BAŞKAN GES'TE GÖLE'Yİ KÖPEKLER BASTI!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



AK Partili Göle Belediye Başkanının ilçede bulunan üniversite öğrencileri ile birlikte Güneş Enerjisi Santralinin bulunduğu alana gidip, GES hakkında öğrencileri bilgilendirdiği saatlerde çekilen fotoğraf karelerine ilçenin ana caddelerinde gelişi güzel yerlere serilen köpekler ve çöplerin takılmaması dikkatlerden kaçmadı.



AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin başında bulunduğu ilçede bulunan Göle Nihat Delibalta Meslek Yüksek Okulu Sivil Savunma ve İtfaye Bölümü Öğrencileri hocaları Erol Özççelik’in eşliğinde Güneş Enerji Santralini ziyaret eden öğrencilere temiz enerji konnusunde İmar Müdürü Hakan Kaya ile birlikte bilgi verdiler.



TİK-TOK ve MÜRTED


Balık hafızalı toplumun bir ferdi olarak kendisine ve iktidarına muhalefet edenleri sıkça ‘Hain, Terörist, Haşhaşi, Mürdet’ olarak suçlamasıyla eleştirilen AKParti Genel Başkanı, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında düzenlenen 15 Temmuz Şehitlerini Anma Gecesi’nde dile getirdiği Mürted’i sabah, sabah tesadüfen izlediğim  ve yıllar öncesini bugüne bağlatan Tik-Tok ve ona benzer sanal ortamların çıkarılan yeni sansür yasasıyla nasıl önleneceğini de merak etmedim değil.


Çünkü son günlerin en çok izlenen Yellah klibi başta olmak üzere birçok videolu paylaşımın Erdoğan’ın ve iktidarının hoşuna gidecek şeyler olmadığını da onların yerine düşünüp, kendime dert ediyordum.


Neyse Ardahan MHP İl Başkanının görevden alınan ilçe başkanlarının yerine yeni İlçe başkanları ve yönetim bulmadığı, MHP İstanbul İl Başkanının ülkücüleri dolandırıcı olmakla suçladığı iddialarının gündeme düştüğü ve bu nedenle ülkücülerin İl Başkanlığını bastığı haberleri eşliğinde sabah yazmaya başladığım yazımın başlığını oluşturan tik tok’ta izlediğim videonun mürtedlerin Osmanlı’ya yaptığını bir kez daha hatırlayınca Erdoğan’ı haklı çıkarıyor gibiydi.


Çünkü, devletine, kendi ordusuna ihanet edenlere verilen Mürted adının geçtiği bölgeye baktığımızda yeni bir sarayın yapıldığı Ahlat’a yani Malazgirt savaşının yaşandığı Muş aklıma geliyor. Evet, Mürted isminin geçtiği alana baktığımızda Konya ve bu bölgede bulunan diğer illerin oluşturduğu o dönemin Anadolu beyliklerinin ihaneti karşımıza çıkar.




Yani 1402 yılında bu bölgede gerçekleşen Ankara Savaşında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur Han arasında Ankara Çubuk Ovası’nda yaşanan savaş öncesinde Timur, Anadolu’daki Osmanlı beylerine haber gönderip onlara beylik topraklarını geri vereceğini, eğer Bayezid’in yanında savaşmazlarsa ya da kendi tarafında savaşılarsa bu hakdan yararlanacakları vaadinde bulunur. 


Ve 1402 yılında, Çubuk Ovası’nda iki ordu karşı karşıya geldiğinde Bayezid’in Timur’un ordusuna taarruza geçtiği sırada, sadece Osmanlı güçlerinin taarruz kollarından birini oluşturan Kara Tatarlar’ın ve komutasındaki bazı askerlerin Timur’un bu vaadine karşılık verdiği, bugün suçlanan Sırpların sonuna kadar yanında kalmaya çalıştığı ve bu savaşta esir düşen, ailesi aşağılanan Bayezid’e ihanet etmesi olayına bakınca Anadolu Beyliklerinin olduğu ovadan Kürtlerin Ardahan’daki kalenin adını taşıdığı Sultan Alparslan’a “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” dediği ve önemli destekle Anadolu’ya kapı açan Malazgirt ovasına gidiyoruz.


Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, o dönem, hatta bugün batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saysa da ve hatta İstanbul İl Başkanının dolandırıcılıkla suçladığı iddia edilen ülkücüyüm diyen bazıları başta olmak üzere kimileri tarafından Kürtlerin varlığı inkâr edilse  Mürdet diye suçlananların yaşadığı ova ile Malazgirt’in de içinde bulunduğu ovalarda yaşayanların bu ülkenin birlikteliği için ne kadar samimi olduklarını da ortaya koyarken Erdoğan’ın gündeme getirdiği Mürted olayının yaşandığı ileri sürülen Akıncı Üssü adını alan Üssü’nden önce oranın adı Mürtedmiş diyordu. Ve aynı Erdoğan’ın kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edenlerin, Timur’un tarafına geçenler sebebiyle oraya bu ad konmuş: Dönekler. İşte şimdi de dönekler” demesinin de ne anlama geldiğini adeta sorgulatıyordu çıkan yeni sansür yasasına rağmen bunları anlatmaya devam den tik toklar ne olacak dedirtirken…




arşiv haber 16/10/2017 tarihli haber/yorum


İMC Usulüyle Kışlık Erişte..


Geçtiğimiz gün yaşanan olağanüstü hava değişimi ve kentin yüksek kesimlerine yağan karla yüzünü gösteren kış öncesi hazırlıklarına ara vermeden devam eden bölge halkı el birliği ile kara kışa hazırlanıyor.


Kent merkezlerinde olduğu gibi köylerde devam eden kış hazırlıkları öncesi yoğun bir hazırlık yapan Ardahanlılar kışlık yiyeceklerini de İMC usulü ile birlikte hazırlıyorlar.


Bu yıl besledikleri kazların büyük bölümünü yabancı vebaya kurban veren Ardahanlılar geçtiğimiz günlerde kutlanan Kurban Bayramı ardından kış hazırlıklarına başladılar.


Göleli kadınların yaptığı gibi bir çok Ardahanlının yaklaşan kara kış öncesi el birliği yaparak Kışlık Erişte dahil kış öncesi kışlık yiyeceklerini hazırlarlarken erkekleri de kömür, odun derdine düştükleri görülmekte.



**Peynir Tuluğları da Hazır..


Erişte kurutmaya başlayan, kalan kazları kesmeye hazırlanan Ardahanlılar kış öncesi peynirlerini de hazırladılar.


Bölgenin balı, kaşarı, kaymağı ve kazının yanında olmazsa olmazı olan deri içinde saklanan ve yeşertilen tuluğ peynirlerini de hazırlayan Ardahanlılar bir taraftan da geçim kaynaklarının baş aktörü olan hayvanları için de gerekli hazırlıkları sürdürdükleri görülmekte.


**2017 Yılının  ilk karı yağdı..


*Foto: Yavuz Morkoç


Geçtiğimiz yıllara nazaran bu yıl bir haylı sıcak geçen ve yaşanan kuraklık dolaysıyla başta hayvan yetiştiricileri olmak üzere bölgede ki yaşamı olumsuz yönde etkileyen hava şartlarının bir hayli değişime uğradığı Ardahan’da kar da erken geldi.


Gün boyu üşüten bir havanın yaşandığı Ardahan’da Eylül ayının ilk haftasında kentin yüksek kesimlerine kar düştü.


20 Derece üztünde sıcakların yaşandığı şu günlerde bir anda soğuyan ve 7 dereceye kadar inen hava sıcaklığının şok derecede aşağı düşmesi yaz havasının etkisiyle giyinip dışarı çıkaranları da olumsuz yönde etkilerken, soğuk hava ile birlikte esen sert rüzgar kent merkezinde kendisini gün boyu his ettirdi.





**Gözün görmüyor mu kardeşim?!


*31/10/205 Tarihli Haber


Ardahan Belediyesinin kaldırımlara yaptırdığı engelli yolların üzerine engel koyması dikkat çekiyor.

