ARDAHAN HALISI İSTANBUL'DA UÇTU!..


SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..



Gazeteci Fakir Yılmaz ile Gazeteci Özlem Şeyma YHılmaz’ın birlikte hazırlayıp, her pazar günleri saat: 14.00’da TEMPO TV’de Sundukları Canlı Yayın Programı


Her Pazar günü saat:14.00’da 


Sizde Tempo TV ekranına konuksunuz..




MERHABA Ardahan’daki gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Alınan bilgilere göre birçok Ardahanlının hayatlarını idame ettiği İstanbul/Küçükçekmece’de oturan bir Ardahanlı Ardahan’da kendisiyle birlikte İstanbul’a getirdiği havalandırmak için balkon demirine asıldıktan sonra rüzgârın uçurduğu yaklaşık 10 bin dolar değerindeki halıyı yolda bularak götüren motosiklet tespit edildi. 100 yıllık olduğu belirtilen halı polisin çalışmasıyla bulundu.


Cennet Mahallesi’nde oturan Ercan Dede, 3 gün önce birinci kattaki balkon demirine kök boyadan yapılan 100 yıllık olduğu belirtilen halıyı astı. Dede, bir süre sonra dışarı çıktığında halının yerinde olmadığını gördü. Halıyı çevrede de göremeyen Ercan Dede, binanın önündeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceledi. Rüzgârın uçurduğu halının bir süre yerde kaldığını, daha sonra motosikleti ile gelen bir kişi tarafından özenle katlanarak götürüldüğünü gördü. Dede güvenlik kamerası kayıtlarıyla birlikte polise giderek şikayetçi oldu. Küçükçekmece Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaptıkları araştırmalar sonucunda, motosikletli kişiyi tespit etti. Şüphelinin adresine giden polis ekipleri halıyı katlı halde motosikletin üzerinde buldu. Halıyı alan şüpheli ise gözaltına alındı.


“10 BİN DOLAR DEĞER BİÇİLMİŞTİ”


Ercan Dede, ‘pazar günü balkona astığımız halının yerinde olmadığını, düştüğünü gördük. Halı 100 yılın üzerinde dedemden bana hatıra kalmış. Halı Ardahan’da kök boya ile yapılmış. Güneşte solmaz. Halının manevi değeri çok yüksek. Çalan kişi çok değerli olduğunu bilse belki başka bir yere götürür, saklardı. Basmaya kıyamadığımız bir halı. Kuş burnu kökünden boyanmış. Yeni nesil bu halıyı yapamaz. 2014’te 10 bin doların üzerinde değer biçilmişti. Evde gözüm gibi bakıyorum” diye konuştu.


ARDAHAN HALISI..


Tarihi ve kültürel değerler açısından oldukça zengin bir mirasa sahip olan Ardahan’da halıcılık oldukça yaygındır. Yöre kadınları tarih boyunca evlerindeki tezgahlarda dokudukları halılarla bu kültürü günümüze kadar taşımışlardır. Yörede dokunan halılarda Kafkas-Osmanlı-Türk sentezinin izleri görülmektedir. Selçuklu halı sanatının hayvan ve bitki motifleri, Osmanlı’nın geometrik ve dinsel motifleri en çok kullanılan figürlerdir.


Halı dokuyan genç kızlarımız dokudukları halılara yeni renkler ve desenler katarak duygularını dile getirirler. Yörede bulunan her ailenin kendine has özel desenleri olup, halılarda kullanılan her motif ve renk ayrı bir duygunun ifadesidir. Kadınlarımızın el emeği göz nuru olan yöresel Kafkas halılarında nilüfer çiçeği mutluluğu, daire sonsuzluğu anlatırken, beyaz saflığı, siyah hata ve yanlışlıkları, kırmızı hareket ve din sevgisini, sarı kötülük ve üzüntüyü, mavi ise güç ve doğruluğu simgeler.


Kullanılan desenlerin kendine has isimleri bulunmaktadır. Gelin tacı, pernik, çengel, kilim, yüzükoyun ve gül dalı en çok kullanılan desenlerdir. Bu Kültür mirasımızı gelecek nesillere taşımak ve tanıtımını yapmak, genç kız ve kadınlarımıza yeni istihdam alanları yaratmak amacıyla gerek Ardahan Valiliği gerekse Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri tarafından çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. İl ve ilçe Halk Eğitimi Merkezlerinde kurslar açılmakta ve gençlerimize eğitim verilerek halıcılığın İl geneline yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.


Yöresel Kafkas Halılarını dünyaya tanıtmak, kültürel değerlerimizi yaşatmak ve geliştirmek, ayrıca istihdam yaratarak işsiz gençlerimize iş imkanı sağlamayı amaçlayan Valiliğin kurduğu Ardahan İlini Kalkındırma ve Geliştirme Vakfı’na bağlı olarak bir Halıcılık Limited Şirketi kurmuştur. Şirket atölyelerinde 32 tezgahta ortalama 60 kişi çalışmakta, üretilen halılar pazarlanmaktadır. Gerek Halıcılık Limited Şirketi’nde, gerekse Halk Eğitim Merkezlerinde dokunan halılarda doğal ve canlı renkler elde etmek için bitkilerden, köklerden ve meyvelerden boyalar hazırlanmaktadır. Genellikle ev halısı üretilen bu atölyelerde isteğe göre araba halıları, çantalar, isimlikler, minderler ve duvar yastıkları da dokunmaktadır. Çalışanlara ilmik başına ücret ödenmekte olup ortalama günde 4-5 bin ilmik atılmaktadır.


Desenler ise şöyle isimlendirilir: Derme, Kafkas, Adiler, Lezgi kazağı, Koç Boynuzu


Nerede O Eylemci Ruhlu Köylü?!.


