ARDAHAN DOĞU EXPRESİNİ BEKLEYE DURSUN Onlar sahanın ortasından tren geçiriyor


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 




Ardahanlıların Ardahan sınırlarından geçip, Kafkaslara uzanan Kars-Tiflis-Bakü demiryolu üzerinde kurulacak bir tren istasyonu ile gerek Doğu Expresinin Ardahan’a kadar ulaşması gerekse bu tren yolu üzerinde kurulacak bir Antrepo ile gelişmeyi umut ede dursun Slovakya’da amatör futbol sahaları oldukça dikkat çekiyor. Jánošovka’daki bu stadyumun ilginç yönü ise maç sırasında saha kenarından tren geçiyor.



HAYVANA TAPMAK!..


Pakistan’la düşman edilip, bölgenin güçlü ülkesi olmasının önüne engel koyan silah tüccarlarının ülke içindeki mezhepleri de karıştırarak iç barışı sağlayamayan Hindistan’ın etini yemedikleri hayvanı yani ineği kutsal saydıklarını sanırım sizlerde biliyorsunuzdur.


Ancak sadece Hindular için kutsal olan ineğin yani ‘Birinci gelir kaynağımız’ denen memleketim Ardahan’ın da aralarında olduğu Doğu’da ve diğer birçok bölgede hayvanların sadece Hindistan’da değil, tapılmasa da eti yenen hayvanı baş tacı edip, kendisinden daha önemli gören bir toplumumuz olduğunu da bilelim.


Bunun en güzel anlatan örnek ünlü çapkınımız şiir ustası, yazar Nazım Hikmet’in “soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen kadınlarımız” dizeleridir…


Evet yıllardır atadan dededen kalma yöntemlerle hayvancılık yaparak kalkınacaklarını sanan ancak baktıkları hayvanlarının barındığı ahırların üstünü örten gontların (tomrukların) çürüyüp taşıyamadığı sal ve kara toprağın altında kalması gibi hayvancılıkta ilerleyemediğimizden bölgenin tümü de geri kalmıştır.


Hayvana tapma olarak değerlendirilebilir bu durum. Burnumuzun dibine kadar gelen imkan ve fırsatları görmemizi de engellemiştir.


Bunun en bariz örneği 3. büyük gümrük kapısı sayılan Ardahan’ın Çıldır ilçesine bağlı, eski adı Tskarostavi olan Gürcüce iki kelimeden (წყარო: “pınar” ve თავი: “baş”) oluşan ve “pınar başı” anlamına gelen Öncül köyü meraları içinde bulunan Aktaş Gümrük Kapısından bir türlü istenen şekilde faydalanamamamızdır.


Önümüzdeki ay yapılacak olan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasının mevcut başkanı 70 bin lira verip, bir yakınına çıkarttırdığı “Ardahan Masalları” kitabında ‘gökten üç elma düşmüş’ dese de elmanın alma adını taşıdığı bölgenin Çukurova’sı Kurtkale’ye giden altında Kura nehri akan köprüsü bir türlü yapılmayan yolun üzerinde bulunan Öncül köyünün adını firmasına isim olarak koyan bol üniversite diplomalı iş kadını Necla Cömert ile sohbet ederken köyünün meyve ve sebze merkezi olduğunu değil İl, İlçe Tarım Müdürlükleri köylülerinin bile fark edemediği, Japonların Japonya’dan kalkıp buraya kadar geldiğini ve Öncül köyüne örnek seralar kurduklarını ama köylülerinin bu faydalı örnekten de yararlanamadığını anlattığında şok olmuştum.



Zira birçok kez ziyaret ettiğim sırada gördüğüm o seraların Osmanlı kayıtlarında Zğarostav (زغارستاو) olarak adı geçen Öncül köylülerce değil, Japonlar tarafından yapıldığını öğreniyordum.


