

MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle..
Bölge de devam eden orman kesimlerinin normal bir durum olduğunu ve bu yönde yapılan, yazılan şeylerin birilerinin sanalda şow yapmaktan başka amaç taşımadığını belirten AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin birinci hedeflerinin Göle’de yıllardır yaşanan alt yapı ve içme suyu sorununu çözmek olduğunu belirtti. Göreve geldiğinden beri İsmailoğlu dönemimde yaşanan yolsuzluklar ve borçlanmaları toparlamaya çalıştıklarını belirten Gültekin kendisinin de İsmailoğlu’nun hırsızlık yapacağına kendisini de inanmadığını ama bir şeyler olduğu gerçek. Ama ne olduğunu kendisinin de anlamadığını belirtirken Gazeteci Fakir Yılmaz’ın ‘Varsa öyle bir yolsuzluk, hırsızlık bu konuyu neden savcılığa verilmediği’ yönünde soruya da cevap vermemesi dikkat çekti. Geçtiğimiz gün İstanbul Esenyurt eski Belediye Başkanlarından Dr. Gürbüz Çapan’ı da makamında kabul eden AK Partili Göle Belediye Başkanı İlhan Gültekin’in Gazeteci Fakir Yılmaz ile Selmi Yılmaz’ yaptığı açıklamalarını Abone olmanızı beklediğimiz YouTube ArdahanTV Fakir Yılmaz kanalımız da izleyebilirsiniz.. Haber: www.kuzeyanadolugazetesi.com
.jpg)
İki yüzlülük..
Havuz ve kendisini merkez ilan eden medya ve basının her ne kadar eski dese de siyaseten düşünen birçoklarının gönül ve HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları tutukluluk süresinin makul olmaması, tahliye talebi makul süreyi aşması ve karar sürecinin uzaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verildi. Ve aynı AYM Demirtaş’a 50 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.
Peki mevcut iktidar bu konuda nasıl bir adım atacak ve bırakılması gereken Demirtaş ve yeni operasyonlarla üzeri kapatılmak istenen soruna nasıl bir yol bulacak?
Bilemem ama ben bu yönde ele aldığım ve yayınlanan bir yazımı yeniden yayınlayıp, durumun dünden farklı olmadığını anlatan yazımı bir kez daha okuyup dün ile bugün neyin değiştiğini düşünmenizi rica ediyorum.
19 Haziran 2014 yılında ele aldığım ve ‘İki yüzlülük’ başlıklı yazım şöyle;
**İki yüzlülük..
Ortadoğu’nun kan gölüne döndüğü, CHP’nin MHP ile anlaşıp cumhurbaşkanı adayı çıkardığı, BDP/HDP’nin ülkenin kilit noktası olduğu bir süreci izlerken dün CNN Türk’e çıkan Selahattin Demirtaş’ı izledim.
Türklerin bile ‘Oy verebileceğimiz bir lider’ diyerek takdir ettiği Demirtaş’ın yaşanan sürecin sorumluluğuyla hareket edip, gazeteci meslektaşlarımın sorularına verdiği cevapları dinlerken Ardahan başta olmak üzere ülke genelinde oynanan iki yüzlü siyasetin çirkinliği ve çirkefliğini bir kez daha hatırladım..
Ve özelikle Demirtaş’ın da için de bulunduğu kadronun verdiği mücadelenin arkasına sığınıp, metropollerde kaymağı yiyenler aklıma geldi.
Çünkü Demirtaş’ın Erdoğan’a karşı dik duruşu ve onun için de bulunduğu kadroların mücadelesinin gölgesi altında siyaset yapıp, AKP’li, CHP’li yerel yöneticiler ile ortak olanların sayısının çok olduğu metropollerde Sellattin Demirtaş’ın partisinin ne kadar az oy aldığını hatırlıyordum.
Evet iki yüzlülüğün alıp başını gittiği İstanbul ve diğer kentlerde bıraktıkları pala bıyıkları ve yaptıkları demagoji ile devrimci, solcu, demokrat, orta, yan yolcu geçinenlerin yeri geldiğinde benden daha devrimci, Demirtaş’tan daha BDP’li, Öcalan’dan daha çok PKK’lı olduğunu ve bunları yaparken de arka kapılarda sistemle barışık, sistemin ekibiyle iş ortakları olduğunu da bilirim.
