ESNAF'A DEĞİL, ASKERE İŞ EĞİTİMİ!.. BAŞKANI KİM OLDUĞU BİLİNMEYEN SERHAT 4 YEDİ!



SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Özlem Şeyma Yılmaz’ın Birlikte Hazırlayıp, TEMPO TV’de Sundukları ‘Gazetecilerle Gündem’ Alı Program Her Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



ARDAHAN’DA ASKERE GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMİ VERİLDİ..


Yeni alanlarının açılmadığı, açılanlarıdn kapandığı Ardahan’da vatani görevini sürdüren erbaş ve erlere KOSGEB Ardahan İl Müdürlüğü tarafından,  Girişimcilik Destek Hizmetleri hakkında eğitim verildi.


Ardahan İl Jandarma Komutanlığında vatani görevlerini yapan erbaş ve erlerin askerlik hizmeti sonrası iş hayatında sıkıntı çekmemeleri ve girişimci yönlerini ortaya koyabilmeleri için bir proje hazırladı. 


Ardahan İl Jandarma Komutanlığı emrinde vatani görevini yapmakta olan erbaş ve erlere yönelik, askerlik hizmeti sonrasında üretime katkıda bulunmaları ve bu doğrultuda farklı hizmet/imalat sektörlerinde işyeri açmaları halinde devlet tarafından sunulan girişimcilik finansal destekleri hakkında bilgi edinmelerini sağlamak amacıyla, KOSGEB Ardahan İl Müdürlüğü tarafından eğitim verildi.


Eğitim faaliyeti ile birlikte,  farklı illerinde ikamet eden erbaş ve erlerin askerlik hizmeti sonrasında sosyal ve ekonomik hayata hızla uyum sağlamaları ve üreten bir düşünce yapısıyla ekonomiye katkıda bulunmaları amaçlanıyor.


Serhat 4 yedi!


Resmi ve Gayriresmi ik başkanı olan Ardahan’ın BAL Ligi temsilcisi Serhat Ardahan Spor yine yenildi.


4 Gol yediği öğrenilen kongresini yapmayan Serhat Spor’un başkanının hala kim olduğuda bilinmiyor.


 



ÖCALAN KUYLANDI MI?


Ülkesinde yaşanan ekonomik krizi değil de Afganistan’da ki ekonomik sorunu çözmek gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve iktidara yakın medyanın görmek istemediği onca sorun gibi tencere, tava eylemlerini ve her şeyi hava olarak görmeye devam ettiğini, balık hafızalı toplumun bunu da kanıksamaya başladığını görmekte olduğumuz şu günlerde bende bugünkü yazımda bir süre önce yazdığım soruma cevap aramaya çalışacağım.

Gerçi enerji tasarrufu yapıyoruz deyip, batıda sabahları, doğuda akşamları insanların karanlıkta gidip, gelmesini teşvik eden ampul logolu iktidarın ve kurucularının anma toplantısını bastırdıkları ileri sürülen ortağı gibi muhalefetin de görmediği karanlığın ev, iş yeri ve sanayide de sıkıntı yarattığını kimse gömüyor gibi.

Çünkü AK Parti ve MHP’nin idare ettiği ülkenin içinde bulunduğu ekonomik daralmanın gün geçtikçe ağırlaştığı şu günlerde sıkça yaşanan elektrik kesintileri de iş yaptırmaz oldu.

Enerji tasarrufu adı altında saatlerin ileri, geri alınmamakta ısrar edildiği ülkede sık sık yaşanan enerji kesintileri had safhaya ulaşmış durumda. Başta cep telefonlarının ışıkları ile iş yapmaya kalkan sanayi esnafı gibi birçok vatandaşın mağdur olduğu kesintilerin altında yatanın özel sektörün para kazanıp, alt yapısıyla ilgilenilmediği enerji hatları geldiği belirtilmekte.

Buna rağmen saatler ileri alınmıyor elektrik tasarruf edecekler diye insanlar karanlıkta okula ,işe gidiyor. 

Özel sektörün elinde bulunan ve yaşanan bir fırtınada alt yapıdan ne kadar yoksun olduğu bir kez daha görüldüğü enerji hatlarının sıkça arızalanması yüzünden zor günler yaşadıklarını belirten aynı toplumun kömür, makarna misali saatler süren kesintiler ardından zar, zor geri gelen enerjinin ışığı ile karanlık tüneli geçtiğini sanıp, susması gibi gündemi de tez unutur.




Bunun en son örneği uzun süredir kimseyle görüştürülmeyen ve sağlık durumu başta olmak üzere son durumunun ne olduğu bilinmeyen Abdullah Öcalan’ın kardeşi TRT’nin ünlü misafiri Osman Öcalan’ın da yeni çeşidinin ortaya çıktığı Coronadan öldüğünün ve nereye gömüleceği konusunda silik bir tartışmanın yaşanması ardından akıbetinin ne olduğunu da kimse sorma cesaretinde bulunamadı.

O toplumun bir ferdi olan ben dahil herkesin kısa sürede unuttuğu bir konu, yazıma da konu olan olay aklıma yeniden takılınca bir sorayım dedim.

Çünkü çok sevdiğim birinin bana hatırlattığı ve bizim yörenin yerel ağızla ‘Acaba kuylandı mı?’ diye merak ettiğim o konu da diğer birçok konu gibi tartışılması gereken bir konuydu.

Ama HDP’nin keneleri dediklerimin bile oralı olmayıp, es geçtiği olayı araştırdığımda yani bir süre önce ele aldığım bir yazıma konu olan ve öldüğünde Peker’in belası olduğu Soylu’nun ‘Bürokratlar cenazesinin ülkesine getirilmesinin sakıncalı olduğunu’ dediği ama Erdoğan’ın, ‘Öcalan nereye gömülecek” şeklindeki sorusuna ‘Bakacağız’ dediği TRT’nin özel misafiri Öcalan’ın Irak’ın Kürdistan Bölgesi’nde Erbil’e bağlı Pirmam’da bulunan Abdulhadi Mezarlığında toprağa verildiğini öğreniyordum.

Yani işin kısası Nazım, Ahmet Kaya gibi birçok insanının toprağında bile gömülemediği şu dünyada Öcalan dün birilerinin adını anılmasına deli olduğu ama bugün tüm dünyada resmileşen Irak’ın Kürdistanında kuylanmış ve onca konu, sorun ve sık sık kesilen enerji sıkıntısı, artmaya devam eden ama kimseden ses çıkmayan, tencere, tava ile ses çıkaranların ise iktidarca terörist, muhalefetçe ‘Bizle alakası yok, karanlık oyun ekibi’ diye suçladığı, iktidarında işine bakmaya devam ettiği gibi kısa sürede unutulup, gitmişti. 

Hem de dolar, euro tavan yapmaya vatandaşın sağken kuylanmaya devam ettiği ülkemde..



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 11/11/2021 tarihli haber


OKULLARA FİDANLAR DİKİLDİ!


VALİ EŞLİĞİNDE ARDAHANDAKİ OKULLARA FİDANLAR DİKİLDİ..


Başta Ardahan Fen Lisesi olmak üzere ARDAHANDAKİ ilkokul, ortaokul ve liselere belirli sayılarda vali öğretmen ve öğrenciler eşliğinde  fidanlar dikildi.


Vali Hüseyin Öner ve İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut’un katılımıyla okullara fidan dikimi yapıldı. 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü adına okullara verilen 100 adet fidanlar öğretmen ve öğrenciler eşliğinde okul bahçelerine dikildi.Ardahan Valisi Hüseyin Önerin ve Ardahan İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Bulut Ardahan Fen Lisesinde okul müdürü Hüseyin Şenel ve okul öğretmenleri, öğrencileri ile eğlenceli dakikalar geçirerek fidanlarını ekip bilinçli bir toplum adına örnek davranış sergilemişlerdir.



Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haberler 28/27/26 Mart 2013 Tarihli Ardahan Haberleri



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın twitter adresi..

twitter.com/fakir_yilmaz



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

 
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

**28/27/26 Mart 2013 Tarihli Ardhan Haberleri İçin DEVAM ları TIKLAYINIZ


Geçmiş Günler İçin DEVAMI Tıklayın

GEÇMİŞ TARİHLİ HABERLER İÇİN BUTONA TIKLAYINIZ

Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Gazeteci Fakir Yılmaz’ın twitter adresi..

twitter.com/fakir_yilmaz



Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

 
Ardahan'da Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin

Yazarlarımızı okuyor musunuz?

KADINCA/Selmi Yılmaz

Kilimin altına süpürmek..

Selmi Yılmaz Artık dön dediğimiz ve çok özlediğim Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın Anakara ve İstanbul gezisinde edindiği izlenimleri ve aldığı haberleri sanırım sizlerde izliyor ve yakından takip ediyorsunuzdur.

Gazetecinin bu iki önemli kentte bulunan hemşerilerimizle buluşması ve onların çatıları altında toplanmaya çalıştığı stk yöneticileri ile yaptığı görüşmeleri bizlere aktarması ile orada yaşananlardan da haber almaya başladık. Ve Gazeteciyi yakından takip eden biri olarak, Ardahan’da olduğu gibi orada da birçok sorun ve sıkıntının kilim altına süpürüldüğünü de yine gazetecinin yaptığı haber ve yorumlarının satırları arasında görüyor ve anlıyoruz.

Çünkü başta birçok dernek gibi Göleli bir Mali Müşavirin çantasında taşınan Ankara’da bir Ardahan Vakfı olduğunu da öğreniyoruz.

Kısacası; Ardahanlı İşadamı Yakup Süt’ün ‘Hoç/Fed Vakıflaşmalı’ çağrısına kulak tıkayanlar gibi vakfı ve derneklerin önemini bir türlü kavramayanların çok olduğu bir kez daha görülen Ankara ve İstanbul’da da onca var olan sorun ve sıkıntının birileri tarafından kilim altlarına silindiğini de izliyor, gözlüyor ve Gazeteci’nin haberleri vede yorumlarından anlıyoruz.



**Cemiyet örnek/önder olmuştur..



İstanbul’da bulunan Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Fakir Yılmaz’ın bugün 105 binler kadar düşen nüfusunun büyük bölümünün bulunduğu İstanbul metropolünde kimlerle görüştüğünü gerek bu yönde yaptığı haberleriyle, gerek ise yorumlarıyla az çok anlıyoruz.. 

Gazetecinin onca gazetecinin bulunduğu o metropolde son günlerde yaptığı haber ve yorumları bölge STK’larını yeniden gündeme getirirken bu stk’larımız olan dernek ve federasyonların sadece gazeteci tarafından değil işadamlarımız tarafından da bir hayli tartışıldığını da görmekteyiz.

Son olarak Hoçvanlı İşadamı Yakup Süt ile görüşmesini haberleştirdiğini gördüğümüz Fakir Yılmaz ve işadamlarımızın dernek ve federasyonlara yol göstermeye çalıştıklarını rahatlıkla görüp, gözlemlerken biz Ardahanlı Gazetecilerin çatısı altında bir araya geldiği Ardahan Gazeteciler Cemiyetinin de bu yönde önemli bir adım atarak dernekler arasında artık olması gereken birlik ve beraberliğe katkı ve örnek olmaya çalıştığını da görüyoruz.

Çünkü cemiyetin verdiği bu mesajla ‘Kızım sana diyorum, gelinim sen anla’ anlamı taşıdığını sanırım federasyona katılmayıp, ayak direten derneklerde anlamıştırlar..



**YGS’nin altında kalmak..



Geçtiğimiz hafta sonu yapılan Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı yani diğer adıyla YGS öncesi yaşanan stresini yaşayan velilerin Ardahan’ın bu sınavda 81 vilayet içinde hep sonuncu olmasını da getirdiği baskıyı halen atlamış sayılmazlar.

Çünkü bu sınav öncesi de öğrenciler gibi velilerinde bu stres ve baskıyı üzerlerinde atacağı çok önemli bir gelişme veya çalışmaya şahit olmamıştırlar.

Bu yılda adeta ya tutarsa denilerek girilen bu sınavın son 10 yıldır Ardahan’ı hep sonlarda tuttuğu diğer bir gerçektir.

Umutsuz olmamak ve karamsarca bakmamak gerektiğini de ve sonucunu merakla beklediğimiz YGS sonuçları gibi birçok konuda sondan birinci olan Ardahan’ın bu talihsiz kaderinin ne zaman ters/düz edileceği de net olarak maalesef bilinmemektedir.

Ancak YGS sınavlarını sonuçlarını açıklanmasıyla ilk sınavın da nasıl bir not alacağını merak ettiğimiz diğer birside Ardahan’ın İl Milli Eğitim Müdürüdür..

Çünkü önümüzdeki günlerde açıklanacak olan YGS sınavının bir ağır baskısını taşıyanların başında o da gelmektedir.

Umarız ne biz veliler , ne müdür nede Ardahan bu baskılar altında kalmaz..




**Ardahan’ı, Ardahanlıyı anlamak..




İmkanı olsa kimsenin kalmayacağı, ama benimde içinde bulunduğum insanların tüm zorluklara karşın yaşam merkezi olarak seçtiği bir Ardahan’da iş yapmak, iş yaratmak ve bu işleri ayakta tutmak gerçekten olağan üstü bir durumdur desem inanın..

Çünkü Ardahan gibi yerlerde önce doğayla savaşır, 6–7 ay insanların üzerine çöreklenen karla, buzla savaşır, onu aştım derken gelen yazla birlikte ya kıştan kalma bir sorunla karşılaşırsınız, yada demir değil çelikten de sert bürokratik engellerle ve insanların jürnallıkla, çekememezlikle bir birinin eteğini çektiğiyle karşılaşırsınız.

17 Kişiye öyle ya da böyle iş istidamı sağlayan ve Ardahan kent merkezinde olduğu gibi ilçelerinde güçlü bir gazetecilik anlayışı yerleştiren benim gibi yatırımcıların bu kentte yaşadığı sıkıntıları saymakla bitiremezken her gün karşılaşılan yeni sorun ve sıkıntılara inat ayakta kalma mücadalesi ve azmi zaman zaman THE END ile sonuçlanma tehlikesiyle karşı karşıya kalır.

Çokta yeni bir iş yerinin açılmadığı, açılanların siftah yapmadan kepenk kapattığı, kazanıyor denilenler ise dışarıdan gelen devlerle mücadele etmek zorunda kaldığı Ardahan’da diğer en büyük zorluk ise bunca sorun ve sıkıntıya karşın Ardahan’da kalmaya, burada yaşamaya ve mevcut işleri de olsa ayakta tutmaya çalışanlara yani Ardahanlıyı anlamayanlardır..


 




**Hibe/Destek/Köstek..




 


Ardahan’ın da içinde bulunduğu Doğu ve Güneydoğu da yaşanan ve ülkeyi sıkıntıya soktuğu belirtilen çatışmaların, Ankara/İmralı görüşmelerinin sürdüğü br sırada Karayılan’ın PKK’nin resmen aşkes ilan ettiğinin açıklaması ile olumlu yönde gelişmesi, bölgede ki yatırımlarıda hızlandıracağı da belirtilmektedir.

İç çatışmaları durması demenin, bu yönde harcanan enerji ve maliyetin ülke ekonomisine olumlu yönde yansıyacağını zaten yıllardır söyler, yazarız..

Ki bu yaşananlarda önceliğin insanların ölmemesi ve anaların göz yaşı dökmemesi için olması en önemlisidir.

Ülkemizin kardeşlik ve barış içinde kalkınması için verilen bu mücadalenin daha ileriye taşınması için şimdi sıranın bölge insanına ekonomik katkıyı sunmak ve refah düzeyinin artması için atılacak olan adımlar öne çıkmaktadır.

Bu nedenle esnafın ve iş istihdamı yaratacak olan kuruluşların tam zamanıdır diyerek  hareket etmesi, gerekmektedir..

