+40 DERCEYİ GÖREN ARDAHAN YAĞMUR İSTİYOR!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz Pazar Günleri ve Hafta İçi Özel Programlarla TEMPO TV’de 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Uzun bir süreden beri kuraklığın etkisi altında olan Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde kuraklığın etkileri daha çok hissediliyor. Bölgede kuraklıktan en çok etkilenen dere ve akarsuların kurumak üzere olduğu bölgede, halk için temel geçim kaynağı olan hayvancılık da olumsuz etkileniyor.


Küresel iklim değişikliği ve yağışların azalması nedeniyle oluşan kuraklık, Ardahan ve Hanak havzası başta olmak üzere İl genelde ki su kaynaklarının azalmasına yol açıyor. Aşırı kuraklık ve artan buharlaşma ile beraber bölgedeki dere ve göllerin su seviyesi düşüyor. Bu da havzada ciddi bir su kaybına neden oluyor. Son yılların en yüksek sıcaklıklarının hissedildiği, birçok akarsuyun kuruma noktasına geldiği kentte yaşanan bu durumdan tarım ve hayvancılık da olumsuz etkilendi.



BU NASIL BİR ANLAYIŞ YA! (?)


Rakip gördüğü Rusya’nın başına Ukrayna belasını sarıp, Asya kıtasının doğusunda ve Pasifik Okyanusu’nun batı kıyısında bulunan Çin’e yelkenleri açan Amerika’nın ülkemizin de aralarında bulunduğu dünya ülkeleri üzerinden kaç hava üssünün olduğuna baktığımızda 800’e yakın üssün olduğunu öğreniyoruz.

Yani parasını ödediğimiz F-15 uçak projesinde taca atılmamıza rağmen barışmak adına önce Ermenistan ile olan ilişkileri gözden geçirip, yumuşama mesajları verme sözü sonra Suriye’ye yapılacağı söylenen operasyonların hatırı için bedelleri milyon dolarlar bulan 16’ları tamir ve yeniden dizayn etmek için gönderdiğimiz Amerika’nın dünyaya hükmetmek için her ülkeye bir değil birkaç tane hava üssü yaparken masraf olmuyormuş gibi, Ardahan’a istediğimiz havaalanı ülkenin bütçesini batıracak deriz.

Evet, her sabah uyanıp, günlük olarak merhaba dediğim ve haber linklerimizin bulunduğu mesajı attığım okurlarımdan biri yani 8 bine yakın dostum, arkadaşım, yakınımın telefon ve isminin bulunduğu telefonumun rehberinde olan ve ‘Ardahanlı grafik Selami’ diye kayıt ettiğim bir Ardahanlı dostumun “Doğu Expresi Durağı Gibi Ardahan Havaalanı da Unutuldu” Manşetli Gözlem Göle adlı gazetemizin manşetini okuduktan sonra bana attığı mesajı sizinle de paylaşmak isterim.

Çünkü pazartesi sendromuyla uyanıp, ilk iş olarak okurlarımla sitemizin, gazetelerimizin haber ve yorum dolu linklerini bir merhaba başlıklı, güzel bir hafta geçirmeleri umuduyla paylaşıp, moral vermeye çalışırken, “Ardahan’da havaalanına ne gerek var hocam? Çevre ve gürültü kirliliğinden başka ne faydası olacak? 1 saat ötede Kars havalimanı varken Ardahan’a havalimanı gereksiz diye düşünüyorum.”  Şeklinde bana geri dönen mesajın haftanın ilk günü moralimi bozar şekle dönmüştü.

Yani ülkenin kuzey sınırında bulunan ve Gürcistan’dan sonra Ukrayna’ya saldırılan Kafkasya sınırında bulunan Ardahan’a havaalanı neden yapılmıyor bu yönde başlatılan kampanya neden unutuldu diye attığımız manşet haberimiz bizzat bir Ardahanlı tarafından gerek yok denmişti.

Gerçi aynı fikirde olan ve ‘önce karayolları, bölünmüş yollar’ deyip ama kendi ilçesi Göle’yi Ardahan’a bağlayan yolu 20 yıldır yaptıramayan Ardahan’ın iktidar millet vekili de aynı şeyi söylemişti.




Evet, Ardahan ile aynı gün vilayet olan Iğdır’ın da içinde bulunduğu ülkemin bir çok iline yapılan Havaalanı için Ardahan’a gerek yok diyen bu arkadaş yani grafik Selami diye telefonumun rehberinde bulunan Ardahanlı ve onun 4 dönemdir seçtiği milletvekili gibi bir çok Ardahanlı da aynı derken   2021  yılı sayımına göre  94.932 olan nüfusun, göçler nedeniyle  2000 bin kişinin daha göç ettiğinin ve nüfusunun  74.932  düştüğü söylenen  Ardahan’a havaalanına ‘ne gerek var.’ demek toprağımızı ne kadar sevdiğimizin göstergesi midir?  sevdası mıdır?