Ve bir zamanlar yani Osmanlı tarihlerinde Tskarostavi, Çıldır livasında, Zğarostav adıyla Kenarbel nahiyesine bağlı bu köyde iki adet keten tohumu yağı çıkaran bezirhane olduğunu yazan tarihli o köye gidip, geldikten sonra yaptığım haberime ‘Sera köyü’ adını verdiğimi ama köyün ve köylülerinin burunlarının dibinden geçen gümrük kapısının değerini bilmedikleri gibi köylerinde yetişen meyveleri değil Ardahan ya da Çıldır halk pazarına mesai almak için gündüz işleri ağır alan gümrük memurları yüzünden ithalat, ihracatın sıfır denecek kadar az olan Aktaş’ın önünde oluşan tır kuyruğunu oluşturan şoförlere dahi satmadıklarını hatırlıyor, köylünün, bölge insanının neden bu kadar tembel, üretken, proje üretemeyenler olduğumuzu düşünüyordum.


Ve dönüp, bana eliyle çay getiren ve makamının arkasında çerçeveler içindeki diplomalarla 4-5 üniversiteyi bitirmiş olduğunu anlatan, kamuda olduğu gibi iş hayatında başarılara imza atan Öncül köylü hanıma dönüyordum.


Çünkü bir zamanlar ortasında (fotoğrafta görülen) Gelati Kilisesi’nden biraz daha küçük, ama ona benzeyen bir kilisesi de olan ve o kilisedeki duvar resimleri uzun süre korunsa da daha sonra birçok hazine gibi bir anda yok olan bol resimli kilisesi harabeye dönen müzesi olmayan Ardahan’a bağlı Öncül köylü Nejla hanıma sorup, birlikte bu soruya cevap arıyorduk.


Ve merak ettiğimiz soruya Necla hanımın konuşması arasında geçirdiği ve bu yazıma da başlık olan ‘sanırım biz hayvanlarımızı seviyoruz hem de taparcasına ve ondan medet umuyoruz’ diyerek kendisi veriyor gibiydi.


Evet maalesef kendiliğinden biten otları bile biçmeyi beceremeyenler sonra da ‘kuraklık var’ deyip köylerinin karşısındaki ülkeden, Gürcistan’dan saman ithal eden bir anlayışla hayvancılıktan başka bir şey bilmezsek adım gibi bölgem, ülkem hep fakirliği yaşar ve yaşayacak gibide…




arşiv haber 18/05/2017 tarihli haberler/yorum


BÖLGEDE ÇATIŞMA!..


AĞRI GÖLEYİ HAREKETLENDİRDİ!


Erzurum ile Ardahan arasındaki kırsalda, güvenlik güçleri ile PKK’lılar arasında çıkan çatışmada bir PKK’lının etkisiz hale getirildiği, iki askerin hafif yaralandığı bildirildi.


Valilikten yapılan yazılı açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı koordinesinde Erzurum‘un Şenkaya ilçesi ileArdahan‘ın Göle ilçesi kırsalında terör örgütü PKK/KCK mensuplarının yakalanması amacıyla başlatılan geniş çaplı operasyonlara aralıksız devam edildiği belirtildi.

Bölgede bu çerçevede “Şehit Jandarma Uzman Onbaşı Doğan Akgöbek 17-14 operasyonu” düzenlendiği kaydedilen açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: 

“Operasyon kapsamında Patnos Jandarma Komando Alay Komutanlığı, Şenkaya Jandarma AsayişKomando Bölük Komutanlığı ve güvenlik korucularından oluşan birliklerce gece saatlerinde icra edilen oynak pusu faaliyeti esnasında bölücü terör örgütü mensuplarının tespit edilmesi üzerine temas sağlanmış olup, bir terörist silahıyla ölü ele geçirilmiştir. Ekiplerimiz, vatandaşlarımızdan aldığımız destekle operasyonlara devam etmektedir.”




Operasyonda hafif yaralanan 2 askeri personel, Oltu Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.

Hastaneye gelen Oltu Kaymakam Şenol Turan, yaralı askerlere “geçmiş olsun” dileğinde bulunup sağlık durumları hakkında hastane personelinden bilgi aldı.

“Bir terörist ağır yaralı olarak kaçtı”

Turan, ziyaret sonrasında, yaptığı açıklamada, güvenlik güçleri ile teröristler arasında Akşar kırsalında temas sağlandığını belirterek, şunları kaydetti: 

“Çatışmada bir terörist ölü olarak ele geçirildi. Aynı çatışmada bir teröristin ise ağır yaralı halde kaçtığı bilgisini aldık. Çatışmada bir astsubayımızın ayak topuğuna ve kaval kemiğine mermi isabet etmiş ve hastanemizdeki başarılı operasyonla mermiler çıkarıldı. Çok hafif yaralanan bir yüzbaşımız ise ayakta tedavisinin ardından taburcu edildi.” diye konuştu.


