SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yıldız En TV Programcılığına Başlıyor..
Her perşembe saat:16.30’da
Sizde ekrana konuksunuz..
MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Son iki haberimiz için TIKla abone ol, izle..
https://www.youtube.com/channel/UCDwxU5TIdZejp-mbbNw5fmw


KALE KAÇ HARFLİDİR?.. YA KALP?!
İnsanlığın yeniden gitmeye hazırlandığı Ay’dan bile görünen Çin seddinin, diğer adı olan kalelerin içinde yaşayanları dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruma görevinin yanı sıra aslında bir kent olduklarını bilmemiz gerekir.
Çünkü tüm kalelerin içinde olanların sadece askerler değil, aileler, aşklar, güzel kızlar, delikanlılar ve onların büyükleri kısacası yaşamın olduğuyla çokta ilgilenmeyiz.
Ve kalelerin diğer bir yönü ve hiçte ilgilenmediğimiz tarafı ise bu küçük denen ama “tümü benim olacak” diyen Firavun’un, imparatorların, Hasan Sabbah’ların, padişahların yanısıra bir insan ömrünün tümünü görmeyecek kadar büyük olan bu dünyada, ilk yapıldığı gibi sapa sağlam kalan hiç bir kalenin kalmadığıdır.
Zira her şey zamana ve azme yenik düşer..
Çünkü en korunaklı denen kale ve kalbin arzu, istek ve hırsın verdiği enerjiyle bir gün mutlaka bir yerinden gedik bulunup, içine sızıldığı, yakılıp, yıkıldığı, bu yetmezmiş gibi talan edilip, virane halde geride bırakıldığının o kadar çok örnekleri vardır ki..
Ve bu kale, kulelerin mutlak işgal edilip, ele geçirildiği şu dünya da sakın kimse demesin, ‘benim kaleme, yani kalbime dışarıdan, yandan, yöreden kimse giremez’ ve bunu diyenlerin er, geç yanıldıklarını da işgal başladığında anlarsınız..
Her ne kadar fedailerine sahte cennet vaadeden Hasan Sabbah güçlü duvarları, sağlam surları, kocaman kilitli demir kapısı ve etrafına çevrilen askerleriyle her kuşatmaya karşı dimdik hazırlattığı Alamut kalesi vardı desenizde ve ‘Güçlendikce güçleniyor…. İzin vermiyordu oraya ait olmayanın içeriye girmesine.’ diye umutlansanızda..
Evet, çok zor kurmuştu orayı. İlmek ilmek, emek emek, birinin giripte talan etmesine izin vermeyecekti besbelli.. Fedaileri sorgusuzca emrindeydi. Çünkü her birine Cennet vadedilmişti.
Cennetin anahtarı sadece alamutun sahibindeydi…. Ve ancak onun için sorgusuzca ölenler girebilirdi, Alamutun cennetine..
Ama bu güçlu denen̈ kaleye bile girebilmek mümkündü.. Ve hicbir duvar mutlak güce sahip değildi…
Lakin bunun için ölmek gerekti ve düşün ki içi sahte cennetti…
Ama aşk okları, kardan yürütülen kayıklar dahil her yöntemin kullanılıp, aynı Ardahan gibi 2 bin rakımlı yükseklikteki yıkılamaz denilen Alamut Kalesinin 1256 yılında Hülagühan komutasındaki Moğol ordusu tarafından ele geçirilmiş olduğunu da bilmek gerekir..
Ve kaleninde Kalbin de 4 harfli olduğu bilinsede her zaman 3 harfliye teslim olduğuydu..