Çünkü bizim ‘havaalanı yapılsın’ dediğimiz Ardahan’ın yanı başında Kars’ta havaalanı olması yeter artar. Peki, bu mesajı atan Ardahan ve ülke sevdalısına, başlattığı kampanyasına haber alamadığımız Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı, Ardahan’a hizmet getireceğim deyip 4 dönem üst üste seçilen ama başta eğitim, sağlık, ulaşım olmak üzere beklenen hizmetleri getirtemeyen, havaalanının gelmesine karşı olan milletvekili ve kendisi gibi düşünen Ardahanlılara ben ne cevap verdim?

Haftanın ilk günü gelen ve tüm enerjimi kısıtlayan , beni geren delirten saçma mesaja yazılı cevap vermektense,  o sinirle sesli mesajla cevaplarken Ardahan’ı kimin çok sevdiğini, kimin ihanete varan bir bakışla her yıl boşalan Ardahan’ın ülkemin neden geri kaldığını da düşünüyor ve sesli mesaj için  haykırdığım telefona konuşurken yanımdan gelip, geçenlerin ‘Bu adam delirdi mi, kendi kendine ne bağırıyor’ dercesine bana bakışlarından anlıyordum.

İşte o mesajım ve 15 Ağustos 2014 yılında ele aldığım yazımın bugüne kadar neden sonuç vermediğinin ve çantacıların, türkücülerin, kenti tanımayanların aklında yokken verilen mücadele sonucu 1992 yılında vilayet olmasına rağmen ileri değil hep geriye gittiğinin açık örneğidir.

Ve aşağıdaki sesli mesajımı burada yazıya dökmeden önce bir değil, bir kaç soru soracağım, hem Ardahanlı grafik Selami’ye, hem bir türlü bitmeyen yolları yaptıramayan iktidar milletvekiline ve bu ikisi gibi düşünenler cevaplasın diye…

-Ey Ardahanlılar, niye havalananına karşı çıkıyorsunuz anlamıyorum. Bu düşüncenizle Ardahan’ı seviyor musunuz, yoksa bir Ardahanlı olarak bilerek veya bilmeyerek ihanet mi ediyorsunuz? Yoksa ilk olarak Ardahan İl olsun, Ardahan gümrük kapıları açılsın, Ardahan’a üniversite istiyoruz…’ gibi onca çıkışı yapıp, bunlar gerçekleşirken işlerin kaymağını sizin gibi yiyemeyen ben, boşuna mı çırpınıyorum ve o kadar mı salağım? (!)

Bilmem ama kendisine bir hışımla verdiğim sesli cevabımı dinleyip, bu kez de adeta dalga geçercesine,  ‘Bu konuyu Ardahan’a geldiğim zaman yanınıza uğrayıp (eğer ısmarlarsanız) çayınızı içerek konuşuruz, tartışırız sizinle.’ Şeklindeki ikinci cevabı ve benim kendisine verdiğim sesli cevabımın dökümünün yarısı…



    arşiv haber 04/01/2021 tarihli haber/yorum


SOĞUK KURAKLIĞI TAKMIYOR,


SULAR AKMAYA DEVAM EDİYOR!


Yurt genelinde olduğu gibi Ardahan’da da yağmayan karlarla yüzünü gösteren kuraklık tehlikesine karşın Ardahan’da ki çeşmeler sürekli akmaya devam ediyor.


Geçmiş yıllara nazaran son yıllarda gün geçtikçe azalan kar ve yağmur dolayısıyla bu yılın geçen yıl da yaşanan gizli kuraklıktan daha fazla kurak geçeceğini ortaya koyarken yeterince yağmayan kar yüzünden gündüzleri adeta bahar, geceleri ise -19’lara kadar çıkan dondurucu soğuklar nedeniyle donan Ardahan’da sular donmasın diye çeşmelerin hep açık bırakılması zaten olmayan suyun boşa akmasına neden olduğu gözlenmektedir.

Ev ve iş yerlerinde olduğu gibi sokak ve caddelerde bulunan çeşmelerin yanı sıra köy çeşmelerinin de donmaması için açık bırakıldığı görülmektedir.