Ve bunların ortaya koydukları iki yüzlülükle gemilerini yaman yürüttüklerini de…
Neyse Kürtlerin bir kez daha ortaya çıktığı Ortadoğu’da yaşananlar, solcu CHP’nin MHP ile anlaşıp Melle’yi cumhurbaşkanı yapmaya çalıştığı bunca karışıklıkta karlı çıkacakların başında yine iki yüzlüler geleceği için çok da uzatmaya gerek yok…
Çünkü Kürt sorunu ile ilgili ciddi bir eylem ortaya koyamayan, İstanbul’da bulundukları yerleşim yerlerinde BDP’nin niye az oy aldığını umursamayanlar bu süreci de, yayla şenliğini de öyle ya da böyle geçiştirecekleri için benim ya da Demirtaş’ın anlatmak istediklerinin çokta anlamı olur mu bilmem.
Ama o yüzlerine tuttukları iki yüzlü peçe gün geçtikçe yırtılıyor, paramparça oluveriyor.
Benim de tek tesellim ve umudum bu…
Salih Altun Göreve İade Edildi..
arşiv haber 14/07!2017 tarihli haberler/yorum
15 Darbe Kalkışması ardından bulundukları görevlerinden alınan kamu görevlileri arasında bulunan Ardahanlı Bitlis Vali Yardımcısı görevine iade edildi.
Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar ve göreve iade edilenlere ilişkin listelerin de bulunduğu Kanun Hükmünde Kararname (KHK), Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.
Buna göre bir yıl önce görevinden alınan Ardahanlı Bitlis Vali Yardımcısı Salih Altun suçsuz olduğu ve yeniden görevine iade edildi.
**Ardahan’da ki FETO Davasınd İlk Cezalarda Verildi..
Ardahan’da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanmasına (FETÖ/PDY) üye olma suçlamasıyla yargılanan eski polis memuru, 6 yıl 3 ay hapis cezasına mahkum edildi.
Ardahan Adalet Komisyonu ve Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mehmet Ali Turgutalp imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, FETÖ/PDY kapsamında Ardahan Ağır Ceza Mahkemesince yapılan kovuşturmalarda Recep Y. isimli eski polis memurunun, “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan örgüt ile ilişkili olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı belirtildi.
M.A. isimli eski polis memurunun ise FETÖ/PDY “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan etkin pişmanlık hükümleri uygulanması neticesinde 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilen açıklamada, “M.A. gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreler, dosyanın Erzurum Bölge Adliye Mahkemesine gidiş dönüş süreleri göz önüne alınarak tahliye edilmiştir” bilgisi verildi.
**Öte Yandan Binlerce ihraç var..
Olağanüstü Hal kapsamında 692 sayılı yeni Kanun Hükmünde kararname yayımlandı. Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 2 bin 303 kişi, Adalet Bakanlığı’ndan 418, Dışişleri Bakanlığı’ndan 45, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 102 kişi, Sağlık Bakanlığı’ndan 789 kişi, Diyanet’ten 551 kişi, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nden 546 ve İçişleri Bakanlığı’ndan bin 486 kişi ihraç edildi. Kararnamede göreve iade kararları da bulunuyor. Hakan Şükür ve Arif Erdem’e verilen madalyalar geri alındı. 342 emekli TSK personelinin rütbeleri geri alındı. YÖK’ten 302 akademisyen ihraç edildi.
Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar ve göreve iade edilenlere ilişkin listelerin de bulunduğu 692 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı. Kararname ile toplam 7563 kişi ihraç edilirken Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da listede.
KHK ile 263 kişi görevine iade edilirken, 342 emekli TSK personelinin de rütbeleri alındı. Arif Erdem ve Hakan Şükür’ün madalyaları alındı.
Yeni KHK ile ihraçlar şu şekilde:
Emniyet Genel Müdürlüğü’nden 2 bin 303 kişi ihraç edildi. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan 551 kişi ihraç edildi. İçişleri Bakanlığı’nda 1.486 kişi ihraç edildi. Sağlık Bakanlığı’nda 789 kişi ihraç edildi. Eski İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ihraç edildi. Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri’nden 546 kişi ihraç edildi. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan 102 kişi ihraç edildi. Dışişleri Bakanlığı’ndan 45 kişi ihraç edildi. Adalet Bakanlığı’ndan 418 kişi ihraç edildi. TRT’den 29 kişi ihraç edildi. Jandarma’da 235 kişi ihraç edildi. YÖK’ten 302 akademisyen ihraç edildi.