Bunun içinde başta bankaların kredi vermede sağlayacakları kolaylıkların yanı sıra tarım, sanayi, turizime yönelik resmi kurumlarında hazırlayacakları projelerle bölge insanına yardımcı olması gerekmektedir..

Serka, Sodes, AB, Dünya Bankasının imkanları, sanayi ve ziraat odaları, şoförler odası, birlikler hatta bir türlü bir arya gelemeyen dernekler de büyük görevler düşerken bu kurum ve kuruluşları desteklemek için kurulan kurluşlarında bürokratik engelleri en alt düzeyde tutup, yatırım için kendilerine sunulan kaynakları bir an önce yatırıma çevirip, işsizliğe, yaşanan göçe karşı harekete geçirmelidirler.

Yani kısacası desteklenmesi gerekenlerin önlerine getirilecek engellerle kösteklenmemesi gerekmektedir.

Çünkü bu ülkenin ana sıkıntılarında biri ve en önemlisi de yoksulluk, işsizlik, yatırım

sızlık ve bunların ortadan kalkması için bugüne dek verilmeyen desteklerdir.

Yerel de başlayacak olan bu yöndeki desteklerin genele yayılmasının yolunun ekonomik kalkınmada 6. Bölge de bulunan Ardahan ve diğer doğu illerine yansımasını daha elzem ve şart olduğunu görülmesidir..

Hibe/Destek derken tüm Köstekleri atlamak ve bu desteklerin umutla bakılan barışa katkı olmasını umuyor ve anlatmak istediklerimizin de anlaşılmasını da umut 

ediyoruz…



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Yazıyorsam Sebebi Var/Fakir Yılmaz

CHP’liler CHP’den Şikayetçi..

Fakir Yılmaz Önce Ankara ardından İstanbul’a yaptığım gezilerimde görüştüğüm hemşerilerimin arasında birçok CHP’li de vardı.

Başta önümüzdeki yerel seçimlerde Kars’ta yeniden belediye başkanlığına aday olması istenen Naif Alibeyoğlu ve geçtiğimiz seçimlerde Ardahan’da CHP’den 2. sıra milletvekili adayı olan ama seçilemeyen Metin Demir olmak üzere birçok CHP’li hemşerimle bir araya gelme fırsatı yakaladığım Ankara ve İstanbul gezimde görüştüğüm diğer siyasi görüşlü hemşerilerimde olamadı değil..

MHP’lisinden, BDP’lisine, AKP’lisinden CHP’lisine görüştüğüm onca hemşerimle yaptığım sohbetlerin büyük bölümünün ülkede ki siyasi atmosfer olduğunu, gerek benim gazeteci olmam, gerek ise onların politika ile yakında ilgilenmesi dolaysıyla olduğunu da sanırım tahmin etmişsinizdir.

İşte bu ziyaret ve sohbetler esnasında ziyaretine gittiğim onca hemşerimin hemen hepsinin ama BDP’lisinden, AKP’lisine, MHP’lisinden CHP’lisine hepsinin ortak tartıştığı noktanı CHP olması dikkatimi çekti.

Yani siyasi sohbetlerimizin büyük bölümünü CHP’nin izlediği politika oldu..

Özellikle şu adına barış süreci dediğimiz bir süreçte en çok tartışılması gerekenlerin, yani bu süreçte taraf oldukları belirtilen AKP ile BDP değil, CHP’nin çokça tartışılması dikkat çekici en önemli nokta olurken CHP’nin barış sürecinde izlediği politikadan bir hayli şikâyetçi olanların başında bizzat CHP’lilerin gelmesi ise bana çarpıcı geldi.

Çünkü CHP’den en çok CHP’lilerin şikayet ettiğini görüyordum..

Başta, ‘CHP kendi hazırladığı Kürt Raporuna bile sahip çıkamıyor’ diyen Göleli siyasetçi, petrolcü hemşerim Selahattin Kokmaz olmak üzere ‘Kars’ta yeniden aday olmam isteniyor, ama CHP’nin izlediği politika dolaysıyla bu partideki durumumu değerlendirmemi isteyen seçmen var’ diyen Kars eski belediye başkanı Naif Alibeyoğlu ve ‘CHP Kürtlere hitapta yoksun’ diyen eğitimci Metin Demir olmak üzere bir çok siyasetçi hemşerim CHP’nin izlediği politikadan bir hayli şikayetçi ve sıkıntılı..

Ardahan eski belediye başkanı Teoman Güngör ve CHP’de belediye başkanı adayı olacak denilen Ardahan eski İl Sanayi Müdürü Kenan Yılmaz’a kadar hemen her görüştüğüm insanın CHP’nin hem de şu barış sürecinde siyasetin iplerinin büyük bölümünü kaptırdığı AKP gibi niye politika oluşturmadığını, 30 vekili olmayan BDP’den bile geri kaldığının sorguladığı Ankara ve İstanbul gezimde, CHP’den bir ben değil, CHP’lilerin bile şikayetçi olduğuna da şahit oluyordum bir kez daha ‘Ne olacak bu CHP’nin hali?’ diyerek..



**F-16’ları korumasında terk..




 


Dün yine yoğun bir günün telaşıyla öyle bizim içinde yaşadığımız ve bugün nüfusu105 binlere kadar düşen Ardahan’da değil, yüz binlerce Ardahanlının ve milyonların oluşturduğu İstanbul’da koştururken telefonuma gelen son dakika mesajına baktım..

-Güneydoğuda hareketli saatler, F-16’lar Kandil ve Zap üzerinde..

Bir anda Hakan Hazar arkadaşımı kullandığı kiralık aracımın arka koltuğuna yönelip, diz üstü bilgisayarımı alıp, hemen açma düğmesine bastım ve heyecanla, şüpheyle, korku ile bilgisayarın açılmasını bekledim..

Çünkü birçoğumuz gibi bende artık yeter. Daha Bese dediği bir sırada F-16’ların ne işi var Kandil ve Zap üzerinde sorusu bile kokutucuydu..

Umarım düşündüğüm şey değil diyerek açılmasını beklediğim ve bir yandan F-16 hızıyla olmazsa da hızla wınnı taktığım bilgisayar açılır açılmaz haber sitelerini tıkladım, renkli basınımazın siteleri yeterli gelmedi PKK’ya ait sitelerine de baktım, bir yandan arabanın radyosunda haber kanalını ararken

Evet doğruydu telefonuma gelen mesaj, F-16 Kandil’de Zap surlarında uçuyordular..

Ama çatışma haberi yoktu, barış kokusu gelmeye devam ediyordu..

Ve üçünde uyuyup, sekizinde uyandığım sabahın ilk ışıklarında dolaştığım haber sitelerinde F-16’ların dün Kandi ve Zap semelarında uçtuğunu doğrulayan yeni haberleri alıyordum.

Çünkü, Öcalan ve Karayılan’ın emrini alan PKK’lıların liderlerinin emriyle sınır dışına çekilmeye başladıklarını ‘100 PKK’lı Sınırı Geçti’ başlıklı haberle anlıyo ve bir kez daha rahatlayıp, işte samimiyet diyordum..

Evet F-16’ların korumasında sınırı terk ettiklerini anladığım PKK’dan barış için yeni bir adımın daha geldiğini görürken, bu süreç içinde hele bir adım attığına şahit olamadığımız Devlet ve Hükümetin de artık, ‘Şöyle olacak, böyle olacak’ demekten vazgeçip, bu barışa katkı sunacak ciddi ve gözle görülür adımları atmalıdır diye düşünüp, yazımı bitiriyorum..




 


**2. İstanbul..




 


Yeni bir haftanın ilk yazısında iki gümrük kapısı olmasında karşın ithalat/ihracatın olmadığı, birinci gelir kaynağı denilip, gerektiği desteklenmeyen, verilen desteklerin gerek yeterince kontrol edilememesi, gerek ise yerinde kullanılmaması, eğitim, sağlık başta olmak üzere birçok alt yapının bir türlü tam anlamıyla gerçekleşmemesi gibi nedenlerle göçün tüm hızıyla devam ettiği Ardahan gibi doğu illerin de devam eden göç ile her gün biraz daha büyüyen İstanbul metrolünde gözlemlerimi aktarmaya devam edeceğim.

