
SÎZDE KONUĞUMUZ OLUN..
Gazeteci Fakir Yılmaz Yeniden TV Programcılığına Başlıyor..
‘Gazeteci Fakir Yılmaz Île Îş Dünyası’ Yaşam TV’de Cumartesi Günü Saat: 17.00~19.00’da Yeniden Başlıyor..
İZLEMEK iÇİN Yaşam TV Türksat 4A Uydusu Frekans: 12034 MHz Symbol Rate: 27500 Polarizasyom: V (Dikey) Fec: 5/6 www.yasamtv.com.tr




ARDAHAN’DA YOLLAR TEKLENECEK..
Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, gazetecilere, kent merkezinde trafik sorununu yaşadıklarını, bu sorunu ortadan kaldırmak için bazı çalışmalar yapılacağını söyledi.
Çalışmanın ilk aşamasında kentin işlek olan Kongre Caddesi’nin tek yönlü olacağını belirten Başkan Demir, şunları kaydetti; “Şirin ilimizin trafik sorununu bitirmenin gayretindeyiz. Belediye olarak böyle bir çalışmamız var. Söz konusu caddenin, yani Kongre Caddesi’nin Bankalar Kavşağı ile Şehir Stadyumu arası tek yönlü olacak. Buna karar verirken çok yönlü olarak bir çalışmanın alt yapısını önceden oluşturduk. Birçok kesimi dinledik. Ortak nokta bu yönde. Tek yönlü olması dolayısıyla hem cadde hem bağlantılı yollarda trafik daha rahatlayacaktır. Çalışmaya en kısa sürede başlanacak.”
Başkan Demir, Belediye olarak yapılan tüm çalışmaların temelinde Ardahan’ın çıkarı olduğunu, bu nedenle basınında kendilerine yardımcı olmasını istediklerini sözlerine ekledi. Başkan Demir ayrıca, Ardahan’da ki yerel ve ulusal basın mensuplarına belediye çalışmaları ve projeleri ile ilgili bilgiler verdi.
.jpg)
YENER, YENEMEZ!..
Başımız her sıkıştığında Avrupa kriterleri diyerek sarıldığımız kriterlerin ne olduğunu insanlıktan bihaber olduğumuz gibi onun içeriğinden de bihaber çok bilmiş kesiliriz. Bunu özel hayatımızda iş hayatında hal ve hareketlerimizle de ortaya koyar kendimizi ele veririz.
Bu sorunun altında yatan ise bu eksikliği giderme adına çaba gösteremeyişimizdir.
Bu durum 60 yıldır katılma hesapları yaptığımız ama hala gerekli kriterleri yerine getiremeyişimizden dolayı kapısında beklemeye devam ettiğimiz Avrupa Birliği rüyasında olduğu gibi kendi özel hayatımızda sıkça ortaya koyarız. Bunun diğer adı gelişmişlik sorunudur. Yani köyden kalma etkiden kendimizi kurtaramayışımızdır.Yerel ağızla çeperin dibinde kalan, galağın büyümesiyle kendilerinin gökdeleni olduğunu sananların isimleri Yener’de olsa kendilerinin bu ukalalıklarını yenemedikleridir. Ne anlatmak istediğimi isimleri Yener’de olsa hep yenilenlerin gol yediklerinden de haberleri yoktur. Bu durumun en bariz örneği samimi bir dostumun önerisiyle arayıp tanışmak istediğim ancak harcadığım kontüre ve zamana acıdığım aşağıdaki mesajı kendisine yazmama neden olan ve batılı olamayan doğunun karanlığında kalan şahıştır bu yazıyı bana yazdıran !…
Yener bey merhaba.. Öncelikle sizi aradığım için özür dilerim.. Benim adım Fakir Yılmaz.. Gazeteciyim aynı zamanda Yaşam TV de iş insanlarımızla başta olmak üzere bir çok alanda program yaparım. Ardahan merkezli günlük gazetelerimizin yanı sıra 7 yaşından beri çek-senetle uğraşan, ticaretin, ekonominin, iş hareketlerinin sıkıntılarını bilen ailemin olan ve kardeşler olarak baktığımız matbaamız, petrolümüz, iş hanımız, kapalı spor sahamız gibi bir çok işlerin yanı sıra Ardahan Gazeteciler Cemiyeti ve merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonu Başkanlığını da yapmaktayım. İnternette www.kuzeyanadolugazetesi.com adlı sitem aracılığıyla da günlük 25 ila 33 bin arasında okuru olan ve kendi gazetelerim, sitem aracılığıyla her gün yazı yazan, yorum yapan ve aynı zamanda Birgün, Akşam, Habertürk muhabirliği yapan İstanbul’da yayınlanan Gazete Damga adlı gazetede yazılar yazan 34 yıllık bir gazeteciyim. Bu mesajı yazmamın nedeni sadece ziyaret edip, tanışmak, eğer ısmarlasaydınız bir bardak çayınızı içmek için, randevu talebim ile sizinle yaptığım telefon görüşmesinde karşınızdaki insanı tanımadan takındığınız tavır oldu. Bir iş adamına yakışmayan tavrınızı kınadığımı ve insanlara karşı biraz daha nazik olmanızı bir iş adamı, iş insanı, stk başkanı, gazeteci olarak tavsiye ederim.. Çünkü bu dünya küçük bir günde siz birini ararsanız ve köyden kalma tavırla karşılaşırsanız üzülürsünüz derim.. Ha davranışınıza kızsam da küs değilim bilesiniz.. Yine de selamlar.. Fakir Yılmaz/Gazeteci 05322678015
.jpg)
ARDAHAN ALTIN KEMER KAZANDI!
**ARÜ ÖĞRENCİSİ ALTIN KEMER KAZANDI
Ardahan Üniversitesi 2. Sınıf öğrencisi Ferhat Binici uluslararası müsabakalarda kendi kilosunda altın kemerin sahibi oldu.
Alınan bilgilere göre geçtiğimiz pazar günü Ardahan’a komşu Artvin’in Yusufeli ilçesinde gerçekleştirilen müsabakalara Türkiye, Azerbaycan, İran ve Gürcistan’dan toplamda 500 sporcu katıldılar.
Ayrıca aynı müsabakalarda 1. Sınıf öğrencisi Oktay Güngör’de üçüncülüğü kazanarak üniversitenin başarılarına bir yenisi ekledi.
**REKTÖR KORKMAZ GÖREVE!
Aylardır rektörsüz olan Ardahan Üniversitesine üniversitenin kurucu rektörünün yeniden atanması için kampanya başlatan Ardahanlılar YÖK ve Cumhurbaşkanının Ardahan Üniversitesini Kafkaslara taşıyan Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ı yeniden görevlendirmesini istiyorlar.
Kanun Hükmünde Kararname ile Rektörlük seçimlerinin kaldırıldığı ve yetkinin YÖK ile Cumhurbaşkanına verilmesinin ardından kolları sıvayan ve kurucu rektörlerini geri isteyen Ardahanlılar Korkmaz’ın yeniden rektör atanmasının üniversitenin yarım kalan projelerinin tamamlanmasını hızlandıracak diyorlar.
**ARÜ’YÜ KAFKASLARA TAŞIYAN İSİM..
2008 Yılında kurulan Ardahan Üniversitesini tüm zorluk ve sıkıntılara karşın bölgenin marka eğitim yuvası konumuna getiren ve kurduğu KÜNİB yani Kafkasya Üniversiteler Birliği kanalıyla Ardahan ile birlikte Ardahan Üniversitesini Kafkasya’ya taşıyan Ardahan Üniversitesi kurucu rektörü Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ı yeninden isteyen Ardahanlılar Korkmaz’ın üniversiteyi tanıyan ve projeleri yarım kalan idareci olarak yeninden bu göreve atanması gerektiğine dikkat çekmekteler.
**BAŞKAN ERDOĞAN’A ÖZEL RİCA..
15 Temmuz Darbe Kalkışması ardından uygulamaya konulan Olağanüstü Hal dolaysıyla ülkeyi KHK’lar ile idare eden ve istediği yetkiyi çıkaran Cumhurbaşkanının rektörlük seçiminin kaldırılması ile elinde bulundurduğu imkanı Ardahan lehine kullanmasını isteyen Ardahanlılar Başkan Erdoğan’ın daha önce İstanbul Fatih Üniversitesine atadığı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ı yeniden Ardahan Üniversitesine rektör olarak atamasını ric a ettikleri dikkatlerden kaçmadı.