Göreve iade kararı verilen personel sayısı ve kurumları şöyle:
“Diyanet İşleri Başkanlığı 36, Türkiye Kalkınma Bankası 1, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu 2, Adalet Bakanlığı ve bağlı kuruluşlardan 49, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı 2, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı 5, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Merkez Teşkilatı 2, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı 7, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 6, İller Bankası 1, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu 1, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü 2, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü 2, Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü 1, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü 6, Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürlüğü 1, Türkiye Petrolleri A.O. Genel Müdürlüğü 2, Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü Başkanlığı 2, Yüksek Öğrenim ve Kredi Yurtlar Genel Müdürlüğü 2, Spor Genel Müdürlüğü 3, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 8, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu 4, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü 3, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler 56, Kültür ve Turizm Bakanlığı 4, Maliye Bakanlığı 8, Gelir İdaresi Başkanlığı 7, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı 2, Milli Eğitim Bakanlığı 40, Sağlık Bakanlığı 17, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü 2, üniversiteler 26, İçişleri Bakanlığı 2 (vali yardımcısı)”
Resmî Gazetede yer alan KHK ile görevinden ihraç edilen isimler arasında; Adil Öksüz ile karakoldayken görüşen eski Başbakanlık çalışanı Ali İhsan Sarıkoca da var.
Sarıkoca ifadesi alındıktan Sonra serbest bırakılmıştı.
KHK ile daha önce emekliye ayrılan Kara Kuvvetleri Komutanlığından 108, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 112, Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 122 olmak üzere, toplam 342 Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personelinin rütbeleri alındı ve emekli kimlikleri iptal edildi.
Buna göre, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Türk Silahlı Kuvvetlerinden daha önce emekli olmuş, sözleşmesi feshedilmiş veya firari durumundaki Kara Kuvvetleri Komutanlığından 108 personel ile daha önce emekliye ayrılan Deniz Kuvvetleri Komutanlığından 112, Hava Kuvvetleri Komutanlığından 122 olmak üzere toplam 342 TSK personelinin rütbeleri alındı ve emekli kimlikleri iptal edildi.
Kamu görevine yeniden kabul edilmemeyecek olan bu kişiler, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemeyecek. Söz konusu kişiler uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatları kullanamayacak, bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacak.
Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona erecek. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri, pilot lisansları ve ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilecek. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı da olamayacak.
Rütbeleri alınan emekli TSK mensupları listesi için TIKLAYINIZ
ÖĞRENCİLİĞİE İADE EDİLENLER
KHK ile altısı ABD’de, ikisi İngiltere’de ve biri de Kanada’da olmak üzere dokuz kişinin öğrencilikle ilişkileri kesildi.
Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname Resmi Gazetenin mükerrer sayısında yayınlanarak, yürürlüğe girdi.
Buna göre, 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrencilerden, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan altısı ABD’de, ikisi İngiltere’de ve biri de Kanada’da olmak üzere dokuz kişinin öğrencilikle ilişkileri kesilirken, ABD’de öğrenim gören Mikail Temirel öğrenciliğe iade edildi.
İstanbul’da kurulan “Erzincanlı Sanayici ve İşadamları Derneği”nin tekrar açılması kararlaştırıldı.
KHK, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
OHAL kapsamında bazı tedbirler alınması, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nca 5 Haziran’da kararlaştırılmıştı.
GÖREV YAPTIKLARI TEŞKİLATA YENİDEN KABUL EDİLMEYECEKLER
Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve listede yer alan kişiler, kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarıldı.
Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmayacak, haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilecek.
Kamu görevinden çıkarılan kişilerin, mahkumiyet kararı aranmaksızın rütbe veya memuriyetleri alınacak ve bu kişiler görev yaptıkları teşkilata yeniden kabul edilmeyecekler. Bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyecekler, doğrudan veya dolaylı olarak görevlendirilemeyecekler.