Geçtiğim gün telefonla görüştüğüm, aynı zamanda Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkan yardımcısı olan Ardahan DSYB Başkanı, Veteriner Hekim Yunus Baydar’ın dikkat çektiği ve bizim, “Baydar: Avans Almayın” başlığı ile verdiğimiz haberi yaparken,  Baydar ve 35 yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatım boyunca O haber gibi yüzlerce haber, yorum yazan benim kime seslendiğimi düşündüm.


Çünkü aslında bana göre dron satmak için “çekirge istilasına uğradı” denen ama aslında çevresini saran beton siteler blokların istilasına uğrayan Ayçiçeklerin yetiştiği tarlaları satanın aynı köylü olduğunu da düşünüyordum.

Evet, sarılaşan sendikaların, yazın saz, kışın kaz etkinlikleri dışında STK’cılık yapmayanların tabela dernekçilik denen sivil toplum örgütçülüğünün yapıldığı, Barolar Birliği başta olmak üzere, onca aydını temsil ettiklerini iddia eden kurum ve kuruluşların bile suspus olup üç maymunu oynadığı ülkede köylünün su parasına satılan süt için değil,  eylem yapmasını aldığı erken avansı almamasını istemek ne kadar etkili olur bilmem.




Çünkü yolu olmayan yaylaya çıkmaya hazırlanan köylü ve çiftçinin, yani hayvanının bakım yükünü eşinin üzerine yıkan, çocuğuna çobanlık yaptıran, kentte kahve köşelerinde pinekleyen, köyde ya çeper dibinde, ya da küf kokan köy bakkalında dedikodu yapan, kirli şapkasıyla oynayarak zaman geçiren köylünün devrimci değil, eylemci köylü olmasını bekler misiz?…

Bilmem ama benim bildiğim köylü o sizin bildiğiniz köylü değil, atadan dededen kalma, üzeri metrelerce toprakla örtülü ahırlarda yaptığı hayvancılıkla, kilosunu bir bardak çaya bir yıl öncesinde mandıracıya teslim eden köylüdür.

Ve benim bildiğim, “köylü eylem nedir, nasıl yapılır?…” bilmediği gibi kendi hakkını bile aramaktan aciz, meydanlara getirdiği bir ineğini oradaki kimsenin “Siz burada ne iş yaparsınız?” diye sormadığı ve havadan para kazanan cambazlara kaptıran köylü olduğunu iyi biliyorum.

Bu nedenle şaptan hayvanları telef olan, kaba yem bulmakta zorlanan ve memurlarımız, esnaflarımız gibi bankalarca haczedilen köylü de ben bir eylem, bir hak arama hareketi ya da litresi su parasına alınmasına neden olan sütün gerçek değerini bulması için avans almayın demenin çokta fayda sağlamayacağını biliyorum.

Ve “Yok sen yanılıyorsun?” diyenleriniz varsa o zaman sorumu yeniliyorum;

Hani nerede o eylemci ruhlu köylü?

Hele gösterin bana bir fotoğrafını çekip, haber yapayım…



    arşiv haber 09/10/2015 tarihli haber/yorum


VAĞ VAĞ VAĞ! VAĞ HALİMİZE!!!


30 yldır açık olmasına karşın yıllardır ithalat, ihracatın yapılmadığı Posof Türkgözü ile her seçim döneminde açıldı açılacak denilen ama hala açılmayan Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarında oy bile kullanılmazken, AKP Milletvekili hala beni seçin diyor..


**Ticarette kullanılmayan Posof ve Aktaş, 

oy vermekte de kullanılmayacak!



7 Haziran sonrası Türkiye’de oluşan siyasi boşluk dolayısıyla yeniden seçime gidilen 1 Kasım da, ülkede ki sınır kapılarının bir çoğunda oy kullanılacakken Ardahan’da ki iki sınır kapısında oy kullanılmayacak oluşu dikkat çekti. Yıllardır ticarete kapalı olan Ardahan’da ki sınır kapılarında böylelikle oy da kullanılmayacak. YSK’nın açıklamış olduğu listede Hopa ve ığdır’da ki kapıların ismi varken Ardahan’ın iki kapının esamesi okunmadı. 1 Kasım’da yapılacak 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi ile ilgili olarak yurtdışı seçmen kütüğüne kayıtlı vatandaşların oy verme işlemi ise karayolu, havalimanları ve limanlardaki gümrük kapılarında dün saat 08.00’de başladı. Oy kullanma işlemi başlamadan önce sandıklar mühürlendi. Oy kullanımı başlamadan önce sandık başkanı görevlilere yemin ettirdi. Atatürk Havalimanı geliş katında 7, gidiş katında ise 5 olmak üzere toplam 12 sandık kuruldu. Almanya’ya gitmek için Atatürk Havalimanı’na gelen Sema Aslantaş ilk oy kullanan oldu. Vatan ve millet için hayırlı olması dileklerinde bulunan Aslantaş, “Artık bir daha kullanmayalım. Kısa zamanda bu kadar büyük bir şey bilmiyorum. Tatil için geldim. Daha önce de kullanmıştım. Ülke karışık çok karışık. Gene bir koalisyona gidebiliriz gibi geliyor ama bilmiyorum” diye konuştu. Almanya’ya gitmeden önce oy kullanan İbrahim Berber ise ülkeye hayırlı olmasını diledi. İkinci defa gümrük kapısında oy kullandığını ifade eden Berber, “7 Haziran’da kullandım. Şimdi 1 Kasım’da oy kullandım. İlkini Sabiha Gökçen’de kullandım. Çok değerli olduğunu düşünüyorum katkıda bulunmak istedim” ifadesini kullandı.


 


..