**REKTÖRLÜK SEÇİMLERİ KALDIRILMIŞTI..
Bilindiği gibi 676 Sayılı KHK ile rektörlük seçimleri kaldırılmış, 2547 sayılı Kanunun 13’üncü maddesinde yer alan “Devlet üniversitelerinde rektör, profesör akademik unvanına sahip kişiler arasından görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanır” ifadesi değiştirilerek “Devlet üniversitelerinde rektör Yükseköğretim Kurulu tarafından önerilecek, profesör olarak en az üç yıl görev yapmış üç aday arasından Cumhurbaşkanınca atanır”denilmişti.
**Ardahanlılar pişirdi, Karslı yedi..
***Selmi Yılmaz/Gazeteci
Ardahan Dernekler Federasyonun son aylarda ortaya koyduğu çalışmalar ile dernekçiliğin nasıl yapılması gerektiğini algılamaya başlayan bölge dernekleri tarafından İstanbul’un Beylikdüzü ilçesinde köprünün üzerinde düzenlediği etkinlikte dikkat çeken bir durum vardı..
Oda başta aynı zaman da Ardahan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı da olan ARDA/FED Genel Başkanı, Gazeteci Fakir Yılmaz’ın sürekli dile getirdiği ama birilerinin anlamadığı KAI/KAISİAD adı altında ki derneklerin başta İstanbul’da olmak üzere tüm yurt genelinde Ardahan ve Ardahanlıları nasıl kullandığıydı..
Evet, Ardahan Hoçvanlı Başkanı ve yine kendisi gibi Hoçvamlı olan Başkan yardımcısının birlikte organize ettiği ve Esenyuırt’ta ki Göleli ağırlıklı diasporanın da yanından, kenarında tuttuğu etkinlikte görülen tek şeyİ ARDA/FED’in ret edip, Ardahanlıların uzak durun dediği ama bu görüşe katılıp, bu yönde açıklama yapan Ardahan Belediye Başkanı dahil etkinliğin hammallığını, marabalığını Ardahanlılar çekmiş, Ardahanlılar pişirdi, Karslı Bakan başta olmak üzere Karslılar yedi..
**Ardahan Derneklerine Çağrı..
Merkezi İstanbul Şişli’de bulunan Ardahan Dernekler Federasyonunun çalışmaları içinde takip ettiğimiz diğer Ardahan derneklerinin ARDA/FED’in oluşturmaya çalıştığı ‘Güçlü Bir Ardahan Birlikteliği’ çalışmalarına ‘neden daha çok katkı sunmaları gerekir?’ diye bir soruya verilecek tek cevap güçlü bir Ardahan Lobisisinin yolunun ARDA/FED gibi bir kurumdan geçtiği cevabı olur..
Çünkü Ardahan adını taşıyan bu federasyonun güçlülüğü vede iş yapmasının tek yolunun onunla birlikte ciddiye alınacak olan Ardahan İl Dernekleri, İlçe Dernekleri, Köy Dernekleridir..
Bu nedenle; ARDA/FED’in kim senin babasının malı olmadığını ve tüm Ardahanlıların olduğu bir çatı olması için hala federasyona katılmaktan çekinen her Ardahan Derneğinin bir an önce ARDA/FED’e üye olması ve yaklaşan kongresinde söz sahibi olmalıdır diye düşünüyorum.
**KİM TAKAR YÖK VE OLAĞANÜSTÜ HALİ!
ARÜ ADAYLARI YÖK’ÜN, ‘GÖREVİNİZE DÖNÜN’ EMRİNİ TAKMIYORLAR!
15 Temmuz darbe Girişimi ardından uygulamaya konulan ‘Görevinize Dönün’ emrine Ardahan Üniversitesine aday olanlar uymuyor.
Başta Halim Kazan, Engin Özkan ve Murat Aktemur olmak üzere birçok adayın başka üniversitelerde görev yapmaları ve Darbe Kalkışması ve Olağanüstü Hal Uygulaması ardından getirilen ‘Acil Olarak Görevinizin Başına Dönün’ emrine uymadıkları ve hala Ardahan’da olup, yarın yapılacak olan seçimler için oy kovaladıkları görülmekte.