Ardahanlı Avukat:
Baro Başkanı da Ardahanlı olan Kocaeli Barosu üyesi avukat Berrak Çağlar, doğuştan görme engelli. Dokuz yaşında ilkokula başlayabildi. Okul hayatı boyunca ailesinden uzaktaydı. Deniz Gezmiş’in avukatı Halit Çelenk’i örnek alarak avukat olmaya karar verdi. Şarkışla ağıdındaki “Deniz mahkemeye düşmüş avukatı ben olayım” dizeleri de avukat olmaya karar vermesinde etkili oldu. Şimdi 43 yaşında. Tutuklu meslektaşları için yürütülen mücadelenin aktif bir üyesi. “Onlar özgürlüklerine kavuşana kadar elimizden geleni yapacağız. Mücadeleleri mücadelemiz, davaları davamızdır” diyor. Halk için avukatlık yaptığını söylüyor. Çağlar ile Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde bir araya geldik, görme engelli avukat olmanın zorluklarını konuştuk.
![]() |
Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var |
fakiryilmaz323@hotmail.com
AK Parti, CHP, MHP ve diğer partilerin koru halinde savaş tam tam tamları çaldıkları şu günlerde gözlerin üzerinde olduğu HDP’nin yeni bir sınır ötesi operasyon olan Afrin operasyonun da nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor.
Afrin emrini veren Başkan Erdoğan’ın, ‘başınızı kaldırırsanız ezeriz’ diyerek korkutmaya çalıştığı ancak genel başkanı ve onca vekilinin içeri atılmasına karşın oyunu ve kamuoyunu aynen koruyan HDP’nin hiçte korkmadığını ve uyması istenen savaş korusuna uymadığını görmekteyiz. Evet, ‘bu ülkede siyasetten en büyük baskı ve sıkıntılar içinde olan partinin HDP olduğunu ama bir o kadar da direncini koruyan siyaset tarafında HDP’dir’ denecek süreci yaşayan HDP’nin bu süreçte ne yapması gerektiğine bakacak olursak HDP işini, ülke ve yerel siyasetini yapmalı derim.. Yani savaş çığırtkanlığı yapmayacağını belirten HDP’nin başta ABD’nin olmak üzere Kürtleri Türkye başta olmak üzere bölge ülkelerine karşı koz kullanıp, kullanan ve ardından satan AB’ye en iyi dersi verip, ülkesinin içinde ki iç sorunlara eğilmeli.. Yani, ‘Afrin başta olmak üzere sınır ötesi olayları görmezden gel’ demesekte, ‘çokta içinde ol, kızılca kıyamet kopar’ da demiyoruz.. Çünkü artık oralar da Kürtler üzerinde birilerinin satranç oynadığını görmesi gereken HDP ve Türkiye’nin çok ama çok dikkatli olması gerekir.. Ve bu işlerin başında hep silah tüccarlarının kazancı, bölge insanlarının zararı olduğunu HDP dahil, bu güzelim ülkemin şu anki idarecileri de anlamalı, bilmeli ve ona göre hamlesini, hamlelerini birlikte atmalılar.. Ve bana soracak olursalar HDP olarak Başkan Erdoğan’la bir randevu isteyip, Afrin konusunda Türkiye’ye sağlayacakları katkıları konuşmalı, tartışmalı hatta şartlarını ortaya koyarak bu ülkenin en büyük 3. büyük partisi olduğunu hem saraya hemde kamuoyuna bir kez daha anlatmalı ortaya koymalı.. Çünkü öyle militanca siyasetin artık tutmadığını ve oy almak, taraf toplamak, güçlü olmak için politik, diplomatik olarak adım atılması gerektiğini, Ardahanlı Genel Başkanı olan HDP’de anlamalı, bilmeli.. Örnek mi; Ardahan’daki yerel siyasetten başlayıp, Yalanızçam Uğurludağ Kayak Tesisleri ile ilgili tartışmalara katılmalı, kar ve buzların altında kalan çöplerin neden toplanmadığını sormalı, tüccar bulamayan hayvan yetiştiricilerinin saman ve yem derdini gündeme getirmeliler… Ulusal da ise CHP, MHP, İP gibi AKP’nin arkasına takılmaktansa, zeytin dalı adı verilen Afrin operasyonu ile ilgili değil, Gemlik’te ki beton projelerine teslim edilmek üzere olan zeytinliklere sahip çıkmalı, her gün sessiz, sedasız gelen zamlarla sıkışan ekonomiyi sorgulamalı, bonzaiyi, eroin, esrarı, trafiği masaya yatırmalı ve kavga değil, siyaset yapmalı derim..
