekleştireceğiz” dedi.
.jpg)


YERLİ MALI, MİLLİ MİLLETVEKİLİ!..
Kapatılan onca köy okulunun da aralarında olduğu okullar da kalan Yerli Malı Haftasını hatırlayan var mı bilmem ama yerli üretimin ne kadar önemli olduğu bir sürecin ekonomik sorununu anketlerde hissedenler 21 yılda tek haneye indiremedikleri gibi inanılmayan TUİK’in % 80, piyasaların %180 dediği enflasyonun ha bugün, ha yarın yok canım Karadeniz’de çıkacak gazla 2023’te ortadan kalkacağını iddia ede dursunlar yerli milletvekili arayışlarının da 2015 yılından bu yana hala sürdüğünü gözlemliyoruz.
Evet, cumhurbaşkanı olmasına karşın bununla yetinmeyip yanına aldığı AK Parti Genel Başkanı ile birlikte devletin tam takır olmuş denen hazinesinde kalan kaynakları ile çıktığı açılış, buluşma mitinglerinin en sonuncusu olan Sakarya’da gençlere marşını okutan Recep Tayyip Erdoğan yine çok tartışılacak bir açıklamada bulundu.
Putin’in savaş için Erdoğan’ın ise ‘”Seçime kadar kesintisiz devam edecek bir kampanya ile 81 vilayetimizin tamamındaki gençlerimize yönelik büyük bir gönül seferberliğine çıkıyoruz.”‘ diyerek seçim için gençleri seferberliğe çağırdığı geçtiğimiz hafta sonu AK Parti tişörtleri giymiş AK Partili gençlerle Sakarya’da buluşuyordu.
Bu ‘yok yapmayabilir’ denen seçim mitingi olduğu alenen belli olan toplantıya bayrağını alıp, miting alanına gelen ama giderken de bayrakları çöpe atan, üzerine oturan, yere serip üzerinde şimişka kıran atan severleri bile şaşırtan Erdoğan’ın sözleri aynen şöyleydi.
“Benim bugün buradan, milletimden, ekranları başında bizi izleyenlerden ve özellikle gençlerden bir ricam olacak. Yaklaşan seçimlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne hangi partiden olursa olsun fark etmez, O vereceğiniz parti, aday hangisi olursa olsun ama yerli, milli, bedeni ve kalbiyle bu ülke için çalışacak milletvekili göndermenizi istiyorum. Şu anda Türkiye’nin tek ihtiyacı budur”
Yani işin kısacası 21 yıl yetmedi 5 yıl daha diyen AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden seçime doğru giden ülkedeki seçmenden bu kez hem en çok milletvekili istiyor hem de bununla yetinmeyip, bunların mutlaka yerli olmasını istiyordu.
Yani Türkçesi milletvekillileri de kendisi gibi Türk olmalıydı…
Çünkü herkesin bu yönde anladığı Erdoğan’ın yerli dediklerinden Ardahan’da da var..
Ve benim gibi Kürtlerin direk Türk demeyip, yerli dediği Türklerden milletvekilleri seçilmesini istiyor sayın Erdoğan..
Gerçi sonradan toparlamaya çalışsa da, gün geçtikçe yerlinin hası olmaya başlayan Erdoğan’ı başta saf kan yerli olduğunu ileri süren ortağı MHP Genel Başkanı Bahçeli olmak üzere anlayan anlamıştı.
Peki sormazlar mı?
Senin 4 dönemdir aday yaptığın ve senin adınla adeta beleşten seçilen Ardahan’ın Profesör vekili, AK Partililerden çok CHP’li Belediye Başkanı ile kurdeleler kesen, CHP’li senato başkan yardımcısı akrabası adına ağaçlar diken, mevcut demir Rus köprüsü çürükken AK Partili Köksoy döneminde yapılan ayakları hurdaya gönderip yeni köprü temelleri atan CHP’li Başkanla kanka olan Orhan Atalay’da yerli midir?
Benim bildiğim değil..
Bilmem ama HDP’nin yada 6’lı masanın yerli olmayan adayı ile yeniden yarışmayı düşünen ve Peker’in ifşa edip, sarayda nazik adıyla sağlık sorunları nedeniyle ayrılmak zorunda kalan Korkmaz Karaca’nın gidişiyle bir hayli rahatlayan 3 dönem kuralını aşıp, 4 dönemdir vekil olmasına karşın ilçesini Ardahan’a bağlayan bölünmüş yolu bitirip, birleştiremeyen, Ulgar, Sahara, Mozoret tünellerini deldiremeyen, Petrol çıkacağı söylenen bölgede yapılacak denen Durançam sulama barajını havaalanı gibi öteleyen, valisi, savcısı, hakiminin depreme dayanıklı olmadığı tespit edilen binada oturduğu Ardahan merkezde olmasına karşın ilçesine sgs ve yeni hükümet binası, kayak merkezi, yüzme havuzu yaptıran ama TOKİ’leri yaptıramayan, Orman İşletmesini açtıramayan Atalay yerli değil, benim gibi Kürttür bilesin sayın yerli arabasına hala binemediğimiz Erdoğan..
