

HAVA ANİDEN AYDINLANDI
Erzurum’da göktaşı olduğu değerlendirilen cismin düşme anı cep telefonu görüntülerine yansıdı. Kentte akşam saatlerinde hava aniden aydınlandı. Göktaşı olduğu düşünülen cismin düşme anı kameralara yansırken insanlar şaşkınlığını gizleyemedi. Düşme anından sonra ise havada toz bulutu oluştuğu görüldü.
BİNGÖL’DE KAMERAYA YANSIDI
Bir çok ilden görünen göktaşı olduğu değerlendirilen cismin düştüğü an Bingöl’de cep telefonu kamerasına yansıdı.
Bingöl-Genç karayolunun 8. kilometresinde araçla seyir halinde olan 19 yaşındaki Veysel Sönmez cep telefonu kamerasıyla tesadüfen kaydetti.
Genç ilçesinde haftalık yayın yapan bir gazetede stajyer olarak çalışan Sönmez o anları anlattı. İlçeye dönerken gökyüzünde aleve benzer bir cisim gördüğü belirten Sönmez, daha sonra göktaşı olduğunu öğrendiğini ve Bingöl’e düştüğünü düşündüğü söyledi.
Saat: 23 59 ve ben bayram tatili, yetmedi baştan beri inanmadığım ve oyun içinde oyun diye değerlendirdiğim corona yasaklarının getirdiği tembellik yüzünden günün yazısına gün bitmek üzereyken başladım. Bir dakika içinde günlük yazımı bitirebilir miyim stresi içinde beynimdeki düşünceleri parmak uçlarıma, oradan da ekranın sol tarafı yaralanmış olan kucağımdaki diz üstü bilgisayarımın tuşlarına son sürat değerek yazıya dökerken sağ kulağımda tv’den gelen tartışmaları beynime aktarıyor.
Evet, önce Corona ve yasakları, ardından Ramazan, sonra Bayram derken üç ayın daha hayatımızdan eksildiğini fark etmeden yarın, yani ramazan bitti, bayram kutlandı, coronada gitti diyerek yeni bir kapının açılacağının heyecanı ile yeni bir güne hazırlanırken, açılacağını düşündüğümüz kapıda bekleyen onca sorunların bir yere gitmediği gibi birikerek hala bizi beklediğini düşününce bir anda o heyecanı şimdiden kaybediyor gibiyiz.
Çünkü benim kadar kendisininde yorgun olduğunu görüp, gözlemlediğim ve onca büyükşehir, milletvekili, bürokratu, bakanı ve yetkisi olmasına karşı tüm yükü kendisine dert edip, altında kalmaya başladığı omuzları yorgun başkan Erdoğan kendi kadrosuna gaz vermek istercesine, ‘Evden çıkıyor , sahaya iniyoruz’ dese de kendisinden ayrılıp, partiler kuranlar dahil ekibinin büyük bölümünün, ucube denilen başkanlık sisteminin getirdiği sıkıntıları anlatan ‘Biz çalışıyoruz, alakasız insanlar bakan, bürokrat, rant pardon iş sahibi oluyor’ diyemese de mırıldadığı ve yaşanan tembelliğin etkisiyle günün yazısını yazmak istemeyen benim gibi ayak direttiği öylesine belli oluyor ki..
Evet, haber tartışmalarından bıkıp, açtığım tv kanalında asla batmaz denen Titanic’in buz kütlelerine çarpıp, ikiye ayrıldığı ve battığı sahne eşliğinde bir bayramı daha geride bıraktığımı ve yarından itibaren yeni bir sürecin başlayacağını hayal ederek düşündüğüm şu an soğuk, yağmur ve karlarla karşılanan bayramı esen şiddetli rüzgarların eşliğinde yara, bere içinde geçiren memleketim Ardahan’ın da aralarında bulunduğu 81 vilayette uygulanan sokağa çıkma yasağı gibi bugünkü yazımında bittiğini anlıyordum..
ESKİ HABERLERİMİZ İÇİN TIKlayın..
http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php
Aktaş Açılıyor, Havaalanı Kapanıyor!
**Kars Havaalanı Kapatılıyor..
**Gürcistan Heyeti Çıldır’da..!
Posof Türkgözü Gümrük Kapısından gelen Gürcistan Heyeti’ni Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç, Çıldır Belediye Başkanı Yakup Azizoğlu ve Çıldır’da ki Daire Amirleri karşıladı.
