SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı
Her Pazar günü saat:14.00’da
Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..


MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..


Uzun yıllar Ardahan Lisesi Öğrenci Yurdu olarak kullanılan ve bir süre önce yıkılan öğrenci yurdunun arsasının Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait olduğu ve Diyanete devredilerek Kız Kur’an kursu için temel atıldığı da alınan bilgiler arasına olurken bir zamanlar askeri bina olarak kullanılan daha sonra önce askeri gazino ardından Ardahan Üniversitesine tahsis edilen eski Ardahan İl Jandarma Alay Komutanlık binası Ardahan Müftülüğüne tahsis edilmiş ve Kız Kur’an Kursuna çevrilmişti.
SAYIŞTAY KAPATILABİLİR Mİ?
Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve başkanı olarak altına imza attığım PEN’in yani Türkiye Yazarlar Derneğinin son sansür yasasıyla düşünce ve ifade özgürlüğüne bir darbe daha vurulduğunu belirterek hakikatin gizlenmesi için kılıf icat edildiğini söylediği yasanın turban, pardon başörtüsü ve kader denen Bartın faciasının gölgesinde kaldığı şu günlerde gazeteci olarak benim de derdim yeni sansür yasası desem ‘hele buna bak, koyun can derdin de..’ demeyin…
Çünkü bu yasanın ilk keseceği koyun sürüleri olmazsa da biz gazeteciler olacağı bir gerçektir.
Ama Umut Fakirin Ekmeği diyerek AK Parti Genel Başkanı Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 yıllık iktidarının ilk yıllarındaki devrimciliğini hatırlayıp, önüne sunulan hapis cezalı yeni sansürlü yetmedi hapisli basın yasanını imzalamayıp, geri gönderir mi? diye düşünmüyor da değilim.
Ve ne yapacağı çokta belli olmayan ve çevresinin ve Anayasanın yetmedi çoğu siyasetçisinin hapiste olduğu HDP’nin kapatılmasını isteyen MHP’nin dayatmaları ile oy kaybına uğradığını düşündüğüm ama bunu her seferinde bu sıkıntı ve de daralmaları aşmayı bilen Erdoğan’ın bunu bu süreçte yapması bana göre biz gazetecilere değil, kendisine puan hatta ‘yaparsa yine Erdoğan yapar’ dedirtip adım adım yaklaşan seçimler öncesi kaybettiği oylarını geri bile getirir diyorum.
Bilmem ama Erdoğan’ın yapması gereken diğer bir şey daha var o da 21 yıllık iktidarı boyunca durmak yok yola devam sözünü hatırlayıp, bir değil 5 değil, 11 maaşlı bürokratlarının eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştayı da kapatmayı düşünür mü dersiniz.
.jpg)
Çünkü son olarak Bartın’da meydana gelen ve birçok insanın hayatını kaybettiği ocak faciası ardından ortaya çıkan Sayıştay raporunda, üretim derinliği -300 metreye ulaştığı için çalışılan damarlarda gaz içeriklerinin yüksek olduğu, ani gaz degajı ve grizu patlama riskinin arttığı uyarısı yapıldığını ve bunu alan muhalefetin bu raporları ayırttığı bir gerçek.
Evet, baş ağrıtan ve kadere inanamadığı görünen Sayıştay “2019 yılında müessesenin dengelenmiş üretim derinliği -300 metre olmuştur. Bu derinleşme, ani gaz degajı ve grizu patlaması gibi ciddi kaza risklerinin artmasına neden olmaktadır. Çalışılan damarların tamamında gaz içeriklerinin yüksek olduğu, dolayısıyla degaj kapasitelerinin de yüksek olduğu, arıza zonlarında riskin daha da arttığı bilinmektedir. Bu neden müessese ocaklarında ilgili mevzuat hükümlerinin yanı sıra ‘Kurum Degaj Yönergesi’ hükümlerinin titizlikle uygulanması gerekmektedir.” demiş.
Yani tam teknolojik, en güzel ocak denilen ama 41 kişinin ölümüne birçok insanın yanarak yaralanmasına neden olan Bartın’daki kömür ocağındaki gibi çok liyakatli ve bol maaşlılarca idare edilen diğer kurum ve kuruluşların eksikliklerini gözler önüne seren Sayıştay TC. harflerinin başında olduğu stk’lar, Anayasa ve HDP hatta AİHM gibi toplumun ağrımayan başını ağrıtıyor.
