Ulgar Tünelinin Projesini Erdoğan’a Sunan Kadın Milletvekiline Ulgar Karları Yol Vermedi!


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 





HDP İLE GÖRÜŞMEK..

“Yetkiyi verirseniz bürokratik imparatorluğu yıkacağız” deyip 20 yıl önce göreve gelen ancak bugün eski siyasiler gibi bürokrasiye teslim olduğunu gördüğümüz iktidarın, 657’ye tabi bir memurun atanmış bakanın eleştirilmesi halinde suç işlendiğini belirtip davalar açtırması, komik olduğu kadar iktidarın yeniden bürokrasiye kaptırıldığını ortaya koyan acı bir durumdur. 

Bir memur gibi atanmış, 657’ye tabi bir devlet çalışanı olan İçişleri Bakanı hakkında eleştiri yaptı diye hapse atılan polis memurunun yanı sıra belediye başkanlarının da mahkemelere düşüren anlayış bugünler de bir hayli hükümdar, yani iktidar. 

Seçime doğru giden iktidarın puan kaybetmesine neden olan sebeplerin başında bulunan hatta “bu iktidardan bıktık” diyemeyip iş yapmamakla hükümeti vatandaşın karşısında zorda bırakan hantal bürokrasinin bu kadar şımartılması ve 657’ye tabi bir memurun yargılanması için üç değil, beş yerden izin istenmesi ne kadar doğru bilmem ama halkın oylarıyla seçilenlerin hapislerde olmasına o kadar yanlış..

Ve seçilen vekilin dokunulmazlığını kaldıranların bürokrasiye getirdikleri katmerli dokunulmazlıktan başka bir şey olmadığı gibi yıkılan komünist sistemde hatta Kuzey Kore’nin de içinde olduğu demokratik olmayan ülkelerin hiç birinde yoktur. 




Yani kısacası; bakanı değil, 657’ye tabi birer devlet memuru olan YSK’yı, Yüksek Seçim Kurulu hakimlerini eleştirdiği iddiasıyla  yargılayıp, Demirtaş başta olmak üzere onca milletvekilini, belediye başkanını son olarak ta Kaftancıoğlu gibi cezalandırıp, siyaset yapma yasağı getirecekleri iddia edilip tartışılırken başkanlık sistemi gereği yine bir bürokrat olan adalet bakanının nasıl olup HDP ile görüşmeye gittiği de eleştirilir. 

Halbuki demokrasi gereği halkın seçtiği siyasilerin görevlerinden alınıp yerlerine kayyum atayanların dün aynı yöntemlerle , “muhtar olamaz” denerek kendilerinin de bu durumlarla karşılaştıklarını unutmuş olsalar da meclisin üçüncü büyük partisi olan, 6 milyon oy alan ve gerek şu anda gerekse yaklaşan seçimlerde asıl oyuncu olan HDP ile bırakın görüşmeyi selamlaşmanın şeytanlaştırıldığı bir zamanda Adalet Bakanını anayasa için HDP’yi ziyaret etmesini sanki ülkenin bekası gitmişçesine kıyamet koparılması ne kadar doğrudur. 

Bu kıyameti koparanların başını da yine ulusalcıların çektiğini ben cahil görürken barış sürecini bozan bu ulusalcı çeteyi ve asıl iktidarı elinden kaçırmak istemeyen bürokrasiyi mevcut iktidar görmüyor.

Kısacası iki seçimde yenemedikleri İmamoğlu’nu 1 Kasım 2015’de yapılan ve HDP’nin büyük başarı sağladığı seçimleri misali devre dışı bırakma adına hakimlere hakaret etti denilerek yargılatılmaya, saha dışına itilmeye çalışılması bu ülkede ki istenen huzuru getiremeyeceği gibi HDP ile görüşmenin bile bu ülkeyi ne kadar rahatlattığını görmek gerekir. 

