Dinçer AKTEMUR
Yoğun tır geçişinin yaşandığı Ardahan’ın Çıldır ilçesinde ki Aktaş Sınır Kapısı’ndan geçiş yapacak olan tır sürücüleri, sınır kapısında geçiş belgesi hizmeti alamadıkları için, Ardahan’a gitmek zorunda kalıyordu. Tır sürücüleri için büyük bir sorun olan geçiş belgesinin sınır kapısında verilmesi için TSO Başkanı Çetin Demirci, TOBB’a teklif sunarak burada bir Tır Geçiş Belgesi Bürosu kurulmasını sağladı. Personel temin edilerek faaliyete başlayan büronun açılışı, Vali Mehmet Emin Bilmez, Çıldır Kaymakamı Bedirhan İmamoğlu, Çıldır Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğlu, İl Jandarma Komutanı Garip Gümüş, ATSO Başkanı Çetin Demirci, Oda Başkanları, STK temsilcileri ve davetlilerin katıldığı törenle yapıldı.
Bugün itibariyle hizmete başlayan ve sınır kapısından geçiş yapan tır sürücülerine büyük kolaylık sağlayacak olan ofisin açılışında konuşan Vali Bilmez, “Daha önce, geçiş belgesini almak için Ardahan’a giden tır sürücüleri, artık Ardahan’a gitmeden, sınır kapısında ki bu ofisten belgelerini alabilecekler. Bu kolaylık sınır kapımızın hizmet kalitesini bir kademe daha üstlere taşımıştır. Ben, Ticaret ve Sanayi Odamızı bu hizmetinden dolayı tebrik ediyorum” dedi.
TSO Başkanı Demirci ise, Çıldır Aktaş Sınır Kapısı’nın önemli bir kapı olduğuna dikkat çekerek, böylesi donanımlı ve modern bir sınır kapısında ticaret için bulunan tırların geçişini kolaylaştırmak için tır geçiş belgesi bürosu açtıklarını kaydetti.
Büroyu ilk kez kullanan tır sürücüleri ise hizmetten memnun kaldıklarını belirterek, geçiş belgesini almak için Ardahan’a kadar gitmek zorunda olmadıkları için sevindiklerini dile getirdi.
Açılışın ardından, Vali Bilmez, katılımcılarla bir toplantı yaparak Sınır Kapısı’nın gelişimine katkı sunacak çalışmalarla ilgili istişarede bulundu.
**Yaylalar, yaylalar..
Aslında gönüllü bir sistem olması gerektiğini belirtip, askerliğini yada çocuğunu, yakınını bedelli askerlik yaptıranları izlerken Yaylalar, Yaylalar türküsü bir öğrenilemez diyen Devlet Bahçeli’nin önerisi tartışılmaya başlanıyor..
Gerek 24 Haziran öncesi gerekse sonrası Başkan Erdoğan’ın asıl başkan yardımcısı olduğunu da ima eden ve bu yönde rahatça öneriler sunan Bahçe’nin bu açıklaması da her ne kadar af konusunda havada kalsa da Başkan Erdoğan’ın kendisini dinlediğini ve kırmamaya çalıştığını da görmekteyiz.
Gençlerimizin askerlik süreçlerini kısa sürede bitirtip, iş hayatında aktif olması gerektiğini düşünenlerin içinde olan benim anladığı tek şey hayatın kendisi olduğu gibi askerliğin uçuk olmayan şartlarla bedelli olması ve insan kalabalığında dünyanın en büyük ordularından olan ordunun dinamik ve çekirdek bir kadrodan oluşmasıdır.
Sanırım Askeriliğin baştan aşağı değişeceğini açıklayan Başkan Erdoğan’ın düşüncesi de bu yönde..
Ve bunu hayata geçirmek için yardımcısı olan Bahçel’inin kamuoyu oluşturmasını ister gibi..
Bedelli yada gönüllü olarak baktığımız askeriliğin savaş halinde lazım olan bir kurum olduğunu ama ‘yurtta sulh, dünyada sulh’ diyen bir anlayışın Çin’de ki Kore’de ki gibi bir anlayış taşımadığını da unutmamak gerekir..
Ve Başkan Erdoğan’ın bakışı ile bu olaya bakmak, Bahçeli gibilerinin de fikirlerini dinlemek gerekir..
Yoksa Yaylalar, yaylalar türküsünü söylerken yayla çorbasını yetiştirmek için eğitime, spora, gençliğe yapılması gereken yatırımları geri plana atan ve hastanesi ayrı, gazinosu ayrı, bütçesi sorgulanmayan ve en önemlisi 10 yılda bir yaptıkları çıkışlarla ‘Ülke, siyaset, demokrasi de kim? Önce biz diyen bir anlayış yeniden hortlar..
**Teşekkürler Şefik Öktem
Yaşı 60’ı geçmiş olsa da gönlü hala 20’lik genç delikanlı.
Aşkı ise yaşadığı kenti..
Gecesi, gündüzü bu kenti idare edenlerin nasıl olması gerektiğini anlatmakla geçer, yaşadığı şehrin gelişip büyümesi için kendini paralar..
Gerçi ailesi de öyle değimliydi?
Kentin ileri gelenleri, şehre katkı sunanlar..
Ve tam bitti derken çok zor şartlar içinde yeniden filizlenen çocukları ile şehrime ne katarım düşüncesiyle yüreği çarpar.
Adı Şefik Öktem..
Yaşı dediğimi gibi daha 20 lik..
Aşkı ise tüm moral bozan, şevk kıran, engellemelere karşı tek etmediği ve hala yaşadığı şehri Ardahan..
Şehir Kulübünde otururken baktığı cadde de gezenleri nasıl olur katarım bu kentin geleceğine diye düşünür..
İdarecileri ziyaret edip, neler yapılması gerekenleri anlatmaya, uygulatmaya çalışır..
Hiçbir şey yapamasa da döner köyüne, memleketine olduğu köyüne, atadan, dedene kalan arazilerle uğraşır, o yaşına karşın ot biçer, pulur toplar, patos vurur..
Ve hep yakışıklı giyinir, bırakmaz kendisini alenin son ferdi olsa da ayakta olduğunu ortaya koyar ve inadına dimdik yürür..
Adı Şefik Öktem..
Elindeki telefonla arada bir değil, her zaman Ardahan’da İstanbul’a uzanır, yetinmez Bursa’ya, oradan İzmir’e yetinmez Yurt dışını arar şehrini unutanlara kızar, gelin en azında gençlere sahip çıkın diye o yaşına karşın adeta yalvarır..
Yaşadığı şehrin kaymağını yediklerini izler ve hep onlara da kızar..
Kentin kaymağını, balını yerler ama yerlerinden kalkıp, bu kente sahip çıkma adına mücadele edenlere beş kuruş fayda sağlamazlar diye..
Ve son bir şey daha yapar..
Hem de hiç beklenmedik bir anda, adeta sürpriz yaparak..
Gençler uyuşturucu bataklığına saplanmasın, göç etmesin, dağlara çıkmasın ve yeşil sahalar da kalsın diye yeniden, baştan oluşturulamaya başlanan Serhat Ardahan Spor’a sahip çıkılması adına bir çalışma başlatır..
Önce ailesinden başlar, ardından eski dostlarını arar ve derki ‘ya Allah rızası için şu gençlere sahip çıkın’ diye sitem eder..
Ve bir enerji katar bu yönde çaba ortaya koyanlara.. Ve en büyük katkısını bu ulvi davranışı ile ortaya koyar..
Teşekkürler
Şefik Öktem..