Ardahan Kongre caddesinde ki kaldırımlara yeni duraklar koyan belediye engelliler için yapılan yolların üzerine yeni durakları koyması dikkat çekti.


Daha önce bir çok kez gündeme gelen aynı hatayı bu kez Kongre caddesinde yapan belediyenin bu ilginç uygulamasını gören engelsizler, ‘Gözün görmüyor mu kardeşim’ diyerek belediyeye tepki koydukları dikkatlerden kaçmıyor.


**Tahiroğlu yazdı, Hakan Çapan paylaştı..



Cengiz Çapan ile Mahmut Toprak’ın ne yapmak istediğini soran Ardahan eski Telekom İl Müdürü Zafer Tahiroğlu’nun kendi intenet sitesinde ele aldığı bir yorum Cengiz Çapan’ın kardeşi olan Hakan Çapan tarafından sanal ortamda beğenilip, paylaşıldı.


İşte o yazı;


(Bu yazı Ardahan Gündem360 sitesinden alıntıdır.)


GEÇMİŞTE BİRBİRİNE DEMEDİK LAF BIRAKMAYAN


Mahmut TOPRAK- Cengiz ÇAPAN,

Cengiz ÇAPAN- Orhan ATALAY,

Orhan ATALAY- Mahmut TOPRAK!


SİZ BİRBİRİNİZİN YÜZÜNE NASIL BAKIYORSUNUZ?


Çıkın bize izah edin bizler de anlayalım.


Şimdi soruyoruz;


1)- Madem sizin geçmişte bir ‘dava’nız vardı, o halde neden davanızı bırakıp gittiniz ve birbirinize savaş açarak yine biribirinize demedik laf bırakmadınız? dava adamlığınız bu mu?


2)- Davanız şimdi mi aklınıza geldi? 

3)- Bu saatten sonra neyin davasıdır acaba? 

Kaybedeceğin Makamın mı?

Paranın mı? 

İhalelerin mi? vs diğer şeylerin mi? Yoksa ticari tehditleri savmanın mı? 

Neyin peşinde koşulduğunu, dün tükürdüklerinizi bugün niçin yaladığınızı halk çok iyi biliyor…


AK Parti ülkede yaşayan ‘Dava Adamları’nı bir bir harcayıp derin yapıya teslim etti zaten. Yine Akp bitiş sinyalleri verdiği bu günlerde mi, ‘Dava Adamları'(!)nı hatırlıyor?

Şimdi mi akıllarına geldi?


Beyler, ne AK Partinin davası bu saatten sonra davadır, ne de sizin dava adamlığınız davadır. -Siyaseten hepiniz silinme noktasına geldiğiniz için, -Durumu kurtarmak için, -Muhtelif menfaatleriniz için bir araya geldiniz. 

Durumunuz, görüntünüz ve analizler bunu gün gibi gösteriyor zaten.


Bu yaptığınıza ne ‘DAVA’ denir, ne de ‘DAVA ADAMLIĞI’ denir..


Buna; MAKAM ve MENFAAT yolunda İŞBİRLİĞİ yapmak denir. Başka isim varsa siz koyun.


Geçmişteki kavgalarınız da hep “sen” “ben” kavgasıydı. O zaman da davadan bahsediyordunuz, şimdi de aynısı olacak, hiç kusura bakmayın. Tabi bir de başarılı olursanız ki bu mümkün değil.


Size bir örnek vereyim; AK Parti Genel Merkezi tarafından Eski il Başkanı Nusret Koyucu Ankara’ya davet edildi, fakat Koyuncu Genel Merkeze teşekkür ederek gitmedi ve dik durdu.

Peki Nusret Koyuncu, bugün neden AK Parti Genel Merkezi aracılığıyla sizin bu barışma teklifinize olumsuz cevap verdi? onu da ben söyleyeyim…


”Başkalarının sofrasında kırıntı peşinde olmayanlardan olduğu için…” dik ve onurlu durdu, Ya siz ne yaptınız?

Davete ‘dörtel’le sarılıp koşup o fotoğraf karesindeki yerinizi hemencecik aldınız.


Siyasette bu duruma ne derler? “TÜKÜRDÜĞÜNÜ YALAMAK” DERLER.