|
|
**AKP’de MHP’li Avukatlar Korkusu
*10/09/2017 Tarihli Haber
1 Kasım’da yenilenecek olan genel seçimler öncesi adaylarını belirlemeye çalışan partilerin başında gelen Milliyetçi Hareket Partisi’nin Ardahan’da aday göstereceği ileri sürülen iki Avukat sağ oyları kendilerine sayan AKP’yi tedirgin etti.
Ardahan/Çıldırlı Avukat Gökhan Ağdemir ve Ardahanlı Av. Osman Nuri Yıldız’ın da aralarında bulunduğu MHP Ardahan Milletvekili Aday Adayları Ardahanlı seçmenlerin olduğu gibi sağ oyları kendi potasında sayan AKP’nin de dikkatini çekti.
**BAYDAR’I ANKARA’YA ÇAĞIRDI..
Her iki Avukat’ın aday gösterimesi halinde sağ oylar olarak bilinen oyların bölüneceğinden korkan AKP buna karşılık yeni bir arayışa girdiği ve AKP’den aday olan eski AK Parti İl Başkanı ve İl Genel Meclis Üyesi, MHP Kökenli Veteriner Hekim Yunus Baydar’ı acil olarak Ankara’ya çağırdı.
AKP’nin Yunus Baydar’ı önümüzde ki aday göstererek hem MHP’ye gidecek olan sağ oyların önüne geçmeyi hedeflediği, hem de Kürt ve sol seçmene yakınlığıseçimler öncesi ile bilinen Baydar aracılığıyla son iki seçimdir düşüşte olan oylarını korumaya çalıştığı ileri sürüldü.
**OSMAN NURİ YILDIZ İSMİ
AKP TABANINCADA TANINIYOR..
Sağ oylarının büyük bölümünün bulunduğu Ardahan’ın Çıldır ilçesini temsilen aday aday olduğu belirtilen Av. Gökhan Ağdemir’den sonra Ardahanlılar tarafından yakınen tanınan Ardahanlı Avukat Osman Nuri Yıldız’ın MHP’de aday olması MHP’ye hareketlilik getirdiği dikkat çekerken, Osman Nuri Yıldız AK Parti tabanınca da tanınan bir isim.
DYP’den sonra bir dönem de AK Parti’de siyset yapan ve İl Başkanlığına aday olan Av. Osman Nuri Yıldız ile Av. Gökhan Ağdemir’in MHP’nin listesini paylaşmaları bekleniyor.
**KONUĞU ONDAN CANLIYDI..
GAZETECİ Fakir Yılmaz’ın SEYMEN TV’de Hazırlayıp, Sunduğu ve Her Cumartesi Günleri Saat 20.00’da Başlayan, ‘Fakir Yılmaz İle İş Dünyası’ Adlı Programının Bu Haftaki Konuğu Ardahanlı İşadamı ve Siyasetçi Hümmet Tatar Oldu.
Tatar’ın Gazeteci’den daha canlı olduğu yayında Ardahan’a yatırım yapmayı düşünen iş adamlarına yerelden yardım edilmesi ve yol gösterilmesine dikkat çekildi.
**ARDAHAN’DAN ENSON HABERLER..
**HAVALANI İSTENEN ARDAHANLI BAKAN:
‘BANA OYMU VERDİNİZ Kİ HAVALANI İSTİYORSUNUZ?!’