Taşı/Toprağı altın denilip, hemen her gün yeni insanları göç merkezi haline gelen/getirilen İstanbul‘un artık mevcut İstanbul’u taşıyamadığına da şahit olduğumuz bu gezimizde gördüğüm en önemli etkenlerden biride yerde yer bulamayıp, göklere doğru yükselen bina sayısında ki artış ve bu yoğunluğun getirdiği alt yapı sorununa belediyelerin çok hızlı bir şekilde çözümler üretmesidir.

Bizlerin kentlerin iki araba etmeyecek çöplerinin neden yazları günlerce, kışları aylarca alınmadığından yakındığımız, SERKA gibi kuruluşlarla ortaklaşa yapılan bir projeyi yıllarca bitiremeyen belediyecilik anlayışı ile yaşamak zorunda kalıp, başkanlarla tartışırken, İstanbul ve batı belediyelerinin, her gün bir Ardahan nüfusu kadar insan’ın göç ettiği yeni yerleşim yerlerine hizmetin yanında Sarıyer Tüneli gibi devasa yeraltı yatırımlarına imzalar attığına şahit oldum.

Yani her şeyin para ve Ankara olmadığını, istense Ardahan gibi küçük yerlerde de büyük işler yapılacağının açık örneklerini de gördüğümüz şu son İstanbul gezimizde, kimilerinin adına Çılgın dediği, kimilerinin ise Delilik dediği yatırımların yerel yönetim anlayışı ile yeni bir İstanbullu yani 2. İstanbul’u yarattığını söyleyebiliriz.

Çünkü Ankara’nın yıllardır yapamadığı Ilgar Tüneli’nin iki katını Sarıyer gibi semtlere yapan yerel yöneticilerin, yani belediyelerin parklarıyla, eğitime verdikleri önemle, sağlığa yaptıkları yatırımlarıyla, bazıları Ardahan kent içi yolları kadar bozuk olsa da onca kilo metreli yen yollarıyla insana hizmet anlayışı taşıyıp, çalıştıklarını görüyordum, kısa süre içinde bir çok yerini yeniden ve şaşırarak görüp, hayran kaldığım şu 2. yaratılan İstanbul’da..




 


**Cumartesi günü uzaklarda yazmak..




 


Bir cumartesi günü yazmak istediğinizde neyi yazacağınızı uzun uzun düşünmeniz gerekir.

Çünkü insanların birer makine gibi programlandığı bir dünya da pazar günü hiç uyumasanız da haftanın en stresli günü olan pazartesi günlerinin ilk saatlerinde uyanmak zorunda olduğu gibi cumartesi günüde bir bilgisayar gibi resetlenmek ister, her cumartesi günleri şöyle bir uzanayım haftanın tüm yorgunluğunu üzerimden atayım diye düşünür..

Ve bunun dışında hiçbir şey düşünmek istemez, parmakları hareket etmez, ayakları kalır kala kaldığı yerde..

Ama dedik ya insanın bir makine gibi programlandığı, istese de o programı bozamayacağını..

İşte o insanlardan biri olan benim, haftanın altı günü en az bir köşe yazısı yazmam gerektiği ve bu yazıyı, en az iki yorumu, onca haberi ele alıp yazmaya başladığımda en az bir belki de iki saatimi bilgisayar başında geçirmek zorunda olurum.

Birçok kişinin facebook, msn, okey ve gereksiz sörflerle zamanını harcadığı bilgisayarın artık yorduğu gözlerle o gözler kadar yorgun beynimde akan düşünceleri o tatil denilen cumartesi günleri de yazıya aktarırken o yazının her satırının ne kadar değerli olduğunu her yeni yazımda daha iyi anlar ve omuzlarıma çöken yorgunluğun kalktığını anlar, öyle dinlenirim

Çünkü yazının benim enerjim olduğunu, yorgunluğumu aldığını yazdıkça daha iyi anlarım..

Uzun süredir uzak kaldığım matbaamın boya kokusu olmadan yazarken her ne kadar zorlansam da ardımı bırakmayıp, önce Ankara’ya sonrada İstanbul’a kadar gelen soğuk havaya inat bir yazıyı daha yazıp ısındım bir cumartesi günü daha..




 


**NEVROZ, NEVRUZ, NEWROZ..BARIŞ, BEREKET, BERABERLİK..




 


Günlerdir ülkenin çeşitli yerlerin de coşkuyla kutlanan ve dün Ahmed’de yani Diyarbakır’da 2 milyon insanın katıldığı belirtilen, Öcalan’ın Kürtçe, Türkçe okunan mesajıyla barışın bir kez daha yeşerdiği açıklamalarla son bulan bu yılki Nevroz belki de ilk kez kendi anlamında kutlandı dersek acaba yanılır mıyız?

Birkaç küçük olayın dışında insanların el ele verip, halaylar çekerek, coşku içinde kutladığı Nevrozun, Nevruz mu, Nevroz mu veya Newroz mu diye tartışıldığı, W harfinin mahkemelik olduğu bu ülkede Nevroz’un ilk kez olaysız bitmesi, bu yetmez ‘Herkesin istediği barış’ ı getirecek olan kardeşlik tohumlarının yeniden ekilmesiyle başta her Nevroz’da, ‘ne olacak?’ korkusu ve stresi yaşayanlarca, hükümetçe, devletçe, milletçe memnuniyetle karşılanmıştır.

Çünkü bir gün değil günlerdir ülkenin hemen her yerinde aynı coşkuyla kutlanan Nevroz istediğinde olaysız, ölümsüz kutlanabileceğine 2013 Nevroz’unda şahit olduk.

Anaların ağlamadığı, kardeş kavgasının olmadığı bir ülkede beraber yaşamak isteyenlerin yıllardır özlemle beklediği barışın gelmesi için ‘Her an yapılabilecek provokatif olaylar dolaysıyla’ adeta gizli bir ittifak kurduğu bu ülkenin atılan bu önemli adımları harcamaması umuduyla özgürlükler için ortaya konula direnişin, herkesi ağlatan savaşın tek ilacı barışın simgesi, bereketin, bolluğun baharın müjdeleyecesi Nevroz’u, Nevruz’u, Newroz’u bir kez daha kutluyorum..




 


**Uzaktan hoş geliyormuş..




 


Kaç gün oldu uzak kaldığım, toprağına, havasına, suyuna, insanına kurban olduğum özlemeye başladığım memleketimden ayrıldığım..

Saymadım ama günlerdir, doğduğu topraklarda beklediği yatırımı, hizmeti alamadığı yetmez gibi yoksulluğun diz boyu olduğu memleketini terk edip, ‘belki’ diyerek geldiği metropolde sığınacak bir yer ararken oradan oraya sürüklenen bir yaprak misali savrulmuş insanların arasındayım.

Kimi bir cafe köşesinde, kimi nereye gittiği belli olmayan tıka basa dolu bir arabada.,

Kimi şaşkın gözlerle gelip geçene bakar, kimi malı alıp, götürmenin hesabını yapar.

Kimi gece gelemediği evinin yolunu şaşırmış, kimi kayıp ettiğini arar durur.

Kimi ise göklere uzanan sırça köşklerde kendisinden aşağı kalanların omuzlarına basıp, bir adım daha yukarıya, yedi kat arşa çıkmanın derdinde..

Kimi ise köydeki gelenek, göreneği ile metropolde ki yaşam arasında sıkışmışlığın yorgunluğu ile ne yapacağını, nereye gideceğini şaşırmış, ne yapacağını düşünmekten yorulmuş bu kentin varoşlarında yaşam ağacına tutunmaya çalışırken her an esen rüzgarla bir yaprak gibi kayıp olmamak için direnir..