Aksini hep bana hep bana denirse ve bunu saklamak adına da hukuku ve hukukçuları öne sürüp adına da adalet demekle adaletsizliğin en büyüğünü yapmış olur, yarın o adaleti de bulacak ne bir ortam bulabiliriz ne bir yönetim diyor HDP ile görüşmenin en doğrusu olduğunu, HDP’nin de Dolmabahçe masasını hatırlayarak bu masanın da yıkılmaması ve üzerinde oynanacak olan satrançta hemen şah=mat demektense uzun uzun düşünülmelidir derim.
Eski haberlerimiz için TIK la http://arsiv.kuzeyanadolugazetesi.com/ardahan.php


arşiv haber 27/01/2016 tarihli haber


Ulgar Tünelinin Projesini Erdoğan’a Sunan Kadın Milletvekiline Ulgar Karları Yol Vermedi!ARDAHAN’da HAYAT DONDU..


Kar yağışı ardından etkisini iyiden iyiye arttıran soğuk havaların hayatı olumsuz etkilediği Ardahan’da dereceler -35’leri bulmaya başladı.



Yılın yarısından fazlasını soğuk günler ile geçiren Ardahan’da her geçen gün etkisini arttıran dondurucu havalar bölgede yaşamı adeta dondurdu.


İnsanlar gibi hayvanlarında olumsuz yönde etkilendiği havların demir kestiği Ardahan’da yaşam adeta dururken, zorunlu olarak dışar çıkmak zorunda kalanlar donmamak için tüm imkanlarını seferber ediyor.


İnsanların olduğu gibi ağaçları beyaza çeviren dondurucu havaların gündüz bile 35’leri bulduğu Ardahan’da dün gecede rekor kırıldı.


 


Türkiye‘de kar yağışının en fazla olduğu ve kış mevsiminin en uzun sürdüğü şehirlerin başında gelen Erzurum‘da dondurucu soğuklar yaşamı olumsuz yönde etkiliyor.


HER YER BUZ TUTTU


Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 27 dereceye kadar düştüğü kentte, sürücüler araçlarını çalıştırmakta güçlük çekti. Şiddetli soğuklar nedeniyle süs havuzları, şadırvanlar, dereler ve göller buz tuttu. Belediye ekipleri sabah saatlerinden itibaren kazaların önüne geçmek için kaldırımlarda ve caddelerde buz kırma çalışması yürüttü.


BENZİN POMPALARI DÖNDÜ


Soğuk hava, akaryakıt istasyonundaki benzin pompalarının da donmasına yol açtı. Gece saatlerinde araçlarına yakıt almak için istasyonlara giden sürücüler, pompaların çalışmaması nedeniyle yakıt ihtiyaçlarını gideremedi.


Kentteki bir akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan Fırat Turgay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gece telefonundan hava sıcaklığını sıfırın altında 47 derece olarak gördüğünü söyledi.


İstasyondaki pompaların donması nedeniyle sabaha kadar araçlara yakıt veremediklerini ifade eden Turgay, “Birçok sürücü sabah aracına sıcak su dökerek çalıştırdı. Erzurum‘da dün akşam hayat dondu diyebiliriz. Ben böyle soğuk görmedim” dedi.


ÖLÇÜM DEĞERLERİNDEKİ FARKLILIK


Öte yandan Meteoroloji 12. Bölge Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların araçlarında, cep telefonlarında ya da park bahçelerdeki termometrelerde gördükleri değerlerle meteorolojinin ölçümleri arasındaki farklılığın ölçüm sisteminden kaynaklandığını belirtti.


Doğru ölçümlemenin toprak zemininden 2 metre yükseklikte ve diğer hava koşullarından arındırılmış ortamda yapıldığını, diğer ölçüm araçlarının ise çoğu zaman metal zeminde ve rüzgar etkisine açık ölçümleme yaptığına işaret eden yetkililer, bu nedenle vatandaşların hava sıcaklığı değerlerini olduğundan daha soğuk ya da daha sıcak ölçebildiklerini dile getirdi.