ARDAHAN HASTANESİNDE 'BABAM NİYE ÖLDÜ?' KAVGASI..



MERHABA Bu haberi ve Ardahan’daki diğer gelişmeleri görüntülü izlemeniz için youtube ArdahanTV Kanalımıza abone olmanız umuduyla. Görüntülü haberlerimiz için TIKla abone ol, izle.. 



Covit-19 Dolayısıyla tedavi gördüğü ve geçtiğimiz gün hayatını kaybeden vatandaşın yakınları ile doktorlar arasında çıkan tartışma kavgaya döndü.

Alınan bilgilere göre Ardahan’ın Göle İlçesine bağlı ve şu an hala Covit-19 Virüsü dolayısıyla karantinada bulunan Göle Eski Demirkapı köylü 78 yaşındaki kişinin gördüğü tedaviye cevap vermeyip, ölmesi ardından yakınları hastaneye geldi.

Ölen yakınlarını almak için evrak hazırlıklarını bekleyenler ile ölen şahsa bakan ve Devlet Hastanesi Başhekim yardımcısı olduğu öğrenilen doktor arasında tartışma yaşandı. Kısa bir süre içinde kavgaya dönen tartışma ardından elinde bulunan telefonu doktorun başına fırlatan ölen şahsın yakını ile doktor karakolluk olurlarken kavga nedeninin hasta yakınlarına verilen evraklarda ölen şahsın neden öldüğü yönünde bir bilginin olmaması ve ölen şahsın ‘bu evraklarda babamın   ölüm sebebi niye yazılmıyor?’ sorusunu sorması ve bu soru ardından çıkan tartışmanın kavgaya dönmesinin neden olduğu da alınan bilgiler arasında oldu.

Öte yandan Ardahan’da durumun sakin olduğu ve kamuoyunda kopartılan yaygaraların tam tersi bir durum yaşandığı bu durumun anlatıldığı ve abartıldığı kadar Coronalı hastanın olmadığı da öğrenildi.



**Akrabalar arasında çıkan kavga bıçaklanmayla sonuçlandı!..


Öte yandan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Yöneticilerinden, İş adamı Özmen Demir bıçaklandı.

Alınan bilgilere göre bir yakını ile tartışan Demir’in çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kasığından yaralanarak hastanede tedavi altına alındığı bilgisine ulaşıldı.



D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi)


Mevcut hükümetle yani iktidar ile Adalet, Hak, Hukuk ve diğer insani sorunlar konusunda mücadele edeceğini ileri süren muhalefet yakasına geçip, yeni partiler kuran ve kurma çalışmalarının sürdüğü şu günlerde CHP Genel Başkan Yardımcısı iken partiden ihraç edilen ve ‘Hepimiz Buradayız’ sloganı ile 85 inci partiyi kurma çalışmalarının sona geldiğini öğrendiğimiz Ardahan Bağımsız Milletvekili Öztürk Yılmaz’ın partisinin adı ne olur bilmem ama ben yeni bir partinin daha farkına vardım..


Ki bu partinin cumhuriyet yani bu ülke kurulduğundan bugüne kadar var olduğunu ve gelen giden iktidarlara rağmen bunların hiç iktidardan düşmediğinide fark ettim.

Evet, sizde biliyor veya farkında mısınız bilmem ama bu partinin kısaltılmış adının D7SP, açılımının da ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ olduğunu da anladım…

Gelelim şimdi bu partinin kuruluş yıl dönümüne ve liderlerinin kimler olduklarına..

Osmanlıdan beri süre gelen bir ülkenin yeniden kuruluşundan bu yana var olan bu partinin oy alıp, iktidar olmaktansa siyasi babalarından, dayılarıdan hatta analarından onay alıp, hüküm ettikleri asıl iktidarın kendilerinde olduğunu da ‘Demokrasi’ denen oyunun adıyla yapılan ve fakir/fukaradan alınan oylar ile gelip geçen iktidarlara hisettirirler.