Yolları gibi cadde ve sokakları kendisi gibi ‘Bir umut’ diyerek gelenlerle dolu olan bu metropolde oradan oraya savrulmanın stresin içinde bulunanların yaşam savaşı verdiğini izliyorum, onlar gibi yorgun, argın gözlerimle.

Birden, ‘İşim aşım olsaydı, doktorum, başım olsaydı ben köyümden göçermiydim?’ diyen aşığın sözleri aklıma geliyor..

Ve o aşık gibi yüzlerin, binlerin, milyonların göç ettiği metropolün gerçek yüzü, acımasız yönünün ağırlığını hissediyorum, yaşamın tüm yokluklara rağmen, yoksulluklara karşın doğduğum topraklarda daha güzel olduğunu, metropol denen bu gibi yerlerin uzakta bakıldığında çok hoş geldiğini anlayarak..

fakiryilma323@hotmail.com-0535. 418 32 58



Ardahan'dan Günün En son Haberleri İçin Bizi Takip Etmeye Devam Edin



 



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Çift Başlı Buzağı, Görenleri Hayrete Düşürdü!


 


Ardahan Haberleri Göle’nin Tahtakıran  köyünde  hayvancılık yapan Tahsin Sarıtaç’a ait inek, çift başlı buzağı dünyaya getirdi. İki kafası, iki ağzı, 4 gözü, 2 kulağı olan buzağı görenleri hayrete düşürdü. 

Yeni Gözlem Gazetesine buzağı ile poz veren  çiftçi, ineğin buzağıyı emzirmek istemediğini, bu nedenle buzağının biberonla beslendiğini söyledi.

Çiftçi, buzağının iki başıyla da beslendiğini belirtti.Göle’ye  yaklaşık 15 kilometre uzaklıktaki Tahtakıran köyünde 27 Aralık’ta dünyaya gelen buzağıyı görmek için insanların eve akın ettiği gözlemlendi. 

Haber/Foto: Haberi ekleme saati: 09.54-28 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com Mazlum IRMAĞ



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Hocam Ne Olur İçeri Alın Üşüdüm!..


 


Ardahan Haberleri Eğitimde neden sonuncu olduğumuzun açık örneğidir. Sabah – 4 derecede öğrenci okul kapısında ellerini ovalıyorsa. Okul müdürü yatağından kalkıp erkenden gelip okul kapısını açmıyorsa. Öğrenciden fazla bir şey beklemekte haksızlık olur galiba.

Dün gazetemizin “Tekel Alkole Mi Takıldı!..” başlıklı haberiyle ilgili muhabirimizin fotoğraf çekmek için eski ismiyle Tekel 75. Yıl Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, yeni ismiyle Ardahan Kazım Karabekir Yatılı Bölge Ortaokulunun değişen isminin yeni tabelasını sabah saat 7:30’da çekip haber yapan muhabirimizin yaptığı haberden çok;  çektiği fotoğraftaki görüntü daha çok konuşulması dikkat çekti.

Ardahan il genelinde taşımalı eğitim ile okul okuyan çocukların sabah dondurucu havaya rağmen okul içerisine alınmayıp, ders saatlerine kadar okul kapısında bekletildikleri ortaya çıktı.

Daha önceki sayılarımızda da gazetemiz; servis sorununa değinmiş ama ne okul yönetimi, ne milli eğitim, nede valilik bu konunun üzerine gitmemekte direniyorlar gibi.

Taşımalı eğitimde öğrencilere tahsis edilen okul servisleri; okul çıkısında saatlerce kahve köselerinde veya sokak başlarında öğrencileri beklettikleri öğrenilirken, köylü vatandaşlarla birlikte götürebilmek için de servis içerisinde sıkıştırdıkları görüldü. Servisçilerin şimdiki uyanıklığı ise sabah erken saatinde okul açılmasına yarım saat veya bir saat kala getirip bıraktıktan sonra köy halkını alabilmek için geri döndükleri bilgisi alınırken, erkenden bırakılan öğrenciler ise okul yönetiminin tutumu nedeniyle sabah dondurucu soğukta okulun kapısında bekledikleri görüldü.

Haberi ekleme saati: 09.54-28 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Tekel Alkole Mi Takıldı?!..


 


Ardahan Haberleri Ardahan Karagöl Mahallesin de bulunan Ardahan Tekel 75. Yıl Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, Türkiye genelinde özelleşen TEKEL’in ve okul isminin Alkolü çağrıştırdığı iddia edilerek isminin değiştirilerek Ardahan Kazım Karabekir Yatılı Ortaokulu olarak değiştirildi.

Geçtiğimiz yıllarda Alkol ve Sigaranın satısını yapan TEKEL kamu kurumu; yıllar önce Ardahan iline okul yaptırıp ve ismini verdiği Tekel 75. Yıl Yatılı İlköğretim Bölge Okulu, son yıllarda sigara ve alkole savaş açan devlet: yasakladığı sigara ve Alkol reklamından sonra isminin alkolü çağrıştırdığı gerekçesiyle okulunun ismini değiştirtti.

Öte yandan, yıllardır Ardahan ilinde eğitim veren ve okul ismini de sokağa veren okulun isminin değiştirilmesi öğrenci verilerinde tepki aldı.

Haberi ekleme saati: 09.52-28 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Çaktırmayın Çaktık!


 


Ardahan Haberleri Geçtiğimiz hafta sonu yapılan YGS sınavlarının sonuçlarını merakla bekleyen Ardahan’da daha önce yapılan bir sınavın sonuçlarının kamuoyundan gizlenildiği ortya çıktı.

Alınan bilgilere göre geçtiğimiz hafta sonu yapılan YGS sınavından önce aralarında Ardahan’ında bulunduğu 22 vilayette yapılan ‘Ortaöğretim Okulları Arası Deneme Sınavı’ nda Ardahan’da 18. olurken hiçbir öğrencinin 300 puan alamadığı ortaya çıktı.

Ardahan Yatılı İlköğretim Okulu Mezunlar Derneği’nin girişimleri, TUDEV Dershanelerinin desteği ve Ardahan İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin ortaklaşa olarak yaptıklar ve tüm okulların katılıp, diğer 21 vilayette bulunan okullarla birlikte yapılan deneme sınavında, 22 vilayet arasında 18 nci olan Ardahan’ın eğitimde ki bu durumunun milli eğitim yetkililerince kamuoyundan saklandığı ve bu acı durumun bilinmemesi için de YİBO Derneği’ne ve TUDEV’e ‘Sizde kamuoyuna açıklamada, falan bulunmayın’ denilerek, sınavın sonucunun ortaya çıkmaması için baskı yapıldığı ileri sürüldü.

**Kazanan TUDEV, kayı eden Ardahanlı öğrenci oldu..

Geçtiğimiz aylarda yapıla ve 2 ncisinin de önümüzdeki haftalarda yapılacak olan ‘Ortaöğretim Okulları Arası Deneme Sınavı’ nda 22 İl için de sondan 4. olup, 18. olan Ardahan’ın bu durumunu kamuoyunda kaçırılıp, gizlenirken kazananın bu sınavda sorucuk kitaplarını hazırlayan ve ücret karşılığı satan TUDEV olurken aldıkları eğitim/öğretimde son 10 yıldır yalpan üniversite sınavlarında hep sonlardan birinci olan Ardahanlı öğrencilerin hiç biri 300 puana ulaşamayan ve kayıp eden taraf oldu.




 


**YİBO derneğine EN ödülü.. 




 


Sahipliğini Göleli hemşerimiz Gazeteci Murat Abdullahoğlu’nun yaptığı Yeni Umut Gazetesi yılın EN lerini seçti.

Medya TV’de canlı olarak yapılan bir programla sahiplerine dağıtılan Yılın EN leri ödülüne laik görülen Ardahan Yatılı İlköğretim Okulu Mezunları Derneği yılı en başarılı derneği seçildi.

Dernek Başkanı Celil Ünlü’ye verilen ödül dağıtım törenine Ardahan Belediye Başkanı Faruk Köksoy’da  canlı telefon bağlantısıyla katılarak destek verdi.