**Bölgede sıcak saatler.. Her an her şey olabilir!..


*12/04/2015 Tarihli Haber


Barış sürecinin devamının istendiği bir süreçte Ağrı’da yaşanan beklenmedik çatışma Ardahan’ın da için de bulunduğu bölgeyi hareketlendirdiği gibi gerdi de..


Göle’de bulunan  silahlı güçler hareketlendi..


Ağrı da yaşanan çatışma ardından bir anda gerilen bölgede bulunan silahlı güçler tetiklere sarıldı..


Ardahan’ın da bulunduğu bölge yaşanan silahlı çatışma başta güvenlik güçlerini olmak üzere bir anda tüm bölgede ki silahlı güçleri hareketlendirdi.



*Yazıyorsam Sebebi Var


 


Ağaçları Kesmeyin.. Ama..


Kışları -40 Derece soğuklar karşısında sığınacak bir yer arayan araçların yazında caddeleri tıkamaya başladığı Ardahan’da belediye kentin ortasında bulunan parkın altını kapalı çarşı yapmak için bir proje hazırladı.

Ve bu projeyi hayata geçirmek için harekete geçen belediye başta CHP’lilerin olmak üzere ağç seven, doğa koruyanların tepkisini almış..

Şu an bulunduğum İstanbul’da ki gezi parkı misali bir çalışma ve karşı tepkinin yaşandığı bölgede yaşanan gelişmeleri anında bana ulaştıran ekibimiz aynı zaman da parkın altına yapılmak istenen kapalı parkın projesinin fotoğraflarını da attı.

Eyleme ve projeye baktığımda ikisinin de haklı olduğunu görüyor ve bizim hangi tarafta yer alacağımızı düşündüm.

Ve önce yaşananları haber olarak kamuoyuna bildirip, ardından kendi görüşümüzü de ortaya koymalıyız diyerek karar alırken beni cep telefonumdan arayan CHP Ardahan İl Başkanı Yalçın Taştan yaşanan durumu özetledikten sonra gerek basın olarak gerekse başında bulunduğum federasyon olarak parkta bulunan parkların kesilmemesi için kendilerine destek vermemiz gerektiğini belirtiyordu.

Taştan’ın bu haklı istemi ve bizi yönlendirme çabasının yanından önüme gelen projeye baktığımda Ardahan’ın bu çalışmaya ihtiyaç duyduğunu da düşündüm.

Evet iki yönü de içinde çıkılma olan bu durumun masaya yatırırken öncelikle aynı CHP’nin daha öncede bu parkın içinde bulunan oteli yıkılması karşısında biraz da mutlu olup, yaşananlara sesiz kalıp, ardından parkın betonlaştırılması ve adının değiştirilmesi karşısında ortada olmazken bugün parkın içinde kalan bir kaç ağaca sahip çıkması düşündürücü bir durum olarak geldi bana..

Kesilmeli mi o ağaçlar?

Tabi ki de HAYIR!..

Peki kapalı bir parka ihtiyaç var mı?

Tabi ki var..

O zaman ne yapmalıyız?

Bana kalırsa varsa imkan bir yerde alan açılıp, ağaçlar kesilmeden tünel yapılırcasına alanın altına girilip, kentin ihtiyaç duyduğu kapalı park yapılabilir.

Ve iki tarafı da memnun edecek olan bir çalışmaya imza atılabilir..

Peki, ‘Sen taraftasın?’ derseniz eğer ben direk derim ki; 10 yıla yakındır kentin içinde bir cenaze gibi sahipsiz bırakılan parka bir an önce genel müdahale yapılmalı ve altına yapılacak olan kapalı parkın yanı sıra etrafının da bir çok yeni esnafa ekmek kapısı olacak ve İnönü caddesi ile Atatürk caddelerine can getirecek olan yeni dükkanlar yapılıp, satışa sunulmalıdır.