.jpg)
ARDAHAN SINIRINDA DEPREM!..

.jpg)
‘Bir memlekette Namus erbabı en az Namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memleket için kurtuluş yoktur!’
Türkiye’de trafik lambası olmayan il olarak gazete sayfalarına taşınan, televizyonlara haber olan Ardahan, bu özelliğini kaybetti.
Her üç kişiden birinin araba kullandığı Ardahan ilk kez trafik lambalarıyla tanışıyor.
Daha önce Türkiye’de trafik lambası olmayan il olarak bilinen Ardahan’ın artık trafik lambaları bulunuyor. 25 bin nüfuslu Ardahanlılar, şehirlerinde ilk defa kırmızı ışıkta durup yeşilde geçiş yapacaklar. Ardahan’ın girişinde ve şehir içinde koyulan sinyalizasyon sistemi Ardahan’da ilk olması açısından önem taşıyor. Vatandaşların kurallara riayet ettiği Ardahan’da kavşaklarda çok nadir trafik kazası meydana geliyor. Araba süren Ardahan şoförleri, gerek kendilerini zorlayan kış hava şartları, gerekse eğitimli ve kültürlü oluşları nedeniyle trafikte birbirlerine saygı gösteriyorlar. Durum böyle olunca kente yıllarca trafik lambasına ihtiyaç olmamış. Edinilen bilgiye göre Ardahan’da trafiğe kayıtlı 8 bin 500 civarında araç bulunuyor. Bu rakam 25 bin nüfuslu şehirde, her üç kişiden birinin araç sürdüğü anlamına geliyor. Ancak bütün bunlara rağmen şehir merkezinde ışıklar olmadığı için çok büyük bir kaza meydana gelmemiş.
Ardahanlı araç sürücülerinden Yener Kahya, “Trafik lambalarının şehrimize ilk defa kuruluyor olması memnuniyet verici. Ardahanlı sürücüler, ışık olsa da olmasa da birbirlerine saygılıdırlar ve trafik kurallarına her zaman riayet ederler. Ardahan şoförleri dikkatlidirler, dikkatli olmak zorundadırlar
Ardahan, Türkiye’de trafik lambası olmayan tek il olarak biliniyordu, yapılan trafik ışıkları ile ünvanımızı, kaybediyoruz. Ancak, trafiğin düzenlenmesinde önem taşıyan ışıkların yapılması sevindirici. Bazen söylerler;” Ardahanlılar büyük şehirlerde kırmızı ışıkta geçiyorlar.” diye. Belki doğrudur, insanlarımız ne yapabilir, şehrimizde ışık yok ki (!) diye espri yaptı.
İstanbul’da Binali Yıldırım’ı Gürsel Tekin’i hatta Abdül Latif Şener’i aday göstermeyi düşünen tartışan partilerin içinde olan CHP’nin Ardahan’da da kimi aday edeceğinin tartışıldığı şu günler de karşı partinin aday göstermediği mevcut başkanlardan birine ‘Gel bizim adayımız ol’ diyip demeyeceği de hiç gündem de yok gibi olsa da benim CHP’ye bir teklifim olacak.
Bu teklifim bir değil aslında ikidir CHP’ye
Çünkü İstanbul da kürt seçmenin oyuna ihtiyaç duyan ama HDP ile arka kapılar da görüşen CHP Gürsel Tekin’i veya bir başkasını aday göstermeden önce CHP’den küskün olan kürt seçmeni ikna edecek olan HDP uyumlu birini başkan yardımcısı olarak ilan etmesi gerekirken Ardahan’da da Ardahan ve diğer kentler de de aday gösterilmeyen karşı partilileri CHP’ye davet edip MHP uyumlu iktidar partisine gol atabilir mi?
Yani Ardahan da Faruk Köksoy’u İstanbul ve diğer kentler de şuan ki AKP’li başkanları aday gösteremez mi?
Gidip ‘Gel kardeşim biz de aday ol’ diyemez mi?
Bilmem ama HDP dahil CHP’nin ve diğer muhalefet partilerin ‘Ben kimle kazanırım?’ diyerek eğer kazanacaksa illa ki partilisi olması gerekmeyen Köksoy ve Köksoy gibi aday gösterilemeyen başkanları yeniden başkan adayı göstererek karşı rakibe gol atabilir diye düşünüyorum.
Bu benim görüşüm gerisi aday arayan ve kazanmak isteyen CHP ve diğer partilerde.