Ve ola ki bu yeni iktidar bunları dinlemezse de kızılca kıyametler koparılır ve adına da yine demokrasinin olmazsa olmazı dedikleri muhalefet denilen kanadına geçerler.

Evet, kısa adı D7SP olan açılımı da “Devlete 7 Sülale Partisi” olan bu ülkenin iktidarından hiç düşmeyen gerçek ve vazgeçilemez partisidir..




Aileleri yani babaları, dayıları siyaset adıyla sahne aldıkları demokrasi pazarında çoluk, çocuklarını işe koydurup, emekli olduklarında ise yerlerine yine kendilerinden olanı asıl iktidar olan bürokrasiye yerleştirirler…

İnanmıyorsanız bu yazımı okuyup, ne anlatmak istediğimi anladığınızda şöyle bir düşünün derim ve beni anlayıp, baktığınız etrafınızda ya bir bilemediniz iki, üç ailenin fertleri dışında resmi kurum denen bürokrasinin yönetiminde kaç kişinin hep aynı aileden, aynı sülaleden olduğunu hele bir sayın..

Falan efendinin oğlu, filan ailenin çocuğu, şu sülalenin kızı, oğlu kaç kişiler ve gidenlerin yerine kimlerin geldiğini bir düşünün?..




Son olarak gelip, kent, köy ve yayla yolları gibi yolları olmayan Ardahan’daki HES’lerin açılışına katılan Albayrak soy isimli bakan yardımcısından, başkanın ekonomiden sorumlu damadına kadar uzanan şu iktidara bir bakın.

Ve, ‘damat niye bakan oldu, enişte, kaynata tarafı niye bakan yardımcısı oldu?’ diye boşuna adamlara ve başkana kızmayın.

Çünkü yukarıdakilerin aşağıya bir yansıması olduğunu eğilip, bakacağınız karanlık ama ay ışığıyla da olsa dibi görünen kuyuda görebilirisiniz…

Ki o kuyuya bakmadan önce senin etrafında, yakınında, akrabanda, ailende kaç kişi, dayısı, babası, anası, halası, hatta yengesi siyasette olanların kaçının benim bulduğum partide yani D7SP’de yani ‘Devlete 7 Sülale Partisi’ nde olduğunu bir görün..

Çünkü gerçek iktidar olanların onlar olduğunu ve gelen, giden geçici iktidarlardan ziyade 7 sülalesi devlet kadrolarında olan ailelerin bu ülkede gerçek iktidar olduğunu anlayacaksınız.

Ha unutmadan eğer siz de iktidar olmak istiyorsanız önce oy vermektense oy alan siyaset yapın, İl Başkanı, İlçe Başkanı, hatta Kadın/Gençlik Kolları sonra da milletvekili, belediye başkanı, bakan ve başkan olmanız gerekmektedir.. 

Veya  MHP gibi her dönemin siyasi iktidarına ‘Vatan-Millet-Sakarya’ edebiyatı ile destek vermeniz yeterlidir.. Sonrasında gerçek iktidar, 

D7SP (Devlete 7 Sülale Partisi) kendiliğiden gelir..

Ardından da soylu, sülaleli, siyasetçi adının yanında sermayenin gelmesini bekleyin..

Çünkü bu ülkede bazı şanslı ve aynı ailelerin bir değil, üçü dördü hatta gelinleri devletin resmi kurumlarında ya kapıcı, kaloriferci, güvenlikçi, müdürse ve bir aileye 5 maaş birden geliyorsa asıl iktidar onlardır ve partilerinin adı da D7SP’dir..

Yani adını benim bulduğum ve sizin de anlatmak istediğimi anladığınızı sandığım bu sonuca baktığımıza bu ülkede hep iktidar olan parti, ‘Devlete 7 Sülale Partisi’dir…




ARÜ’DE Bu kez öğrenciler kavga etti!..


arşiv haber 23/05/2017 tarihli haber


Geçtiğimiz günlerde 3 öğretim üyesinin kavga edip, bir birlerini darp edip karakolluk olduğu Ardahan Üniversitesinde bu kez öğrenciler kavga etti.