Bunların uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim, denetim ve tasfiye kurulu üyeliği, sair görevleri de sona ermiş sayılacak.
PASAPORTLARI İPTAL EDİLECEK
Ayrıca silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri ve pilot lisansları iptal edilecek, bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından da 15 gün içinde tahliye edilecek.
Özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacaklar. Bu kişiler hakkında bakanlıkları ve kurumlarınca ilgili pasaport birimine derhal bildirimde bulunulacak. Bu bildirim üzerine pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilecek.
Kamu görevinden çıkarılanlar, varsa uhdelerinde taşımış oldukları büyükelçi, vali gibi unvanları ve müsteşar, kaymakam, benzeri meslek adlarını ve sıfatlarını kullanamayacaklar, bu unvan, sıfat ve meslek adlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacaklar.
İlgili Kanun Hükmünde Kararname hükümleri, tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili KHK’nin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılacak.
Söz konusu personelden bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren 10 gün içerisinde göreve başlamayanlar çekilmiş sayılacak.
Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenecek.
Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamayacak.
Personelin görevlerine iadesi, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihte bulundukları yöneticilik görevi dışında öğrenim durumları ve kazanılmış hak aylık derecelerine uygun kadro ve pozisyonlara atanmak suretiyle de yerine getirilebilecek.
RÜTBESİ ALINAN EMEKLİ TSK PERSONELİ
Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye sevk edilen, kendi isteğiyle emekli olan, silahlı kuvvetlerden ayırma cezası alan, devlet memurluğundan çıkarılan, sözleşmeleri feshedilen, müstafi sayılan veya istifa eden subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, devlet memuru, işçi, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve erler ile haklarında işlem tesis edilenlerden, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen, listede yer alanların rütbeleri alınacak ve emekli kimlikleri iptal edilecek.
Bu kişiler kamu görevine yeniden kabul edilmeyecek, doğrudan veya dolaylı görevlendirilemeyecek.
Ayrıca bunlar uhdelerinde taşımış oldukları mesleki unvanları ve sıfatlarını kullanamayacak, bu unvan ve sıfatlarına bağlı olarak sağlanan haklardan yararlanamayacak.
Bu kişilerin uhdelerinde bulunan her türlü mütevelli heyet, kurul, komisyon, yönetim kurulu, denetim kurulu, tasfiye kurulu üyeliği ve sair görevleri de sona ermiş sayılacak. Bunların silah ruhsatları, gemi adamlığına ilişkin belgeleri, pilot lisansları ve ilgili pasaport birimlerince pasaportları iptal edilecek. Bu kişiler özel güvenlik şirketlerinin kurucusu, ortağı ve çalışanı olamayacaklar.
KURUM VE KURULUŞLARA İLİŞKİN TEDBİRLER
İlgili KHK hükümleri, söz konusu dernek bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlük tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılacak. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca yerine getirilecek.
YURT DIŞINDA ÖĞRENİM GÖRENLER
Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe Hakkında Kanuna tabi öğrencilerden, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan ve listede yer alanların öğrencilikle ilişikleri kesildi.
Bunların gördükleri eğitimlere ilişkin olarak denklik işlemleri yapılamayacak ve bunlar söz konusu eğitimleri kapsamındaki akademik unvan ve derecelerine bağlı haklardan yararlanamayacak.
İlgili KHK hükümleri, bu kişi bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ilgili Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacak.
HAKAN ŞÜKÜR VE ARİF ERDEM’İN MADALYALARI ALINDI
Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olan ve listede yer alan kişilere 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu kapsamında verilmiş madalyalar geri alınacak.
Bu kapsamda yayımlanan KHK ile 2933 Sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu kapsamında Hakan Şükür ve Arif Erdem’e verilen madalyalar geri alındı.
**Çıldır Gölü Sahili Sezonu Açtı..
Havaların iyiden iyiye ısındığı Ardahan’da serinlenmek için çare arayan vatandaşlar Çıldır gölünü denize çevirdiler.
Yıllardır etrafına bir sahil alanı yapılması istenen ve geçtiğimiz günlerde üzerine yelken yarışlarının yapıldığı Çıldır Gölüne hafta sonu akın eden Ardahanlılar gölde yüzerek serinlediler.