 


Çocuk Babasının Öldüğünü Hiç Kabul Etmez ki..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com


5 Yıl önce yetim kalmanın ne olduğunu anladığım da nasıl olupta çok ama çok geciktiğimi bugün hala anlamış değilim..

Halbuki fırsat varken bugün yaşadığım pişmanlıkları yaşamayabilir, hepimizin sağken değerini bilmediğimiz sevdiklerimize daha farklı davranabilirdik diye düşünüyorum..

Çünkü hepimizin yani biz çiğ süt emmiş insanların başta babalarımızın olmak üzere bizi el bebek, gül bebek büyüten annelerimizin, anne kadar sıcak yüreklere sahip halalarımızın, teyzelerimizin, tırnağımıza bir şey değse yüreklerine ok değmiş gibi ağrıyı his eden bacılarımızı, birlikte gezip, top koşturup, kavgaları birlikte yaptığımız hatta kız tavlama yarışına girdiğimiz erkek kardeşlerimizi, baba kadar bize yakın olan ve değerli olduklarını anlamadığımız amcalarımızı, dayılarımızı kayıp etmeyene kadar ne kadar değerli birer varlık olduklarını anlamayız..

Evimizin bereketi olduklarını fark edemediğimiz yaşlılarımızı, biz yokken onlar var deyip, rahatça çel, çocuğumuzdan uzaklaştığımız da güvendiğimiz eşlerimizi, komşularımızı kısaca sevdiklerimizi kayıp ettiğimiz de dizlerimizi döverken aslında pişman olduğumuzu da kabul etmeme ukalalığı içine gireriz..

Ve onlar sağken değerlerini anlamayıp, öldüklerinde arkalarında ağıtlar dizeriz..

Sağken değerlerini bilmediklerimiz öldüğünde timsah göz yaşları dökerken sıranın bizlere geldiğini de kabul etmeyip, bir kaç gün aradan sonra unutur, hatırlamayız bile..

Evet bugün babamı kayıp edip, yetim kaldığımın üzerinde tam 4 yıl geçmiş, beşinci yılı da onsuz geçirmeye hazırlanırken onun kokusunu, sevgisini, bakışlarını ve beni bırakıp gidişini bir kez daha hatırlıyorum ‘keşkelerle’ dolup, taşan yüreğimle..

4 Yıl önce kayıp ettiğimde gazetecilik mesleğim gereği öldüğünü, ‘İnsan Babasının Öldüğünü Yazar mı?’ başlığı ile soğukanlık içinde habere çevirirken aslında yaslandığım dağın çöktüğünü fark edemediğimi bugün, 5 nci yılda daha iyi anlarken ‘keşke yaşasaydı, keşke onunla kavga etmeseydim, keşke onu hiç üzmeseydim, keşke onu hiç sinirlendirmeseydim’ desem de çok ama çok geç kaldığımı bir kez daha anlıyorum, dolup, taşan göz yaşlarımı gizlice yanan göğsüme sönsün diye akıtırken..

Çünkü her insanın sevdiklerini kayıp ettikten sonra yaşadıklarını bende yaşadım bugün her yerde arayıp, bulmadığım babamın ölümüyle..

Ardahan’ın da önemli bir değeri olan Fevzi Yılmaz ile birlikte çok güzel anılarımız vardı, baba oğul ilişkisinin yanında sırdaş, arkadaş yoldaş olsakta her çocukla babası arasında yaşanan tatsız şeyler benle, babam arasında da oldu.

Birlikte çok şeye göğüs gerdik, güldük, eğlendiysekte zaman zaman kavgalarımız, kırgınlıklarımız, bir birimizi üzmelerimiz de olmadı değil..

Ve bugün 5 nci yılında keşkelerle dolu bir sürecin yeniden yaşanmasına imkan verilse o kavgaları, üzmeleri, kırmaları değil, tüm yürek sıcaklığı ile ‘Babam benim’ diyerek soğuk mezarına değil, ona sarılmayı seçerdim..

Ama ben o şansı 4 yıl önce kaçırdım..