 


**YİBOLULARDAN GAZETECİ’YE ONUR YEMEĞİ..




 


Yılın en başarılı derneği seçilen Ardahan Yatılı İlköğretim Okulu Derneği Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın onuruna bir yemek verdi.

Aldıkları ödül ile birlikte İstanbul’da bulunan Gazeteci Fakir Yıkmaz ile buluşan ve Yılmaz’ın onuruna bir yemek veren YİBO Derneği yöneticileri amaçlarının Ardahan’ın olduğu gibi tüm ülkenin geleceği olan öğrencilere ışık olmak olduğunu belirttiler.

Haberi ekleme saati: 08.37-28 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Ardahan İline Yatırım Desteği


 


Ardahan Haberleri HÜKÜMETİN yürüttüğü çözüm süreci ve yeni teşvik sistemiyle birlikte Doğu ve Güneydoğu’da yatırımlar şaha kalktı. Yatırımcıların yeni teşvik sistemiyle altıncı bölgeye yoğun ilgi gösterdiğini belirten Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2013’ün ilk iki aylık döneminde düzenlenen yatırım teşvik belgelerinde 6 kata varan artışlar olduğuna dikkat çekti. “Yeni teşvik sisteminin öncelikli amaçlarından birisi altıncı bölgenin kalkındırılmasıdır” diyen Çağlayan, şunları söyledi.




 


**YATIRIM VE İSTİHDAM..




 


Yeni teşvik sistemi sayesinde altıncı bölgede yatırımın ve istihdamın önü açıldığına dikkat çeken Çağlayan, “2013 yılının ilk iki ayında verilen yatırım teşvik belgelerindeki gelişmeler bunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu gelişmeler gösteriyor ki, bölge üretim merkezine dönüşecek ve yeni cazibe merkezleri ortaya çıkacak. Yeni teşvik sisteminin uygulandığı 2013 yılı Ocak-Şubat dönemini, özellikle bölgesel bazda 2012 yılının Ocak-Şubat dönemiyle kıyasladığımızda; yeni sistemin istenilen amaçlara ulaşma konusunda ne kadar başarılı olduğu görülüyor” diye konuştu.




 


**CAZİBE MERKEZİ…




 


Biz işsizlik sorununun yoğun şekilde yaşandığı altıncı bölgenin emek yoğun sektörler için cazibe merkezi haline getirilmesini amaçladıklarını belirten Bakan Çağlayan, “Yatırımcıya altıncı bölgede verilen istihdam desteğiyle üzerindeki yükü kaldırdık. Böylece teşviklerin istihdam üzerindeki etkisi en üst düzeye çıkarılacak” dedi.




 


***Ardahan ile 14 il için yatırım desteği…




 


YENİ teşvik sistemi kapsamında altıncı bölgede bulunun 15 ilde asgari yatırım tutarının üzerinde yapılan yatırımlar sektör ayrımı yapılmadan destekten faydalanıyor. Bu çerçevede Ağrı, Ardahan, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van’da yapılacak yatırımlarla sağlanan istihdam kapsamında; sigorta primi işveren hissesinin asgari ücrete tekabül eden tutarı devlet tarafından karşılanıyor.




 


**ALTI KATLIK ARTIŞ…




 


“2013 yılı Ocak-Şubat döneminde düzenlenen yatırım teşvik belgeleri adet bazında bir önceki yılın aynı dönemine göre Şanlıurfa’da 3 katına Diyarbakır’da ise 6 katına çıktı. Şanlıurfa’da söz konusu dönemde 8 olan teşvik belgesi sayısı 24’e Diyarbakır’da ise 4 olan belge sayısı 23’e yükseldi. Düzenlenen bu yatırım teşvik belgeleri, öngörülen istihdamın Şanlıurfa’da 3 katına Diyarbakır’da 11 katına çıkmasını sağladı. Şanlıurfa’da 264 olan istihdam sayısı 864 kişiye, Diyarbakır’da da teşvik belgesine göre 98 olan istihdam sayısı bin 46 kişiye çıktı. Bu verilere göre yıllardır çeşitli ekonomik avantajlar sağlanmasına rağmen istenilen düzeyde yatırımın gerçekleşmediği bu illerde son teşvik sistemiyle birlikte ekonomik hareketlilik başlamış ve istihdam olanakları önemli oranda artmıştır.”




 


**9.7 milyar liralık yatırım 26 bin kişilik istihdam…




 


YENİ teşvik sistemi kapsamında iki aylık dönemde 9.7 milyar lira tutarında belge düzenlendi. Aynı dönemde öngörülen istihdam ise 25 bin 829 kişiye çıktı. Teşvik belgelerinde öngörülen toplam sabit yatırım tutarının 3,9 milyar lirası birinci bölgede, 2 milyar lirası ikinci bölgede, 833 milyon lirası üçüncü bölgede 482 milyon lirası dördüncü bölgede, 561 milyon lirası beşinci bölgede, 1,9 milyar lirası ise altıncı bölgede yapıldı. Tüm bölgeler için öngörülen 25 bin 829 kişilik istihdamın da 4 bin 555’inin altıncı bölgede olduğu belirtiliyor.




 


**Altıncı bölgeye teşvik damgası…




 


YATIRIMCILARA verilen 813 yatırım teşvik belgesinde altıncı bölge rekoru kırıldı. Altıncı bölgede daha önce 53 olan teşvik belgesi sayısı iki kat artarak 115’e çıktı. Teşvik belgelerinin 304 adedi birinci bölgede, 133 adedi ikinci bölgede, 107 adedi üçüncü bölgede, 75 adedi dördüncü bölgede, 79 adedi beşinci bölgede ve 115 adedi de altıncı bölgede verildi. 2013 yılı Ocak-Şubat döneminde düzenlenen teşvik belgelerinde adet bazında bir önceki yılın aynı dönemine göre birinci bölgede yüzde 54’lük (197 adetten 304 adede), ikinci bölgede yüzde 23’lük (108 adetten 133 adede), üçüncü bölgede yüzde 7’lik (100 adetten 107 adede), beşinci bölgede yüzde 98’lik (40 adetten 79 adede) artış sağlandı. Dördüncü bölgede 75 olan yatırım teşvik belgesi sayısı önceki döneme göre değişmezken, altıncı bölgede ise iki kattan fazla artarak 53 adetten 115 adede ulaştı.

Haberi ekleme saati: 09.41-27 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Çıldır’da Değil, Aşıkşenlikte Yaktılar!..


 


Ardahan Haberleri Aşıkşenlik’te gençlerin düzenlediği Nevruz Bayramı, Evlerin Bacasında kutlanırken, belde halkının gençlere destek verip, Nevruz’la birlikte Ülkemizde Barış ve kardeşliğinin hüküm sürmesini istediler…

Ardahan Çıldır İlçesi Aşıkşenlik Beldesinde Nevruz Kutlamaları renkli geçti.

Çıldır merkezde Nevruz Bayramı kutlamaları yapılmazken, Aşıkşenlik Beldesinde yapılan Nevruz kutlamaları gençleri bir araya getirerek renkli görüntülere sahne oldu.

Aşıkşenlikli gençler, Nevruz kutlama alanı olarak evlerin bacalarını seçmesi heyecana neden olsa da her hangi bir aksilik çıkmaması sevindirdi.

Bacalarda ateş yakıp, halay çeken gençler, Nevruz’un yeni bir mevsimin başladığını haber verir ve Nevruz Bayramı insanları bir araya getirir, barışı simgeler dediler.

Haberi ekleme saati: 09.39-27 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Yarabbi Ateşlerde Yakma Beni!..


 


Ardahan Haberleri Hanak Belediye Başkanı Taşdemir Çoban, Ardahan Valiliğinin düzenlemiş olduğu Nevruz etkinliklerinde ateşten hiç korkmadığını belirtirken. Bunu ne demek istediğini daha sonra fotoğraflara baktığımızda anladık meğerse atlarken, ateş üzerinde durup yanmamak için el açıp dua etmiş.