Sazan balığı başta olmak üzere içinde yaşayan 9 çeşit balıkları ile özellikle kış aylarında donan yüzeyi ile ilgi alanı olan göle giden vatandaşlar sıcağında etkisiyle de kendilerini gölün içilesi kadar temiz sularına bıraktılar.
**Belediye Sahil Yapmalı..
Bölgenin önemli turizm alanı olmasına karşın başta ‘Kıyı Sınır Çizgisi’ olmak üzere bir çok engelin turistik yatırımları engellediği gölün bölge ve ülke turizmine gerekli katkıyı sunması için belediyenin gölün uygun yerlerinde sahil alanları yapması gerektiğine dikkat çekilirken bir süre önce göle indirilen teknenin de yaz bitmeden çalıştırılıp, hizmete verilmesi istenmektedir.
**Şeytan Kalesi de WC’siz..
Denizden yükseltisi 1959 metre olan Çıldır Gölünün yanı sıra Aktaş gölü, Posof’ta ki doğa ve göller, Göle ve Yalanızçam Ormanları, Hanak yaylaları, Damal dağlarına yansıyan Atatürk silueti ile onca tarihi kale ve kulenin bulunmasına karşın beklenen turizm hareketinin olmadığı Ardahan’ın Çıldır ilçesi sınırları içinde ki Şeytan Kalesi de ilgi bekliyor.
Yolu yapılmasına karşın halen ışıklandırılamayan ve kent merkezlerinde ki gibi wc’si bile olmayan Şeytan kalesinin de gözardı edildiğine dikkat çeken Ardahanlılar hayvancılık ve arıcılıktan sonra her geçen gün biraz daha ilgi görmeye başlayan yayla turizmi için bölgenin bu yönde de değerlendirilmesini istemekteler.
**Kale şelalesi Ardahan gecelerine renk katacak..
Gürcistan ve Ermenistan’a komşu olan Çıldır ilçesinin gölünün yanı sıra Şavşat Karagöl, Trabzon Uzun gölü aratmayan Gürcistan’a komşu Posof ilçesi sınırları içinde ki Karagöl, Balık, Kanlı, Ayaz, Davar, Ayı, Süngülü,Sülüklü ve Kamışlık Göllerinin de turizim kazandırılması halinde bölgede beklenen yaz hareketliliğinin daha da artacağına dikkat çekilen Ardahan’da Kura Nehrinin etrafını park ve yürüyüş alanlarına çeviren Ardahan Belediyesi de Ardahan Kalesinin yanı başında bulunan kayalıkları şelaleye çevirmeye hazırlanıyor.
ÇILDIR GÖLÜ : Doğu Anadolu Bölgesinin Van Gölü’nden sonra en büyük gölüdür. Bu göl ilimizin güneydoğusunda yer alır. Gölün küçük bir kısmı Kars il sınırları içerisindedir. Kısır Dağı ile Akbaba Dağı arasında yer almaktadır. Denizden yükseltisi 1959 m olup yüzölçümü 115 km2’dir. Göl; kar suları, kaynaklar ve her iki dağdan inen küçük dereler ile beslenmekte olup gölün suyu tatlıdır. Göl, güneye doğru git gide daralır, Kamervan adasından sonra dar Zavot boğazından ötede küçük bir genişleme daha yapar;gölün genişleme yaptığı bölüme “Küçük Göl” de denir. Gölün fazla suları belirli bir akıntı ile bu boğaza doğru toplanır ve buradan sonra hızlı bir akışla “Telek Suyu” adıyla gölden çıkarak Kars Çayına doğru akar. Çıldır Gölü’nün yüzeyi kış aylarında buzla kaplanmaktadır. Gölün kuzeydoğu kıyısına yakın bir yerinde bir dönüme yakın genişlikte Akçakale veya Kuşadası olarak adlandırılan ve yarımadanın kopmasından oluşan bir ada bulunmaktadır. Gölde en çok bulunan balık türü sazan ve tatlı su kefalıdır.
AKTAŞ GÖLÜ : Çıldır Ovasının kuzeybatı kesiminde 27 km2’lik kadar bir alan kaplayan gölün 14 km2’lik kısmı ülke sınırları içerisindedir. Kalan 13 km2’lik kısmı ise Gürcistan’dadır. Yüksekliği 1798 m olan göl kapalı havza halindedir. Gölün suları sodalıdır. Gölde devamlı hareket halinde bulunan adacıklar vardır. İlkbaharda göl yatağından taşan sular bir akıntı oluşturur ve bu akıntıya “Zagaristav Deresi” denir.