Alınan bilgilere göre siyasi görüşleri farklı iki öğrenci grubunun günler öncesi başlayan tartışma Bahar Şenliklerinin yapıldığı gün kavgaya dönüştü.


Bir çok öğrencinin yaralandığı öğrenilen olayda üniversiteye gelen polis tomalarının müdahale ettiği alınan bilgiler arasında oldu.



**ARU Ünidap İstişare Toplantısına Ev Sahipliği Yaptı..


İlki 2014 yılında Tunceli Üniversitesinde düzenlenen DAP Üniversiteler Birliği (ÜNİDAP) 2017 toplantısı,Ardahan Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleşti. Toplantıya Atatürk Üniversitesinden Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı ve ATA TEKNOKENT Teknoloji Transfer Ofisi yetkilileri katıldı.



Ardahan Üniversitesinin dönem başkanlığını yürüttüğü toplantıya ayrıca, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Peyami Battalİbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, Bingöl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Çapak, Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necip Yardım, Hakkari Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Pakiş, Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Hakkı Alma, Kafkas Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Özkan ArslanMunzur Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi AydınCumhuriyet Üniversitesi RektörYardımcısı Prof. Dr. Ali Taşkın ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi Başkanı Adanan Demir katıldı.



Toplantıda oluşturulan çalışma grupları ile DAP Bölgesindeki tüm illerin tarım, turizm, sanayi, enerji ve eğitim alanındaki raporları ve kalkınma önerileri görüşüldü. Görüşmelerde proje ekibi kurulması, merkez laboratuvar oluşturulması, web sitesi kurulması, ortak doktora programlarının geliştirilmesi, proje öneri havuzu oluşturulması, gen bankası kurulması gibi daha birçok konularda mutabakata varıldı.



Toplantıda görüşlerini belirten Rektör Prof. Dr. Ömer Çomaklı, bölge kalkınması için üniversitelerin bir araya gelerek ortak projeler üretmeleri gerektiğini ifade etti. Topluma fayda açısından bu tarz toplantıların yararlı olduğuna değinen ÇomaklıDoğu Anadolu Bölgesi halkının özellikle hayvancılıkla uğraştığını, bu yüzden yetiştiricilerin eğitimi ve alınan verimlilik konusunda ziraat fakültelerine büyük iş düştüğünü belirtti.

Çomaklı: “Üniversitemiz Ziraat Fakültesi il ve ilçelerimizde hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımıza, üniversitemize bağlı Çiftçi Eğitim Merkezinde eğitimler verilerek destek sağlıyor. Hayvancılık, doğa, tarih ve kış turizminin etkili olduğu bölgemizde Atatürk Üniversitesi olarak yeni projelerimizi hayata geçireceğiz” dedi. 



Arü Rektörü Prof. Dr. Biber, Çıldır Myo’da İncelemelerde Bulundu


04/04/2017 Tarihli Haberler


Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, ARÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şakir Aydoğan, Genel Sekreter Ercan Gültürk ile daire başkanları Çıldır Meslek Yüksekokulu’na ziyarette bulundular.


Çıldır Meslek Yüksekokul Müdürü Vekili Öğr. Gör. Niyazi İpek tarafından ARÜ yöneticilerine brifing sunumu gerçekleştirildi. Daha sonra Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber Çıldır Meslek Yüksekokulu öğrencileri ile bir süre sohbet etti.

Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber ve beraberindeki heyet yapımı tamamlanmak üzere olan yükseköğretim yurdunun son durumunu değerlendirmek üzere Çıldır İlçe Kaymakamı Bedirhan İmamoğluÇıldır İlçe Belediye Başkanı Kemal Yakup Azizoğluile firma yetkilileri ve yurdun yapılması için kurulan derneğin yöneticileri istişarelerde bulundu. Heyet, görüşmelerin ardından devam eden yurtta incelemelerde bulunarak yurdun en kısa sürede tamamlanacağını ifade ettiler.