Halbuki; 18.07.2016 tarihli ve 29774 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanan 2016/16 sayılı Yıllık İzinlerin Kaldırılması konulu Başbakanlık Genelgesi uyarınca, tüm kamu çalışanlarının ikinci bir emre kadar yıllık izinleri kaldırılmıştır. Söz konusu genelge uyarınca yıllık izin kullanmanız mümkün değil’ derken bu üç isim ve diğer kamu memurlarının emir ve yasa takmadıkları dikkatlerden kaçmazken başta Cumhuriyet Savcılığı olmak üzere Valilik ve bu profların görev yaptıkları üniversitelerin adı geçen şahıslar hakkında ne gibi işlem yapacakları merak konusu olmuştur.
**GÖRMÜŞ İSE ADAY OLDU GELEMDİ..
Halim Kazan, Engin Özkan ve Murat Aktemur gibi profların hala görev yaptıkları üniversiteler dönmeyip, oy avcılığına devam ettikleri Ardahan Üniversitesi Rektörlük seçimi yarın saat 10.00’da başlayıp, 12.30’da sona ererken bazı adayların YÖK’ün izin vermemesi dolaysıyla seçim çalışmalarına katılamadıkları da dikkatlerden kaçmadı
İşte Halim Kazan, Engin Özkan ve Murat Aktemur’un takmadığı ama onlar gibi aday olan Prof. Dr. Muhittin Görmüş’ün ARÜ’nün akademisyenlerine attığı mesaj;
Değerli Akademisyenler,
Dünkü e-mailde belirttiğim izin ile ilgili dilekçeme verilen cevabı
size iletmek istedim. Yanınızda olamayacağım için üzgünüm. Bu izin
sadece beni değil diğer tüm dışarıdan katılan arkadaşlar için de söz
konusu sanıyorum… Umarım sonuç ülkemiz ve üniversite için hayırla
sonuçlanır.
Yarınların güvencesi hepimizin sorumluluğunda… Eğer seçim yapılır
gizli oy pusulasında beni desteklerseniz sevinirim. Diğer aday
arkadaşlara da tekrar başarılar diliyorum.
Selam ve saygılarımla…
Muhittin Görmüş
Ardahan Üniversitesi
Rektör adayı **Bu Haber; 25/07/2016 Tarihli Haberdir.
**Yanlışa yanlış çare midir?
**Fakir Yılmaz/Ardahan
lkede yaşanan gelişmelere yetişemediğimiz şu günlerde adeta gözü kararmış olan bir anlayışın ülkeyi nereye götürdüğünü de bir türlü kestiremiyoruz.
Benim de altına imza attığım ‘Dağda değil, Ovada siyaset yapın’ anlayışını terk edip, ovadakilere yönelik yapılan operasyonla yıllardır süren ve son tutuklamalar ile iyiden iyiye kanayan sorunu çözeceğini ileri süren anlayışın, ‘İstersem onları da tutuklarım’ dedikten sonra 6 Milyondan çok oy almış bir partinin liderlerini ve milletvekillerini içeri atmakla yapılan yanlışların en sonuncusunu yapmış olarak tarihteki yerini almış oldu.
‘Bu ülkede yanlız biz varız, biz tek başımıza yönetiriz deyip, bu yönde attıkları adımlarının etrafı ateşle sarılmış ülkeyi iyiden iyye zora sokacağınıda sanırım hesaba katmıştırlar..
Çünkü hiç bir şey olmazsa bile toplumlar arasında ki açtırılmak istenen makası daha da açacağını düşünmeyenlerin bu tutuklamalara göz yummuş ve zaten bıçak sırtında olan ülkede ki iç barışı iyiden iyiye uzaklaştırmıştır.
Bilemiyor, anlayamıyorum ve 90 yıllara yeniden dönen siyasi anlayışın bu ülkeye ne kattığına bakıldığında hiç bir şey katmadığını bu süreci yaşan bir gazeteci olarak en iyi bilenlerden biri olarak yanlışı, yanlışla çözmek çare değil derim..
**Diaspora Bırakacak mı?
İstanbul’da ki Ardahanlıların önünde ki en büyük bataklık olduğuna inandığım Esenyurt’ta ki Ardahan Diasporasının direncini kırmak üzere olduğumuza inandığımız şu günlerde yaklaşan Kültür Evi’nin seçimleri öncesi Ardahan Kültür Evi’nin başkanlığına aday olduğunu ima eden ve bu yönde çalışmalarını hızlandıran Veysel Karatay’ı benim gibi bir çok Ardahanlı da yakın takibe almış..