Ayı Gölü : Arsıyan Dağı ile Cin Dağı arasında yer alan küçük bir göldür. Gölü besleyen ve göl kenarından çıkan çok sayıda küçük kaynak yer alır. Gölün fazla suları gölle aynı ismi taşıyan “Ayı Deresi” ve Cin Dağının kenarlarını izleyerek Hanak ilçesine doğru akar. Alanı yaklaşık olarak 0,5 km2’dir.
Karagöl Gölü : Posof ilçemizin Baykent ve Alabalık köyleri yakınlarındadır. Gölde alabalık bulunmakta olup gölden çıkan küçük bir dere Posof ilçemize doğru iner. Alanı yaklaşık olarak 10 da ’dır.
Balık Gölü : Posof ilçemizin sınırlarında Kanlı Dağın kuzey tarafında yer alır. Gölde alabalık ve kunduz bulunur. Alanı küçük olup yaklaşık olarak 4 da’ dır.
Kanlı Göl : Posof ilçemizin Eminbey Köyü’nün batısında Gümüşkavak ve İncedere köyleri arasında yer alır. Gölün alanı küçük olmasına rağmen derindir. Gölde sazan balığı bulunur. Alanı yaklaşık olarak 8 da’ dır.
Ayaz Göl : Posof ilçemizde Eminbey Köyü’nün hemen doğusunda yer alan bu küçük gölün derinliği 20-30 m olup gölde balık yaşamamaktadır. Alanı yaklaşık olarak 10 da’ dır.
Davar Gölü : Posof ilçemizin batısındaki Hırhat Dağının kuzey tarafında yer alır. Gölde balık yaşamamaktadır. Alanı yaklaşık olarak 3 da dır.
Süngülü Gölü : Posof ilçemizin doğusunda Gürcistan sınırına yakın Süngülü Köyü’nün yanında yer alır. Gölde alabalık bulunur. Alanı yaklaşık olarak 8 da dır.
Sülüklü ve Kamışlık Gölleri : Posof ilçemizin 6 km kadar doğusunda yer alır. Alanları yaklaşık olarak 7 da ’dır. Göller birbirine yakın yer alır.
.jpg)
**Genel Af Ülkeyi ve Başkan’ı Rahatlatır..
İktidarın gücü ile devletin tüm imkanlarını seferber edip, kirli paralarla oluşturulduğu ileri sürülen medya ve basının havuzun da çıkan manşetlere, ‘2 Milyon toplandı’ başlıkları attıranların yanılttığı Başkan Erdoğan’ın tüm baskılara karşın kendiliğinden ve de gönüllülerin oluşturduğu CHP’nin yürüyüşü ardından iki elini başının arasına alıp, ‘Nerede yanlış yaptım, kimlerin, hangi danışmanların yüzünden neden bu kadar büyük bir kitleyi karşıma aldım’ demesinin tam zamanı..
Ve hemen, bir kılıç gibi elinde tuttuğu OHAL’ı fırsat bilip, elinde bulundurduğu onca gücün yanında Kanun Hükümünde Kararnameyi de devreye sokarak ulusu rahatlatacak bir genel af ilan etmelidir..
Çünkü dün tüm baskılara ve olmayan imkanlara karşın Diyarbakır meydanında toplanan milyonlar gibi bugünde Ankara’dan yürüyüp, İstanbul’da bir araya gelen milyonların tek bir isteği var oda Adalet olmadığına inandığı için tutuklananların olduğunu, demokrasinin önüne bir çok engelin getirildiğine inanmaya, homurdamaya başladı..
Her geçen gün biraz daha daraldığı ileri sürülen ekonomininde katkısıyla nefes almaktan zorlandığını ve 15 yıllık iktidarın metal yorgunluğu vede yıpranmışlığını da gördüğüne inandığım Başkan Erdoğan’ın önünü görmesi ve kendisinin başında bulunduğu yönetime gelen eleştirileri ötelemek için geniş değil tam bir genel af ilan ederek kendisini olduğu gibi 2023 hedeflerini yakalama arzusu içinde ki ülkeyi de rahatlatmalı, bir hayli gerilmiş olan toplumu rahatlatmalıdır..