Çıldır Yüksekokul Tesislerinde verilen yemekte konuşan Gürcistan heyeti Aktaş sınır kapısının hazır olup olmadığını nasıl bir açılış beklediklerini 15-18 Ekim tarihlerine kadar iki tarafın kapısının da biteceğini ve nasıl bir prosedür uygulayacaklarını ifade eden heyet daha sonra konuşmayı Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç’a bıraktı Kılıç yapmış olduğu açıklamada Çıldır Aktaş kapısını bittiğini açış gününü beklediklerini ifade etti. Daha sora Çıldır kaymakamı ve daire amirleri Gürcistan’dan gelen heyete baklava hediye ettiler onlarda Çıldır Kaymakamı Tamer Kılıç’a Gürcistan’dan getirdikleri şarabı hediye ettiler.
**AMATÖR LİG BAŞLIYOR..
Furbol sever işadamları ile Ardahanlı gençlerin kendi cep harçlıkları ile ayakta tutup, tüm yok imkanlara karşı devam ettirdiği Ardahan 1. Amatör Futbol Ligi 2015/2016 Sezonuna başlıyor.
12 Futbol takımın mücadele edeceği öğrenilen Ardahan 1. Amatör Futbol Ligine bu sezon 12 Futbol Takımı katılacak.
Damal ilçesinin bu kurduğu Damalspo’un ilk kez katılacağı Ardahan 1. Amatör Futbol Ligine Ardıspor, Ardahanspor, Sulakyurt (Sarzep) Spor, Gölespor, Ağzıipek (Cincorup) Spor, Kalespor, 23 Şubatspor, Posofspor, Senemoğluspor, Tepeler (Kong) Spor ve Bağdeşen (Kinzodamal) Spor isimli takimlar katılacak.
Çıldır ve Hanak’ın bu yılda katılmadığı Ardahan 1. Amatör Liginin iddialı takımlarından olan geçen yılın şampiyonu Ardahan Spor’un bu yılki rakipleri yie Arıspor, Halilefendispor, Gölespor ve 23 Şubat olacak gibi.
Posofspor’un lig tecrübesiyle merkez takımlarını zorlayacağı görülen lig karşılaşmaları önümüzdeki haftalarda başlanacak.
**SERHATSPOR SESSİZLİĞE BÜRÜNDÜ..
Öte yandan Ardahan’ı 1. Amatör Liginde temsil eden Serhat Ardahan Spor bu sezon adeta sessizliğe büründü.
Takımın yeni yönetiminin toplumdan ve basından kopuk oluşu dolaysıyla ne yaptıkları, son durumlarının ne olduğu bilinmiyor.
**Kendi sahamızda ilk galibiyet
Ardahan’ı Bal liginde temsil eden Serhat Ardahanspor, eksik kadro ile çıkmış olduğu Gümüşhane Telekomspor maçından 3-0 galip ayrıldı.
Bal liginin birinci haftasında oynanması gereken olan, misafir takımın Antrönörünün vefatından dolayı ertelenen müsabaka dün Ardahan’da oynandı.
Ligin ilk haftasında lisanların ilgisizlik nedeniyle yetiştirilmemesi kaynaklı bir çok as futbolcusundan yoksun çıktığı müsabakayı rakibinde zayıflığı nedeniyle 3-0 kazanan Serhat Ardahanspor sezonun ilk galibiyetini aldı.
**PROTOKOL TRİBÜNDEYDİ…
Karşılaşmayı Vali Ahmet Deniz, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çakmak, Emniyet Müdürü Selami Hüner ve Özel İdare Genel Sekreteri Hakkı Özgür’de izledi.
Stada geldikten sonra taraftarlarla ayaküstü bir görüşme gerçekleştiren Ardahan Valisi Ahmet Deniz, taraftarlara fair-play çağrısında bulundu. Daha sonra ulusal hakemimiz Doğu Yılmaz’la karşılaşan Vali Ahmet Deniz hakemimizin maçları ve performansı hakkında bilgi aldı. Kendisini yakından takip ettiğini belirten Vali Deniz, hakemimize başarılarının devamını diledi.
Karşılaşmanın yapıldığı sahanın çeşitli yerlerine asılan “Burası Ardahan, burada küfür yok” pankartları ile “Ardahan’da küfürsüz maç” kampanyası bu sezon da devam etti.