 


**Tayfa Gurubundan Urta’lı Öğrencilere Destek Eli…




 


Kasımpaşa arma altı tayfa taraftar gurubu öğrencilere yardım yapmaya devam ediyor. Çıldır ilcesine bağlı Gölbelen köyü [urta] ilköğretim okuluna okul malzemesi yardımı yaptılar. 2 sınıflık 35 öğrencisi olan okulun öğrencilerine malzeme yardımında bulunan taraftar gurubu bundan sonrada bu tür yardımları daha sık yapacaklarını söylediler.

Haberi ekleme saati: 09.36-27 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Ardahan Valisinden Yakışıklı Şov


 


Ardahan Haberleri Baharın müjdecisi olarak bilinen Nevruz Bayramı’nın gelişiyle çeşitli etkinlikler düzenlenen Ardahan’da, vatandaşlar da programa katılım sağladı.

Ardahan Halk Eğitim Merkezinde düzenlen ’’Nevruz Bayramı’’ kutlamalarına Ardahan Valisi Seyfettin AZİZOĞLU, Belediye Başkan Vekili Yusuf DEMİR, Vali Yardımcıları Deniz PİŞKİN ve Kadir Taner ESER, İl Jandarma Alay Komutanı Şefaattin SERTEN, İl Emniyet Müdürü Oktay BULDUK, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Orhan SÖYLEMEZ, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, Ortaöğretim Öğrencileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan seremoni Ardahan Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK’ün Nevruz’un Tarihi ve Dünya Milletleri açısından önemine değinen konuşmasıyla başladı.

Nevruz teriminin tarihte ilk yer aldığı kayıtların,  M.S. 2. Yüzyıldaki Pers İmparatorluğu kayıtları olduğunu ifade eden Öztürk “Ancak bundan çok daha öncesinde yaklaşık M.Ö. 648 ve 330 yılları arasında Pers İmparatorluğu altında yaşayan değişik milletlerin Pers Şahına nevruz gününde hediyeler getirdiğine dair bilgiler mevcuttur’’ dedi. Yeni yılın ilk günü, yeni gün anlamında olan nevruzun tarihi başlangıcı konusunda eldeki yazılı ve sözlü bir takım kaynaklar olsa da ulusların tarihleri, destanları, efsaneleri her çeşit geleneksel değerleri ile kaynaşıp bütünleştiği için, nevruzun gerçek tarihini değerlendirmenin olanaksız olduğuna da değinen Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK, nevruza ulusal veya dini bir kimlik kazandırmanın yersiz olduğunu, Nevruz Bayramı’nın yüzyıllar boyu halklar arasında yaşanıp vücut bularak nesilden nesile aktarılmasının toplumların barış ve mutluluğu için önem arz ettiğini ifade etti.

Nevruzun Türk tarihindeki önemine de değinen Göksel ÖZTÜRK, Göktürklerin Ergenekon’dan çıkışı anlamıyla ilişkilendirdiğini, Türklerin İslamiyeti kabul etmeden önce, bahar aylarında açık arazilerde ekin ve mahsulün bol olması dilek ve temennilerini ifade etmek için çeşitli etkinlikler yaptıklarını hatta Oğuz Türkleri’nin bahar ayının başlangıcını yılın başı olarak kabul ettiklerini vurguladı. Türkler İslamiyeti kabul ettikten sonra da Nevruz Bayramının öneminin devam ederek günümüze kadar geldiğini söyleyen ÖZTÜRK ’’Selçuklu Sultanı Melikşah takvimde değişiklik yaptırarak yılın ilk gününün 15 Mart’ta yani nevruza gelmesini sağlamıştır. Ayrıca Osmanlılarda da padişahlara ve devletin ileri gelenlerine ’Nevruziye Pişkeşi’  adıyla çeşitli armağanlar verilerek, divan şairleri de ’Nevruziye’ kasideleri sunarlardı’’ dedi. Yrd. Doç. Dr. Göksel ÖZTÜRK Konuşmasını Nevruz adına yazılan şiirle noktaladı. Kültür ve Turizm Bakanlığının hazırladığı “Nevruz ve Yenigün” adlı belgeselin de gösteriminin yapılmasıyla program sona erdi.

Sonrasında Vali Sayın Seyfettin AZİZOĞLU ve beraberindeki heyet temsili nevruz ateşinin yakılması için Belediye Kültür Parkına hareket etti. Burada yapılan ‘Yumurta Tokuşturma’, ‘Nevruz Ateşinden Atlama’ gibi nevruz gelenekleri renkli görüntülere sahne oldu. Kutlamalar Ardahanlı Âşıkların atışması ve Valilik tarafından günün anlam ve önemine isnaden hazırlanan etli pilavın halka dağıtılması ile sona erdi.

Haberi ekleme saati: 09.34-27 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Ardahanlı İşadamı Yakup Süt:

 “Federasyonlar ve Dernekler Kurumsallaşmalıdırlar”


Ardahan Haberleri Başta İstanbul olmak üzere birçok kentte bulunan sivil toplum örgütleriyle ile ilgili önemli açıklamalarda bulunan Ardahanlı işadamı Yakup Süt Ardahan ismini taşıyan STK’ların artık kurumsallaşıp, toplumun beklentilerini karşılaması gerektiğini dikkat çekti.

Aynı zamanda Ardahan Gazeteciler Cemiyet Başkanı olan Gazeteci Fakir Yılmaz ile makamında görüşen Süt, STK’ların toplumun beklentilerini karşılamamasını ana nedenlerinden birisinin ve en önemlisinin bu kuruluşların kurumsallaşamamasından geldiğinin görülmesi halinde birçok federasyon, dernek ve buna benzer kuruluşların toplum nezlinde daha önemseneceğini belirtti. 

Dernek ve Federasyonların çeşitli nedenlerle doğdukları yerlerden göç etmek zorunda kalan ve göç ettikleri yerlerde de bin bir çeşit sorunlarla karşı karşıya kalan insanlarımızın umut bağladığı yerler olduğunu unutulmamasını isteyen Süt açıklamalarına şöyle devam etti.

‘Bölgemizin coğrafyasıyla, ekonomik olarak geri kalmışlığıyla başta sivil toplum örgütlerinin atacağı adımlarına, gerek ise yerel ve genelde ki siyasilerin çözüm üretme çabalarına büyük bir ihtiyaç duyduğunu hepimiz iyi biliyoruz. Bunun yanında İstanbul başta olmak üzere birçok batı kentinde ve metropole bulunan hemşerilerimizin de birlik beraberlik içine kurumsallaşan çatılara ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır.’ dedi.

Ardahanlı işadamı Yakup Süt sözlerine şöyle devam etti. ‘Bölge iş adamlarının, aydınlarının her zaman destekçisi olduğu federasyon ve derneklerin artık güçlü birer çatı altında kurumsallaşarak hareket etmesi gerekir. Bu nedenle federasyonlar ve dernekler sorumluluklarının bilinciyle hareket etmeleri zorunlu bulunmaktadır. İnsanların bu gibi kuruluşlarda beklentilerini alamamalarının ana nedenlerinin Federasyon ve Derneklerimizin kurumsallaşma kimliğini hedef edilmemeleridir’

Ardahanlı İşadamı Yakup Süt, Ardahan’ın nüfusunun büyük bir bölümünün İstanbul metropolünde olduğunu da unutmaması gereken ve bu yönde hareket etmesi istenen federasyon ve derneklerin kendilerinden bekleneni vermesi için Ardahan İstanbul ve diğer kentlerde bulunan hemşerilerimiz arasında sağlam bir köprü kurmasında  önemli bir görev taşımaktadır. Bunun başarılması halinde sıladan gurbete, gurbetten sılaya olan ihtiyaçların istemlerin beklentilerin kısa zaman içinde çözülüp gerçekleşeceğini inandığını belirtti.