Rektör Biber, Üniversitenin Şampiyon Sporcularını Tebrik Etti


Ardahan Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) akademisyenleri ve çeşitli yarışmalarda şampiyonluklar alan öğrenciler Rektör Prof. Dr. Mehmet Biber’i makamında ziyaret etti.


Birçok farklı branşlarda düzenlenen yarışmalarda önemli başarılara imza atan öğrenciler; son olarak Antalya‘da 28 Şubat – 5 Mart 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen ‘Türkiye Üniversiteler Kick Boks Şampiyonası”nda, bayanlar “Low Kick Bayan Takımı” olarak üçüncülük kupasını almaya hak kazandı. Gerçekleştirilen ziyarette Rektör Prof. Dr. Biber, öğrencileri ve BESYO akademisyenlerini tebrik ederek, başarıların devamını diledi.


Arü’de Rektör Yardımcısı Ataması Yapıldı


Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Rektör Yardımcılığına Prof. Dr. Şakir Aydoğan atandı.


Rektör Yardımcısı Aydoğan, gazetecilere yaptığı açıklamada, ARÜ’nün daha iyi bir noktada olması için çalışacaklarını söyledi.

Üniversite ile şehrin kaynaşması için herkesin ortak hareket etmesini istediklerini belirten Aydoğan, “Bizler burada iyi ve güzel şeyler yapmanın gayreti içindeyiz. Bu bir ekip ile mümkündür. Bizler, sizler ve Ardahan‘da yaşayan herkes. Bu şekilde üniversitemizi ve kentimizi iyi bir noktaya taşımış olacağız.” diye konuştu.

Aydoğan, gelecekte Ardahan ve ARÜ’nün iyi bir noktada olacağına inandığını sözlerine ekledi.


**Üniversiteye ISO 9001 BELGESİ..


*29/04/2015 Tarihli Haber


Ardahan Üniversitesi Rektörünün eşinin başında bulunduğu Üniversitesi Kütüphanesine 170 Bin Türk Liralık kitap alınacak.

İhaleye yoluyla alınacak olan üniversiteye bugünde ISO 9001 Belgesi verilecek.


Ardahan-Kars Yolu Üzerinde bulunan ve önümüzde ki günlerde küyüphanesine 170 Bin liralık kitap alınacak olan Ardahan Üniversitesine yeni bir belge.

Ardahan Üniversitesi, İSO 9001 Uluslararası Kalite Sertifikası almaya hak kazandı.

Dünya Kalite Derneği Başkanı’nın sertifikayı üniversiteye belgeyi takdimi için bugün düzenlenen bir tören düzenlenecek. 

Tören, Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda yapılacak.


**İSO BELGESİ NEDİR, NEYE YARAR?..


SO 9000 Kalite Standartları Serisi, organizasyonların müşteri memnuniyetinin artırılmasına yönelik olarak Kalite Yönetim Sistemi’nin kurulması ve geliştirilmesi konusunda rehberlik eden ve Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) tarafından yayımlanmış olan bir standartlar bütünüdür.


ISO 9001 ise Kalite Yönetim Sistemi’nin kurulması esnasında uygulanması gereken şartları tanımlayan ve belgelendirmeye esas teşkil eden standarttır. Bununla birlikte, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO)’nun yayımlamış olduğu kılavuz standartlar da vardır. ISO 9001 ve kılavuz standartlar, ISO 9000 serisi olarak adlandırılmaktadır. Aşağıda verilen ISO 9000 standart serisi, her tip ve büyüklükteki kuruluşun etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturması ve uygulaması için geliştirilmiştir.


ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemleri-Temel Esaslar, Terimler ve Tarifler: ISO 9000 Standardı, kalite yönetim sistemlerinin temel esaslarını açıklar ve kalite yönetim sistemleri terminolojisini tanımlar. Bir nevi sözlük mahiyetindedir.

ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemleri-Şartlar: ISO 9001 Standardı, bir kuruluşun müşteri şartlarını ve uygulanabilir mevzuat şartlarını karşılayan ürünleri sağlama yeteneği olduğunu kanıtlaması gerektiğinde ve müşteri memnuniyetini artırmayı amaçladığında uyacağı kalite yönetim sisteminin şartlarını belirtir. Belgelendirmesi yapılan standarttır.

ISO 9004 Kalite Yönetim Sistemleri-Performans İyileştirilmeleri İçin Kılavuz: ISO 9004 Standardı, kalite yönetim sisteminin etkinliğini ve verimliliğini dikkate alarak, kılavuzluk bilgilerini sağlar. Bu standardın amacı, kuruluşun performansının iyileştirilmesi ve müşteriler ile diğer ilgili tarafların memnuniyetinin sağlanmasıdır.

ISO 19011 Kalite ve Çevre Yönetim Sistemleri Tetkik Kılavuzu: ISO 19011 Standardı, kalite ve çevre yönetim sistemlerinin tetkiki ile ilgili kılavuzluk bilgilerini sağlar.


ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi, müşteri beklentileri, ihtiyaçları ve mevzuat şartlarını karşılama yolu ile müşteri memnuniyetinin artırılmasını öngören dünyaca kabul görmüş bir kalite yönetimi sistemi biçimidir. Kuruluşun organizasyonel yapısından müşterilerinin memnuniyet seviyesine, toplanan verilerin analiz edilmesinden süreçlerin etkin yönetimine, iç denetimlerden ürün tasarımına, satın almadan satışa kadar pek çok noktada Kalite Yönetim Sistemi koşullarını belirler. ISO 9001 Standardı, esas olarak bir kontrol mekanizmasıdır. Bu standardın amacı, hata ve kusurları azaltmak, ortadan kaldırmak ve daha önemlisi oluşabilecek hata ve kusurları önlemektir. Standart, direk olarak ürün ve hizmet kalitesiyle ilgili değil, yönetim sisteminin kalitesi ile ilgilidir. Buradaki temel varsayım, etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturulması ve uygulanması halinde müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak kaliteli ürün ve hizmetler üretileceğidir.


ISO 9001 Standardı, zorlayıcı değildir ve genel şartlar içerir. Büyük ya da küçük ölçekli ayrımı olmaksızın her sektör için uygulanabilmektedir. Doğru anlaşılıp, doğru uygulandığında güçlü bir yönetim sistemini temsil eder.


ISO 9001 Standardı, Kalite Yönetim Sistemi’nin nasıl oluşturulacağını tamamen kuruluşlara bırakmıştır. Yapılması gereken “standart” bir Kalite Yönetim Sistemi değil, standardın şartlarını karşılayan bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturmaktır.


Sonuç olarak;

Etkin bir kalite yönetim sistemi için minimum şartları belirtir.

Şartları geneldir, ölçek fark etmeksizin her sektör için uygulanabilir.

Neyin yapılacağını söyler, nasıl yapılacağını değil.


ISO 9001 Standardı’nı kimler kullanabilir/uygulayabilir? 

ISO 9001 Standardı’nın bütün gereklilikleri genel olup, tiplerine, büyüklüklerine ve sağladıkları ürün veya hizmetlere bakılmaksızın bütün kuruluşlara uygulanabilir olması amaçlanmıştır. Bu sebeple sürekli iyileştirmeyi amaç edinmiş, etkin bir Kalite Yönetim Sistemi oluşturmak isteyen tüm kuruluşlarca uygulanabilir. Bu konuda sektör veya ölçek olarak bir kısıtlama bulunmamaktadır.


Evet’çileri gördükçe biz kararsızların Hayır diyesi geliyor gibi..








  Fakir Yılmaz Yazıyorsam Sebebi Var

fakiryilmaz323@hotmail.com



Ne kaldı şurada 16 Nisan’a bilmem ama günlerdir evet, hayırı oynayan ülkenin gereksiz gündemini takip ederken ve evetçi tayfasını gördükçe biz kararsızların hayır diyesi geldiğini baştan belirtmek isterim..