Karşılaşmanın ardından Serhat Ardahanspor’un oyuncularını tebrik eden Vali Deniz, “Takımımızın ligin başlarında aldığı bu galibiyet bizleri sevindirdi. Bugün ki sevinci bize yaşatan kulübümüzün yöneticilerini, teknik yönetimini ve futbolcularımızı kutluyorum. Bundan sonraki karşılaşmalarda da takımımızın aynı başarıyı devam ettireceğine inanıyorum. Geçen yıl başlatmış olduğumuz küfürsüz maç kampanyası bu yıl da devam ediyor. Geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Ardahan’da küfürsüz maç izlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Öte yandan Serhat Ardahan Spor’un yöneticileri bu sezon adeta sessizliğe büründü.
Takımın yeni yönetiminin toplumdan ve basından kopuk oluşu dolaysıyla ne yaptıkları, son durumlarının ne olduğu bilinmiyor.
**Camiler ve Din Görevlileri Haftası Kutlanıyor..
Bir arada yaşa kültürümüzün merkezi olan camilerimizin toplum hayatındaki önemini bir kez daha hatırlatmak, vatandaşlarımızın camilerimiz ile daha içten ve kararlı bir ilişki kurmalarına vesile olmak, camilerimizin ve çevresinin bakım, onarım ve temizliğini yapmak ve toplumda yer edinmesini sağlamak amacıyla 1986 yılından beri 01-07 Ekim tarihleri arası Camiler Haftası olarak kutlanmaya başlanmıştır. Daha sonra din görevlilerini onura etmek amacıyla 2003 yılından itibaren de haftanın ismi Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak değiştirilerek etkinliklerin çeşitliliği artırılmış, içeriği zenginleştirilmiş ve ülke genelinde açılış merasimleri düzenlenmeye başlanmıştır. Bu etkinlikler çerçevesinde Ardahan İl Müftülüğü ile T.D.V. Ardahan şubesi de 15 Ekim Perşembe günü Halk Eğitim Merkezinde bir program gerçekleştirdi.
Program İstiklal Marşı ve Saygı Duruşunun ardından okunan Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programın selamlama ve açılış konuşmasını yapan İl Müftümüz Aytekin YILMAZ konuşmasında “ Camiler ve Din Görevlileri haftasını daha doğru değerlendirebilmek ve sıradan bir hafta olmaktan çıkarmak için 2011 yılından itibaren şehrin kalbi ve hayatın merkezi olan camiyi, hayatın ve şehrin kalbine yeniden taşıyabilmek adına hayatın içinden temalar belirlemeye başlandı.
2011 yılında tema “Cami ve Çocuk” , 2012 yılında ise “Engelsiz Cami Engelsiz İbadet”, 2013 yılında ise “Cami Kadın ve Aile”2014 yılında “Geç Kalma Genç Gel” 2015 yani bu yıl ise “Cami ve Namazla arınma” konuları ana tema olarak Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından belirlendi.
Namaz dinin; Cemaat ise camilerin süsüdür. İslam’ın şiârı olan caminin safları cemaatten ve genç nesilden mahrum kaldığında, o mabet, geleceğe teslim edilecek kimsesi kalmayan bir öksüz durumuna düşer. Maalesef nice camilerimiz var ki, içerisi cemaatten yoksun olduğu için duvarları soluk, şerefeleri mahzun, safları insansızdır.
Cami ve din hizmeti toplum için vücuttaki kan gibi önem arz etmektedir. Peygamber efendimiz, kayın biradere Abdullah İbni Ömer’e hitaben: “ Ey İbni Ömer, dinine sarıl, dinine sarıl, Çünkü dinin senin etin ve kanındır. Dini kimden öğrendiğine dikkat et. Dini inancı ve ameli müştekim olanlardan al ve öğren. İstikametten sapanlardan öğrenme”
Konuşmamı bitirmeden önce, bu görevi ifa ederken veya sonradan rahmeti rahmana kavuşmuş tüm görevlilerimize Allah’tan rahmet diliyor, şu an görevini sürdüren tüm görevli kardeşlerimin Camiler ve Din Görevlileri Haftasını tebrik ediyor,
Şu cennet vatanımızda, birlik, beraberlik içerisinde kardeşçe yaşamayı, memleketimizi ve milletimizi her türlü fitne ve kötülüklerden korumasını Yüce Allah’tan niyaz ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.” Dedi.