7 Haziran Genel Seçimleri öncesi partisini pasivize edip, AKP’nin oy almasını sağlamakla suçlanan ve bu nedenle BBP Genel Başkanlığından istifa etmek zorunda kalan Ardahanlı siyasetçi Yalçın Topçu geçici bakan olur olmaz gittiği memleketi Ardahan’da Ardahanlıları şoke eden bir açıklamada bulundu.
Geçici Kültür ve Turizm Bakanı olan Ardahanlı Yalçın Topçu bakan olduktan sonra ilk ziyaret ettiği memleket doğup, büyüdüğü memleketi Ardahan’da bir gazetecinin ‘Sayın bakan Ardahalılar sizden havaalnı istiyor, bu yöndeki düşüncenizi açıklarmısınız?’ şeklinde ki soruya, ‘Benden havaalanı isteyen Ardahanlılar bana oymu erdiler ki havaalanı yaptıryayım’ demesi dikkaterden kaçmadı.
Bilindiği gibi Topçu BBP Genel Başkanı iken geldiği Ardahan’da partisine oy istemiş, ancak sıfır çekmişti.
Öte yandan daha önce BPD’li Milletvekillerine çiçek veren Kutluhan Akçay isimli bir vatandaş bu kez ülkücü camiada gelen Topçu’ya çiçek verdiği görüldü.
Ardahan’a giden geçici bakanın svaş dilli bir açıklama yapması ise hemşehrileri tarafından onay almayan bir konuşma olarak değerlendrilidi.
*CHP İL BAŞKANI KILIÇDAROĞLU’NUN ADAYINA KARŞI MI?
1 Kasım’da yapılacak olan Genel Seçimler öncesi İŞİT tarafınan kaçırılan Ardahanlı Konsolos/Büyükelçi Öztürk Yılmaz’ın CHP Genel başkanı tarafından aday gösterilmesi, gerek ülke siyasetinde, gerek ise CHP Ardahan’da büyük ilgi görürken Ensar Öğüt’ün İlimdar Senem ile Cantürk Sırrı Atalay Cantürk’ü harcayıp yerlerine atadığı ileri sürülen Fevzi Uygur’u memnun etmedi.
Yugur’un Ankara’ya giderek Öztürk’ün aday edilmemesi istediği iddia edilirken, Uygır’un bu daranışı gerek Ardahan kamuoyunda gerek ise CHP tabanında rahatsızlık yarattığı görülüyor.
**Kokart ile Hamitoğlu Yeniden Aday Aday Oldular..
7 Haziran genel Seçimlerinde HDP’den Milletekili Aday Adayı olan iki isim 1 Kasım’da yenilenecek olan genel seçimlerde yeniden aday aday oldukları öğrenildi. Bilindiği gibi Av. Yaşar Kaya’da HDP’den aday olduğunu daha önce açıklamıştı.
ESENYURT’A FUTBOL KARATAY’A EMANET
Amatör 1.Küme ekiplerinden Esenyurtspor’da yeni sezonda futbol Göleli işadamı Veysel Karatay’dan sorulacak.
Kulüp Başkanı Hasan Kara’nın, Karatay’dan takıma ağırlığını koymasını istediği belirtildi. Bir dönem Kara’nın umreye gittiği dönemde vekaleten de başkanlık görevine soyunan Karatay bu sezon A takımla ilgili her konuda tam yetkili olacak. Cuma akşamı yeni teknik direktör Fuat Cörüt’ün futbolculara tanıtıldığı toplantıda Kara’nın futbolun patronu olarak da Veysel Karatay’ı takdim ettiği belirtildi.

Kara yaptığı açıklamada “Futboldan sorumlu başkan yardımcılığına Veysel Karatay getirildi. Belki kendisi birkaç ay sonra bu kulübün başkanı olacak arkadaşımız. Büyük emeği var bu kulüp üzerinde. Futbol şube sorumlusu o. Takımda gidecek ve kalacak oyuncular hakkındaki kararları da hocalarımızla birlikte Karatay verecektir.” diye konuştu.
