Ardahan Niye Yerli Otomobilin Üssü Olmasın?

Yerli otomobil üretimi için çalışmaların aralıksız devam ettiği şu günlerde yerli otomobil’in üretiminin yapılması için yer arayışı ve bu yönde tekliflerde devam ediyor.


Bugüne kadar 22 Vilayetin ‘Gelin bizim kentte üretin’ dediği yerli otomobil üssü için emn uygun olan kent Ardahan her zamanki ve her konuda olduğu gibi bu konuda da adeta ise uyuyor.


Kafkaslara ve Ortaasya açılan Posof Türkgözü (Badele) Gümrük Kapısı ve Çıldır Aktaş Gümrük Kapılarına sahip, Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun ilk geçtiği ve ilk antrepolun bulunduğu bölge olması, Hopa ve Karadniz limanlarına yakınlığı ile yerli otomobil üssü olmaya uygun bir kent olan Ardahan’ın da bu yönde devlet ve hükümet yetkililerine hazırlayacağı bir rapor ile çağrı yapması gerektiği şu günlerde işsiliği gidercek, gözü durduracak hatta geri çevirecek olan bu önemli projenin Ardahan Organize sanayisinde ya da yeni bir alanda neden yapılması gerektiği yönünde bir çabaya gerek var.


Ardahanlıların bu çağrısını dikkate alınması ve zaman kayıp etmeden bu yönde girişim de bulunulması gerektiği bir süreçte Vali ve Rektör Başkanlığında oluşturulacak bir heyetin hazırlatacağı raporun bir an önce devlete ve hükümete sunulması gerekmektedir.



Ardahan çevre yolunda kaza..


Ardahan’da şarküteri malzemesi taşıyan minibüsünün aynı yönde seyreden otomobil ile çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı.


Olay bugün (Çarşamba) saat 16.30’da Ardahan Kars yolu, KYK yurdu önünde meydana geldi. İddiaya göre, içerisinde şarküteri malzemesi taşıyan 75 AY 968 plakalı minibüs, aniden karşı şeride geçmek isteyen 25 AAD 551 plakalı otomobille çarpıştı. Kazanın ardından yolun kenarında ki trafik levhasına çarparak duran araçların içerisinde bulunan ismi öğrenilemeyen sürücüler ile diğer iki kişi, olay yerine çağrılan ambulanslarla devlet hastanesine kaldırıldı. Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi. Kaza sırasında araçların hava yastığının faaliyete geçmesi ise, kazada can kaybını önledi.


 Olay yerine gelen trafik ekipleri kaza ile soruşturma başlatırken, kaza yapan araçlar vinç yardımıyla olay yerinden kaldırıldı. Bu arada kazaya karışan otomobil trafik levhasını da yerinden sökerken, aracın havada kalması ilginç görüntü oluşturdu.



****Bu Ülkenin Koalisyona İhtiyacı Var..


24 Haziran seçimleri tam başkan olmak için mücadele eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan katıldığı bir tv programında sandıklarda çıkacak her türlü sonuca razı olduklarını ve koalisyon dâhil her türlü çalışma ve çabanın içinde olduğunu söylüyordu.

Bu açıklamada ilk gördüğümüz tam başkan olmak için adeta tek başına mücadele eden Erdoğan’ın da anketleri iyi takip ettiği ve sonucu gördüğüdür..

Yani başkanlık rüyası bu kezde olmayacak gibi..

Ama başkan olmak için yaptırdığı Anayasa değişikliği ile kendisinin iktidarına da zor bir engel getiren Erdoğan’ın bu safhaya gelmesi bana göre çok önemlidir.

Çünkü 7 Haziran ve 1 Kasım’da HDP’nin engeline takılan, 24 Haziran’da da bu engele takılacağı alenen belli olan Erdoğan’ın ülke yönetiminde tek adam rolünün kimseye fayda getirmediğini tam aksine kamplaşma ve kutuplaşmalar yarattığını anlamışa benziyor.

Yani 24 Haziran’da çıkacak olan bir koalisyonun bu ülkenin sonu olmadığını anlama noktasına gelmesi çok önemli bir durumdur.

Evet, bende Erdoğan gibi düşünüyor ve keşke 24 Haziran seçimlerinde çıkacak olan tablo ülkenin hep birlikte yönetilebileceğini ortaya koyan bir sonuçla sonuçlanır.

Niye olmazsın?

MHP-AK Parti oluyorsa AK Parti-HDP, yada CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve HDP niye olmasın..

