Aktaş Gümrük Kapısında Tır Kuyruğu Devam Ederken BİRDE EŞŞEK KUYRUĞU!

EKİZ İNŞAAT'TAN EV İMKANI!.. ARA EV SAHİBİ OL..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Hayvan sayısı hesaplanmadan Köy/Des kapsamında yapılan içme suyu projelerinin yeterli gelmediği Ardahan’ın yolları gibi alt yapısı olmayan köylerde yaşayan vatandaşlar yeni bir kış öncesi yine aynı yöntemlerle Çıldırlı köylüler gibi at ve merkeplerin sırtlarında içme suyu ihtiyaçlarını dışarıdaki su kaynaklarından karşılamaya çalışmaktalar.


Aktaş’ın Kumarcıları da Zorda! 

Yanı başında bulunan Aktaş Gölünün gerek turizme gerekse balıkçılığa kapalı olduğu Ardahan’ın Çıldır ilçesi köylüleri yeterli içme suyu olmayan evlerine eşeklerle su taşımaya devan ederken her gün değer kayıp eden TL. yüzünden yaya geçişlerininde  de olağanüstü bir azalmanın olduğu öğrenilen Aktaş Gümrük Kapısında ki Tır kuyruğunun yanı sıra su taşıyan eşeklerin bölgede yaşanan Tır kuyruğunu hatırlatırcasına peş peşe dizilmeleri dikkat çekmekte.

Gümrük kapısının açılması için verilen mücadelenin ekonomik olarak yansımadığı Çıldırlılarında bir dönem başta ucuz mazot ve kumar oyunlarının da içinde olduğu eğlence için sıkça girip çıktıkları Aktaş Gümrük Kapısında yaya geçişlerinde de olağan üstü bir azalmanın yaşandığı alınan bilgiler arasında oldu.


MAHALLE PAZARINDA ÇILDIR’I TANITTILAR!

Başta gümrük kapısı olmak üzere bir türlü bitmeyen yolları ve içme suyu sorunu ile baş başa bulunan Ardahan’ın Ermenistan ve Gürcistan’a sınır ilçesi Çıldır ilçesi için Kocaeli’nin Gebze ilçesinde bir halk pazarında tanıtılıma etkinliği düzenlendi.


Daha önce bir köy derneğinin kendi başına düzenlediği ama değil ülke gündemine Çıldır merkezde bile duyulmayıp, çamur olan Cancur etkinliği ardından bu kez de batıda bulunan bir diğer stk tarafından düzenlenen ve daha önce yapılacağı ilan edilen ancak gördüğü ilginin az olması dolaysıyla ertelenen etkinlik yine beklenen ilgiyi göremediği dikkat çekti.



Şeytan’ın Avukatı ve Avukatları…


Dün sevdiğim, saygı duyduğum bir Avukat hemşerim olan Av. Serkan Kaya’yı ziyaret edip, bürosunda çayını içerken Adaletin tartışıldığı ülkemde işinde bir hayli başarılı olan bu avukat ile sohbetimi bitirip, kendisinden ayrılırken art arda telefonuma gelen mesajlarla Kaya gibi haktan, hukuktan, adaletten yana olan başarılı onca gerçek avukatın yerini almaya kalkan, şeytanların yalaka tayfası avukatlar için yaptığım ve ulusal basında geniş yer bulan bir haberimin herkesi harekete geçtirdiğini duyuyor, okuyor ve gülümsüyordum.


Ve o şeytanları not edip, bilgisayarımın başına dönüp, yazıma başlık olan konuya yani Şeytanın Avukatı isimli romandan uyarlanan ve 1997 yapımı bir Hollywood filmi olan ‘Şeytanın Avukatı’ adlı filmi arıyorum.


Bu filmi izleyeniniz ya da romanı okuyanınız var mı bilmem ama başta son seçimi şaibeli olduğu iddia edilen Ardahan Barosunu’nun kurulmasında büyük emeği olan ve geçtiğimiz günlerde Lefkoşe’ye Büyükelçi olarak atanan Feyzioğlu olmak üzere onca sevdiğim avukat dostu bulunan, amcası ve 3 kuzeni avukat olan biri olarak ne romanı okumuşum nede bu romandan esinlenerek çekilen bu filmi izleyebilmiştim.


Başrollerde mafya-vari filmlerinden tanıdığımız Al Pacino, Keanu Reeves ve Charlize Theron oynadığını filimde bir avukat olan Kevin Lomax’in (Keanu Reeves), zengin iş insanı John Milton (Al Pacino)  baş rollerini aldığını yaptığım araştırmada öğrenip, bir taraftan bu yazımı yazıyor diğer yandan filmi izlerken kendi kendime gülümsüyordum.


Çünkü şeytanın, şeytanların hemen hepsinin bedavadan, beleşten değil, yalakalıktan, çıkar beklentisinden dolayı cübbeleri olmadan bu ulvi mesleğe, acıtan haberim ardından üstü kapalı tehdit, şantajlarda bulunup, mafya-vari açıklamalarda yapanların avukatlığına soyunduklarını bir kez daha algılıyor, bunların hep var olduğunu hatırlıyorum.