Programda Sayın Valimiz Ahmet DENİZ’ de Din Görevlisi ve K. Kursu Öğreticilerine yönelik tavsiye yüklü anlamlı bir konuşma yaptı. Sayın Valimiz konuşmasında “Geçmişte yapılan Camilerimiz, şehrin kalbi olarak düşünülmüş, imarethanesiyle, kütüphanesiyle, mektebiyle adeta bir yaşam merkezi haline gelmiştir. Bugün din görevlilerimize çok büyük görevler düşmektedir. Bu görev, gönül işidir, sevda işidir. Gençlerimizin, çocuklarımızın kötü emelli insanlar tarafından kandırılmaması ve geleceğini kurma yolunda yetiştirilmesi için özellikle okullara gönderilmeleri ve eğitim öğretime katılımlarının sağlanması anlamında din görevlilerimize büyük görev düşmektedir. Çünkü çocuklarımız bizim geleceğimizdir. Çocuklarımızı iyi eğitebilirsek, milli, manevi ve dini değerlere sahip gençler olarak yetiştirebilirsek, o gençlerden asla zarar gelmez. Onlar, yaşamlarının bütün evresinde yanlışa hayır derler. Bu anlamda bizler, sevgi, saygı ve hoşgörü ile hep birlikte, daha güzel işler inşa etmeye çalışacağız. Özverili hizmetleri dolayısıyla bütün din görevlilerimizin haftasını yürekten kutluyorum” dedi.
Ardından Merkez Camii İmam-Hatibi Güven KARAKOYUN (Din Hizmetleri Nasıl Olmalı), Sulakyurt Köyü Camii İmam-Hatibi Nizamettin PEMBE (Camii Hizmetleri Nasıl Olmalı) ve Kur’an Kursu Öğreticisi Şeyma AKYURT’ da ( Kur’an Kursu Hizmetleri Nasıl Olmalı) hazırlamış oldukları konuşmalarını dinleyicilerle paylaştı. Daha sonra Çimenkaya Köyü Camii İmam-Hatibi H. İbrahim AKÇAY ve K. Sütlüce Köyü İmam-Hatibi Y. Arafat IRMAK’ ta hazırlamış oldukları şiir dinletisini sundular. İl Müftülüğü ilahi korosunun okumuş olduğu ilahilerin ardından Emekli Din Görevlilerine Teşekkür Belgeleri takdim edildikten sonra program son buldu.
Programın ardından İl Müftümüz Aytekin YILMAZ Çıldır İlçesine geçerek Müftülük personelinin Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla tertip etmiş olduğu programa katıldı.
**Askıda kaldılar!..
Ardahan’da 7 katlı apartmanın dış cephe boyasını yapan 2 işçi, üzerinde çalıştıkları iskelenin bir halatının kopması sonucu asılı kaldı. Büyük tehlike atlatan işçiler, vinç yardımı ile kurtarılarak indirildi.
Olay, saat 13.00 sıralarında Ardahan’ın en işlek caddesi olan Kongre Caddesi üzerinde meydana geldi. Bir apartmanın dış cephe boyasını yapan iki işçi, halatlarla çatıdan tutturulan iskele üzerinde boya yapmaya başladı. Bir anda iskelenin sağ tarafındaki halat kopunca baretsiz, güvenlik önlemsiz çalışan işçiler iskele üzerinde asılı kaldı. Düşme tehlikesi yaşayan işçiler, bağırarak yardım istedi.
2 işçinin asılı olduğunu gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri bölgeye vinç çağırdı. Vinç yardımıyla, 7’nci katta bulunan iskelenin bulunduğu bölüme uzatılan merdivenle işçiler mahsur kaldıkları yerden kurtardı. Aşağı indirilen işçilerin sağlık durumlarının iyi olduğu bildirildi. Vinç sahibi Barış Gümüş, “Olayı öğrendiğimizde hemen koşup geldik. İşçileri burnu kanamadan kurtardık. Büyük bir tehlike atlattılar” dedi.
İşçilerin kopan halatta hayati tehlike geçirmelerine rağmen, iskele üstündeyken kendilerini görüntüleyen gazetecilere “Ne çekiyorsunuz?” bağırmaları dikkatleri çekti.
**Ardahanlı Bakan’dan İşçilere Fırça..
Ardahanlı Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, bakanlık binası önünde işlerine son verilen bir grup işçi ile görüşürken, “Siz burada durun da ben şeye gidiyorum.” dedi. Bir işçinin “Bundan sonra ne olacak bakanım.” sözüne Topçu, “Herkese yaptığın muameleyi bana yapma.”diyerek azarladı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ona bağlı vakıfta çalışırken iki kurumun anlaşmazlık üzerine işlerine son verildiğini söyleyen bir grup işçi, tepkilerini dile getirmek üzere öğle saatlerinde bakanlık binasının önüne geldi. Bakan Yalçın Topçu ile bakanlık ana kapısı önünde karşılaşan işçiler, dertlerini anlatmaya çalıştı. Bakan ile ayaküstü kısa bir diyalog yaşayan işçiler, bakandan birkaç kez, “Siz burada durun da ben şeye gidiyorum.” cümlesini duyabildi.