Siz bu yazıyı okuyanlar şansa varken başta babanızın olmak üzere yüreğinizin yarısı, yanınızda ki, arkanızda ki dağların önemini bilin.. 

Bilin ki bu yetim gibi babasının ölümünü kabul etmeyip, ‘İnsan babasının öldüğünü yazar mı?’ sorusunu yazmak zorunda kalıp, sonradan pişman olmayın.

İyi Bayramlar..



**2019’da Gönlümden Geçen Siyasi Tablo..


Geçtiğimiz günlerde tavlada yenemediğim DSP Ardahan İl Başkanı Mustafa Morkoç ile Ardahan eski Telekom İl Müdürü Zafer Tahiroğlu’nun 2019 seçimlerinde aday olabilecek isimler arasında adımın geçtiği ve CHP’den Ardahan Belediye Başkanı olacağım yönünde iki yazı ele aldılar.

Kamuoyunda bir hayli tartışılan bu iki bakışın ‘Ateş olmayan yerde duman tütmez’ diyerek ‘Şimdilik’ bir daha ki yazılarıma bırakırken bende 2019 seçimleri öncesi gönlümde geçen tabloyu sizlere aktarmak istiyorum.

Eğer imkan olsa ve aday belirlemeler de bana söz hakkı düşerse ben öncelikle 2019 seçimlerinin Ardahanlıların başta İstanbul’da olmak üzere metropollerde siyasetin zirvesinde yer almalarını ve buna göre hazırlık yapmalar gerektiğini belirtirim.

Çünkü gerek bir Ardahanlı olarak, gerek Ardahan Gazeteciler Cemiyeti başkanı olarak, gerekse Ardahan dernekler Federasyonu Başkanı olarak Ardahan’ın gelişip, büyümesinin diğer önemli bir yolunun İstanbul ve diğer kentlerde ki siyasi gücümüze bağlı olduğunu bilen ve düşünen biriyim.

Bu nedenle 2019 seçimlerini başta İstanbul’da ki Ardahanlı siyasetçi, iş adamı, federasyon ve dernek başkanı olmak üzere her Ardahanlının çok ama çok önemsemesi gerekir diyorum..

Ve mevcut seçilmişlerin yanına yen Ardahanlı seçilmişleri eklenmesi için ellerinden geleni koyması demek o çok istenen ama yine Ardahanlının bir birinin paçasına yapışmasından dolayı bir türlü gerçekleşmeyen ‘Güçlü Ardahan Lobisi’ gerçekleşir diye umut ediyorum.

Ve benim de, senin de, onunda siyasete girmek isteyen ve Ardahan’ı, Ardahanlıyı kendisine dert eden her kesin önüne taş değil, baş koymalıyız derim.

Çünkü 2019’da İstanbul’da en az 4-5, Kocaeli’nede 2-3, Bursa’da 1 yada 2, İzmir’de 2 bilemediniz 3, Aydın’da 1, Ankara’da 2-3 milletvekili, 150-200 Belediye Meclis Üyesi, 2-3 Belediye Başkanı elde etmemesi için Ardahanlının önünde hiç bir engel yok..

Tabi kendi kendisine engel olup, benim bir onun iki gözü olmasın demedikçe..

Ve benim adımında içinde olduğu sayabileceğim kişilerin mutlaka Ardahan birlikteliği çerçevesinde bir araya gelip, artık her Ardahanlının önemseyip, dillendirdiği ARDAFED’in sloganı olan ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ çabasına omuz vermesi yeter, artar bile..

 
 


TİK-TOK ve MÜRTED


EKİZ İNŞAAT'TAN EV İMKANI!.. ARA EV SAHİBİ OL..Balık hafızalı toplumun bir ferdi olarak kendisine ve iktidarına muhalefet edenleri sıkça ‘Hain, Terörist, Haşhaşi, Mürdet’ olarak suçlamasıyla eleştirilen AKParti Genel Başkanı, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2016 yılında düzenlenen 15 Temmuz Şehitlerini Anma Gecesi’nde dile getirdiği Mürted’i sabah, sabah tesadüfen izlediğim  ve yıllar öncesini bugüne bağlatan Tik-Tok ve ona benzer sanal ortamların çıkarılan yeni sansür yasasıyla nasıl önleneceğini de merak etmedim değil.