**SU OLMAYAN KÖYLERE DEMİR KURUN!..


Kuraklık tehlikesine karşın -19’ları bulan soğuklar dolayısıyla içme sularının donmaması için açık bırakılan suların boşa aktığı Ardahan’da yıl 2021 olmasına karşın hala birçok köyde su sorunu da devam ediyor.




Bu sorunu çözmek için bugüne kadar hazırlanan plan ve projeler hane sayısına göre yapılırken bu köylerde bulunan hayvanlar hesaba katılmadan yapılınca adeta boşa çıktığı anlaşılmazken aynı köylerin olmayan suların olanının hayvanlara içilmesi için yeni kurunlar yapıldığı görülmekte.



Bir yılı geride bırakmak…


Evet aslında ömrümüzü geride bıraktığımızı fark etmeden yeni bir yıla adım atmaya hazırlandığımız şu saatlerde kimi, bu kez ‘korona’ yı fırsata çevirip, getirdiği yasaklarla içilicek rakıları zıkkımlanmaya hazırlanırken, kimi ise ‘günahtır’ deyip yeni yılı kutlamanın dinen günah olduğunu söyleyip henüz başlamamış olan yılı zıkkım eder.


Güneşli havaya rağmen donduran soğuk bir günde yılın son yazısını yazmak için sığındığım berber çırağının torunum Ezel’e telefonla yazdırdığım anda hepimiz gibi içinde battığımız sanal ortama girerek, tıkladığı müzikle beni bölmesi ile yediği fırça gibi bir çok ani gelişmelerin yaşandığı eski yılın yeni yıla bıraktığı kötü mirasın yanında bir çok güzelliği de bıraktığını düşünmeyiz, yeni yıla umutla bağlandığımız şu dünyada….


2020 yılının aslında bizlere temizliğin ne kadar önemli olduğunu,sağlığın paradan daha değerli olduğunu sosyal yaşamın öneminin ne kadar olmazsa olmaz olduğunu hissettirip giderken başta iktidarlara olmak üzere sağlık camiasına, ilaç sektörüne, internet dünyasına en yararlı yıl olarakta anılarda kalacak gibi..



Mart ayında başlayıp, yıl sonuna kadar her gün ölü sayarak bitirdiğimiz 2020 yılının son gününde berber çırağının ikide bir yazımı böldüğü berberde traş olan müşterinin benimkiler gibi beyazlamış saç, sakalları kestirirken çalan telefonda gelen kara haber ardından ”çabuk ol, nenem ölmüş gitmem gerek” dediği berberin yıl boyu yorulan arabamı sibop ayarı için bıraktığım sanayi ustası gibi başına ektirdiği saçlarla gençleşmeyi umut ederken ” kaç yaşındaydı nene allah rahmet eylesin” sorumuza, traş olan müşterinin ” nenem 90 yaşındaydı” dediğini duyuyordum, traşa gelmiş sırayı bekleyen yeni müşteri ile birlikte gülümseyip “yazık olmuş genç yaşta ölmüş” diyerek bitirdiğimiz yılın bizi de ölüme doğru götürdüğünü tartışmaya başlıyoruz berberin pense ile nenesi ölen müşterinin yüzündeki kılları ağda ile çekerken bir anda acının ne olduğunu da yaşaran gözlerden anlıyoruz..


Evet, kış denen bahar ayı gibi bir ayın içinde ‘kar yok, kuraklık olacak” diyerek devam eden sohbetimizde yazımızın da sonuna geldiğimizi anlıyorum yeni yılla birlikte “nice yıllara” diye gelen mesajların eşliğinde ömrümüzden de giden bir yılı daha geride bırakırken..






 



  • hedef kitle: hitap edilecek kişi ve toplulukları belirleme
  • tanıtım çeşidi: hangi yoldan reklam yapılacağının tespiti
  • yayın araçları: kullanılacak tanıtım organlarını belirleme
  • sonuç takibi: dönüş ve talepleri belirleme
  • analiz ve çözüm süreçleri ile takip edilen tanıtımlar başarılı bir markalaşmaya imza atmanızı sağlıyor.

  • Reklamın Önemi – Neden Reklam Vermelisiniz?


    Reklam herhangi bir ürün ve hizmetin müşterilere tanıtılması için ideal bir yöntem. Küçük ya da büyük kuruluşlar bütçelerine göre reklam çeşitlerini belirleyerek akılda kalıcı ve ikna edici tanıtımlara imza atabilirler. Eğer siz de reklam yaptırırsanız;

  • Rakiplerinizden sıyrılırsınız.
  • Marka kimliğinizi tanıtırsınız.
  • Farklı reklam yöntemlerini kullanmış olursunuz.
  • Yayılma ve genişleme hızınızı artırırsınız.
  • Güncel bilgiler verirsiniz.
  • Kampanyalarınızın satışını artırırsınız.
  • İsminizi ve logonuzu akıllara kazırsınız.
  • Güvenilirliğinizi artırırsınız.
  • Sektörünüzde tercih edilen bir marka olursunuz.