Evet, 36 yıla yaklaşan gazetecilik hayatımda son yaptığım ve ulusal medya ve basının gündemine taşınan haberim gibi onca haberim ardından sıkça karşılaştığım bu şeytanlar ve avukatlarıyla mücadelemi verirken özellikle o şeytanların avukatlarını not edip, bir kenara yazdığım notlarıma baktığımda ise notlarımın neredeyse bir kitap hatta filim olacak kadar sayfalar doldurduğunu görüyordum.



Ve günü, yeri geldiğinde birilerinin neden şeytanların avukatlığına yani durup, durduk yerde kendileriyle alakalı olmayan işlerde ortaya çıkıp, yalakalığa, küçük kırpıntılara soyunduklarını yüzlerine vurup, kamuoyuna bunların gerçek yüzlerini ortaya koyduğumu da biliyorum.


Bu arada, ‘Toplumsal bilinci ve kamu yararını gözeterek, uzun çalışma saatlerini ve zorlu çalışma koşullarını önemsemeden basın yayın kuruluşlarında fedakârca çalışarak, gelişmeleri halkımızla paylaşma yolunda emek harcayan tüm değerli basın çalışanlarının ’21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nün de beni gazeteci olarak hatırlayıp, kutlayan dostların güzel mesajları da bana ayrı heyecan veriyordu.


Bu heyecanın nedeniyse 36 yıllık gazetecilik hayatımda hep halkın, hakkın yanında olmaya gayret eden bir gazeteci olarak benimde aslında halka, kamuoyuna, insanlığa ve ‘Şeytanlığı bırak işini doğru yap’ dediklerime düşüncelerimle avukatlık yapıp, hakkı, halkı savunmaya çalışmaktan öte bir şey yapmadığımı bana anımsatmasıydı.


Bu duygunun verdiği rahatlıkla gazetecilik hayatımda 36 yıla yakındır yaptığım haberlere, yazdığım yorumlara ‘birilerini acıtsa da’ bir kez daha kalınca imzamı atarken onca şeytanın avukatlarının yalakalıklarının, yavşaklıklarının kendileriyle alakalı olmayan yazdıklarımı durup, durduk yerde çürütmeye kalkmaları, şeytanları savunmaya geçmelerini de halka, okura, kamuoyuna bırakıyorum.


Buna nedense, ‘günü, yeri geldiğinde..’ diyerek gerek bir gazeteci olarak gerekirse Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olarak bu mesleği, işi, görevi hakkıyla yapan ve haber, yorumlarıyla ‘Evet gazeteci bu’ dediğim tüm meslektaşlarımın 21 Ekim Dünya Gazeteciler Gününü kutluyor işime, ‘bu acıda size yeter’ diyerek ga




arşiv haber 02/12/2015 tarihli haber/yorum


GÜÇ BİRLİĞİ VE SAYGI ŞART


DİLEK PASTANELERİ YÖNETİM KURULU BAŞKANI, ARDAHANLI İŞ ADAMI CABİR YAZICI: GÜÇ BİRLİĞİ VE SAYGI ŞART..


Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığına seçildikten hemen sonra bölge stk’ları ve İşadamlarının bir araya gelmesi ve birlikte hareket etmesi yönünde ki çalışmalarına hız veren Gazeteci Fakir Yılmaz ARDA/FED gibi merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Kars-Ardahan-Iğdırlı İşadamları ve Sanayiciler Dernek Başkanı Ardahanlı İşadamı Orhan Gökçe ile birlikte İstanbul’un yanı sıra dünyanın bir çok ülkesinde marka olan DİLEK PASTANELERİ Yönetim Kurulu Başkanı Cabir Yazacı’yı ziyaret ederek, kendisine oluşturulmaya çalışılan iş adamları birlikteliğini anlattılar.


Kars-Ardahan-Iğdır’lı İşadamlarını bir araya getirme çabası içinde olan KAISİAD Başkanı Ardahanlı İşadamı Orhan Gökçe ve Ardahan Derneklerinin çatıda altında bulunduğu ARDA/FED’in Başkanı Gazeteci Fakir Yılmaz’ın birlikte ziyaret ettiği DİLEK PASTANELERİ’nin Yönetim Kurulu Başkanı Ardahanlı İşadamı Cabir Yazıcı, bölge stk’ları tarafından oluşturulmaya çalışılan güç birliğine her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirtti.

KAISİAD ve ARDAFED Başkanlarının kendisini ziyareti esnasında bir açıklama yapan Yazıcı, ‘Başta İstanbul metropolünde olmak üzere bir çok batı kentinde bulunan Ardahanlı, Karslı, Iğdırlı İşadamlarının stk’larca oluşturulmaya çalışılan güç birliğini aslında bilerek yada bilmeyerek ferdi olarak yaptıklarını görüyorum. Ama bunun yeterli olmadığını bende biliyorum. Bu nedenle başta KAISİAD olmak üzere Ardahan Dernekler Federasyonun bu yönde ki çabalarına destek enilmesi düşüncesindeyim.’ dedi.

STK’ları da iş birliği içinde olup, bölgeye olduğu gibi ülkeye ne gibi katkıları olacağı yönünde ki çabalar ortaya koyması gerektiğine inananlardanım’ diyen DİLEK PASTANELERİ Yönetim Kurulu Başkanı Cabir Yazıcı bu iş birliğinin yanı sıra herkesin bir birine saygı göstermesinin de oluşturulmaya çalışılan işbirliğinde büyük önem taşımaktadır’ dedi.