Ya da CHP-İYİ Parti-HDP olmaz mı?

Bunlar yada bunun dışında oluşması muhtemel bir koalisyon ülkenin sonumu olur ki olmasın..

Hepsinin derdi ülkenin geleceği, refahı, demokrasisi değil mi?

Hangisi ben iktidar olursam ülkeyi yıkacağım diyor ki birlikte bir koalisyonda olmasın..

Bu ülkenin ihtiyaç duyduğu koalisyon yani birlikte yönetim anlayışının yeniden hem de daha olgunlaşmış haliyle niye denenmesin..

Erdoğan ile bir araya gelmez denilen HDP gelmedi mi?

‘Kürtler bu ülkenin ana unsurlarındandır’ denilip, Barış süreci başlatılmadı mı?

15 Temmuz Darbe Girişiminde hepimiz bir araya gelmedik mi?

Erdoğan’a demediğini bırakmayan Bahçeli ‘Başkan adayımız Erdoğan’dır’ demedim mi?

Kılıçdaroğlu ‘Çıkmam, gitmem’ dediği Saray’a gitmedi mi, çıkmadı mı?

Demek ki istenirse 24 Haziran sonrasında da Erdoğan ile Akşener’de bir araya gelebilir, MHP ile HDP’de..

CHP’nin toparlayıcı bir üslup ortaya koyması, AK Parti’nin şımarıklığı bir kenara itmesi, MHP’nin itici tavrını terk etmesi diğerlerini Saadeti, Vatan Partisinin, Demokrat hatta Hüdapar’ı bir araya toplayamaz mı?

Bu saydıklarımız seçim tarihinin belirlenmesinin hemen ardından olmadı mı?

Barajı aşamayacak hale gelen, kongresini yapamayan MHP’ye AK Parti sahip çıkmadı mı?

CHP, Seçime girmekten zorlanan İYİ Parti’ye el atmadı mı?

Gül tüm muhalefetin adayı olabilir denmedi mi?

HDP’nin hapiste bulunan Başkan adayı Demirtaş ziyaret edilmedi mi?

Hepsi olduysa 24 Haziran akşamı ortaya çıkacak olan tablo koalisyon dese bu saydıklarımız yine görüşmeyecekler mi, bir araya gelmeyecekler mi?

Halkın, seçmenin bir araya gelin, birlikte yönetin demesi halinde ‘yok, oynamıyorum’ mu diyecekler?

Bence demezler, demeyeceklerini de Erdoğan’ın açıklamasında daha iyi anlıyoruz.

İyi o zaman hep birlikte ve sakince, kardeşçe, barış içinde beklemeye devam 24 Haziran’da ortaya çıkacak olan tabloyu…




**Esenyurt’un STK Keneleri..


Seçimlere doğru gittiğimiz şu günlerde sık sık okuduğumuz haberlerin başını çeken haber başlıkların da, ‘Falan STK ile buluştu, filan siyasi falan platformda bir araya geldi’ şeklinde olduğunu sanırım sizlerde benim gibi görüp, okuyup, izliyorsunuzdur.

Evet tabiî ki gelecekler, tabiî ki stk’larda görüşlerini ortaya koyacaklar, elbette siyasilerde stk, dernek, federasyonlardan destek isteyecekler..

Bunların hepsi doğal ve olması gereken şeyler..

Ancak başta Esenyurt’ta olmak üzere ülkenin batı kentlerine hemşericilik, mikro milliyetçilik kavramları ile toplumlarını kendi öz çıkarları için kullanıp, o sözde savundukları toplum fertlerine bir katkısı olmayan keneleri de görmekte fayda var.

‘Biz çoğuz, biz zenginiz, etkiliyiz’ deyip, kullandıkları toplumun yakasına yapışmış olan birer kan emici bu kenelerin asıl amaçlarının siyaseti, siyasetçileri ve seçimleri de kullanıp, kendi rantlarına daha çok rant katmak, belediyelerde meclis üyesi olmak gibi gizli amaçlarla sahada olduklarını da gözden kaçırmamak gerekir.

Bu nedenle; Bu kenelerin havalar gibi ısınan siyaset arenasına bugünlerde bir hayli cırtık attıkları ve başta Esenyurt’ta olmak üzere İstanbul ve diğer batı kentlerinde ‘Biz de varız’ derken toplumda olmadıkları da iyi bilinmeli ve buna göre değer verilmeli diye düşünüyorum.