Çünkü son günlerin en çok izlenen Yellah klibi başta olmak üzere birçok videolu paylaşımın Erdoğan’ın ve iktidarının hoşuna gidecek şeyler olmadığını da onların yerine düşünüp, kendime dert ediyordum.

Neyse Ardahan MHP İl Başkanının görevden alınan ilçe başkanlarının yerine yeni İlçe başkanları ve yönetim bulmadığı, MHP İstanbul İl Başkanının ülkücüleri dolandırıcı olmakla suçladığı iddialarının gündeme düştüğü ve bu nedenle ülkücülerin İl Başkanlığını bastığı haberleri eşliğinde sabah yazmaya başladığım yazımın başlığını oluşturan tik tok’ta izlediğim videonun mürtedlerin Osmanlı’ya yaptığını bir kez daha hatırlayınca Erdoğan’ı haklı çıkarıyor gibiydi.

Çünkü, devletine, kendi ordusuna ihanet edenlere verilen Mürted adının geçtiği bölgeye baktığımızda yeni bir sarayın yapıldığı Ahlat’a yani Malazgirt savaşının yaşandığı Muş aklıma geliyor. Evet, Mürted isminin geçtiği alana baktığımızda Konya ve bu bölgede bulunan diğer illerin oluşturduğu o dönemin Anadolu beyliklerinin ihaneti karşımıza çıkar.




Yani 1402 yılında bu bölgede gerçekleşen Ankara Savaşında Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid ile Timur Han arasında Ankara Çubuk Ovası’nda yaşanan savaş öncesinde Timur, Anadolu’daki Osmanlı beylerine haber gönderip onlara beylik topraklarını geri vereceğini, eğer Bayezid’in yanında savaşmazlarsa ya da kendi tarafında savaşılarsa bu hakdan yararlanacakları vaadinde bulunur. 

Ve 1402 yılında, Çubuk Ovası’nda iki ordu karşı karşıya geldiğinde Bayezid’in Timur’un ordusuna taarruza geçtiği sırada, sadece Osmanlı güçlerinin taarruz kollarından birini oluşturan Kara Tatarlar’ın ve komutasındaki bazı askerlerin Timur’un bu vaadine karşılık verdiği, bugün suçlanan Sırpların sonuna kadar yanında kalmaya çalıştığı ve bu savaşta esir düşen, ailesi aşağılanan Bayezid’e ihanet etmesi olayına bakınca Anadolu Beyliklerinin olduğu ovadan Kürtlerin Ardahan’daki kalenin adını taşıdığı Sultan Alparslan’a “Din kardeşlerimizin yanında cihat etmeye geldik.” dediği ve önemli destekle Anadolu’ya kapı açan Malazgirt ovasına gidiyoruz.

Tarihte ve günümüzde maalesef birçok kişi Kürtlerin, o dönem, hatta bugün batılı emperyalistlere karşı Türklere verdiği desteği yok saysa da ve hatta İstanbul İl Başkanının dolandırıcılıkla suçladığı iddia edilen ülkücüyüm diyen bazıları başta olmak üzere kimileri tarafından Kürtlerin varlığı inkâr edilse  Mürdet diye suçlananların yaşadığı ova ile Malazgirt’in de içinde bulunduğu ovalarda yaşayanların bu ülkenin birlikteliği için ne kadar samimi olduklarını da ortaya koyarken Erdoğan’ın gündeme getirdiği Mürted olayının yaşandığı ileri sürülen Akıncı Üssü adını alan Üssü’nden önce oranın adı Mürtedmiş diyordu. Ve aynı Erdoğan’ın kendi devletine, kendi ordusuna ihanet edenlerin, Timur’un tarafına geçenler sebebiyle oraya bu ad konmuş: Dönekler. İşte şimdi de dönekler” demesinin de ne anlama geldiğini adeta sorgulatıyordu çıkan yeni sansür yasasına rağmen bunları anlatmaya devam den tik toklar ne olacak dedirtirken…