Çünkü bende 16 Nisan’ın sonucuna damga vuracak olan 10 milyon kararsız bir seçmenden biri olarak hala ‘Evet’ mi desem, ‘Hayır’ mı desem diyenlerdenim..

30 Yılı geçmeye başlayan gazetecilik hayatımda ilk kez bu kadar kararsız kalmamın nedeni ise; Ülke kurulduğundan bu yana ısrar edilen, çürümüş olan, o çok beklenen demokrasiye hiç bir katkısı olmamış, Kürtler başta olmak üzere kimseye hak tanımamış olan bir sistemin yani 12 Eylül cunatasının hazırlattığı Anayasa ve de mevcut sistemin oluşunun yanından dikta rejimi dayatan ve demokrasi kelimesinin bir satır bile geçmediği 18 maddelik sözüm ona Anayasa değişikliği..

İlk kez bu kadar kararsızın ve karar vermekten zorlanan bir seçmen olduğu ve seçimin yaklaştığı şu günlerde birilerinin, ‘evet’ dediklerini ortaya koymak için bin bir saçma savunmalar içinde olması ise işin cılkını çıkaran diğer bir sorun..

Öyle ki birilerinin olmadık şovlar içine girmesi ve en önemlisi 1 Kasım Genel Seçimlerinden bu yana zaten başkan olan Reis’e yağ olsun diye olmadık fırıldaklar çevirenleri gördükçe her gün rakı içip, olmadık dalavereyi hatta dinin ret ettiği işleri yapanların kandil, cuma mesajı atması gibi referandum da evetçi kesilenler de insanı hayır demeye itiyor..

Bunun en son örneği ne sosyal, ne kültürel nede siyasal etkinlik yada olaylarda ortada gözükmeyen, kağıt üzerinde dernek olan ve en önemlisi tabelaları bile olmadığını iyi bildiğim Ardahan’da ki sözde stk’ların hemde o çokta sevdikleri (!) Atatürk’ün heykelinin önünde poz verip, ‘Evet diyoruz’ diyerek açıklama yapmaları oldu..

Bunların barosu olmayan Ardahan’a baro isteme cesareti gösteremeyenlerin başında geldiğini de bilen biri olarak Ardahan’a kadar gelen Metin Feyzioğlu’nun Ardahan’a gelişini görmedikleri gibi Ardahan’da yaşananları görmeyen pembe gözlü sözde ajans muhabirlerine, ‘Ardahan Stk’lardan ‘Evet ‘ Desteği’ başlığını attırmaları oldu..

Dernekler siyasetle ilgilenmez ya ondandır..

Tabi biz yani Ardahan Gazeteciler Cemiyeti, Ardahan Dernekler Federasyonu gibiler bunların yaptığını yapsak ‘ya kardeşim stk siyaset yapmaz’ deyip, kızılca kıyamet koparacak yine bunlardır..

‘Ya siz yapılamayan yatırımlar nedeniyle göçün devam ettiği, bu nedenle de her gün nüfusu azalan ey Ardahan stk’ları niye bir güne bir gün de var olan sorunlar için öyle bir araya gelipte açıklama yapmazsınız?’ 

Yapamazlar çünkü kendileri dahil 7 sülaleleri her iktidarda olduğu gibi bu iktidarda da nemalananlardır..

Ve aldıkları emir üzerine bir araya gelenlerdir..

Evet kararsız seçmeni hayır dedirtmeye itenlerin o fotoğrafına bakınca, insanın, ‘Ulan sizin evet dediğinize ben hayır’ diyorum demesi gelmekte..

Sonuç;

Vallahi bunları görenler sanki hayır diyecek gibi..

Öylede olacak gibi..

Çünkü Hanak’ın yarısından çoğu, Damal’ın %98’i, Göle’nin %65’i,Çıldır’ın %55’i, Posof’un %33’ü, Ardahan merkezin %69’u gibi ülkenin yarısından ötesi gibi biz kararsızlar da bunları gördükçe hayır diyecekler arasında yer alacağız gibi..