  • En Çok Tercih Edilen Reklam Verme Modelleri


    Değişen ve gelişen reklamcılık sektöründe kullanılan araçlar da her geçen gün yenilenmektedir. Klasik yöntemlerin yavaş yavaş terk edildiği tanıtım modellerinden en çok kullanılanlar:

  • Gelişen internet dünyası ile yukarıdaki klasik yöntemlerden bazıları önemini yitirse de tanıtım sektöründe her koldan saldırmak başarılı olmanın ilk anahtarıdır. Sektörünüze göre yapılan tercihler ile sağlam adımlar atabileceksiniz.

  •  


    BAŞARILI BİR REKLAM SİZLERE:

  • güç
  • prestij
  • marka değeri
  • gelir
  • güvenilirlik
  • olumlu imaj
  • farkındalık kazandırır.

  • BAŞARISIZ BİR REKLAM SİZLERE:

  • gelir
  • kalite
  • bilinirlik
  • güç
  • değer kaybettirir.
  • .









    HANAKLI KÜVET VE İÇ KAPLAMADA MARKA!




     






     




  • AF Bir Daha ki Seçime mi Kaldı!?


    Terörist dediklerini, kırmızı bülten ile arananları bir oy alma uğruna TRT’ye çıkaranların 31 Mart ve 23 Haziran yerel seçimleri öncesi  ağızlarında, mitinglerde, sözde yer sofralarında verdikleri Af sözlerini 23 Haziran’da İBB’yi kayıp ettikleri tescil edilmesi ardından unuttular sanırım..


    Halbuki spor salonlarına kadar dolan cezaevlerinin boşaltılması için başta Avrupa Birliği olmak üzere içten ve de dıştan bir hayli baskı altında olanlar da aynı kişiler ve aynı hükumet..


    Adalet Reformunu hazırlayan ve TBMM’sine gönderileceği söylenen ve bu paketinin içinde olduğu belirtilen Af’ı unutanlar seçmen tarafından af edilmediklerinden dolay mı verdikleri sözleri kısa süre için de unutuverdiler.


    Genel bir affa ihtiyaç duyulan ülke de tıka basa dolmuş cezaevlerini boşalma cesareti göstermesi gerekenlerin kulak ardı edemeyeceği bu istemi ne zaman yapacakları da merak edilen en önemli konuların başında gelmekte.


    Kurucu partililerinin yeni parti kurmaya çalıştığı şu günlerde nasıl bir adım atacağı ve kendilerini 17 yıldan fazladır iktidar da tutan halkın affını alma çabasına bir Genel yada genel bir affı tamamlayan affı çıkarıp, çıkarmayacakları merak edilirken bu yönde atılacak olan adımın ülke içinde ki gerginliği de bir nebze olsa yumuşatacağı da diğer bir gerçek.


    Ülkenin toplumsa bir barışa ihtiyaç duyduğunu uzun uzun anlatmaktansa başta sınırlarımızda olmak üzere gerek ülke içinde gereke dışında yaşanan gelişmeler karşısında da moralli bir toplum olmasının diğer bir gereğidir ya bir genel af yada ona benzer acil bir af şartı.


    Bu nedenle mevcut hükumetin  31 Mart ve 23 Haziran’da aldığı mesajı kara kara düşünmektense gerek sosyal, siyasal gerekse ekonomik bir affı önüne alıp, hemen hayata geçirmesi elzem bir iştir.


    Yani bir daha ki seçimi beklemeden düşünülen seçim öncesi yapılacaklar arasında ilk sıralarda olan affın hayata geçirilmesi daha çok geciktirilmemelidir.


     


    İktidar-Muhalefet Çatışması İş Yaptıracak mı?


    Üçü Ardahanlı olan İstanbul’un 39 İlçesinin 15 Belediyesini alan Cumhuriyet Halk Partisinin bu başkanlarının birlikte verdiği poza bakınca bende, yine CHP’li bir milletvekili olan Mehmet Bekaroğlu gibi düşünüp, aydın, demokrat diye kendisini anlatan CHP’nin dünyanın en büyük metropolüne ve en çok kadın nüfusuna sahip bir kentte kadın bir belediye başkanının olmadığını görüyordum.