Hükümetin, iktidarın yani biz gidersek ülkenin bekası tartışılır diyen ve benden, senden daha çok bu ülkeyi seven, sahip olanların başında bulunan Erdoğan önüne gelen ve “dezenformasyonla mücadele yasası” diye propaganda edilen ama kamuoyunda ve demokrasinin 4. Kuvveti, özgür basındır biz gazetecilerce “sansür yasası” dediği yasayı meclise geri göndermesini umut ederken aynı Erdoğan’ın ‘şu Sayıştay’a bir bakın hele’ dediğini de düşünerek yine iş bozanlık yapan baş belası sizi gazeteciler dedirtiyor gibiyim..
.jpg)
arşiv haber 26/06/2019 tarihli haber/yorum
Jandarma Alay Komutanlığını
Kız Kur’an Kursu Yaptılar!
Yeni camilerin inşasının devam ettiği Ardahan’da modern bir de Kız Kur’an Kursu açılıyor. Bir zamanlar askeri bina olarak kullanılan daha sonra önce askeri gazino ardından Ardahan Üniversitesine tahsis edilen eski Ardahan İl Jandarma Alay Komutanlık binası Ardahan Müftülüğüne tahsis edildi. Ardahan İl Müftülüğü tarafından yapımı üstlenilen Yatılı Kız Kur’an Kursu yapılan eski Jandarma Alay Komutanlığı binasının inşası sürmekte.
Normale Dönülür mü?…
İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinin bitmesi ardından yapılan açıklamalara baktığımızda, dün hiç bir şey olmamış gibi ilginç mesajlara şahit oluyoruz.
Dil yarasının iyileşmediği söylenen dünyada seçim, seçilme uğruna kişiye, lidere, toplum ve seçmene demediğini bırakmayanların seçimlerin hemen ardından ortaya koydukları dil ile gerdiklerine, çatıştırdıklarına, düşman olarak ikiye ayırdıklarına ‘Biz 82 Milyon kardeş, adaş, eşiz’ şeklinde hitap edip, kırdıklarını, döktüklerini bir daha ki seçimlere kadar toparlamaya çalışmaları da samimiyetsiz bir durumdur.
Bu durumu liderden yani tavanda tabana kadar herkesin toplum üzerinde yarattığı olumsuz etki ayrışımı da tetikleyen baskıdan öte bir şey değildir.
Hele hele ki oturdukları masalarının üzerinde ki bilgisayar yada ceplerinde ki telefonların sunduğu sanal ortamı fırsat bilip, ülke yöneticisinden sade vatandaşına demediklerini bırakmayıp, ardından da yine aynı sayfalarda rahmetli Demirel Vari gibi davranıp ‘Dün dündür’ deyip hiç bir şey olmamış gibi davranmaları gülünç olduğu kadar da alçaklıktır.
Çünkü yarını, yaşanacakları düşünmeden bir anlık sanal gaz ile hem kendini hemde tüm toplumu yakanlar bu ülkenin her geçen gün ayrıştığı bir topluma sahip olmaya başladığını anlayamayanlardır.
Bana küfür edeceksin, hakaret edeceksin sonra da benimde içinde olduğum 82 milyonluk toplumdan af dileyeceksin.
Mantıklı mı? Tabi ki hayır!
Çünkü bu ülkede insanları tercihlerinden dolayı anadan doğma dilleriyle, dünyaya bakışlarıyla değerlendirmektense o toplumu kendi bildiği kalıbın içine sokarak yanımdaysan, ”Adamsın” karşımdaysan, ”Hiçsin” demek ve ardından da yok biz 82 milyonmuşuz kardeş, bacı, dindarmışız demek aslında bunları diyenlerin aptallığıdır.
Toplumu kandırıyorum derken kendilerini tatmin eden hakaretlerle insanları yaralayanlar, küstürenler bilmelidirler ki bir oy uğruna anormalleşterdiğiniz toplum normale dönmez, ayrıştırdığınız kamplarda karşınızda direnmeye geçer ve o çok özlemini çektiğiniz, söyleyip hayata geçiremediğiniz kardeşliği de samimi bulmaz.
Bunun en son örneği Terörist, çocuk katili, cemaatçi, komünist gibi suçlamalarla suçladıklarımız insanların yeri geldiğinde 23 Haziran’da olduğu gibi size inanmadığı, sizi takmadığıdır.
Ha unutmadan kazanmadığında ”çaldılar” kaybettiğinde ”beni affet” kazandığında da
demokrasi deme.
Çünkü siyasiler olarak her seçimde ortaya koyduğunuz tavırlar değil mi bu ülkeyi bu hale sokan ve normalleştiremeyen.