Bunu yaparsa yani milyonları arkasına takan Kılıçdaroğlu’nın 2019 genel seçimlerinde yerine oturmasını itemiyorsa acil olarak bir karar alıp, Başkanlığını bir kez daha ortaya koyup, dünyayı da şaşırtan bir genel af ilan etmelidir..
Bunu da yapacak olan tek bir isim var onun adı da Başkan Erdoğan’dır..
Haydi Başkan..
Sana yönelen ve her geçen gün biraz daha artan tepkileri kökünden silecek bir karar al ve çıkaracağın bir genel af ile ülkeye rahatlat..
Not: Bu öneri benim CHP’nin Ankara’dan sonra İstanbul’da noktaladığı ve 10 Maddelik istemlerine ek olarak 11. isteğimdir..
İşte 10 maddelik Adalet Çağrısı:
1- Darbe girişimini lanetliyoruz. 15 Temmuz gecesi TBMM’nin onurlu duruşu ve halkımızın direnmesi ülkemizin demokratik kazanımı olmuştur. Biz buna sokağın 15 Temmuz’u diyoruz. Siyasi ayağın ortaya çıkarılması engellenmektedir. FETÖ’nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmalı.
2- 20 Temmuz darbesi yapılmıştır. OHAL ilan edilmiş ve TBMM yetkileri gaspedilmiştir. Biz buna sarayın 15 Temmuz’u diyoruz. OHAL derhal kaldırılmalı.
3- Yargıyı siyasetin emrine vermek demokrasiye ihanettir. Kollektif suç gibi uygulamalardan vazgeçilmelidir.
4- OHAL ile mağdurların yargıya erişim hakları ellerinden alınmıştır. Tüm uygulamalara son verilmelidir.
5- 20 Temmuz sivil darbesinden sonra, 15 Temmuz darbe girişimi ile ilişkisi bulunmayan ama muhalif göründüğü için haklarından yoksun bırakılan akademisyen ve kamu görevlileri görevlerine iade, tutuklu milletvekilleri serbest bırakılmalıdır.
6- Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhal serbeset bırakılmalı.
7- OHAL koşullarında serbest tartışmanın yapılmadığı bir ortamda gerçekleştirilen anayasa değişikliği gayri meşrudur. Bu bir mühürsüz seçimdir. Türkiye gayri meşru anayasa ile yönetilemez.
8- Demokratik parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayet kaldırılmalıdır. Liyakat yasası görevde yükselmede esas alınmalıdır.
9- Sadece hukuk alanında değil, toplumsal yaşamın bütün alanlarında yaygın adaletsiz düzen devam etmektedir. İşsizlik, örgütsüzlük, yaygın şiddet, terör gibi geniş yelpazede yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için ortak irade geliştirilmelidir.
10- Adalet sadece iç politikaya değil, uluslararası ilişkilere de hakim olmalıdır.
.jpg)
**Başarılı hem de çok başarılı..
Ülkenin iki ülkeye komşu, iki gümrük kapısı olan, 5 ilçesi, belediye başkanı olmayan bir beldesi, halktan kopuk üniversitesi olan bir kentte birileri, hem de çok başarılıymış..
Örnek mi?
Belediye Başkanlarını, il ve İlçe Teşkilatlarını dışlayan ve her şeyin kendisine sorulmadan yapılmasını istemeyen vekili devletin ve hükumetin imkanlarını kendi ilçesine, iktidar partisinin teşkilatı başta TDK, İl Gençlik Merkezi, SODES, TANAP, BTC, SYDV olmak üzere devletin imkanlarını kendilerine, yakınlarına kullanması başarılı, hem de çok başarılı bir çalışma olarak değerlendirildiği bir vilayet Ardahan..
5 İlçesinin 3’ü ve kent merkezinin belediyeleri yıllardır iktidarın elinde olmasına karşın çarşı içleri toz, topraktan geçilmez bir durumda olması her ne kadar başarısızlık olarak sayılsa da o yolları, kaldırımları yapıyoruz adı altında yani ‘yap/boz’ taktiği ile ne kadar yakın müteahhit varsa onlara verilmesi de başarılı, hemde çok başarılı bir durum değil mi?..