 


**Vakıf fikri masaya yatırılmalıdır..




 


Bölge STK’larının ayakta kalıp daha çok güçlenmesinin diğer bir yolunun da bu kurumlarımızın vakıf olma yolunda adım atmalarıdır’ diyen Ardahan/Hoçvanlı İşadamı Yakup Süt, ‘ben bir Ardahanlı olarak Hoçvan Federasyonun bir an önce vakıflaşmasından yanayım. Bu yöndeki düşüncemi her platformda yüksek sesle dile getiriyorum. Bu benim nacizane düşüncemdir. Çünkü ben dernek ve federasyonların yanı sıra bölgenin güçlü bir vakfının olmasının başta gerek Ardahan’da, gerek ilçelerinde, gerek ise Hoçvan gibi bölge köylerinde geleceğimiz olan çocuklarımıza eğitimde sağlayacağı imkân ortamı, gerek ise federasyon ve derneklerin kendi ayakları üzerinde durabildiği ekonomik imkân ve güce sahip olma yolunu açılması gibi önemli olduğuna inanıyorum.’ dedi.

Haberi ekleme saati: 02.45-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Ölü ama Diri!..


Ardahan Haberleri **Çıldır’da ölenler düşmüyor…




 


Ardahan Çıldır nüfus müdürlüğünde bağlı 100 yakın vatandaş ölmesine karşın, kayıtlarda hayatta gözükmesi yakınlarını zor durumda bıraktı.

Ardahan Çıldır ilçesi Aşık Şenlik Beldesinde oturan Gefhar Bayaş annesinin öldüğünü yetkililere ispatlamaya çalışıyor.

Gefhar Bayaş, annesi Turuncu Karahan’ın 45 yıl öldüğünü ve bugün yaşasaydı 153 yaşında olacaktı. Bu imkânsız bir şey bizler öldüğünü dememize rağmen ispatlamak için uğraşıyoruz.’diyerek yıllar önce ölen annesinin diri yanı yaşamadığını ispatlamaya çalışıyor.

Bu olayı araştıran gazete muhabirimizin olay doğru olup olmadığını sorduğu; Çıldır İlçe Nüfus Müdürü Muhlis Adıgüzel, bu ilginç olayı doğruladığını bu olay gibi, Çıldır’da böyle ilginç durumda olan yaklaşık 100 yakın olayın daha a bulunduğunu söyledi.

Müdür Adıgüzel, bu durumun yaşanmasını birinci nedeninin vatandaşın yakınları öldüğü zaman kendilerine haber vermediklerini ve kayıtlardan sildirmediklerinden kaynaklandığını söyledi. 

Müdür Muhlis Adıgüzel, bu olaylarla devamlı karşılaştıklarını. Ölen kişilerin öldüğünü haber verilmedikleri için kayıtlardan silemediklerini belirtip, kendilerinin de ölenlerin adreslerini bulup, mektupla ulaşmaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

Çıldır İlçe Müdürü Muhlis Adıgüzel sözlerine şöyle devam etti. Mektupta yolladığımız yakınlarından jandarmaya gitmelerini, ifade verip daha sonra kayıtlardan sildirmelerini istemelerine rağmen 1-2 kişinin dışında kimsenin gelmediğini de söyledi.

Aynı Adreste ve Evde 20 Kişi Yaşıyor!..

Yıllardır ölen ama kayıtlardan silinmeyen aynı durumdaki vatandaşların seçim zamanında her zaman karşılarına çıktığını belirten Adıgüzel,  bir evde kayıtlarda 20 kişiye yakın kişinin oturduğu gözükmesine rağmen en fazla dört kişiyi bula bildiklerini söyleyip, her seçimde de oy pusuluları dahi çıktığını dile getirdi.

Haberi ekleme saati: 02.33-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

TÜRKÇE, KÜRTÇE ÖĞRENDİK KALDI ARAPÇA!


Ardahan Haberleri **GÖLE-OSMANLICA TÜRKÇESİ KURSU SONA ERDİ..




 


Göle’de, Hayrat Vakfı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol çerçevesinde açılan Osmanlıca Türkçesi kursuna katılarak belge almaya hak kazanan kursiyerlere sertifikaları verildi.

Hayrat Vakfı, Halk Eğitim Müdürlükleri ile beraber hareket ederek, Türkiye’nin her yerinde sürdürdüğü Osmanlıca Türkçesi kurslarını Göle ilçesinde de tamamladı. 20 kişinin katıldığı kurs da dün sertifikalar törenle kursiyerlere takdim edildi.

Kursu başarıyla bitiren kursiyerler sertifikalarını törene katılan; Ardahan AK Parti Milletvekili, Göle Kaymakamı Fatih Özdemir, Göle Belediye Başkan Sabri Muratoğlu, İlçe Milli Eğitim Müdürü Fatih Yazıcı, Ardahan Halk Sağlığı Müdürü Dr. Ulaş Şentürk ile çok sayıda davetli katıldı. Törende Osmanlıcanın önemini anlatan sunum ve kuran okunması ardından kursda başarılı olan ve kursiyerlerle hatıra fotoğrafı ardından tören dağıldı.

Haberi ekleme saati: 02.12-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

CHP’den “Her Akşam Bir Köy”


Ardahan Haberleri CHP Ardahan il ve merkez ilçe örgütü “Her Akşam  Bir  Köy” sloganı ile Köyleri dolaşıyor. CHP örgütü yapılan toplantılarda köy halkı ve muhtarlarla fikir alışverişinde bulunduklarını dile getirdiler.

Ardahan CHP İl Başkanı İlimdar Senem ve İl ve İlçe örgütü ekibi sorunları ve görüşleri itina ile kaydettikleri görüldü. Bu kapsamda ilk olarak Bağdeşen (Kinzodamal) köyünden başladıkları görülürken, köy halkı ile görüşmeler yaparak ve köy halkına fikir alışverişinde bulunduklarından dolayı da teşekkür ettikleri görüldü.

Haberi ekleme saati: 01.39-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Bahar Geldi Gibi Oldu “Ama”!..


Ardahan Haberleri **Ardahan’da Yağmur-Dolu-Kar Yağısı!..




 


Ardahan gün içerisinde dört mevsimi yaşayan Ardahanlılar, şaşkına döndüler.

Ardahanlı vatandaşlar sabah güneşli havayla güne merhaba derken, öğle saatlerinde yılın ilk yağmuru yağmasıyla vatandaşlar bahar geldi deyip seviniyorlar di ki, yağmurla gelen dolu yağısı ve ardından gece saatlerine kadar yağan kar yağısı kış halen bitmediğini bir kez daha gözler önüne serdi.

 Kent merkezi başta olmak üzere yüksek kesimlerde kar yağışı etkisini artırırken. Devam eden kar yağışı nedeniyle ulaşımda zaman zaman aksamalar yaşandı.

Karayolları karla mücadele ekipleri yolların kapanmaması için çalışmalarını aralıksız sürdüğü öğrenildi.

Haberi ekleme saati: 01.39-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com



Yazarlarımızı okuyor musunuz?

Göleli Bayan Töreni Bastı!..


Ardahan Haberleri **Kar Suları Gölelileri Perişan Etti…




 


Ardahan il genelinde havaların ısınmasıyla eriyen karlar vatandaşlara zor anlar yaşatıyor.

Yoğun kış şartlarının yaşandığı Göle ilçesin de, karların erimeye başlaması vatandaşları olumsuz etkiledi. 

Gülten Karaboğa ait ev, eriyen karların sebep olduğu sularla su içinde kaldığı öğrenildi.




 


Evinin bazı eşyaları su içerisinde kalan bayan Gülten Karaboğa adlı vatandaş, evindeki suyu tahliye etmek için teneke ve kovalarla suları dışarı atmaya çalıştı. Evinin duvarının yanı başında biriken kar birikintisini kürekle atamadığını ve Göle Belediye Başkanlığından kepçe istediğini belirtip belediyeye gittiğini; belediye yetkilileri de veremeyeceğini değince, O gün Göle’de yapılan törende öğrenen Gülten Karaboğa, Ardahan AK Parti Milletvekilini alanda yakalayıp, AK Partili Belediye Başkanını tören alanında herkesin içinde şikâyet etmesi dikkat çekti.

Haberi ekleme saati: 02.22-26 Mart 2013

Haber/Foto: www.arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com










HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!