İşçilerden Yüksel Karataş ile Kemal Algen grup adına Cihan Haber Ajansı’na açıklamalarda bulundu.
Bakanlıkta yaklaşık 20 yıldır çalıştıklarını, yöneticilerin kendileriyle ilgilenmediklerini öne süren Karataş, 20 Ekim itibariyle işi bırakacaklarını söyledi ve devamında, “Bakanlık üst düzey yöneticileriyle vakıf adına çalışıyorduk, vakıf arasında çıkan anlaşmazlıktan sonra vakıf karar aldı personelini çıkartıyor. Hiç kimse ilgilenmiyor. Bakan Bey ile bir kere görüştük. Bakan çözeceğim dedi, ama 8 aydır hala çözülecek. 8 aydır arkadaşlarımızın çalışma ve motivasyonu kalmadı. Hepimiz şuan kredi mağduruyuz, borçlarımız var. Okullar açıldı, doğalgazı açamıyoruz, kış geldi. Hepimiz mağduruz.” açıklamasında bulundu.
“155 KİŞİ MAĞDUR OLUYORUZ”
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’in oluru ile vakfa ait olan kirli su ve temiz su arıtma tesisinin devredildiğini belirten Karataş, şöyle dedi: “Vakfın gelir kaynakları kesilince şuan 155 kişi mağdur oluyoruz. Hepimiz kapının önüne konulduk, hiç kimse yardımcı olmuyor. Başbakanımız meydanlarda taşerona kadro diyor. Biz bakanlığın kendi personeliydik. Süresiz sözleşmeliydik, en kötü çalışanımız 15 yıllık çalışanız kredi çekenler var, hasta çocukları olan arkadaşlarımız var, engelli çocukları olan arkadaşlarımız var.”
Başbakan Ahmet Davutoğlu’na da seslerini duyurmak istediklerini ifade Karataş, “Taşerona kadro derken bakanlık kendi personelini bir anda bariyerlerin önüne çıkartabiliyorsa artık yapabilecek hiçbir şey yok. 155 çalışan olarak düşünmeyin, 15 bin kişi olarak buradayız.” diye konuştu.
Karataş, sözlerini, “Antalya’daki alt yapılar işletmemiz vardı, onu da vakıf adına biz yapıyorduk onu da şu an bizim elimizden aldılar. Vakfın geliri kesilince hiçbir şekilde vakıf sizi çalıştıramayız. Çünkü paramız kesildi, deniliyor bize. Bizde ne yapacağımızı bilmiyoruz. Arkadaşlarımızın çoğu intiharı bile düşünüyoruz. Yılbaşından bu yana hala bugün yarın çıkacaksınız, 1 ay daha ertelediler. Son iki günümüz kaldı, biraz önce bakanlık yetkilisi ile görüştük, çalışmalar devam ediyor dedi. İşten ayrılmamız bize tebliğ edildi.” şeklinde tamamladı.
“BURADAKİ ÇALIŞAN İNSANLARI HİÇE SAYIP KENDİ YAKINLARINI İŞE ALIYORLAR”
Döner sermayenin konuya el atabileceğini belirten Karataş, “DÖSİM’in yanında 150 kişi hiçbir şey 500 trilyon sermayesi olan sermaye işletmesi 150 kişiyi almıyor. Çanakkale alan işletmelerine personel alıyorlar, bizi de DÖSİM ile alın dediğimizde bize KPSS puanı gerekli olduklarını söyledi. Şuan ilkokul mezunu olmayan insanı işe alıp işe başlattılar. Kendi yandaşlarına kadro açmak amaçları. Buradaki çalışan insanları hiçe sayıp kendi yakınlarını çocuklarını, yakınlarını işe almak. Burada bizim yıpranmamız, deşifre olmamızın sebebi de bu zaten. Ben 40 yaşındayım. Bu saatten sonra nerede işe gireceğim.” diye sitem etti.
Kemal Algen ise, “Seçim öncesi bu kadar insanı neden mağdur ediyorlar. Başbakan 100 bin kadro veriyoruz diyor. Bizi işten çıkartıyorlar. Biz işimizi geri istiyoruz.” diye konuştu.