    Ve bu konuyu CHP’lilere bırakıp, İstanbul’da olduğu gibi Ardahan’da ve diğer bir çok kentte belediye başkanlığını kazanan muhalefetten seçilen başkanların şimdiden yelken indirip, yaşanacaklara kapı araladığını da görmüyor değilim.


    Çünkü başta MHP kökenli CHP-İYİ Parti ve HDP destekli Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olmak üzere bir çok muhalefet başkanın 31 Mart ve 23 Haziran’da yenilen iktidarın engellerine takıldıklarını şimdiden dillendirmeye başladılar gibi..


    Tabi iktidar da elinde bulundurduğu imkan ve çıkarmayı düşündüğü yeni yasalarla bu serzenişi daha da büyüteceğe benziyor..


    Çünkü seçimlerden önce ben daha 4,5 yıl buradayım diyen iktidarın başı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra onun destekçisi Devlet Bahçeli’nin her açıklamalarında muhalefetin aldığı belediyeleri çalıştırmak istemedikleri gibi kendi belediye başkanlarını da zora sokacak olan yeni yasaların hazırlığına başladıklarını da görmekteyiz.


    Kısacası seçim öncesi yaşanan çatışmanın bu kez gerek iktidarın elinde tuttuğu güç ile gerekse çıkarmayı düşünülen yeni yasalarla iktidarı engelleyip ,ş yaptırmayı düşündüğü şu günlerde muhalefetinde yeni yollar ve çıkışla bulmaktansa iktidarı sıkıştımasını mana edip, iş yapmayacaklar gibi..


    Ve her iki çatışmanın bugün olmazsa yarından da yakın olan yeni bir genel seçimi tetikleyeceği de diğer bir gerçek olduğunu düşündüğümüz bir anda Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Uşak’ta partisinin kongresinde yaptığı açıklaması dikkatimiz çekiyor.


    Karamollaoğlu’nun parti teşkilatlarını yenilememiz gerek ve en fazla 2 sene olabilecek bir yeni bir seçime hazır olmalıyız’ demesinden önce CHP’nin de yıllar sonra da olsa parti içinde yeni bir iç dizayn gitmek için kolları sıvadığı ve tüzüğünü güncellemek için kolları sıvadığını da haber almaktayız.


    Tabi mevcut iktidarında başta İstanbul ve Ardahan İl Başkanları olmak üzere kayıp yaşanan bölgelerde başlayıp, teşkilatlarda yenilemeye gideceğini de hesaba katarsak bir taraftan muhalefet ile iktidarın yerel çatışmasını izlerken belki içinde yerelin de katıldığı yeni bir seçime doğru giderken beklenen hizmetlerinde gelmediğini göreceğiz gibi..


    Çünkü yasa ve kanunların engeline takılıp, başına geçtikleri belediyelerde düşündüklerini iş yapmayan muhalefet başkanlarının ‘Belik bir araç, bir destek bulurum’ diye vekillerine emanet edip, terk ettikleri makamlarında oturamadıkları gibi iktidarın başkanlarınında muhalefet üzerinde kurulmak istenen mobingten olumsuz şekilde etkilendiği ve çalışamadıkları da diğer bir gerçek olarak ülkenin önünde duruyor gibi..


Mahir Sural: 2-0 Yapabiliriz


arşiv haber 09/09/2015 tarihli haber


HDP Ardahan Seçmeni Adayların Değişmesini İstediği Şu Günlerde Mahir Sural Yeniden Aday Adayı Oldu..


Bir Kasım’da yenilenecek olan genel seçimlerde yeniden HDP’den Ardahan Milletvekili Aday Adayı olduğunu açıklayan Ardahanlı İşadamı Mahir Sural başvuru da bulunduğu HDP’nin 1 Kasım Genel Seçimlerin de Ardahan’ın iki milletvekilini de kazanacağına olan inancının tam olduğunu söyledi.


**SEÇMEN ADAYLARIN YENİLENMESİNİ İSTİYOR..


Ardahan ve HDP seçmeninin yenilenmesini istediği yeni adaylar ile seçim gidilmesi halinde Ardahan’ın iki milletvekilinin kazanılacağına işaret ettiği için yeniden aday adayı olduğunu açıklayan HDP Ardahan Milletvekili Aday Adayı Mahir Sural halkan yakın, halkla iç içe ve en önemisi partinin tabanına uyumlu bir aday olduğuna inandığını, partisinin görev vermesi halinde Ardahan’ın iki milletekilini alıp, Ankara’ya döneceğine olan inancının tam olduğunu söyledi.