EREN YUVADA KALDI
Öte yandan Esenyurtpor’da iç transferde önemli bir imza geldi. Geçtiğimiz sezon oynadığı futbolla takımın ortasahadaki önemli bir yükünü taşıyan Eren’le yeni sezon içinde anlaşma sağlandığı, tecrübeli oyuncunun önümüzdeki haftadan itibaren takımla birlikte antrenmanlara başlayacağı bildirildi.
Haber: İskender KORDU
KALE KAÇ HARFLİDİR?.. YA KALP?!
İnsanlığın yeniden gitmeye hazırlandığı Ay’dan bile görünen Çin seddinin, diğer adı olan kalelerin içinde yaşayanları dışarıdan gelecek saldırılara karşı koruma görevinin yanı sıra aslında bir kent olduklarını bilmemiz gerekir.
Çünkü tüm kalelerin içinde olanların sadece askerler değil, aileler, aşklar, güzel kızlar, delikanlılar ve onların büyükleri kısacası yaşamın olduğuyla çokta ilgilenmeyiz.
Ve kalelerin diğer bir yönü ve hiçte ilgilenmediğimiz tarafı ise bu küçük denen ama “tümü benim olacak” diyen Firavun’un, imparatorların, Hasan Sabbah’ların, padişahların yanısıra bir insan ömrünün tümünü görmeyecek kadar büyük olan bu dünyada, ilk yapıldığı gibi sapa sağlam kalan hiç bir kalenin kalmadığıdır.
Zira her şey zamana ve azme yenik düşer..
Çünkü en korunaklı denen kale ve kalbin arzu, istek ve hırsın verdiği enerjiyle bir gün mutlaka bir yerinden gedik bulunup, içine sızıldığı, yakılıp, yıkıldığı, bu yetmezmiş gibi talan edilip, virane halde geride bırakıldığının o kadar çok örnekleri vardır ki..
Ve bu kale, kulelerin mutlak işgal edilip, ele geçirildiği şu dünya da sakın kimse demesin, ‘benim kaleme, yani kalbime dışarıdan, yandan, yöreden kimse giremez’ ve bunu diyenlerin er, geç yanıldıklarını da işgal başladığında anlarsınız..
Her ne kadar fedailerine sahte cennet vaadeden Hasan Sabbah güçlü duvarları, sağlam surları, kocaman kilitli demir kapısı ve etrafına çevrilen askerleriyle her kuşatmaya karşı dimdik hazırlattığı Alamut kalesi vardı desenizde ve ‘Güçlendikce güçleniyor…. İzin vermiyordu oraya ait olmayanın içeriye girmesine.’ diye umutlansanızda..
Evet, çok zor kurmuştu orayı. İlmek ilmek, emek emek, birinin giripte talan etmesine izin vermeyecekti besbelli.. Fedaileri sorgusuzca emrindeydi. Çünkü her birine Cennet vadedilmişti.
Cennetin anahtarı sadece alamutun sahibindeydi…. Ve ancak onun için sorgusuzca ölenler girebilirdi, Alamutun cennetine..
Ama bu güçlu denen̈ kaleye bile girebilmek mümkündü.. Ve hicbir duvar mutlak güce sahip değildi…
Lakin bunun için ölmek gerekti ve düşün ki içi sahte cennetti…
Ama aşk okları, kardan yürütülen kayıklar dahil her yöntemin kullanılıp, aynı Ardahan gibi 2 bin rakımlı yükseklikteki yıkılamaz denilen Alamut Kalesinin 1256 yılında Hülagühan komutasındaki Moğol ordusu tarafından ele geçirilmiş olduğunu da bilmek gerekir..
Ve kaleninde Kalbin de 4 harfli olduğu bilinsede her zaman 3 harfliye teslim olduğuydu..