Bilmem ama adı Serhat olan bir kentin aynı adını taşıyan spor takımının sahipsizlikten BAL ligine katılamamam tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, korsan ve göçebe arıcılar dolaysıyla geni her geçen gün bozulan Balı’ı da coğrafi işaret almasına karşın paketleme tesisleri dolaysıyla paketlenemediği ve Köylere Hizmet Götürme Birliği parasıyla alınan tesisin hala çalıştırılamadığı bu kentte bir diğer başarı olarak algılanabilir mi?..
Düğün kornalarından geçilemediği şu günlerde bir düğün salonu yapamayan belediyeleri, çişi gelenin kent merkezlerinde ki kahvelere kaçtığı bir Ardahan’da ilçesinin sınırları içinde dönüp, dolaşan bir vekili, bir birilerinin altını oymaya başlayan teşkilatları ile başarılarına başarı kattıkları bir gerçek değilse nedir?
Bilmem ama Bonzai başta olmak üzere kaçak sigara, alkolün sarhoş ettiği kent içinde ki yolları gibi ilçe, köy ve yayla yolları hala onarılmayı bekleyen bir kentte 21. yüz yılda olunmasına karşın hala kanalizasyonları olmayan köylerinin halen yaylalarda su sıkıntısı yaşayan hayvanlarla geliştiği ileri sürülürken geliştiği ileri sürülen hayvancılığa rağmen önüne geçilemeyen göçle bu kent her geçen gün biraz daha küçüldüğü de diğer bir başarı olmalı..
Her evin önünde yeni bir taksi, traktörün olduğu ama banka borç ve hacizlerinin de rekor kırdığı, kenti geliştiriyor dedikleri binaları yapanların iflas bayrağı çekmeye başladığı sınır kenti Ardahan’da birileri bir hayli başarılı, hem de çok başarıymış..
Ulusal da olduğu gibi İçinde fetonun gazeteci ettiklerinin de olduğu yerelde de basının her şeyi toz/pembe gördüğü bir kentte hala sivilleştirilemeyen askeri kışlaların kentin içinde adeta birer harabe ve mağaraya döndüğü, yıllardır yıkılıp, yerine yapılması beklenen Polis evi gibi bir çok binanın depreme dayanıklı olmadığı halde yeni yapılanların da bire ucube misali göklere yükselmesi başarı olarak kabul edilir mi bilmem ama kentin geneline baktığınız da şehir planının alt üst edildiği başarılı hem de çok başarılı bir durum olarak kayıtlara geçebilir..
Asansörleri çalışmayan devletin ana binası olan valilik ve adliye gibi zar/zor çıkıla bilinen yolları yapılan ama kent ve köy araları gibi hala ışıklandırılmayan, kent merkezlerinde olduğu gibi wc’si olmayan Şeytan kalesinde sorumlu, onca doğa ve tarihi güzelliği olmasına karşın 22 yıldan fazladan İl Turizm ve Kültür Müdürünün olmadığı, gurbette çayır biçmeye gelen yerli turistin yanında hiç yabancı turistin görülmediği, TEOG ve diğer sınavlarda 81 vilayet içinde sonlarda olan, tatilde olan öğrencilerinin çobanlık, boyacılık yaptığı kalanların ise camilerde derse alındığı 2016/2017 Eğitim/Öğretim sezonunu İl Milli Eğitim Müdürü olamadan tamamlayan, Kaz, Tavuk ve Hindilerin veba dolaysıyla kırıldığı bir sırada İl Tarım Müdürü gibi tırnağı kanayanın çevre hastanelere sevk edildiği Kamu hastaneler Genel Sekreteri olmayan Devlet Hastaneleri gibi bir çok müdürlüğün vekilin vekili ile idare edildiği bir kentte başarıdan bahsetmek kadar kolay ne olabileceği düşünülürken asıl başarının bunlara karşın başarısızların hala sözde stk, dernek, federasyoncuların başını çektiği halk tarafından eleştirilmektense alkış alması ise diğer bir büyük başarı olarak görülmekte..
Evet, siyasileri, idarecileri başarılı, hem de çok başarılı olan bir kentte son durumun en başarılı, hem de çok başarılı özeti budur..