Çünkü bu evin kültürden çok birilerine hizmet etme evi olduğunu bilen Ardahanlılar bu birileriyle de mücadele etmek zorunda olduğunu iyi biliyor..
Öyle ki buranın öyle sanıldığı gibi Ardahanlıların olmaktan ziyade bir kaç kişinin birine hizmetten öteye geçmediğini ve burayı sürekli o biri (!) için ellerinden tuttuklarını herkes iyi bilmekte..
Evet ARDA/FED’in yanı sıra bir çok Ardahan stk’sının seçimlere gitmek üzere olduğu şu günlerde kongre hazırlıklarına bile başlamayan bu evin nasıl olup yönetim değişikliğine gideceğinin de merak edildiği şu günlerde bölgedeki Ardahanlıları cesaretlendirmeye çalışan Ardahan/Göleli İşadamı Veysel Karatay bu diasporayı aşıp, Kültür Evini gerçek bir kültür evi yapabilecek mi?
Bilmem ama hemşehrileri olan Göleliler başta olmak üzere bir çoğunun ırın, mırın ederken bu beklenti zor gibi görünüyor..
Ama şahsen ben Karatay’ın bu diaspoarı aşacağına inanıyorum ve güveniyorum..
**ALLAHIN BELASI BUNLAR..
Ardahan’ın Göle ilçesinde o dönemin kaymakamının, Kaymakamlığa gelen köylülerin ahır koktuklarını ileri sürülmesi üzerine yaptığımız haberi önce manşetten veren, ardından bir aylık gazete aboneliği karşısında tekzip eden ve bizi zorda bırakan cemaat hakimleri olanların kararı ile tazminat ödeten cemaatin amiral gazetesi Zaman’ın sahipleri bugünlerde bir hayli peri, perişan..
Tersinin Namaz olduğunu ileri sürüp, bir abone karşılığında gözlerine taktıkları pembe gözlüklerle gerçek sorunları görmezden gelip, rantlarına rant katan cemaatin bu duruma neden düştüğünü masaya yatıracak olursak, ben bunun nedenini bunların Allah’ın taşına çarptıklarını düşünüyorum.
Çünkü bunların Allah, kitap diyerek, yani Allah’ın adını kullanarak, dini duyguları sömürerek malı götürdüklerini en güçlü oldukları zamanlar da bile bir çok yazımın olduğunu bir çok okurumda şahittir…
Evet, bir taraftan Allah’ı diğer taraftan halkı kandırıp, devlet için de devlet olmak için kurumlara yerleştirdikleri ile darbe yapacak kadar güçlenenlerin bugünlerde yaşadıkları tamamen Allah’ın bir belası olduğuna inanıyorum..
Çünkü ‘Abi’ ve ‘Abla’ larının sık sık yazdığım ve gerçek yüzlerini ortaya döktüklerimin başında gelen bunların hakim ve savcılarıyla benimde içinde bulunduğum bir çok kişiye zulüm ettiğini bilenlerdenim..
**Basının önemi..
Önemli bir süreci yaşayan ülkede ortaya koyduğu dik duruşu ile demokrasi denen güzel yönetimin 4. kuvveti olduğunu bir kez daha ortaya koyan basının önemi 15 Temmuz Darbe Kalkışması ile bir kez daha teyit edilmiştir..
Türkiye’nin demokrasiye olan özlemini tüm yokluk ve sıkıntılara karşın öyle yada böyle sayfalarına, ekranlarına taşımayı ihmal etmeyen ası ve medyanın önünde ki engellerin mutlaka kaldırılması gereğinin de bir kez daha hatırlanılması gerekir derken, bunun ‘Ay sağolun, vay siz olmasaydınız, teşekkür ederiz’ lerle değil gerçek anlamda atılacak olan kanuni adımlarla olacağını da unutmamak gerekir..
Evet, 17 Aralık Operasyonunda küsülen ama 15 Temmuz’da teşekkür edilen basın ve medya sizden teşekkür değil, önünde ki engellerin kaldırılmasını bekliyor..
Çünkü bizimde içinde bulunduğumuz yerel medya başta olmak üzere tüm basının özellikle son yıllarda zor günler yaşadığı ve bugün basına teşekkür ederiz naraları ile işi geçiştirenlerin getirdiği onca engel ve baskı altında olduğunu o teşekkürü edenler bizlerden daha iyi biliyorlar..